Gece vakti uzaktan parlayan her şey altın değildir. Bazen kırık bir cam parçası, ay ışığını öyle alır ki uzaktan bakan onu cevher sanır. İnsan ona doğru koşar; kıymet bulacağını zanneder. Fakat yaklaştığında görür ki eline aldığı şey altın değil, sadece ışığı çalan bir camdır. Hatta elini keser, canını da acıtır.
Sahtekârların hâli de böyledir. Uzakta iken büyük görünürler. Çünkü mesafe, cehalet ve merak onları olduğundan değerli gösterir. Sözleri derin sanılır, halleri gizemli sanılır, anlattıkları sır sanılır. Halbuki yakından bakıldığında görülen şey ilim değil; insanların hayretini sömüren bir gösteridir.
Onun için akıllı insan parlayana değil, sınanana bakar. Şaşırtana değil, taşıyana bakar. Sözün gürültüsüne değil, özün ağırlığına bakar. Zira nice parıltılar vardır ki karanlıkta kıymetli görünür; sabah olunca herkes onların yalnızca cam kırığı olduğunu anlar.
__________________
Muhammedün Tâcü Ruslillâhi Qâtıbeten; Muhammedün Sâdiku’l-Akvâli ve’l-Kelimi. ﷺ
|