Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Sorum şu: Neyden bilmeli (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/103845-sorum-su-neyden-bilmeli.html)

cLibeRt 26.03.26 19:51

Sorum şu: Neyden bilmeli
 
Sabah olur, odana güneş vurur.
Duvarda bir aydınlık görürsün.
Bilirsin ki bu parlaklık kendi kendine oluşmadı.
Onun bir kaynağı vardır: güneş.
Fakat güneşi doğrudan odanın içinde tutmazsın;
yalnızca ışığının eserini görürsün.
Üstelik ışık, pencerenin hâline göre içeri girer:
Pencere yuvarlaksa başka türlü,
dar ise başka türlü,
renkli cam varsa daha başka türlü görünür.

Demek ki gelen ışık bir olsa da,
göründüğü suretler farklı olabilir.
Bu misal çok zariftir.
Çünkü bize şunu anlatır:
Tecellî birdir, fakat suretler çoktur.
Hakikat birdir, fakat âlemdeki görünüşleri çeşit çeşittir.
Nasıl ki tek güneş, binlerce pencerede farklı akisler verirse,
hakikatin tecellîsi de sayısız surette görünür.

İnsan çoğu zaman pencereye takılır;
ârif ise ışığın geldiği kaynağı düşünür.

İnsan şifayı merhemden mi bilmeli?
Rızkı işinden mi sanmalı?
Sevinci evlattan, huzuru eşyadan, kuvveti de kendi bedeninden mi bilmeli?

Hayır !
Herşeyi Rahmân'dan bilmeli..

Çünkü sebep perdedir; tesir ise Hak’tan gelir.

Nasıl pencere ışığın kaynağı değilse,
sebep de nimetin sahibi değildir.
Ârif, sebebe takılıp kalmaz;
sebebin ardındaki kaynağı görür.

Svg 26.03.26 21:40

Güzel bir paylaşım oldu mnks

BAKARA 26.03.26 22:23

Alıntı:

cLibeRt Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703590)
Sabah olur, odana güneş vurur.
Duvarda bir aydınlık görürsün.
Bilirsin ki bu parlaklık kendi kendine oluşmadı.
Onun bir kaynağı vardır: güneş.
Fakat güneşi doğrudan odanın içinde tutmazsın;
yalnızca ışığının eserini görürsün.
Üstelik ışık, pencerenin hâline göre içeri girer:
Pencere yuvarlaksa başka türlü,
dar ise başka türlü,
renkli cam varsa daha başka türlü görünür.

Demek ki gelen ışık bir olsa da,
göründüğü suretler farklı olabilir.
Bu misal çok zariftir.
Çünkü bize şunu anlatır:
Tecellî birdir, fakat suretler çoktur.
Hakikat birdir, fakat âlemdeki görünüşleri çeşit çeşittir.
Nasıl ki tek güneş, binlerce pencerede farklı akisler verirse,
hakikatin tecellîsi de sayısız surette görünür.

İnsan çoğu zaman pencereye takılır;
ârif ise ışığın geldiği kaynağı düşünür.

İnsan şifayı merhemden mi bilmeli?
Rızkı işinden mi sanmalı?
Sevinci evlattan, huzuru eşyadan, kuvveti de kendi bedeninden mi bilmeli?

Hayır !
Herşeyi Rahmân'dan bilmeli..

Çünkü sebep perdedir; tesir ise Hak’tan gelir.

Nasıl pencere ışığın kaynağı değilse,
sebep de nimetin sahibi değildir.
Ârif, sebebe takılıp kalmaz;
sebebin ardındaki kaynağı görür.

Verdiğiniz örnek çok açıklayıcı ve çok güzel olmuş.
İnşallah aklımda tutabilirsem biri bana bu tarz bir soru sorduğunda bu cevabı veririm😁

HâmûŞî 27.03.26 11:57

Dağdan tek bir su iner.
Aynı su, aynı topraktan geçer;
fakat bir ağaca varınca elma olur,
bir başkasında nar olur,
başka bir yerde limon olur,
bir dikenin içinde ise acılık taşır.

Su birdir;
fakat çıktığı suretler farklıdır.
Tatların farklılığı sudan değil,
mazharların kabiliyetindendir.

İşte tecellî bahsi de böyledir.
Feyiz bir yerden gelir; fakat göründüğü yerlerin istidadına göre suret alır.
Hakikat birdir; ama mazharlar değiştikçe görünüşler çoğalır.
Cahil, elmanın tadını elmanın kendinden bilir.
ârif ise bilir ki, ne tat dalın malıdır, ne hayat yaprağın. Hepsi bir kaynaktan gelen feyzin, farklı mahallerde farklı görünüşlerinden ibarettir. Sebepler bu yüzden perdedir; tesir ise Hak’tandır.”

Nasıl ki meyve, suyun kaynağı değilse;
sebep de nimetin sahibi değildir.
Dal taşıyıcıdır, kök vasıtadır, toprak perdedir;
fakat hayat veren, büyüten ve olgunlaştıran onlardan ibaret değildir.

cLibeRt 27.03.26 12:38

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 703652)
Dağdan tek bir su iner.
Aynı su, aynı topraktan geçer;
fakat bir ağaca varınca elma olur,
bir başkasında nar olur,
başka bir yerde limon olur,
bir dikenin içinde ise acılık taşır.

Su birdir;
fakat çıktığı suretler farklıdır.
Tatların farklılığı sudan değil,
mazharların kabiliyetindendir.

İşte tecellî bahsi de böyledir.
Feyiz bir yerden gelir; fakat göründüğü yerlerin istidadına göre suret alır.
Hakikat birdir; ama mazharlar değiştikçe görünüşler çoğalır.
Cahil, elmanın tadını elmanın kendinden bilir.
ârif ise bilir ki, ne tat dalın malıdır, ne hayat yaprağın. Hepsi bir kaynaktan gelen feyzin, farklı mahallerde farklı görünüşlerinden ibarettir. Sebepler bu yüzden perdedir; tesir ise Hak’tandır.”

Nasıl ki meyve, suyun kaynağı değilse;
sebep de nimetin sahibi değildir.
Dal taşıyıcıdır, kök vasıtadır, toprak perdedir;
fakat hayat veren, büyüten ve olgunlaştıran onlardan ibaret değildir.

Allah, Kur’an’da anlayalım diye misaller verir.
Aslında her şey, O’nu anlayalım diye bir misaldir.
Bu yüzden misaller insana daha tatlı, daha yakın gelir.

Elinize sağlık ❤️

Allah dostu1 27.03.26 20:18

Ağzınıza sağlık çok güzel yazmışsınız...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:25.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148