![]() |
Besmelenin insan sözü olmadığı ıspatlandı.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bu haberde birisinin besmelenin insan sözü olmadığını ispatladı diye paylaşmışlar merak ettim anlayan birisi inceleyip bize anlatabilir mi genel olarak neyden bahsettiğini derinlemesine emini buradaki hocalarımız abilerimiz daha ayrıntısını biliyordur |
Besmele’de 4 kelime ve 19 harf var.
Bu nedenle 4 ve 19 sayılarının önemli olduğu vurgulanıyor. Buna örnek olarak da Mü’min suresi gösteriliyor. Çünkü sure Hâ-Mîm ile başlıyor. Yapılan hesapta, sure içinde geçen Hâ ve Mîm harflerinin toplamının 444 olduğu söyleniyor. Yani hâ harfi sayılıp mim harfi sayiliyor. Buradan da 444 sayısı ile Besmele’nin 4 kelimesi arasında bir bağlantı kurulmaya çalışılıyor. Bu da verilen örneklerden biri oluyor. Ben böyle anladım |
Alıntı:
besmele elbette insan sözü değil , bu sözü bize resuller vasıtasıyla Allah öğretti daha nasıl ispat gerekir? |
Kaynak gösterdikleri Reşat Halife dedikleri adam kendisinin peygamber olduğunu iddia ediyordu. Kendi hadis ve sünnet düşmanı olup bir doğru söyleyip on yanlış anlatan adamlardandır. Günümüzde Edip Yüksel tayfası bu işlerle uğraşıyor. Besmelenin mucize olduğunu anlamak için sayıya matematiğe gerek yok.
|
Alıntı:
Bu görsellerde yapılan şey ise özetle şudur: Ha-Mîm sûreleri, harf sayıları, âyet sayıları, tek-çift dağılımları, 7 ve 19 gibi sayılar üzerinden çeşitli eşleşmeler kuruluyor. Yani önce bazı veriler seçiliyor, sonra onlar belli kurallarla toplanıp “uyum” aranıyor. Bu tür çalışma, en fazla sayısal örüntü araştırması olur; ama burhan olmaz. Çünkü burada hangi sayımın esas alınacağı, hangi sûrenin merkeze alınacağı, hangi toplamın dahil edilip hangisinin çıkarılacağı, hangi kıraat ve hangi yazım esasının alınacağı tamamen yöntemi kuranın tercihine bağlıdır. Tercih arttıkça “uyum” bulmak kolaylaşır. Bu tablolar Besmele’nin ilahî kelâm olduğunu ispatlamıyor; zaten sabit olan bir hakikati sayısal benzetmelerle desteklemeye çalışıyor. Fakat desteklemek başka, ispat etmek başkadır. Vahyin hücceti matematik oyunu değil; nübüvvet, tevatür ve Kur’an’ın bizzat kendisidir. |
Alıntı:
Kur’an’ı mahlûk, yani sonradan varedilmiş bir şey saymayınız. O, sonradan yaratılmış herhangi bir varlık değildir. Bilakis, Allah’ın ezelî, ebedî kelâmıdır. İzzet ve Celâl sahibi Allah, Kur’an için, “Bu benim kelâmımdır,” deyip dururken, siz, “Hayır, o senin kelâmın değildir,” demeyin. İmam Şafii ile İmam Ahmed (b. Hanbel) şöyle derlerdi: “Kalem mahlûktur, sonradan varolmuştur. Fakat kalemin mushaflara yazdığı, mahlûk değildir. Kur’an’ı ezberleyen kalp, zihin, mahlûktur, sonradan varolmuştur. Fakat ezberlenen şey, mahlûk değildir.” Allah’ın C.C.ezelî, ebedi kelamıdır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Son yıllarda Kur'an'ın insan sözü olmadığını ispatlamaya çalışanlar türedi. İnanmayanlara mı ispatlamaya çalışıyorlar yoksa kendileri de inanmıyordu da hesaplayınca mı inandılar, bilinmez.
İnanan inanır. İnanmayan da zaten imanın şartlarını kabul etmeyenlerdir. Bizler Allah'ın varlığını ve tek olduğunu; Kur'an'ın ondan geldiğini kabul ettik. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:25. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com