![]() |
Rızkın zamanı?
Kaderimizde yazılmış olan rızkımız bellidir. Peki zamanı belli midir? Yoksa bazı şartların, olayların gerçekleşmesine mi bağlıdır?
Mesela "bu kula piyangodan büyük ikramiye çıkacak" yazılı diyelim. Kul bundan haram diye ömrünce uzak durdu, sefalet çekti, yaşlandı ve bir gün bilet aldı, piyango çıktı, zengin oldu. Gençliğinde bir bilet alsa yine zengin olacak mıydı yoksa o günün gelmesi mi gerekiyordu o bileti alması ve zengin olması için? Veya "bu kulun toplam rızkı, eline geçecek para bu" diye yazılı ve kul buna ulaşacak bir şey yapmıyorsa ömrünce verilemeden kalan rızkı ölümüne yakın topluca mı verilir? Bizi yerimizde bekleten de hareket ettiren de Allah olduğuna göre hareket edememek ve o rızıktan mahrum kalmak var mıdır? Yoksa o gün ve saatte gelecek olan rızık mutlaka başka yolla da olsa gelir mi? |
Kader, sadece sonucu değil; sonuca götüren vakti, sebebi ve kulun tavrını da içine alır. Rızık yazılırken sadece “ne kadar” değil, “ne zaman”, “hangi sebeple” ve “hangi yolla” geleceği de yazılır. Çünkü rızık sadece para değildir; fırsat, sağlık, kanaat, korunma, çıkış yolu da rızıktır.
|
Alıntı:
İnsan neden aceleci? Nefsine hükmetmeyene ne olur? İnsan bazen, Eğer o rızık bana yazıldıysa, demek ki bir şekilde bana gelecekti diye düşünür. Fakat asıl bakılması gereken yer burası değildir. Asıl bakılması gereken yer şudur: Kul, o rızkın önüne çıktığında onu helal-haram terazisinde tarttı mı, tartmadı mı? Burda dikkat edilmesi gereken yani kuldan istenen, gaybı çözmesi değil; önüne gelen yolda hükmü helal/haram cervevesinde gözetmesidir. Sabreden derviş muradına ermiş. Kişi nasibinde varsa, kişinin beklemediği yerden gene gelir. |
Alıntı:
O helal haram meselesi öbür tarafta iğnesinden ipliğine kadar sorulacak zaten. Nasıl kazandın, nerden kazandın, nerelere harcadın... Harama harcayanlar "Nerelere harcadın" diye sorulacağını akıl edemiyorlar. Çalıştım kazandım, istediğim gibi harcarım kafasındalar. Alıntı:
|
Alıntı:
Vücudumuzu, servetimizi, tüm sahip olduklarımizı emanet bilip, emanet edenin rızasını gözetecek şekilde kullanırsak belki kıyamet gününde bizimde yüzümüz paril paril parlar.. Tabi bunu bu şekilde kullanırım diyenin imanı ne derecedir.. bu nasıl bir lutuftur anlatılamaz... Allah bize vesillerle verir, bizde bize verdiklerini vesile etmeliyiz. |
Alıntı:
Öbürü kendi ihtiyaçlarını karşılar, kalanını ihtiyaç sahiplerine dağıtır... Liste uzuyor. :) Buna emanet verilenlerden de ekleyeyim. Çocuk benim, istediğim gibi döverim söverim, ister okuturum ister kocaya veririm sana ne? Bu benim karım, döverim de söverim de, bana her yıl çocuk doğuracak, hepsi de erkek olsun, evden dışarı da adım atmayacak, otursun oturduğu yerde. |
Alıntı:
Çocuk benim, istediğim gibi döverim söverim, ister okuturum ister kocaya veririm sana ne? Bu benim karım, döverim de söverim de, bana her yıl çocuk doğuracak, hepsi de erkek olsun, evden dışarı da adım atmayacak, otursun oturduğu yerde. Böyle düşünen davranan kafasızlar var bir de. |
Alıntı:
biz rızığı şöyle anlıyoruz işte ahmet oğlu hasan diye biri olsun, bu insanın hayatı boyunca 3 ev sahibi olacak, 2025 te 2 milyon para kazanacak 40 lı yaşlarda 8 tane arsası olacak sonra 60 lı yaşlarda bu 5'e falan düşecek falan vs. Tabiki rızkı Allah veriyorda, rızık sisteminin nasıl çalıştığını toplum kendi kafasına göre yorumluyor, sonra biri gelir derki; Allah rızka kefilde, Afrikada veya başka yerlerde insanlar açlıktan ölüyor der, sonra zortlarız. acaba rızık ayetlerinde Allahın neyi tam olarak kast ettiğini toplumdaki tefsirciler, mealciler veya bizler doğrumu algılayamıyoruz? |
Alıntı:
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] mnks |
Alıntı:
Hiç bir şey kaderin önüne geçemez. 20 yol sefalet çekip sonra birden zengin olan biri tüh keşke daha evvelden bu işi yapsaydım gençliğimde zengin olur keyfime bakardım diyor halbuki bilmiyorki onun için yazılan kader böyledir. |
Alıntı:
Bizi hareket ettiren de o adımı attıran da Allah'tır. |
kader gayrete aşık.
Gerisi kısmet ve cesaret. Oturmayla zengin olanı görmedim. 18 saat çalışarakta zengin olanı görmedim |
Oturarak veya çalışarak olacak iş değil nasip kısmet
|
Nasip nasip nasip… nasipten öte yol yok. Çok yakınımda 2 örnek var. Bana resmen hayatın özeti gibi oldular. Biri çocukluğundan beri çalışmış hep tutumlu olmuş elinde yine sıfır var. Biri hiç çalışmamış, Şurdan miras kalmış burdan bilmem ne olmuş evleri arabaları nakitleri var. Şimdi bi fark daha söyleyeceğim. Hep çalışan diyor ki Allah çalışana verir devamlı çalışıyor şu an bel fıtığı, boyun fıtığı ne ararsan var ama emekli maaşı sadece kirasını karşıladığı için ileri yaşına rağmen çalışmak zorunda. Diğer evleri arabaları olan da oturduğu yerde hocaya gider kısmet açma duaları okutturur, fal baktırır, şu kadar şunu okursan zengin olursun dualarının her gördüğünü yapar. Bakın çok ciddi söylüyorum bu iki insan da benim aşırı derecede yakınım. Şimdi mantık çerçevesinde baktığımızda çalışanın en azından 1 tane evi olması gerekmez miydi yaa. Allah çalışana veriyorsa bu insanın hakkı nerde. İnanın birebir yakından şahidim kadıncağızın bel fıtığından yürüyecek hali yok. Yine de Allah çalışanı sever, çalışmak da ibadettir diye diye isyan etmeden devam ediyor. Diğer evleri arabaları olan da şunu da alayım bunu da alayım önce ben önce ben diyen bi tip. Evlatları için bile ne yapayım onlar büyüdüler artık ben düşünecek değilim daha onlar bana versin ben anneyim der.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:19. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com