Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Müşrik idim.. vicdan azabım çok ağır. Yardımcı olun.

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 08.04.26, 03:07
Acemi
 
Üyelik tarihi: 05.04.26
Bulunduğu yer: sivas
Mesajlar: 3
Forum Puanı: 93
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart Müşrik idim.. vicdan azabım çok ağır. Yardımcı olun.

Evvela sevgili abi, abla ve kardeşlerim, bu metni uzun uzadıya yazdığımın uyarısını yapmak istiyorum, çünkü içimi bir yere dökmek sorularıma birilerinden bir şekilde cevap bulabilmem gerekiyor. Büyük günahlar işledim. Ve vicdan azabı bana ağır geliyor, bu yüzden hiçbir karışıklık kalmasın diye her şeyi detaylıca açıklamaya ve birazda içimi dökmeye çalıştım. Okurken belki sıkılabilirsiniz, vaktinizi çalmış olabilirim. Mazur görün. Yardımcı olanlar için şimdiden Allah sizden razı olsun.
Şuan genç bir yaştayım, müslüman, sünni hanefi bir ailede doğdum yetiştim. Ergenliğime daha aklı selim giremeden, kendi halimde dini anlamaya çalıştım. Sonra ismini vermek istemediğim bir tarikatın bir koluna bağlı dergahına bir akrabam vasıtası ile gitmeye başladım, 13-14'lü yaşlarımda olduğumu hatırlıyorum. Manen o tarikata gerçek anlamda bağlıydım, gerekli zikirleri vardı, yatsı namazından sonra 1 saat sürecek şekilde bu derslere devam eder, ruhen gelişimi hedeflerdin temelinde. Bende bunlara uyar, beş vakit namaz kılardım. Tarikat ehli olma hissi ayrı güzelken imanı hissedebilmek seni ayrı mutlu ediyordu. Bu imanın altı boş olunca malesef bir bataklık üzerine saray inşaa etmeye çalışıyorsun gibi oluyor, keza yaşın kaç başın kaç, bunu neden böyle söylediğimi yazımın devamında anlayacaksınız.
Ailem beni böyle görmeye mutlu olurlardı, bu beni de mutlu ederdi haliyle. Ailem o akraba ile bağlarını bir üre on kestiler bende artık liseye geçmiştim bir gençtim. Vesveselerin en zirve yapacağı dönemime giriyordum. Bir yandan çevremde daha seküler bir hayat ve sürekli islam karşıtı bir propaganda görüyor. Bir yandan da ailem yaşanan bazı tatsız olaylardan dolayı artık dergaha gitmemi istemiyordu. Elbette başta istemedim, ama sonra kabul ettim çünkü bu küs olunan akraba dergahta önemli bir konumdaydı.
Dergahtan ayrıldıktan bir süre sonra nefsim hızla çirkefleşmeye başladı. Dergahta olduğum günlerde de hırçınlaşıyordum. Ama artık aşıyordum. Zaman geçerken önce dersleri bıraktım, bir zamanlar o çok sevdiğim tasavvuf artık benim için uydurmadan ibaret gelmeye başlamıştı. Zaman ilerliyordu. Çevrem arkadaşlıklarım. Doymak bilmez nefsim şeytanı daha çok cezbetmiş olsa gerek.
Hızla alçalıyordum. Namazı çoktan bırakmıştım. Artık hadisler de güvenilmezdi. Nerede cehalet var nerede hoşuma gitmeyen bir görüntü var: Benim için suç bu müslümanlardaydı, ne anlarlar zaten diyordum. Bunlar çok hızlı değişiyordu. Kafamda hiçbir temeli sağlam olmayan düşünce inançlar ve bazen sadece ufak esintiler bile hal ve tavrımı değiştiriyordu. Bir sabah hatırlıyorum. İslamdan tiksinmeye başladığım bir sabahtı. Allah affetsin. O zamana dek tabu olan ben müslümanım yalanını kendime söylediğim bu yalanı inkar ettim. Ben artık inanmıyorum dedim.
O andan sonra herşey çok değişti, artık nefsim hırçın değildi. Azgındı. Yoldan sapmıştım. Daha ne yolun başındasın, 15 yaşındasın. Ne olacak demeyin. İnkarın nankörlüğün haddi hesabı yoktu. Bağı çözülen bir dana nasıl kendini bilinçsizce sağa sola atar, işte o haldeydim. Eskiden ettiği iki kelam söz için tevbe namazı kılan bir çocukken şimdi denemekten korktuğum birşey yoktu. Ateistim demiyordum, bir tanrı vardır bilemeyiz diyip, küfrün en babasını yaşıyordum, bu sırada alkol ile başlayıp zina ile devam eden bir günah zincirine girdim. Ki hatırlatmam gerekir, halen 15 bilemedin 16 yaşındayım.
Ne yapacağımı bilemiyordum hayat artık amaçsız gelmeye başlamıştı, hızlı öfkelenir, geç zevk alır, zor mutlu olur, hiç tatmin olmazdım. Düşüncelerim bulutlanmaya, ben buhranda kaybolmaya devam ediyordum. Artık düşüncelerim saf bir dinsizlik değil, islam ve hak düşmanlığı idi. O zaman farkedemiyordum, bilincim yok, hipnoz olmuş gibiydim neler yaptığımın farkında değil gibiydim. Beynim artık karman çormandı. Neye inanıyorum neye inanmıyorum bilmiyordum. Sosyal medya çok etkiliyordu. Eminim. Pişmanım ama evet biliyorum. İnternette gördüklerim en büyük vesvesemdi. Birgün ona birgün buna inanıyordum. Bu süreç böyle devam edince hiç tatmin olamayacak bir seviyeye geldim. Artık resmen kendimi kaybetmiştim. Bu kesindi.
Yine bu dönemin ilerleyen zamanlarında 2023'ün yazında, okült, ruhlar, paganizme ilgi duymaya başladım. Böyle kaybolmuş bir durumda düşebileceğim en kötü ellere düştüm. Allahım...
Cinler, ifritler ruhani varlıklar merak ediyordum hissetmeye çalışıyor inanıyordum onlara. Bir tanrı var mı diye sorsanız cevap veremezdim. Ama Baalzebuub, Ishtar, Daemonları sorsanız cevaplar sanki alemlerin hakikatini anlatıyor gibi şevk duyardım. Sonra denedim. Ama önüme gelen herşeyi denedim. Büyü mü, ritüel mi, saatlerce oturup mantra çekmek şeytana ayin düzenleyeceğim diye mumlar toplamak, geceleri ne yaptığımı bilmeden oturup saatlerce aynaya bakmak, yada çıkıp gece yarısı karanlık bostanda oturmak. Ne yaptığımın yemin ederim farkında değildim. Sen şahitsin Ya Rab.
Sonra bir gün, evde anneme bir anda bağırmaya başladım elim ayağım titriyordu, sonrasını hatırlamıyorum, etrafımda amcamın karısı, kızı, annem ve erkek kardeşim korkmuşça duruyordu. Sinir krizi geçirmiştim. Yok oluşum böyle başlamıştı. Annem ağlıyordu. Bir hafta sonra tekrar oldu, kabus üstüne kabus, rüya üzerine rüya görüyordum, içimde değil korku hissi ve kaçma isteği başladı. Ben neler yaptım demeye başladım ilk kez.
Bu ikinci seferden sonra psikiyatri randevusu aldık, verdikleri ilaçlar beni resmen öldürüyordu. Allah şahidim olsun. Günde 15 saat uyuyordum. Deliriyor gibiydim uyurken yaşıyor, uyanınca ölüyordum. Korkum tavan yapmaya krizler artmaya başladı. Haftada 2 3 kriz geçirir kriz anlarını hatırlamazdım tek hatırladığım kriz bitince evin kasvetli korkunç dağılmış hali annemin ağlayışı olurdu, verdikleri ilaçlar beni daha da mahvetmeye devam ediyordu. Depresyonun zirvesindeydim. Arkadaşlarımın hiçbiri ile konuşmuyordum.

Krizler korkunçtu, sesler duyuyordum kriz başlayacağı anlarda. Artık hissedebiliyor ama engelleyemiyordum. Kendimi öldürme isteğim artıyordu. Ve krizler devam ediyordu. Artık düşünce ve duygularımı yönetemiyordum. Annem ve erkek kuzenim, benim cinlendiğimden şüphelendiler. Kriz geçirirken Allaha ve dinine küfrettiğimi, gözlerimin bebeklerinin açıldığını ve karardığını göz beyazlarımın kızardığını ve sesimin değiştiğini söyleyerek konuyu 4 hocaya açmışlar. Aynı anda.

2023 Kasımında bir kere kriz halimde değilken. Kendi kontrolümü tamamen kaybetmiştim. Neyi niye yapıyorum bilmiyordum. Bir kemer ile kendimi asmıştım hangi motivasyon ile nasıl yaptım hatırlamıyorum, kemer bir koltuğun demirinden dolanıp boynuma asılmıştı. Nefes alamazken kendime geldim boğuluyordum, sanki sırf boğazım değil ciğerlerim de sıkılıyor gibiydi. Annemlerin sesini duydum. Ama konuşamadım. Kapıya vuruyor ağlıyordu. Bayıldım. Gözlerimi açtığımda babam kapıyı çekiçle kırmıştı, annem beni tokatlıyor hıçkıra hıçkıra ağlıyordu, o hıçkırıkları ağlama ve feryadı hiçbir zaman unutamıyorum.

Sonra en büyük krizimi geçirdim. Gelene geçene saldırıyormuş, beni neden bırakmadınız, neden ölmedim diye bağırıp saldırıyormuşum. Evde amcamlar, kuzenlerim ailem vardı. Beni 3 erkek 3 kadın tutamamış zapt edememişlerdi. Ambulansı çağırmışlar. Gözümü psikiyatri servisinde açtım. Günde iki saat zamanım vardı. 1 hafta orda yattım ama yatarken birşey oldu. Hoca beni ilk kez aradı. Kardeşim üzerinde çalışıyorum. Dayan çözülecek, sen soru sorma, öğrenmeye çalışma dedi. Sadece dediklerini yapmamı söyledi bana iki rekatlık bir namaz kılmamı söyledi. Bildiğim namazlar gibi değildi. Uzuncaydı. İlk kez orada sordum nefsime. Sen ne yaptın diye. Besmele çekmek bile başta çok ağırdı. Sonra ağladım. İçim boşalmıştı. Alışamayarakta olsa, namazı kıldım, ve o gece boyunca hoca uğraşmıştı. Uyudum ilk kez huzur içinde uyandım. Oradan çıktım. Ama olay çevremde duyulmuştu. Herkesin bakışı değişmiş herkes bana sakat gözüyle yaklaşıyor. Beni deli sanıyorlardı. Artık sağlıklıydım ama ne anlamı vardı. En dibteydim.

Önce okuldan sonra arkadaşlarımdan , 1 sene yinede ilaç kullandırttılar. Düzeldim. Düzeldim düzelmesine ama bedenim hasarlıydı, ruhum hasarlıydı, kız arkadaşım terk etti. Okulu bıraktım. Arkadaşlarım aramadı. Ailem dağıldı, boşandılar. O zaman gerçek bir dostum kalmadığını sanmıştım. Ta ki 2 sene sonra bu haftalarda. Dostumu tekrar bulana dek.

Hastaneden kurtulduğumda bu sefer anksiyete ve depresyonla eve hapsoldum, dostum yoktu. Evde gün boyu yatardım. Hiçbirşeye inanmazdım hala. Yorulmuştum düşünmekten. Eve kapandım. artık genç olmuştum ama nasıl bir genç. Ergenliğin hataları beni mahv etmişti. Amacım yoktu. Dermanım yoktu. İlaçları bıraktıktan sonra beynimdeki dumanlar temizlenmeye başladı. Kendi halimde birşeyler yapmaya yeniden doğmaya çalışıyordum.

Her zamanki gibi günler gelip geçerken, geçen hafta, gece yarısı yine uyanıkken youtubeda bir ayet çıktı karşıma, net ayet numarası hatırlamıyorum şuan, ama ayet şunu diyordu,

‘kendi nefsine aşırı giden kullarım Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin’ o an gönlümden aklımdan kalbimden birşeyler döküldü, gece yarısı sigara elimde mutfakta oturup ağlamaya başladım. Ağlamam durmuştu ama kalbim de alev gibi yanan birşey vardı, vesvese ile nefsim diyordu ki, olur mu hiç tekrar islama mı inanacaksın, bu mudur doğru, bu mudur hak.

Kalbim hak budur, hak budur diye haykırıyordu, o gece hiç uyuyamadım, kuran meali açtım okudum, kuran delilleri videoları izliyordum, kalbim diyordu ki, sen içten içe neyin hak olduğunu biliyorsun neye inad halen araştırıyorsun. İman edeceğimi biliyordum ama hakiki olsun istiyordum. O gündüzüm kuran okuyup ağlayarak geçti. Geceye doğru uyku çok bastırdı çünkü uzun süredir uyumamıştım. Erkenden uykum gelince kendime dedimki, artık direnmenin bir manası yok. Eşhedü en La-İlahe İllAllah ve eşhedü enne Muhammedun abduhu ve rasuluh. O gece bebek gibi uyudum.

Geri döndüm ya Rabbim. Uyandığımda kuranı düzenli okuyabilmek öğrenebilmek için plan yaptım, sonra dedim ki iki rekat tevbe namazı kılayım. Girdim gusl abdesti aldım. Çıktım namaza durdum.
Burası benim için en duygulandıran kısım, namazda kevser suresini bile tam okuyamadığımı farkettim, o kadar zaman sonra unutmuştum düzgün namaz kılmayı dualar yoktu aklımda, namaz nasıl kılınır hatırlamıyordum, kalbimden allahım hatalarımı kabul et diyerek, iki İlham suresi ile iki rekat tevbeyi bitirip secdeye kapandım. Gözyaşlarım seccadeyi ıslamıştı, ne kadar ağladım hatırımda yok, içimi yakan şu düşünceydi, ben neler yaşadım da bu seviyeye düştüm, o gün namazlarımı kılmaya çalıştım doğru ve yanlışlarımla, fil, maun, kevser, felak, nas, ihlas, surelerini ve namaz dualarını tekrar ezberledim ağlayarak.
Gece yatağa uzandım elimi kalbime koydum, dedimki imanım artık eskisi gibi kalbimde neden hissedilmiyor, kalbim ne kadar kirlenmiş, ben ne pis aşağılık bir varlık olmuşum. Dedim yine ağladım. Acaba şehadetimi Allah kabul etmedi mi diye düşünüyordum, namaza kurana devam ediyorum, öğreniyorum şuan. Pişmanım çok pişmanım ama artık yeni bir sayfa açmak ömrümün geri kalanında sabit iyi bir müslüman olmak istiyorum. Çok günah işledim, en çok içimi acıtan kısım, geçmişimde rasulullah efendimize ve dine, Allaha kin besledim, onlara kalbi sızlatacak laflar sarfettim, şirk koştum, şeytanı, yaratılmışların en aşalığını ilah edindim.
Affedildim mi affedilmedim mi öğrenmek istiyorum.

Bilgi sahibi olan abi ablalarımdan yardım istiyorum. 5 sorum var.

-Ben uzun bir süreden sonra dine döndüm, şehadet edenler için geçmişleri silinip yeni bir sayfa açılır, tüm günahları silinir derler, ama ben zaten müslümandım küçükken. Bu benim içinde geçerli olur mu.
-İmanımın kalbimi kuşattığını, Rabbim tarafından da sevildiğimi hissedemiyorum. İmanım bundan sonra güçlü sağlam olsun. Birdaha sarsılmasın, kalbimin kiri sökülüp atılsın istiyorum, ne yapayım, ne yapmam ne etmem gerek, bir dua bir yol yok mu.
-Gerçekten affedildiğimi ve imanımın kabul edildiğini nasıl anlayabilirim.
-Bundan sonra hayatımı nasıl bir çizgide yaşamalıyım. Allahın merhameti ve rahmetinden nasiplenmek istiyorum.
-Son sorum ise işin ehli abi ablalarım içindir, bu hep içimde bir merak ve acaba olmuştur, olayların yaşandığı dönemde hoca ve ailem benden gizlemişti, ne olduğunu neden nasıl olduğunu söylememişlerdi, sadece ailemden şunları duydum, ‘musallat yok korkutmuşlar… hoca öldürdüm demiş.. çocuğa konu açılmasın dedi.. vs.’ bu nedir, ne yaptım da başıma geldi, hangi hatam yüzünden ne yaşadım ben o olaylar neydi.

Sorularım bunlar, çok uzun yazdığımı biliyorum, affınıza sığınıyorum, özür dilerim. Bana eşlik ettiğiniz için de şimdiden cevap ve fikirleriniz içinde teşekkür ederim abi abla ve kardeşlerim, Selamün Aleyküm.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08.04.26, 11:06
BAKARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 04.03.26
Bulunduğu yer: yaşamıyor
Mesajlar: 1,487
Forum Puanı: 432
Etiketlendiği Mesaj: 91 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
barnaba Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evvela sevgili abi, abla ve kardeşlerim, bu metni uzun uzadıya yazdığımın uyarısını yapmak istiyorum, çünkü içimi bir yere dökmek sorularıma birilerinden bir şekilde cevap bulabilmem gerekiyor. Büyük günahlar işledim. Ve vicdan azabı bana ağır geliyor, bu yüzden hiçbir karışıklık kalmasın diye her şeyi detaylıca açıklamaya ve birazda içimi dökmeye çalıştım. Okurken belki sıkılabilirsiniz, vaktinizi çalmış olabilirim. Mazur görün. Yardımcı olanlar için şimdiden Allah sizden razı olsun.
Şuan genç bir yaştayım, müslüman, sünni hanefi bir ailede doğdum yetiştim. Ergenliğime daha aklı selim giremeden, kendi halimde dini anlamaya çalıştım. Sonra ismini vermek istemediğim bir tarikatın bir koluna bağlı dergahına bir akrabam vasıtası ile gitmeye başladım, 13-14'lü yaşlarımda olduğumu hatırlıyorum. Manen o tarikata gerçek anlamda bağlıydım, gerekli zikirleri vardı, yatsı namazından sonra 1 saat sürecek şekilde bu derslere devam eder, ruhen gelişimi hedeflerdin temelinde. Bende bunlara uyar, beş vakit namaz kılardım. Tarikat ehli olma hissi ayrı güzelken imanı hissedebilmek seni ayrı mutlu ediyordu. Bu imanın altı boş olunca malesef bir bataklık üzerine saray inşaa etmeye çalışıyorsun gibi oluyor, keza yaşın kaç başın kaç, bunu neden böyle söylediğimi yazımın devamında anlayacaksınız.
Ailem beni böyle görmeye mutlu olurlardı, bu beni de mutlu ederdi haliyle. Ailem o akraba ile bağlarını bir üre on kestiler bende artık liseye geçmiştim bir gençtim. Vesveselerin en zirve yapacağı dönemime giriyordum. Bir yandan çevremde daha seküler bir hayat ve sürekli islam karşıtı bir propaganda görüyor. Bir yandan da ailem yaşanan bazı tatsız olaylardan dolayı artık dergaha gitmemi istemiyordu. Elbette başta istemedim, ama sonra kabul ettim çünkü bu küs olunan akraba dergahta önemli bir konumdaydı.
Dergahtan ayrıldıktan bir süre sonra nefsim hızla çirkefleşmeye başladı. Dergahta olduğum günlerde de hırçınlaşıyordum. Ama artık aşıyordum. Zaman geçerken önce dersleri bıraktım, bir zamanlar o çok sevdiğim tasavvuf artık benim için uydurmadan ibaret gelmeye başlamıştı. Zaman ilerliyordu. Çevrem arkadaşlıklarım. Doymak bilmez nefsim şeytanı daha çok cezbetmiş olsa gerek.
Hızla alçalıyordum. Namazı çoktan bırakmıştım. Artık hadisler de güvenilmezdi. Nerede cehalet var nerede hoşuma gitmeyen bir görüntü var: Benim için suç bu müslümanlardaydı, ne anlarlar zaten diyordum. Bunlar çok hızlı değişiyordu. Kafamda hiçbir temeli sağlam olmayan düşünce inançlar ve bazen sadece ufak esintiler bile hal ve tavrımı değiştiriyordu. Bir sabah hatırlıyorum. İslamdan tiksinmeye başladığım bir sabahtı. Allah affetsin. O zamana dek tabu olan ben müslümanım yalanını kendime söylediğim bu yalanı inkar ettim. Ben artık inanmıyorum dedim.
O andan sonra herşey çok değişti, artık nefsim hırçın değildi. Azgındı. Yoldan sapmıştım. Daha ne yolun başındasın, 15 yaşındasın. Ne olacak demeyin. İnkarın nankörlüğün haddi hesabı yoktu. Bağı çözülen bir dana nasıl kendini bilinçsizce sağa sola atar, işte o haldeydim. Eskiden ettiği iki kelam söz için tevbe namazı kılan bir çocukken şimdi denemekten korktuğum birşey yoktu. Ateistim demiyordum, bir tanrı vardır bilemeyiz diyip, küfrün en babasını yaşıyordum, bu sırada alkol ile başlayıp zina ile devam eden bir günah zincirine girdim. Ki hatırlatmam gerekir, halen 15 bilemedin 16 yaşındayım.
Ne yapacağımı bilemiyordum hayat artık amaçsız gelmeye başlamıştı, hızlı öfkelenir, geç zevk alır, zor mutlu olur, hiç tatmin olmazdım. Düşüncelerim bulutlanmaya, ben buhranda kaybolmaya devam ediyordum. Artık düşüncelerim saf bir dinsizlik değil, islam ve hak düşmanlığı idi. O zaman farkedemiyordum, bilincim yok, hipnoz olmuş gibiydim neler yaptığımın farkında değil gibiydim. Beynim artık karman çormandı. Neye inanıyorum neye inanmıyorum bilmiyordum. Sosyal medya çok etkiliyordu. Eminim. Pişmanım ama evet biliyorum. İnternette gördüklerim en büyük vesvesemdi. Birgün ona birgün buna inanıyordum. Bu süreç böyle devam edince hiç tatmin olamayacak bir seviyeye geldim. Artık resmen kendimi kaybetmiştim. Bu kesindi.
Yine bu dönemin ilerleyen zamanlarında 2023'ün yazında, okült, ruhlar, paganizme ilgi duymaya başladım. Böyle kaybolmuş bir durumda düşebileceğim en kötü ellere düştüm. Allahım...
Cinler, ifritler ruhani varlıklar merak ediyordum hissetmeye çalışıyor inanıyordum onlara. Bir tanrı var mı diye sorsanız cevap veremezdim. Ama Baalzebuub, Ishtar, Daemonları sorsanız cevaplar sanki alemlerin hakikatini anlatıyor gibi şevk duyardım. Sonra denedim. Ama önüme gelen herşeyi denedim. Büyü mü, ritüel mi, saatlerce oturup mantra çekmek şeytana ayin düzenleyeceğim diye mumlar toplamak, geceleri ne yaptığımı bilmeden oturup saatlerce aynaya bakmak, yada çıkıp gece yarısı karanlık bostanda oturmak. Ne yaptığımın yemin ederim farkında değildim. Sen şahitsin Ya Rab.
Sonra bir gün, evde anneme bir anda bağırmaya başladım elim ayağım titriyordu, sonrasını hatırlamıyorum, etrafımda amcamın karısı, kızı, annem ve erkek kardeşim korkmuşça duruyordu. Sinir krizi geçirmiştim. Yok oluşum böyle başlamıştı. Annem ağlıyordu. Bir hafta sonra tekrar oldu, kabus üstüne kabus, rüya üzerine rüya görüyordum, içimde değil korku hissi ve kaçma isteği başladı. Ben neler yaptım demeye başladım ilk kez.
Bu ikinci seferden sonra psikiyatri randevusu aldık, verdikleri ilaçlar beni resmen öldürüyordu. Allah şahidim olsun. Günde 15 saat uyuyordum. Deliriyor gibiydim uyurken yaşıyor, uyanınca ölüyordum. Korkum tavan yapmaya krizler artmaya başladı. Haftada 2 3 kriz geçirir kriz anlarını hatırlamazdım tek hatırladığım kriz bitince evin kasvetli korkunç dağılmış hali annemin ağlayışı olurdu, verdikleri ilaçlar beni daha da mahvetmeye devam ediyordu. Depresyonun zirvesindeydim. Arkadaşlarımın hiçbiri ile konuşmuyordum.

Krizler korkunçtu, sesler duyuyordum kriz başlayacağı anlarda. Artık hissedebiliyor ama engelleyemiyordum. Kendimi öldürme isteğim artıyordu. Ve krizler devam ediyordu. Artık düşünce ve duygularımı yönetemiyordum. Annem ve erkek kuzenim, benim cinlendiğimden şüphelendiler. Kriz geçirirken Allaha ve dinine küfrettiğimi, gözlerimin bebeklerinin açıldığını ve karardığını göz beyazlarımın kızardığını ve sesimin değiştiğini söyleyerek konuyu 4 hocaya açmışlar. Aynı anda.

2023 Kasımında bir kere kriz halimde değilken. Kendi kontrolümü tamamen kaybetmiştim. Neyi niye yapıyorum bilmiyordum. Bir kemer ile kendimi asmıştım hangi motivasyon ile nasıl yaptım hatırlamıyorum, kemer bir koltuğun demirinden dolanıp boynuma asılmıştı. Nefes alamazken kendime geldim boğuluyordum, sanki sırf boğazım değil ciğerlerim de sıkılıyor gibiydi. Annemlerin sesini duydum. Ama konuşamadım. Kapıya vuruyor ağlıyordu. Bayıldım. Gözlerimi açtığımda babam kapıyı çekiçle kırmıştı, annem beni tokatlıyor hıçkıra hıçkıra ağlıyordu, o hıçkırıkları ağlama ve feryadı hiçbir zaman unutamıyorum.

Sonra en büyük krizimi geçirdim. Gelene geçene saldırıyormuş, beni neden bırakmadınız, neden ölmedim diye bağırıp saldırıyormuşum. Evde amcamlar, kuzenlerim ailem vardı. Beni 3 erkek 3 kadın tutamamış zapt edememişlerdi. Ambulansı çağırmışlar. Gözümü psikiyatri servisinde açtım. Günde iki saat zamanım vardı. 1 hafta orda yattım ama yatarken birşey oldu. Hoca beni ilk kez aradı. Kardeşim üzerinde çalışıyorum. Dayan çözülecek, sen soru sorma, öğrenmeye çalışma dedi. Sadece dediklerini yapmamı söyledi bana iki rekatlık bir namaz kılmamı söyledi. Bildiğim namazlar gibi değildi. Uzuncaydı. İlk kez orada sordum nefsime. Sen ne yaptın diye. Besmele çekmek bile başta çok ağırdı. Sonra ağladım. İçim boşalmıştı. Alışamayarakta olsa, namazı kıldım, ve o gece boyunca hoca uğraşmıştı. Uyudum ilk kez huzur içinde uyandım. Oradan çıktım. Ama olay çevremde duyulmuştu. Herkesin bakışı değişmiş herkes bana sakat gözüyle yaklaşıyor. Beni deli sanıyorlardı. Artık sağlıklıydım ama ne anlamı vardı. En dibteydim.

Önce okuldan sonra arkadaşlarımdan , 1 sene yinede ilaç kullandırttılar. Düzeldim. Düzeldim düzelmesine ama bedenim hasarlıydı, ruhum hasarlıydı, kız arkadaşım terk etti. Okulu bıraktım. Arkadaşlarım aramadı. Ailem dağıldı, boşandılar. O zaman gerçek bir dostum kalmadığını sanmıştım. Ta ki 2 sene sonra bu haftalarda. Dostumu tekrar bulana dek.

Hastaneden kurtulduğumda bu sefer anksiyete ve depresyonla eve hapsoldum, dostum yoktu. Evde gün boyu yatardım. Hiçbirşeye inanmazdım hala. Yorulmuştum düşünmekten. Eve kapandım. artık genç olmuştum ama nasıl bir genç. Ergenliğin hataları beni mahv etmişti. Amacım yoktu. Dermanım yoktu. İlaçları bıraktıktan sonra beynimdeki dumanlar temizlenmeye başladı. Kendi halimde birşeyler yapmaya yeniden doğmaya çalışıyordum.

Her zamanki gibi günler gelip geçerken, geçen hafta, gece yarısı yine uyanıkken youtubeda bir ayet çıktı karşıma, net ayet numarası hatırlamıyorum şuan, ama ayet şunu diyordu,

‘kendi nefsine aşırı giden kullarım Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin’ o an gönlümden aklımdan kalbimden birşeyler döküldü, gece yarısı sigara elimde mutfakta oturup ağlamaya başladım. Ağlamam durmuştu ama kalbim de alev gibi yanan birşey vardı, vesvese ile nefsim diyordu ki, olur mu hiç tekrar islama mı inanacaksın, bu mudur doğru, bu mudur hak.

Kalbim hak budur, hak budur diye haykırıyordu, o gece hiç uyuyamadım, kuran meali açtım okudum, kuran delilleri videoları izliyordum, kalbim diyordu ki, sen içten içe neyin hak olduğunu biliyorsun neye inad halen araştırıyorsun. İman edeceğimi biliyordum ama hakiki olsun istiyordum. O gündüzüm kuran okuyup ağlayarak geçti. Geceye doğru uyku çok bastırdı çünkü uzun süredir uyumamıştım. Erkenden uykum gelince kendime dedimki, artık direnmenin bir manası yok. Eşhedü en La-İlahe İllAllah ve eşhedü enne Muhammedun abduhu ve rasuluh. O gece bebek gibi uyudum.

Geri döndüm ya Rabbim. Uyandığımda kuranı düzenli okuyabilmek öğrenebilmek için plan yaptım, sonra dedim ki iki rekat tevbe namazı kılayım. Girdim gusl abdesti aldım. Çıktım namaza durdum.
Burası benim için en duygulandıran kısım, namazda kevser suresini bile tam okuyamadığımı farkettim, o kadar zaman sonra unutmuştum düzgün namaz kılmayı dualar yoktu aklımda, namaz nasıl kılınır hatırlamıyordum, kalbimden allahım hatalarımı kabul et diyerek, iki İlham suresi ile iki rekat tevbeyi bitirip secdeye kapandım. Gözyaşlarım seccadeyi ıslamıştı, ne kadar ağladım hatırımda yok, içimi yakan şu düşünceydi, ben neler yaşadım da bu seviyeye düştüm, o gün namazlarımı kılmaya çalıştım doğru ve yanlışlarımla, fil, maun, kevser, felak, nas, ihlas, surelerini ve namaz dualarını tekrar ezberledim ağlayarak.
Gece yatağa uzandım elimi kalbime koydum, dedimki imanım artık eskisi gibi kalbimde neden hissedilmiyor, kalbim ne kadar kirlenmiş, ben ne pis aşağılık bir varlık olmuşum. Dedim yine ağladım. Acaba şehadetimi Allah kabul etmedi mi diye düşünüyordum, namaza kurana devam ediyorum, öğreniyorum şuan. Pişmanım çok pişmanım ama artık yeni bir sayfa açmak ömrümün geri kalanında sabit iyi bir müslüman olmak istiyorum. Çok günah işledim, en çok içimi acıtan kısım, geçmişimde rasulullah efendimize ve dine, Allaha kin besledim, onlara kalbi sızlatacak laflar sarfettim, şirk koştum, şeytanı, yaratılmışların en aşalığını ilah edindim.
Affedildim mi affedilmedim mi öğrenmek istiyorum.

Bilgi sahibi olan abi ablalarımdan yardım istiyorum. 5 sorum var.

-Ben uzun bir süreden sonra dine döndüm, şehadet edenler için geçmişleri silinip yeni bir sayfa açılır, tüm günahları silinir derler, ama ben zaten müslümandım küçükken. Bu benim içinde geçerli olur mu.
-İmanımın kalbimi kuşattığını, Rabbim tarafından da sevildiğimi hissedemiyorum. İmanım bundan sonra güçlü sağlam olsun. Birdaha sarsılmasın, kalbimin kiri sökülüp atılsın istiyorum, ne yapayım, ne yapmam ne etmem gerek, bir dua bir yol yok mu.
-Gerçekten affedildiğimi ve imanımın kabul edildiğini nasıl anlayabilirim.
-Bundan sonra hayatımı nasıl bir çizgide yaşamalıyım. Allahın merhameti ve rahmetinden nasiplenmek istiyorum.
-Son sorum ise işin ehli abi ablalarım içindir, bu hep içimde bir merak ve acaba olmuştur, olayların yaşandığı dönemde hoca ve ailem benden gizlemişti, ne olduğunu neden nasıl olduğunu söylememişlerdi, sadece ailemden şunları duydum, ‘musallat yok korkutmuşlar… hoca öldürdüm demiş.. çocuğa konu açılmasın dedi.. vs.’ bu nedir, ne yaptım da başıma geldi, hangi hatam yüzünden ne yaşadım ben o olaylar neydi.

Sorularım bunlar, çok uzun yazdığımı biliyorum, affınıza sığınıyorum, özür dilerim. Bana eşlik ettiğiniz için de şimdiden cevap ve fikirleriniz içinde teşekkür ederim abi abla ve kardeşlerim, Selamün Aleyküm.
Sondan bazı yerlerini okuyamadım çok üzüldüm senin adına Kardeşcağzım.
Bende senin yaşadığına benzer şeyler yaşadım ve bende ilk musallatımı lisede kapmıştım.
Rabbime isyancı olmuştum.
Tanışmadığım büyücü satanist pagan kalmamıştı.
Onlarda sanki beni bekliyormuş gibi aldılar hemen beni aralarına.
Ben Allaha inanıyordum ama çok kırgındım o dönemler. Lise 1 ilk dönemde babaannemi kaybettim, sevmediğim okulda sevmediğim bir mesleği okumaya zorlandım.
O dönem çok sıkıntı çekmiştim bende bu davet işleriyle uğraştım.
Sen sinir krizi geçirmişsin ama bende kibir vardı.
Musallat bana kibir veriyordu öyle şeyler yaşadımki akıl alır gibi değil.
Çok anlatma gereği duymuyorum.
Beni bu ilimle bu musallat tanıştırdı.
Yani yaşadıklarıma bir cevap ararken havvas ilmi tabiri ile karşılaştım araştırdıkça bir çok hoca ve bir çok üstad tanıdım. Kitaplar okudum okuduğumla amel ettim. Varlık artık beni kibirle azdıramayacağını anlayınca bu sefer saldırmaya başladı. Ama sami hocamın bakımından sonra bir den durdu her şey.
Artık musallatı neredeyse hissetmiyorum bile.
Sadece tuhaf rüyalar görüyorum o da çok normal benim için. Şu zamana kadar belki 2-3 kere güzel rüya görmüşümdür gerisinin hepsi akıl oyunlarıydı böyle tabir edeyim.
Sende bir musallat varmıdır bilmem ama yaşadığın şeyler yaptığın davetlerle ilgilidir diye düşünüyorum bendede öyle olmuştu çünkü.
Davet yaptıktan sonra gelen giden olmadı diye kalkıp gidiyoruz geleni görmüyoruz bu sefer başımıza tebelleş ettiriyoruz.
İlk bir kaç gün hiç bir şey olmuyor her şey normal ama bir kaç hafta yada bir kaç ay sonra musallat kendini belli etmeye başlıyor.
Kendi hayatımı anlatmaktan çok bıkkınlık geldi
Ama şunu söyleyeyim rabbim beni affettiyse senide affeder . Kalbini ferah tut yaptığın bu hatadan dolayı rabbine pişmanlığını göster

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08.04.26, 11:18
 
Üyelik tarihi: 03.02.24
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 232
Forum Puanı: 950
Etiketlendiği Mesaj: 1 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
barnaba Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Evvela sevgili abi, abla ve kardeşlerim, bu metni uzun uzadıya yazdığımın uyarısını yapmak istiyorum, çünkü içimi bir yere dökmek sorularıma birilerinden bir şekilde cevap bulabilmem gerekiyor. Büyük günahlar işledim. Ve vicdan azabı bana ağır geliyor, bu yüzden hiçbir karışıklık kalmasın diye her şeyi detaylıca açıklamaya ve birazda içimi dökmeye çalıştım. Okurken belki sıkılabilirsiniz, vaktinizi çalmış olabilirim. Mazur görün. Yardımcı olanlar için şimdiden Allah sizden razı olsun.
Şuan genç bir yaştayım, müslüman, sünni hanefi bir ailede doğdum yetiştim. Ergenliğime daha aklı selim giremeden, kendi halimde dini anlamaya çalıştım. Sonra ismini vermek istemediğim bir tarikatın bir koluna bağlı dergahına bir akrabam vasıtası ile gitmeye başladım, 13-14'lü yaşlarımda olduğumu hatırlıyorum. Manen o tarikata gerçek anlamda bağlıydım, gerekli zikirleri vardı, yatsı namazından sonra 1 saat sürecek şekilde bu derslere devam eder, ruhen gelişimi hedeflerdin temelinde. Bende bunlara uyar, beş vakit namaz kılardım. Tarikat ehli olma hissi ayrı güzelken imanı hissedebilmek seni ayrı mutlu ediyordu. Bu imanın altı boş olunca malesef bir bataklık üzerine saray inşaa etmeye çalışıyorsun gibi oluyor, keza yaşın kaç başın kaç, bunu neden böyle söylediğimi yazımın devamında anlayacaksınız.
Ailem beni böyle görmeye mutlu olurlardı, bu beni de mutlu ederdi haliyle. Ailem o akraba ile bağlarını bir üre on kestiler bende artık liseye geçmiştim bir gençtim. Vesveselerin en zirve yapacağı dönemime giriyordum. Bir yandan çevremde daha seküler bir hayat ve sürekli islam karşıtı bir propaganda görüyor. Bir yandan da ailem yaşanan bazı tatsız olaylardan dolayı artık dergaha gitmemi istemiyordu. Elbette başta istemedim, ama sonra kabul ettim çünkü bu küs olunan akraba dergahta önemli bir konumdaydı.
Dergahtan ayrıldıktan bir süre sonra nefsim hızla çirkefleşmeye başladı. Dergahta olduğum günlerde de hırçınlaşıyordum. Ama artık aşıyordum. Zaman geçerken önce dersleri bıraktım, bir zamanlar o çok sevdiğim tasavvuf artık benim için uydurmadan ibaret gelmeye başlamıştı. Zaman ilerliyordu. Çevrem arkadaşlıklarım. Doymak bilmez nefsim şeytanı daha çok cezbetmiş olsa gerek.
Hızla alçalıyordum. Namazı çoktan bırakmıştım. Artık hadisler de güvenilmezdi. Nerede cehalet var nerede hoşuma gitmeyen bir görüntü var: Benim için suç bu müslümanlardaydı, ne anlarlar zaten diyordum. Bunlar çok hızlı değişiyordu. Kafamda hiçbir temeli sağlam olmayan düşünce inançlar ve bazen sadece ufak esintiler bile hal ve tavrımı değiştiriyordu. Bir sabah hatırlıyorum. İslamdan tiksinmeye başladığım bir sabahtı. Allah affetsin. O zamana dek tabu olan ben müslümanım yalanını kendime söylediğim bu yalanı inkar ettim. Ben artık inanmıyorum dedim.
O andan sonra herşey çok değişti, artık nefsim hırçın değildi. Azgındı. Yoldan sapmıştım. Daha ne yolun başındasın, 15 yaşındasın. Ne olacak demeyin. İnkarın nankörlüğün haddi hesabı yoktu. Bağı çözülen bir dana nasıl kendini bilinçsizce sağa sola atar, işte o haldeydim. Eskiden ettiği iki kelam söz için tevbe namazı kılan bir çocukken şimdi denemekten korktuğum birşey yoktu. Ateistim demiyordum, bir tanrı vardır bilemeyiz diyip, küfrün en babasını yaşıyordum, bu sırada alkol ile başlayıp zina ile devam eden bir günah zincirine girdim. Ki hatırlatmam gerekir, halen 15 bilemedin 16 yaşındayım.
Ne yapacağımı bilemiyordum hayat artık amaçsız gelmeye başlamıştı, hızlı öfkelenir, geç zevk alır, zor mutlu olur, hiç tatmin olmazdım. Düşüncelerim bulutlanmaya, ben buhranda kaybolmaya devam ediyordum. Artık düşüncelerim saf bir dinsizlik değil, islam ve hak düşmanlığı idi. O zaman farkedemiyordum, bilincim yok, hipnoz olmuş gibiydim neler yaptığımın farkında değil gibiydim. Beynim artık karman çormandı. Neye inanıyorum neye inanmıyorum bilmiyordum. Sosyal medya çok etkiliyordu. Eminim. Pişmanım ama evet biliyorum. İnternette gördüklerim en büyük vesvesemdi. Birgün ona birgün buna inanıyordum. Bu süreç böyle devam edince hiç tatmin olamayacak bir seviyeye geldim. Artık resmen kendimi kaybetmiştim. Bu kesindi.
Yine bu dönemin ilerleyen zamanlarında 2023'ün yazında, okült, ruhlar, paganizme ilgi duymaya başladım. Böyle kaybolmuş bir durumda düşebileceğim en kötü ellere düştüm. Allahım...
Cinler, ifritler ruhani varlıklar merak ediyordum hissetmeye çalışıyor inanıyordum onlara. Bir tanrı var mı diye sorsanız cevap veremezdim. Ama Baalzebuub, Ishtar, Daemonları sorsanız cevaplar sanki alemlerin hakikatini anlatıyor gibi şevk duyardım. Sonra denedim. Ama önüme gelen herşeyi denedim. Büyü mü, ritüel mi, saatlerce oturup mantra çekmek şeytana ayin düzenleyeceğim diye mumlar toplamak, geceleri ne yaptığımı bilmeden oturup saatlerce aynaya bakmak, yada çıkıp gece yarısı karanlık bostanda oturmak. Ne yaptığımın yemin ederim farkında değildim. Sen şahitsin Ya Rab.
Sonra bir gün, evde anneme bir anda bağırmaya başladım elim ayağım titriyordu, sonrasını hatırlamıyorum, etrafımda amcamın karısı, kızı, annem ve erkek kardeşim korkmuşça duruyordu. Sinir krizi geçirmiştim. Yok oluşum böyle başlamıştı. Annem ağlıyordu. Bir hafta sonra tekrar oldu, kabus üstüne kabus, rüya üzerine rüya görüyordum, içimde değil korku hissi ve kaçma isteği başladı. Ben neler yaptım demeye başladım ilk kez.
Bu ikinci seferden sonra psikiyatri randevusu aldık, verdikleri ilaçlar beni resmen öldürüyordu. Allah şahidim olsun. Günde 15 saat uyuyordum. Deliriyor gibiydim uyurken yaşıyor, uyanınca ölüyordum. Korkum tavan yapmaya krizler artmaya başladı. Haftada 2 3 kriz geçirir kriz anlarını hatırlamazdım tek hatırladığım kriz bitince evin kasvetli korkunç dağılmış hali annemin ağlayışı olurdu, verdikleri ilaçlar beni daha da mahvetmeye devam ediyordu. Depresyonun zirvesindeydim. Arkadaşlarımın hiçbiri ile konuşmuyordum.

Krizler korkunçtu, sesler duyuyordum kriz başlayacağı anlarda. Artık hissedebiliyor ama engelleyemiyordum. Kendimi öldürme isteğim artıyordu. Ve krizler devam ediyordu. Artık düşünce ve duygularımı yönetemiyordum. Annem ve erkek kuzenim, benim cinlendiğimden şüphelendiler. Kriz geçirirken Allaha ve dinine küfrettiğimi, gözlerimin bebeklerinin açıldığını ve karardığını göz beyazlarımın kızardığını ve sesimin değiştiğini söyleyerek konuyu 4 hocaya açmışlar. Aynı anda.

2023 Kasımında bir kere kriz halimde değilken. Kendi kontrolümü tamamen kaybetmiştim. Neyi niye yapıyorum bilmiyordum. Bir kemer ile kendimi asmıştım hangi motivasyon ile nasıl yaptım hatırlamıyorum, kemer bir koltuğun demirinden dolanıp boynuma asılmıştı. Nefes alamazken kendime geldim boğuluyordum, sanki sırf boğazım değil ciğerlerim de sıkılıyor gibiydi. Annemlerin sesini duydum. Ama konuşamadım. Kapıya vuruyor ağlıyordu. Bayıldım. Gözlerimi açtığımda babam kapıyı çekiçle kırmıştı, annem beni tokatlıyor hıçkıra hıçkıra ağlıyordu, o hıçkırıkları ağlama ve feryadı hiçbir zaman unutamıyorum.

Sonra en büyük krizimi geçirdim. Gelene geçene saldırıyormuş, beni neden bırakmadınız, neden ölmedim diye bağırıp saldırıyormuşum. Evde amcamlar, kuzenlerim ailem vardı. Beni 3 erkek 3 kadın tutamamış zapt edememişlerdi. Ambulansı çağırmışlar. Gözümü psikiyatri servisinde açtım. Günde iki saat zamanım vardı. 1 hafta orda yattım ama yatarken birşey oldu. Hoca beni ilk kez aradı. Kardeşim üzerinde çalışıyorum. Dayan çözülecek, sen soru sorma, öğrenmeye çalışma dedi. Sadece dediklerini yapmamı söyledi bana iki rekatlık bir namaz kılmamı söyledi. Bildiğim namazlar gibi değildi. Uzuncaydı. İlk kez orada sordum nefsime. Sen ne yaptın diye. Besmele çekmek bile başta çok ağırdı. Sonra ağladım. İçim boşalmıştı. Alışamayarakta olsa, namazı kıldım, ve o gece boyunca hoca uğraşmıştı. Uyudum ilk kez huzur içinde uyandım. Oradan çıktım. Ama olay çevremde duyulmuştu. Herkesin bakışı değişmiş herkes bana sakat gözüyle yaklaşıyor. Beni deli sanıyorlardı. Artık sağlıklıydım ama ne anlamı vardı. En dibteydim.

Önce okuldan sonra arkadaşlarımdan , 1 sene yinede ilaç kullandırttılar. Düzeldim. Düzeldim düzelmesine ama bedenim hasarlıydı, ruhum hasarlıydı, kız arkadaşım terk etti. Okulu bıraktım. Arkadaşlarım aramadı. Ailem dağıldı, boşandılar. O zaman gerçek bir dostum kalmadığını sanmıştım. Ta ki 2 sene sonra bu haftalarda. Dostumu tekrar bulana dek.

Hastaneden kurtulduğumda bu sefer anksiyete ve depresyonla eve hapsoldum, dostum yoktu. Evde gün boyu yatardım. Hiçbirşeye inanmazdım hala. Yorulmuştum düşünmekten. Eve kapandım. artık genç olmuştum ama nasıl bir genç. Ergenliğin hataları beni mahv etmişti. Amacım yoktu. Dermanım yoktu. İlaçları bıraktıktan sonra beynimdeki dumanlar temizlenmeye başladı. Kendi halimde birşeyler yapmaya yeniden doğmaya çalışıyordum.

Her zamanki gibi günler gelip geçerken, geçen hafta, gece yarısı yine uyanıkken youtubeda bir ayet çıktı karşıma, net ayet numarası hatırlamıyorum şuan, ama ayet şunu diyordu,

‘kendi nefsine aşırı giden kullarım Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin’ o an gönlümden aklımdan kalbimden birşeyler döküldü, gece yarısı sigara elimde mutfakta oturup ağlamaya başladım. Ağlamam durmuştu ama kalbim de alev gibi yanan birşey vardı, vesvese ile nefsim diyordu ki, olur mu hiç tekrar islama mı inanacaksın, bu mudur doğru, bu mudur hak.

Kalbim hak budur, hak budur diye haykırıyordu, o gece hiç uyuyamadım, kuran meali açtım okudum, kuran delilleri videoları izliyordum, kalbim diyordu ki, sen içten içe neyin hak olduğunu biliyorsun neye inad halen araştırıyorsun. İman edeceğimi biliyordum ama hakiki olsun istiyordum. O gündüzüm kuran okuyup ağlayarak geçti. Geceye doğru uyku çok bastırdı çünkü uzun süredir uyumamıştım. Erkenden uykum gelince kendime dedimki, artık direnmenin bir manası yok. Eşhedü en La-İlahe İllAllah ve eşhedü enne Muhammedun abduhu ve rasuluh. O gece bebek gibi uyudum.

Geri döndüm ya Rabbim. Uyandığımda kuranı düzenli okuyabilmek öğrenebilmek için plan yaptım, sonra dedim ki iki rekat tevbe namazı kılayım. Girdim gusl abdesti aldım. Çıktım namaza durdum.
Burası benim için en duygulandıran kısım, namazda kevser suresini bile tam okuyamadığımı farkettim, o kadar zaman sonra unutmuştum düzgün namaz kılmayı dualar yoktu aklımda, namaz nasıl kılınır hatırlamıyordum, kalbimden allahım hatalarımı kabul et diyerek, iki İlham suresi ile iki rekat tevbeyi bitirip secdeye kapandım. Gözyaşlarım seccadeyi ıslamıştı, ne kadar ağladım hatırımda yok, içimi yakan şu düşünceydi, ben neler yaşadım da bu seviyeye düştüm, o gün namazlarımı kılmaya çalıştım doğru ve yanlışlarımla, fil, maun, kevser, felak, nas, ihlas, surelerini ve namaz dualarını tekrar ezberledim ağlayarak.
Gece yatağa uzandım elimi kalbime koydum, dedimki imanım artık eskisi gibi kalbimde neden hissedilmiyor, kalbim ne kadar kirlenmiş, ben ne pis aşağılık bir varlık olmuşum. Dedim yine ağladım. Acaba şehadetimi Allah kabul etmedi mi diye düşünüyordum, namaza kurana devam ediyorum, öğreniyorum şuan. Pişmanım çok pişmanım ama artık yeni bir sayfa açmak ömrümün geri kalanında sabit iyi bir müslüman olmak istiyorum. Çok günah işledim, en çok içimi acıtan kısım, geçmişimde rasulullah efendimize ve dine, Allaha kin besledim, onlara kalbi sızlatacak laflar sarfettim, şirk koştum, şeytanı, yaratılmışların en aşalığını ilah edindim.
Affedildim mi affedilmedim mi öğrenmek istiyorum.

Bilgi sahibi olan abi ablalarımdan yardım istiyorum. 5 sorum var.

-Ben uzun bir süreden sonra dine döndüm, şehadet edenler için geçmişleri silinip yeni bir sayfa açılır, tüm günahları silinir derler, ama ben zaten müslümandım küçükken. Bu benim içinde geçerli olur mu.
-İmanımın kalbimi kuşattığını, Rabbim tarafından da sevildiğimi hissedemiyorum. İmanım bundan sonra güçlü sağlam olsun. Birdaha sarsılmasın, kalbimin kiri sökülüp atılsın istiyorum, ne yapayım, ne yapmam ne etmem gerek, bir dua bir yol yok mu.
-Gerçekten affedildiğimi ve imanımın kabul edildiğini nasıl anlayabilirim.
-Bundan sonra hayatımı nasıl bir çizgide yaşamalıyım. Allahın merhameti ve rahmetinden nasiplenmek istiyorum.
-Son sorum ise işin ehli abi ablalarım içindir, bu hep içimde bir merak ve acaba olmuştur, olayların yaşandığı dönemde hoca ve ailem benden gizlemişti, ne olduğunu neden nasıl olduğunu söylememişlerdi, sadece ailemden şunları duydum, ‘musallat yok korkutmuşlar… hoca öldürdüm demiş.. çocuğa konu açılmasın dedi.. vs.’ bu nedir, ne yaptım da başıma geldi, hangi hatam yüzünden ne yaşadım ben o olaylar neydi.

Sorularım bunlar, çok uzun yazdığımı biliyorum, affınıza sığınıyorum, özür dilerim. Bana eşlik ettiğiniz için de şimdiden cevap ve fikirleriniz içinde teşekkür ederim abi abla ve kardeşlerim, Selamün Aleyküm.
"Kim kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur." (Nisa, 4/110)

Canım kardeşim yaşın çok küçük, bazı durumlar yaşamışsın. Hayat bir sınav önemli olan ders çıkarabilmek yanlışlar’dan dönüp, dosdoğru olmak Allah yolun’dan ayrılmamak. Peygamber efendimizin öğrettiği gibi yaşamak.

Çok şükür sen tövbeni yapmışsın, biliyorsun Şeytan tuzaklar kuruyor, insanı cehenneme attirmak icin her yolu deniyor…

Fatır süresi 6. Ayet

Kuşkusuz şeytan sizin düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman edinin. O kendisine uyanları alevli ateşin halkından olmaya çağırır.

Dikkat et , uyanık ol, nefsin ile mücadele et, nefsini şımartma, Temiz yaşa, namazlarina ve ibâdetlerine devam et..

İnşaAllah güzel günler göreceksin.
Kendin için, ailen için, bu ülke için, islam için güzel şeyler yapacaksın sen bize lazımsın, gençler bizim geleceğimiz…
Pozitif ol, Allah’tan C.C her zaman ümitli ol, ümidini, yaşama sevincini kaybetme.
Yolun, Bahtın açık olsun. Allah C.C bu dünyanı’da ahiretini’de hayr etsin. Îmânını ilmini artırsın.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08.04.26, 12:44
Acemi
 
Üyelik tarihi: 05.04.26
Bulunduğu yer: sivas
Mesajlar: 3
Forum Puanı: 93
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
BAKARA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sondan bazı yerlerini okuyamadım çok üzüldüm senin adına Kardeşcağzım.
Bende senin yaşadığına benzer şeyler yaşadım ve bende ilk musallatımı lisede kapmıştım.
Rabbime isyancı olmuştum.
Tanışmadığım büyücü satanist pagan kalmamıştı.
Onlarda sanki beni bekliyormuş gibi aldılar hemen beni aralarına.
Ben Allaha inanıyordum ama çok kırgındım o dönemler. Lise 1 ilk dönemde babaannemi kaybettim, sevmediğim okulda sevmediğim bir mesleği okumaya zorlandım.
O dönem çok sıkıntı çekmiştim bende bu davet işleriyle uğraştım.
Sen sinir krizi geçirmişsin ama bende kibir vardı.
Musallat bana kibir veriyordu öyle şeyler yaşadımki akıl alır gibi değil.
Çok anlatma gereği duymuyorum.
Beni bu ilimle bu musallat tanıştırdı.
Yani yaşadıklarıma bir cevap ararken havvas ilmi tabiri ile karşılaştım araştırdıkça bir çok hoca ve bir çok üstad tanıdım. Kitaplar okudum okuduğumla amel ettim. Varlık artık beni kibirle azdıramayacağını anlayınca bu sefer saldırmaya başladı. Ama sami hocamın bakımından sonra bir den durdu her şey.
Artık musallatı neredeyse hissetmiyorum bile.
Sadece tuhaf rüyalar görüyorum o da çok normal benim için. Şu zamana kadar belki 2-3 kere güzel rüya görmüşümdür gerisinin hepsi akıl oyunlarıydı böyle tabir edeyim.
Sende bir musallat varmıdır bilmem ama yaşadığın şeyler yaptığın davetlerle ilgilidir diye düşünüyorum bendede öyle olmuştu çünkü.
Davet yaptıktan sonra gelen giden olmadı diye kalkıp gidiyoruz geleni görmüyoruz bu sefer başımıza tebelleş ettiriyoruz.
İlk bir kaç gün hiç bir şey olmuyor her şey normal ama bir kaç hafta yada bir kaç ay sonra musallat kendini belli etmeye başlıyor.
Kendi hayatımı anlatmaktan çok bıkkınlık geldi
Ama şunu söyleyeyim rabbim beni affettiyse senide affeder . Kalbini ferah tut yaptığın bu hatadan dolayı rabbine pişmanlığını göster

Selamün Aleyküm, siteye çok alışık değilim umarım doğru yere yazıyorumdur. Bende o davetlerden kaptım diye düşünüyorum, hoca musallat değil diye aileme söylemiş, ne kadar doğru bilmiyorum ben merak edip sorduğumda, "sen kimsin, bilsen ney yapabileceksin, bir daha araştırma sorma" demişti. Bahsettiğiniz sık kabus görme olayı bende de vardı. Geçip gittiyse Allah sağlığınızı daim etsin. Ama bunca zaman hep geçiştirildim.

O yüzden hep merak kaldı o bende. İman konusunda sanki kalbim balçık tutmuş gibi hissediyorum. Allah'ın merhameti sonsuz, sadece namazdan, okuduğum dualardan o feyzi, manevi lezzeti eskisi gibi alamıyorum, bir salat getirdiğimde ister istemez Allah rasülüne selam gönderirken aklıma onun yüzüne nasıl bakacağım, nasıl onun ümmetindenim diyeceğim diye sorular geliyor. Belki buda Allah'tan bir imtihan yada uyarıdır, belki cezadır. İmanın kuvvetlensin diye sık sık saymadan la ilahe illallah zikri çekiyorum. Teşekkür ederim. Allah razı olsun

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 08.04.26, 12:53
Acemi
 
Üyelik tarihi: 05.04.26
Bulunduğu yer: sivas
Mesajlar: 3
Forum Puanı: 93
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
BAKARA Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sondan bazı yerlerini okuyamadım çok üzüldüm senin adına Kardeşcağzım.
Bende senin yaşadığına benzer şeyler yaşadım ve bende ilk musallatımı lisede kapmıştım.
Rabbime isyancı olmuştum.
Tanışmadığım büyücü satanist pagan kalmamıştı.
Onlarda sanki beni bekliyormuş gibi aldılar hemen beni aralarına.
Ben Allaha inanıyordum ama çok kırgındım o dönemler. Lise 1 ilk dönemde babaannemi kaybettim, sevmediğim okulda sevmediğim bir mesleği okumaya zorlandım.
O dönem çok sıkıntı çekmiştim bende bu davet işleriyle uğraştım.
Sen sinir krizi geçirmişsin ama bende kibir vardı.
Musallat bana kibir veriyordu öyle şeyler yaşadımki akıl alır gibi değil.
Çok anlatma gereği duymuyorum.
Beni bu ilimle bu musallat tanıştırdı.
Yani yaşadıklarıma bir cevap ararken havvas ilmi tabiri ile karşılaştım araştırdıkça bir çok hoca ve bir çok üstad tanıdım. Kitaplar okudum okuduğumla amel ettim. Varlık artık beni kibirle azdıramayacağını anlayınca bu sefer saldırmaya başladı. Ama sami hocamın bakımından sonra bir den durdu her şey.
Artık musallatı neredeyse hissetmiyorum bile.
Sadece tuhaf rüyalar görüyorum o da çok normal benim için. Şu zamana kadar belki 2-3 kere güzel rüya görmüşümdür gerisinin hepsi akıl oyunlarıydı böyle tabir edeyim.
Sende bir musallat varmıdır bilmem ama yaşadığın şeyler yaptığın davetlerle ilgilidir diye düşünüyorum bendede öyle olmuştu çünkü.
Davet yaptıktan sonra gelen giden olmadı diye kalkıp gidiyoruz geleni görmüyoruz bu sefer başımıza tebelleş ettiriyoruz.
İlk bir kaç gün hiç bir şey olmuyor her şey normal ama bir kaç hafta yada bir kaç ay sonra musallat kendini belli etmeye başlıyor.
Kendi hayatımı anlatmaktan çok bıkkınlık geldi
Ama şunu söyleyeyim rabbim beni affettiyse senide affeder . Kalbini ferah tut yaptığın bu hatadan dolayı rabbine pişmanlığını göster
Alıntı:
Erca Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
"Kim kötülük işler veya kendine yazık eder de sonra Allah'tan bağışlama dilerse, Allah'ı mağfiret ve merhamet sahibi olarak bulur." (Nisa, 4/110)

Canım kardeşim yaşın çok küçük, bazı durumlar yaşamışsın. Hayat bir sınav önemli olan ders çıkarabilmek yanlışlar’dan dönüp, dosdoğru olmak Allah yolun’dan ayrılmamak. Peygamber efendimizin öğrettiği gibi yaşamak.

Çok şükür sen tövbeni yapmışsın, biliyorsun Şeytan tuzaklar kuruyor, insanı cehenneme attirmak icin her yolu deniyor…

Fatır süresi 6. Ayet

Kuşkusuz şeytan sizin düşmanınızdır. Öyleyse siz de onu düşman edinin. O kendisine uyanları alevli ateşin halkından olmaya çağırır.

Dikkat et , uyanık ol, nefsin ile mücadele et, nefsini şımartma, Temiz yaşa, namazlarina ve ibâdetlerine devam et..

İnşaAllah güzel günler göreceksin.
Kendin için, ailen için, bu ülke için, islam için güzel şeyler yapacaksın sen bize lazımsın, gençler bizim geleceğimiz…
Pozitif ol, Allah’tan C.C her zaman ümitli ol, ümidini, yaşama sevincini kaybetme.
Yolun, Bahtın açık olsun. Allah C.C bu dünyanı’da ahiretini’de hayr etsin. Îmânını ilmini artırsın.
Amin. Güzel dua için teşekkür ederim. Bugünüm ve geleceğim için şükürler olsun umutluyum. Namaza alışmaya kuran okumayı aksatmamaya kişisel hayatımı da bir düzen çerçeve içine sokmaya çalışıyorum. Ben geçmişimi unutamasamda umarım Allah nezdinde o geçmişim silinmiştir. Çok uzun bir metin yazmıştım, içimi döktüm bir yandan. Okuyup cevapladığınız içinde ayrı teşekkür ederim Allah razı olsun. Selamün Aleyküm.

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08.04.26, 16:28
BAKARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 04.03.26
Bulunduğu yer: yaşamıyor
Mesajlar: 1,487
Forum Puanı: 432
Etiketlendiği Mesaj: 91 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
barnaba Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamün Aleyküm, siteye çok alışık değilim umarım doğru yere yazıyorumdur. Bende o davetlerden kaptım diye düşünüyorum, hoca musallat değil diye aileme söylemiş, ne kadar doğru bilmiyorum ben merak edip sorduğumda, "sen kimsin, bilsen ney yapabileceksin, bir daha araştırma sorma" demişti. Bahsettiğiniz sık kabus görme olayı bende de vardı. Geçip gittiyse Allah sağlığınızı daim etsin. Ama bunca zaman hep geçiştirildim.

O yüzden hep merak kaldı o bende. İman konusunda sanki kalbim balçık tutmuş gibi hissediyorum. Allah'ın merhameti sonsuz, sadece namazdan, okuduğum dualardan o feyzi, manevi lezzeti eskisi gibi alamıyorum, bir salat getirdiğimde ister istemez Allah rasülüne selam gönderirken aklıma onun yüzüne nasıl bakacağım, nasıl onun ümmetindenim diyeceğim diye sorular geliyor. Belki buda Allah'tan bir imtihan yada uyarıdır, belki cezadır. İmanın kuvvetlensin diye sık sık saymadan la ilahe illallah zikri çekiyorum. Teşekkür ederim. Allah razı olsun
O geçiştirilmeleri hiç sorma valla.
Benim çalmadığım kapı kalmamıştı.
Çok ilim ehli insanla tanıştım saysam 10’un üzerinde hocaya yazmışlığım vardır.
Adamlar bakım için bilgilerimi aldılar geri dönüş yapmadılar. kimi seni başka birine yönlendireyim sana o yardımcı olabilir dedi. Kimi direk engelledi kimi geri dönüş yapmadı.

Sen ümidini kesme kardeşim.
Rabbim samimi tövbeleri kabul eder.
O çok bağışlayandır çok merhamet edendir.
Yarabbi beni affeyle de devamlı.
Kalbin böyle ferahlar.
Tövbe yada estağfirullah zikri kişiyi affettirir ama kalp tatmin olmuyor ferahlamıyor tecrübe ettim.
La ilahe illallah zikride bir aralar virdimdi.
Gece uykundan uyan sayı gözetmeden ağır ağır içten bir şekilde zikrini yap kalpten söyle.
Bana çok feyz gelmişti.
Onun açamayacağı kapı yoktur.
Günahından ötürü pişman ol her daim ama bu pişmanlık şeytanın işine yarayacak bir hale dönmesin seni ibadetten uzaklaştırmasın

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Letaifler, Letaiflerin Görevleri, Letaif Zikri (Zikr-i Letaif) Sin Tasavvuf & Tarikatler 19 05.09.25 21:21
Yaradılış Celil Derin Konular & Beyin Fırtınası 2 08.04.24 00:11
Rabıta Nedir - Dinde Rabıta - Rabıta Sakıncalımıdır Sin Tasavvuf & Tarikatler 20 18.05.21 15:20
insan varlığının yardımcı varlığı nerededir? Fark Kadim Bilgelik 0 25.06.19 10:32
Esma-i idrisiyye Lokman Esmai idrisiyye 12 15.06.18 21:00


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:35.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com