![]() |
Ebedi yokluk mu ebedi cehennem mi daha kötü?
Selamün aleyküm. Said Nursi Hazretleri Asayı Musa kitabında ebedi yokluktans ebedi cehennemin daha iyi olduğunu söylüyor. Sizn düşünceleriniz nelerdir?
|
Bilmem ama yoklukta yinede mevcut arzuların isteklerin var derim. Ve bunlar karşılıksız kalır çünkü yoklukta bunları tatmin edecek hiçbir şey yok derim. Nefsin seninle o yoklukta. Ruhun seninle o yoklukta.
Şimdi ruhun hasreti Rabbimizdir. Islah olmayan bir nefsin arzu ve istekleri ise masiva. Böyle ruh ve nefse sahip insan belki bu iki zıt mana ile epey çelişkiye düşer. Nefsini ıslah etmiş bir insan, ruhunuda nurla besleyerek, ikisinide ilahi nurun feyzine kaptırmış ve böylece bu ikisinin arzu istekleri denklemdedir derim, yani çelişki çatışma olmaz. Olmazsa da yoklukta yine tatmin olamazlar belki, çünkü ileri makamlara,nurani ve ilahi muhabbete bile yer yok olursa bu yoklukta, buda çok çarpıcı idir,derim. Said Nursi ksa, nasıl tarif etmiş? |
Alıntı:
hz. peygamber sav. miraçta cehennemi gördüğünde azametinden ve dehşetinden ümmetinin bu azaba zor katlanacağını söylemişti. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Hattâ Onuncu Söz'de işaret edildiği gibi, bir zaman -küçüklüğümde- hayalimden sordum: "Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa bâki fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?" dedim. Baktım, ikincisini arzulayıp birincisinden "ah" çekti. "Cehennem de olsa beka isterim" dedi. Asa-yı Musa - 40 Sonsuzluk arzusunun cehennem dahi olsa insanda baskın olacağını söylüyor benim anladığım kadarıyla. Tamamen yok olmaktansa cennet veya cehennem, ikisinden birinde bulunacak olmak yok olmaktan daha evla görülüyor insan evladı için. Bu da Allah'ın rahmeti, sonsuz şekilde yok etmiyor yarattığını. Ama insan cehenneme girince ne diyecek onun hakkında bir ifade var mı, yok burada. Dünyadaki aklımızla düşünüğümüzde böyle bir durum olduğunu izah etmiş Said Nursi Hz.leri. |
Alıntı:
Hiçlikte arzu yoktur ki zaten her şey yoktur zaten. Neden istekler arzular var dediniz anlamadım. Biz zaten mahlukat olarak hiç değil miydik? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
(Allahu Teala peygamber sav efendimizin nurundan, levfu mahfuzu, kalemi, arş,.. Sonra maddi alemi, gök ve yer, yedi kat sema,...adem as. yarattı elbet) Yani bedene gelmeden, ruhlar aleminde iken, dünyaya doğmadan evvel, o hiçlik âleminde idik. Hiçlik denilen şeyi , Rabbimiz herşeyi yaratmadan evvel dersen, o Allah'a mahsus tek,bize değil. |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
diğeri öbür tarafta yok olmak yani bir nevi toprak olmak yani hiç olmakla yok olmak çok farklı mertebeler... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Maddiyat sonradan yaratıldı dedim, maddiyattan evvel ruhlar, ondan evvel kalem ve ilk peygamber sav efendimizin nuru yaratıldı dedim, bunların hiçbiri ezeli değil ki,bu saydıklarım. Maddiyattan evvelki durumda bedenimiz yok idi bunu kastettim o hiçlik manasında. Yani sen doğmadan evvel maddi bedenin henüz yaratılmamış tı, maddi olarak hictin. Bu durumu izah ettim. Ezeli olan sadece Allah'tır evet. Ama Allah herşeyi sırasıyla yarattı. Yani bir kabtan diğer kaba geçtin. İnsan ezeli olmadiğindan dolayı, said Nursi ksa hzleri hiçlik derken, evvelki kabımızı/şeklimizi kastdetti demek istedim. Yoksa nolabikirki yani?! Tasavvufi hiçlik, enaniyetten sıyrılmak olsa gerek. Hem sen ben ezeli olmasakta, yinede ebediyiz. |
Alıntı:
Yada hayvanlar gibi yok olup, hiç olmak. |
Yada hayvanlar gibi mahşerde hesablaştıktan sonra yok olup, hiç olmak, kaybolmak. Bu duruma tepki verir enaniyet.
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam, meleklerde enaniyet varmı?
Bir sohbette denilmiş: Cebrail as dan evvel daha başka Cebrail as'lar yaratılmış,Allah hepsini yok etmiş. Son bizim Cebrail as aynı durumda iken, Hz Ebubekir rah bu Cebrail as'ın sırtına vurmuş ve Cebrail as'a demiş: Enaniyet,enaniyet. Bunun anlamı nasıl acaba?! |
Alıntı:
|
Alıntı:
cebrail as. hz ebubekiri imtihan etmek, ona Allah CC selamını iletmek, hz peygamber sav. yanındayken tecelli etmek gibi bazı zamanlarda ona görünmüştür , fakat sırtında vurdu enaniyet dedi gibi bir şey ben hiç duymadım... Alıntı:
|
Cebrail (a.s.)'ın Hocası
Birgün Server-i Enbiyâ 's.a.v.' mescidde oturmuş idi. Cebrâîl aleyhisselâm geldi. Sultân-ı Enbiyâ, hazret-i Cebrâîl ile söyleşirdi. Eshâb-ı kirâm mescide gelip, Seyyid-i kâinâtı meşgûl görüp, bildiler ki, hazret-i Cebrâîl ile söyleşir. Sükût edip, oturdular. O sırada hazret-i Alî 'r.a.' içeri girip, selâm verip, yerine oturdu. Hazret-i Osmân 'r.a.' gelip, selâm verip, yerine oturdu. Sonra Ebû Bekr 'r.a.' gelip selâm verdikde, hazret-i Cebrâîl aleyhisselâm ayak üzerine kalkdı. Sultân-ı Enbiyâ hazretleri de ayak üzerine kalkdı. Eshâb-ı kirâm, Server-i kâinâtı ayak üzere kalkdığını görüp, hepsi ayağa kalkıp, hayret etdiler. Zîrâ Fahr-i âlem, Eshâb-ı güzînden kimseye ayak üzerine kalkmamışdır. Sonra bu husûsu, hazret-i Resûl-i ekremden sordular. Buyurdular ki: - Ebû Bekr-i Sıddîk mescide girip, selâm verdiği zemân, Cebrâîl aleyhisselâm Ebû Bekr-i Sıddîka ta'zîm için ayak üzerine kalkdı. Ben de ayak üzerine kalkdım. Sonra, yâ kardeşim Cebrâîl, Ebû Bekre ne için ta'zîm etdiniz, diye sordum. Dedi ki: - Yâ Resûlallah! Ebû Bekre ta'zîm bana vâcibdir. Zîrâ Ebû Bekr benim hocamdır. Ben sordum, - Neden dolayı hocandır. Cebrâîl aleyhisselâm dedi ki: - Yâ Muhammed 'sallallahü aleyhi ve sellem'! Hak Sübhânehü ve teâlâ, Âdem aleyhisselâtü vesselâmı yaratdığı zemân, meleklere, hazret-i Âdeme secde ediniz, diye emr etdi. Benim hâtırıma geldi ki, secde etmiyeyim. Ben ondan efdalim. Zîrâ ki, o balçıkdan yaratılmışdır, dedim. Bunun üzerine olmağa niyyet eyledim. O zemân ki, Ebû Bekrin rûhu arş altında nûrdan bir köşk içinde idi. Köşkün kapısı açıldı, Ebû Bekrin rûhu çıkdı. Bana dedi ki, - Yâ Cebrâîl secde eyle. Sakın muhâlefet etme. Bunu üç kerre tekrârladı. Arkama üç kerre eliyle vurdu. O sırada kalbimden kibr ve enâniyyet ve inâd gitdi. Âdeme secde eyledim. Benden kibr ve enâniyyet, iblîse intikâl edip, Âdeme secde etmedi. Ebedî tard edilip, mel'ûn oldu ve ben de ebedî se'âdete kavuşdum. Yâ Muhammed 'sallallahü aleyhi ve sellem'! Ebû Bekr bu şeklde bana hoca olmuşdur, dedi. Kaynak: Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin, Sayfa 479 [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
MENÂKIB-I ÇEHÂR-YÂR-İ GÜZÎN (ŞEMSÎ)
menakıb-nâme Şemsî, Şemseddîn Sivasî (d. 926/1520 - ö. 1006/1597) ISBN: 978-9944-237-87-1 Şemseddîn Sivasî’nin Menâkıbu'l-Hulefâ, Riyâzu'l-Hulefâ'ir-Râşidîn adlarıyla da bilinen, çoğunlukla dört halifeyle ilgili menkıbelere yer verdiği eseri. Eser 8 Cemaziyelevvel 989/10 Temmuz 1581'de tamamlanmıştır. (Kılıç 2010: 174) Eserde dört halifeye ek olarak aşere-i mübeşşere, ehl-i beyt ve sahâbîlerle ilgili menkıbelere de yer verilmiştir. Bunun yanında eserde Hz. Peygamber'e ümmet olmanın fazileti konusunda da bir menkıbeye yer verilmiştir. 12 bâbdan müteşekkil olan eser toplamda 412 menkıbe ihtiva etmektedir. Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali menkıbeleri yanında aşere-i mübeşşere, ehl-i beyt ve bazı sahâbenin ve Hz. Muhammed’e ümmet olmanın faziletleri hakkında menkıbeler de mevcuttur... [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Kitabı kendim okumadım. Şimdi internetten o bahsettiğim sohbetteki menkibeyi buldum. İşte bu eserde yazılı imiş. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
[QUOTE=PanterOLog;705484]Senin azami merakın var, öyle gördüm. Hiç Düşündünmü, cennete doğacak insanlar varmı? Eğer var ise, bu insanlar ozaman hiç imtihan dünyasından geçmemiş olacak. Acaib bir fikir bu. Bizim bahsettiklerimizi hiç yaşamamış görmemiş bilmez bir insan, ne anlatıcan ne görüşecek isin ne paylaşıcan bu insanla? Eğer cennete evlenir çoluk çocuğun olursa aynen sulalen belki hep senin amel defteri okucaklar, sen onlara aksakal dede olmaya çalışacan gibi birşey yaşican. Tuhafıma gidiyor gerçi.[/QUOTE
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Daha ileride, o cennete doğan nesline cennetin duvarında yazılan ayetlerine anlamını senin dünya hayatından misaller aktarıcağsın onlara. (Eğer cennette en küçük verilen yer, dünyanın 10 misli kadar ise), ozaman hepsi orada yuva kuracak, senin gezegeninde. Birşey bir nesiller yetişecek orada senin hayat dizini, dünyada ettiğin adımlarını birebir öğütler ile onlara izah edecen. @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:52. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com