![]() |
Uzaylılar Var mı
Havas ilimlerinde cinlerden meleklerden haber alan insanların aktardıklarına vs göre diğer milyonlarca ışık yılı uzaklardaki yerlerde farklı canlılar var mı acaba böyle bir bilgiye sahip miyiz
|
Alıntı:
|
Maneviyat kısmını hocalarımız bilir ama işin kimya, biyokimya kısmına gelecek olursak karbon elementinin çok aktif bir atom olmasından dolayı fazlaca bağ kurabiliyor, bir gezegende sıvı su, ılıman iklim , uygun atmosfer gaz kompozisyonu ve bir güneş varsa ki bu bizim galaksimizde bile milyonlarca var hayat başlatma potansiyeli çok yüksek, tabi bu bizim bildiğimiz karbon temelli yaşam için geçerli, mantıpımızın dışında çok farklı yaşam şekilleri ve farklı zihin motivasyonları olan yaşamlarda olabilir.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Gezegen ya da galaksi kümeleri olarak adlandırdığımız her yerde Allah nurunu yeşertmiştir, bu bir varsayım evet, ama çok güçlü bir varsayım. Düşün ki, çok büyük bir ustasın, yeteneklisin, ama sadece çivi çakıyorsun. Olur mu? Elbette ki olmaz... Biz insanlar yerleri biliriz, gökleri biliriz... Arasında olup biteni el-Alim olan Allah bilir. O sadece Ol der, oluverir... Bundan gayrısı biz acizlere göre Sırdır. |
Naim bin Hammat hazretleri (Tabiin'lerden, İmam Buharının hocası)
Yahudiler Uzaylıarı ve kaf dağını sordular.Pegamberimize cevapladı.CABLUKA VE CABLUSA uzay şehirleri [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Arş Kürsi yazılan yerde 8 cennet, yukariki kısım.
Aşağı kısım ise cehennem der hoca videoda. Gezegenlerin çemberlerinde, melek ve peygamberler var der. İsa as 4.katta der, yani herhalde harba çemberinde der hoca. Her çemberde değişik melek, değişik canlılar var der. Cabluka ve cablusadaki canlılara ulaşmak mümkün değil demiş Resul sav,Hz Ali rah'a. 3 ay karanlıktan geçmek icab eder imiş,yani imkanımız yok imiş oraya bizim ulaşmamız, onların bize ulaşması aynen mümkün değilmiş. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
futuhatı mekkiye 1. cilt |
Alıntı:
|
Alıntı:
Yani tüm kitab uydyrmamı yerinde alimlerin mevzudaki görüşü? Çünkü hoca o eserden gündemdeki dünya çapındaki gelişmeleri düpedüz takip ediyor. Gündemde olan Kıyamet alametlerini peşpeşe gösteriyor, 2 seneden beri. Hata payı olmaksızın dünya olaylarını sıralıyor evvelinden. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ek olarak, görüntüde herşeyi saran "yılan" Araf suresi 156'ncı ayete ters düşmektedir. Ayette Allah'ın rahmetinin herşeyi çepeçevre sardığı belirtilir. Yılan neden herşeyi sarmıştır? Nereden çıktı ve kaynağı nedir? |
Alıntı:
Kardeş sen de uzayda yaşanıyor musun ? Dünya da uzay içersinde ya hani?... |
Alıntı:
Şu kaynaktan bak: Naim bin Hammat hazretleri (Tabiin'lerden, İmam Buharının hocası) Yahudiler Uzaylıarı ve kaf dağını sordular.Pegamberimize cevapladı.CABLUKA VE CABLUSA uzay şehirleri [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] si=6_1aJrwbwwZnxes3 Tabiin'lerden olan bir mübarekten hadisin rivayeti imiş. Bu mübarek tevrattan tahrif edilmemiş kaynakları okumuş ve sahabeler ondan bazı şeyleri dinler imişler. Yahudiler rivayete göre Resul sav 28 sual etmişler. Ayreten bu esnada Resul sav Bu suallerin arasında uzaylılardan anlatmış, Hz Ali rah bu konuyu dahada ince sormuş ve cevap almış. Hepsi bukadar ben bilmem. Yılanı niye ayete bağladın ki?! Aynı yılan arş takı kürsüyü sarmış deniliyor... |
Alıntı:
|
Alıntı:
Şöyle toparlayalım; Paylaştığınız linkteki video ne sizler için, ne buradaki herhangi bir üye için, ne de bu konuyu okuyanlar için bir kaynak DEĞİLDİR. Bizim kaynaklarımız bellidir. Naim Bin Hammat'tan (her ne kadar İmam Buhari'nin hocası olsa dahi) gelen rivayetlerin çoğu münker olarak (reddedilmiş), az bir kısmı (imas'ın dediği gibi) da zayıf kabul edilmiştir. Paylaşılan bilginin sahih mi değil mi olduğundan emin olunmadan, o kadar sahih hadis var iken zayıf ya da reddedilen hadislerin hikayeleştirilip video haline getirilip paylaşılması uygun değildir. Hatta bu tür sayfaların takip edilmesi bize uygun gelmez. Takdir sizin olmakla birlikte, sizin de takip etmenizi tavsiye etmeyiz. Paylaşılan videoda bu tür bilgilerin Tevrat'ın tahrif edilmemiş kaynaklarından ya da yahudi bilginlerden gelmekte olduğu söyleniyor. Tahrif edilmemiş tevrat nedir? Neye göre tahrif edilmediğinden emin olunmuştur? Yahudi bilginleri ne zamandan beri hadis külliyatımıza ekledik? Üstelik Efendimiz tahrif edilmemiş tevrattan nasıl bilgi almış? Videonun 1nci dakikasında İslam'ın gelme sebebinin kitapların tahrif edilmesi olduğunu söyleyip, videonun ortasında bu şehirlerin bilgisinin tahrif edilmemiş Tevrat üzerinden açıklanması anlamsızdır. Bakınız kardeşim fıkhımızda buna israiliyat deriz. Kur'an ile çelişen israiliyati bir bilgi yok hükmündedir. Paylaşılan bilgiler de genel olarak Kur'an ile çeliştiğinden paylaşılan bilgiler YOK hükmündedir. Uranus ve neptünün gezegen olarak görülmemesi zaten gerçeklik ile bağdaşmadığından 7 kat göğün 7 gezegen olarak addedilmesi de belirttiğimiz üzere hatalıdır. Kaynak sahih olsa, Uranüs ve Neptün bunun dışında bırakılır mıydı? Ayrıca Venüs ve Mars arasına Güneş nerden girmiştir? Ayrıyyetten, görselde Arş, Kabe şeklinde gösterilmiştir. Oysa ki Bakara suresi 255'nci ayette Rabbimizin kürsisinin yerleri ve gökleri kapsadığı belirtilmektedir. Dolayısıyla göklerin sınırını bilmediğimiz için kürsiyi yazıp, onun üstüne Kabe şeklinde Arş'ı koyamayız. Biz aciz kullar net şekilde bu bilgilere sahip değiliz. İbni Kesir'de Kürsi'nin Arş karşısındaki büyüklüğü anlatılırken uçsuz bucaksız bir çöle atılmış yüzük parçası kadar olduğu belirtilir. Yani Arş'da kürsiyi sarmaktadır ve bunların hepsini Rabbimizin Rahmet'i sarmıştır. Yine kaynağımız Kur'an'dır, sahih hadistir. Yılandan tekrar bahsetmek manasızdır. Tamamen uydurma bir simge olup "Her Şeyi Saran Yılan" fikrinin İslam akaidimiz ile yakından uzaktan yakından alakası yoktur! |
Alıntı:
Şimdi hatamı anladım sağol, yazık etmişim, okadar kişiye paylaştım yani. Keşke önceden bilseydim, hiçte araştırmadiydim, Mahmud efendinin müridi diye hemen güven bagladiydim. Aaah aah hiç iyi olmadı. Emeğin için teşekkürler. |
Alıntı:
Maalesef, video paylaşımlarında bazen izlenme sayıları artsın, kanalları büyüsün diye dinimizden de gerçeklikten uzak hikayesel şeyler anlatılıyor. Ahir zamandayız, bunu unutmamalıyız... Her türlü bilgiyi zihnimize alırken sorgulama filtrelerimizden geçirmeliyiz ve kaynaklarını sorgulamalıyız. Selametle kal gül1 |
Alıntı:
Iyiki sayende düzelttim hatamı. Çok çok sağol. Rabbim razı olsun senden. |
Merhabâ cânlar :)
Hepinize iyi geçler,kolay gelsin :) Uzayda yaşamın kesince var olduğunu uzay bilimciler artık bildiriyorlar.Bu uzay yaşamının ''İnsân'' biçimliliği ise önemsizdir.Örneğin;bir uzay bioloğu olan Mackey,uzay cânlılarının varlığı,yokluğu üzerine bir kakat(paper) yayınlamıştır ve Titana gönderilen bir sonda,Mackey'nin ön görüsünün doğruluğunu,gerçekliğini kanıtlamıştır,kanıtlandırmıştır.Titanda hidrojen yiyen tek hucreli cânlıların oldukları kesindir. Allâh eyvallâh :) Hakk eyvallâh :) Saygılar,sevgiler cânlar :) |
Alıntı:
Sevgi, saygı bizden. :) |
Tek hucreliyse bakteridir bakteri mi uzaylı ben anlamadım
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Biz boş yapmayız elhamdulillah. Hadi şimdi kaynak ile gidelim. 1- İngilizceniz var ise [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bunu okuyunuz. Yok ise Türkçe halini paylaşıyorum; NASA Astrobiyoloji Enstitüsü Titan ekibinin baş araştırmacısı Mark Allen, Titan yüzeyinde tespit edilebilir asetilen bulunmamasının biyolojik olmayan bir açıklaması olabileceğini söyledi. Allen, Kaliforniya, Pasadena'daki NASA Jet İtki Laboratuvarı'nda görev yapıyor. Allen, bir olasılığın, güneş ışığı veya kozmik ışınların atmosferdeki buzlu aerosollerdeki asetileni, asetilen izi bırakmadan yere düşecek daha karmaşık moleküllere dönüştürmesi olduğunu belirtti. Allen, "Bilimsel muhafazakarlık, biyolojik bir açıklamanın, biyolojik olmayan tüm açıklamalar ele alındıktan sonra son seçenek olması gerektiğini öne sürüyor," dedi. "Olası biyolojik olmayan açıklamaları elemek için yapacak çok işimiz var. Biyolojiden bağımsız olarak, kimyasal bir sürecin bu sonuçları açıklayabilmesi daha olasıdır; örneğin, mineral katalizörleri içeren reaksiyonlar." 2- McKey'in kendi ağzından duymak isterseniz aşağıdaki videoyu dinleyebilirsiniz. Türkçe altyazı da açabilirsiniz. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Videoda bunun yaşamın kanıtı olmadığı sadece bir model olduğu. Yaşam olduğunu netleştirebilmek için daha fazla veriye ihtiyaç duyulduğu anlatılır. Sen şimdi bu yanıttan tatmin olmazsın McKey'in dakika dakika neyi söylediğini de deyivereyim; 25nci dakikada Titan'da canlıların oksijen yerine hidrojen kullanarak enerji elde edebileceğini belirtir. (Yani ihtimal) 30ncu dakikada Eğer Titan'da yaygın bir yaşam varsa, yüzeyde hidrojen, asetilen ve etan miktarlarında anormal bir azalma görülmesi gerektiğini öngördüğünü anlatır. 32nci dakikada Asetilen ve etandaki azalmanın verilerle desteklendiğini ancak en kritik veri olan yüzeye doğru hidrojen akışı bilgisinin sadece bir model hesaplaması olduğunu, doğrudan bir ölçüm olmadığını söyler. 52nci dakikada Asetilen ve etandaki eksikliğin yüzey altı okyanusu veya hatalı kimyasal modeller gibi yaşam dışı sebeplerle de açıklanabilir der. 53ncu dakikada Hidrojen akışını gösteren çalışmanın sadece tek bir modelin sonucu olduğunu ve bu modelin ne kadar sağlam olduğunun net olmadığını vurgular. Boş konuşmayınız, dolu konuşunuz, biliyorsanız anlatınız, bilmiyorsanız susunuz! |
Bey efendi haddınızı,hudûdunuzu bilip tahkîr ve tazyîf etmeye yeltenmeyi bırakın!
Bildiğiniz bir tana bile dil yok! Boş boş,kof kof konuşan sizsiniz!Ucuz ucuz konuşan sizsiniz! Okuduklarınızı anlayamamışsınız,kavrayamamışsınız! Önce Q/F kılavye kullanmayı öğrenin!Kaynakça taramak sizin işleye bileceğiniz bir iş değil! |
Samanyolu galaksisinin bir kolunda, küçücük bir güneş sistemindeyiz. Galaksiden çıksak bile yüz yıllar sürer. Başka galaksiler olduğuna göre belki oralarda hayat da vardır. Kıyamet tüm evrende kopacağına göre, başka galaksilerde birileri varsa onları ancak ahirette görürüz gibime geliyor.
|
Alıntı:
Bildiğiniz bir tana bile dil yok! Boş boş,kof kof konuşan sizsiniz!Ucuz ucuz,bayağı bayağı konuşan sizsiniz! Okuduklarınızı anlayamamışsınız,kavrayamamışsınız! Önce Q/F kılavye kullanmayı öğrenin!Kaynakça taramak sizin işleye bileceğiniz bir iş değil! Sizin bildiğiniz hîç bir konu yok bey efendi!Kendiniz ile beni sakın karıştırmayın! Son uyarım şudur kim benim ile bir kez daha aslâ ve kat'â konuşmayın! |
İlgilenen cânların ''New Scientist'' adlı bilim dergisinde,bilim sitesinde yayınlanmış olan yazıları okumalarını öneririm.
|
Tartışmalarımız hakarete dönüşmesin lütfen.
|
Alıntı:
Hakk Muhammed 'Alî senden râzî olsun :) |
Her meselede olduğu gibi bu meselede de kitap ve sünnete bakmak zorundayız. Aceba Kur’an ve sünnet bu meseleye ne diyor? Uzaylı diye bilinen yaratıklar hakkında Kur’an ve sünnette ufak bile olsa bir iz, bir işâret var mı yok mu?
Kur’an’a baktığımız zaman şu âyetleri görüyoruz: وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” (Zâriyât; 56) Görüldüğü gibi bu âyette iki varlıktan bahsediliyor ki o iki varlık da insan ve cindir. Allah bu iki varlığı da kendisini tanımaları ve kendisine ibadet etmeleri için yarattığını belirtiyor. Bu onların yaratılış gayesidir. Hıcr sûresinde de şöyle buyruluyor: وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍۚ وَالْجَٓانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ “Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. (Cinlerin atası) Cann'ı da daha önce dumansız şiddetli ateşten yarattık.” (Hıcr, 26-27) Yukardaki âyetlerin bir benzeri de Rahman sûresinde geçmektedir. O âyetler de şöyledir: خَلَقَ الْاِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ كَالْفَخَّارِۙ وَخَلَقَ الْجَٓانَّ مِنْ مَارِجٍ مِنْ نَارٍۚ “Allah insanı, pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı. Cânnı da dumansız yalın bir ateşten yarattı.” Bu iki sûrenin âyetlerinde de mükellef olan iki varlıktan bahsedilmektedir ki onlar da insanlar ve cinlerdir. Yâni, Akıllı varlıklar ve mükellef olarak insanın ve cinlerin yaratıldığı beyan ediliyor. Cehenneme girecek varlıklardan bahsedilirken de şöyle buyrulur: لَاَمْلَـَٔنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَع۪ينَ… “Cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağım.” (Secde; 13, Hûd; 119) Yukardaki iki âyette ve daha birçok âyette cehenneme girecek olanların insanlar ve cinler olacağı beyan ediliyor. Melek isminde bir üçüncü varlıktan daha bahsedilir ki bunlarla ilgili belki onlarca âyet vardır. Fakat meleklerde nefis, yeme, içme duygusu, şehvet, erkeklik ve dişilik gibi şeyler yaratılmadığı, günaha kapatıldıkları için mükellef sayılmamışlardır. Her ne kadar Kur’an’da meleklerin neden yaratıldıkları yazmıyorsa da bunu da hadislerden öğreniyoruz. Nitekim bu konuda Hz. Âişe’den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Melekler nurdan, cinler alevli ateşten, Âdem ise size (Kur’an’da) tarif edildiği üzere (balçıktan) yaratılmıştır.” (Müslim, Zühd, 60) Evet, melekler Nurdan, cinlerin aslı, atası yalın ateşten ve insanların aslı, atası ise topraktan yaratılmışlardır. Bu üç varlıktan başka akıllı bir varlıktan bahsedilmemektedir. Şimdi gelelim uzaylılara, bu uzaylı denilen yaratıklar uzaydan dünya semasına kadar geliyorlarsa, uzay aracı gibi çok gelişmiş ve teknik uzay araçları varsa demek ki bunlar da akıllı varlıklardır. Eğer akıllı varlıklarsa bunların da mükellef olmaları gerekirdi ve bunlardan da bahsedilmesi gerekirdi. Madem akıllı varlıklar ise onlar da emir ve yasaklara karşı sorumlu olmaları gerekirdi ve bunun karşılığında da onların kafirleri ve günahkarları cehenneme, Allah’a itaat edenleri ise mükâfât olarak cennete girmeleri gerekirdi. Halbuki cehenneme girecek olan varlıklar olarak sadece insanlar ve cinler belirtiliyor. Dolayısı ile böyle mahlukların varlığından ne Kur’an ne de sünnet bahsetmemektedir. Kaldı ki, teknik bu kadar ileri gitmesine, milyonlarca ışık yılı ötelerini gözetleyebilmelerine rağmen somut bir delilleri yoktur. Sadece iddiâlar vardır. İşte bazısı bir ışık hüzmesi görmüş, bazıları dairemsi uzay araçları görmüş falan filan. Elli seneyi aşkın zamandan beri uzaydaki gezegenlerde hayat izi aramalarına rağmen öyle bir ize de henüz rastlanmamıştır. Bu uzaylılar bu kadar gelişmiş teknolojiye sahip olmalarına, tâ uzaydan dünya semasına hatta dünyaya kadar gelebilmelerine rağmen hiçbir saldırı da yapmıyorlar. Halbuki uzaydan gönderecekleri birkaç füze dünyayı mahvederdi. Bundan dolayı, Kur’an’dan ve sünnetten benim anladığım odur ki, uzaylı diye bir varlık yoktur. Bu iddiâların hepsi de farazâ ve sadece iddiadan öteye geçmeyen şeylerdir. Meselenin özü budur. Selam ve dua ile. |
1400 yıl önceki Dönemin insanına bu bilgi fayda sağlamayacaktı belki de, belki bize de faydası yok, hiç ulamayacağımız bir yerde hayatın (uzaylı) olması dünyadaki kısa ömrümüzde amelimize bir artısı yok.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:01. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com