Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 707294)
davet varsa tütsü vardır, vefk yazılıyorsa tütsü vardır, dua ederken tütsü gerekmez
|
@
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam
Mesela burda düşmana galip gelmek için var bir terkip var
Örnek bir miras meselesi var 3 kardeşler biri erkek ikisi kadın kadinlardan biri aklı selim değil madur madur olan kişiye diğer kız kardeşi bakıyor ve miras hakkinida istiyor ancak erkek rahmetli olmuş çocukları var.. devlete veya kurana göre bölmeyip kendi belirledigi ölçüye göre hüküm vermeye çalışıyorsa baktığı kişiye Allah için değil dünya için bakıyorsa ölen erkeğin çocukları kurandaki hükmü uygulayalım dediğinde karşı taraf kuranla iş yapan mi kaldı biz yapmayız derse..
Devlet 3 paya böler, madurun çocuğu yoksa öldüğünde eşit şekilde kardeşlere böler. Her kardeş eşit pay alır madur kadın ölünce mirası diğer kardeşler arasında eşit pay edilir) bu durumda da erkeğe yarısı düşmüş olur.
Kurana göre erkeğe ise iki pay düşer gerisi iki kadın arasında pay edilir. (Madur Kadın olmesede zaten iki pay erkeğin yani yarısı) ölürse farklı..
Bu uygulamada haksızlığa karşı olan uygulama olan
YİNE ZALİM DÜŞMANA GALİP GELMEK İSTEYENLER ŞU DUAYA DEVAM EDERLER:
Bismillâhir-rahmânir-rahıym.ferdün hayyün kayyûmün hakemün adlün kuddûsün inne hızbellâhi hümül gaalibuun.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
Allah tektir; diridir; her şeyi ayakta tutandır; hüküm sahibidir; adildir; her türlü eksiklikten uzaktır.
Şüphesiz
Allah’ın tarafında olanlar galip gelecek olanlardır.
Şimdi biz Allah tarafindayiz veya nefsimizden öyle biliyoruz
19 kez bu duayı okuyup üzerine kasemini 3-7-21 kez okursa buna bir gün devam ederse sadece
Kasem
Allâhümme innî es-elüke bi-fâ-il ferdâniyyeti, ver-râir-rubûbiyyeti, vedâli devâmiddeymûmiyyeti, ve hâi hayaâtis sermediyyeti, veyai yenâbîul hıkmeti, ve kâfil kudreti, ve yâil yüsrati, ve vâvil vücûdi, ve mîmil mülki, ve hâil hıkmeti, ve kâfil kibriyâi, ve mîmil melekûti, ve aynil ınâyeti, ve dâlid dirâyeti, ve lâmil lutfi, ve kâfil kahri, ve dâlid delâleti, ve vâvid velâyeti, sînis sekîneti* Aksemtü aleyküm eyyetühel ervâhur rûhâniyyetül huddâmi, li-hâzihil esmâil ızâm* İllâ mâ ecebtüm da’veti, ve berertüm kasemî, ve tevekkeltüm bi-kaâi hâcetî, fî külli mâ yerdallâhü teâlâ fîhi salâhu emrî, bi-hakki nûri vechillâhil azîmil a’zam* Ve azametihî ve kibriyâihî aleyküm iz lâ yesıfül vâsifûn* Vef-alû mâ emertüküm bihî, in kâne emrî leküm, ve lasemî aleyküm, fimâ yerdallâhü fakdû hâcetî* Ve in kâne fîmâ Ya’dibullâhu feruddûhâ bi-hakki ismullâhil azîmil a’zami aleyküm ve kudretihî ledeyküm* Ve kâlû semi’nâ ve eta’nâ ğufrâneke Rabbenâ ve ileykel masîr ve hasbunallahi ve nimel vekil. Ve la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyül azim. Ve sallallahü ala seyyidina Muhammed in ve alihi ve sahbihi ecmeinet tayyibinet tahirin. Bi rahmetike ya erhamer rahimin.
Sorum şu: çoğumuz tüm ayetleri ve hükümleri bilmiyoruz icabında kadı değiliz.. bu kasemde yemin ediyor yani derdimize mi yemin ediyoruz burda? Eğer biz bilmeden yanilirsak diye kasemin devamında eğer Allah katında uygun değilse yapmayın diye duaya devam ediyor..
Başımıza haksizsak bir iş gelir mi? Keskin bıçak misali..