Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Karma veya büyük konuşma hakkında (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/104417-karma-veya-buyuk-konusma-hakkinda.html)

Hersyguzelolsun 13.05.26 04:12

Karma veya büyük konuşma hakkında
 
Herkese hayırlı sabahlar. Arkadaşlar ben bişey farkettim. Gençlik yıllarım diyeyim 20-25li yaşlarımda ne konuştuysam hepppppsini ama hepsini yaşıyorum. Ben şöyle yapmam, ben şununla evlenmem, şunu asla giymem hatta şunu yemem dediklerimin bile tam tersini yaşıyorum. İşin garibi de son 1-2 senedir büyük sıkıntılar yaşıyorum. Ve anca farkettim bu durumu. Sanki bir anda her şey tersine döndü karakterim bile hiç olmam dediğim şekilde değişti. Eski kendimi özlüyorum. Öyle özgüvenliydim ki. Boş özgüven de değil bu arada. Ne diyorsam yapardım. Enerjim vardı gücüm kuvvetim vardı. Bi anda bişey oldu alınganlığım zirve yaptı. Herkese kırılır oldum. En ufak olumsuzlukta hayatım rayından çıktı diye çöker oldum. Önceden tamam hallederiz en fazla zaman alır derdim. Ben acaba büyük konuşmalarımın bedelini mi ödüyorum. Şimdi bazen düşünüyorum da çok cahilce konuştuğum şeyler de olmuş. Çok pişmanım ama iş işten geçti mi toparlayabilir miyim bilmiyorum. Bu işin tövbesi, çözümü var mıdır

murakip 13.05.26 15:29

Büyük konuştuğun her şeye Tevbe et, bir de konulara bak Zürriyet Ağacı tövbesi var @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocanın. Onu yap. Şunu yaparım bunu böyle yaparım dediğin her şeyin aslında Allah'ın elinde olduğunun farkına varmalısın ve tekrar böyle konuşmamalısın.

Besa19 13.05.26 17:39

hayırlı günler öncelikle yaşadığın bu farkındalık aslında iyileşme sürecinin ilk ve en büyük adımıdır yaşadığın bu durumu hem islami hem de bilimsel açıdan ele alarak içini ferahlatmak isterim
islami açıdan bakıldığında senin büyük konuşma dediğin durum aslında kınama veya iddialı sözlerin bir imtihanı gibidir peygamber efendimiz bir hadisinde kimi bir ayıbı sebebiyle kınarsanız o hal başınıza gelmeden ölmezsiniz buyurarak insanın başkalarını ya da kaderi küçümsememesi gerektiğine işaret eder yaşadıklarını bir bedel olarak değil bir terbiye ve olgunlaşma süreci olarak görmelisin allah kulunu sevdiğinde onu kibrinden ve büyük iddialarından arındırmak için kalbini yumuşatacak imtihanlar verir bunun tövbesi ve çözümü ise çok basittir kalben geçmişteki o cahilce sözlerin için istiğfar etmek ben acizim yarabbi sen büyüksün diyerek teslim olmaktır tevbe kapısı son nefese kadar açıktır ve samimi bir yöneliş sanki o hataları hiç yapmamışsın gibi seni tertemiz kılar
bilimsel ve psikolojik açıdan ise yaşadığın bu değişim aslında bilişsel bir esneklik sınavıdır 20li yaşlardaki o keskin çizgilerin ve katı kuralların aslında gençlik enerjisinin verdiği bir illüzyondu insan beyni yaş aldıkça hayatın grilerini ve değişkenliğini öğrenir şu an yaşadığın alınganlık ve çöküş hali aslında eski katı kimliğinin yıkılıp yerine daha esnek daha anlayışlı ve daha derin bir karakterin inşa edilme sancısıdır buna psikolojide karakter olgunlaşması denir özgüvenini kaybetmiş gibi hissetmen sadece bir geçiş evresidir çünkü artık boş bir özgüvenle değil hayatın sillesini yemiş ve ayağa kalkmayı öğrenmiş gerçek bir özgüvenle geri döneceksin
hiçbir şey için iş işten geçmiş değil tam tersine hayatının en bilge dönemine giriş yapıyorsun bugün hissettiğin o kırılganlık yarın başkalarına göstereceğin merhametin kaynağı olacak içindeki o enerjiyi tekrar bulacaksın ama bu sefer daha sakin daha dengeli ve daha köklü olacak sadece kendine zaman tanı ve şu anki halini de şefkatle kucakla her şey yeniden rayına girecek ve sen eskisinden çok daha güçlü bir insan olarak yoluna devam edeceksin ümidini asla kaybetme çünkü her kışın sonu bahardır


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Hersyguzelolsun 13.05.26 18:10

Alıntı:

Besa19 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 708020)
hayırlı günler öncelikle yaşadığın bu farkındalık aslında iyileşme sürecinin ilk ve en büyük adımıdır yaşadığın bu durumu hem islami hem de bilimsel açıdan ele alarak içini ferahlatmak isterim
islami açıdan bakıldığında senin büyük konuşma dediğin durum aslında kınama veya iddialı sözlerin bir imtihanı gibidir peygamber efendimiz bir hadisinde kimi bir ayıbı sebebiyle kınarsanız o hal başınıza gelmeden ölmezsiniz buyurarak insanın başkalarını ya da kaderi küçümsememesi gerektiğine işaret eder yaşadıklarını bir bedel olarak değil bir terbiye ve olgunlaşma süreci olarak görmelisin allah kulunu sevdiğinde onu kibrinden ve büyük iddialarından arındırmak için kalbini yumuşatacak imtihanlar verir bunun tövbesi ve çözümü ise çok basittir kalben geçmişteki o cahilce sözlerin için istiğfar etmek ben acizim yarabbi sen büyüksün diyerek teslim olmaktır tevbe kapısı son nefese kadar açıktır ve samimi bir yöneliş sanki o hataları hiç yapmamışsın gibi seni tertemiz kılar
bilimsel ve psikolojik açıdan ise yaşadığın bu değişim aslında bilişsel bir esneklik sınavıdır 20li yaşlardaki o keskin çizgilerin ve katı kuralların aslında gençlik enerjisinin verdiği bir illüzyondu insan beyni yaş aldıkça hayatın grilerini ve değişkenliğini öğrenir şu an yaşadığın alınganlık ve çöküş hali aslında eski katı kimliğinin yıkılıp yerine daha esnek daha anlayışlı ve daha derin bir karakterin inşa edilme sancısıdır buna psikolojide karakter olgunlaşması denir özgüvenini kaybetmiş gibi hissetmen sadece bir geçiş evresidir çünkü artık boş bir özgüvenle değil hayatın sillesini yemiş ve ayağa kalkmayı öğrenmiş gerçek bir özgüvenle geri döneceksin
hiçbir şey için iş işten geçmiş değil tam tersine hayatının en bilge dönemine giriş yapıyorsun bugün hissettiğin o kırılganlık yarın başkalarına göstereceğin merhametin kaynağı olacak içindeki o enerjiyi tekrar bulacaksın ama bu sefer daha sakin daha dengeli ve daha köklü olacak sadece kendine zaman tanı ve şu anki halini de şefkatle kucakla her şey yeniden rayına girecek ve sen eskisinden çok daha güçlü bir insan olarak yoluna devam edeceksin ümidini asla kaybetme çünkü her kışın sonu bahardır


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

O kadar güzel yazmışsınız ki resmen okurken gözlerim doldu. Allah razı olsun bin kere

Alıntı:

murakip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 708015)
Büyük konuştuğun her şeye Tevbe et, bir de konulara bak Zürriyet Ağacı tövbesi var @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocanın. Onu yap. Şunu yaparım bunu böyle yaparım dediğin her şeyin aslında Allah'ın elinde olduğunun farkına varmalısın ve tekrar böyle konuşmamalısın.

Çok teşekkür ederim Allah razı olsun

KumsalG 13.05.26 21:00

Alıntı:

Besa19 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 708020)
hayırlı günler öncelikle yaşadığın bu farkındalık aslında iyileşme sürecinin ilk ve en büyük adımıdır yaşadığın bu durumu hem islami hem de bilimsel açıdan ele alarak içini ferahlatmak isterim
islami açıdan bakıldığında senin büyük konuşma dediğin durum aslında kınama veya iddialı sözlerin bir imtihanı gibidir peygamber efendimiz bir hadisinde kimi bir ayıbı sebebiyle kınarsanız o hal başınıza gelmeden ölmezsiniz buyurarak insanın başkalarını ya da kaderi küçümsememesi gerektiğine işaret eder yaşadıklarını bir bedel olarak değil bir terbiye ve olgunlaşma süreci olarak görmelisin allah kulunu sevdiğinde onu kibrinden ve büyük iddialarından arındırmak için kalbini yumuşatacak imtihanlar verir bunun tövbesi ve çözümü ise çok basittir kalben geçmişteki o cahilce sözlerin için istiğfar etmek ben acizim yarabbi sen büyüksün diyerek teslim olmaktır tevbe kapısı son nefese kadar açıktır ve samimi bir yöneliş sanki o hataları hiç yapmamışsın gibi seni tertemiz kılar
bilimsel ve psikolojik açıdan ise yaşadığın bu değişim aslında bilişsel bir esneklik sınavıdır 20li yaşlardaki o keskin çizgilerin ve katı kuralların aslında gençlik enerjisinin verdiği bir illüzyondu insan beyni yaş aldıkça hayatın grilerini ve değişkenliğini öğrenir şu an yaşadığın alınganlık ve çöküş hali aslında eski katı kimliğinin yıkılıp yerine daha esnek daha anlayışlı ve daha derin bir karakterin inşa edilme sancısıdır buna psikolojide karakter olgunlaşması denir özgüvenini kaybetmiş gibi hissetmen sadece bir geçiş evresidir çünkü artık boş bir özgüvenle değil hayatın sillesini yemiş ve ayağa kalkmayı öğrenmiş gerçek bir özgüvenle geri döneceksin
hiçbir şey için iş işten geçmiş değil tam tersine hayatının en bilge dönemine giriş yapıyorsun bugün hissettiğin o kırılganlık yarın başkalarına göstereceğin merhametin kaynağı olacak içindeki o enerjiyi tekrar bulacaksın ama bu sefer daha sakin daha dengeli ve daha köklü olacak sadece kendine zaman tanı ve şu anki halini de şefkatle kucakla her şey yeniden rayına girecek ve sen eskisinden çok daha güçlü bir insan olarak yoluna devam edeceksin ümidini asla kaybetme çünkü her kışın sonu bahardır


@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Tam olarak aynı olmasa da benzer bi süreci yaşadığım için yazınız benim de içimi ferahlattı. Allah razı olsun.

Besa19 13.05.26 21:59

Alıntı:

Hersyguzelolsun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 708024)
O kadar güzel yazmışsınız ki resmen okurken gözlerim doldu. Allah razı olsun bin kere



Çok teşekkür ederim Allah razı olsun

Faydalanmısasan ne hos ablam

Alıntı:

KumsalG Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 708041)
Tam olarak aynı olmasa da benzer bi süreci yaşadığım için yazınız benim de içimi ferahlattı. Allah razı olsun.


Sevgili Kardeşim
Bizde çok yakınlarını yaşadığımız için biliyoruz bazen geçecek demek kolay geliyor insana biliyorum ama inan geçiyor biraz sabır lazım

ByWinner 18.05.26 21:57

Alıntı:

Hersyguzelolsun Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 707988)
Herkese hayırlı sabahlar. Arkadaşlar ben bişey farkettim. Gençlik yıllarım diyeyim 20-25li yaşlarımda ne konuştuysam hepppppsini ama hepsini yaşıyorum. Ben şöyle yapmam, ben şununla evlenmem, şunu asla giymem hatta şunu yemem dediklerimin bile tam tersini yaşıyorum. İşin garibi de son 1-2 senedir büyük sıkıntılar yaşıyorum. Ve anca farkettim bu durumu. Sanki bir anda her şey tersine döndü karakterim bile hiç olmam dediğim şekilde değişti. Eski kendimi özlüyorum. Öyle özgüvenliydim ki. Boş özgüven de değil bu arada. Ne diyorsam yapardım. Enerjim vardı gücüm kuvvetim vardı. Bi anda bişey oldu alınganlığım zirve yaptı. Herkese kırılır oldum. En ufak olumsuzlukta hayatım rayından çıktı diye çöker oldum. Önceden tamam hallederiz en fazla zaman alır derdim. Ben acaba büyük konuşmalarımın bedelini mi ödüyorum. Şimdi bazen düşünüyorum da çok cahilce konuştuğum şeyler de olmuş. Çok pişmanım ama iş işten geçti mi toparlayabilir miyim bilmiyorum. Bu işin tövbesi, çözümü var mıdır

Tövbe ve Kefaret yolunu araştırın.

ekinoks 18.05.26 22:32

Hepimiz yaşıyoruz benzer şeyleri merak etmeyin.

Çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık çağlarında bu geriye dönük geçişler ile ileriye doğru sıçramalar her bireyin duygu durumunda çözülmeye, farkındalığa, olgunlaşmaya fırsat açar.

Kimimiz bu deneyimleri çözümleyerek öğrenir ve iyileşiriz. Kimimiz ise ne yazık ki farkında bile olmaz. Tarif ettiğiniz durumda belli ki siz bir çözümlemeye bir farkındalığa girmişsiniz. Merak etmeyiniz bu olgunlaşma yoludur.

Yunus Emre'nin şu sözünü hatırlayın:

"İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır?"


En büyük farkındalık, kişinin kendi nefsiyle yüzleşmesi ve kendini tanımasıdır. İnsanın kendi aczini ve kusurlarını bilmeden elde ettiği bilginin hiçbir faydası yoktur.


Mevlana'nın da şu sözünü hatırlayın;

"Hamdım, piştim, yandım."

Tasavvufi açıdan insanın ruhsal ve manevi olgunlaşma süreci:

Hamdım: İnsanın bilgisizlik, toy ve saf olduğu, nefsinin ham arzularıyla yaşadığı ilk başlangıç halidir.
Piştim: Alınan dersler, eğitimler ve yaşanan hayat tecrübeleriyle nefsin eğitildiği, bilginin ve farkındalığın kazanıldığı olgunlaşma evresidir.
Yandım: Tüm dünyevi hırslardan ve egodan (benlikten) sıyrılıp, ilahi aşka ve hakikate ulaşılan son ve en yüksek teslimiyet mertebesidir.


Kendimden örnek vereyim; annemle aramda ne yaşandıysa şimdi kızlarımla aramda benzer şeyler yaşanıyor, iyisiyle-kötüsüyle.

Azıcık gülün diye daha komik bir hikayemi de aktarayım. Kızlarıma hamileyken çok idealist bir anne olarak aylarca "Bu eve barbie bebek giremez, asla bu tuzağa düşmeyeceğiz, benim kızlarım bu saçma oyuncağa ihtiyaç duymayacak." diye çok büyük konuşuyordum. Tüm ailem, eşim, dostum şahittir. Gelin görün ki kızlar 5 yaşına girdiğinde, evde oyuncak nüfus sayımı yaptığımız bir sabah, listede tam 120 barbie bebek, çoğu sakat, kolu bacağı kopuk, yarısı sahte, yarısının yarısı çift olacak şekilde anlamsız bir popülasyon ile yüzleştim. Öyle büyük konuşmamak lazımmış...

Hayat en çok kendimizle yüzleştiğimiz sürece anlamlıdır.
Üzmeyin tatlı canınızı.
Ve bol bol tövbe edin...

Hersyguzelolsun 19.05.26 08:03

Alıntı:

ekinoks Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 708492)
Hepimiz yaşıyoruz benzer şeyleri merak etmeyin.

Çocukluk, gençlik, yetişkinlik ve yaşlılık çağlarında bu geriye dönük geçişler ile ileriye doğru sıçramalar her bireyin duygu durumunda çözülmeye, farkındalığa, olgunlaşmaya fırsat açar.

Kimimiz bu deneyimleri çözümleyerek öğrenir ve iyileşiriz. Kimimiz ise ne yazık ki farkında bile olmaz. Tarif ettiğiniz durumda belli ki siz bir çözümlemeye bir farkındalığa girmişsiniz. Merak etmeyiniz bu olgunlaşma yoludur.

Yunus Emre'nin şu sözünü hatırlayın:

"İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsin, ya nice okumaktır?"


En büyük farkındalık, kişinin kendi nefsiyle yüzleşmesi ve kendini tanımasıdır. İnsanın kendi aczini ve kusurlarını bilmeden elde ettiği bilginin hiçbir faydası yoktur.


Mevlana'nın da şu sözünü hatırlayın;

"Hamdım, piştim, yandım."

Tasavvufi açıdan insanın ruhsal ve manevi olgunlaşma süreci:

Hamdım: İnsanın bilgisizlik, toy ve saf olduğu, nefsinin ham arzularıyla yaşadığı ilk başlangıç halidir.
Piştim: Alınan dersler, eğitimler ve yaşanan hayat tecrübeleriyle nefsin eğitildiği, bilginin ve farkındalığın kazanıldığı olgunlaşma evresidir.
Yandım: Tüm dünyevi hırslardan ve egodan (benlikten) sıyrılıp, ilahi aşka ve hakikate ulaşılan son ve en yüksek teslimiyet mertebesidir.


Kendimden örnek vereyim; annemle aramda ne yaşandıysa şimdi kızlarımla aramda benzer şeyler yaşanıyor, iyisiyle-kötüsüyle.

Azıcık gülün diye daha komik bir hikayemi de aktarayım. Kızlarıma hamileyken çok idealist bir anne olarak aylarca "Bu eve barbie bebek giremez, asla bu tuzağa düşmeyeceğiz, benim kızlarım bu saçma oyuncağa ihtiyaç duymayacak." diye çok büyük konuşuyordum. Tüm ailem, eşim, dostum şahittir. Gelin görün ki kızlar 5 yaşına girdiğinde, evde oyuncak nüfus sayımı yaptığımız bir sabah, listede tam 120 barbie bebek, çoğu sakat, kolu bacağı kopuk, yarısı sahte, yarısının yarısı çift olacak şekilde anlamsız bir popülasyon ile yüzleştim. Öyle büyük konuşmamak lazımmış...

Hayat en çok kendimizle yüzleştiğimiz sürece anlamlıdır.
Üzmeyin tatlı canınızı.
Ve bol bol tövbe edin...

Ahhh nasıl güzel yazmışsınız. Allah razı olsun.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:13.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148