Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Harflerin Canı Vardır: Havasta Anâsır-ı Erbaa (Dort Element) ve Ameliyelerin Giz (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/104771-harflerin-cani-vardir-havasta-anasir-i-erbaa-dort-element-ve-ameliyelerin-giz.html)

Mesturu 10.06.26 23:31

Harflerin Canı Vardır: Havasta Anâsır-ı Erbaa (Dort Element) ve Ameliyelerin Giz
 
Selamun Aleyküm Havas Ehli, Kıymetli İlim Talebeleri ve Sırra Vakıf Üstatlar,
İlk hasbıhalimizde harflerin kuru birer sembolden ibaret olmadığını, her birinin kainatı oluşturan dört ana unsurun (Ateş, Hava, Su, Toprak) birer tecellisi olduğunu belirtmiştik. Bugün, bu kadim ilmin biraz daha derinlerine inip, bir ameliyenin (vefk, azimet veya tertip) neden tutmadığını ya da neden ters teptiğini açıklayan "Mizaç Kimyası ve Harf İmtizacı" konusunu açıyoruz.
Havas kitaplarında formüller verilir ancak işin bu mutfak kısmı genellikle "Ehline malumdur" denilerek gizlenir. Gelin, o perdeyi biraz aralayalım.
1. Elementlerin Dost ve Düşman Kutupları (İmtizaç Sırrı)
Doğada olduğu gibi, harfler aleminde de elementlerin birbirleriyle olan ilişkileri ameliyenin kaderini belirler.
Tabii Dostlar (Uyumlu Harfler): * Ateş ile Hava: Hava ateşi körükler, tesiri büyütür ve hızlandırır.
Su ile Toprak: Su toprağı besler, bereketi ve kalıcılığı artırır.
(Eğer bir muhabbet veya rızık vefki yapıyorsanız, bu elementlerin harflerini bir arada eritmek rahmani tesiri zirveye çıkarır.)
Tabii Düşmanlar (Zıt Harfler):
Ateş ile Su: Su ateşi söndürür. Bu iki gruptan harfler dengelenmeden yan yana gelirse ameliye iptal olur.
Hava ile Toprak: Hava toprağı savurur, sabitlemeyi engeller.
(Bir celp çalışmasında bu iki zıt grubu plansız karıştırırsanız, hadimler arasında çatışma çıkar ve çalışma akim kalır.)
2. Harflerin Nurânî ve Zulmânî Ayrımı
Detaylara inerken gözden kaçırılmaması gereken en kritik nokta, harflerin sadece elementlerine göre değil, Nurânî (Işık saçan) ve Zulmânî (Karanlık/Perdeli) olarak da ikiye ayrılmasıdır. Hurûf-u Mukatta'a (Kur'an'daki şifreli başlangıç harfleri: Elif, Lam, Mim, Sad, Ra, Kaf, Nun... gibi 14 harf) Nurânî harflerdir. Geri kalan 14 harf ise Zulmânî sınıfındadır.
Sır: Rahmani bir hacet, şifa veya nur celbi yaparken seçeceğiniz esmaların veya ayetlerin içeriğinde Nurânî harflerin ağırlıkta olması, o çalışmanın frekansını doğrudan ulvi alemlere bağlar.
Pratik Bir Havas Formülü: "Kamer'in Menzili ve Harf Uyumu"
Bir tertibe başlayacağınız zaman sadece günün saatine (Güneş, Venüs, Merih saati vs.) bakmak yetmez. O gün Kamer'in (Ay'ın) hangi burçta (yani hangi elementte) olduğunu bilmeniz gerekir.
Ay, Ateş burçlarındayken (Koç, Aslan, Yay): Sadece Nârî (Ateş) harfleri içeren esmaların zikri veya vefki etkilidir. Bu vakitte kalkıp Su karakterli bir çalışma yapmak, akıntıya karşı kürek çekmektir.
Ay, Su burçlarındayken (Yengeç, Akrep, Balık): Şifa, kalpleri yumuşatma ve rızık kapılarını açma çalışmaları için Mâî (Su) harfleriyle amel edilir.
4. Havasta En Sık Yapılan Hata: İsim Mizaç Çatışması
Bir kişinin ismi ile talep ettiği hacet arasında element savaşı varsa, zikirler kişiye ağır gelebilir, baş ağrısı veya daralma yapabilir.
Örnek: İsminin ebcedinde Toprak (Turâbî) harfleri çok yoğun olan (ağır kanlı, garantici, sabit) bir insan, hayatına hız ve heyecan katmak için sürekli Ateş (Nârî) karakterli celp zikirleri çekerse, kendi içindeki toprak ve ateş çatışır. Toprak kurur, çatlar; kişi ruhsal bir bunalıma (celal patlamasına) girebilir.
Çözüm: Toprak mizacındaki birine doğrudan ateş yüklemek yerine, araya köprü görevi görecek Hava (Hevâî) karakterli bir esma veya ayet eklenerek mizaç yumuşatılır.

Kıymetli dostlar; havas, sadece sayıları üst üste toplama ilmi değildir. Havas, harflerin ruhunu tanıma, onları bir kimyager gibi birbiriyle potada eritme sanatıdır. Elementini bilmediğiniz harf, dilini bilmediğiniz bir yabancı gibidir; size itaat etmez.
Konuyu çok fazla dağıtıp sırrı aşikar etmemek adına şimdilik burada noktalıyorum. Soru, görüş ve tecrübeleriyle konuyu zenginleştirecek üstatların kelamlarını merakla bekliyorum.
Vesselam...

HâmûŞî 11.06.26 00:19

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711134)
Selamun Aleyküm Havas Ehli, Kıymetli İlim Talebeleri ve Sırra Vakıf Üstatlar,
İlk hasbıhalimizde harflerin kuru birer sembolden ibaret olmadığını, her birinin kainatı oluşturan dört ana unsurun (Ateş, Hava, Su, Toprak) birer tecellisi olduğunu belirtmiştik. Bugün, bu kadim ilmin biraz daha derinlerine inip, bir ameliyenin (vefk, azimet veya tertip) neden tutmadığını ya da neden ters teptiğini açıklayan "Mizaç Kimyası ve Harf İmtizacı" konusunu açıyoruz.
Havas kitaplarında formüller verilir ancak işin bu mutfak kısmı genellikle "Ehline malumdur" denilerek gizlenir. Gelin, o perdeyi biraz aralayalım.
1. Elementlerin Dost ve Düşman Kutupları (İmtizaç Sırrı)
Doğada olduğu gibi, harfler aleminde de elementlerin birbirleriyle olan ilişkileri ameliyenin kaderini belirler.
Tabii Dostlar (Uyumlu Harfler): * Ateş ile Hava: Hava ateşi körükler, tesiri büyütür ve hızlandırır.
Su ile Toprak: Su toprağı besler, bereketi ve kalıcılığı artırır.
(Eğer bir muhabbet veya rızık vefki yapıyorsanız, bu elementlerin harflerini bir arada eritmek rahmani tesiri zirveye çıkarır.)
Tabii Düşmanlar (Zıt Harfler):
Ateş ile Su: Su ateşi söndürür. Bu iki gruptan harfler dengelenmeden yan yana gelirse ameliye iptal olur.
Hava ile Toprak: Hava toprağı savurur, sabitlemeyi engeller.
(Bir celp çalışmasında bu iki zıt grubu plansız karıştırırsanız, hadimler arasında çatışma çıkar ve çalışma akim kalır.)
2. Harflerin Nurânî ve Zulmânî Ayrımı
Detaylara inerken gözden kaçırılmaması gereken en kritik nokta, harflerin sadece elementlerine göre değil, Nurânî (Işık saçan) ve Zulmânî (Karanlık/Perdeli) olarak da ikiye ayrılmasıdır. Hurûf-u Mukatta'a (Kur'an'daki şifreli başlangıç harfleri: Elif, Lam, Mim, Sad, Ra, Kaf, Nun... gibi 14 harf) Nurânî harflerdir. Geri kalan 14 harf ise Zulmânî sınıfındadır.
Sır: Rahmani bir hacet, şifa veya nur celbi yaparken seçeceğiniz esmaların veya ayetlerin içeriğinde Nurânî harflerin ağırlıkta olması, o çalışmanın frekansını doğrudan ulvi alemlere bağlar.
Pratik Bir Havas Formülü: "Kamer'in Menzili ve Harf Uyumu"
Bir tertibe başlayacağınız zaman sadece günün saatine (Güneş, Venüs, Merih saati vs.) bakmak yetmez. O gün Kamer'in (Ay'ın) hangi burçta (yani hangi elementte) olduğunu bilmeniz gerekir.
Ay, Ateş burçlarındayken (Koç, Aslan, Yay): Sadece Nârî (Ateş) harfleri içeren esmaların zikri veya vefki etkilidir. Bu vakitte kalkıp Su karakterli bir çalışma yapmak, akıntıya karşı kürek çekmektir.
Ay, Su burçlarındayken (Yengeç, Akrep, Balık): Şifa, kalpleri yumuşatma ve rızık kapılarını açma çalışmaları için Mâî (Su) harfleriyle amel edilir.
4. Havasta En Sık Yapılan Hata: İsim Mizaç Çatışması
Bir kişinin ismi ile talep ettiği hacet arasında element savaşı varsa, zikirler kişiye ağır gelebilir, baş ağrısı veya daralma yapabilir.
Örnek: İsminin ebcedinde Toprak (Turâbî) harfleri çok yoğun olan (ağır kanlı, garantici, sabit) bir insan, hayatına hız ve heyecan katmak için sürekli Ateş (Nârî) karakterli celp zikirleri çekerse, kendi içindeki toprak ve ateş çatışır. Toprak kurur, çatlar; kişi ruhsal bir bunalıma (celal patlamasına) girebilir.
Çözüm: Toprak mizacındaki birine doğrudan ateş yüklemek yerine, araya köprü görevi görecek Hava (Hevâî) karakterli bir esma veya ayet eklenerek mizaç yumuşatılır.

Kıymetli dostlar; havas, sadece sayıları üst üste toplama ilmi değildir. Havas, harflerin ruhunu tanıma, onları bir kimyager gibi birbiriyle potada eritme sanatıdır. Elementini bilmediğiniz harf, dilini bilmediğiniz bir yabancı gibidir; size itaat etmez.
Konuyu çok fazla dağıtıp sırrı aşikar etmemek adına şimdilik burada noktalıyorum. Soru, görüş ve tecrübeleriyle konuyu zenginleştirecek üstatların kelamlarını merakla bekliyorum.
Vesselam...

Hoşgeldin Kıymetli kardeşim müsadenle bir iki notta ben düşeyim konuya, beyanınızda işaret ettiğiniz nokta mühimdir, lakin harf ilmi, yalnız unsur cetvelleriyle veya ebced toplamlarıyla okunacak bir saha değildir. Harfin mizacı vardır, fakat o mizaç sadece nârî, hevâî, mâî, türâbî taksimiyle tamam olmaz. Harfin mahreci, sıfatı, nefesi, adedi, tertipteki mevkii, kendinden önceki ve sonraki harfle imtizacı, kelimedeki vazifesi ve mânaya hizmeti birlikte okunmadıkça hüküm eksik kalır.

Bu sebeple bazı tertiplerin tutmaması yalnız “sayı yanlışlığı”ndan değildir. Bazen harf doğru, sayı doğru, vakit doğru görünür; fakat harfin makamı ile niyetin makamı uyuşmaz. Bazen de kelime zahirde rahmet taşır, fakat okuyanın hâli celâl kapısını tahrik eder. İşte bu noktada havâs ehlinin susması cehaletten değil, emanete riayettendir.

Şunu da ayırmak gerekir, Harf müstakil müessir değildir. Harfe kudret isnat eden tevhid mizanını bozar. Harfi tamamen kuru sembol gören ise işaret dilinden mahrum kalır. Doğru yol ikisinin ortasıdır. Harf ne ilâhtır ne de boş çizgidir. Allah’ın kelâmında yer aldığı nispetle bir edep, bir ölçü, bir remiz ve bir nizam taşır.

Nurânî ve zulmânî ayrımı da bu mizanla anlaşılmalıdır. Zulmânî denilen harfler şer veya habis demek değildir. Bu, harfin perdeli cihetine, yoğunluğuna ve mânanın zuhûr tarzına dair bir tabirdir. Yoksa Kur’ân’ın hizmetine giren hiçbir harf hakir görülmez. Harfin şerefi, bağlı olduğu kelâm ve hizmet ettiği mânadadır.

Harfleri birbiriyle “potada eritmek” tabiri güzeldir, fakat potanın adı şeriat, ateşi ihlâs, terazisi edep olmalıdır. Aksi hâlde kişi harflerle amel ettiğini zannederken kendi vehmiyle amel eder. Çünkü harf ilmi, ehliyetsiz elde süratli netice değil, süratli karışıklık doğurur.

Bu yüzden ben bu bahislerde çok açık konuşmayı doğru bulmam.

Velhasıl, Havâs, sayıyı çoğaltma sanatı değil, harfin makamını, kelimenin nefesini, niyetin yönünü ve şeriatın hududunu aynı anda okuyabilme ilmidir. Bu dörtlü mizan korunursa tertip edep üzere yürür, biri eksik kalırsa netice ya susar ya da sahibini kendi noksanıyla yüzleştirir.

Mesturu 11.06.26 00:25

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711152)
Hoşgeldin Kıymetli kardeşim müsadenle bir iki notta ben düşeyim konuya, beyanınızda işaret ettiğiniz nokta mühimdir, lakin harf ilmi, yalnız unsur cetvelleriyle veya ebced toplamlarıyla okunacak bir saha değildir. Harfin mizacı vardır, fakat o mizaç sadece nârî, hevâî, mâî, türâbî taksimiyle tamam olmaz. Harfin mahreci, sıfatı, nefesi, adedi, tertipteki mevkii, kendinden önceki ve sonraki harfle imtizacı, kelimedeki vazifesi ve mânaya hizmeti birlikte okunmadıkça hüküm eksik kalır.

Bu sebeple bazı tertiplerin tutmaması yalnız “sayı yanlışlığı”ndan değildir. Bazen harf doğru, sayı doğru, vakit doğru görünür; fakat harfin makamı ile niyetin makamı uyuşmaz. Bazen de kelime zahirde rahmet taşır, fakat okuyanın hâli celâl kapısını tahrik eder. İşte bu noktada havâs ehlinin susması cehaletten değil, emanete riayettendir.

Şunu da ayırmak gerekir, Harf müstakil müessir değildir. Harfe kudret isnat eden tevhid mizanını bozar. Harfi tamamen kuru sembol gören ise işaret dilinden mahrum kalır. Doğru yol ikisinin ortasıdır. Harf ne ilâhtır ne de boş çizgidir. Allah’ın kelâmında yer aldığı nispetle bir edep, bir ölçü, bir remiz ve bir nizam taşır.

Nurânî ve zulmânî ayrımı da bu mizanla anlaşılmalıdır. Zulmânî denilen harfler şer veya habis demek değildir. Bu, harfin perdeli cihetine, yoğunluğuna ve mânanın zuhûr tarzına dair bir tabirdir. Yoksa Kur’ân’ın hizmetine giren hiçbir harf hakir görülmez. Harfin şerefi, bağlı olduğu kelâm ve hizmet ettiği mânadadır.

Harfleri birbiriyle “potada eritmek” tabiri güzeldir, fakat potanın adı şeriat, ateşi ihlâs, terazisi edep olmalıdır. Aksi hâlde kişi harflerle amel ettiğini zannederken kendi vehmiyle amel eder. Çünkü harf ilmi, ehliyetsiz elde süratli netice değil, süratli karışıklık doğurur.

Bu yüzden ben bu bahislerde çok açık konuşmayı doğru bulmam.

Velhasıl, Havâs, sayıyı çoğaltma sanatı değil, harfin makamını, kelimenin nefesini, niyetin yönünü ve şeriatın hududunu aynı anda okuyabilme ilmidir. Bu dörtlü mizan korunursa tertip edep üzere yürür, biri eksik kalırsa netice ya susar ya da sahibini kendi noksanıyla yüzleştirir.

Aleykümselam kıymetli kardeşim,
Kelamınız mühürdür, eyvallah. Lakin şerhinizle açtığınız o kapı, bu fakirin zihninde kapalı bir oda değildir. Biz burada harflerin sadece "ebced ve unsur" tecellisinden bahsederken, bu ilmin alfabesinden başladık ki niyetimiz talipten önce taklitçiyi ayıklamaktır. Yoksa mahrecin sıfatını, harfin nefesini ve o nefesin döküldüğü saatin uyuşmazlığını bilmeyen adamın bu potada eriyeceğini biz de şerh ederiz.
"Harf müstakil müessir değildir" hükmünüz başım üstüne, hakikattir. Zira sebebi ilahlaştıran zındık, kuru bir çizgi gören ise kördür. Bizim "potada eritmek"ten muradımız da harfe kudret atfetmek değil; Müsebbibü'l-Esbâb olan Allah’ın kainata koyduğu o muazzam nizamın dilini okumaktır.
"Bu bahislerde çok açık konuşmayı doğru bulmam" buyurmuşsunuz. Sırra riayet edep dairesidir, lakin havas forumlarının bugün düştüğü o kopyala-yapıştır dua batağının sebebi de ehlinin sürekli susması, meydanın ise echel cühelaya kalmasıdır. Biz ehline bir remiz bırakmak için kelamı zâhir ettik; ehliyetsiz zaten harfin mizaç çatışmasında kendi vehmiyle baş başa kalacaktır.
Zulmânî harfler hususundaki latif ikazınız ise başım gözüm üstüne. Kur'an’ın hiçbir harfine habis denilemeyeceği zâten malumumuzdur; oradaki kesafet ve perde vurgusunu daha net yapmadığımız için sükut ederiz.
Velhasıl; şeriatın hududunu bilmeyen, ihlas ateşini yakmayan adamın harf ilmiyle amel etmesi, eline barut alıp ateşle oynamasından farksızdır. Kelamınızla konuya vurduğunuz o mizan, eksik kalan teraziyi doğrultmuştur.
Ves-selam...

HâmûŞî 11.06.26 00:35

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711153)
Aleykümselam kıymetli kardeşim,
Kelamınız mühürdür, eyvallah. Lakin şerhinizle açtığınız o kapı, bu fakirin zihninde kapalı bir oda değildir. Biz burada harflerin sadece "ebced ve unsur" tecellisinden bahsederken, bu ilmin alfabesinden başladık ki niyetimiz talipten önce taklitçiyi ayıklamaktır. Yoksa mahrecin sıfatını, harfin nefesini ve o nefesin döküldüğü saatin uyuşmazlığını bilmeyen adamın bu potada eriyeceğini biz de şerh ederiz.
"Harf müstakil müessir değildir" hükmünüz başım üstüne, hakikattir. Zira sebebi ilahlaştıran zındık, kuru bir çizgi gören ise kördür. Bizim "potada eritmek"ten muradımız da harfe kudret atfetmek değil; Müsebbibü'l-Esbâb olan Allah’ın kainata koyduğu o muazzam nizamın dilini okumaktır.
"Bu bahislerde çok açık konuşmayı doğru bulmam" buyurmuşsunuz. Sırra riayet edep dairesidir, lakin havas forumlarının bugün düştüğü o kopyala-yapıştır dua batağının sebebi de ehlinin sürekli susması, meydanın ise echel cühelaya kalmasıdır. Biz ehline bir remiz bırakmak için kelamı zâhir ettik; ehliyetsiz zaten harfin mizaç çatışmasında kendi vehmiyle baş başa kalacaktır.
Zulmânî harfler hususundaki latif ikazınız ise başım gözüm üstüne. Kur'an’ın hiçbir harfine habis denilemeyeceği zâten malumumuzdur; oradaki kesafet ve perde vurgusunu daha net yapmadığımız için sükut ederiz.
Velhasıl; şeriatın hududunu bilmeyen, ihlas ateşini yakmayan adamın harf ilmiyle amel etmesi, eline barut alıp ateşle oynamasından farksızdır. Kelamınızla konuya vurduğunuz o mizan, eksik kalan teraziyi doğrultmuştur.
Ves-selam...

Estağfirullah, maksadımız sizi tashih etmekten ziyade, bu ince bahiste ölçünün kaybolmamasına acizane dikkat çekmekti. Zira harf ilmi, ehlinin elinde hikmet kapısı olurken, ehliyetsiz elde çoğu zaman vehim ve iddia kapısına dönüşebiliyor.

Sizin bu meseleyi kuru bir sayı hesabı gibi görmediğiniz anlaşılıyor. Lakin forum ortamında okuyanların tamamı aynı zeminden gelmediği için, bazı tabirlerin tevhid ve şeriat mizanıyla kayıtlanması gerekir.

“Ehlin susması meydanı cühelaya bırakıyor” sözünüz de ayrıca mühimdir. Lakin burada usûl şudur. Ehil olan susarak ilmi öldürmez, fakat sırrı da pazar metası gibi saçmaz. Talibe usûl verilir, taklitçiye fren konur, ehline remiz bırakılır. Çünkü bu sahada tafsil, her zaman ilim doğurmaz, bazen ehliyetsiz elde fitne doğurur.

Bu yüzden bu bahislerde en selametli yol, ne sırrı bütünüyle kapatmak ne de ehliyetsiz nazarlara bütün tafsilatı açmaktır. Talibe usûl gösterilir, ehline remiz bırakılır, taklitçinin ise eline ateş verilmez.

Kanaatimce harf ilminin özü de burada saklıdır. Harfin şeklini herkes görür, sayısını çoğu kimse hesap eder, fakat harfin hangi makamda susacağını, hangi makamda işaret edeceğini ve hangi hudutta duracağını ancak edep ve ehliyet öğretir.

Mesturu 11.06.26 00:39

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711156)
Estağfirullah, maksadımız sizi tashih etmekten ziyade, bu ince bahiste ölçünün kaybolmamasına acizane dikkat çekmekti. Zira harf ilmi, ehlinin elinde hikmet kapısı olurken, ehliyetsiz elde çoğu zaman vehim ve iddia kapısına dönüşebiliyor.

Sizin bu meseleyi kuru bir sayı hesabı gibi görmediğiniz anlaşılıyor. Lakin forum ortamında okuyanların tamamı aynı zeminden gelmediği için, bazı tabirlerin tevhid ve şeriat mizanıyla kayıtlanması gerekir.

“Ehlin susması meydanı cühelaya bırakıyor” sözünüz de ayrıca mühimdir. Lakin burada usûl şudur. Ehil olan susarak ilmi öldürmez, fakat sırrı da pazar metası gibi saçmaz. Talibe usûl verilir, taklitçiye fren konur, ehline remiz bırakılır. Çünkü bu sahada tafsil, her zaman ilim doğurmaz, bazen ehliyetsiz elde fitne doğurur.

Bu yüzden bu bahislerde en selametli yol, ne sırrı bütünüyle kapatmak ne de ehliyetsiz nazarlara bütün tafsilatı açmaktır. Talibe usûl gösterilir, ehline remiz bırakılır, taklitçinin ise eline ateş verilmez.

Kanaatimce harf ilminin özü de burada saklıdır. Harfin şeklini herkes görür, sayısını çoğu kimse hesap eder, fakat harfin hangi makamda susacağını, hangi makamda işaret edeceğini ve hangi hudutta duracağını ancak edep ve ehliyet öğretir.

Eyvallah kıymetlim,kalbi kalbe bağlayan o latif üslubunuz ve zâhir olan hüsn-i niyetiniz başım üstünedir. Muhatabını tartmadan kelam etmeyen zatların varlığı, bu fakir için bu meclisteki en büyük kazançtır.
"Talibe usûl gösterilir, ehline remiz bırakılır, taklitçinin ise eline ateş verilmez" düsturunuz, bu ilmin sarsılmaz kalesidir; altına imzamı zevkle atarım. Bizim de zâten buradaki gayemiz, taklitçinin eline ateş vermek değil; o ateşin sahte ocaklarda nasıl harcandığını gösterip, talipleri hakiki usûle ve sizler gibi ehliyet sahibi zatların rahlesine yönlendirmektir. Sizin şerhinizle koyduğunuz o fren, bizim açtığımız kapının nizamı olmuştur.
Harfin nerede susacağını bilmek, kelamın da nerede duracağını bilmektir. Sizinle bu mizan dairesinde hasbıhal etmek bu fakir için şereftir. Selametli yol üzere duruşunuz, yolumuza her daim fener olsun.
Vesselam, ale’l-hüdâ...

HâmûŞî 11.06.26 00:48

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711159)
Eyvallah kıymetlim,kalbi kalbe bağlayan o latif üslubunuz ve zâhir olan hüsn-i niyetiniz başım üstünedir. Muhatabını tartmadan kelam etmeyen zatların varlığı, bu fakir için bu meclisteki en büyük kazançtır.
"Talibe usûl gösterilir, ehline remiz bırakılır, taklitçinin ise eline ateş verilmez" düsturunuz, bu ilmin sarsılmaz kalesidir; altına imzamı zevkle atarım. Bizim de zâten buradaki gayemiz, taklitçinin eline ateş vermek değil; o ateşin sahte ocaklarda nasıl harcandığını gösterip, talipleri hakiki usûle ve sizler gibi ehliyet sahibi zatların rahlesine yönlendirmektir. Sizin şerhinizle koyduğunuz o fren, bizim açtığımız kapının nizamı olmuştur.
Harfin nerede susacağını bilmek, kelamın da nerede duracağını bilmektir. Sizinle bu mizan dairesinde hasbıhal etmek bu fakir için şereftir. Selametli yol üzere duruşunuz, yolumuza her daim fener olsun.
Vesselam, ale’l-hüdâ...

Allah razı olsun kıymetli kardeşim, latif nazarınız ve edepli kelâmınız için teşekkür ederim. İlim meclisinde asıl bereket, sözün çokluğunda değil, kalbin edep, niyetin ihlâs, kelâmın da hakikate hizmet üzere durmasındadır. Rabbim cümlemizi bu mizandan ayırmasın.

Mesturu 11.06.26 00:52

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711167)
Allah razı olsun kıymetli kardeşim, latif nazarınız ve edepli kelâmınız için teşekkür ederim. İlim meclisinde asıl bereket, sözün çokluğunda değil, kalbin edep, niyetin ihlâs, kelâmın da hakikate hizmet üzere durmasındadır. Rabbim cümlemizi bu mizandan ayırmasın.

Amin, ecmain kıymetli kardeşim. Cümlemizden razı olsun. Kelamın haysiyetini ve ilmin izzetini böyle bir üslup terazisinde buluşturmak, bu vadiye gönül verenlerin asıl kazancıdır.
Zira silsileden süzülüp gelen usûl de, sükutun içindeki esrar da ancak böyle bir edebin kalbinde hayat bulur. Tartışmanın hararetini ihlasın ateşinde eritip, kelamı hakikatin emrine vermek her kula nasip olmaz.
Rabbim bu güzel hasbıhali, kalbimizdeki ihlası ve satırlarımızdaki nizamı daim eylesin. Meydanın asıl bereketini zâhir kılan bu vakur duruşunuz ve latif dualarınız için ben şükranlarımı sunarım.

BAKARA 11.06.26 01:02

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711134)
Selamun Aleyküm Havas Ehli, Kıymetli İlim Talebeleri ve Sırra Vakıf Üstatlar,
İlk hasbıhalimizde harflerin kuru birer sembolden ibaret olmadığını, her birinin kainatı oluşturan dört ana unsurun (Ateş, Hava, Su, Toprak) birer tecellisi olduğunu belirtmiştik. Bugün, bu kadim ilmin biraz daha derinlerine inip, bir ameliyenin (vefk, azimet veya tertip) neden tutmadığını ya da neden ters teptiğini açıklayan "Mizaç Kimyası ve Harf İmtizacı" konusunu açıyoruz.
Havas kitaplarında formüller verilir ancak işin bu mutfak kısmı genellikle "Ehline malumdur" denilerek gizlenir. Gelin, o perdeyi biraz aralayalım.
1. Elementlerin Dost ve Düşman Kutupları (İmtizaç Sırrı)
Doğada olduğu gibi, harfler aleminde de elementlerin birbirleriyle olan ilişkileri ameliyenin kaderini belirler.
Tabii Dostlar (Uyumlu Harfler): * Ateş ile Hava: Hava ateşi körükler, tesiri büyütür ve hızlandırır.
Su ile Toprak: Su toprağı besler, bereketi ve kalıcılığı artırır.
(Eğer bir muhabbet veya rızık vefki yapıyorsanız, bu elementlerin harflerini bir arada eritmek rahmani tesiri zirveye çıkarır.)
Tabii Düşmanlar (Zıt Harfler):
Ateş ile Su: Su ateşi söndürür. Bu iki gruptan harfler dengelenmeden yan yana gelirse ameliye iptal olur.
Hava ile Toprak: Hava toprağı savurur, sabitlemeyi engeller.
(Bir celp çalışmasında bu iki zıt grubu plansız karıştırırsanız, hadimler arasında çatışma çıkar ve çalışma akim kalır.)
2. Harflerin Nurânî ve Zulmânî Ayrımı
Detaylara inerken gözden kaçırılmaması gereken en kritik nokta, harflerin sadece elementlerine göre değil, Nurânî (Işık saçan) ve Zulmânî (Karanlık/Perdeli) olarak da ikiye ayrılmasıdır. Hurûf-u Mukatta'a (Kur'an'daki şifreli başlangıç harfleri: Elif, Lam, Mim, Sad, Ra, Kaf, Nun... gibi 14 harf) Nurânî harflerdir. Geri kalan 14 harf ise Zulmânî sınıfındadır.
Sır: Rahmani bir hacet, şifa veya nur celbi yaparken seçeceğiniz esmaların veya ayetlerin içeriğinde Nurânî harflerin ağırlıkta olması, o çalışmanın frekansını doğrudan ulvi alemlere bağlar.
Pratik Bir Havas Formülü: "Kamer'in Menzili ve Harf Uyumu"
Bir tertibe başlayacağınız zaman sadece günün saatine (Güneş, Venüs, Merih saati vs.) bakmak yetmez. O gün Kamer'in (Ay'ın) hangi burçta (yani hangi elementte) olduğunu bilmeniz gerekir.
Ay, Ateş burçlarındayken (Koç, Aslan, Yay): Sadece Nârî (Ateş) harfleri içeren esmaların zikri veya vefki etkilidir. Bu vakitte kalkıp Su karakterli bir çalışma yapmak, akıntıya karşı kürek çekmektir.
Ay, Su burçlarındayken (Yengeç, Akrep, Balık): Şifa, kalpleri yumuşatma ve rızık kapılarını açma çalışmaları için Mâî (Su) harfleriyle amel edilir.
4. Havasta En Sık Yapılan Hata: İsim Mizaç Çatışması
Bir kişinin ismi ile talep ettiği hacet arasında element savaşı varsa, zikirler kişiye ağır gelebilir, baş ağrısı veya daralma yapabilir.
Örnek: İsminin ebcedinde Toprak (Turâbî) harfleri çok yoğun olan (ağır kanlı, garantici, sabit) bir insan, hayatına hız ve heyecan katmak için sürekli Ateş (Nârî) karakterli celp zikirleri çekerse, kendi içindeki toprak ve ateş çatışır. Toprak kurur, çatlar; kişi ruhsal bir bunalıma (celal patlamasına) girebilir.
Çözüm: Toprak mizacındaki birine doğrudan ateş yüklemek yerine, araya köprü görevi görecek Hava (Hevâî) karakterli bir esma veya ayet eklenerek mizaç yumuşatılır.

Kıymetli dostlar; havas, sadece sayıları üst üste toplama ilmi değildir. Havas, harflerin ruhunu tanıma, onları bir kimyager gibi birbiriyle potada eritme sanatıdır. Elementini bilmediğiniz harf, dilini bilmediğiniz bir yabancı gibidir; size itaat etmez.
Konuyu çok fazla dağıtıp sırrı aşikar etmemek adına şimdilik burada noktalıyorum. Soru, görüş ve tecrübeleriyle konuyu zenginleştirecek üstatların kelamlarını merakla bekliyorum.
Vesselam...

Faydalı bilgiler içeren güzel bir konu olmuş.
Emeğinize sağlık.

Mesturu 11.06.26 01:09

Alıntı:

BAKARA Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711173)
Faydalı bilgiler içeren güzel bir konu olmuş.
Emeğinize sağlık.

Allah razı olsun kıymetli kardeşim

Noctua 11.06.26 01:13

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711134)
Selamun Aleyküm Havas Ehli, Kıymetli İlim Talebeleri ve Sırra Vakıf Üstatlar,
İlk hasbıhalimizde harflerin kuru birer sembolden ibaret olmadığını, her birinin kainatı oluşturan dört ana unsurun (Ateş, Hava, Su, Toprak) birer tecellisi olduğunu belirtmiştik. Bugün, bu kadim ilmin biraz daha derinlerine inip, bir ameliyenin (vefk, azimet veya tertip) neden tutmadığını ya da neden ters teptiğini açıklayan "Mizaç Kimyası ve Harf İmtizacı" konusunu açıyoruz.
Havas kitaplarında formüller verilir ancak işin bu mutfak kısmı genellikle "Ehline malumdur" denilerek gizlenir. Gelin, o perdeyi biraz aralayalım.
1. Elementlerin Dost ve Düşman Kutupları (İmtizaç Sırrı)
Doğada olduğu gibi, harfler aleminde de elementlerin birbirleriyle olan ilişkileri ameliyenin kaderini belirler.
Tabii Dostlar (Uyumlu Harfler): * Ateş ile Hava: Hava ateşi körükler, tesiri büyütür ve hızlandırır.
Su ile Toprak: Su toprağı besler, bereketi ve kalıcılığı artırır.
(Eğer bir muhabbet veya rızık vefki yapıyorsanız, bu elementlerin harflerini bir arada eritmek rahmani tesiri zirveye çıkarır.)
Tabii Düşmanlar (Zıt Harfler):
Ateş ile Su: Su ateşi söndürür. Bu iki gruptan harfler dengelenmeden yan yana gelirse ameliye iptal olur.
Hava ile Toprak: Hava toprağı savurur, sabitlemeyi engeller.
(Bir celp çalışmasında bu iki zıt grubu plansız karıştırırsanız, hadimler arasında çatışma çıkar ve çalışma akim kalır.)
2. Harflerin Nurânî ve Zulmânî Ayrımı
Detaylara inerken gözden kaçırılmaması gereken en kritik nokta, harflerin sadece elementlerine göre değil, Nurânî (Işık saçan) ve Zulmânî (Karanlık/Perdeli) olarak da ikiye ayrılmasıdır. Hurûf-u Mukatta'a (Kur'an'daki şifreli başlangıç harfleri: Elif, Lam, Mim, Sad, Ra, Kaf, Nun... gibi 14 harf) Nurânî harflerdir. Geri kalan 14 harf ise Zulmânî sınıfındadır.
Sır: Rahmani bir hacet, şifa veya nur celbi yaparken seçeceğiniz esmaların veya ayetlerin içeriğinde Nurânî harflerin ağırlıkta olması, o çalışmanın frekansını doğrudan ulvi alemlere bağlar.
Pratik Bir Havas Formülü: "Kamer'in Menzili ve Harf Uyumu"
Bir tertibe başlayacağınız zaman sadece günün saatine (Güneş, Venüs, Merih saati vs.) bakmak yetmez. O gün Kamer'in (Ay'ın) hangi burçta (yani hangi elementte) olduğunu bilmeniz gerekir.
Ay, Ateş burçlarındayken (Koç, Aslan, Yay): Sadece Nârî (Ateş) harfleri içeren esmaların zikri veya vefki etkilidir. Bu vakitte kalkıp Su karakterli bir çalışma yapmak, akıntıya karşı kürek çekmektir.
Ay, Su burçlarındayken (Yengeç, Akrep, Balık): Şifa, kalpleri yumuşatma ve rızık kapılarını açma çalışmaları için Mâî (Su) harfleriyle amel edilir.
4. Havasta En Sık Yapılan Hata: İsim Mizaç Çatışması
Bir kişinin ismi ile talep ettiği hacet arasında element savaşı varsa, zikirler kişiye ağır gelebilir, baş ağrısı veya daralma yapabilir.
Örnek: İsminin ebcedinde Toprak (Turâbî) harfleri çok yoğun olan (ağır kanlı, garantici, sabit) bir insan, hayatına hız ve heyecan katmak için sürekli Ateş (Nârî) karakterli celp zikirleri çekerse, kendi içindeki toprak ve ateş çatışır. Toprak kurur, çatlar; kişi ruhsal bir bunalıma (celal patlamasına) girebilir.
Çözüm: Toprak mizacındaki birine doğrudan ateş yüklemek yerine, araya köprü görevi görecek Hava (Hevâî) karakterli bir esma veya ayet eklenerek mizaç yumuşatılır.

Kıymetli dostlar; havas, sadece sayıları üst üste toplama ilmi değildir. Havas, harflerin ruhunu tanıma, onları bir kimyager gibi birbiriyle potada eritme sanatıdır. Elementini bilmediğiniz harf, dilini bilmediğiniz bir yabancı gibidir; size itaat etmez.
Konuyu çok fazla dağıtıp sırrı aşikar etmemek adına şimdilik burada noktalıyorum. Soru, görüş ve tecrübeleriyle konuyu zenginleştirecek üstatların kelamlarını merakla bekliyorum.
Vesselam...

Benim gibi havas ipmini pek bilmeyip öğrenmek isteyen biri için faydalı olmuş Allah razı olsun.

Mesturu 11.06.26 01:14

Alıntı:

Noctua Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711178)
Benim gibi havas ipmini pek bilmeyip öğrenmek isteyen biri için faydalı olmuş Allah razı olsun.

Sizden de sevgili kardeşim konudaki yorumlarıda okursanız düzeltmeleri ve dip notları da görürsünüz

Noctua 11.06.26 01:19

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711179)
Sizden de sevgili kardeşim konudaki yorumlarıda okursanız düzeltmeleri ve dip notları da görürsünüz

Okudum tekrar okuyup anlamaya çalışıyorum sizler gibi değelerli abilerimin hocalarımın yorumlari da değerli benim anlamam uzun sürüyor bazı konularda sadece :D

sin60 11.06.26 18:47

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711134)
Selamun Aleyküm Havas Ehli, Kıymetli İlim Talebeleri ve Sırra Vakıf Üstatlar,
İlk hasbıhalimizde harflerin kuru birer sembolden ibaret olmadığını, her birinin kainatı oluşturan dört ana unsurun (Ateş, Hava, Su, Toprak) birer tecellisi olduğunu belirtmiştik. Bugün, bu kadim ilmin biraz daha derinlerine inip, bir ameliyenin (vefk, azimet veya tertip) neden tutmadığını ya da neden ters teptiğini açıklayan "Mizaç Kimyası ve Harf İmtizacı" konusunu açıyoruz.
Havas kitaplarında formüller verilir ancak işin bu mutfak kısmı genellikle "Ehline malumdur" denilerek gizlenir. Gelin, o perdeyi biraz aralayalım.
1. Elementlerin Dost ve Düşman Kutupları (İmtizaç Sırrı)
Doğada olduğu gibi, harfler aleminde de elementlerin birbirleriyle olan ilişkileri ameliyenin kaderini belirler.
Tabii Dostlar (Uyumlu Harfler): * Ateş ile Hava: Hava ateşi körükler, tesiri büyütür ve hızlandırır.
Su ile Toprak: Su toprağı besler, bereketi ve kalıcılığı artırır.
(Eğer bir muhabbet veya rızık vefki yapıyorsanız, bu elementlerin harflerini bir arada eritmek rahmani tesiri zirveye çıkarır.)
Tabii Düşmanlar (Zıt Harfler):
Ateş ile Su: Su ateşi söndürür. Bu iki gruptan harfler dengelenmeden yan yana gelirse ameliye iptal olur.
Hava ile Toprak: Hava toprağı savurur, sabitlemeyi engeller.
(Bir celp çalışmasında bu iki zıt grubu plansız karıştırırsanız, hadimler arasında çatışma çıkar ve çalışma akim kalır.)
2. Harflerin Nurânî ve Zulmânî Ayrımı
Detaylara inerken gözden kaçırılmaması gereken en kritik nokta, harflerin sadece elementlerine göre değil, Nurânî (Işık saçan) ve Zulmânî (Karanlık/Perdeli) olarak da ikiye ayrılmasıdır. Hurûf-u Mukatta'a (Kur'an'daki şifreli başlangıç harfleri: Elif, Lam, Mim, Sad, Ra, Kaf, Nun... gibi 14 harf) Nurânî harflerdir. Geri kalan 14 harf ise Zulmânî sınıfındadır.
Sır: Rahmani bir hacet, şifa veya nur celbi yaparken seçeceğiniz esmaların veya ayetlerin içeriğinde Nurânî harflerin ağırlıkta olması, o çalışmanın frekansını doğrudan ulvi alemlere bağlar.
Pratik Bir Havas Formülü: "Kamer'in Menzili ve Harf Uyumu"
Bir tertibe başlayacağınız zaman sadece günün saatine (Güneş, Venüs, Merih saati vs.) bakmak yetmez. O gün Kamer'in (Ay'ın) hangi burçta (yani hangi elementte) olduğunu bilmeniz gerekir.
Ay, Ateş burçlarındayken (Koç, Aslan, Yay): Sadece Nârî (Ateş) harfleri içeren esmaların zikri veya vefki etkilidir. Bu vakitte kalkıp Su karakterli bir çalışma yapmak, akıntıya karşı kürek çekmektir.
Ay, Su burçlarındayken (Yengeç, Akrep, Balık): Şifa, kalpleri yumuşatma ve rızık kapılarını açma çalışmaları için Mâî (Su) harfleriyle amel edilir.
4. Havasta En Sık Yapılan Hata: İsim Mizaç Çatışması
Bir kişinin ismi ile talep ettiği hacet arasında element savaşı varsa, zikirler kişiye ağır gelebilir, baş ağrısı veya daralma yapabilir.
Örnek: İsminin ebcedinde Toprak (Turâbî) harfleri çok yoğun olan (ağır kanlı, garantici, sabit) bir insan, hayatına hız ve heyecan katmak için sürekli Ateş (Nârî) karakterli celp zikirleri çekerse, kendi içindeki toprak ve ateş çatışır. Toprak kurur, çatlar; kişi ruhsal bir bunalıma (celal patlamasına) girebilir.
Çözüm: Toprak mizacındaki birine doğrudan ateş yüklemek yerine, araya köprü görevi görecek Hava (Hevâî) karakterli bir esma veya ayet eklenerek mizaç yumuşatılır.

Kıymetli dostlar; havas, sadece sayıları üst üste toplama ilmi değildir. Havas, harflerin ruhunu tanıma, onları bir kimyager gibi birbiriyle potada eritme sanatıdır. Elementini bilmediğiniz harf, dilini bilmediğiniz bir yabancı gibidir; size itaat etmez.
Konuyu çok fazla dağıtıp sırrı aşikar etmemek adına şimdilik burada noktalıyorum. Soru, görüş ve tecrübeleriyle konuyu zenginleştirecek üstatların kelamlarını merakla bekliyorum.
Vesselam...

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] nickli bi üye vardı pakistanda havas egitim almış, ama onu siteden kaçırdık ...bi havas talebesi 3 yıl harflerin egitimini alır diye bi konuya yazmıştı... gerçekten harfler üzerine çalışma yapılsa havasla ugraşan insan daha çok yol alır...bu konu çok güzel bilgiler veriyor allah razı olsun

Mesturu 11.06.26 18:52

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711258)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] nickli bi üye vardı pakistanda havas egitim almış, ama onu siteden kaçırdık ...bi havas talebesi 3 yıl harflerin egitimini alır diye bi konuya yazmıştı... gerçekten harfler üzerine çalışma yapılsa havasla ugraşan insan daha çok yol alır...bu konu çok güzel bilgiler veriyor allah razı olsun

Sevgili kardeşim sin60
Öyle derin bir konu ki Rabbim nasip ederse sırrı bozmadan elimden geldiğince meraklısın anlatmaya çalışacağım

Mesturu 11.06.26 18:56

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711260)
Sevgili kardeşim sin60
Öyle derin bir konu ki Rabbim nasip ederse sırrı bozmadan elimden geldiğince meraklısın anlatmaya çalışacağım

Normalinde asgari harf bilgisi belki yeterli olabilir ama ben harf ilmine çalışmalar yaptıkça yazıtlardaki bazı sırları çözdüm ve geçmişte bildiklerimi ‘ demek ki bu yüzdenmiş’ gibi bir çok aydınlanma yaşadım

sin60 11.06.26 19:05

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711261)
Normalinde asgari harf bilgisi belki yeterli olabilir ama ben harf ilmine çalışmalar yaptıkça yazıtlardaki bazı sırları çözdüm ve geçmişte bildiklerimi ‘ demek ki bu yüzdenmiş’ gibi bir çok aydınlanma yaşadım

melekuti harflerden anlıyormusunuız hocam

Mesturu 11.06.26 19:09

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711266)
melekuti harflerden anlıyormusunuız hocam

Eyvallah mübarek, sorunuz ehline bir selamdır. Aklâm-ı Melekût (Melekûti Harfler), mülk aleminin o zâhirî harflerinin ötesinde, ruhaniyetin ve felekler nizamının asıl geometrik şifreleridir. Biz o kadim kalemlerin, o tılsımât gözlerinin hangi harfe tekabül ettiğini ve o harflerin Melekût katındaki o muazzam ihtizâzını (titreşimini) zâten satır arası mizanlarımızda hasretle saklarız. Kelâmımız o harflerin ruhuna vakıf olan ehline her daim açıktır...

sin60 11.06.26 19:11

Alıntı:

Mesturu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711269)
Eyvallah mübarek, sorunuz ehline bir selamdır. Aklâm-ı Melekût (Melekûti Harfler), mülk aleminin o zâhirî harflerinin ötesinde, ruhaniyetin ve felekler nizamının asıl geometrik şifreleridir. Biz o kadim kalemlerin, o tılsımât gözlerinin hangi harfe tekabül ettiğini ve o harflerin Melekût katındaki o muazzam ihtizâzını (titreşimini) zâten satır arası mizanlarımızda hasretle saklarız. Kelâmımız o harflerin ruhuna vakıf olan ehline her daim açıktır...

allah razı olsun hocam sizi daha bırakmayızgül1

Mesturu 11.06.26 19:13

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711271)
allah razı olsun hocam sizi daha bırakmayızgül1

Cümlemizden Allah razı olsun mübarek can, eyvallah... Bizler bu kadim kapının ardındaki mutfakta sadece birer hizmetkâr, hakikatin kelamını ehline ulaştırmaya çalışan birer vesileyiz.
Gönül kapımız da, ilmimizin yettiği satır arası mizanlarımız da senin gibi saf niyetle, edeple ve samimiyetle bu eşiğe gelen her dosta ardına kadar açıktır. Ruhlar aleminde birbirini tanıyanlar, zâhirde de aynı sofranın başında elbet diz kırarlar. Sabırla, vakarla ve o kadim nizama sadakatle yolumuza yoldaş olduğun müddetçe, biz de bu deryadan süzülen emanetleri seninle paylaşmaktan haya etmeyiz.

murakip 12.06.26 04:02

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri de bu konuyla ilişkili olarak harflerin sırrı ve yazılması hakkında şöyle diyor:

"İşte havanın bu hâsiyetine binaendir ki; mevcudat-ı havaiye olan hurufat, kudsiyet kesbettikçe yani âhizelik vaziyetini aldıkça, yani Kur'an hurufatı olduğundan âhizelik vaziyetini aldığı ve düğmeler hükmüne geçtiği ve surelerin başlarındaki hurufat daha ziyade o münasebat-ı hafiyenin uçlarının merkezî ukdeleri, düğümleri ve hassas düğmeleri hükmünde olduğundan vücud-u havaîleri bu hasiyete mâlik olduğu gibi, vücud-u zihniyeleri dahi, hattâ vücud-u nakşiyeleri de bu hasiyetten hassaları ve hisseleri var. Demek o harflerin okunmasıyla ve yazılmasıyla maddî ilâç gibi şifa ve başka maksadlar hasıl olabilir."

Risale-i Nur Külliyatı | Latif Nükteler - 51

imas 12.06.26 08:34

Alıntı:

sin60 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 711266)
melekuti harflerden anlıyormusunuız hocam

Yaradanın ilahi emirlerini
yaratılmışların gerçek içeriklerini
ledün ilmini
levhi mahfuzdaki yazıları

mecazi olarak bilmeyi soruyorsan, bize ladikli Ahmet ağa ks. lazım gelir,ama yazıları anlatamaz belki çünkü ümmü idi ...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:35.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148