Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Esma zikri çekenlere bir soru.. (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/105078-esma-zikri-cekenlere-bir-soru.html)

HâmûŞî 04.07.26 15:53

Esma zikri çekenlere bir soru..
 
Bugün birçok kardeşimiz esma zikri ile ilgileniyor. Kimi “kaç defa okuyayım?” diyor. Kimi “hangi saatte okuyayım?” diyor. Kimi “ebcedi nedir?” diye soruyor. Kimi “hangi hacet için okunur?” diye araştırıyor. Bunların yeri vardır, fakat bundan önce sorulması gereken daha ağır bir soru vardır.

Okuduğun isim sende hangi edebi meydana getirdi?

Çünkü esma sadece dilin tekrar ettiği lafız değildir. Esma, kulun kalbine tutulan ilahi aynadır. Dil “Ya Rahman” derken kalp merhamete çağrılır. Dil “Ya Rezzak” derken kalp helal rızka çağrılır. Dil “Ya Settar” derken dil, başkasının ayıbını örtmeye çağrılır.

O halde biz de size bir soru soralım;

Ya Allah okuyan ama kulluğu değil kendi benliğini büyüten, Allah isminin huzurunda neyi anladı?

Ya Rahman okuyan ama mahlukata merhametsiz olan, rahmet kapısında ne aradı?

Ya Rahim okuyan ama en yakınına bile şefkati çok gören, hangi rahmeti kalbine indirdi?

Ya Melik okuyan ama küçük menfaat krallığını bırakmayan, mülkün gerçek sahibini nasıl bildi?

Ya Kuddus okuyan ama kalbini haset, kibir ve riya ile kirleten, hangi temizlikten nasip aldı?

Ya Selam okuyan ama diliyle fitne çıkaran, insanların kalbine korku salan, hangi selametin ehli oldu?

Ya Mü’min okuyan ama yanında kimse emin olmayan, hangi emniyet sırrına yaklaştı?

Ya Müheymin okuyan ama kendi nefsini bile gözetmeyen, hangi murakabeyi öğrendi?

Ya Aziz okuyan ama izzeti takvada değil kibirde arayan, hangi izzetin kapısında durdu?

Ya Cebbar okuyan ama kırılan kalpleri onarmak yerine insanları ezen, hangi rahmetli cebri anladı?

Ya Mütekebbir okuyan ama Allah’a mahsus büyüklükten kendine pay çıkaran, hangi edebe sığındı?

Ya Halık okuyan ama yaratılmışlara hor bakan, Halık’ın sanatına hangi gözle baktı?

Ya Bari okuyan ama insanları kusurlarıyla mahkum eden, yaratılıştaki hikmeti nerede gördü?

Ya Musavvir okuyan ama surete takılıp sireti unutan, hangi ilahi tasviri temaşa etti?

Ya Gaffar okuyan ama kimsenin hatasını örtmeyen, kendi affını hangi yüzle istedi?

Ya Kahhar okuyan ama önce kendi nefsini kahretmeyen, hangi kahra sığındı?

Ya Vehhab okuyan ama vermeyi bilmeyen, her nimeti kendine saklayan, hangi hibeyi anladı?

Ya Rezzak okuyan ama rızık için harama meyleden, rızkı Allah’tan mı bildi sebepten mi?

Ya Fettah okuyan ama insanların önüne kapı kapatan, gönül yıkan, hangi fethin talibi oldu?

Ya Alim okuyan ama ilmiyle kibirlenen, bilmediğine “bilmiyorum” diyemeyen, hangi ilimden nasip aldı?

Ya Kabıd okuyan ama daralma anında isyana düşen, kabzın terbiyesini nerede gördü?

Ya Basıt okuyan ama genişlik verildiğinde şımaran, bast hâlinin şükrünü nasıl eda etti?

Ya Hafıd okuyan ama alçaltılınca nefsini hesaba çekmeyen, hangi tevazuyu öğrendi?

Ya Rafi okuyan ama yükselince kulluğunu unutan, hangi yükselişin emanet olduğunu bildi?

Ya Muizz okuyan ama izzeti insan alkışında arayan, Hakk’ın izzetini nerede buldu?

Ya Müzill okuyan ama zillete düşenlere merhamet etmeyen, kendi nefsinin zilletini ne zaman gördü?

Ya Semi okuyan ama kulağını gıybetten, yalandan ve boş sözden korumayan, hangi işitmenin edebine girdi?

Ya Basir okuyan ama harama bakışını tutmayan, hangi basiretten bahsetti?

Ya Hakem okuyan ama hükmünde adaleti değil tarafını gözeten, hangi hükme teslim oldu?

Ya Adl okuyan ama sevdiğine başka, sevmediğine başka ölçü kullanan, adaletin neresinde durdu?

Ya Latif okuyan ama sözünde kaba, davranışında sert olan, hangi lütfun inceliğini taşıdı?

Ya Habir okuyan ama kendi içindeki gizli niyetten habersiz yaşayan, hangi haberin ehli oldu?

Ya Halim okuyan ama öfkesine mağlup olan, hangi hilmin tecellisini taşıdı?

Ya Azim okuyan ama sadece kendi derdini büyük gören, azameti nerede idrak etti?

Ya Gafur okuyan ama başkasının geçmişini sürekli yüzüne vuran, hangi mağfireti talep etti?

Ya Şekur okuyan ama küçük nimete şükretmeyen, hangi şükrün dilini öğrendi?

Ya Aliyy okuyan ama yüksekliği makamda, rütbede ve halkın teveccühünde arayan, hangi ulvî manayı gördü?

Ya Kebir okuyan ama küçük menfaatler için kalbini küçülten, hangi büyüklüğe yöneldi?

Ya Hafız okuyan ama gözünü, dilini ve kalbini muhafaza etmeyen, hangi hıfzı istedi?

Ya Mukit okuyan ama Allah’ın doyurduğunu unutup rızkı insanlardan bilen, hangi ikramı anladı?

Ya Hasib okuyan ama hesaba çekilmeden nefsini hesaba çekmeyen, hangi muhasebeye hazırlandı?

Ya Celil okuyan ama celali sertlik zanneden, edebi celalin önüne koymayan, hangi heybeti taşıdı?

Ya Kerim okuyan ama ikramı sadece kendine isteyen, hangi keremin kapısını çaldı?

Ya Rakib okuyan ama yalnız kaldığında Allah’ın nazarını unutan, hangi gözetimin altında yaşadı?

Ya Mücib okuyan ama kendisine gelen hak çağrıya icabet etmeyen, duasına nasıl icabet bekledi?

Ya Vasi’ okuyan ama kalbi dar, affı dar, merhameti dar olan, hangi genişliğe talip oldu?

Ya Hakim okuyan ama her işinde acele ve ölçüsüz davranan, hikmeti nerede aradı?

Ya Vedud okuyan ama muhabbeti nefsânî bağlanmaya çeviren, hangi sevgiyi talep etti?

Ya Mecid okuyan ama şerefi ahlakta değil görünüşte arayan, hangi mecdi anladı?

Ya Bais okuyan ama kalbi gafletten dirilmeyen, hangi dirilişi bekledi?

Ya Şehid okuyan ama Allah’ın şahitliğini unutup insanların görmesini isteyen, hangi şahitliğe inandı?

Ya Hak okuyan ama hak kendine dokununca kaçan, hangi hakikati sevdi?

Ya Vekil okuyan ama tevekkül yerine vesveseye sarılan, hangi vekâlete teslim oldu?

Ya Kaviyy okuyan ama gücünü nefsine, öfkesine ve zulme kullanan, hangi kuvvetin emanet olduğunu bildi?

Ya Metin okuyan ama ilk imtihanda dağılan, hangi sağlamlığa yaslandı?

Ya Veliyy okuyan ama dostluğu Allah için değil menfaat için kuran, hangi velâyet edebini anladı?

Ya Hamid okuyan ama hamdi sadece nimette bilen, musibette dili kuruyan, hangi hamdin kuluydu?

Ya Muhsi okuyan ama kendi hatalarını saymayan, başkasının kusurunu tek tek sayan, hangi ihsayı öğrendi?

Ya Mübdi okuyan ama her başlangıcı Allah’tan bilmeyen, sebepleri ilah gibi gören, hangi ibdayı idrak etti?

Ya Muid okuyan ama her dönüşün Allah’a olduğunu unutup dünyaya yerleşen, hangi dönüşe hazırlandı?

Ya Muhyi okuyan ama kalbi ölü, zikri kuru, merhameti sönük kalan, hangi hayatı istedi?

Ya Mümit okuyan ama ölümü başkasına yakın, kendine uzak gören, hangi faniliği düşündü?

Ya Hayy okuyan ama kalbini gafletle öldüren, hangi diri oluşa yöneldi?

Ya Kayyum okuyan ama her şeyi kendi gücüyle ayakta tuttuğunu sanan, hangi kayyumiyeti tanıdı?

Ya Vacid okuyan ama Allah’ı bulmadan her şeyi bulduğunu zanneden, neyi bulmuş oldu?

Ya Macid okuyan ama keremi ve şerefi nefsine perde yapan, hangi yüceliğe edeple baktı?

Ya Vahid okuyan ama kalbinde bin put taşıyan, tevhidin neresinde durdu?

Ya Samed okuyan ama ihtiyacını Allah’a değil insanlara bağlayan, hangi samediyet kapısına yöneldi?

Ya Kadir okuyan ama kudret karşısında aczini bilmeyen, hangi kulluk ölçüsünü öğrendi?

Ya Muktedir okuyan ama elindeki küçük imkânla insanlara hükmetmeye kalkışan, hangi iktidarın emanet olduğunu bildi?

Ya Mukaddim okuyan ama Allah’ın öne aldığını kıskanan, kendi geri kalınca isyan eden, hangi takdime razı oldu?

Ya Muahhir okuyan ama gecikmede hikmet görmeyen, her şeyi kendi vaktine isteyen, hangi te’hirin terbiyesini aldı?

Ya Evvel okuyan ama her işin başında Allah’ı değil nefsini gören, hangi evveliyeti anladı?

Ya Ahir okuyan ama sonunu düşünmeden yaşayan, hangi akıbete hazırlandı?

Ya Zahir okuyan ama görünen nimetlerde Hakk’ın izini görmeyen, hangi zuhurdan haber aldı?

Ya Batın okuyan ama kalbinin gizli kirlerini temizlemeyen, hangi batıni edebe girdi?

Ya Vali okuyan ama kendi nefsine bile hakim olamayan, hangi idare ve velayetten söz etti?

Ya Müteali okuyan ama alçak arzuların içinde yüksek makam arayan, hangi yüceliğe talip oldu?

Ya Berr okuyan ama iyiliği sadece kendisine yapılınca seven, hangi birr ahlakını taşıdı?

Ya Tevvab okuyan ama tövbeyi yarına bırakan, hangi dönüşü istedi?

Ya Müntekim okuyan ama intikamı nefsine alıp adaleti unutan, hangi ilahî hükmün edebini bildi?

Ya Afüvv okuyan ama affedilmek isterken affetmeyi ağır bulan, hangi af kapısında bekledi?

Ya Rauf okuyan ama müminlere karşı katı, nefsine karşı yumuşak olan, hangi re’feti anladı?

Ya Mâlikü’l-Mülk okuyan ama malı kendi mülkü zannedip emanet olduğunu unutan, hangi mülk sahibini tanıdı?

Ya Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm okuyan ama celâlden korkmayan, ikrama şükretmeyen, hangi heybet ve lütuf dengesini bildi?

Ya Muksit okuyan ama terazisi menfaatine göre değişen, hangi hakkaniyetten bahsetti?

Ya Cami’ okuyan ama kalpleri birleştirmek yerine ayrılık büyüten, hangi cem sırrını istedi?

Ya Gani okuyan ama fakirliğini Allah’a arz etmeyen, içten içe mahlûka muhtaç yaşayan, hangi gınayı bildi?

Ya Muğni okuyan ama zenginliği mal çokluğu zanneden, kalp zenginliğini nerede aradı?

Ya Mani okuyan ama engellenince Allah’ın korumasını düşünmeyen, hangi men’in rahmet olabileceğini anladı?

Ya Darr okuyan ama zararda hikmet aramayan, her acıyı sadece ceza zanneden, hangi imtihanı okudu?

Ya Nafi’ okuyan ama faydayı sadece kendi çıkarına göre ölçen, hangi gerçek menfaati bildi?

Ya Nur okuyan ama kalbini haset, şehvet, kin ve riya karanlığında bırakan, hangi nura talip oldu?

Ya Hadi okuyan ama hidayet isteyip nefsinin yolundan gitmeye devam eden, hangi rehberliği kabul etti?

Ya Bedi okuyan ama Allah’ın yaratışındaki eşsizliği görmeyip her şeyi sıradanlaştıran, hangi bedî sanatını temaşa etti?

Ya Baki okuyan ama fâni olan için kalıcı olanı terk eden, hangi bekâya yöneldi?

Ya Varis okuyan ama her şeyin sonunda Allah’a kalacağını bilip de hâlâ dünyaya yapışan, hangi mirası düşündü?

Ya Reşid okuyan ama irşadı kendi aklına uyduran, nasihati işine gelince kabul eden, hangi rüşdü istedi?

Ya Sabur okuyan ama küçük gecikmede sabrı terk eden, hangi sabır makamını talep etti?



Biz size soruyu sorduk, şimdi siz de bu soruları kendi kalbinize sorun.

Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.

Talebe2021 04.07.26 16:21

Elhamdüllilah, çok güzel konu.
Bende zamanında Ya Rezzak çekiyorsunuz ya geleni dağıtamazsan diye bir sohpet ve 99 Esma tövbesi sonrası çokça aklıma gelmiş bir kondur kendimi Esmalara göre terbiye etmek, yaşamımı düzene koymak, zikretmenin sadece dil ile değilde yaşantıya indirip anma olarakta mana bulmasna çabalamak hayreti içerisindeyim.

Emeğinize sağlık hocam

BAKARA 04.07.26 16:39

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714103)
Bugün birçok kardeşimiz esma zikri ile ilgileniyor. Kimi “kaç defa okuyayım?” diyor. Kimi “hangi saatte okuyayım?” diyor. Kimi “ebcedi nedir?” diye soruyor. Kimi “hangi hacet için okunur?” diye araştırıyor. Bunların yeri vardır, fakat bundan önce sorulması gereken daha ağır bir soru vardır.

Okuduğun isim sende hangi edebi meydana getirdi?

Çünkü esma sadece dilin tekrar ettiği lafız değildir. Esma, kulun kalbine tutulan ilahi aynadır. Dil “Ya Rahman” derken kalp merhamete çağrılır. Dil “Ya Rezzak” derken kalp helal rızka çağrılır. Dil “Ya Settar” derken dil, başkasının ayıbını örtmeye çağrılır.

O halde biz de size bir soru soralım;

Ya Allah okuyan ama kulluğu değil kendi benliğini büyüten, Allah isminin huzurunda neyi anladı?

Ya Rahman okuyan ama mahlukata merhametsiz olan, rahmet kapısında ne aradı?

Ya Rahim okuyan ama en yakınına bile şefkati çok gören, hangi rahmeti kalbine indirdi?

Ya Melik okuyan ama küçük menfaat krallığını bırakmayan, mülkün gerçek sahibini nasıl bildi?

Ya Kuddus okuyan ama kalbini haset, kibir ve riya ile kirleten, hangi temizlikten nasip aldı?

Ya Selam okuyan ama diliyle fitne çıkaran, insanların kalbine korku salan, hangi selametin ehli oldu?

Ya Mü’min okuyan ama yanında kimse emin olmayan, hangi emniyet sırrına yaklaştı?

Ya Müheymin okuyan ama kendi nefsini bile gözetmeyen, hangi murakabeyi öğrendi?

Ya Aziz okuyan ama izzeti takvada değil kibirde arayan, hangi izzetin kapısında durdu?

Ya Cebbar okuyan ama kırılan kalpleri onarmak yerine insanları ezen, hangi rahmetli cebri anladı?

Ya Mütekebbir okuyan ama Allah’a mahsus büyüklükten kendine pay çıkaran, hangi edebe sığındı?

Ya Halık okuyan ama yaratılmışlara hor bakan, Halık’ın sanatına hangi gözle baktı?

Ya Bari okuyan ama insanları kusurlarıyla mahkum eden, yaratılıştaki hikmeti nerede gördü?

Ya Musavvir okuyan ama surete takılıp sireti unutan, hangi ilahi tasviri temaşa etti?

Ya Gaffar okuyan ama kimsenin hatasını örtmeyen, kendi affını hangi yüzle istedi?

Ya Kahhar okuyan ama önce kendi nefsini kahretmeyen, hangi kahra sığındı?

Ya Vehhab okuyan ama vermeyi bilmeyen, her nimeti kendine saklayan, hangi hibeyi anladı?

Ya Rezzak okuyan ama rızık için harama meyleden, rızkı Allah’tan mı bildi sebepten mi?

Ya Fettah okuyan ama insanların önüne kapı kapatan, gönül yıkan, hangi fethin talibi oldu?

Ya Alim okuyan ama ilmiyle kibirlenen, bilmediğine “bilmiyorum” diyemeyen, hangi ilimden nasip aldı?

Ya Kabıd okuyan ama daralma anında isyana düşen, kabzın terbiyesini nerede gördü?

Ya Basıt okuyan ama genişlik verildiğinde şımaran, bast hâlinin şükrünü nasıl eda etti?

Ya Hafıd okuyan ama alçaltılınca nefsini hesaba çekmeyen, hangi tevazuyu öğrendi?

Ya Rafi okuyan ama yükselince kulluğunu unutan, hangi yükselişin emanet olduğunu bildi?

Ya Muizz okuyan ama izzeti insan alkışında arayan, Hakk’ın izzetini nerede buldu?

Ya Müzill okuyan ama zillete düşenlere merhamet etmeyen, kendi nefsinin zilletini ne zaman gördü?

Ya Semi okuyan ama kulağını gıybetten, yalandan ve boş sözden korumayan, hangi işitmenin edebine girdi?

Ya Basir okuyan ama harama bakışını tutmayan, hangi basiretten bahsetti?

Ya Hakem okuyan ama hükmünde adaleti değil tarafını gözeten, hangi hükme teslim oldu?

Ya Adl okuyan ama sevdiğine başka, sevmediğine başka ölçü kullanan, adaletin neresinde durdu?

Ya Latif okuyan ama sözünde kaba, davranışında sert olan, hangi lütfun inceliğini taşıdı?

Ya Habir okuyan ama kendi içindeki gizli niyetten habersiz yaşayan, hangi haberin ehli oldu?

Ya Halim okuyan ama öfkesine mağlup olan, hangi hilmin tecellisini taşıdı?

Ya Azim okuyan ama sadece kendi derdini büyük gören, azameti nerede idrak etti?

Ya Gafur okuyan ama başkasının geçmişini sürekli yüzüne vuran, hangi mağfireti talep etti?

Ya Şekur okuyan ama küçük nimete şükretmeyen, hangi şükrün dilini öğrendi?

Ya Aliyy okuyan ama yüksekliği makamda, rütbede ve halkın teveccühünde arayan, hangi ulvî manayı gördü?

Ya Kebir okuyan ama küçük menfaatler için kalbini küçülten, hangi büyüklüğe yöneldi?

Ya Hafız okuyan ama gözünü, dilini ve kalbini muhafaza etmeyen, hangi hıfzı istedi?

Ya Mukit okuyan ama Allah’ın doyurduğunu unutup rızkı insanlardan bilen, hangi ikramı anladı?

Ya Hasib okuyan ama hesaba çekilmeden nefsini hesaba çekmeyen, hangi muhasebeye hazırlandı?

Ya Celil okuyan ama celali sertlik zanneden, edebi celalin önüne koymayan, hangi heybeti taşıdı?

Ya Kerim okuyan ama ikramı sadece kendine isteyen, hangi keremin kapısını çaldı?

Ya Rakib okuyan ama yalnız kaldığında Allah’ın nazarını unutan, hangi gözetimin altında yaşadı?

Ya Mücib okuyan ama kendisine gelen hak çağrıya icabet etmeyen, duasına nasıl icabet bekledi?

Ya Vasi’ okuyan ama kalbi dar, affı dar, merhameti dar olan, hangi genişliğe talip oldu?

Ya Hakim okuyan ama her işinde acele ve ölçüsüz davranan, hikmeti nerede aradı?

Ya Vedud okuyan ama muhabbeti nefsânî bağlanmaya çeviren, hangi sevgiyi talep etti?

Ya Mecid okuyan ama şerefi ahlakta değil görünüşte arayan, hangi mecdi anladı?

Ya Bais okuyan ama kalbi gafletten dirilmeyen, hangi dirilişi bekledi?

Ya Şehid okuyan ama Allah’ın şahitliğini unutup insanların görmesini isteyen, hangi şahitliğe inandı?

Ya Hak okuyan ama hak kendine dokununca kaçan, hangi hakikati sevdi?

Ya Vekil okuyan ama tevekkül yerine vesveseye sarılan, hangi vekâlete teslim oldu?

Ya Kaviyy okuyan ama gücünü nefsine, öfkesine ve zulme kullanan, hangi kuvvetin emanet olduğunu bildi?

Ya Metin okuyan ama ilk imtihanda dağılan, hangi sağlamlığa yaslandı?

Ya Veliyy okuyan ama dostluğu Allah için değil menfaat için kuran, hangi velâyet edebini anladı?

Ya Hamid okuyan ama hamdi sadece nimette bilen, musibette dili kuruyan, hangi hamdin kuluydu?

Ya Muhsi okuyan ama kendi hatalarını saymayan, başkasının kusurunu tek tek sayan, hangi ihsayı öğrendi?

Ya Mübdi okuyan ama her başlangıcı Allah’tan bilmeyen, sebepleri ilah gibi gören, hangi ibdayı idrak etti?

Ya Muid okuyan ama her dönüşün Allah’a olduğunu unutup dünyaya yerleşen, hangi dönüşe hazırlandı?

Ya Muhyi okuyan ama kalbi ölü, zikri kuru, merhameti sönük kalan, hangi hayatı istedi?

Ya Mümit okuyan ama ölümü başkasına yakın, kendine uzak gören, hangi faniliği düşündü?

Ya Hayy okuyan ama kalbini gafletle öldüren, hangi diri oluşa yöneldi?

Ya Kayyum okuyan ama her şeyi kendi gücüyle ayakta tuttuğunu sanan, hangi kayyumiyeti tanıdı?

Ya Vacid okuyan ama Allah’ı bulmadan her şeyi bulduğunu zanneden, neyi bulmuş oldu?

Ya Macid okuyan ama keremi ve şerefi nefsine perde yapan, hangi yüceliğe edeple baktı?

Ya Vahid okuyan ama kalbinde bin put taşıyan, tevhidin neresinde durdu?

Ya Samed okuyan ama ihtiyacını Allah’a değil insanlara bağlayan, hangi samediyet kapısına yöneldi?

Ya Kadir okuyan ama kudret karşısında aczini bilmeyen, hangi kulluk ölçüsünü öğrendi?

Ya Muktedir okuyan ama elindeki küçük imkânla insanlara hükmetmeye kalkışan, hangi iktidarın emanet olduğunu bildi?

Ya Mukaddim okuyan ama Allah’ın öne aldığını kıskanan, kendi geri kalınca isyan eden, hangi takdime razı oldu?

Ya Muahhir okuyan ama gecikmede hikmet görmeyen, her şeyi kendi vaktine isteyen, hangi te’hirin terbiyesini aldı?

Ya Evvel okuyan ama her işin başında Allah’ı değil nefsini gören, hangi evveliyeti anladı?

Ya Ahir okuyan ama sonunu düşünmeden yaşayan, hangi akıbete hazırlandı?

Ya Zahir okuyan ama görünen nimetlerde Hakk’ın izini görmeyen, hangi zuhurdan haber aldı?

Ya Batın okuyan ama kalbinin gizli kirlerini temizlemeyen, hangi batıni edebe girdi?

Ya Vali okuyan ama kendi nefsine bile hakim olamayan, hangi idare ve velayetten söz etti?

Ya Müteali okuyan ama alçak arzuların içinde yüksek makam arayan, hangi yüceliğe talip oldu?

Ya Berr okuyan ama iyiliği sadece kendisine yapılınca seven, hangi birr ahlakını taşıdı?

Ya Tevvab okuyan ama tövbeyi yarına bırakan, hangi dönüşü istedi?

Ya Müntekim okuyan ama intikamı nefsine alıp adaleti unutan, hangi ilahî hükmün edebini bildi?

Ya Afüvv okuyan ama affedilmek isterken affetmeyi ağır bulan, hangi af kapısında bekledi?

Ya Rauf okuyan ama müminlere karşı katı, nefsine karşı yumuşak olan, hangi re’feti anladı?

Ya Mâlikü’l-Mülk okuyan ama malı kendi mülkü zannedip emanet olduğunu unutan, hangi mülk sahibini tanıdı?

Ya Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm okuyan ama celâlden korkmayan, ikrama şükretmeyen, hangi heybet ve lütuf dengesini bildi?

Ya Muksit okuyan ama terazisi menfaatine göre değişen, hangi hakkaniyetten bahsetti?

Ya Cami’ okuyan ama kalpleri birleştirmek yerine ayrılık büyüten, hangi cem sırrını istedi?

Ya Gani okuyan ama fakirliğini Allah’a arz etmeyen, içten içe mahlûka muhtaç yaşayan, hangi gınayı bildi?

Ya Muğni okuyan ama zenginliği mal çokluğu zanneden, kalp zenginliğini nerede aradı?

Ya Mani okuyan ama engellenince Allah’ın korumasını düşünmeyen, hangi men’in rahmet olabileceğini anladı?

Ya Darr okuyan ama zararda hikmet aramayan, her acıyı sadece ceza zanneden, hangi imtihanı okudu?

Ya Nafi’ okuyan ama faydayı sadece kendi çıkarına göre ölçen, hangi gerçek menfaati bildi?

Ya Nur okuyan ama kalbini haset, şehvet, kin ve riya karanlığında bırakan, hangi nura talip oldu?

Ya Hadi okuyan ama hidayet isteyip nefsinin yolundan gitmeye devam eden, hangi rehberliği kabul etti?

Ya Bedi okuyan ama Allah’ın yaratışındaki eşsizliği görmeyip her şeyi sıradanlaştıran, hangi bedî sanatını temaşa etti?

Ya Baki okuyan ama fâni olan için kalıcı olanı terk eden, hangi bekâya yöneldi?

Ya Varis okuyan ama her şeyin sonunda Allah’a kalacağını bilip de hâlâ dünyaya yapışan, hangi mirası düşündü?

Ya Reşid okuyan ama irşadı kendi aklına uyduran, nasihati işine gelince kabul eden, hangi rüşdü istedi?

Ya Sabur okuyan ama küçük gecikmede sabrı terk eden, hangi sabır makamını talep etti?



Biz size soruyu sorduk, şimdi siz de bu soruları kendi kalbinize sorun.

Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.

Çoooook haklısınız hocam.
Yine çok güzel bir konu olmuş.
Elinize emeğinize ilminize sağlık bereket
Hocam ss aldım bilginiz oldun…!:)

Logos 05.07.26 00:02

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714103)
Bugün birçok kardeşimiz esma zikri ile ilgileniyor. Kimi “kaç defa okuyayım?” diyor. Kimi “hangi saatte okuyayım?” diyor. Kimi “ebcedi nedir?” diye soruyor. Kimi “hangi hacet için okunur?” diye araştırıyor. Bunların yeri vardır, fakat bundan önce sorulması gereken daha ağır bir soru vardır.

Okuduğun isim sende hangi edebi meydana getirdi?

Çünkü esma sadece dilin tekrar ettiği lafız değildir. Esma, kulun kalbine tutulan ilahi aynadır. Dil “Ya Rahman” derken kalp merhamete çağrılır. Dil “Ya Rezzak” derken kalp helal rızka çağrılır. Dil “Ya Settar” derken dil, başkasının ayıbını örtmeye çağrılır.

O halde biz de size bir soru soralım;

Ya Allah okuyan ama kulluğu değil kendi benliğini büyüten, Allah isminin huzurunda neyi anladı?

Ya Rahman okuyan ama mahlukata merhametsiz olan, rahmet kapısında ne aradı?

Ya Rahim okuyan ama en yakınına bile şefkati çok gören, hangi rahmeti kalbine indirdi?

Ya Melik okuyan ama küçük menfaat krallığını bırakmayan, mülkün gerçek sahibini nasıl bildi?

Ya Kuddus okuyan ama kalbini haset, kibir ve riya ile kirleten, hangi temizlikten nasip aldı?

Ya Selam okuyan ama diliyle fitne çıkaran, insanların kalbine korku salan, hangi selametin ehli oldu?

Ya Mü’min okuyan ama yanında kimse emin olmayan, hangi emniyet sırrına yaklaştı?

Ya Müheymin okuyan ama kendi nefsini bile gözetmeyen, hangi murakabeyi öğrendi?

Ya Aziz okuyan ama izzeti takvada değil kibirde arayan, hangi izzetin kapısında durdu?

Ya Cebbar okuyan ama kırılan kalpleri onarmak yerine insanları ezen, hangi rahmetli cebri anladı?

Ya Mütekebbir okuyan ama Allah’a mahsus büyüklükten kendine pay çıkaran, hangi edebe sığındı?

Ya Halık okuyan ama yaratılmışlara hor bakan, Halık’ın sanatına hangi gözle baktı?

Ya Bari okuyan ama insanları kusurlarıyla mahkum eden, yaratılıştaki hikmeti nerede gördü?

Ya Musavvir okuyan ama surete takılıp sireti unutan, hangi ilahi tasviri temaşa etti?

Ya Gaffar okuyan ama kimsenin hatasını örtmeyen, kendi affını hangi yüzle istedi?

Ya Kahhar okuyan ama önce kendi nefsini kahretmeyen, hangi kahra sığındı?

Ya Vehhab okuyan ama vermeyi bilmeyen, her nimeti kendine saklayan, hangi hibeyi anladı?

Ya Rezzak okuyan ama rızık için harama meyleden, rızkı Allah’tan mı bildi sebepten mi?

Ya Fettah okuyan ama insanların önüne kapı kapatan, gönül yıkan, hangi fethin talibi oldu?

Ya Alim okuyan ama ilmiyle kibirlenen, bilmediğine “bilmiyorum” diyemeyen, hangi ilimden nasip aldı?

Ya Kabıd okuyan ama daralma anında isyana düşen, kabzın terbiyesini nerede gördü?

Ya Basıt okuyan ama genişlik verildiğinde şımaran, bast hâlinin şükrünü nasıl eda etti?

Ya Hafıd okuyan ama alçaltılınca nefsini hesaba çekmeyen, hangi tevazuyu öğrendi?

Ya Rafi okuyan ama yükselince kulluğunu unutan, hangi yükselişin emanet olduğunu bildi?

Ya Muizz okuyan ama izzeti insan alkışında arayan, Hakk’ın izzetini nerede buldu?

Ya Müzill okuyan ama zillete düşenlere merhamet etmeyen, kendi nefsinin zilletini ne zaman gördü?

Ya Semi okuyan ama kulağını gıybetten, yalandan ve boş sözden korumayan, hangi işitmenin edebine girdi?

Ya Basir okuyan ama harama bakışını tutmayan, hangi basiretten bahsetti?

Ya Hakem okuyan ama hükmünde adaleti değil tarafını gözeten, hangi hükme teslim oldu?

Ya Adl okuyan ama sevdiğine başka, sevmediğine başka ölçü kullanan, adaletin neresinde durdu?

Ya Latif okuyan ama sözünde kaba, davranışında sert olan, hangi lütfun inceliğini taşıdı?

Ya Habir okuyan ama kendi içindeki gizli niyetten habersiz yaşayan, hangi haberin ehli oldu?

Ya Halim okuyan ama öfkesine mağlup olan, hangi hilmin tecellisini taşıdı?

Ya Azim okuyan ama sadece kendi derdini büyük gören, azameti nerede idrak etti?

Ya Gafur okuyan ama başkasının geçmişini sürekli yüzüne vuran, hangi mağfireti talep etti?

Ya Şekur okuyan ama küçük nimete şükretmeyen, hangi şükrün dilini öğrendi?

Ya Aliyy okuyan ama yüksekliği makamda, rütbede ve halkın teveccühünde arayan, hangi ulvî manayı gördü?

Ya Kebir okuyan ama küçük menfaatler için kalbini küçülten, hangi büyüklüğe yöneldi?

Ya Hafız okuyan ama gözünü, dilini ve kalbini muhafaza etmeyen, hangi hıfzı istedi?

Ya Mukit okuyan ama Allah’ın doyurduğunu unutup rızkı insanlardan bilen, hangi ikramı anladı?

Ya Hasib okuyan ama hesaba çekilmeden nefsini hesaba çekmeyen, hangi muhasebeye hazırlandı?

Ya Celil okuyan ama celali sertlik zanneden, edebi celalin önüne koymayan, hangi heybeti taşıdı?

Ya Kerim okuyan ama ikramı sadece kendine isteyen, hangi keremin kapısını çaldı?

Ya Rakib okuyan ama yalnız kaldığında Allah’ın nazarını unutan, hangi gözetimin altında yaşadı?

Ya Mücib okuyan ama kendisine gelen hak çağrıya icabet etmeyen, duasına nasıl icabet bekledi?

Ya Vasi’ okuyan ama kalbi dar, affı dar, merhameti dar olan, hangi genişliğe talip oldu?

Ya Hakim okuyan ama her işinde acele ve ölçüsüz davranan, hikmeti nerede aradı?

Ya Vedud okuyan ama muhabbeti nefsânî bağlanmaya çeviren, hangi sevgiyi talep etti?

Ya Mecid okuyan ama şerefi ahlakta değil görünüşte arayan, hangi mecdi anladı?

Ya Bais okuyan ama kalbi gafletten dirilmeyen, hangi dirilişi bekledi?

Ya Şehid okuyan ama Allah’ın şahitliğini unutup insanların görmesini isteyen, hangi şahitliğe inandı?

Ya Hak okuyan ama hak kendine dokununca kaçan, hangi hakikati sevdi?

Ya Vekil okuyan ama tevekkül yerine vesveseye sarılan, hangi vekâlete teslim oldu?

Ya Kaviyy okuyan ama gücünü nefsine, öfkesine ve zulme kullanan, hangi kuvvetin emanet olduğunu bildi?

Ya Metin okuyan ama ilk imtihanda dağılan, hangi sağlamlığa yaslandı?

Ya Veliyy okuyan ama dostluğu Allah için değil menfaat için kuran, hangi velâyet edebini anladı?

Ya Hamid okuyan ama hamdi sadece nimette bilen, musibette dili kuruyan, hangi hamdin kuluydu?

Ya Muhsi okuyan ama kendi hatalarını saymayan, başkasının kusurunu tek tek sayan, hangi ihsayı öğrendi?

Ya Mübdi okuyan ama her başlangıcı Allah’tan bilmeyen, sebepleri ilah gibi gören, hangi ibdayı idrak etti?

Ya Muid okuyan ama her dönüşün Allah’a olduğunu unutup dünyaya yerleşen, hangi dönüşe hazırlandı?

Ya Muhyi okuyan ama kalbi ölü, zikri kuru, merhameti sönük kalan, hangi hayatı istedi?

Ya Mümit okuyan ama ölümü başkasına yakın, kendine uzak gören, hangi faniliği düşündü?

Ya Hayy okuyan ama kalbini gafletle öldüren, hangi diri oluşa yöneldi?

Ya Kayyum okuyan ama her şeyi kendi gücüyle ayakta tuttuğunu sanan, hangi kayyumiyeti tanıdı?

Ya Vacid okuyan ama Allah’ı bulmadan her şeyi bulduğunu zanneden, neyi bulmuş oldu?

Ya Macid okuyan ama keremi ve şerefi nefsine perde yapan, hangi yüceliğe edeple baktı?

Ya Vahid okuyan ama kalbinde bin put taşıyan, tevhidin neresinde durdu?

Ya Samed okuyan ama ihtiyacını Allah’a değil insanlara bağlayan, hangi samediyet kapısına yöneldi?

Ya Kadir okuyan ama kudret karşısında aczini bilmeyen, hangi kulluk ölçüsünü öğrendi?

Ya Muktedir okuyan ama elindeki küçük imkânla insanlara hükmetmeye kalkışan, hangi iktidarın emanet olduğunu bildi?

Ya Mukaddim okuyan ama Allah’ın öne aldığını kıskanan, kendi geri kalınca isyan eden, hangi takdime razı oldu?

Ya Muahhir okuyan ama gecikmede hikmet görmeyen, her şeyi kendi vaktine isteyen, hangi te’hirin terbiyesini aldı?

Ya Evvel okuyan ama her işin başında Allah’ı değil nefsini gören, hangi evveliyeti anladı?

Ya Ahir okuyan ama sonunu düşünmeden yaşayan, hangi akıbete hazırlandı?

Ya Zahir okuyan ama görünen nimetlerde Hakk’ın izini görmeyen, hangi zuhurdan haber aldı?

Ya Batın okuyan ama kalbinin gizli kirlerini temizlemeyen, hangi batıni edebe girdi?

Ya Vali okuyan ama kendi nefsine bile hakim olamayan, hangi idare ve velayetten söz etti?

Ya Müteali okuyan ama alçak arzuların içinde yüksek makam arayan, hangi yüceliğe talip oldu?

Ya Berr okuyan ama iyiliği sadece kendisine yapılınca seven, hangi birr ahlakını taşıdı?

Ya Tevvab okuyan ama tövbeyi yarına bırakan, hangi dönüşü istedi?

Ya Müntekim okuyan ama intikamı nefsine alıp adaleti unutan, hangi ilahî hükmün edebini bildi?

Ya Afüvv okuyan ama affedilmek isterken affetmeyi ağır bulan, hangi af kapısında bekledi?

Ya Rauf okuyan ama müminlere karşı katı, nefsine karşı yumuşak olan, hangi re’feti anladı?

Ya Mâlikü’l-Mülk okuyan ama malı kendi mülkü zannedip emanet olduğunu unutan, hangi mülk sahibini tanıdı?

Ya Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm okuyan ama celâlden korkmayan, ikrama şükretmeyen, hangi heybet ve lütuf dengesini bildi?

Ya Muksit okuyan ama terazisi menfaatine göre değişen, hangi hakkaniyetten bahsetti?

Ya Cami’ okuyan ama kalpleri birleştirmek yerine ayrılık büyüten, hangi cem sırrını istedi?

Ya Gani okuyan ama fakirliğini Allah’a arz etmeyen, içten içe mahlûka muhtaç yaşayan, hangi gınayı bildi?

Ya Muğni okuyan ama zenginliği mal çokluğu zanneden, kalp zenginliğini nerede aradı?

Ya Mani okuyan ama engellenince Allah’ın korumasını düşünmeyen, hangi men’in rahmet olabileceğini anladı?

Ya Darr okuyan ama zararda hikmet aramayan, her acıyı sadece ceza zanneden, hangi imtihanı okudu?

Ya Nafi’ okuyan ama faydayı sadece kendi çıkarına göre ölçen, hangi gerçek menfaati bildi?

Ya Nur okuyan ama kalbini haset, şehvet, kin ve riya karanlığında bırakan, hangi nura talip oldu?

Ya Hadi okuyan ama hidayet isteyip nefsinin yolundan gitmeye devam eden, hangi rehberliği kabul etti?

Ya Bedi okuyan ama Allah’ın yaratışındaki eşsizliği görmeyip her şeyi sıradanlaştıran, hangi bedî sanatını temaşa etti?

Ya Baki okuyan ama fâni olan için kalıcı olanı terk eden, hangi bekâya yöneldi?

Ya Varis okuyan ama her şeyin sonunda Allah’a kalacağını bilip de hâlâ dünyaya yapışan, hangi mirası düşündü?

Ya Reşid okuyan ama irşadı kendi aklına uyduran, nasihati işine gelince kabul eden, hangi rüşdü istedi?

Ya Sabur okuyan ama küçük gecikmede sabrı terk eden, hangi sabır makamını talep etti?



Biz size soruyu sorduk, şimdi siz de bu soruları kendi kalbinize sorun.

Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.

Emeğinize sağlık, pay almak isteyene dolu dolu bilgi

Rmzn34 06.07.26 16:12

Şahı Nakşibend k.s hz Esmaul husnayı böyle ezberleyip yaşayarak zikir edenin cenente gidecegini söylemiştir.

Eyvallah ama esmaların edebini takınamadım deyip insana zikre karşı gevşeklik dualarda esmalarla tazarruda ümitsizlik gelebilir bu ise yanlıştır.
Havasın kaynağı Tasavvuftur ve
Bu Taife de elde ettikleri güzel ahlakı ve manevi halleri bir esmanın işaret ettiği manaya o esmaları zikir ederek ulaşmadılar cömerliği, sehaveti Ya Kerim esmasını zikir ederek elde etmediler, Keşfe keramete ne Ya Şehid, ne Ya Habir,nede Ya Basiri zikiri ile edinmediler Sabra Ya Sabur esmasını zikir ederek ulaşmadılar vs vs
seyru suluklarında
Cehri zikir ehli olan taife 6 esma ve Tehlil ile yol aldılar
Nakşiler ise Lafzai celal ve Tehlil ile
Sair Esmaların tecellileri güneş gibi onlardan doğdu

Şeyhler bazı zahiri batını hacetler için gerek müridlerine telkin olsun gerek hizblerinde havas terkiplerini çeşitli esmalardan, ayetlerden yararlandılar bunları kemale erdikten sonra verdiler ama kemale ulaştıran esmaları hep aynı kaldı.

Kübrevi tarikatının
piri Seçkinlerin seçkini buyurduki
Kalp Hz.*İsa b. Meryem
as, zikir ise onun beslendiği sütü
gibidir.
Kalp, büyür ve kuvvetlenirse ondan çıkan
iniltiler, Hakka yükselir, zikre ve zikredilene
duyulan iştiyakın tesiri ile hasıl olan kendinden
geçmeler ve sesler ona çıkar. Kalbin sahibi
zikirden ve Allah Teâaldan gafil ise de, yani
bunun farkında olmasa bile durum budur.
Necmeddin Kübra k.s Hz

Dikkat ederseniz zikirde Gaflet de olsa durum değişmiyor!
Burada kalp büyüyüp kuvvetlenmesini de zikrin gafletle de olsa devamına bağlı olduğunu bilin. Ama çok yüksek sayılarla
Esmaların getirdiği tecelliler zaten daha ilerde mürşid gözetiminde zikirde ilerleyip başka çalışma ve aşamalardan sonra kazanılan haller, makamlar.Salike melekütta isim verilmesi, İsmi azamın bildirilmesi Havasın açılımı! Vs vs
Tasavvuf ehli Esmaların havasını hacetlere ulaşmayı kolaylaştırmak için verdiler hususen fetihler için kullandılar Tüm esmalar duâ için kullanılır bu ayetlede sabittir.
Bu haller kişide yoksa bile hacetine arzusuna ulaşmaya mani değildir, esmaların firakansının yükselmesine mani değildir, lazım olan İnanç, istikrar! en önemlisi de Allahın vereceği zaman bilinmez.
Esmanın edebi olmasada duanın edebi olması lazım

Kişi ihtiyaç halinde olsun inançla esma mıknatısını eline alsın hacetler cevheri ona çekilmesin hiç mümkünmü.

Ebu Said ebul Hayr hz,den
Bir sözle noktalayalım.

İhtiyaç halinde olmak gerek, ihtiyaç halini istemek gerek, sadece istemek işe yaramaz, ihtiyaç ise, hakikatin esrarını sana çeken bir mıknatıstır.

HâmûŞî 06.07.26 16:49

Alıntı:

Rmzn34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714290)
Şahı Nakşibend k.s hz Esmaul husnayı böyle ezberleyip yaşayarak zikir edenin cenente gidecegini söylemiştir.

Eyvallah ama esmaların edebini takınamadım deyip insana zikre karşı gevşeklik dualarda esmalarla tazarruda ümitsizlik gelebilir bu ise yanlıştır.
Havasın kaynağı Tasavvuftur ve
Bu Taife de elde ettikleri güzel ahlakı ve manevi halleri bir esmanın işaret ettiği manaya o esmaları zikir ederek ulaşmadılar cömerliği, sehaveti Ya Kerim esmasını zikir ederek elde etmediler, Keşfe keramete ne Ya Şehid, ne Ya Habir,nede Ya Basiri zikiri ile edinmediler Sabra Ya Sabur esmasını zikir ederek ulaşmadılar vs vs
seyru suluklarında
Cehri zikir ehli olan taife 6 esma ve Tehlil ile yol aldılar
Nakşiler ise Lafzai celal ve Tehlil ile
Sair Esmaların tecellileri güneş gibi onlardan doğdu

Şeyhler bazı zahiri batını hacetler için gerek müridlerine telkin olsun gerek hizblerinde havas terkiplerini çeşitli esmalardan, ayetlerden yararlandılar bunları kemale erdikten sonra verdiler ama kemale ulaştıran esmaları hep aynı kaldı.

Kübrevi tarikatının
piri Seçkinlerin seçkini buyurduki
Kalp Hz.*İsa b. Meryem
as, zikir ise onun beslendiği sütü
gibidir.
Kalp, büyür ve kuvvetlenirse ondan çıkan
iniltiler, Hakka yükselir, zikre ve zikredilene
duyulan iştiyakın tesiri ile hasıl olan kendinden
geçmeler ve sesler ona çıkar. Kalbin sahibi
zikirden ve Allah Teâaldan gafil ise de, yani
bunun farkında olmasa bile durum budur.
Necmeddin Kübra k.s Hz

Dikkat ederseniz zikirde Gaflet de olsa durum değişmiyor!
Burada kalp büyüyüp kuvvetlenmesini de zikrin gafletle de olsa devamına bağlı olduğunu bilin. Ama çok yüksek sayılarla
Esmaların getirdiği tecelliler zaten daha ilerde mürşid gözetiminde zikirde ilerleyip başka çalışma ve aşamalardan sonra kazanılan haller, makamlar.Salike melekütta isim verilmesi, İsmi azamın bildirilmesi Havasın açılımı! Vs vs
Tasavvuf ehli Esmaların havasını hacetlere ulaşmayı kolaylaştırmak için verdiler hususen fetihler için kullandılar Tüm esmalar duâ için kullanılır bu ayetlede sabittir.
Bu haller kişide yoksa bile hacetine arzusuna ulaşmaya mani değildir, esmaların firakansının yükselmesine mani değildir, lazım olan İnanç, istikrar! en önemlisi de Allahın vereceği zaman bilinmez.
Esmanın edebi olmasada duanın edebi olması lazım

Kişi ihtiyaç halinde olsun inançla esma mıknatısını eline alsın hacetler cevheri ona çekilmesin hiç mümkünmü.

Ebu Said ebul Hayr hz,den
Bir sözle noktalayalım.

İhtiyaç halinde olmak gerek, ihtiyaç halini istemek gerek, sadece istemek işe yaramaz, ihtiyaç ise, hakikatin esrarını sana çeken bir mıknatıstır.

Sizin yazınızdan anladığım kadarıyla hem benim ne demek istediğim tam anlaşılmamış, hem de kendi kurduğunuz bazı cümleler birbiriyle karışmış. Çünkü başta esmanın hacete ulaşmada adeta doğrudan çekici bir kuvvet gibi işleyeceğini söylüyorsunuz, sonda ise “sadece istemek işe yaramaz, ihtiyaç hali gerekir” diyorsunuz.

İşte biz de zaten o ihtiyaç halinden, o edep halinden, o acziyet şuurundan bahsediyoruz.

Rmzn34 06.07.26 18:57

Yanlış anlaşılmadı bilakis birçok insan yanlış anlamasın diye yazdım.

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.
Diye sorararsanız iş nereye varır?

Hususen dua adabı edebine ihtiyac, acziyete dair bir ibare açıklama yok
Esmaların tecellisi sizde yoksa ki olmayan kişileri hedef almış boşa beklersiniz ne bekliyon gibi bir anlam çıkaran az olmasa gerek hatta anket yapılsa buna benzer cevaplar gelir

Orda bir çelişki yok dikkat eserseniz ihtiyaç halinde esmaları zikretmesi gerektiğini söyledim

Şu hayatta evlerde dolap bozulsa ihtiyaç hasıl olur gider yeni eski yerine koyar araç bozulsa ihtiyaç hasıl olur tamir edilir hayatın her alanında böyledir gerçek ihtiyaçtır süratle hâllolur mıknatıs gibi çeker ama adamın arabası vardır model yükseltmek ister bu bir ihtiyaç değildir arzu ve istektir

Çoğu kerede gerçekte ihtiyaç olmaz ama yinede istek olur ve temine çalışılır ve temin edilir hayat böyledir

İstek ihtiyaca dönüşür
İsteğini ihtiyaç gibi istemek kişinin himmetine kalmış.

HâmûŞî 06.07.26 21:33

Alıntı:

Rmzn34 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714303)
Yanlış anlaşılmadı bilakis birçok insan yanlış anlamasın diye yazdım.

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.
Diye sorararsanız iş nereye varır?

Hususen dua adabı edebine ihtiyac, acziyete dair bir ibare açıklama yok
Esmaların tecellisi sizde yoksa ki olmayan kişileri hedef almış boşa beklersiniz ne bekliyon gibi bir anlam çıkaran az olmasa gerek hatta anket yapılsa buna benzer cevaplar gelir

Orda bir çelişki yok dikkat eserseniz ihtiyaç halinde esmaları zikretmesi gerektiğini söyledim

Şu hayatta evlerde dolap bozulsa ihtiyaç hasıl olur gider yeni eski yerine koyar araç bozulsa ihtiyaç hasıl olur tamir edilir hayatın her alanında böyledir gerçek ihtiyaçtır süratle hâllolur mıknatıs gibi çeker ama adamın arabası vardır model yükseltmek ister bu bir ihtiyaç değildir arzu ve istektir

Çoğu kerede gerçekte ihtiyaç olmaz ama yinede istek olur ve temine çalışılır ve temin edilir hayat böyledir

İstek ihtiyaca dönüşür
İsteğini ihtiyaç gibi istemek kişinin himmetine kalmış.

İsim eksik okunmadı derken zikri küçültmedik, edebi eksik yaşandı derken zikrin bizi de değiştirmesi gerektiğini hatırlattık.
Zikir devam etsin, dua devam etsin, hacet arz edilsin. Fakat kul da esmanın huzurunda kendi halini tartmayı unutmasın...

Svg 06.07.26 21:39

Esmaları bu şekilde hiç düşünmemiştim. Teşekkür ederim.

HâmûŞî 06.07.26 21:47

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714315)
Esmaları bu şekilde hiç düşünmemiştim. Teşekkür ederim.

Rica ederim değerli kardeşim. Esma-i hüsna yalnızca dilde tekrar edilen lafızlar değil, aynı zamanda kulun kendi halini tarttığı büyük aynalardır. Bizim muradımız da zikri biraz daha şuurlu ve edepli düşünmeye vesile olmak.

Rmzn34 06.07.26 23:02

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714314)
İsim eksik okunmadı derken zikri küçültmedik, edebi eksik yaşandı derken zikrin bizi de değiştirmesi gerektiğini hatırlattık.
Zikir devam etsin, dua devam etsin, hacet arz edilsin. Fakat kul da esmanın huzurunda kendi halini tartmayı unutmasın...

Eyvallah kardeşim söylediklerin doğru ama eğri görülmesin diye yazdım herkesin idraki irfanı aynı değil.

imas 06.07.26 23:52

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714103)
Bugün birçok kardeşimiz esma zikri ile ilgileniyor. Kimi “kaç defa okuyayım?” diyor. Kimi “hangi saatte okuyayım?” diyor. Kimi “ebcedi nedir?” diye soruyor. Kimi “hangi hacet için okunur?” diye araştırıyor. Bunların yeri vardır, fakat bundan önce sorulması gereken daha ağır bir soru vardır.

Okuduğun isim sende hangi edebi meydana getirdi?

Çünkü esma sadece dilin tekrar ettiği lafız değildir. Esma, kulun kalbine tutulan ilahi aynadır. Dil “Ya Rahman” derken kalp merhamete çağrılır. Dil “Ya Rezzak” derken kalp helal rızka çağrılır. Dil “Ya Settar” derken dil, başkasının ayıbını örtmeye çağrılır.

O halde biz de size bir soru soralım;

Ya Allah okuyan ama kulluğu değil kendi benliğini büyüten, Allah isminin huzurunda neyi anladı?

Ya Rahman okuyan ama mahlukata merhametsiz olan, rahmet kapısında ne aradı?

Ya Rahim okuyan ama en yakınına bile şefkati çok gören, hangi rahmeti kalbine indirdi?

Ya Melik okuyan ama küçük menfaat krallığını bırakmayan, mülkün gerçek sahibini nasıl bildi?

Ya Kuddus okuyan ama kalbini haset, kibir ve riya ile kirleten, hangi temizlikten nasip aldı?

Ya Selam okuyan ama diliyle fitne çıkaran, insanların kalbine korku salan, hangi selametin ehli oldu?

Ya Mü’min okuyan ama yanında kimse emin olmayan, hangi emniyet sırrına yaklaştı?

Ya Müheymin okuyan ama kendi nefsini bile gözetmeyen, hangi murakabeyi öğrendi?

Ya Aziz okuyan ama izzeti takvada değil kibirde arayan, hangi izzetin kapısında durdu?

Ya Cebbar okuyan ama kırılan kalpleri onarmak yerine insanları ezen, hangi rahmetli cebri anladı?

Ya Mütekebbir okuyan ama Allah’a mahsus büyüklükten kendine pay çıkaran, hangi edebe sığındı?

Ya Halık okuyan ama yaratılmışlara hor bakan, Halık’ın sanatına hangi gözle baktı?

Ya Bari okuyan ama insanları kusurlarıyla mahkum eden, yaratılıştaki hikmeti nerede gördü?

Ya Musavvir okuyan ama surete takılıp sireti unutan, hangi ilahi tasviri temaşa etti?

Ya Gaffar okuyan ama kimsenin hatasını örtmeyen, kendi affını hangi yüzle istedi?

Ya Kahhar okuyan ama önce kendi nefsini kahretmeyen, hangi kahra sığındı?

Ya Vehhab okuyan ama vermeyi bilmeyen, her nimeti kendine saklayan, hangi hibeyi anladı?

Ya Rezzak okuyan ama rızık için harama meyleden, rızkı Allah’tan mı bildi sebepten mi?

Ya Fettah okuyan ama insanların önüne kapı kapatan, gönül yıkan, hangi fethin talibi oldu?

Ya Alim okuyan ama ilmiyle kibirlenen, bilmediğine “bilmiyorum” diyemeyen, hangi ilimden nasip aldı?

Ya Kabıd okuyan ama daralma anında isyana düşen, kabzın terbiyesini nerede gördü?

Ya Basıt okuyan ama genişlik verildiğinde şımaran, bast hâlinin şükrünü nasıl eda etti?

Ya Hafıd okuyan ama alçaltılınca nefsini hesaba çekmeyen, hangi tevazuyu öğrendi?

Ya Rafi okuyan ama yükselince kulluğunu unutan, hangi yükselişin emanet olduğunu bildi?

Ya Muizz okuyan ama izzeti insan alkışında arayan, Hakk’ın izzetini nerede buldu?

Ya Müzill okuyan ama zillete düşenlere merhamet etmeyen, kendi nefsinin zilletini ne zaman gördü?

Ya Semi okuyan ama kulağını gıybetten, yalandan ve boş sözden korumayan, hangi işitmenin edebine girdi?

Ya Basir okuyan ama harama bakışını tutmayan, hangi basiretten bahsetti?

Ya Hakem okuyan ama hükmünde adaleti değil tarafını gözeten, hangi hükme teslim oldu?

Ya Adl okuyan ama sevdiğine başka, sevmediğine başka ölçü kullanan, adaletin neresinde durdu?

Ya Latif okuyan ama sözünde kaba, davranışında sert olan, hangi lütfun inceliğini taşıdı?

Ya Habir okuyan ama kendi içindeki gizli niyetten habersiz yaşayan, hangi haberin ehli oldu?

Ya Halim okuyan ama öfkesine mağlup olan, hangi hilmin tecellisini taşıdı?

Ya Azim okuyan ama sadece kendi derdini büyük gören, azameti nerede idrak etti?

Ya Gafur okuyan ama başkasının geçmişini sürekli yüzüne vuran, hangi mağfireti talep etti?

Ya Şekur okuyan ama küçük nimete şükretmeyen, hangi şükrün dilini öğrendi?

Ya Aliyy okuyan ama yüksekliği makamda, rütbede ve halkın teveccühünde arayan, hangi ulvî manayı gördü?

Ya Kebir okuyan ama küçük menfaatler için kalbini küçülten, hangi büyüklüğe yöneldi?

Ya Hafız okuyan ama gözünü, dilini ve kalbini muhafaza etmeyen, hangi hıfzı istedi?

Ya Mukit okuyan ama Allah’ın doyurduğunu unutup rızkı insanlardan bilen, hangi ikramı anladı?

Ya Hasib okuyan ama hesaba çekilmeden nefsini hesaba çekmeyen, hangi muhasebeye hazırlandı?

Ya Celil okuyan ama celali sertlik zanneden, edebi celalin önüne koymayan, hangi heybeti taşıdı?

Ya Kerim okuyan ama ikramı sadece kendine isteyen, hangi keremin kapısını çaldı?

Ya Rakib okuyan ama yalnız kaldığında Allah’ın nazarını unutan, hangi gözetimin altında yaşadı?

Ya Mücib okuyan ama kendisine gelen hak çağrıya icabet etmeyen, duasına nasıl icabet bekledi?

Ya Vasi’ okuyan ama kalbi dar, affı dar, merhameti dar olan, hangi genişliğe talip oldu?

Ya Hakim okuyan ama her işinde acele ve ölçüsüz davranan, hikmeti nerede aradı?

Ya Vedud okuyan ama muhabbeti nefsânî bağlanmaya çeviren, hangi sevgiyi talep etti?

Ya Mecid okuyan ama şerefi ahlakta değil görünüşte arayan, hangi mecdi anladı?

Ya Bais okuyan ama kalbi gafletten dirilmeyen, hangi dirilişi bekledi?

Ya Şehid okuyan ama Allah’ın şahitliğini unutup insanların görmesini isteyen, hangi şahitliğe inandı?

Ya Hak okuyan ama hak kendine dokununca kaçan, hangi hakikati sevdi?

Ya Vekil okuyan ama tevekkül yerine vesveseye sarılan, hangi vekâlete teslim oldu?

Ya Kaviyy okuyan ama gücünü nefsine, öfkesine ve zulme kullanan, hangi kuvvetin emanet olduğunu bildi?

Ya Metin okuyan ama ilk imtihanda dağılan, hangi sağlamlığa yaslandı?

Ya Veliyy okuyan ama dostluğu Allah için değil menfaat için kuran, hangi velâyet edebini anladı?

Ya Hamid okuyan ama hamdi sadece nimette bilen, musibette dili kuruyan, hangi hamdin kuluydu?

Ya Muhsi okuyan ama kendi hatalarını saymayan, başkasının kusurunu tek tek sayan, hangi ihsayı öğrendi?

Ya Mübdi okuyan ama her başlangıcı Allah’tan bilmeyen, sebepleri ilah gibi gören, hangi ibdayı idrak etti?

Ya Muid okuyan ama her dönüşün Allah’a olduğunu unutup dünyaya yerleşen, hangi dönüşe hazırlandı?

Ya Muhyi okuyan ama kalbi ölü, zikri kuru, merhameti sönük kalan, hangi hayatı istedi?

Ya Mümit okuyan ama ölümü başkasına yakın, kendine uzak gören, hangi faniliği düşündü?

Ya Hayy okuyan ama kalbini gafletle öldüren, hangi diri oluşa yöneldi?

Ya Kayyum okuyan ama her şeyi kendi gücüyle ayakta tuttuğunu sanan, hangi kayyumiyeti tanıdı?

Ya Vacid okuyan ama Allah’ı bulmadan her şeyi bulduğunu zanneden, neyi bulmuş oldu?

Ya Macid okuyan ama keremi ve şerefi nefsine perde yapan, hangi yüceliğe edeple baktı?

Ya Vahid okuyan ama kalbinde bin put taşıyan, tevhidin neresinde durdu?

Ya Samed okuyan ama ihtiyacını Allah’a değil insanlara bağlayan, hangi samediyet kapısına yöneldi?

Ya Kadir okuyan ama kudret karşısında aczini bilmeyen, hangi kulluk ölçüsünü öğrendi?

Ya Muktedir okuyan ama elindeki küçük imkânla insanlara hükmetmeye kalkışan, hangi iktidarın emanet olduğunu bildi?

Ya Mukaddim okuyan ama Allah’ın öne aldığını kıskanan, kendi geri kalınca isyan eden, hangi takdime razı oldu?

Ya Muahhir okuyan ama gecikmede hikmet görmeyen, her şeyi kendi vaktine isteyen, hangi te’hirin terbiyesini aldı?

Ya Evvel okuyan ama her işin başında Allah’ı değil nefsini gören, hangi evveliyeti anladı?

Ya Ahir okuyan ama sonunu düşünmeden yaşayan, hangi akıbete hazırlandı?

Ya Zahir okuyan ama görünen nimetlerde Hakk’ın izini görmeyen, hangi zuhurdan haber aldı?

Ya Batın okuyan ama kalbinin gizli kirlerini temizlemeyen, hangi batıni edebe girdi?

Ya Vali okuyan ama kendi nefsine bile hakim olamayan, hangi idare ve velayetten söz etti?

Ya Müteali okuyan ama alçak arzuların içinde yüksek makam arayan, hangi yüceliğe talip oldu?

Ya Berr okuyan ama iyiliği sadece kendisine yapılınca seven, hangi birr ahlakını taşıdı?

Ya Tevvab okuyan ama tövbeyi yarına bırakan, hangi dönüşü istedi?

Ya Müntekim okuyan ama intikamı nefsine alıp adaleti unutan, hangi ilahî hükmün edebini bildi?

Ya Afüvv okuyan ama affedilmek isterken affetmeyi ağır bulan, hangi af kapısında bekledi?

Ya Rauf okuyan ama müminlere karşı katı, nefsine karşı yumuşak olan, hangi re’feti anladı?

Ya Mâlikü’l-Mülk okuyan ama malı kendi mülkü zannedip emanet olduğunu unutan, hangi mülk sahibini tanıdı?

Ya Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm okuyan ama celâlden korkmayan, ikrama şükretmeyen, hangi heybet ve lütuf dengesini bildi?

Ya Muksit okuyan ama terazisi menfaatine göre değişen, hangi hakkaniyetten bahsetti?

Ya Cami’ okuyan ama kalpleri birleştirmek yerine ayrılık büyüten, hangi cem sırrını istedi?

Ya Gani okuyan ama fakirliğini Allah’a arz etmeyen, içten içe mahlûka muhtaç yaşayan, hangi gınayı bildi?

Ya Muğni okuyan ama zenginliği mal çokluğu zanneden, kalp zenginliğini nerede aradı?

Ya Mani okuyan ama engellenince Allah’ın korumasını düşünmeyen, hangi men’in rahmet olabileceğini anladı?

Ya Darr okuyan ama zararda hikmet aramayan, her acıyı sadece ceza zanneden, hangi imtihanı okudu?

Ya Nafi’ okuyan ama faydayı sadece kendi çıkarına göre ölçen, hangi gerçek menfaati bildi?

Ya Nur okuyan ama kalbini haset, şehvet, kin ve riya karanlığında bırakan, hangi nura talip oldu?

Ya Hadi okuyan ama hidayet isteyip nefsinin yolundan gitmeye devam eden, hangi rehberliği kabul etti?

Ya Bedi okuyan ama Allah’ın yaratışındaki eşsizliği görmeyip her şeyi sıradanlaştıran, hangi bedî sanatını temaşa etti?

Ya Baki okuyan ama fâni olan için kalıcı olanı terk eden, hangi bekâya yöneldi?

Ya Varis okuyan ama her şeyin sonunda Allah’a kalacağını bilip de hâlâ dünyaya yapışan, hangi mirası düşündü?

Ya Reşid okuyan ama irşadı kendi aklına uyduran, nasihati işine gelince kabul eden, hangi rüşdü istedi?

Ya Sabur okuyan ama küçük gecikmede sabrı terk eden, hangi sabır makamını talep etti?



Biz size soruyu sorduk, şimdi siz de bu soruları kendi kalbinize sorun.

Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.

Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Bu düşünce kesin garanti ister tarzı bir düşüncedir,
ben okurum ama karşılığınıda alırım gibi bir menfaatlenmedir

Eğer bu düşünceyle okunacaksa hiç okumamak daha hayır olur okuyan için

Zikri okumak için illa bir talep bir istek şart değil Hakkın rızası için okuyan karşılık beklemez bırak evliyayı kulluğu bilen avam bile karşılık beklemez .

Çok adetim değil ama bu gün şeyh nazım kıbrisi nşn bir videosunu izledim çok sevdim çok hak verdim

Mübarek diyor ki;

Bir talebe karşılık bir adak adamadan önce , talebin karşılığında adayacağın adağı önce yap, sonra de ki
Ya Hak ben adağımı yaptım senden talebimde şudur dersen çok daha eftal olur,
Talebini almanda çok kolaylaşır
Diğer türlü verirsen yaparım gibi bir pazarlık olur buda hoş olmaz

Diyor

HâmûŞî 07.07.26 00:13

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714328)
Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Bu düşünce kesin garanti ister tarzı bir düşüncedir,
ben okurum ama karşılığınıda alırım gibi bir menfaatlenmedir

Eğer bu düşünceyle okunacaksa hiç okumamak daha hayır olur okuyan için

Zikri okumak için illa bir talep bir istek şart değil Hakkın rızası için okuyan karşılık beklemez bırak evliyayı kulluğu bilen avam bile karşılık beklemez .

Çok adetim değil ama bu gün şeyh nazım kıbrisi nşn bir videosunu izledim çok sevdim çok hak verdim

Mübarek diyor ki;

Bir talebe karşılık bir adak adamadan önce , talebin karşılığında adayacağın adağı önce yap, sonra de ki
Ya Hak ben adağımı yaptım senden talebimde şudur dersen çok daha eftal olur,
Talebini almanda çok kolaylaşır
Diğer türlü verirsen yaparım gibi bir pazarlık olur buda hoş olmaz

Diyor

Çünkü kul Allah’a karşı alacaklı değildir. Kul isteyen, Allah ise lütfeden makamındadır.

Rmzn34 07.07.26 01:14

Hz Mevlananın adakla alakalı sohbetinden hatırıma gelene bak

Birisinin eşeği yitmişti. Eşeğini bulma umuduyla üç gün oruç tuttu. Üç gün sonra eşeğini ölmüş buldu. İncindi de bu incinişle yüzünü göğe çevirdi, bu üç güne karşılık dedi, Ramazandan altı gün yemezsem adam değilim, bedava mal mı almak istersin benden? koptum

Yahud 07.07.26 03:56

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714103)
Bugün birçok kardeşimiz esma zikri ile ilgileniyor. Kimi “kaç defa okuyayım?” diyor. Kimi “hangi saatte okuyayım?” diyor. Kimi “ebcedi nedir?” diye soruyor. Kimi “hangi hacet için okunur?” diye araştırıyor. Bunların yeri vardır, fakat bundan önce sorulması gereken daha ağır bir soru vardır.

Okuduğun isim sende hangi edebi meydana getirdi?

Çünkü esma sadece dilin tekrar ettiği lafız değildir. Esma, kulun kalbine tutulan ilahi aynadır. Dil “Ya Rahman” derken kalp merhamete çağrılır. Dil “Ya Rezzak” derken kalp helal rızka çağrılır. Dil “Ya Settar” derken dil, başkasının ayıbını örtmeye çağrılır.

O halde biz de size bir soru soralım;

Ya Allah okuyan ama kulluğu değil kendi benliğini büyüten, Allah isminin huzurunda neyi anladı?

Ya Rahman okuyan ama mahlukata merhametsiz olan, rahmet kapısında ne aradı?

Ya Rahim okuyan ama en yakınına bile şefkati çok gören, hangi rahmeti kalbine indirdi?

Ya Melik okuyan ama küçük menfaat krallığını bırakmayan, mülkün gerçek sahibini nasıl bildi?

Ya Kuddus okuyan ama kalbini haset, kibir ve riya ile kirleten, hangi temizlikten nasip aldı?

Ya Selam okuyan ama diliyle fitne çıkaran, insanların kalbine korku salan, hangi selametin ehli oldu?

Ya Mü’min okuyan ama yanında kimse emin olmayan, hangi emniyet sırrına yaklaştı?

Ya Müheymin okuyan ama kendi nefsini bile gözetmeyen, hangi murakabeyi öğrendi?

Ya Aziz okuyan ama izzeti takvada değil kibirde arayan, hangi izzetin kapısında durdu?

Ya Cebbar okuyan ama kırılan kalpleri onarmak yerine insanları ezen, hangi rahmetli cebri anladı?

Ya Mütekebbir okuyan ama Allah’a mahsus büyüklükten kendine pay çıkaran, hangi edebe sığındı?

Ya Halık okuyan ama yaratılmışlara hor bakan, Halık’ın sanatına hangi gözle baktı?

Ya Bari okuyan ama insanları kusurlarıyla mahkum eden, yaratılıştaki hikmeti nerede gördü?

Ya Musavvir okuyan ama surete takılıp sireti unutan, hangi ilahi tasviri temaşa etti?

Ya Gaffar okuyan ama kimsenin hatasını örtmeyen, kendi affını hangi yüzle istedi?

Ya Kahhar okuyan ama önce kendi nefsini kahretmeyen, hangi kahra sığındı?

Ya Vehhab okuyan ama vermeyi bilmeyen, her nimeti kendine saklayan, hangi hibeyi anladı?

Ya Rezzak okuyan ama rızık için harama meyleden, rızkı Allah’tan mı bildi sebepten mi?

Ya Fettah okuyan ama insanların önüne kapı kapatan, gönül yıkan, hangi fethin talibi oldu?

Ya Alim okuyan ama ilmiyle kibirlenen, bilmediğine “bilmiyorum” diyemeyen, hangi ilimden nasip aldı?

Ya Kabıd okuyan ama daralma anında isyana düşen, kabzın terbiyesini nerede gördü?

Ya Basıt okuyan ama genişlik verildiğinde şımaran, bast hâlinin şükrünü nasıl eda etti?

Ya Hafıd okuyan ama alçaltılınca nefsini hesaba çekmeyen, hangi tevazuyu öğrendi?

Ya Rafi okuyan ama yükselince kulluğunu unutan, hangi yükselişin emanet olduğunu bildi?

Ya Muizz okuyan ama izzeti insan alkışında arayan, Hakk’ın izzetini nerede buldu?

Ya Müzill okuyan ama zillete düşenlere merhamet etmeyen, kendi nefsinin zilletini ne zaman gördü?

Ya Semi okuyan ama kulağını gıybetten, yalandan ve boş sözden korumayan, hangi işitmenin edebine girdi?

Ya Basir okuyan ama harama bakışını tutmayan, hangi basiretten bahsetti?

Ya Hakem okuyan ama hükmünde adaleti değil tarafını gözeten, hangi hükme teslim oldu?

Ya Adl okuyan ama sevdiğine başka, sevmediğine başka ölçü kullanan, adaletin neresinde durdu?

Ya Latif okuyan ama sözünde kaba, davranışında sert olan, hangi lütfun inceliğini taşıdı?

Ya Habir okuyan ama kendi içindeki gizli niyetten habersiz yaşayan, hangi haberin ehli oldu?

Ya Halim okuyan ama öfkesine mağlup olan, hangi hilmin tecellisini taşıdı?

Ya Azim okuyan ama sadece kendi derdini büyük gören, azameti nerede idrak etti?

Ya Gafur okuyan ama başkasının geçmişini sürekli yüzüne vuran, hangi mağfireti talep etti?

Ya Şekur okuyan ama küçük nimete şükretmeyen, hangi şükrün dilini öğrendi?

Ya Aliyy okuyan ama yüksekliği makamda, rütbede ve halkın teveccühünde arayan, hangi ulvî manayı gördü?

Ya Kebir okuyan ama küçük menfaatler için kalbini küçülten, hangi büyüklüğe yöneldi?

Ya Hafız okuyan ama gözünü, dilini ve kalbini muhafaza etmeyen, hangi hıfzı istedi?

Ya Mukit okuyan ama Allah’ın doyurduğunu unutup rızkı insanlardan bilen, hangi ikramı anladı?

Ya Hasib okuyan ama hesaba çekilmeden nefsini hesaba çekmeyen, hangi muhasebeye hazırlandı?

Ya Celil okuyan ama celali sertlik zanneden, edebi celalin önüne koymayan, hangi heybeti taşıdı?

Ya Kerim okuyan ama ikramı sadece kendine isteyen, hangi keremin kapısını çaldı?

Ya Rakib okuyan ama yalnız kaldığında Allah’ın nazarını unutan, hangi gözetimin altında yaşadı?

Ya Mücib okuyan ama kendisine gelen hak çağrıya icabet etmeyen, duasına nasıl icabet bekledi?

Ya Vasi’ okuyan ama kalbi dar, affı dar, merhameti dar olan, hangi genişliğe talip oldu?

Ya Hakim okuyan ama her işinde acele ve ölçüsüz davranan, hikmeti nerede aradı?

Ya Vedud okuyan ama muhabbeti nefsânî bağlanmaya çeviren, hangi sevgiyi talep etti?

Ya Mecid okuyan ama şerefi ahlakta değil görünüşte arayan, hangi mecdi anladı?

Ya Bais okuyan ama kalbi gafletten dirilmeyen, hangi dirilişi bekledi?

Ya Şehid okuyan ama Allah’ın şahitliğini unutup insanların görmesini isteyen, hangi şahitliğe inandı?

Ya Hak okuyan ama hak kendine dokununca kaçan, hangi hakikati sevdi?

Ya Vekil okuyan ama tevekkül yerine vesveseye sarılan, hangi vekâlete teslim oldu?

Ya Kaviyy okuyan ama gücünü nefsine, öfkesine ve zulme kullanan, hangi kuvvetin emanet olduğunu bildi?

Ya Metin okuyan ama ilk imtihanda dağılan, hangi sağlamlığa yaslandı?

Ya Veliyy okuyan ama dostluğu Allah için değil menfaat için kuran, hangi velâyet edebini anladı?

Ya Hamid okuyan ama hamdi sadece nimette bilen, musibette dili kuruyan, hangi hamdin kuluydu?

Ya Muhsi okuyan ama kendi hatalarını saymayan, başkasının kusurunu tek tek sayan, hangi ihsayı öğrendi?

Ya Mübdi okuyan ama her başlangıcı Allah’tan bilmeyen, sebepleri ilah gibi gören, hangi ibdayı idrak etti?

Ya Muid okuyan ama her dönüşün Allah’a olduğunu unutup dünyaya yerleşen, hangi dönüşe hazırlandı?

Ya Muhyi okuyan ama kalbi ölü, zikri kuru, merhameti sönük kalan, hangi hayatı istedi?

Ya Mümit okuyan ama ölümü başkasına yakın, kendine uzak gören, hangi faniliği düşündü?

Ya Hayy okuyan ama kalbini gafletle öldüren, hangi diri oluşa yöneldi?

Ya Kayyum okuyan ama her şeyi kendi gücüyle ayakta tuttuğunu sanan, hangi kayyumiyeti tanıdı?

Ya Vacid okuyan ama Allah’ı bulmadan her şeyi bulduğunu zanneden, neyi bulmuş oldu?

Ya Macid okuyan ama keremi ve şerefi nefsine perde yapan, hangi yüceliğe edeple baktı?

Ya Vahid okuyan ama kalbinde bin put taşıyan, tevhidin neresinde durdu?

Ya Samed okuyan ama ihtiyacını Allah’a değil insanlara bağlayan, hangi samediyet kapısına yöneldi?

Ya Kadir okuyan ama kudret karşısında aczini bilmeyen, hangi kulluk ölçüsünü öğrendi?

Ya Muktedir okuyan ama elindeki küçük imkânla insanlara hükmetmeye kalkışan, hangi iktidarın emanet olduğunu bildi?

Ya Mukaddim okuyan ama Allah’ın öne aldığını kıskanan, kendi geri kalınca isyan eden, hangi takdime razı oldu?

Ya Muahhir okuyan ama gecikmede hikmet görmeyen, her şeyi kendi vaktine isteyen, hangi te’hirin terbiyesini aldı?

Ya Evvel okuyan ama her işin başında Allah’ı değil nefsini gören, hangi evveliyeti anladı?

Ya Ahir okuyan ama sonunu düşünmeden yaşayan, hangi akıbete hazırlandı?

Ya Zahir okuyan ama görünen nimetlerde Hakk’ın izini görmeyen, hangi zuhurdan haber aldı?

Ya Batın okuyan ama kalbinin gizli kirlerini temizlemeyen, hangi batıni edebe girdi?

Ya Vali okuyan ama kendi nefsine bile hakim olamayan, hangi idare ve velayetten söz etti?

Ya Müteali okuyan ama alçak arzuların içinde yüksek makam arayan, hangi yüceliğe talip oldu?

Ya Berr okuyan ama iyiliği sadece kendisine yapılınca seven, hangi birr ahlakını taşıdı?

Ya Tevvab okuyan ama tövbeyi yarına bırakan, hangi dönüşü istedi?

Ya Müntekim okuyan ama intikamı nefsine alıp adaleti unutan, hangi ilahî hükmün edebini bildi?

Ya Afüvv okuyan ama affedilmek isterken affetmeyi ağır bulan, hangi af kapısında bekledi?

Ya Rauf okuyan ama müminlere karşı katı, nefsine karşı yumuşak olan, hangi re’feti anladı?

Ya Mâlikü’l-Mülk okuyan ama malı kendi mülkü zannedip emanet olduğunu unutan, hangi mülk sahibini tanıdı?

Ya Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm okuyan ama celâlden korkmayan, ikrama şükretmeyen, hangi heybet ve lütuf dengesini bildi?

Ya Muksit okuyan ama terazisi menfaatine göre değişen, hangi hakkaniyetten bahsetti?

Ya Cami’ okuyan ama kalpleri birleştirmek yerine ayrılık büyüten, hangi cem sırrını istedi?

Ya Gani okuyan ama fakirliğini Allah’a arz etmeyen, içten içe mahlûka muhtaç yaşayan, hangi gınayı bildi?

Ya Muğni okuyan ama zenginliği mal çokluğu zanneden, kalp zenginliğini nerede aradı?

Ya Mani okuyan ama engellenince Allah’ın korumasını düşünmeyen, hangi men’in rahmet olabileceğini anladı?

Ya Darr okuyan ama zararda hikmet aramayan, her acıyı sadece ceza zanneden, hangi imtihanı okudu?

Ya Nafi’ okuyan ama faydayı sadece kendi çıkarına göre ölçen, hangi gerçek menfaati bildi?

Ya Nur okuyan ama kalbini haset, şehvet, kin ve riya karanlığında bırakan, hangi nura talip oldu?

Ya Hadi okuyan ama hidayet isteyip nefsinin yolundan gitmeye devam eden, hangi rehberliği kabul etti?

Ya Bedi okuyan ama Allah’ın yaratışındaki eşsizliği görmeyip her şeyi sıradanlaştıran, hangi bedî sanatını temaşa etti?

Ya Baki okuyan ama fâni olan için kalıcı olanı terk eden, hangi bekâya yöneldi?

Ya Varis okuyan ama her şeyin sonunda Allah’a kalacağını bilip de hâlâ dünyaya yapışan, hangi mirası düşündü?

Ya Reşid okuyan ama irşadı kendi aklına uyduran, nasihati işine gelince kabul eden, hangi rüşdü istedi?

Ya Sabur okuyan ama küçük gecikmede sabrı terk eden, hangi sabır makamını talep etti?



Biz size soruyu sorduk, şimdi siz de bu soruları kendi kalbinize sorun.

Sonra “okudum ama olmadı, beklediğim netice neden gelmedi?” demeden önce şunu düşünün,

Belki isim eksik okunmadı, edebi eksik yaşandı.

Çok yararlı bir konu hocam Tesekkur ederim Allah Razi olsun Ihtiyacim vardi buna benim tesekkurler

HâmûŞî 07.07.26 13:14

Alıntı:

Yahud Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714333)
Çok yararlı bir konu hocam Tesekkur ederim Allah Razi olsun Ihtiyacim vardi buna benim tesekkurler

Allah Teala senden den razı olsun değerli kardeşim..

murakip 07.07.26 13:43

Allah razı olsun hocam, o kadar hoş bir konu ki tokat gibi vurdu yüzüme.

HâmûŞî 07.07.26 13:48

Alıntı:

murakip Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714343)
Allah razı olsun hocam, o kadar hoş bir konu ki tokat gibi vurdu yüzüme.

Allah senden de razı olsun değerli kardeşim..

HâmûŞî 07.07.26 23:10

Alıntı:

BAKARA Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714106)
Çoooook haklısınız hocam.
Yine çok güzel bir konu olmuş.
Elinize emeğinize ilminize sağlık bereket
Hocam ss aldım bilginiz oldun…!:)

Allah razı olsun değerli kardeşim. İstediğin zaman , istediğin konuda ss al benim açımdan bir sorun yok...

Alıntı:

Logos Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 714149)
Emeğinize sağlık, pay almak isteyene dolu dolu bilgi

Allah razı olsun değerli kardeşim...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:55.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148