Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Zıtlıkların ahengi (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/105306-zitliklarin-ahengi.html)

Karanfil gece 18.07.26 15:25

Zıtlıkların ahengi
 
İçimizdeki tüm o zıt roller ,(hırsız,, katil,anne şefkati vs.)aslında bir bütünün parçaları değil mi?neden biz iyiyi savunup, kötüyü yok ederek huzur arıyoruz? Oysa huzur,bu parçaların hepsini aynı bütünün O 'nun tecellisi olduğunun farkına varmakla gelmez mi? Bu ayrılık bilincinden kurtulup, birliğe nasıl geçilir?

HâmûŞî 18.07.26 15:32

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715503)
İçimizdeki tüm o zıt roller ,(hırsız,, katil,anne şefkati vs.)aslında bir bütünün parçaları değil mi?neden biz iyiyi savunup, kötüyü yok ederek huzur arıyoruz? Oysa huzur,bu parçaların hepsini aynı bütünün O 'nun tecellisi olduğunun farkına varmakla gelmez mi? Bu ayrılık bilincinden kurtulup, birliğe nasıl geçilir?

Değerli kardeşim içimizde iyiliğe de kötülüğe de meyleden kabiliyetlerin bulunması, bunların hepsinin aynı derecede hak ve korunması gereken parçalar olduğu anlamına gelmez. Allahu Teala her şeyi yaratır, fakat her yarattığını emretmez ve ondan razı olmaz. Hırsızlık da merhamet de insanın imkan alanında bulunabilir. Biri nefsin ve zulmün, diğeri fıtratın ve rahmetin istikametidir.

Tevhid, iyi ile kötüyü birbirine karıştırmak değil her şeyin Allah’ın yaratmasıyla var olduğunu bilirken, O’nun razı olduğu ile olmadığı arasındaki hududu korumaktır. Birliğe geçmek, kötülüğü O’nun tecellisi diyerek meşrulaştırmakla değil, nefsin bütün eğilimlerini tanıyıp onları ilahi ölçüye teslim etmekle olur. Huzur, içimizdeki her sesi kabul etmekten değil, her sesi hakikatin hükmüne arz etmekten doğar.

imas 18.07.26 15:55

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715503)
İçimizdeki tüm o zıt roller ,(hırsız,, katil,anne şefkati vs.)aslında bir bütünün parçaları değil mi?neden biz iyiyi savunup, kötüyü yok ederek huzur arıyoruz? Oysa huzur,bu parçaların hepsini aynı bütünün O 'nun tecellisi olduğunun farkına varmakla gelmez mi? Bu ayrılık bilincinden kurtulup, birliğe nasıl geçilir?

İyi ile kötü hayır ile şer aynı yerde kardeşçe geçinemez ,bu Allahın kanununa İslamın ahkamına aykırıdır, ve bu konunun ispatı
Ali imran suresi 104. Ayette ayan beyan bize emredilmiştir

Siz, hayra çağıran, ma'rufu yapıp telkin eden, munkeri engelleyen bir topluluk olun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Veltekun minkum ummetun yed'une ilel hayri ve ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munker, ve ulaike humul muflihun.

Ayrıca
Bu ayetin tefsirini şu şekilde yapabiliriz

İyiliği emredip kötülüğü nehyetmek, İslâm düşüncesinde bireyin ve toplumun ahlaki yapısını korumayı amaçlayan en temel prensiplerden biridir. Bu kavram Arapça kökenli Emri bil maruf ve nehyi anil münker ifadesiyle de bilinir.

murakip 18.07.26 16:20

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715507)
İyi ile kötü hayır ile şer aynı yerde kardeşçe geçinemez ,bu Allahın kanununa İslamın ahkamına aykırıdır, ve bu konunun ispatı
Ali imran suresi 104. Ayette ayan beyan bize emredilmiştir

Siz, hayra çağıran, ma'rufu yapıp telkin eden, munkeri engelleyen bir topluluk olun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Veltekun minkum ummetun yed'une ilel hayri ve ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munker, ve ulaike humul muflihun.

Ayrıca
Bu ayetin tefsirini şu şekilde yapabiliriz

İyiliği emredip kötülüğü nehyetmek, İslâm düşüncesinde bireyin ve toplumun ahlaki yapısını korumayı amaçlayan en temel prensiplerden biridir. Bu kavram Arapça kökenli Emri bil maruf ve nehyi anil münker ifadesiyle de bilinir.

Benzer şekilde el-vel'a ve'l ber'a örnek gösterilebilir. Allah rızası için dostluk ve Allah rızası için ona zıt olana düşmanlık.

Ama buradaki iyi ile kötü acaba başa gelenler anlamında mıdır? Her şeyde vardır bir hayır sözünde olduğu gibi.

Karanfil gece 18.07.26 16:21

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715504)
Değerli kardeşim içimizde iyiliğe de kötülüğe de meyleden kabiliyetlerin bulunması, bunların hepsinin aynı derecede hak ve korunması gereken parçalar olduğu anlamına gelmez. Allahu Teala her şeyi yaratır, fakat her yarattığını emretmez ve ondan razı olmaz. Hırsızlık da merhamet de insanın imkan alanında bulunabilir. Biri nefsin ve zulmün, diğeri fıtratın ve rahmetin istikametidir.

Tevhid, iyi ile kötüyü birbirine karıştırmak değil her şeyin Allah’ın yaratmasıyla var olduğunu bilirken, O’nun razı olduğu ile olmadığı arasındaki hududu korumaktır. Birliğe geçmek, kötülüğü O’nun tecellisi diyerek meşrulaştırmakla değil, nefsin bütün eğilimlerini tanıyıp onları ilahi ölçüye teslim etmekle olur. Huzur, içimizdeki her sesi kabul etmekten değil, her sesi hakikatin hükmüne arz etmekten doğar.

Değerli Kardeşim ,cevabınız için teşekkür ederim.Haklısınız.O 'nun razı olduğu ile olmadığı arasındaki o ince hudut kulun imtihan alanıdır. Benim kastettiğim,kötülüğü meşrulaştırmak değil,aksine o karanlığın(hırsızın ,katilin)insana tuttuğu aynayı fark edip,o aynanın karşısında yargıkayan değil,seyreden bir bilince ulaşmaktır insan kendi içinde o karanlığı gördüğünde,onu dışarıdaki bir düşman gibi değil, kendi nefsinin bir parçası gibi tanıyıp,onun hakikatini anladığında yani o parçayıda. O ' nun sanatının bir eseri olarak kabul edip,ancak o parçanın razı olunmayan tarafını terbiye ettiğinde işte o zaman gerçek tevhid e yaklaşmış olur. Yani mesele, kötülüğü kabul ediip oturmak değil,o kötülüğün arkasındaki yaratıcı kudreti görüp,razı olunmayan o fiillerdenbizzat O 'nun rahmetine iltica ederek çıkmaktır . Sizce kötülüğü reddetmekmi onu daha çok yok eder,yoksa onu kendi aslına(yani O 'nunilmine)havale edip,kendi nefsimizdeki tezahürleri ni şefkatle dönüştürmek mi?

HâmûŞî 18.07.26 17:04

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715513)
Değerli Kardeşim ,cevabınız için teşekkür ederim.Haklısınız.O 'nun razı olduğu ile olmadığı arasındaki o ince hudut kulun imtihan alanıdır. Benim kastettiğim,kötülüğü meşrulaştırmak değil,aksine o karanlığın(hırsızın ,katilin)insana tuttuğu aynayı fark edip,o aynanın karşısında yargıkayan değil,seyreden bir bilince ulaşmaktır insan kendi içinde o karanlığı gördüğünde,onu dışarıdaki bir düşman gibi değil, kendi nefsinin bir parçası gibi tanıyıp,onun hakikatini anladığında yani o parçayıda. O ' nun sanatının bir eseri olarak kabul edip,ancak o parçanın razı olunmayan tarafını terbiye ettiğinde işte o zaman gerçek tevhid e yaklaşmış olur. Yani mesele, kötülüğü kabul ediip oturmak değil,o kötülüğün arkasındaki yaratıcı kudreti görüp,razı olunmayan o fiillerdenbizzat O 'nun rahmetine iltica ederek çıkmaktır . Sizce kötülüğü reddetmekmi onu daha çok yok eder,yoksa onu kendi aslına(yani O 'nunilmine)havale edip,kendi nefsimizdeki tezahürleri ni şefkatle dönüştürmek mi?

İslam hayırla şerri uzlaştırmaz, aralarındaki hükmü ayırır. Tevhid de zıtları bir saymak değil, her şeyi Allah’ın koyduğu yere koymaktır.

Karanfil gece 18.07.26 18:22

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715514)
İslam hayırla şerri uzlaştırmaz, aralarındaki hükmü ayırır. Tevhid de zıtları bir saymak değil, her şeyi Allah’ın koyduğu yere koymaktır.

İslam hayırlıa şerri uzlaştırmaz derken aslında benim bütün kavramayla işaret etttiğim o derin hakikati yani zıtlıkkarınbirliğinin (tevhid) uzlaşma değil,yaratılışın asıl ahengi olduğunu tehşd ediyorsunuz. Bütüne bakışı uzlaşma sanmanız,kendi kuralcı pencerenizle sınırlı bir bakış açısıdır. Failin tek olduğunu hatırlatmak,hayırla şerri karıştırmak değil, tevhidi idrak etmektir.kötülüğü düşmanlaltırmak aslında nefsin karanlığından kaçıştır basamakta takılı kalanlar için zıtlıklar savaştır. Bütünü seyredenler içinse sadece herbiri O 'nun kudretinin bir yansımasıdır.O "nun sanatındaki bir tecellidir

HâmûŞî 18.07.26 18:58

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715516)
İslam hayırlıa şerri uzlaştırmaz derken aslında benim bütün kavramayla işaret etttiğim o derin hakikati yani zıtlıkkarınbirliğinin (tevhid) uzlaşma değil,yaratılışın asıl ahengi olduğunu tehşd ediyorsunuz. Bütüne bakışı uzlaşma sanmanız,kendi kuralcı pencerenizle sınırlı bir bakış açısıdır. Failin tek olduğunu hatırlatmak,hayırla şerri karıştırmak değil, tevhidi idrak etmektir.kötülüğü düşmanlaltırmak aslında nefsin karanlığından kaçıştır basamakta takılı kalanlar için zıtlıklar savaştır. Bütünü seyredenler içinse sadece herbiri O 'nun kudretinin bir yansımasıdır.O "nun sanatındaki bir tecellidir

Değerli kardeşim, bir düşünceye derin hakikat demek, onu Kur’ani bir hakikate dönüştürmez. Tevhid, hayırla şerri aynılaştırmak değil, yaratmayı Allah’a, tercihi kula, hükmü ise vahye nispet etmektir. Benim kuralcı pencerem dediğiniz şey şahsi kanaatim değil, Allah’ın koyduğu huduttur. Bu hududu dar görmek, tevhidi aşmak değil henüz tevhidin nispetlerini birbirinden ayıramamaktır. Önce kavramları kendi anlamlarına iade edelim, sonra birbirimizin bakışını yargılayalım.

Karanfil gece 18.07.26 19:11

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715507)
İyi ile kötü hayır ile şer aynı yerde kardeşçe geçinemez ,bu Allahın kanununa İslamın ahkamına aykırıdır, ve bu konunun ispatı
Ali imran suresi 104. Ayette ayan beyan bize emredilmiştir

Siz, hayra çağıran, ma'rufu yapıp telkin eden, munkeri engelleyen bir topluluk olun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.

وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Veltekun minkum ummetun yed'une ilel hayri ve ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munker, ve ulaike humul muflihun.

Ayrıca
Bu ayetin tefsirini şu şekilde yapabiliriz

İyiliği emredip kötülüğü nehyetmek, İslâm düşüncesinde bireyin ve toplumun ahlaki yapısını korumayı amaçlayan en temel prensiplerden biridir. Bu kavram Arapça kökenli Emri bil maruf ve nehyi anil münker ifadesiyle de bilinir.

İmas hocam , paylaştığınız ayeti kerime, hakikatin dış dünyadaki tecellisi için bize düşen sorumluluğu hatırlatıyor.Ancak iyiliği emredip, kötülüğü yasaklamak(emr i bil maruf) sadece dışımızdaki insanların hatalarını işaret etmek mi,yoksa insanın kendi içindeki o hırsız ,katil rollerinin kaynağına inip,o tecellilerin arkasındaki tevhidi görerek,kendi nefsini bu hakikatle terbiye etmesi mi? Siz iyi ile kötü kardeşçe geçinenez diyerek bir sınır çiziyorsunuz. Ancak şunu sormak istiyorum kendi içimizdeki o karanlık parçalarla savaşırken, hakikati değil de kendi doğrularımızı savunuyor olabilir miyiz. Hakikatin tek sahibi vardır veO iyiyi de kötüyü de kendi şeriatının derinliği için var etmiştir.Bizim görevimiz kötülüğü yok etmek değil,kötülüğün tuttuğu o aynada kendi acizliğimizi görüp, O 'nun rahmetine iltica etmektir.Eğer biz iyiyi savunurken, kötü olanı düşmanlaştırıyorsak bu ikilik değil midir?Hakikat iyinin veya kötünün ötesinde,herşeyin sahibi olan O "nun tecellisini seyredebilen idrak makamında gizli değil midir. Bu konu da aylardır düşünüyorum soru zihnime düştü soru düştüde cvbı bilmek mi bilmemek mi onda emin olamadım hocam

imas 18.07.26 19:20

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715518)
İmas hocam , paylaştığınız ayeti kerime, hakikatin dış dünyadaki tecellisi için bize düşen sorumluluğu hatırlatıyor.Ancak iyiliği emredip, kötülüğü yasaklamak(emr i bil maruf) sadece dışımızdaki insanların hatalarını işaret etmek mi,yoksa insanın kendi içindeki o hırsız ,katil rollerinin kaynağına inip,o tecellilerin arkasındaki tevhidi görerek,kendi nefsini bu hakikatle terbiye etmesi mi? Siz iyi ile kötü kardeşçe geçinenez diyerek bir sınır çiziyorsunuz. Ancak şunu sormak istiyorum kendi içimizdeki o karanlık parçalarla savaşırken, hakikati değil de kendi doğrularımızı savunuyor olabilir miyiz. Hakikatin tek sahibi vardır veO iyiyi de kötüyü de kendi şeriatının derinliği için var etmiştir.Bizim görevimiz kötülüğü yok etmek değil,kötülüğün tuttuğu o aynada kendi acizliğimizi görüp, O 'nun rahmetine iltica etmektir.Eğer biz iyiyi savunurken, kötü olanı düşmanlaştırıyorsak bu ikilik değil midir?Hakikat iyinin veya kötünün ötesinde,herşeyin sahibi olan O "nun tecellisini seyredebilen idrak makamında gizli değil midir. Bu konu da aylardır düşünüyorum soru zihnime düştü soru düştüde cvbı bilmek mi bilmemek mi onda emin olamadım hocam

Eğer biz iyiyi savunurken, kötü olanı düşmanlaştırıyorsak bu ikilik değil midir?

Ne yapmalıyız kötü olanı kardeşmi saymamız gerekiyor, elbette kötüyü düşman olarak görmeliyiz
Misal, şimdi kötü olan israili dost olarak mı bilelim yoksa onu düşman olarak mı görelim?
İyi olmakta insanın yada toplumun elindedir, kötü olmakta insanın yada toplumun elindedir, tercihini kötülükten yana kullanan herkes düşmandır , eğer onu düşman bilmezsek zaten bize kötülüğü domunacaktır...

Karanfil gece 19.07.26 12:49

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715517)
Değerli kardeşim, bir düşünceye derin hakikat demek, onu Kur’ani bir hakikate dönüştürmez. Tevhid, hayırla şerri aynılaştırmak değil, yaratmayı Allah’a, tercihi kula, hükmü ise vahye nispet etmektir. Benim kuralcı pencerem dediğiniz şey şahsi kanaatim değil, Allah’ın koyduğu huduttur. Bu hududu dar görmek, tevhidi aşmak değil henüz tevhidin nispetlerini birbirinden ayıramamaktır. Önce kavramları kendi anlamlarına iade edelim, sonra birbirimizin bakışını yargılayalım.

Kavramları kendi anlamına iade edelim yönündeki uyarınızı dikkatle okudum.. Şeriatın zahiri hükümlerini Allah un koyduğu hudutları ve emri bi l marufun usullerini bildiğimi, dolayısıyla bu konularda bir kafa karışıklığımın olmadığını özellikle belirtmek isterim.Derdim bildiğim kavramları öğrenmek değil,o hudutlar içinde yaşarken kalbimde beliren ve sizin tevhidi almak olarak nitelediğiniz o sancıyı paylaşmaktı. Sizin Tevhşd zıtları bir satmak değil, herşeyi Allah'ın koyduğu yere koymaktır şeklinde ki tanımınız zahiri düzeni korumak adına çok yerinde.
Benim Tevhid in bütünlüğü ve fail meselesi üzerinde ki ısrarım, aslında kavramsal bir tartışmadan ziyade zihnimdeki o ontolojik sancıyı ifade etme çabasıyd. Görüyorum ki biz meselenin farklı yönlerine bakıyoruz, siz kavramların düzeniyle zahiri bir çerçeve çizerken,ben o çerçevenin ardındaki Birlik bilincinin,yani kavramların ötesindeki o hakikat bağının peşindeyim. Belki deTevhid sadece kavramları doğru dizmek deği, o kavramların ötesindeki Tek. İ idrak etmeye çalışırken duyulan o içsel sızıdır. Tartışmamız sırasında bazen farklı dilleri konuşmuş olabiliriz,bu nedenle eğer usulün dışına çıktıysam veya bir kusurum olduysa affola.ilmi katkılarınız için teşekkür ederim.Hakkınızı helal edin.

HâmûŞî 20.07.26 14:40

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 715539)
Kavramları kendi anlamına iade edelim yönündeki uyarınızı dikkatle okudum.. Şeriatın zahiri hükümlerini Allah un koyduğu hudutları ve emri bi l marufun usullerini bildiğimi, dolayısıyla bu konularda bir kafa karışıklığımın olmadığını özellikle belirtmek isterim.Derdim bildiğim kavramları öğrenmek değil,o hudutlar içinde yaşarken kalbimde beliren ve sizin tevhidi almak olarak nitelediğiniz o sancıyı paylaşmaktı. Sizin Tevhşd zıtları bir satmak değil, herşeyi Allah'ın koyduğu yere koymaktır şeklinde ki tanımınız zahiri düzeni korumak adına çok yerinde.
Benim Tevhid in bütünlüğü ve fail meselesi üzerinde ki ısrarım, aslında kavramsal bir tartışmadan ziyade zihnimdeki o ontolojik sancıyı ifade etme çabasıyd. Görüyorum ki biz meselenin farklı yönlerine bakıyoruz, siz kavramların düzeniyle zahiri bir çerçeve çizerken,ben o çerçevenin ardındaki Birlik bilincinin,yani kavramların ötesindeki o hakikat bağının peşindeyim. Belki deTevhid sadece kavramları doğru dizmek deği, o kavramların ötesindeki Tek. İ idrak etmeye çalışırken duyulan o içsel sızıdır. Tartışmamız sırasında bazen farklı dilleri konuşmuş olabiliriz,bu nedenle eğer usulün dışına çıktıysam veya bir kusurum olduysa affola.ilmi katkılarınız için teşekkür ederim.Hakkınızı helal edin.

Estağfirullah. Usul ve edep dairesinde konuşulduktan sonra ilmi müzakere rahmettir, kırgınlık sebebi değil. Sözün de şahsıma dokunan bir kusur görmedim. Hakkım varsa helal olsun.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 15:05.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149