![]() |
Görünmeyen Alemle Bitmeyen Mesai...
Forumda son açılan başlıklara da bakınca insan düşünüyor. Davet eden var, hüddam bekleyen var, meydan okuyan var, yardım isteyen var… Görünmeyen alemin kapısını çalan çok. Açıkça sorulsa kimse pek üzerine alınmaz. Anket olsun ki, kimin hangi şıkkı işaretlediği görünmesin. Belki isimler saklı kalınca sebepler biraz daha açık konuşur...
Bazen insan cinleri aradığını sanır, aslında kendi korkusunu, yalnızlığını veya güce duyduğu ihtiyacı arıyordur. Bakalım bu kapıyı en çok hangi duygu çaldırıyor. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Çocukluktan beri doğaüstü güçlere inanan, onların hikayeleri ile büyüyen nesiller olduk.
Dolayısıyla hayret verici şeylere merakımız çok, buna en yatkın olan çoluk çocuk herkesin yakinen bildiğini sandığı cinlerdir. Her şeyi yapamasalar da bir çok anlam ve yetenek yüklenmiş olan cinlerden beklentileri çok üst seviyelere çıkarmışız. Eski kitaplarda, filmlerde, arkadaş veya aile ortamında zaten cinlerin neler yapabileceğini doğru/yalan karışımıyla hayatımıza dahil etmişiz. Zaten dini boyutu da varlıklarını ıspatlarken insanımızı beklentiye sokması bence gayet doğal. Kendinde eksiklik hisseden, yaşamına farklı şeyler katmak isteyen, hastalığı ya da olmak istediği sağlık durumunu en hızlı şekilde çözebileceğine inanan insanlar olduk. Hayat sıradanlaştı, her şey aynı ve insanlar farklı deneyimler istiyor. Hem de riskleri kabul ederek, bilerek, isteyerek, inanarak.. Çocukluktan beri doğaüstü güçlere inanan, onların hikayeleri ile büyüyen nesiller olduk. Dolayısıyla hayret verici şeylere merakımız çok, buna en yatkın olan çoluk çocuk herkesin yakinen bildiğini sandığı cinlerdir. Her şeyi yapamasalar da bir çok anlam ve yetenek yüklenmiş olan cinlerden beklentileri çok üst seviyelere çıkarmışız. Eski kitaplarda, filmlerde, arkadaş veya aile ortamında zaten cinlerin neler yapabileceğini doğru/yalan karışımıyla hayatımıza dahil etmişiz. Zaten dini boyutu da varlıklarını ıspatlarken insanımızı beklentiye sokması bence gayet doğal. Kendinde eksiklik hisseden, yaşamına farklı şeyler katmak isteyen, hastalığı ya da olmak istediği sağlık durumunu en hızlı şekilde çözebileceğine inanan insanlar olduk. Hayat sıradanlaştı, her şey aynı ve insanlar farklı deneyimler istiyor. Hem de riskleri kabul ederek, bilerek, isteyerek, inanarak.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Şunu da özellikle ifade etmek gerekir ki; bu tarz fiillerin hakiki manevi ilimlerle veya havas ilminde hiçbir temeli yoktur. Bu durum, ilimden bihaber kimselerin merak saikiyle düştüğü bâtıl bir yanılgıdan ibarettir. Görünmeyen âlemle bu yollarla bağ kurmaya çalışmak ilmi bir metodoloji değil, insanın kendi iradesini zayıflatarak sürüklendiği ağır bir ruhsal esarettir. Gaybın ve kalplerin hakikati yalnızca Yüce Allah'ın katındadır; selâmet ise bu neviden avami hezeyanlara kapılmamaktır. |
Alıntı:
Gerçekten de insten bazı adamlar, cinden bazı adamlara sığınıyorlardı. Böylece onların azgınlıklarını, beyinsizliklerini artırıyorlardı.:) |
Alıntı:
|
Alıntı:
Şıklarda bana uygun bir cevap yok kıymetli kardeşim o yüzden yazmakta fayda görüyorum beni bu konuya iten baba mesleğiydi ve çocuklar genelde babalarini kahraman veya bir rol model olarak kabul eder ben de öyle kabul etmiştim babam rahmetlik çok dua aldı çok dua ederdi ben de hep ona özenmişimdir iç içe büyümenin de etkisi var asıl amaç insanlığa hizmet elimizden geldiğince |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah Razı olsun |
Alıntı:
Sen ilme girerken önce neyi akletmiştin? Henüz bilmediğin ilmi mi, içindeki sırları mı, yoksa okuduğun her ayetin seni nereye götüreceğini mi? İnsan bilmediği bir şey hakkında akıl yürütmeden önce ona yönelir, soru sorar, merak eder. Akıl boşlukta çalışmaz, önüne bir soru gelmeden neyi tartacak? Merak soruyu doğurur, akıl onu süzer, niyet de yönünü belirler. Sen üçünü sıraya dizip aklı en öne koyuyorsun ama en öndeki aklın önünde henüz düşüneceği bir şey bırakmıyorsun. Teraziyi başköşeye koymak yetmez, kefesine bir şey koyman gerekir. Kapıyı akıl açar, doğru. Fakat o kapının orada olduğunu insana çoğu zaman merak gösterir. Merakı bütünüyle nefsin hanesine yazarsan, ilmin yarısını daha başlamadan dışarıda bırakmış olursun. |
Alıntı:
Buna göre merak eder sonra bu merakı kendince seçip dediğiniz gibi süzer burada asıl olan akıl, merak, akıl sıralamasıdır yani örnek olarak "önce aklın ile Allah, insan, cin vb. Varlığının farkına vardın aklınla bunları kavradın bildin, sonra mesela cinleri merak ettin, sonra aklınla tekrar düşünüp mantıklı mı? Sorusunu yöneltip herhangi bir davetten vazgeçtin" umarım beni yanlış anlamazssınız tam anlatamadım gibi ama umarım idare eder. |
Alıntı:
Allah’ı sevdin, sevgi geldi. Rabbim bana ne söylüyor? dedin, merak geldi. Kitabı açtın, irade geldi. Okuduğunu anlamaya çalıştın, akıl devreye girdi. Kalbin ürperdi, haşyet geldi. Rahmetini umdun, ümit geldi. Öğrendiğini yaşamaya yöneldin, amel geldi. Akıl burada elbette vardır, fakat yolun başında tek başına oturup bütün duygulara görev dağıtan bir müdür değil. Allah’a giden yolu düşünce ve stratejiyle ilerledim diye anlatınca, kulluk biraz proje yönetimine dönüyor kardeşim... Umarım beni yanlış anlamazsın bu taraftan nasıl görünüyor onu söylüyorum sadece... |
Alıntı:
Dediğinizi anlıyorum sizde haklısınız ama burada unuttuğumuz birşey var kişinin tecrübeleri kişileri bu şekilde fikir ayrılıklarına düşürür inanın bana sizi çok iyi anlıyorum ama benim tecrübelerime göre ise bana bu doğru geliyor, eğer akıl baştan hamlesini düşünüp neyi merak etmesi gerektiğini seçmesse yanlış yola girer düşüncesindeyim, siz ise merak en baştan olmazsa akıl zaten bir hüküm veremez istikamet oluşturamaz diyorsunuz şimdi ne olacak halimiz. :) ahh ahh keşke yan yana oturup uzun uzun bu şekilde sohbet edebilseydik maalesef etrafımda bu şekilde ilim yada hoş kelam eden pek yok. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Forumda bu kadar seviyeli ve bilgili, karşılıklı konuşmaları özledik :)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Akıl istikameti tayin eder diyorsun. Peki ortada merak edilen bir şey yoksa hangi istikameti, neye doğru tayin edecek? Pusula yön gösterir ama önce insanın bir yere gitmek istemesi gerekir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Canım sıkıldı, İstanbul’a gitmek istedim diyorsun. Peki İstanbul niçin aklına geldi? İnsan hiç yönelmediği, ilgilenmediği, zihninde bir karşılığı bulunmayan yere sebepsizce istikamet çizmez. Daha gitmek istiyorum dediğin anda merak, arzu yahut bilinmeyene yöneliş başlamış demektir. Akıl ondan sonra devreye girer ve hangi yoldan, hangi vasıtayla? diye hesabını yapar. Allah Emanet kardeşim... |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:56. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com