![]() |
Büyük baş hayvancılık çiftliği kurmak istiyorum ama kafam çok karışık
Esselamu aleyküm verahmetullah
Kıymetli hocalarım ve can ciğer sevdiğim arkadaşlarım. Benim en büyük hayalim büyük baş besi çiftiliği kurmak. Yıllardır araştırıyorum ama bir türlü aksiyon alamıyorum bazen kafam o kadar çok karmaşık oluyorki gece uyuyamıyorum sabaha karşı zar zor uyusamda hep saçma sapan rüyalar görüyorum. Psikolojim baya bozuluyor yer yer. Kendimi çıkmazda hissediyorum. Benim sizlerin aklına ihtiyacım var. Benim yerime araştırma yapıp en sağde bir dille tane tane bana anlatırmısınız benim kafa nanay almıyor artık. Çok düşününcede miğde bulantısı yapıyor her neyse sadede geleyim. Devletin destek teşvik kredileri var ya onlardan yararlanmak istiyorum. 4-5 milyon değerinde bir tapumuz var diyelim. 1 milyonda sermaye. Tarlayı aldık üzerine projeyi çizdirdik tapularla birlikte bankaya gittik. Proje miktarıda 5 milyon değerinde olsun. Birde kendimizi kanıtlayacak belgelerimizde var diyelim. Banka kaç para kredi çıkarır? Bir de hibe desteği almam gerekiyor. Aklımdaki hayvan kapasitesi max 100 baş. Devlet ne kadar hibe verir? Soru şu 1 milyon öz sermeye ile 5 milyon değerinde bir ahır yapılıp çiftlik kurulabilirmi? Hadi diyelim pederde kredi çekdi oldu 2 milyon 2 milyon sermaye ile tüm bunları yapmam mümkün olurmu? İçinede en az 40-50 baş hayvan koymam lazım. Hibeler krediler falan tüm bunları yapmama yeterli olacakmı? Bankanın verdiği kredide en baştan mı alıyoruz yoksa ahır bitincemi? Bir kısmını alsak yada ahır yapılana kadar her masrafı bankaya bildirip kredi tutarından karşılasak olurmu? Sitemiz üye bakımından çok zengin. Zannediyorumki muhakkak bilen biri çıkar |
Alıntı:
Bankaya gidip "5 milyonluk proje yapacağım" dediğinde sana o parayı çat diye peşin vermezler; bu iş hakediş usulüyle yürür. Temeli atarsın, bankanın eksperi gelir bakar, uygun görürse paranın ilk dilimini hesabına geçirir; duvarı örersin, çatıya çıkarsın, inşaat ilerledikçe para parça parça ödenir. Yani parayı başta alıp hepsini harcayayım davası yok, aşama aşama ilerleyeceksin. Devlet hibelerinde de durum aynı; TKDK ya da tarım desteklerinde parayı peşin alıp harcamıyorsun, önce kendi bütçenle ya da krediyle harcama yapıp faturasını kesiyorsun, devlet de onaylayıp hibe tutarını sonradan hesabına yatırıyor. Tabii işin finans kısmını bir şekilde halledersin ama en kritik nokta şu: Bu işin altyapısı, tecrübesi ve günlük taşıma ritmi bambaşka bir sabır ister. Hayvancılık uzaktan göründüğü gibi sadece ahır yapıp hayvanı içeri koymaktan ibaret değildir; yem kalitesinden hayvanın sağlığına, hastalık yönetiminden günlük bakım düzenine kadar ciddi bir tecrübe ve pratik bilgi gerektirir. Eğer bu konuda sıfırdan başlıyorsan, ya yanında bu işi iyi bilen, tecrübeli birini istihdam etmeli ya da işin mutfağına girip ince detaylarını öğrenmeden büyük bir risk almamalısın. Aklındaki 40-50 baş hayvan kapasiteli, 5 milyonluk o ahır ve çiftlik bu öz sermaye ve tapu teminatıyla bal gibi de kurulur. Sadece en büyük tüyo şu olsun: İnşaat parası ile hayvan alım bütçesini birbirine sakın karıştırma; yakınımın başına tam olarak bu geldi, tüm parayı inşaata yatırıp ahırı bitirdi ama hayvanları içeri koyacak, ilk aylar yemini suyunu verecek nakiti kalmadığı için o harika ahır günlerce bomboş kaldı ve dışarıdan borçlanmak zorunda kalarak çok zorlandı. O yüzden ahır bittiğinde kapıdan içeri o hayvanları sokup ilk mahsulü alana, sütü satana kadar geçen sürede çarkı döndürecek bir can suyu nakit paran cebinde mutlaka kalmalı. Bak sana örnek verdiğim o yakınım, işte bu disiplinle ve sabırla o ilk zorlukları aştı; şu an çiftliğini büyüttü ve elinde tam 100 büyükbaş hayvanla bu işi başarıyla yürütüyor, alın teriyle kazancına bakıyor. Sen de planlı bir şekilde bu süreci değerlendirebilirsin. |
Kuşlar ne oldu?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Gerçekten çok açıklayıcı ve aydınlatıcı olmuş. İçin rahatladı o halde imkansız değil. Benim besicilik üzerine belgem var hayvan bakmayıda biliyorum ama en iyisi dediğin gibi işin mutfağına inmek. Bir kaç ay birinin yanında işi öğreneyim bari. En çok beni zorlayacak kısım rasyon olacak. Onuda öğrenirim. Yardımın için gerçekten çok teşekkür ediyorum. Çok kıymetli bilgiler vermişsiniz sağolun 🖤 |
Alıntı:
Petshoplar 25-30 yavru birden istiyor Onuda sağlayamıyorum hayvanlar saçma sapan yavruluyor. Ama bu işi hobi için devam edeceğim. Allah nasib ederse çiftliğimi kurarsam hayvanat bahçesindeki botanik bahçe gibi bir yer kurup muhabbet kuşları süs balıkları falan besleyeceğim. Hayaller güzelde bunları yapabilmem için ilk önce askerliği halletmem lazım. 31 aralıkta yoklamam var bakalım ne zaman ve nereye gideceğim . Tecil ettirebilirim ama aradan çıksın istiyorum. İş kuracağım ama olmuyor kursam işi kim bakacak hayvanlara ben askerdeyken. Peder hiç anlamaz anlamadığı gibi hayvanada yanaşmaz. |
Hayvancılık güzel meslek lakin veterineriyle, otuyla, samanıyla, merasıyla, temizliğiyle, ahırıyla, etiyle, sütüyle, danasıyla, çobanıyla uğraşabilecek mısın? ...
|
Alıntı:
İnşallah veteriner olmak istiyorum. Kendime güveniyorum işin zorluğu konusunda. Çocukluğumdan beri hep bir heves var içimde. Ama yinede profesyonel çalışan birinin yanına gidip bir kaç ay tecrübe etmem gerekiyor sanırım. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
maşaAllah 10 parmağında 10 marifet, bunları yapabilen hepsini yapar |
Alıntı:
|
Alıntı:
Medreseye hala gideceğim hep dolanıyorum ama gönlüme göre bir yer bulamadım. Beğendiklerimde ya örgüt çıkıyor yada rabıtayı şaşırmış küfre girmiş insanlar. İzmirde gerçekten adam akıllı bir medrese yokmuş bunu anladım. Vallahi İzmir’e gavur diyorlar ya boşuna değil 😁 Alıntı:
Bu arada kıyafet işi battı kuş üretimide gönlüme göre çıkmadı ama ona yinede devam edeceğim kendi yem masraflarını çıkarsa yeter. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Ben veterinerliği başkalarının hayvanlarına bakmak için değil kendi hayvanlarıma bakmak için istiyorum. Hayvanın dilinden anlamak gerek. Birde devlet daha fazla imkan sağlıyormuş hibeyide artırıyormuş. Kendi işim için istiyorum inşallah tutturabilirim. |
Alıntı:
İzmirde dini yaşam ve inanç sistemi 15-20 sene arkadan geliyor . Zaten bir avuç medrese ve külliye var onlarında başındaki hocalar çok itici. |
Alıntı:
|
Alıntı:
İkisi çok farklı şeyler. Benim ne Mustafa kamal ile nede onu seven insan evlatlarıyla hiç bir alıp vermediğim yoktur aksine saygı duyuyorum. Benim nefret ettiğim kin beslediğim Atatürk’ün arkasına saklanıpta hiç kimsenin inancına zihniyetine düşüncesine saygı göstermeyen, cehaleti okul okumamışlık zanneden, her şeyin en iyisini bildiğini iddia eden, 55-60 yaşındaki nenelerimize dedelerimize cahiller yobazlar köylüler ölsünler gitsinler hatta “atam sen kalkta onlar yatsın” diyen kitledir. Hayvan sever insan sevmezler, Heykele secde ettirirler Allaha secde edenleri ayıplarlar, Kendilerinden yaşca çok çok küçük çocukların kuranı hıfz etmesini kaldıramayıp protesto ederler. İnsan oğlu yaratılmışın en üstünüdür. Bakın çevrene Adem oğullarına benzeyen tek bir canlı görebilecekmisin? Göremezsin çünkü bizler eşsiziz. Bir insan beşeri sıfattan çıkıp hayvani bir sıfata bürünmediği müddetçe isterse gitsin maymuna tapsın saygı duyarım hoş karşılarım. Çünkü insanların inançları kendi doğruları hep farklıdır. Birinin inandığına öbürü inanmak zorunda değildir. Herkesin kendi iradesi kendi aklı var. Bize doğru gelen ona yanlış gelir ona doğru gelen bize yanlış gelir. Herkes kendi yaptığından hesaba çekilir. Bizene isteyen istediğine inansın. Başkalarının inançalarına saygı duyan benim inancım bu ama senin inancınıda hoş karşılıyorum saygı duyuyorum diyen benim gözümde eşsiz yaratılmış adem oğlu vasfındadır. Ama illede ben diyen suratsız nursuz beşeriyetini yitirmiş hayvanlaşmış insanlar Adem oğlu vasfında değildir zannımca. Bedeni insan olabilir ama ruhu hayvandır bende bunlara saygı duymam. Bu sonsuzluğun içinde bir zerrecik kadar olan dünyada milyarca insanız. Herbirimizin kendi inancı kendi zihniyeti kendi düşüncesi vardır. Millet birbirine saygı duymak zorunda. Belki aranızda en çok farklı inançlara sahip arkadaşı olan benimdir. Deistinide tanıdım ateistinide satanistinide . Bir yere gideceksek ama aramızda namaz kılan biri varsa planımızın saatini ona göre ayarlıyorduk .hepimiz birbirimize saygı duyuyorduk. Birbirimize kendi inançlarımızdan bahsediyorduk ama hep saygı çerçevesinde. Deist ateist ve ben üçümüz yakın arkadaştık ama insan evladıydık. Benim Atatürk’le bir alıp veremediğim yok. Hee severim sevmem o benim bileceğim bir şey. benim sevmemem onun milletimizi düşman elinde esir olmaktan kurtardığı gerçeğini değiştirmez. Bu gün bu kadar özgürsek artılarıyla eksileriyle ona borçluyuz. Doğu Türkistan gibi yada diğer Türk boyları gibi kafir elinde zulüm görüyorda olabilirdik. Sevmiyorum ama saygı duyuyorum. Kendi düşüncemi aktarabilmek ve yanlış yerlere çekilmesini engellemek için biraz uzun anlattım. Daha söylenecek çok şey var ama konu sapacak burada duralım istiyorum. Kısacası benim insan sıfatından çıkmış edepsiz + cahillerle aramda bir nefret vardır. Başkalarına ve inançlarına saygı duyan birine saygımda sevgimde sonsuzdur. Çünkü bende böyleyim. Bir kitle kalkıpta 60 yaşındaki yaşlı başlı Adama cahil yobaz köylü derse ölsünler derse benim ayarlarım bozuluyor. Bu sadece kamalistler içinde geçerli değildir aynı şekilde aynı cehalette olan herkes içindir. Benim için bu mahlukatlar ebu leheble ebu cehille ümmü cemille aynıdır. |
Alıntı:
|
Alıntı:
cok güzel bir aciklama olmus bakara tamda sana orjinal bilgi olmus üstelik bu ise girisecek arkadaslarada kaynak olmus eline diline saglik |
Alıntı:
|
Bu işi eğer başında duracak zamanın yoksa kooperatif olarak yapmak çok mantıklı 40 kişi ile kooperatif kur herkes eşit miktarda katkı payı versin devletten yer desteği alınır çiftlik kurulur ve daha büyük sağlam bir ticaret olur
|
Alıntı:
|
kooperatifte kimse kimseyi kandıramaz çünkü muhasebe veteriner bakıcı hepsi çalışan oluyor kooperatif üyeleri işlerin hesaplarını vs sistem üzerinden takip edebiliyor kaçak vs olması imkansız kooperatifte para mal kaçırmak hapis cezası demektir
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:33. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com