Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Kafesteki Sır... (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/106384-kafesteki-sir.html)

HâmûŞî 07.10.26 12:14

Kafesteki Sır...
 
Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar derler. Peki ruhu bedenine yük olan neyle kanat çırpar?

Svg 07.10.26 13:21

Ruhu bedenine yük olanın kanadı yoktur ki...
O uçmaz, uçamaz.
Olmayan kanatlarını sabırla çırpar. Belki de duayla çırpar. Bekler...
Ruhunda taşıdığı çok büyük bir yükü vardır belki de, kurtulamadığı. Öyle ya, kulun kanadı var uçup kurtulur. İnsan vazgeçip kurtulur... Ama onun ruhuna ağır gelen yükü vardır. Kanadı da yoktur imkanı da...
Omuzlarındaki yükün altında sadece ezilmemek için umutsuzca çırpar o görünmeyen kanatlarını.
Belki de emanete ihanet etmemek için çırpar o görünmeyen kanatlarını.
Öte yandan ruhu bedenine yük olan, sevdiği için dayandığı her geceyle kanat çırpar.
Umutsuzca...

SertDede 07.10.26 13:23

Ruhu bedenine dar gelen insan, göğe doğru değil, kendi içine doğru kanat çırpar.
​Dışarıdan bakıldığında kıpırtısız duran o insanın içinde fırtınalar kopar; çünkü beden ağırlık yaptıkça yükselmenin yolu yerçekimine direnmekten değil, yükü hafifletmekten geçer.

Kuş rüzgârı arkasına alıp uçar; bedeni kendine kafes olan ise kendi kabuğunu kırmanın sancısıyla uçar. Uçmak her zaman gökyüzüne varmak demek değildir; bazen sadece o kafesin içinde dimdik durabilmektir.

Seyf444 07.10.26 14:56

Alıntı:

SertDede Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722096)
Ruhu bedenine dar gelen insan, göğe doğru değil, kendi içine doğru kanat çırpar.
​Dışarıdan bakıldığında kıpırtısız duran o insanın içinde fırtınalar kopar; çünkü beden ağırlık yaptıkça yükselmenin yolu yerçekimine direnmekten değil, yükü hafifletmekten geçer.

Kuş rüzgârı arkasına alıp uçar; bedeni kendine kafes olan ise kendi kabuğunu kırmanın sancısıyla uçar. Uçmak her zaman gökyüzüne varmak demek değildir; bazen sadece o kafesin içinde dimdik durabilmektir.

Uçmak özgürlük tür bir kuş için altın kafesede koysalar vatanım der ruhun göge yukselmesi gibi
Düşünelim. Ruhu bedenine Dar gelen isyana ruhsat çıkarır benim düşüncem
İbadet ve zikir ile nefs terbiye edilmeli
Bi mukabele

Yusufiyeli 07.10.26 15:01

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722090)
Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar derler. Peki ruhu bedenine yük olan neyle kanat çırpar?

“Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar” derler. Kuşun kanadı bedenini göğe taşır; insanın canı ise onu yalnızca dünyada değil, manada da yükseltebilir. Fakat ruhu bedenine yük olan insan neyle kanat çırpar?
Bence böyle bir ruhun önce kanat araması değil, üzerindeki yükü fark etmesi gerekir. Çünkü insanı aşağı çeken çoğu zaman beden değil; nefsin arzuları, dünyaya aşırı bağlanmak, hırs, kibir, öfke, korku ve bitmeyen dünyevi meşguliyetlerdir. Ruh bunların altında kaldığında insan yürür ama yükselemeyebilir.
Ruhun kanadı ise iman, ihlas, güzel ahlak, sabır, şükür, tevbe ve Allah’a yöneliştir. İnsan her gün biraz olsun nefsinden eksilip Rabbine yaklaşırsa, taşıdığı beden artık ruhuna yük olmaktan çıkar; aksine ruhun olgunlaşması için bir vasıtaya dönüşür.
Belki de asıl mesele “Ruh neyle kanat çırpar?” sorusundan önce, “Ruhun kanatlarını ne kırıyor?” sorusudur. Zira bazen insanın ihtiyacı yeni bir kanat değil, mevcut kanatlarının üzerindeki ağırlıklardan kurtulmaktır.

HâmûŞî 07.10.26 15:13

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722105)
“Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar” derler. Kuşun kanadı bedenini göğe taşır; insanın canı ise onu yalnızca dünyada değil, manada da yükseltebilir. Fakat ruhu bedenine yük olan insan neyle kanat çırpar?
Bence böyle bir ruhun önce kanat araması değil, üzerindeki yükü fark etmesi gerekir. Çünkü insanı aşağı çeken çoğu zaman beden değil; nefsin arzuları, dünyaya aşırı bağlanmak, hırs, kibir, öfke, korku ve bitmeyen dünyevi meşguliyetlerdir. Ruh bunların altında kaldığında insan yürür ama yükselemeyebilir.
Ruhun kanadı ise iman, ihlas, güzel ahlak, sabır, şükür, tevbe ve Allah’a yöneliştir. İnsan her gün biraz olsun nefsinden eksilip Rabbine yaklaşırsa, taşıdığı beden artık ruhuna yük olmaktan çıkar; aksine ruhun olgunlaşması için bir vasıtaya dönüşür.
Belki de asıl mesele “Ruh neyle kanat çırpar?” sorusundan önce, “Ruhun kanatlarını ne kırıyor?” sorusudur. Zira bazen insanın ihtiyacı yeni bir kanat değil, mevcut kanatlarının üzerindeki ağırlıklardan kurtulmaktır.

Yüreğinize sağlık üstadım.

HâmûŞî 07.10.26 15:17

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722090)
Kuş kanadıyla, insan canıyla uçar derler. Peki ruhu bedenine yük olan neyle kanat çırpar?

Kendinden vazgeçen, yükünden de vazgeçer...

Karanfil gece 07.10.26 15:32

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722110)
Kendinden vazgeçen, yükünden de vazgeçer...

Belki gönülle...
Bazen insanın bedeni burada kalır da gönlü uzaklara dalar. Bir secdede, göğe bakarken ya da gecenin sessizliğinde... İçinde bir yer vardır ki dünyaya sığmaz. İşte ruh, o yerde hafifler.
Çünkü insan kendini taşıdıkça ağırlaşır; kendini bıraktıkça hafifler. Bir an gelir, artık kendi gücüne değil, kendisine o gücü verene yaslanır. Söylenecek söz azalır, gönülde bir teslimiyet kalır.
Belki ruhun kanadı budur.
Kendinden vazgeçmek değil; kendini O’na bırakmak.

HâmûŞî 07.10.26 15:51

Alıntı:

Karanfil gece Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722111)
Belki gönülle...
Bazen insanın bedeni burada kalır da gönlü uzaklara dalar. Bir secdede, göğe bakarken ya da gecenin sessizliğinde... İçinde bir yer vardır ki dünyaya sığmaz. İşte ruh, o yerde hafifler.
Çünkü insan kendini taşıdıkça ağırlaşır; kendini bıraktıkça hafifler. Bir an gelir, artık kendi gücüne değil, kendisine o gücü verene yaslanır. Söylenecek söz azalır, gönülde bir teslimiyet kalır.
Belki ruhun kanadı budur.
Kendinden vazgeçmek değil; kendini O’na bırakmak.

Eyvallah...Kendinden vazgeçmeyen, kendini O’na nasıl bırakabilir? İnsan, hala 'ben' derken neyi, kime bırakıyor? Kendinden vazgeçmek, yok olmak değil, elinde avucunda ne varsa Sahibi'ne iade etmektir. Sen kendinden vazgeçtiğinde zaten geriye sadece O kalır. O zaman 'bırakan' da O olur, 'bırakılan' da...

Svg 07.10.26 16:33

Alıntı:

HâmûŞî Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 722112)
Eyvallah...Kendinden vazgeçmeyen, kendini O’na nasıl bırakabilir? İnsan, hala 'ben' derken neyi, kime bırakıyor? Kendinden vazgeçmek, yok olmak değil, elinde avucunda ne varsa Sahibi'ne iade etmektir. Sen kendinden vazgeçtiğinde zaten geriye sadece O kalır. O zaman 'bırakan' da O olur, 'bırakılan' da...

Kendine emanet edilen bir canı sahibine iade etmek gibi sanırım...

Sghkm 14.10.26 18:01

Rabbim cümlenizden razı olsun yazdıklarınızı okurken kalb ferahlıyor içine huzursuzluk veren herşeyin günahtan geldiğini tekrar tekrar hatırlıyor iki dünya arasında kaldım dualarınızda bana da yer verin eşime hidayet kapısı açılsın inşallah


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:49.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149