Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


'Hakediş' iddiaları, Ataların Günahları ve Havas'ın Ehl-i Sünnet'te Yeri

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02.11.26, 18:46
Acemi
 
Üyelik tarihi: 14.10.26
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 29
Forum Puanı: 16
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart 'Hakediş' iddiaları, Ataların Günahları ve Havas'ın Ehl-i Sünnet'te Yeri

Selamun Aleyküm hocalarım ve forum üyeleri,

Son zamanlarda sosyal medyada (ör: ErsinAytaç), tasavvuf ve havas sohbetlerinde sıkça karşılaştığım, ancak Kur'an ayetleri ve Ehl-i Sünnet itikadıyla kıyasladığımda kafamda ciddi çelişkiler yaratan bazı konular var. Yaptığım araştırmalar neticesinde vardığım noktaları ve sorularımı, siz bu ilimle uğraşan kişilere yöneltmek istiyorum:

1. Bakara Suresi, Manevi Açıklık ve "Ataların Günahı / Hakediş" İddiası
Günümüzde birçok kişi, Bakara Suresi'nden ve çeşitli dini kaynaklardan örnekler vererek; durduk yere kimseye büyü veya musallat gelemeyeceğini iddia ediyor. Söylenen şu: Kişinin manevi alanında bir "açıklık" olması gerekir. Bu açıklık da sadece kendi işlediğimiz günahlardan ve yediğimiz haklardan değil; atalarımızdan (zürriyetimizden) bize geçen günahlardan, beddualardan ve kul haklarından kaynaklanır. Yani "Senin veya atanın bir hakedişi, günahı yoksa musallat/büyü sana tutunamaz."

Ancak Kur'an-ı Kerim En'âm Suresi 164. Ayet'te çok kesin bir hüküm koyar: "Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez." Ataların günahının alt kuşaklara manevi bir hastalık veya "musallat kapısı" olarak geçmesi, Hristiyanlıktaki "asli günah" veya uzak doğu inançlarındaki "karma" felsefesine benzemiyor mu? Ayrıca "Sadece günahı ve hakedişi olana büyü tutar" dersek; tamamen masum ve günahsız olan Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) büyü yapıldığı ve bundan bedenen etkilendiği gerçeğini (sahih hadislerde sabittir) nasıl açıklayacağız?

2. Muska (Temîme), Vefk ve Cinlerle Yardımlaşma Meselesi
Havas ilminde sıkça başvurulan birtakım yazıları suya atıp içme, muska/vefk taşıma ve ruhanilerle (cinlerle/hüddamlarla) irtibat kurma uygulamalarının Kur'an'daki karşılığını araştırdığımda ciddi tehlikeler görüyorum.

Cinlerle İrtibat: Kur'an, En'âm Suresi 128. Ayet'te cinlerle insanların birbirlerinden faydalanmalarını (yardımlaşmalarını) kesin bir dille şeytani bir aldanış olarak kınamış ve bu işe girenlerin sonunun ateş olduğunu belirtmiştir.

Muska ve Vefk: Koruyucu gücü bir nesneye, şekle veya kağıda atfetmek, fayda ve zararın sadece Allah'tan geldiğini belirten Yunus Suresi 107. ve Zümer Suresi 38. ayetleriyle çelişmekte midir?. Dahası, Peygamber Efendimiz (s.a.v) o dönemki benzer uygulamalar için kesin bir dille "Kim boynuna muska (temîme) asarsa şirke düşmüştür" (Ahmed b. Hanbel, Müsned) buyurmuştur.

3. Gerçek Korunma: Tövbe, Kefaret ve Adak
Tüm bu araştırmalarım bana şunu gösteriyor: Kul hata yapsa bile samimi bir niyetle tövbe edip o kapıyı kapattığında, manevi açıklıklar kapanır. Manevi tıkanıklıklardan ve saldırılardan kurtulmanın yolu okültist ritüeller (havas), muska yazmak veya cinlerle çalışmak değil; halis bir tövbe (istiğfar), haksızlıklar için kefaret ödemek, helalleşmek, sadaka/adak vermek ve bizzat okuyarak doğrudan Allah'a sığınmaktır.

Bu veriler ışığında, siz havas ilmiyle ilgilenen hocalara net sorularım şunlardır:

Soru 1: "Kendi günahlarımız ve atalarımızın günahları yüzünden bir 'hakediş' oluşmadan büyü tesir etmez" fikrini, En'âm 164 ve Peygamberimizin yaşadıkları ışığında nasıl savunuyorsunuz?

Soru 2: Kur'an cinlerle yardımlaşmayı (En'âm 128) kınarken ve Peygamberimiz muska takmayı şirk sayarken; Havas ilmindeki tılsım, vefk, suya okuma ve ruhanilerle irtibat kurma işlemlerinin bu şirk tehlikesinden nasıl azade olduğunu açıklayabilir misiniz?

Soru 3: Manevi bir sıkıntıdan kurtulmak için en saf, doğru ve risksiz yöntem; Havas ritüellerine hiç bulaşmadan sadece tövbe, adak, kefaret ve dua ile doğrudan Allah'a sığınmak değil midir?

Yorumlarda çokça iyi geldiğini söyleyene rastladım aklıma takılmıştı.

İlmi cevaplarınız ve açıklamalarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Not: Hatam olduysa affola. Bunlar benim iddiam değildir. Doğru yolu bulmaya çalışan bir kulum sadece.

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02.11.26, 19:16
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 5,229
Forum Puanı: 2143
Etiketlendiği Mesaj: 601 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Northen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun Aleyküm hocalarım ve forum üyeleri,

Son zamanlarda sosyal medyada (ör: ErsinAytaç), tasavvuf ve havas sohbetlerinde sıkça karşılaştığım, ancak Kur'an ayetleri ve Ehl-i Sünnet itikadıyla kıyasladığımda kafamda ciddi çelişkiler yaratan bazı konular var. Yaptığım araştırmalar neticesinde vardığım noktaları ve sorularımı, siz bu ilimle uğraşan kişilere yöneltmek istiyorum:

1. Bakara Suresi, Manevi Açıklık ve "Ataların Günahı / Hakediş" İddiası
Günümüzde birçok kişi, Bakara Suresi'nden ve çeşitli dini kaynaklardan örnekler vererek; durduk yere kimseye büyü veya musallat gelemeyeceğini iddia ediyor. Söylenen şu: Kişinin manevi alanında bir "açıklık" olması gerekir. Bu açıklık da sadece kendi işlediğimiz günahlardan ve yediğimiz haklardan değil; atalarımızdan (zürriyetimizden) bize geçen günahlardan, beddualardan ve kul haklarından kaynaklanır. Yani "Senin veya atanın bir hakedişi, günahı yoksa musallat/büyü sana tutunamaz."

Ancak Kur'an-ı Kerim En'âm Suresi 164. Ayet'te çok kesin bir hüküm koyar: "Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez." Ataların günahının alt kuşaklara manevi bir hastalık veya "musallat kapısı" olarak geçmesi, Hristiyanlıktaki "asli günah" veya uzak doğu inançlarındaki "karma" felsefesine benzemiyor mu? Ayrıca "Sadece günahı ve hakedişi olana büyü tutar" dersek; tamamen masum ve günahsız olan Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) büyü yapıldığı ve bundan bedenen etkilendiği gerçeğini (sahih hadislerde sabittir) nasıl açıklayacağız?

2. Muska (Temîme), Vefk ve Cinlerle Yardımlaşma Meselesi
Havas ilminde sıkça başvurulan birtakım yazıları suya atıp içme, muska/vefk taşıma ve ruhanilerle (cinlerle/hüddamlarla) irtibat kurma uygulamalarının Kur'an'daki karşılığını araştırdığımda ciddi tehlikeler görüyorum.

Cinlerle İrtibat: Kur'an, En'âm Suresi 128. Ayet'te cinlerle insanların birbirlerinden faydalanmalarını (yardımlaşmalarını) kesin bir dille şeytani bir aldanış olarak kınamış ve bu işe girenlerin sonunun ateş olduğunu belirtmiştir.

Muska ve Vefk: Koruyucu gücü bir nesneye, şekle veya kağıda atfetmek, fayda ve zararın sadece Allah'tan geldiğini belirten Yunus Suresi 107. ve Zümer Suresi 38. ayetleriyle çelişmekte midir?. Dahası, Peygamber Efendimiz (s.a.v) o dönemki benzer uygulamalar için kesin bir dille "Kim boynuna muska (temîme) asarsa şirke düşmüştür" (Ahmed b. Hanbel, Müsned) buyurmuştur.

3. Gerçek Korunma: Tövbe, Kefaret ve Adak
Tüm bu araştırmalarım bana şunu gösteriyor: Kul hata yapsa bile samimi bir niyetle tövbe edip o kapıyı kapattığında, manevi açıklıklar kapanır. Manevi tıkanıklıklardan ve saldırılardan kurtulmanın yolu okültist ritüeller (havas), muska yazmak veya cinlerle çalışmak değil; halis bir tövbe (istiğfar), haksızlıklar için kefaret ödemek, helalleşmek, sadaka/adak vermek ve bizzat okuyarak doğrudan Allah'a sığınmaktır.

Bu veriler ışığında, siz havas ilmiyle ilgilenen hocalara net sorularım şunlardır:

Soru 1: "Kendi günahlarımız ve atalarımızın günahları yüzünden bir 'hakediş' oluşmadan büyü tesir etmez" fikrini, En'âm 164 ve Peygamberimizin yaşadıkları ışığında nasıl savunuyorsunuz?

Soru 2: Kur'an cinlerle yardımlaşmayı (En'âm 128) kınarken ve Peygamberimiz muska takmayı şirk sayarken; Havas ilmindeki tılsım, vefk, suya okuma ve ruhanilerle irtibat kurma işlemlerinin bu şirk tehlikesinden nasıl azade olduğunu açıklayabilir misiniz?

Soru 3: Manevi bir sıkıntıdan kurtulmak için en saf, doğru ve risksiz yöntem; Havas ritüellerine hiç bulaşmadan sadece tövbe, adak, kefaret ve dua ile doğrudan Allah'a sığınmak değil midir?

Yorumlarda çokça iyi geldiğini söyleyene rastladım aklıma takılmıştı.

İlmi cevaplarınız ve açıklamalarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Not: Hatam olduysa affola. Bunlar benim iddiam değildir. Doğru yolu bulmaya çalışan bir kulum sadece.
Kısa cümle uzak durmanı tavsiye ederim.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02.11.26, 21:33
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,197
Forum Puanı: 11524
Etiketlendiği Mesaj: 5579 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Northen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun Aleyküm hocalarım ve forum üyeleri,

Son zamanlarda sosyal medyada (ör: ErsinAytaç), tasavvuf ve havas sohbetlerinde sıkça karşılaştığım, ancak Kur'an ayetleri ve Ehl-i Sünnet itikadıyla kıyasladığımda kafamda ciddi çelişkiler yaratan bazı konular var. Yaptığım araştırmalar neticesinde vardığım noktaları ve sorularımı, siz bu ilimle uğraşan kişilere yöneltmek istiyorum:

1. Bakara Suresi, Manevi Açıklık ve "Ataların Günahı / Hakediş" İddiası
Günümüzde birçok kişi, Bakara Suresi'nden ve çeşitli dini kaynaklardan örnekler vererek; durduk yere kimseye büyü veya musallat gelemeyeceğini iddia ediyor. Söylenen şu: Kişinin manevi alanında bir "açıklık" olması gerekir. Bu açıklık da sadece kendi işlediğimiz günahlardan ve yediğimiz haklardan değil; atalarımızdan (zürriyetimizden) bize geçen günahlardan, beddualardan ve kul haklarından kaynaklanır. Yani "Senin veya atanın bir hakedişi, günahı yoksa musallat/büyü sana tutunamaz."

Ancak Kur'an-ı Kerim En'âm Suresi 164. Ayet'te çok kesin bir hüküm koyar: "Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez." Ataların günahının alt kuşaklara manevi bir hastalık veya "musallat kapısı" olarak geçmesi, Hristiyanlıktaki "asli günah" veya uzak doğu inançlarındaki "karma" felsefesine benzemiyor mu? Ayrıca "Sadece günahı ve hakedişi olana büyü tutar" dersek; tamamen masum ve günahsız olan Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) büyü yapıldığı ve bundan bedenen etkilendiği gerçeğini (sahih hadislerde sabittir) nasıl açıklayacağız?

2. Muska (Temîme), Vefk ve Cinlerle Yardımlaşma Meselesi
Havas ilminde sıkça başvurulan birtakım yazıları suya atıp içme, muska/vefk taşıma ve ruhanilerle (cinlerle/hüddamlarla) irtibat kurma uygulamalarının Kur'an'daki karşılığını araştırdığımda ciddi tehlikeler görüyorum.

Cinlerle İrtibat: Kur'an, En'âm Suresi 128. Ayet'te cinlerle insanların birbirlerinden faydalanmalarını (yardımlaşmalarını) kesin bir dille şeytani bir aldanış olarak kınamış ve bu işe girenlerin sonunun ateş olduğunu belirtmiştir.

Muska ve Vefk: Koruyucu gücü bir nesneye, şekle veya kağıda atfetmek, fayda ve zararın sadece Allah'tan geldiğini belirten Yunus Suresi 107. ve Zümer Suresi 38. ayetleriyle çelişmekte midir?. Dahası, Peygamber Efendimiz (s.a.v) o dönemki benzer uygulamalar için kesin bir dille "Kim boynuna muska (temîme) asarsa şirke düşmüştür" (Ahmed b. Hanbel, Müsned) buyurmuştur.

3. Gerçek Korunma: Tövbe, Kefaret ve Adak
Tüm bu araştırmalarım bana şunu gösteriyor: Kul hata yapsa bile samimi bir niyetle tövbe edip o kapıyı kapattığında, manevi açıklıklar kapanır. Manevi tıkanıklıklardan ve saldırılardan kurtulmanın yolu okültist ritüeller (havas), muska yazmak veya cinlerle çalışmak değil; halis bir tövbe (istiğfar), haksızlıklar için kefaret ödemek, helalleşmek, sadaka/adak vermek ve bizzat okuyarak doğrudan Allah'a sığınmaktır.

Bu veriler ışığında, siz havas ilmiyle ilgilenen hocalara net sorularım şunlardır:

Soru 1: "Kendi günahlarımız ve atalarımızın günahları yüzünden bir 'hakediş' oluşmadan büyü tesir etmez" fikrini, En'âm 164 ve Peygamberimizin yaşadıkları ışığında nasıl savunuyorsunuz?

Soru 2: Kur'an cinlerle yardımlaşmayı (En'âm 128) kınarken ve Peygamberimiz muska takmayı şirk sayarken; Havas ilmindeki tılsım, vefk, suya okuma ve ruhanilerle irtibat kurma işlemlerinin bu şirk tehlikesinden nasıl azade olduğunu açıklayabilir misiniz?

Soru 3: Manevi bir sıkıntıdan kurtulmak için en saf, doğru ve risksiz yöntem; Havas ritüellerine hiç bulaşmadan sadece tövbe, adak, kefaret ve dua ile doğrudan Allah'a sığınmak değil midir?

Yorumlarda çokça iyi geldiğini söyleyene rastladım aklıma takılmıştı.

İlmi cevaplarınız ve açıklamalarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Not: Hatam olduysa affola. Bunlar benim iddiam değildir. Doğru yolu bulmaya çalışan bir kulum sadece.
bu konular. daha önce defalarca çok uzun uzun konusuldu tartısildı munazra edildi münakaşa edildi
yani ayni konuyu defalarca anlattiktan sonra tekrar anlatmak zûl geliyor

1--- büyü bir sınavdır çözmek icinde Allah havas ilmini vermistir

2--- orada bahsedilen temime büyu uzerine yapilan icinde Ayetten sureden esmadan baska bir şeylerden yardim istenen muskadır

3--kuranda bahsedilen cinlerden yardim alma haram uzerine kötulük babında büyu uzerine yardim almadır

4--- yaratilan her sey insanin emrine verilmistir büyu çözumünde bazi varliklsrdan yardim almak ta bu babın icindedir

5-- havas ilmi tasavvufun bir koludur, havas konusunda asirlarca bu ilme ömrünü vakfeden
el buni, imami gazali, imami şibli, tılismani, ibni arabi, imami rabbani vs. vs.
hep şirk uzerine mi yasadilar

son söz olarak , seytani varlıkların zulmüne uğrayanlar istedikleri yerden istedikleri gibi yardim alabilirler,senin gibi şüphesi olanda tövbeyle duayla sorunlarını gidermeye çalışırlar,
isteyende islami havas yoluyla problemlerine çare ararlar

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02.11.26, 21:45
murakip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.03.26
Bulunduğu yer: Allah'ın yarattığı her yer
Mesajlar: 456
Forum Puanı: 370
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bu konular. daha önce defalarca çok uzun uzun konusuldu tartısildı munazra edildi münakaşa edildi
yani ayni konuyu defalarca anlattiktan sonra tekrar anlatmak zûl geliyor

1--- büyü bir sınavdır çözmek icinde Allah havas ilmini vermistir

2--- orada bahsedilen temime büyu uzerine yapilan icinde Ayetten sureden esmadan baska bir şeylerden yardim istenen muskadır

3--kuranda bahsedilen cinlerden yardim alma haram uzerine kötulük babında büyu uzerine yardim almadır

4--- yaratilan her sey insanin emrine verilmistir büyu çözumünde bazi varliklsrdan yardim almak ta bu babın icindedir

5-- havas ilmi tasavvufun bir koludur, havas konusunda asirlarca bu ilme ömrünü vakfeden
el buni, imami gazali, imami şibli, tılismani, ibni arabi, imami rabbani vs. vs.
hep şirk uzerine mi yasadilar

son söz olarak , seytani varlıkların zulmüne uğrayanlar istedikleri yerden istedikleri gibi yardim alabilirler,senin gibi şüphesi olanda tövbeyle duayla sorunlarını gidermeye çalışırlar,
isteyende islami havas yoluyla problemlerine çare ararlar
Bediüzzaman Said Nursi de bu meseleyi şöyle açıklıyor hocam:

"Fakat şimdiki gibi; bazen kendine emvat namını veren cinlere ve şeytanlara ve ervah-ı habîseye musahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımat-ı Kur'aniye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır."

Detayı aşağıdaki konuda.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02.11.26, 21:52
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,197
Forum Puanı: 11524
Etiketlendiği Mesaj: 5579 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
murakip Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bediüzzaman Said Nursi de bu meseleyi şöyle açıklıyor hocam:

"Fakat şimdiki gibi; bazen kendine emvat namını veren cinlere ve şeytanlara ve ervah-ı habîseye musahhar ve maskara olup oyuncak olmak değil, belki tılsımat-ı Kur'aniye ile onları teshir etmektir, şerlerinden kurtulmaktır."

Detayı aşağıdaki konuda.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
mübareğin dedigi gibi bizde öyle yapıyoruz Allahin izniyle,
onlarin maskarasi olan büyücü olur kurtuluşu yoktur

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02.11.26, 22:33
murakip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.03.26
Bulunduğu yer: Allah'ın yarattığı her yer
Mesajlar: 456
Forum Puanı: 370
Etiketlendiği Mesaj: 5 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
mübareğin dedigi gibi bizde öyle yapıyoruz Allahin izniyle,
onlarin maskarasi olan büyücü olur kurtuluşu yoktur
Elhamdülillah. Allah eksik etmesin, doğru yoldan şaşırtmasın siz ve cümle ilim ehlini.

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02.11.26, 22:56
 
Üyelik tarihi: 15.10.23
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 106
Forum Puanı: 102
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
bu konular. daha önce defalarca çok uzun uzun konusuldu tartısildı munazra edildi münakaşa edildi
yani ayni konuyu defalarca anlattiktan sonra tekrar anlatmak zûl geliyor

1--- büyü bir sınavdır çözmek icinde Allah havas ilmini vermistir

2--- orada bahsedilen temime büyu uzerine yapilan icinde Ayetten sureden esmadan baska bir şeylerden yardim istenen muskadır

3--kuranda bahsedilen cinlerden yardim alma haram uzerine kötulük babında büyu uzerine yardim almadır

4--- yaratilan her sey insanin emrine verilmistir büyu çözumünde bazi varliklsrdan yardim almak ta bu babın icindedir

5-- havas ilmi tasavvufun bir koludur, havas konusunda asirlarca bu ilme ömrünü vakfeden
el buni, imami gazali, imami şibli, tılismani, ibni arabi, imami rabbani vs. vs.
hep şirk uzerine mi yasadilar

son söz olarak , seytani varlıkların zulmüne uğrayanlar istedikleri yerden istedikleri gibi yardim alabilirler,senin gibi şüphesi olanda tövbeyle duayla sorunlarını gidermeye çalışırlar,
isteyende islami havas yoluyla problemlerine çare ararlar
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çok güzel açıklamışsınız hocam. Gün içinde insanlarla karşılaşıyoruz o muska ne doğru değil diyolar gelde anlat. İşin içinden çıkılmaz hal alıyor. Oysaki yaşayan biliyor. Allah kötülük yapanlardan uzak eylesin.

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02.11.26, 22:58
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 23,197
Forum Puanı: 11524
Etiketlendiği Mesaj: 5579 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Refik-i a'lâ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çok güzel açıklamışsınız hocam. Gün içinde insanlarla karşılaşıyoruz o muska ne doğru değil diyolar gelde anlat. İşin içinden çıkılmaz hal alıyor. Oysaki yaşayan biliyor. Allah kötülük yapanlardan uzak eylesin.
boş ver kimseye bir şey anlatmaya gerek yok, herkes istedigine inansın

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 03.11.26, 08:53
Acemi
 
Üyelik tarihi: 14.10.26
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 29
Forum Puanı: 16
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Allah razı olsun, çok sıkıntılı dönemimde bunlara rastlamıştım. Hem psikolojik olarak hem de inanç olarak daha da kötü bir hal almıştı eğer bazı şeyler yapılmasaydı buralara gelmem zor olurdu. Cevabınız için teşekkür ediyorum.

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03.11.26, 15:16
Acemi
 
Üyelik tarihi: 19.08.26
Bulunduğu yer: izmit
Mesajlar: 25
Forum Puanı: 29
Etiketlendiği Mesaj: 0 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Northen Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Selamun Aleyküm hocalarım ve forum üyeleri,

Son zamanlarda sosyal medyada (ör: ErsinAytaç), tasavvuf ve havas sohbetlerinde sıkça karşılaştığım, ancak Kur'an ayetleri ve Ehl-i Sünnet itikadıyla kıyasladığımda kafamda ciddi çelişkiler yaratan bazı konular var. Yaptığım araştırmalar neticesinde vardığım noktaları ve sorularımı, siz bu ilimle uğraşan kişilere yöneltmek istiyorum:

1. Bakara Suresi, Manevi Açıklık ve "Ataların Günahı / Hakediş" İddiası
Günümüzde birçok kişi, Bakara Suresi'nden ve çeşitli dini kaynaklardan örnekler vererek; durduk yere kimseye büyü veya musallat gelemeyeceğini iddia ediyor. Söylenen şu: Kişinin manevi alanında bir "açıklık" olması gerekir. Bu açıklık da sadece kendi işlediğimiz günahlardan ve yediğimiz haklardan değil; atalarımızdan (zürriyetimizden) bize geçen günahlardan, beddualardan ve kul haklarından kaynaklanır. Yani "Senin veya atanın bir hakedişi, günahı yoksa musallat/büyü sana tutunamaz."

Ancak Kur'an-ı Kerim En'âm Suresi 164. Ayet'te çok kesin bir hüküm koyar: "Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez." Ataların günahının alt kuşaklara manevi bir hastalık veya "musallat kapısı" olarak geçmesi, Hristiyanlıktaki "asli günah" veya uzak doğu inançlarındaki "karma" felsefesine benzemiyor mu? Ayrıca "Sadece günahı ve hakedişi olana büyü tutar" dersek; tamamen masum ve günahsız olan Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) büyü yapıldığı ve bundan bedenen etkilendiği gerçeğini (sahih hadislerde sabittir) nasıl açıklayacağız?

2. Muska (Temîme), Vefk ve Cinlerle Yardımlaşma Meselesi
Havas ilminde sıkça başvurulan birtakım yazıları suya atıp içme, muska/vefk taşıma ve ruhanilerle (cinlerle/hüddamlarla) irtibat kurma uygulamalarının Kur'an'daki karşılığını araştırdığımda ciddi tehlikeler görüyorum.

Cinlerle İrtibat: Kur'an, En'âm Suresi 128. Ayet'te cinlerle insanların birbirlerinden faydalanmalarını (yardımlaşmalarını) kesin bir dille şeytani bir aldanış olarak kınamış ve bu işe girenlerin sonunun ateş olduğunu belirtmiştir.

Muska ve Vefk: Koruyucu gücü bir nesneye, şekle veya kağıda atfetmek, fayda ve zararın sadece Allah'tan geldiğini belirten Yunus Suresi 107. ve Zümer Suresi 38. ayetleriyle çelişmekte midir?. Dahası, Peygamber Efendimiz (s.a.v) o dönemki benzer uygulamalar için kesin bir dille "Kim boynuna muska (temîme) asarsa şirke düşmüştür" (Ahmed b. Hanbel, Müsned) buyurmuştur.

3. Gerçek Korunma: Tövbe, Kefaret ve Adak
Tüm bu araştırmalarım bana şunu gösteriyor: Kul hata yapsa bile samimi bir niyetle tövbe edip o kapıyı kapattığında, manevi açıklıklar kapanır. Manevi tıkanıklıklardan ve saldırılardan kurtulmanın yolu okültist ritüeller (havas), muska yazmak veya cinlerle çalışmak değil; halis bir tövbe (istiğfar), haksızlıklar için kefaret ödemek, helalleşmek, sadaka/adak vermek ve bizzat okuyarak doğrudan Allah'a sığınmaktır.

Bu veriler ışığında, siz havas ilmiyle ilgilenen hocalara net sorularım şunlardır:

Soru 1: "Kendi günahlarımız ve atalarımızın günahları yüzünden bir 'hakediş' oluşmadan büyü tesir etmez" fikrini, En'âm 164 ve Peygamberimizin yaşadıkları ışığında nasıl savunuyorsunuz?

Soru 2: Kur'an cinlerle yardımlaşmayı (En'âm 128) kınarken ve Peygamberimiz muska takmayı şirk sayarken; Havas ilmindeki tılsım, vefk, suya okuma ve ruhanilerle irtibat kurma işlemlerinin bu şirk tehlikesinden nasıl azade olduğunu açıklayabilir misiniz?

Soru 3: Manevi bir sıkıntıdan kurtulmak için en saf, doğru ve risksiz yöntem; Havas ritüellerine hiç bulaşmadan sadece tövbe, adak, kefaret ve dua ile doğrudan Allah'a sığınmak değil midir?

Yorumlarda çokça iyi geldiğini söyleyene rastladım aklıma takılmıştı.

İlmi cevaplarınız ve açıklamalarınız için şimdiden teşekkür ederim.

Not: Hatam olduysa affola. Bunlar benim iddiam değildir. Doğru yolu bulmaya çalışan bir kulum sadece.
bir atanın günahı onun cocuguna yahut torununa yüklenmez böyle bir şeyin islamda yeri yoktur. Ama bir beddua tutabilir. Mesela baban biriyle kavga eder de babana beddua ederler Allah cocugunu kör etsin. Bu neden olmasın? mümkündür. Bir de şey fikhi bi soru, kul hakkı meselesi. Mesela babanın borcu vardi bir sürü kişiye ölmeden ödemedi sonra parasi sana kaldi acaba o parayla onların borcunu kapatman gerekir mi? bilmiyorum bilen varsa bilgilendirirse güzel olur delilleriyle

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Tasavvuf ve harflerin sırları HeartLess Tasavvuf Sohbetleri 3 03.07.24 22:52
Harflerin özel sırları imas Diğer Havas Konuları 7 06.06.24 14:40
Arap alfabesi harfleri anlamı ve tasavvufi özellikleri Kekik kokusu Sorularınız 10 05.09.21 11:01


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:40.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com