![]() |
Nazar var ise olduğunu nasıl anlarız ve nazarı geçirmek için ne yapmalıyız?
Nazar var ise olduğunu nasıl anlarız ve nazarı geçirmek için ne yapmalıyız?
|
1 Ayetel kürsi 1 fatiha okuyup nefes et kendine nazar enerjisi azalir veya kalkar hergün uygula zaten kolaydir
Bu arada bu gün hediye gelen küçük cep kitabında şu bilgiyi gördüm paylaşmadan edemedim.. Alimler nazar için Kalem süresi 51.-52. Ayetini tavsiye etmişler |
Alıntı:
Herşeyi unutuyor olmadık şeylere ağlıyordum. O kadar güçsüz kaldığım zamanlar oluyordu ki parmağımı kaldıramıyordum. Hep uyumak istiyordum. Uyanmak çok zor geliyordu. Bendeki en önemli belirtisi şiddetli baş ağrısı ve çok sinirli herşeye öfkelenen biri olup çıkıyordum. :) Çözüm cevşen taşıyorum gül1 |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
İmanı kuvvetli birisine felak, nas , ayetel kürsi , ihlas ve fatiha okutun. Kendiniz ise gusül abdesti alıp kendinize okuyup ellerinizle vücudunuza dokunun. Allah ın izniyle geçer. Benimde ara sıra başıma gelir kafamı yastıktan kaldıramam , sürekli baş ağrısı ve yorgunluk , elim ayağım tutmaz , sürekli uyuma isteği , iş yapamama. İbadetlerine önem gösteren halam okur , sonra kendim okurum öyle düzelirim . Ben pek anlamam ama halam hep okurken sana nazar değmiş der, hissediyormuş okurken. Allah yardım etsin inşallah
|
Alıntı:
|
NAZAR NASIL MEYDANA GELMEKTEDİR?
İşte ilim adamları bunu keşfedememiştir. Ancak bugün tekniğin gelişmesiyle asrın mucizesi olarak kabul edilen bioenerji ilmi sayesinde bu olay kanıtlanmış ve bazı insanların gözlerinin çok etkili morötesi ve kızılötesi ışınlar yaydığı, bu olayın da insanlar ve diğer varlıklar üzerinde büyük ölçüde tahribata neden olduğu anlaşılmıştır. İşte bu ışınlar, insan makinesinin düzeni olarak kabul edilen 'bioritim'i bozmakta ve insanlarda bitkinliğe, halsizliğe, hastalığa, hatta zayıf bünyeli insanlarda ölüme bile neden olmaktadır. Yapılan araştırmalar neticesinde görülen bir diğer gerçek de bu ışınların doz ve oranının insanların kızgın, sinirli, heyecanlı ve kıskanç anlarında daha da arttığı ve tahrip gücünün yükseldiğidir. Bu güç, renkli gözlü insanlarda diğer göz renklerine sahip insanlara nazaran daha artmakta ve tehlikeli olmaktadır. İşte bu noktada aklımıza hemen sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed Sallalahu Aleyhi ve Sellem'in, "Renkli gözlü insanlardan çekininiz" mealindeki hadisi şerifi gelmektedir. Ancak burada bir hususa vurgu yapmak şart oluyor. Şurası yanlış anlaşılmamalıdır, renkli gözlü insanlar sırf renkli gözlü oldukları için kendilerinden çekinilmesi gereken insanlar değildir. Söz konusu edilen, nazarın renkli gözlerde daha fazla görülmesidir. Bütün renkli gözler nazar eder anlamına gelmemektedir. Bu haksızlık olur. Peygamberimizden adaletsiz bir yorum hasıl olmaz. Bu yüzden renkli gözlüler ve nazar konusunda incitici, rencide edici davranmaktan kaçınmalıyız. Renkli gözlü kardeşlerimiz merak etmesinler, kaygılanmasınlar. Nazarda bir haset, ışının yöneldiği insana bir zarar verme duygusu vardır. Bu ikisi bir araya gelmeden nazar vuku bulmaz kanısındayım. Kuşkusuz haset, kıskançlık sadece renkli gözlü insanlara özgü değildir. Nazar sadece renkli gözlerden gelmez. Teferruata girmeyeyim. Renkli gözleri olmayan insanlar, haset etseler de, bu olumsuz, negatif enerjiyi itecek ve karşısındakini zınk diye vuracak renkli gözlere sahip olmadıkları için tesir edemezler. Yahut da tesirleri, yani nazarları kalıcı olmayacaktır. Öte yandan içlerinde zarar verme duygusu ve haset taşımayan renkli gözlü kardeşlerimizden nazar hasıl olmayacaktır, inşallah. . |
Arabi ayın 4. günü doğan mavi gözlülerin nazarı değer deniyor.
|
Bol bol kuran okuyun nazar elbette dağılır
|
Hazir cevsen tasimak etkili olurmu
|
bende bazen anlamsız bir şekilde baş ağrısı başlıyor aklıma hemen birileri saldırıya mı geçiyor diye geliyor
|
Abdullah es-Sâcî (r.a.)’ın anlattığına göre, kendisinin çok güzel bir devesi vardı.
Bir gün devesine binerek yol arkadaşları ile beraber sefere çıktı. Yolculardan biri vardı ki, gözü değerdi. Bu durumu bilenler Abdullah’ı uyardılar. Devesini o adamın gözünden sakınmasını söylediler. Abdullah o adamın, devesine bir zarar veremeyeceğini söyleyip pek aldırmadı. Abdullah’ın sözlerini ve davranışını da o adama anlattılar. Adam, kendisini ispat etmek için Abdullah’ı kollamaya başladı. Bir mola sırasında Abdullah oradan ayrılınca, adam hemen gelerek deveye nazar etti. Biraz sonra deve hastalanıp yere düştü. O sırada Abdullah da çıkageldi. Deveyi o vaziyette görünce neler olduğunu sordu. Dediler ki: “Sen gidince hemen o adam gelip deveye nazar etti. Hayvana bakınca o da bu hâle geldi.” Bunun üzerine Abdullah: “O adamı bana gösterin” dedi. Onlar da gösterdiler. Abdullah, adamın yanına varıp karşısında durdu. Sonra şu duayı okudu: “Allah (c.c.)’ın ismiyle hapsedenin hapsinden, kuru taşın şerrinden, yakıcı kıvılcımın şerrinden Allah (c.c.)’a sığınırım. Nazar edenin gözdeğmesi, kendi aleyhine dönsün ve en sevdiği kişinin üzerine dönsün. Gözünü çevirip de (sema’ ya) bak! Bir bozukluk görüyor musun? Sonra gözünü iki kez çevir de yine bak. Göz hor, hakir, bitkin ve ümidini kesmiş olarak tekrar sana döner.” (Bu duanın son kısmı, Mülk Suresi’nin 3. ve 4. ayetleridir.) Abdullah es-Sâcî bu duayı okuyunca gözdeğmesi kalktı. Allah (c.c.)’ın izni ile devesi iyileşti. (Alıntı) |
Nazar için günlük koruma dualarının yanında ağır nazarı olan bir türlü üzerinden atamayanlar için banyo terkibi var, vücuda zarar vermeyecek kadar lakin çok sıcak ya da soğuk suyla duş alıyorsun, daha detaylı aslında içinde sirke de var, yapanlar ya da duyanlar illaki vardır.
|
Kalem 51 ve 52. Ayeti oku
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:28. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com