![]() |
Kahinlerin kehaneti nasıl doğru çıkabiliyor?
Gaybı Allah'tan başkası bilemez
şeksiz şüphesiz iman etmişiz Peygamber efendimiz dünyaya gelince cinlerin bilgi çalma olayı son buldu "Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk. Doğrusu biz, göğün dinleyebileceğimiz bir yerinde otururduk; ama şimdi kim dinleyecek olsa, kendisini gözleyen bir ateş (ışın) buluyor." (Cin, 72/8-9)" peki bazı kahinler nasıl oluyorda söylediği şeyler çıkabiliyor nostradamus baba vanga shipton ana gibi |
gök kapıları cinlere ve şeytanlara kapatılmıştırç ne zaman oradan bilgi almak isteseler bir ateş onu takip eder ve onu yakar deler geçer.peygamber s.a.v. efendimizin nübüvvetiyle bu yol kapatılmıştır.işte bu ateş yağmurundan kurtulan cinler bilgi aldıklarını zannettikleri şeyleri eklemeler yaparak kahinlere bildiriler.Allah en doğrusunu bilendir.
|
Peki kahinlere cinlerin fısıldadığı yalan olan şeyler nasıl doğru çıkıyor arada ? :)
Cinler ölmüş kahini yalan çıkartmamak için yazdıkları senaryoya insanları piyon ederek mi gerçekleştiriyor? Yoksa şu hava zerreleri muhabbetine mi dönüyoruz :) |
Alıntı:
|
Zaten asırlık planları olan toplulukların büyük planlarından bahsediliyor. Yapabilirlerse tutuyor :) Ali Can hocamın da dediği gibi destekleyenlerde zaten cinler oluyor. Eskisi gibi Levh-i Mahfuz ile alakası yok bu durumun rose4
|
Alıntı:
|
cinler insanlardan daha güçlü varlıklar değillerdir.hava zerrcikleri duymak veya kaydetmek içinde cinlerin özel bir marifeti olmadığının idrakinde olmak gerekir.bozuk olan saat bile günde iki sefer doğruyu gösterir.bahusus cinlerin insanlardan bilinen farkları daha uzun süre yaşamaları ve hızlı hareketleri temessül kabiliyetleri onların gelecekten değil daha çok geçmişten haber vermelerine sebeptir.emir altına alınan şeytan ve cinler iştebu hızlı hareketleri sebebiyle birilerinin konuşmalarını diğerlerine kolayca aktarabilmektedir.yoksa havadaki ses dalgalarından süzülen sesleri iletmiş değillerdir.buna dairde hiç bir yazılı kaynakta bir açıklamaya ve bilgiye rastlanmaz. cinler ğaybı bilmezler hızsızlık yapabilenler ve gök kıvılcımlarından kurtulabilenler elde ettiklerini sandıkları kırıntılarla insanları aldatmaya devam ederler. arada bir tutturabilmelerinin sebepleri bu bilinen şeylerdir.
|
Her canlı Rabbinin bildirdiği kadarını bilir. Bunun miktarı ise senin sınavın.
|
Alıntı:
söylediğin şimdiki zaman ve geçmiş zmana için geçerli ben gelecek zaman için nasıl bilebiliyorlar imam şiblinin cinlerin esrarı adlı kitapta hz Ali'nin şehit edileceği için 3 gün önceden yas tutan müslüman bir cinden bahseder daha olay vuku bulmamış ? |
teferruatlara takılmayın cinlerin gaybi bilme özellikleri yok.bu tür konular nisanlarınkinden çok farklı olacağını düşünmek çoğu zman yanıltır. nasılki bir insan vefat edeceğini önceden seze biliyorsa müslüman bir cinni ninde bunu sezmiş olması Allah c.c nun o cinne bunu ilhaam etmesi mümkündür. zira müminlerin emiri de buna vakıftı.
|
Alıntı:
2. konu ise tam tersi ALLAH tan sünnet ve kurandan uzaklaşınca bizde var olan KARİN cinin bize hükmetmeye çalışması |
Alıntı:
Letaif islami boyuttur bu mesele daha çok cakralarla ve yetilerle alakalı |
Alıntı:
|
Bizim kültürümüze yabancı bir düşünceyi yansıtan bu tür konular hakkında bir şey söylemek doğru olmaz. Böyle bir fenomenin gerçekten var olup olmadığını, İslam kültüründe tespit etme imkânımız yoktur.
Bizdeki, istiğrak hali, incizab hali, inkıbaz ve inbisat halleri, nuranî inikas halleri, Allah’ın emir ve yasaklarına uymanın bir unvanı olan takva yolunda ancak kazanılabilir. Bunun dışındaki haller, -şekli ne olursa olsun-İslam’da makbul haller değildir. Reiki: Uzak Doğu felsefesinden gelen ve kozmik pozitif enerji dağıtma iddiasında olan bir tedavî metodu olarak sunulmaktadır. Bu kelime biz de daha çok manevî tedavi yöntemi olarak kullanılan "Rukye" kelimesiyle çok benzerlik göstermektedir. Ancak, hiçbir manevî değer taşımayan ve dinden kaynaklanmayan bir anlık bir nevi velayet mertebesine kavuşma iddiası tutarsız ve çelişkilerle doludur. "Kozmik enerjiyi" herkese açık bir feyiz kaynağı olarak gösterilmesi, antika bir safsatadır. Aslında ervah-ı tayyibe, melekler ve mele-i ala sakinlerinden pozitif enerji olarak da ifade edilebilen feyizler almak mümkündür. Fakat bu, hak dinin gösterdiği manevî terakki yoluyla ancak mümkün olur. İnsanda yedi nokta halinde olduğu iddia edilen çakra/şakra enerji merkez noktalarının açılmasıyla, yapmacık meditasyonlarla hayalî huzuru aramak yerine, “Dikkat edin kalbin huzuru Allah’ı zikretmekle olur.” mealindeki ayetin gösterdiği hakikati rehber edinerek, dinin emir ve yasakları çerçevesinde hakikî meditasyon ve istiğrak yoluyla transa geçmek ve huzura kavuşmak en makul en denenmiş bir yoldur. Maddi hastalıkları tedavi etmek için fen bilimlerin ulaştığı her olumlu metod kullanılabilir; ancak manevi ilimleri sadece dini literatürde aramak gerekir. |
Alıntı:
Hocam paylasimlariniz cok guzel Allah razi olsun.Hocam bu meselerin sonu Allahu Tealaya haşa KozmikBilinc EvrenselEnerji demeye kadar variyor muhtemelen Tevhid inancimizi zedeleyerk dinimizi temelden sa rsmak amaclari yani dogru olan kisimlari olabilir bu felesefelerin ama itikadimiza aykiri olan kisimlarin kabullenilmesi tehlikeli. |
mubarack meseleyi en hassas noktadan yakalamışsın yüreğine sağlık. Allah daim etsin.
|
Alıntı:
|
Gaybı bilmek ve bu gibi diğer kerametlerin yalnızca evliyalaramı hass olduğunu düşündünüz ? O zaman hindi mümtazlar, yogalar kahinler evlaydırlarmı ? Tabiki Hayır! İnancından asılı olmayarak nefsi rezaleterden riyazet çeken bir şahıs bu sözü geçen şeylere sahip ola bilir bunun Allahın iradesi ile zıt olduğunuda dşünmeyin. Alem Sebep ve sonuç ilkesi ile idare olunuyor. Her kim (bütperest, kahin olsa bile) sebeleri uygularsa muhakkak sonuca ulaşır. Vesselam.
Saygılarımla |
Alıntı:
halbuki putperest topluluklar in gidebileceği fazla yer yoktur. iman ve tevhid inancı olmadan yapılacak fazla bir şey yoktur. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Acaba hangisi? |
Alıntı:
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler. İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan dolayı kahinliğin sonu gelmiştir. İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden) (Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015) |
Alıntı:
Aklıma falcılar geldi. Neler neler anlatırlar. Genelde gerçekleşebilecek sıradan şeylerdir. Gerçekleşince ünleniyorlar. Bir defasında meraktan tarot falcısına gitmiştim. Bana ailemden bahsetmeye başlamıştı. Kardeşim varmış, babam şöyle bir tipteymiş, ben şunları şunları yapmışım, hattâ kaza grçirmişim... Hepsini inkar etmiştim. Çünkü hiçbiri doğru değildi. Kadın da sinir olmuştu. :D :d :D koptum Haaa "kardeşim yok" dediğimde "o zaman annen düşük yapmış" demişti :d teytey Burç yorumları için düşünceleriniz neler? O yorumcular bazen tutturabiliyorlar. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler. İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan dolayı kahinliğin sonu gelmiştir. İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden) (Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015) |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:28. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com