Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Kahinlerin kehaneti nasıl doğru çıkabiliyor? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/40497-kahinlerin-kehaneti-nasil-dogru-cikabiliyor.html)

musab034 16.10.19 23:07

Kahinlerin kehaneti nasıl doğru çıkabiliyor?
 
Gaybı Allah'tan başkası bilemez
şeksiz şüphesiz iman etmişiz
Peygamber efendimiz dünyaya gelince cinlerin bilgi çalma olayı son buldu

"Doğrusu biz göğü yokladık; onu sert bekçiler ve kayan ateşlerle (ışınlarla) doldurulmuş bulduk. Doğrusu biz, göğün dinleyebileceğimiz bir yerinde otururduk; ama şimdi kim dinleyecek olsa, kendisini gözleyen bir ateş (ışın) buluyor." (Cin, 72/8-9)"


peki bazı kahinler nasıl oluyorda söylediği şeyler çıkabiliyor


nostradamus
baba vanga
shipton ana gibi

ebu ubeyde bin cerrah 16.10.19 23:50

gök kapıları cinlere ve şeytanlara kapatılmıştırç ne zaman oradan bilgi almak isteseler bir ateş onu takip eder ve onu yakar deler geçer.peygamber s.a.v. efendimizin nübüvvetiyle bu yol kapatılmıştır.işte bu ateş yağmurundan kurtulan cinler bilgi aldıklarını zannettikleri şeyleri eklemeler yaparak kahinlere bildiriler.Allah en doğrusunu bilendir.

Celcelutiye 17.10.19 01:14

Peki kahinlere cinlerin fısıldadığı yalan olan şeyler nasıl doğru çıkıyor arada ? :)

Cinler ölmüş kahini yalan çıkartmamak için yazdıkları senaryoya insanları piyon ederek mi gerçekleştiriyor?

Yoksa şu hava zerreleri muhabbetine mi dönüyoruz :)

ALCHEMY 17.10.19 01:20

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291433)
Peki kahinlere cinlerin fısıldadığı yalan olan şeyler nasıl doğru çıkıyor arada ? :)

Cinler ölmüş kahini yalan çıkartmamak için yazdıkları senaryoya insanları piyon ederek mi gerçekleştiriyor?

Yoksa şu hava zerreleri muhabbetine mi dönüyoruz :)

Hocam mükemmel bir tesbit takdir ediyorum hava zerreleri olayını bir anlayabilsek varya hayatımız ufkumuz değişir Allah razı olsun sizden

Yafes 17.10.19 01:22

Zaten asırlık planları olan toplulukların büyük planlarından bahsediliyor. Yapabilirlerse tutuyor :) Ali Can hocamın da dediği gibi destekleyenlerde zaten cinler oluyor. Eskisi gibi Levh-i Mahfuz ile alakası yok bu durumun rose4

Celcelutiye 17.10.19 01:29

Alıntı:

ALCHEMY Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291434)
Hocam mükemmel bir tesbit takdir ediyorum hava zerreleri olayını bir anlayabilsek varya hayatımız ufkumuz değişir Allah razı olsun sizden

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ebu ubeyde bin cerrah 17.10.19 10:29

cinler insanlardan daha güçlü varlıklar değillerdir.hava zerrcikleri duymak veya kaydetmek içinde cinlerin özel bir marifeti olmadığının idrakinde olmak gerekir.bozuk olan saat bile günde iki sefer doğruyu gösterir.bahusus cinlerin insanlardan bilinen farkları daha uzun süre yaşamaları ve hızlı hareketleri temessül kabiliyetleri onların gelecekten değil daha çok geçmişten haber vermelerine sebeptir.emir altına alınan şeytan ve cinler iştebu hızlı hareketleri sebebiyle birilerinin konuşmalarını diğerlerine kolayca aktarabilmektedir.yoksa havadaki ses dalgalarından süzülen sesleri iletmiş değillerdir.buna dairde hiç bir yazılı kaynakta bir açıklamaya ve bilgiye rastlanmaz. cinler ğaybı bilmezler hızsızlık yapabilenler ve gök kıvılcımlarından kurtulabilenler elde ettiklerini sandıkları kırıntılarla insanları aldatmaya devam ederler. arada bir tutturabilmelerinin sebepleri bu bilinen şeylerdir.

Enam32 17.10.19 11:49

Her canlı Rabbinin bildirdiği kadarını bilir. Bunun miktarı ise senin sınavın.

musab034 17.10.19 12:00

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291481)
cinler insanlardan daha güçlü varlıklar değillerdir.hava zerrcikleri duymak veya kaydetmek içinde cinlerin özel bir marifeti olmadığının idrakinde olmak gerekir.bozuk olan saat bile günde iki sefer doğruyu gösterir.bahusus cinlerin insanlardan bilinen farkları daha uzun süre yaşamaları ve hızlı hareketleri temessül kabiliyetleri onların gelecekten değil daha çok geçmişten haber vermelerine sebeptir.emir altına alınan şeytan ve cinler iştebu hızlı hareketleri sebebiyle birilerinin konuşmalarını diğerlerine kolayca aktarabilmektedir.yoksa havadaki ses dalgalarından süzülen sesleri iletmiş değillerdir.buna dairde hiç bir yazılı kaynakta bir açıklamaya ve bilgiye rastlanmaz. cinler ğaybı bilmezler hızsızlık yapabilenler ve gök kıvılcımlarından kurtulabilenler elde ettiklerini sandıkları kırıntılarla insanları aldatmaya devam ederler. arada bir tutturabilmelerinin sebepleri bu bilinen şeylerdir.



söylediğin şimdiki zaman ve geçmiş zmana için geçerli ben gelecek zaman için nasıl bilebiliyorlar

imam şiblinin cinlerin esrarı adlı kitapta hz Ali'nin şehit edileceği için 3 gün önceden yas tutan müslüman bir cinden bahseder


daha olay vuku bulmamış ?

ebu ubeyde bin cerrah 17.10.19 12:33

teferruatlara takılmayın cinlerin gaybi bilme özellikleri yok.bu tür konular nisanlarınkinden çok farklı olacağını düşünmek çoğu zman yanıltır. nasılki bir insan vefat edeceğini önceden seze biliyorsa müslüman bir cinni ninde bunu sezmiş olması Allah c.c nun o cinne bunu ilhaam etmesi mümkündür. zira müminlerin emiri de buna vakıftı.

ALCHEMY 17.10.19 15:24

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291439)
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

hocam şahsi görüşüm sebebi var 1. sebep vücudumuzdaki bazı letaifler geliştikten sonra hav zerreciklerindeki bilgiyi hissetme konusunun hasıl olması
2. konu ise tam tersi ALLAH tan sünnet ve kurandan uzaklaşınca bizde var olan KARİN cinin bize hükmetmeye çalışması

Celcelutiye 17.10.19 16:16

Alıntı:

ALCHEMY Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291534)
hocam şahsi görüşüm sebebi var 1. sebep vücudumuzdaki bazı letaifler geliştikten sonra hav zerreciklerindeki bilgiyi hissetme konusunun hasıl olması
2. konu ise tam tersi ALLAH tan sünnet ve kurandan uzaklaşınca bizde var olan KARİN cinin bize hükmetmeye çalışması

Karin bedenden çıkamıyor ki bilgi nasıl alıp verecek :)

Letaif islami boyuttur bu mesele daha çok cakralarla ve yetilerle alakalı

ALCHEMY 17.10.19 16:38

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291541)
Karin bedenden çıkamıyor ki bilgi nasıl alıp verecek :)

Letaif islami boyuttur bu mesele daha çok cakralarla ve yetilerle alakalı

hocam karin'in vesvese tarzında dejavu yaşattığı hakkında hasan abimiz bir sohbette bahsetmişti.

ebu ubeyde bin cerrah 17.10.19 17:02

Bizim kültürümüze yabancı bir düşünceyi yansıtan bu tür konular hakkında bir şey söylemek doğru olmaz. Böyle bir fenomenin gerçekten var olup olmadığını, İslam kültüründe tespit etme imkânımız yoktur.

Bizdeki, istiğrak hali, incizab hali, inkıbaz ve inbisat halleri, nuranî inikas halleri, Allah’ın emir ve yasaklarına uymanın bir unvanı olan takva yolunda ancak kazanılabilir. Bunun dışındaki haller, -şekli ne olursa olsun-İslam’da makbul haller değildir.

Reiki: Uzak Doğu felsefesinden gelen ve kozmik pozitif enerji dağıtma iddiasında olan bir tedavî metodu olarak sunulmaktadır. Bu kelime biz de daha çok manevî tedavi yöntemi olarak kullanılan "Rukye" kelimesiyle çok benzerlik göstermektedir. Ancak, hiçbir manevî değer taşımayan ve dinden kaynaklanmayan bir anlık bir nevi velayet mertebesine kavuşma iddiası tutarsız ve çelişkilerle doludur.

"Kozmik enerjiyi" herkese açık bir feyiz kaynağı olarak gösterilmesi, antika bir safsatadır. Aslında ervah-ı tayyibe, melekler ve mele-i ala sakinlerinden pozitif enerji olarak da ifade edilebilen feyizler almak mümkündür. Fakat bu, hak dinin gösterdiği manevî terakki yoluyla ancak mümkün olur.

İnsanda yedi nokta halinde olduğu iddia edilen çakra/şakra enerji merkez noktalarının açılmasıyla, yapmacık meditasyonlarla hayalî huzuru aramak yerine, “Dikkat edin kalbin huzuru Allah’ı zikretmekle olur.” mealindeki ayetin gösterdiği hakikati rehber edinerek, dinin emir ve yasakları çerçevesinde hakikî meditasyon ve istiğrak yoluyla transa geçmek ve huzura kavuşmak en makul en denenmiş bir yoldur.

Maddi hastalıkları tedavi etmek için fen bilimlerin ulaştığı her olumlu metod kullanılabilir; ancak manevi ilimleri sadece dini literatürde aramak gerekir.

mubarack 17.10.19 21:10

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291546)
Bizim kültürümüze yabancı bir düşünceyi yansıtan bu tür konular hakkında bir şey söylemek doğru olmaz. Böyle bir fenomenin gerçekten var olup olmadığını, İslam kültüründe tespit etme imkânımız yoktur.

Bizdeki, istiğrak hali, incizab hali, inkıbaz ve inbisat halleri, nuranî inikas halleri, Allah’ın emir ve yasaklarına uymanın bir unvanı olan takva yolunda ancak kazanılabilir. Bunun dışındaki haller, -şekli ne olursa olsun-İslam’da makbul haller değildir.

Reiki: Uzak Doğu felsefesinden gelen ve kozmik pozitif enerji dağıtma iddiasında olan bir tedavî metodu olarak sunulmaktadır. Bu kelime biz de daha çok manevî tedavi yöntemi olarak kullanılan "Rukye" kelimesiyle çok benzerlik göstermektedir. Ancak, hiçbir manevî değer taşımayan ve dinden kaynaklanmayan bir anlık bir nevi velayet mertebesine kavuşma iddiası tutarsız ve çelişkilerle doludur.

"Kozmik enerjiyi" herkese açık bir feyiz kaynağı olarak gösterilmesi, antika bir safsatadır. Aslında ervah-ı tayyibe, melekler ve mele-i ala sakinlerinden pozitif enerji olarak da ifade edilebilen feyizler almak mümkündür. Fakat bu, hak dinin gösterdiği manevî terakki yoluyla ancak mümkün olur.

İnsanda yedi nokta halinde olduğu iddia edilen çakra/şakra enerji merkez noktalarının açılmasıyla, yapmacık meditasyonlarla hayalî huzuru aramak yerine, “Dikkat edin kalbin huzuru Allah’ı zikretmekle olur.” mealindeki ayetin gösterdiği hakikati rehber edinerek, dinin emir ve yasakları çerçevesinde hakikî meditasyon ve istiğrak yoluyla transa geçmek ve huzura kavuşmak en makul en denenmiş bir yoldur.

Maddi hastalıkları tedavi etmek için fen bilimlerin ulaştığı her olumlu metod kullanılabilir; ancak manevi ilimleri sadece dini literatürde aramak gerekir.


Hocam paylasimlariniz cok guzel Allah razi olsun.Hocam bu meselerin sonu Allahu Tealaya haşa KozmikBilinc EvrenselEnerji demeye kadar variyor muhtemelen Tevhid inancimizi zedeleyerk dinimizi temelden sa
rsmak amaclari yani dogru olan kisimlari olabilir bu felesefelerin ama itikadimiza aykiri olan kisimlarin kabullenilmesi tehlikeli.

ebu ubeyde bin cerrah 17.10.19 21:26

mubarack meseleyi en hassas noktadan yakalamışsın yüreğine sağlık. Allah daim etsin.

mubarack 17.10.19 22:09

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291592)
mubarack meseleyi en hassas noktadan yakalamışsın yüreğine sağlık. Allah daim etsin.

Amin cumlemizi insallah,Allah ilminizi iyiligini artirsin.

Modern Sofi 18.10.19 20:49

Gaybı bilmek ve bu gibi diğer kerametlerin yalnızca evliyalaramı hass olduğunu düşündünüz ? O zaman hindi mümtazlar, yogalar kahinler evlaydırlarmı ? Tabiki Hayır! İnancından asılı olmayarak nefsi rezaleterden riyazet çeken bir şahıs bu sözü geçen şeylere sahip ola bilir bunun Allahın iradesi ile zıt olduğunuda dşünmeyin. Alem Sebep ve sonuç ilkesi ile idare olunuyor. Her kim (bütperest, kahin olsa bile) sebeleri uygularsa muhakkak sonuca ulaşır. Vesselam.
Saygılarımla

ebu ubeyde bin cerrah 18.10.19 21:30

Alıntı:

Lankarani Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291791)
Gaybı bilmek ve bu gibi diğer kerametlerin yalnızca evliyalaramı hass olduğunu düşündünüz ? O zaman hindi mümtazlar, yogalar kahinler evlaydırlarmı ? Tabiki Hayır! İnancından asılı olmayarak nefsi rezaleterden riyazet çeken bir şahıs bu sözü geçen şeylere sahip ola bilir bunun Allahın iradesi ile zıt olduğunuda dşünmeyin. Alem Sebep ve sonuç ilkesi ile idare olunuyor. Her kim (bütperest, kahin olsa bile) sebeleri uygularsa muhakkak sonuca ulaşır. Vesselam.
Saygılarımla

lankarani açıklamalar arasında bağlantı kuramamışsın.cümlenin bitişide tam bir handikap. mesajlarımı parça parça takip edersen ne demek istediğimiz ortaya çıkar. bahsettiğin itikada sahip toplumların geleceği yer birinci dereceden öteye geçmez.çok basit şeylerdir bunlarda seyri sülukta mübdedi durumunda olanların yaşadıklarından ibarettir. bunun ötesinede geçemezler. oysa seyrü sülukta ikinci aşamada melekut aleminin perdesi cennet ve cehenneme ait perdeler eşyanın sırları dığrudan müdahele etme yetisi eşyanın tabiatını değiştirme gibi makamlar devam eder. ve levhi mahfuzu görmeye başlar.
halbuki putperest topluluklar in gidebileceği fazla yer yoktur.
iman ve tevhid inancı olmadan yapılacak fazla bir şey yoktur.

SDFwer 21.10.19 09:50

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291433)
Peki kahinlere cinlerin fısıldadığı yalan olan şeyler nasıl doğru çıkıyor arada ? :)

Cinler ölmüş kahini yalan çıkartmamak için yazdıkları senaryoya insanları piyon ederek mi gerçekleştiriyor?

Yoksa şu hava zerreleri muhabbetine mi dönüyoruz :)

Gerçekten Çok Güzel Bir Noktaya Değinmişsin :)

Svg 20.02.25 20:43

Alıntı:

Celcelutiye Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291433)
Peki kahinlere cinlerin fısıldadığı yalan olan şeyler nasıl doğru çıkıyor arada ? :)

Cinler ölmüş kahini yalan çıkartmamak için yazdıkları senaryoya insanları piyon ederek mi gerçekleştiriyor?

Yoksa şu hava zerreleri muhabbetine mi dönüyoruz :)

Bunu beğendim. :)
Acaba hangisi?

Yusufiyeli 21.02.25 06:32

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661603)
Bunu beğendim. :)
Acaba hangisi?

İbn Abbas der ki: Şeytanlar kafileler halinde kulak hırsızlığı yapmak için göğe yükselirler. Marid denilen inatçı türü tek başına kalarak yukarı doğru çıkar. Bu sefer ona alevli bir ateş parçası atılır. Bu parça onun alnına, burnuna yahut da Allah'ın dilediği herhangi bir yerine isabet eder ve alev alır. Alevler içerisinde arkadaşlarına gelir ve onlara şöyle der: Şunlar şunlar oldu. Ondan bu haberi alan diğerleri ise kardeşleri olan kahinlere giderler ve (şeytanlar) o öğrendikleri kelimeye dokuz daha ilave ederek bu sözlerini yeryüzündeki insanlara anlatırlar. Bu sözün birisi haktır, dokuzu batıldır. (İnsanlar) onların söylediklerinden bir şeyin gerçekleştiğini görünce bu sefer onların yalan diye söyledikleri bütün sözlerinde de onları tasdik etmeye başlarlar.
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler.
İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan
dolayı kahinliğin sonu gelmiştir.
İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden)
(Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015)

Svg 21.02.25 07:17

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661667)
İbn Abbas der ki: Şeytanlar kafileler halinde kulak hırsızlığı yapmak için göğe yükselirler. Marid denilen inatçı türü tek başına kalarak yukarı doğru çıkar. Bu sefer ona alevli bir ateş parçası atılır. Bu parça onun alnına, burnuna yahut da Allah'ın dilediği herhangi bir yerine isabet eder ve alev alır. Alevler içerisinde arkadaşlarına gelir ve onlara şöyle der: Şunlar şunlar oldu. Ondan bu haberi alan diğerleri ise kardeşleri olan kahinlere giderler ve (şeytanlar) o öğrendikleri kelimeye dokuz daha ilave ederek bu sözlerini yeryüzündeki insanlara anlatırlar. Bu sözün birisi haktır, dokuzu batıldır. (İnsanlar) onların söylediklerinden bir şeyin gerçekleştiğini görünce bu sefer onların yalan diye söyledikleri bütün sözlerinde de onları tasdik etmeye başlarlar.
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler.
İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan
dolayı kahinliğin sonu gelmiştir.
İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden)
(Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015)

Sizin paylaştığınız yazılarda çok şey öğreniyorum. Allah ilminizi, sağlığınızı artırsın; aklınıza, ellerinize daha da kuvvet versin.
Aklıma falcılar geldi. Neler neler anlatırlar. Genelde gerçekleşebilecek sıradan şeylerdir. Gerçekleşince ünleniyorlar.
Bir defasında meraktan tarot falcısına gitmiştim. Bana ailemden bahsetmeye başlamıştı. Kardeşim varmış, babam şöyle bir tipteymiş, ben şunları şunları yapmışım, hattâ kaza grçirmişim... Hepsini inkar etmiştim. Çünkü hiçbiri doğru değildi. Kadın da sinir olmuştu. :D :d :D koptum
Haaa "kardeşim yok" dediğimde "o zaman annen düşük yapmış" demişti :d teytey

Burç yorumları için düşünceleriniz neler? O yorumcular bazen tutturabiliyorlar.

Yusufiyeli 21.02.25 07:38

Alıntı:

Svg Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 661672)
Sizin paylaştığınız yazılarda çok şey öğreniyorum. Allah ilminizi, sağlığınızı artırsın; aklınıza, ellerinize daha da kuvvet versin.
Aklıma falcılar geldi. Neler neler anlatırlar. Genelde gerçekleşebilecek sıradan şeylerdir. Gerçekleşince ünleniyorlar.
Bir defasında meraktan tarot falcısına gitmiştim. Bana ailemden bahsetmeye başlamıştı. Kardeşim varmış, babam şöyle bir tipteymiş, ben şunları şunları yapmışım, hattâ kaza grçirmişim... Hepsini inkar etmiştim. Çünkü hiçbiri doğru değildi. Kadın da sinir olmuştu. :D :d :D koptum
Haaa "kardeşim yok" dediğimde "o zaman annen düşük yapmış" demişti :d teytey

Burç yorumları için düşünceleriniz neler? O yorumcular bazen tutturabiliyorlar.

Eskiden yazılı oklarla, günümüzde yıldız, kahve, bakla, iskambil kağıdı gibi vasıtalarla yapılan falcılık da bir nevi gaipten haber vermedir bu sebeple her nevi falcılık ile bunlara inanmak haramdır. (Maide suresi ayet 3)

Yusufiyeli 21.02.25 07:54

Alıntı:

ebu ubeyde bin cerrah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 291403)
gök kapıları cinlere ve şeytanlara kapatılmıştırç ne zaman oradan bilgi almak isteseler bir ateş onu takip eder ve onu yakar deler geçer.peygamber s.a.v. efendimizin nübüvvetiyle bu yol kapatılmıştır.işte bu ateş yağmurundan kurtulan cinler bilgi aldıklarını zannettikleri şeyleri eklemeler yaparak kahinlere bildiriler.Allah en doğrusunu bilendir.

İbn Abbas der ki: Şeytanlar kafileler halinde kulak hırsızlığı yapmak için göğe yükselirler. Marid denilen inatçı türü tek başına kalarak yukarı doğru çıkar. Bu sefer ona alevli bir ateş parçası atılır. Bu parça onun alnına, burnuna yahut da Allah'ın dilediği herhangi bir yerine isabet eder ve alev alır. Alevler içerisinde arkadaşlarına gelir ve onlara şöyle der: Şunlar şunlar oldu. Ondan bu haberi alan diğerleri ise kardeşleri olan kahinlere giderler ve (şeytanlar) o öğrendikleri kelimeye dokuz daha ilave ederek bu sözlerini yeryüzündeki insanlara anlatırlar. Bu sözün birisi haktır, dokuzu batıldır. (İnsanlar) onların söylediklerinden bir şeyin gerçekleştiğini görünce bu sefer onların yalan diye söyledikleri bütün sözlerinde de onları tasdik etmeye başlarlar.
Atılan bu ateş parçasının öldürücü olup olmadığı hususunda görüş ayrılığı vardır. İbn Abbas der ki: Atılan bu ateş parçası yaralar, yakar, azaları felc eder; ama öldürmez. el-Hasen ve bir kesim ise, öldürür derler.
İşittiklerini cinlere ulaştırmadan önce atılan ateş parçalarıyla öldürüldüğü görüşü ile ilgili olarak iki açıklama yapılmıştır. Birincisine göre onlar hırsızlayarak işittikleri sözleri başkalarına iletemeden önce öldürülürler. Buna göre semanın haberleri peygamberlerden başkalarına ulaşamaz. İşte bundan
dolayı kahinliğin sonu gelmiştir.
İkinci görüşe göre onlar hırsızlama yoluyla çaldıklarını kendilerinin dışındaki cinlere telkin ettikten sonra öldürülürler. Bundan dolayı bir daha aynı şekilde kulak hırsızlığına geri dönemezler. Şayet onların telkinleri ulaşmayacak olsaydı, kulak hırsızlığının sona ermesi ve yakmanın da kesilmesi gerekirdi. Bu açıklamayı da el-Maverdi nakletmiştir. (Hicr suresi 18. ayetin tefsirinden)
(Kaynak: İMAM KURTUBİ EL-CAMİU Lİ AHKAMİ’L-KUR’AN Terceme ve Notlar M. Beşir Eryarsoy 10. CİLD Sayfa :22; BURUÇ YAYINLARI, İstanbul, 2015)


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:28.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149