Alıntı:
trhakan Nickli Üyeden Alıntı
(Mesaj 664539)
Öyle demeyin Peygamberimiz sabeyi kirama komşu haklarını anlattıktan sonra sahabeden biri "Ya Resulullah öyle anlattın ki, mirasımızı komşuya bırakmamız gerektiğini söyleyeceksin diye korktuk der"
Cennet bedava değil az çekmek gerekiyor. Zor biliyorum ama Cennetin bileti işte.
|
Burada bir komşu bize çokça çektirdi. Yan komşumuzun altında oturuyor. Banyo ve çocuk odası bitişik. Aylarca grlini ve oğlu onarda kaldılar. Sonra diğer kızı ve 4 çocuğu da geldi. Misafirler de çokça geliyorlardı. Her akşam 11'den sonra gürültüye başlıyorlardı. Gece ikiye üçe kadar. Habire kapı çarpıyorlar. Kabile gibi yaşıyorlardı o dönem. Karşı komşusu söyledi, inkar etti. Biz söyledik inkar etti. Yöneticiye söyledik olmadı. Kabul etmiyor.
Artık tansiyonum 21'e çıkıyordu. Öyle yapana böyle yapılır diyip başladım her gürültüsünde vurmaya. Bir gün öyle sinirlendim ki binayı yıkacaköış gibi vurmaya bağırmaya başladım. Utanmadan yöneticiye şikayet etmiş. Toplantı yapılsın demiş. İnsan gibi konuşayım dedim. Sohbete çağırdım. İlk lafı "abdest alıp namaz kılıyorum, asla yalan söylemem" oldu. Sonra başladı yalanlara inkarlara... Kadına kanunlardan, kul hakkından, komşu hakkından bahsettim anlamadı.
Alt komşusu sırf kocasıyla arkadaş diye sustu. Üst komşusu da sustu. Neyöiş komşuymuş... Alt komşumsa her gürültüsünde arkasından beddua ediyor fakat yüzüne gülüyor, çünkü menfaatçi. Komşusu da ona bir şeyler verir sürekli, herhalde çenesini kapatsın diyedir.
Altı üstü banyo kapısına sünger takacak.
Zamanında gençken kendi de komşularından çok rahatsız olmuş. Şimdi kendince intikam alıyor demek ki.
Toplantıda utanmadan "Burası apartman, burada gürültü olur. Gürültümüzü çekemeyen gitsin müstakil evde yaşasın" dedi. Ben de "asıl siz gidin müstakil eve, torunları da salarsınız ortalığa. Kul hakkına girmeden, insanları rahatsız etmeden, beddua almadan yaşarsınız" dedim.
Sonra geçen temmuzda babacığım ölünce diğer teyzelerle Kuran okumaya geldi. İçeri almak istemedim. "Noooldu kiiii, düşman mıyız kiiii, komşuyuuuuz" dedikçe sinirim tepeme çıktı. "Babam size kul hakkını ve komşu hakkını helal etmedi, ben de etmiyorum, bu eve giremezsiniz" dedim. Kapıdan kovdum.
O gürültülü zamandan beri yüzüne bakmıyorum çünkü iki yüzlü değilim.
O günden beri de ev kalabalık olup tepinseler de vurmuyorum. Zaten alt komşumun bebeği oldu. Vurmak istesem de vurmam.
Allah'a havale edebiliyorum sadece. Bize ve komşularına çektirdiklerini yaşamadan ölmesinler. Ben onlar yüzünden Allah'a nasıl yalvardıysam onlar da yalvarsınlar. Acaba bir günahım yüzünden mi çekiyorum diyip Allah'a dua edip ağlıyordum. Onlar da en sevmedikleri şeyi yaşayıp benim gibi ağlasınlar.