![]() |
Evrim Reddedilmez Bir Gerçektir!
Herkese hayırlı günler.Sözü fazla uzatmadan esas konuya değinmek istiyorum.Bugün dünya ülkelerinin tamamına yakını Evrim teorisini bir teori olarak değil bilimsel bir gerçek olarak kabul etmiş durumuda Evrim üzerinde ufakta olsa araştırma yapmış hocalarımız varsa su götürmez kanıtları olduğuna da muhakkak rastlamıştır.Şimdi esas sorum şu sizce evrimi yaratan Allah olamaz mı?
Hz.Adem’den önce de dünya da insan benzeri(mağara adamları) yaşamışmıdır? Eğer Hz.Adem tarımı,ölüleri gömmeyi,avret mahalini de olsa giyinmeyi biliyorsa Hz.Ademden sonra gelen insanlar bunları bilmiyor? (Lütfen Evrim yahudi tezgahıdır,siyonist uydurmasıdır gibi cevaplarla gelmeyin🙂) |
Başka işin gücün yok mu kardeşim senin daha önce de aynı konuyu açmışsın. Ne yani ne dememizi istiyorsun he maymundan geldik falan mı?
Desek neren soğuyacak? Kaçış yok öyle ya da böyle öleceğiz ve orada inanmayanları evire çevire evriltecekler. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Getir en kral evrimciyi bakalım evrim bilimsel olarak çökmüş mü çökmemiş mi hodri meydan
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Selamun aleykum
Halâ evrime inanan var mi koptum
|
Midyeler neden evrimleşmemiş kabuklu deniz canlıları hiç evrim geçirmemiş. Allah var evrim yok.
|
Forum havas forumu degilde uskudar/besiktas vapuru gibi daha cok. Herkes bi biniyor :D
|
Alıntı:
diline sağlık.güzel bir cevap olmuş.. |
tahmin nasıl bilimsel bir gerçek oluyor anlamak zor. Yaratıcı için yaratmak zor mu ki bir taneden türetsin.
|
Alıntı:
Genelde adaptasyonu evrimle karistiranlar oluyor. İkisi farklı şeyler. Adaptasyon da çevre koşulları devreye girer. Kişinin yaşam şartları kişiyi etkiler. Bunun adı evrim degildir. |
Evrim Teorisi'nden etik alanına geçmeye çalışmanın ağır bedelleri olmuştur. Buna verilen en çarpıcı örnek, bu teorinin en önemli simalarından Haeckel aracılığıyla Evrim Teorisi’nin Almanya’da öğretilmesi ve bu teoriden çıkarılan ahlaksal sonuçların Hitler’i etkilemesidir. Haeckel’in kitapları Almanya’da yüz binler ile ifade edilen rakamlarda satışa ulaşmış ve Türkçe de dâhil olmak üzere yirmi beş dile çevrilmişti. Daha önce değinildiği gibi Darwin, hayvan yetiştiricilerinin yapay seleksiyonla türleri ıslah edişlerine atıflar yapmış ve doğal seleksiyonun etkilerine dair inancını da buradan çıkarsamıştı. Haeckel, Avustralya yerlileri gibi ırkların, maymunlar ve köpekler gibi canlı türlerine, medeni Avrupalılardan daha yakın olduklarını söylemiştir. Ayrıca Darwin'in yapay seleksiyon ile ilgili anlattıklarının insanlara da uygulanabileceğini, eski çağlarda Spartonların zayıf ve hasta çocuklarını öldürerek güçlü bir ırk oluşturduklarını övgü ile anlatmıştır. Wilhelm Bölsche, Haeckel'in fikirleriyle Hitler'i tanıştırdı ve Nazilerin 200.000 vatandaşını sadece zihinsel özürlü oldukları için öldürmelerinde bu fikirler etkili oldu. Hitler, doğanın kanununa saygı gösterilmezse, kendilerinin güçlü olmalarından doğan haklarını kullanmazlarsa; vahşi hayvanların bir gün kendilerini, böceklerin vahşi hayvanları ve mikropların ise böcekleri yiyip dünyaya egemen olacaklarını söylemiştir. Hitler, Darwinizm'den aldığı terminolojiyi kullanarak, seleksiyon kanununun en güçlünün hayatta kalmasını sağlayarak kavgalarını meşrulaştırdığını ve Hıristiyanlığın, doğa kanununa karşı geldiğini iddia etmiştir. Tarihin en kanlı savaşının baş sorumlusu olarak kabul edilen kişinin insan ırkının ıslahı' (eugenic) adına yaptığını iddia ettiği katliamlarda, Darwinci Evrim Teorisi'nden ilham almış olması gibi örnekler, Evrim Teorisi'nden etik bir sistem çıkarmaya yönelik istekleri olumsuz etkilemiştir. Evrim Teorisi'nden etik bir öğreti çıkarılmaması gerektiğini, Evrim Teorisi'ne inananların, bu teoriye karşı çıkanlardan birçok zaman daha şiddetli savundukları bile söylenebilir. Evrim Teorisi'nin etik alanında verdiği olumsuz sonuçların bu teoriye karşı cephe alınmasına sebep olabileceğine dair çekince, bu teorinin birçok önemli savunucusunu, söz konusu teoriden etikle ilgili sonuçlar çıkarmaya kalkanları eleştirmeye yönelten önemli faktörlerden biri olmuştur.
|
Alıntı:
Sinan Canan dinliyorsaniz uzak durun |
Alıntı:
|
Alıntı:
Malesef Hitler'in yaptığı gibi bariz bir biçimde olmasada bu ari ırk oluşturma düşüncesi hala devam ediyor her ne kadar etik öğreti cikarilmamasi konusunda şiddetli bir savunma gorunsede farklı isim ve amaclar ile yapılan genetik çalışmalarda hastalıklı genlerin ayiklanmasi ve sağlıklı zeki bireylerin tasarlanmasi şeklinde yürütülen çalışmalar gelecekte tüm gebeliklerin kontrollü yürütülmesi beklentisi içinde yapıldığı gurur duyularak paylaşılan bir gerçek ne yazık ki. Bu gibi çalismalarin sonucu olarak olası hastalıkla sonuclanacak gebeliklerin sonlandirmasi için yapılan testlerde "olası" hastalık durumlarında kürtajın yasal olmadığı ülkelerde dahi 5 aylık olana kadar gebeliği sonlandırma gibi "yasal haklar" mevcuttur. Bu durumu mevcut haliyle Haeckel görüşlerinden ve Hitler'in uygulamalarından farklı kılan tek şey zorunluluk olmamasidir ki genetik çalışmalar başarı ile sonuçlanırsa yapay evrimin sonuçları çok daha yıkıcı olacaktır . |
Yeni-Darwinci olarak adlandırılan pek çok bilim insanı, birçok önemli konuda kendi aralarında anlaşmazlık içindedirler. Örneğin Edward O. Wilson ve onun gibi düşünenler, genlerimizde kodlu biyolojik yapımızın, sosyolojik yapımızı ve kültürümüzü oluşturduğu ile ilgili sosyobiyoloji' diye anılan yaklaşımı savunmaktadırlar. Diğer yandan Stephen Jay Gould ve onun gibi düşünenler, sosyobiyoloji'yi kötü bir bilim olarak değerlendirmekte ve bu bilim dalının masalsı anlatımlarla dolu olduğunu savunmaktadırlar. Yeni-Darwinizm'in genel eğilimi, canlılardaki değişimlerin genlerdeki ufak değişikliklerin (micro-mutation) birikmesiyle gerçekleştiğini iddia etmek üzere kuruludur. Buna karşı Niles Eldredge, Stephen Jay Gould gibi Darwinci doğal seleksiyonun önemini kabul eden biyologlar kesintili denge' (punctuated equilibrium) teorileriyle bu ana görüşe karşı çıktılar. Yeni-Darwinizm'de, birçok muhalif görüşün savunulmasına karşın, sonradan kazanılan özelliklerin aktarılamayacağı konusunda genel bir kanı vardır. Her ne kadar sonradan kazanılan özelliklerin aktarılabileceğini hâlâ savunanlar olsa da, bunlar Yeni-Darwinci çizginin tamamen dışında etkin olmayan çok küçük bir azınlıktır. Darwin, doğal seleksiyon'u temel mekanizma olarak görmesine rağmen, sonradan kazanılan özelliklerin aktarılabileceğini de savunuyordu.
|
Alıntı:
Dünya ülkelerinin tamamına yakını kabul etmiş durumda ama dünya ulkelerinin pek çoğunun resmi dini var ( yaratılışı savunan) ve resmi dini olmayan çok büyük ülkeler dahi kabinesini dua ve kutsal kitabını okuyrak açıyor? Bahsettiğiniz kabul etme bilim ve eğitimden sorumlu kısımlarda verilmesi ise örneğin dünyanın düz olduğu konusunda da vaktiyle bütün dünyanın kabul ettiği ve Galileo gibi birkaç ayrik fikrin karşı çıktığını hatırlayalım. Çoğunluğun kabul etmesi doğruluğun kanıtı değildir bunun yanında çoğunluk diye bahsedilen o dönemde şimdi de bütün dünya değil bilim ve eğitim sistemini elinde bulunduran söz sahibi guruplardir. Şu götürmez kanıtlar denen kanıtlar içinde Darvinin ara türü bulamayinca kendi birlestirerek oluşturduğu iskeletler ( ki bu kanıtlandı) mevcut sistemde olan eksik halkalar, ve ara tür denen yapılarin genetik olarak ve tarihsel olarak baglantisi bulunamadi kanitlanamadi. Karbon testi gibi bin yıllarca sapma ve hata payı olan bir testle dahi bulunduğu söylenen farkli ara türlerin ayni dönemde yasadigi yada olması gerekenden çok çok büyük zaman farkı olduğu ortaya çıkmış bu da bahsidilen türlerin yok olmuş bir hayvan türünden başka birşey olmadığını gerçeğini çürütmemistir. Hz. Ademden sonra gelen insanlar bunları bilmiyor mu sorusu ise tamamen demogojik bir argüman şu an bile dünyanin bir kısmı okyanuslari yıldızları arastirirken çıplak dolaşan dünyadan kopuk kabileler var insanoğlunun dünyaya yayılıp farklı hayat ve sartlarda yaşamasıni evrimle bagdastirmak çaresizliğin getirdiği aciz bir savunmadır |
Darwin, İngiliz sömürgeciliğine biyolojik bir temel sağlamıştır. O; "Farklı ırklardan iki insan karşılaşınca tıpkı iki farklı türden hayvan gibi davranırlar. Dövüşürler, birbirlerini yerler, birbirlerine zarar verirler. Ama ardından en güçlü bünyenin (yani insandaki aklın) kazanacağı daha ölümcül bir mücadele başlar... Doğal seleksiyon o kadar etkilidir ki, tüm dünyada alt ırklar üst medeniyetlerin ırkları tarafından zamanla bertaraf edileceklerdir" diyordu. İngilizler, sömürgecilik yaparken doğanın bir gereğini yerine getirdiklerini düşündükleri için güven tazeliyorlardı ve tabii ki bu durum teorinin ilk ortaya konduğu ortamda benimsenmesinin kolay olmasına katkıda bulunmuştur. Darwin'in yaşam sürecinde İngiltere, Fransa ile savaşıyordu (1808-1814), Napolyon 1815'te Waterloo'da yenilmişti. İngiltere'nin Ortadoğu ve Uzakdoğu'da savaşları vardı, Amerika'da sivil savaş (1861-1865) oluyordu. Savaşla beraber endüstri devriminin gerçekleştiği bu çağ bazılarına göre zamanların en iyisiydi. Bazılarına göre ise zamanların en kötüsüydü, örneğin Charles Dickens İki Şehrin Hikâyesi' isimli eserinde bu düşünceyi ifade etti. Özellikle Waterloo savaşını takip eden yirmi yılın, İngiltere kırsal alanının en kötü dönemi olduğu söylenir. 19. yüzyılın İngiltere'si, aynı zamanda, endüstriyel ilerlemenin, vahşi kapitalizmin (Marx komünizme dair fikirlerini bu dönem İngiltere'sini gözleyerek geliştirdi), bireysel teşebbüsün serbestliğini savunan liberal görüşlerin hâkim olduğu bir yerdi. İşte böyle bir ortamda yaşam mücadelesi' içinde en güçlünün yaşaması' ve güçsüzlerin elenmesi'ne dayalı doğal seleksiyon' fikri oluştu. Darwin, Wallace, Spencer gibi doğal seleksiyon' fikrini ortaya koyanların hepsinin de İngiltere'de aynı dönemde yaşamış olması ve aynı fikri (birbirlerinden bağımsız geliştirdikleri söylenir) ileri sürmelerini herhalde tesadüfle açıklamak çok zordur. Bu olgu, doğal seleksiyona dayalı Evrim Teorisi'nin ortaya konduğu paradigmayı iyi tanımamız gerektiğinin önemli bir delilidir
|
Alıntı:
Ben hayatımın hiç bi alanında Tesadüfr inanmam nede sebep sonuç neden oldu Bu şeyin başıma gelmesinin sebebi nedir Ve ben ne yapabilirim . Evrim teaorisi çok iyi düşğnülüp Ortaya atılmış bi fikşr Peki maymun dişındaki varlıklar canlılar vs peki onlar neyden evrildi Dünya çorak topraktı yağmurla canlandı bitkiler falan tamam kafaya yatıyorda kardeş Bu Kediler köpekler vs aslan maymun vsvs canlılar Neyden evrildi nerden geldi nasıl oluştu hangi oluşum tesadüfen damar el kol ayak toynak nasl oluşur ha tesadüfen oluşmadıysa bunlar neyden evrildi Tamam insan maymundan evrilmiş desem bunu kabul etsem peki maymun neyden evrildi bu kadar kalp canlı hayvan vs neyden oluştu neuden evrildi hangi tesadüf kusursuzluğu meydana getirebilir senin soruna soru Evrimi Allah yaratmış olsaydı kuranda insanın yaradılışını anlatmazdı ve ayetlerde biz insanı maymundan evrilttik vs derdi Yani nebilim hani mantığımın İman etmekten başka çaresi yok Çünkü Allahın kuranda yaradılışla anlattıklarının dışında hiçbişey mantığıma yatmıyor Evrilme cümlesinin öncesi vardır Hep bi öncekini sorgulatır tabiki ortada bi paradoks yoksa Evrim teorisi saçmalıktan başka bişey değil bana göre başka sualin varmı Umarım ufkunun açılmasına desteğim olmuştur Vesselam |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 03:47. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com