![]() |
Alıntı:
O iş tam olarak öyle değil... Kalu bela da verdiğin söz üzere insan olarak dünyaya gönderildin.. Sonrası ise tamamen kendi tercihin.. Yani papa da orda inanma sözü verdi, Ebu cehil de, firavun da.. Müşriklere niye necaset desin yoksa? -) çünkü zaten neden necistir.. Temiz olan ruhtur.. Sözünü tutmayan ruhu reddettiğini gösterir bu da -) dünyaya dünyalıklara itibar ettiniz öylee ise necissiniz gibi de düşünülebilir.. Gayba iman ettik elhamdülillah.. Soran kişi.. Ruhlar aleminde verdiğin bir söz üzerine buradasın.. Sınavın da buna göre.. Neyse Bi herkes yazsın.. Mükerrere düşmeyelim -) |
Bazı konuları sorgulamak doğru değildir ve sonuca ulaşılamaz.
Şöyle düşünelim. İnsanlar susuz yaşayamaz. Allah'ın suyu yaratması muhteşem hayırlıdır. Ama sen gider suyun altında 1 saat kalırsan ölürsün. good |
Alıntı:
---------- Post added 18.06.20 at 15:03 ---------- Alıntı:
|
Och yine meseleyi kopardı -)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ben şuan işim var yazmamıyorum tam. Akşam gelicem. İnşaallah konuşuruz neyi merak ediyorsan |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Afrika kıtası dünyanın en zengin kaynaklarına sahip bir yer. Bu bilgiyi çok az adam bilir, bilmeyen de "ah zavallılar çok fakirler" -der. Yahu Afrika halkı mücadele edib kıtanı istismarcılardan kurtarsa tüm dünyadan zengin olur. Allah bizleri doğru yoldan saptırmasın. |
Alıntı:
ELEST MECLİSİ Evet şimdi ezelin billur sinesinde alev alev yanan nur nur parlayan ve idraklerin her noktasında soluyan bir beste vardı: - ELESTÜ BİRABBİKÜM (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) Bütün varlıklar enfüslerinden ve âfaklarından onları saran bu müthiş ilâhi sevda bestesi ile sarsılıyordu. Ve herşey sanki sonsuz bir hazzın doyulmaz ateşinde kavruluyor ve eriyordu. Sonra bu haz müthiş bir haşyete döndü. Ve sonra varlıkların boyutların ruhların sonsuz sahillerinde mecaller tükeniverdi. Dayanılmaz güzelliklerin mekânları zerre zerre alevlenmiş gibi bu muhteşem nağmenin sırrında eridi. Bu müthiş emir öylesine kudretliydi ki sanki her varlığın içinde yeni bir an yaratıyor SONRA DA SUSAN HER NOKTAYI MEKÂNDAN SİLİYORDU. Varlıkların özünde ışıklar tek tek sönüyor sonsuz yokluklara dönüyordu. Düşüncelere mecâl veren idraklerin özünde bile yalnız bu ilâhi sevde emri çınlıyordu: - ELESTÜ BİRABBİKÜM (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) O ana kadar yalnız seyredilen ve yaşanan güzellikler sanki şimdi HAY Sırrı ile canlanmış dile gelmiş bu ilâhi emir şeklinde yansımıştı. Düşünce ve idrâkin mekânlarında her varlık ilâhi san’atın binbir parlayışını görüyor seziyor yaşıyor; fakat o ilâhi emrin dalgalarına dayanmaya mecâl bulamıyordu… Çünkü tüm varlıklar idrak mekânlarında bu sedâdan başka dayanacak tutunacak mecâl bulup cevap verecek bir nokta bulamıyordu. Her varlığın özünde bir çıkış imkânı esrarlı bir kurtuluş umudu titreşiyor; FAKAT KİMSE BU MEÇHİL NOKTAYI BULAMIYORDU. Evren tümüyle bu emrin ihtişamı ile dopdoluydu. Ruhlar bile sığınıp soluyacak bu meçhul noktayı sezememişti. Ve sonra tüm varlıklar mecalsız kül yığınları gibi solmaya başladı. Boyutlar cüceleşti sonra yavaş yavaş dürülmeye başladı. Mekânlar birbirinden hayal gibi uzaklaşıyordu. Yalnız gönüllerin en uzak noktalarında BİR NİYAZ TİTREŞİYORDU. Evet belki de belli belirsiz bu niyaz dışında herşey soluyor tükenip bitiyordu. Bu paniğin nedeni varlıkların kendi mekânlarında tutunacak bir nokta aramaları idi. SANKİ BU İLÂHİ EMRE CEVAP VEREBİLMEK İÇİN HER EŞYA NEFS PERDESİNDE BİR MECALE SIĞINMAK ÇABASINA DÜŞMÜŞTÜ. Bu ise gerçekte bir BENLİK ÇIKMAZI idi. Halbuki evren enfüs ve âfakı ile mekânın her noktasında ilâhi güzellik ve kudretle dolu idi. Ve BENLİK bu andan itibaren KENDİNE AYRI BİR MEKÂN ARAMAK KİMLİK ARAMAK GAFLETİNİ TEMSİL EDİP DURUYOR… Ezelin solgun çehresinde birdenbire bir mûcize doğdu. Sonsuz mekânlarda yeni bir aşk nağmesi raksetti. Yepyeni bir güzelliğin hayat veren câzibesi tutuşuverdi. - BELî (evet) RABBİMİZSİN. Bu SIR Fahr-i Kâinat Efendimiz’in kalbinden coşup gelivermişti. Bu hamd seli evreni yeniden taptaze bir hazza boğdu. Sanki sonsuz güzelliklerin kapanmaya yüz tutan goncası yeniden açılıverdi. KİMDİ EZELİN SİNESİNDE BU SED NAKŞI KİMDİ BU GÜZELLER GÜZELİ? KİMDİ EVRENLERİ TÜKENMİŞLİKTEN KURTARAN BU HAMD SELİNİN SIRRI? Hamd ihtişamı içinde kulluğun en muhteşem noktasında evreni saran bu niyaz perde perde gönüllerde titreşen umutları alevledi. Ona en yakın olanlardan (suya atılan taşdan doğan halkalar gibi) halka halka (BELÎ) niyazları yükseldi. Ruhlar tek tek yeni doğan yıldızlar gibi bu ışıklardan mecâl bulup parladılar. Ve evren Fahr-i Kâinat gönlünde bir gonca gibi açılıverdi. Fahr-i Kâinat Efendimizin âlemlere mecal veren (Belî) hamdine en yakından katılanlar mânâ âleminin kendine has pırıl pırıl yıldızlarıdır. Bu ruhlar zaman düzlemine ışınlanırken Efendimizin mutluluk çağına hususi surette monte edilmiştir. İkinci bölümde dünya hayatlarını izleyeceğimiz bu islam yüceleri Elestte Efendimize yakınlık derecesi açısından muhteşem raks halkalarını temsil etmektedir. İç içe iki dalga halinde nakşolan bu yüceleri iki ayrı fazda görürüz. Elestte Efendimize en yakın niyazların temsilcilerinde birinci halkada Efendimize sıhriyet yakınlığı olanları görüyoruz. Bu ilk halkanın merkezinden dışa doğru dizisi Hz HATİCE ve Hz FÂTIMA annemizden başlar. Efendimiz bu diziyi bize tanıtmak için “ÂLİÂB” formülünü vermiştir. Yani bu iki annemize ilâveten Hz ALİ Hz HÜSEYİN Hz HASAN ve Hz MUHSİN… Bu dalganın raks devamı Ehl-i Beyt’le devam eder. Efendimize yakın hamd niyazlarının bir başka halkası ise ilk müslümanları temsil etmektedir. Bu halkada Hz ZEYD Hz EBU BEKİR Hz ÖMER Hz ŞEYMA Hz BİLÂL Hz RUKAYE Hz. CAFERİ TAYYAR Hz AMMAR Hz.OSMAN Hz ÂİŞE Hz SÜMEYYE Hz NESİBE Hz VEYSEL KARANİ Hz SAAD ve Hz DIHYE de vardır. Ve bu halkalar içiçe devam ederek başta Efendimizin muhterem Anne ve Babaları Hz AMİNE Hz ABDULLAH olmak üzere diğer ashab-ı güzini temsil eder. Sonraki halkalar âşıkları velîleri Peygamberleri sıralar. Mü’minler de net olarak bu halkaların daha sonraki rakslarında mevcuttur. Ve tüm varlıklar kulluğun sonsuz zevkine erdi. Mekânlar renk renk ilâhi güzelliğin sırrında yeni aşk şarkıları besteledi. Galaksiler atomlar bu hamdin coşkusu ile semâ ederek kader perdelerinden iniverdiler. Atomların özünde sonsuza dek ALLAH’ı zikreden birbirinden güzel şarkılar doğdu. Sonsuz ışık dünyalarında tükenmeyen ışık şölenleri başladı. Ve Cennet perde perde bir gelin gibi ilâhi güzellikleri sonsuz boyutlarda sergileyiverdi. Şimdi ezelde yepyeni bir can binbir pırıltı raksediyordu. VE ONLARIN MERKEZİNDE EFENDİMİZİN GÖNLÜNDE HAMD NİYAZI COŞUYORDU… SÜRESİZ…. MUHAMMED’İN (sav) HAMDİNDEN TÜM EVRENLERE IŞIK IŞIK ZİKİRLER YAYILDI. Melekler sonsuz hazların coşkusunu yine mekânların ötesine yeni âlemlerin sınırsız ufuklarına yaydılar. ALLAH bu büyük bayram gününde EFENDİMİZE EVRENİN EN BÜYÜK İLTİFATINI YAPTI: - LEVLÂKE LEVLÂK LEMM HALAKTÜ’L-EFLÂK (Sen olmasaydın sen olmasaydın âlemleri yaratmazdım). İşte birinci bölüme temel olan “BEN ALLAH İKEN MELEKLERİMLE BERABER PEYGAMBERİME SALÂT-U SELÂM EDERİM. EY İNSANLAR SİZ DE SALÂT-U SELÂM GETİRİN ONA İLETEYİM” (Enbiya Sûresi âyet 107) Âyet-i Kerimenin meleklere yönelen hikmeti hamd niyazının melekler tarafından sonsuza dek âlemlere yansıtılmasını anlatmaktadır. Şüphesiz ki ALLAH bu yeni doğan ezel sırrı içinde hilkatlere ve sonsuz güzelliklere ilâhi damgasını basarken SIRR-I MUHAMMEDÎ’nin hamd niyazını her noktada sergilemiştir. Âyetin son cümlesi ise inananların (Belî) niyazında hayat sırrı taşıyan bağlılıklarını hatırlatmaktadır. Salâvat-ı Şerife okuyarak bütün inananlar ELEST MECLİSİNİN anlaşılması güç hikmetlerini kaybolmuş hâfıza bandının ötesinden; gönül penceresinden seyredebilir. Yoksa insanın kendi başına inandığını sanması ALLAH’IN sonsuz hikmetlerini kavradım gafletine düşmesi; ELESTTEKİ paniğin bir parçasıdır. Bu yüzden îman ancak gönüllerde yaşayan bir hikmettir. Elestte Efendimizin göniünde doğan hamd niyazı ancak gönüllere can veren hikmettir. Nefsin perdesinde yaşayanlarsa Elestteki gafletlerini tekrar ederek benlik çıkmazında bocalamaya mahkûmdur. Mânâ ilimlerinin bile en zor bölümü olan ELEST MECLİSİ konusunu aktarmaya çalışmamızın nedeni yaradılışın bu temel sırrına yaklaşmak içindir. Dr Haluk NURBAKİ Sanırım Rabbimin sınavını biz burda geçtik veya kaldık. Allah cc cümlemizi geçenlerden eylesin.. |
Alıntı:
Konu Afrika'nın geleceği degilki koptum |
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ilmi bir yazı değil bu.. Adam ibadet etmiş.. Kalu bela ile de baya detaylı bilgiler bunlar -) hadisleri bi araştırmak lazım.. Kalu bela meselesini tefekkür edebilirsek eğer bu mesele de merak edilen tüm sorulara cevap vardır.. Alemlerin Rabbi olan Allah tüm varlığa sordu. Sadece müslümanlara değil.. Sözünden dönene ise Kur'an Azimüşşan'da bir sürü sıfat vermiştir zaten.. Burada bir soru ortaya çıkar.. "E biz bu sözü hatırlamıyoruz?" Dünyadasın.. Yeterli değil mi? Teferruatı başka bahisler açar.. Gelelim soruya.. İlahi yardım bekliyorsunuz alan oldu mu? Belki olmuştur belki olmamıştır.. Belki hepimize bir sebep ile göndermiştir. Arif olamamış, anlayamamışızdır.. Arif olan yardımı anlamışsa ifşa etmez.. Edemez.. Bu çocuklar ölüyor yardım et filan falan sormuşsun.. Mesela Filistin meselesini çok düşündüm ben.. Gazze konusu mesela önemli bir konu.. Biraz düşündüm, araştırdım.. Mesela el fetih ve hamas diye 2 oluşum vardı. Bunları dünya terörist olarak kabul ederdi. Bazı ülkelerde ise yasadır falan.. Yıllarca da helal lan valla adamlara İsraile kafa tutuyorlar diye alkış ettiğimiz örgütlerin çok enteresan biçimde İsraile karşı hiç bir ciddi mücadelesi, etkisi olmadığını müşade ettim.. Konu politikmiş mesela. Hamas İsraile bir füze atar. Ne hikmetse hiç yerleşim olan Bölgelere düşmez o füzeler. İsrailde tehdit altındayım der Filistini bombalar çocuklar ölür.. Lan bi terslik var bu işte.. Pardon... Ölüm bu dünyada bir sondu.. Doğru.. Sonsuzluk aleminde ise bir başlangıçtır. Yaşamaya halkları mı yok peki ölen çocukların? Yoksa niye yarattı? Aaa birden bire o ölemler bizim sınavımız oldu.. Sorgulamaya başladık.. Yanlışın başladığı nokta burası işte... İnancımıza göre şehit bu çocuklar.. İyi bir yere gittiklerine eminim.. Ölüm halleri ise bize bir mesaj değil mi? "yarrabi tamam sen bizi yarattın falan ama dünyaya karışma. Burayı biz yönetiriz" diye önemli meseleleri politika konusu haline getirirsen füzeyi atanın çocuğunu Gazze de İsraili vurur.. Çocuk (umulur ki) şehit olur, baba günahkar.. Sorsan cihat ediyor.. Haliyle suçluyu suçsuzu bir nevi ayırma biçimidir bu.. Kalb ile inanana.. Madde alemine kendini kul eden beyin ile idrakı zordur bunun.. Uzun bir örnek oldu.. Fakat sebepler, sonuçlar noktasına iyi bakmak lazımdır. İnsanın sınavı tercihlerine göre şekil alır.. Lehvi mahvuzda şu adam küfre gidecek diye bir şey yazılmamıştır.. Fakat insan zekası daha zamanın ne olduğunu kavrayamamışken zamandan ve mekandan münzzeh olabilmenin ne demek olduğunu hiç anlayamaz.. Bu da kaderi yalan yanlış tuhaf düşüncelerle sorgulamanı sağlar. Beynini yaratırken ona da bir sınır koydu unutma.. Örneğe geri dönecek olursak en kısa izahı "kader adalete tecelli eder." cümlesi olacaktır...İman etmişler için Burada bir uyarıyı yapmak isterim ki; kaderi sorgulamayın.. Daha doğrusu akıl ile idrak edemeyeceğiniz meseleleri asla sorgulamayın. İman etmişsen eğer, filan anlayamadım bence böyledir yada vardır yada yoktur demek küfre götürür. Kader imanın şartlarındandır. Amentü billâhi... Bizi yarattı ise niye sorumlu tutuyor? Senelerce tartışıldı da kimse içinden çıkamadı bu konunun.. Ne var ki bazı aklı evvellerin bunu soracağına düşüneceğini biliyor da ayet indirmiş.. Bakalım enbiya suresi 16 ve 17'de ne buyuruyor; 16. Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık. 17. Eğer bir eğlence edinmek isteseydik, onu kendi katımızdan edinirdik, bunu asla yapmayız. İnanmak isteyene bu ayetler dahi yeter aslında da neyse.. Dünya hayatına bir bakın.. Kainatta ki herşey ama herşey insanın emrinde.. Gözünün gördüğü her zerre.. Hizmetine vermediklerini de kapatmış sana göremiyorsun.. Örneğin toprağı ve ona ekilen bir tohumu ele alalım.. Karpuzun tohumunu toprağa atıyorsun.. Toprağa görmüyorsun.. Sonra biraz gübre ve su veriyorsun.. Sana bal gibi bir karpuz veriyor.. Muhtevası yetiştiği nokta olsaydı, bir ilahi hüküm olmasaydı o karpuz bok tadardı-) bak sadece içinde ne büyük hükümler ve ilimler barındıran bir karpuz bu.. Sana bahşedilmiş.. Gerisini sen düşün.. Bunları Yemen iççmen için bir sınava tabi tutuldun mu? Evet.. Kalu belada söz verdin yaratıldın geldin.. Sonra Rabbimiz bize burada ki her eşyanın aslının olduğu bir sonsuz hayat bahşedicek.. Bunun içinde bir sınava tabi tutuyor.. Yahu dünyalığını kazanmak için bir işe gireceğin vakit bile 3 kuruş için 40 takla atıp 10 tane sınava tabi tutuluyorsun. Torpilinde yoksa giremiyorsun da.. Yahu bir sonsuz hayat var gidiceksin.. Ama en kolay gereklerini dahi yerine getirmemek iiçin kırk takla atıyorsun.. Halbu ki karpuzu sana bedava verdi.. Rahmet etti dünyalık verdi.. Şükrüne karpuzu sebep ettiyse de asıl bedenin Varolmuş olmandır.. Bu noktada bir soru ortaya çıkıyor.. E tamam kardeşim anlattın aklınla dilin döndüğünce ama Allah var mı ki? Var.. -) Yahu Kardeşim insan oğlu yazıyı buldu. Sonra onların yazdıkları bize kadar ulaştı. Baktık ki hep bir din olgusu var. Bir de tanrı olgusu var. Bu hep var.. İnanmak insanda içgüdüsel bir şey miş demek ki.. Sonra ayı güneşi kainatı ve kanunlarını yarattığını idda eden de bir güç var.. Binlerce yıldır bu güç bir şekilde gözüne sokuluyor senin.. Bu noktada hak olan hangisi peki? Diye bir soru ortaya çıkıyor.. Burada da mukayese yeteneği gerekir. Çok akl delmeye lüzum yoktur. Fareye, öküze filan tapınmak ile mukayese etsen kafi. Yada yaratıcısını 3 parçaya ayıran bir din ile de mukayese etsen olur. Yada kendi yaratıcısı ile oturup pazarlık edebileceğini düşünen aklı milattan önce 1000 yılında kalmışların dinine de baksan mantık çerçevesinde idrak edebilirsin sanırım... Uzun bir yazı oldu.. Çok kimsenin okuyacağını sanmam ama soruyu soran arkadaş nazar ederse sevinirim.. Ve elbette ki en doğrusunu Alemlerin Rabbi Olan Allah bilir. bir ekleme; cahil ile sohbet kesmek maksadı ile uzun bir zaman önce bu meseleleri bir daha konuşmamak için kendime söz vermiştim. Konuya yazan çizenler olacaktır onlara da tavsiyem; Hindu öküze yapmasının sebeplerini bilimsel mantıksal ve dahi mantıksal hiç bir sebebe dayandırma gereği duymaksızın bu benim inancım der ve sorgulamaz.. Biz de izah ile mükellef değiliz. Kuran İslam hakim oluncaya kadar "lekum dini kum veliye din" demiştir. Hakim olduktan sonra da şartlar bunlar yaşayan yaşasın yaşamayan da ya kellesini vurun yada İslam diyarını terketsin buyuruyor. İzah edin, şunlara dayandırın kanıtlayın filan ben okumadım bir yerde.. Tebliğ başka birşey.. O noktayı geçtik.. Forumda bu tarz düşünceleri olan da varsa açık etmeden kendi içinde çözüme kavuştursun. Umuma açmak bazı sorumlulukları ardından getirir, o sorumlulukların da altından kalkamaz.. |
Malesef ortalıkta çok boş yapan arkadaşlar var. Ve bizimde onlara zaman ayırmamız vakit kaybı. Şu tipler yüzünden başka hakiket arayan insanı da bu zann edib ciddiye almıyoruz...
Allahul Adil |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Birde şöyle birşey var, bizim özgür irademizle kararlarımızı almadığımıza dair yapılan deneylere ilişkin. |
Alıntı:
|
Ya kendi kafasına göre çok düzeltme yapmış telefon. Çok anlam kaybı filan yaşanmış yazdıklarımda-) ya @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] çok düşünmeyin bu meseleleri. İyi bir kul olun. Gayba iman ettik biz.
Firavun Azraili gördüğünde iman etmiş. Allah Azze ve celle de "şimdi mi?" diye sormuştur.. |
Alıntı:
---------- Post added 18.06.20 at 20:18 ---------- Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] -)) öldürüyorsun beni yemin ediyorum -)) yav bacım senle ne ilgisi var bunların. Sana kim ne dedi bacım -) herşeyi alınma üstüne alınacakların da olursa üstüne mal etme ya.. İnsanla münasebet zor. Kesmek doğru olan -))
|
Alıntı:
|
Kullan için en uygun (en hayırlı, aslah) olanı yerine getirmek Allah Taâlâya vâcib olmadığı gibi onlar için kötü olmayan şeyi (salâhı) se*çip yaratmak da üzerine borç değildir
«Allah tââlâ*nın hidâyete erdirmesi demek kulun nefsinde hidâyetlenmeyi (ihti*dayı, doğru yola girmeyi) yaratması demektir. Saptırmak (ıdlâl) da onda sapıklığı (dalâleti) meydana getirmesi mânâsına gelir». Ehl-i hak (Allah zaferlerini artırsın) şöyle dedi: «Meydana getirilen her şey Allah taâlânın irâdesi, kaza ve kaderiyle olur; ayn olsun, araz olsun, hayr olsun, şer olsun». Allah taâlâ, var olacağını bildiği bir şeyin bilfiil vücûd bulmasını da murâd etmiştir, onu ister emretmiş olsun, ister olmasın. Nitekim Ebû Hanîfe (r.a.) Kaderiyye fıkrasına mensûb bir zat ile tartı*şırken aynı noktaya temas ederek şöyle sormuş: «Allah taâlâ vuku" bulacak kötülük ve menhiyyâtı ezelde biliyor muydu, bilmiyor muydu?» Karşısındaki zat, "Biliyordu" demeye mecbur kalmış. Bunun üzeri*ne Ebû Hanîfe: «Allah, ezelde bildiğini bildiği gibi mi izhâr etmek (yaratmak) iste*miştir, yoksa bildiğinin hilâfına mı izhâr etmeyi murâd etmiştir ki o taktirde onun ilmi cehl olur? diye sormuş. Karşısındaki zat kendi mez*hebinden vazgeçerek tevbe etmiş. Bu sebepledir ki âlimlerimiz (Allah hepsine rahmet eylesin): «Allah'ın irâdesi ilmi ile beraber yürür» demiştir. Doğru olan, «İrade fiil ile beraber yürür» denilmesidir. Bunun mânâsı da şudur: Allah'ın fi'li (eseri) olan her şey aynı zamanda onun muradıdır. Bu yüzden ola*caktır ki Üstâd İmam Ebû Mansûr (rh.), «Bu mes'ele Efâl-i İbâdın Ya*ratılması meselesinin bir parçasıdır» demiştir. Biz, kullara ait bütün fiil*lerin Allah'ın yaratığı olduğunu isbat ettiğimiz takdirde bunlar onunirâdesi dâhiline girmiş olur. Çünkü yüce Allah bu fiilleri murâd etme*seydi bunları yaratmakta mecbur olurdu; bu ise muhaldir. Allah taâiâ kâfirin küfrünü, imana kudreti olmak*la beraber onun kendi irâde ve ihtiyarı ile dilemiştir, tıpkı bu tarzda onun küfrünü bildiği gibi. Bu sebeple de Allah'ın emri, nehyi, mükâ*fat ve mücâzâtı yerinde olmuştur. Allah taâlânın irâde ve ilminin ta*allûk ettiği şey kulun ihtiyarî fi'li olunca bunun faili olan kulun cebir altında bulunduğu nasıl iddia olunabilir? Üstelik Cenâb-ı Hak kulun irâdeye sâhib olduğunu «Dileyen iman etsin, dileyen de küfretsin»[54] mealindeki âyet-i kerîmesiyie açıkça ifade buyurmuştur nurettin sabuni maturudiyi akaidi. |
[QUOTE=Filozof;350683]Malesef ortalıkta çok boş yapan arkadaşlar var. Ve bizimde onlara zaman ayırmamız vakit kaybı. Şu tipler yüzünden başka hakiket arayan insanı da bu zann edib ciddiye almıyoruz...
Allahul Adil[/QUOTE Evet yine çok bilen bir zat-ı muhterem daha,insanları inancına göre yargılayıp boş olduğu kanatine varabilecek kadar zeki,ama ne hikmetse yazın camilerde ibadet ederken ateistin icat ettiği klimayla serinliyorsun,o camide ateistin bulduğu ampulle aydınlanıyorsun,hasta olduğunuz zaman ateistin bulduğu ilaçları kullanıyorsun,ulaşımını ateistin icadı motorlarla sürdürüyorsun,halen daha hakikat aradığını iddia ediyorsun, Hakikat insandır,insanın özüdür,hakikat kullanabiliyorsan aklındır,eğer hala bulamıyorsan eksiklik sendedir. Ünlü islam filazoflarından Mevlanaya dön bir bak, Yunuslara,Yavuzlara bunları bir incele,Onlar nasıl aramışlar hakikati, Üstad Neşet Ertaş Hakikat insanın gözünden olur diyor,bir düşün istersen İnsanı inancına göre boş olup olmayacağına karar verdiğini zannedip kendine güldürme güzel kardeşim. |
[QUOTE=Altuni;350789]
Alıntı:
Sizin yanıtınıza gelince ise, İnsanın içinde Allah yoksa, onun bom boş bir odadan farkı yoktur. Selametle |
Alıntı:
önce şunu anlamalısın ; Bu dünyanın bir imtihan hanedir..Sınav meydanıdır,herkesin imtihanıda farklıdıır.. Acılar içinde kıvranan bir insanın belki günahlarına kefaret olacaktır bu yaşadığı belki sabrederse Peygambere komşu olacaktır bu musibeti.. Gördüğüne hüküm verme arkadaki hikmeti tefekkür et..Bu mevzu ile ilgili 25.lema hastalar risalesine bak Dünyadaki rızık bütün mahlukata yeter,Değer biçip etiketleyen satan satın alan insan oğludur..Parası yoksa satın alamaz,parası varsa alır evinde çürütür..Suyun bile fazla kullanılması haramdır,evet sorumlusu biziz kardeşim..Girdiğimiz depresyonlarda bile frekansımız değişir depresyon üzere yayın yaparız çevremizide etkileriz sorumlusu bizi kardeşim. Ben bu dünyadan en çok mahlukatın bu arzu ve istekleri için gitmek istiyorum..Araba istiyor biniyor atmosfer zehirleniyor deliniyor,küresel ısınma başlıyor klima açıyor yine deliniyor,koltukaltı deodarantı kullanıyor yine deliniyor.. İstek ve arzularımız kısır bi döngüye sokuyor bizi.. Kadınlar altın seviyor ama altının hangi kimyasal ile ne şekilde hangi köylerde çıkarıldığını bilmeden sormadan önemsemeden istiyorlar,1 gr altın kaç kişiyi zehirliyor ? benimde örnekler saymakla bitmez,şimdi senden bir hayal kurmanı istiyorum..Bütün insanlığı dünya üzerinden 1 dakikalığına kaldır ve 100 sene geçsin bu durumun üzerine..Nasıl bir dünya görüyorsun ? Herkes birşeyler düzelsin iyi olsun istiyor kimi fiilen kimi cümleleriyle kimi facebook paylaşımları ile.. ama kimse elindekinden vazgeçmiyor.. Ne ayranım dökülsün ne tatsın olay yaşansın gül1 |
Kimse haşa Allah suçlu demesin burda tek suç insanliktadir
|
Allah c.c. mutlak galip, hüküm ve hikmet sahibidir. mülkünde istediği gibi tasarruf etmesi ,dilediğini yaratması, dilediğini bırakması,dilediğini rızıklandırması yada rızkını daraltması, bela ve musibetlere uğratması onun yetkisinde olan bir hakikattir. ve o bunda başka kimseye karşı mes ul de değildir. öyle ise neden böyle yaptıda şöyle yapmadı denilemez. neden böyle olmadıda şöyle oldu sebep ve hikmeti üzerinde tefekkür edilebilir.lakin sual edilemez, mes ul tutulamaz.mülkünde mutlak hükümdardır.
mahlukatı yaratmak, yok etmek yüce Allah mahsus tur. o bu mahlukatı hiç yaratmayabilir dide. insanın yaratılması daki yegane hikmet kulluk tut. diğer mahlukatın yaratılmasıda insana diğer mahlukatı hizmet ettirmektir. onlarda insanın emrine verilmiştir. Allah a kulluğu kolaylaştıracak her ihtiyaç yaratan tarafından yaratılan insana bahşedilmiştir. 27. Doğrusu onlar, acele geçen (dünyay)ı severler de önlerindeki ağır günü bırakırlar. 28. Onları biz yarattık ve eklemlerini (ve bütün vücut kısımlarını) sıkıca bağladık (sağlamlaştırdık). Biz dilediğimiz zaman, onları (helak eder) benzerleriyle değiştiriveririz (yerlerine başka insanları getiririz). 29. Şüphesiz ki bu (sûre) bir öğüttür/hatırlatmadır. Artık kim dilerse, Rabbine (varan) bir yol edinir. 30. Bununla birlikte Allah dilemedikçe siz (bir şey) dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Bu âyet-i kerîmede şuna işaret edilmektedir: Yüce Allah’ın bizim lehimize olan şeyleri ve hidayetimizi dilemesi için O’na yalvarmalıyız. O’na ibadet ve taatle yakınlık sağlamamız ve dilemesini dua edip istememiz gerekmektedir. Çünkü insan kendi iradesine/istek ve arzusuna bırakılırsa, aleyhine çıkacak en kötü şeyleri bile iyi diye isteyebilir. Böylece sapıklığa düşer.) [bk. 4/88] 31. (O,) dilediğini rahmetine eriştirir. Zalimlere gelince, onlar için acıklı bir azap hazırlamıştır.[8] insan 27...31 Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları ancak O bilir. Karada ve denizde olanı bilir. Düşen yaprağı, yerin karanlıklarında olan taneyi, yaşı kuruyu ki apaçık Kitap'tadır ancak O bilir.en am 59 |
bu sorular şeytanın sana vesvesesi Allah korusun kaç kaç bu düşüncelerden sonun helak olur
|
Kişi düşüncelerinden dolayı günaha girmez. :)
|
Alıntı:
Bazen insanların ne yapsa da duzeltemedigi anlam veremediği bir sorunla karşılaştığında haliyle metafizik bir güce ihtiyaç duyuyor. Çünkü rasyonel olarak düşündüğü her yolu deniyor araştırıyor yapıyor yine de musibet bir sonuç alamadığını in zihni bu yola dönüyor. Diğer sorun size gelen yardım diğerine neden gitmiyor? Vakti zamanında gitmediğini nerden biliyorsun? Bir de biraz büyük açıdan bakman lazım. Biz bu dunyadayiz ama daha önce nerdeydik ve daha sonra nereye gideceğiz? Bir ruhun yada kişinin yaşamının kaçta kaçı dünya aleminde geçiyor? Peki sonrası ne olacak? Allah bir ayetinde her zorlukta bir kolaylık vardır siz bilemezsiniz anlamına gelen bir ayeti var. Kesa her belada da bir hayır vardır gibi. Bizim aklımızın almadığını komple yok diye inkar etmek hem dine uygun değil hem de felsefede de yeri yok. Neden çoluk çocuk bir ekmeğe muhtaç oluyor? Aslında Allah her kulunu rızkı ile yolladığıni Kuran'da belirtiyor. Ama bazı şer insanlar başkalarının rizkina da göz diktiğinden biri aç kalıyor diğeri de varlık icinde yasiyor. Diğer sorun da sorumluluk meselesi. Bu da aslında kader dedigimiz şey ile ilgili. Burda da yine büyük açıdan olaya bakman lazım. Dünyaya gonderilisimiz ve şeytanın tüm insanligi doğru yoldan çıkartmak istemesi ve bu yönde çalışması, kıyamete kadar mühlet istemesi fln bunlar hep Kuran'da geçiyor. Bir mealini alıp okuyabilirsin. Allah seni yarattı ama meleklerden farklı olarak sana irade verdi. Kendin düşün taşın ona göre davran dedi. Evet bizler kulunuz Rabin lutfuyla hayata geldik ama belli bir irademiz var ve bunu doğru yolu seçmemiz, Allah'ın emir ve yasaklarını uyarak davranmamız gerektiğini istiyor. Umarım sorularına yanıt alabilmissindir. İnşallah hata yapmadan günaha düşmeden aciklayabilmisimdir. Olduysa hatam af ola. Daha bilgilerimiz düzeltsin. |
[QUOTE=Altuni;350789]
Alıntı:
düşünceler taraflı bakılıyor ve yetersiz verilerle hesaplamalar yapıyorsun sanırsın laf nokta atışı yapıyorsun.... ++++++++++++++++++++++++++++++++++++ o klimayi onu bunu icat eden ateist olmasaydı mesela edison olmasaydı dünya ışıksızkmı ampulsuzmu kalıcakdı dc enerji keşfedilmeycekmiydi? o atesit olmasaydı şu olmasyadı bu olamsaydı... sırp asılı genç prensi vurmasa dunya savaşı çıkmaycakmıydı... ilaaki bir kaç yıl sonra muciti tesla veya başak biri kefşedicek patneti alıcak ilerleycekdi.. dünya savaşı sebeplerine bakınca başak bir şekilde patlaycagını görüceksin.. gaybı yani gelecek bilgileri nde sonsuz varyasyon sonsuz farklı iddia edeebilir ama hiçbir gerçek olmaycak sonuçunda.. ++++++++++++++++++++++++++++++++++++++ o atesit le yaptığın bilgisayarda bu stiede geziyorsun falan bu laflar çok boş bak bir sürü islam alimi var: Hârezmî, Câbir İbn Hayyân, Sâbit İbn Kurrâ, Ebu Kâmil Şûcâ, el-Kerecî, el-Cevherî, İbn el-Heysem, Ömer Hayyâm ve Nâsirüddîn-i Tûsî bunlar olmasaydı geometri ,cebirfizik kanunlarını bir kısmı vsvs. keşfedilmeycekmiydi 2023 e kadar?? müslim yada gayrimüslim biri tarafından?? elbete edilicekdi ha erken hha daha yavaş ama bi şekilde olucakdı.. iddian olan ateisim gerçekse açıklanamyan TÜM bilimsel çalışmaları açıklaması gerekir... -bilim nedir? deney ve gözlemle tekrar edilebilir aynı sonucu veren çalışmalardır -yani a maddaesi ile b maddesi karıştırınca hep ab olması ve her yerde aynı sonucu vermesi... -desemki ben a ve b maddesini karıştıyıorum ssonuc c maddesi oluyor bilimsel tüm alet edavet da yanımda ama açıklanamıyor ne dersin? -teknoloji yetersiz bir çeşit oyun var ya şoyle olabilir boyle olabilir -e kanıt yok tekrar edilebilir bilgin tekra r etmiyor napıcağız açıkla bilim sahtemidir? -bilim aslında en az YANLIŞ İLE EN AZ YANLIŞ olan şeyi keşfetmektir çünkü zaman geçtkikce bilienen şeyler yeni öğrenilen şeylerle değişebilir bu gerçek bilimdir... bilim herşeyi açıklamaz hakikat da onlarca örneğide var bilim toplumlarının da islam toplumlarınında ++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++ -çoçuk tecavüzü -insanların açlık sorunları -doğal afetler -vsvs. 1-tanrı varsa bunlara neden engel olmuyor? 2-tanrı o kadar zekiyse gelceği biliyorsa insanı neden yarattı nede olsa onu programlayan her yapıcağını bilen birisi bunu neden yapar... robot paradoksu? 3-insanın yaratılış amacı nedir? ŞİMDİ KONUNUN ÖZETİ VE CAVABI: ayetler: -Ve sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et. -Ve ben, Cinn-ü İnsi ancak bana kulluk etsinler diye yarattım -Her birinin bir yöneti vardır, o ona yönelir, Haydin hep hayırlara koşun, yarışın; Her nerede olsanız Allah sizi toplar, bir araya getirir, şüphesiz ki Allah her şeye kadîr -Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyüktür. Fakat insanların çoğu bilmezler. bilmsel açıklamaları olan bir çok ayet vardır: -göğün kalkan görevi gördüğüne dair -su döngüsü -biyolojik ayrıntılı açıklamalar -oku emri -vs vs. ;yani insanı yaratılış amacı: -kendisini yaratana ölene kadar ibadet etsin -ibadeti de diğer ibadet edenlerden daha çok allahın hoşuna gidicek şekilde kendi aralarında yarışsın (yalansız hilesiz çalmadan kötü soylemeden gasp etmeden öldürmeden güzel sözle ,doğru soyleyerek,şiddete başvurmadan,konuşarak ,düşünerek,şahit tutarak kısacası KÖTÜ lük yapmadan iyilik yaparak İBADET ETvs vs...) -bize bir amaç veren ve bu amaç İNSAN toplumunu dinamiğini kültürünü benliğini korumaya yönelik modern toplumun temel direklerini oluşturur aksi senaryoda -insan toplumu gelişemez -ahlak yapısı oluşmaz - yolsuzluk önü alınmaz -tecavüz hırsızlık ölüm vb. -ne bilim ne medeniyet nede dünyada diğer canlılar ile bütün bir şekilde yaşıyamayız -yani allah sebepler ve sonuçları yaratandır (ki hayat zıtlıklarda anlam bulur ışığın varlığını anlamak için ışıksızlığa muhtaçız.. ve bize neyi nasıl yapıcağını resul ve kitaplar aracılığıyla hatırlatmışdır... -insan aklı da tüm herşeyi açıklamaya yetmeyceğini net bir şekilde vurgulanmış... -din ve tanrı olmak zorunda yoksa zaten toplum dinamiği diye birşey oluşamazdı ++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++ belki dersin e bu ülke yada geçmişteki şu ülke nasıl şu hale geldi şuan bu haldeler fln bu iddia da oldukça yetersiz verilerle oluşur nede olsa toplumu bilimini ilerleten beyin kısmında işler nasıl yürüyor üst makamlarda bilmiyoruz -orta sınıfın hepsi inançsızmı yoksa bir inançlı yada insansızın idaresi sayesindemi o kadar binaları yükseltiyor sanayi gelişiyor falan.. -alt sınıf inançı yada inançsızllığı ne deneli etki gösteriyor vs vs FALAN yüzlerce farklı teori atılabilir ama hiçbiri bilimsel olarak kesin bir şekilde açıklanamaz sadece istatistik tahmini verilerle şoyle olması muhtemel gibi cevaplar verirsin bu da gerçek anlamda bilimsel olan bir cevap olmaz benim gözümde |
[QUOTE=ulucayto;550495]
Alıntı:
|
[QUOTE=BenBenMiyimm;550502]
Alıntı:
sonra başka birisi vardı bu benbenmiyimin diğer hesabı ya falan dedi o kişi hayır ben değilim vs dedi sanada banlı hesaptan etiket attım vs de işte boyle garip bir süreç yaşadık doldurursan konuşuruz özelden yine hayırlı günler sen zorlanmazsın zaten 50 mesajda :d teytey |
[QUOTE=ulucayto;550503]
Alıntı:
|
[QUOTE=BenBenMiyimm;550508]
Alıntı:
admine demişdim ama hesapın benbenmiyim sanırım : süreli hesapmış süresi bitiği için kapanmış yani admin ban atmamış direk diye biliyorum o yüzden açılmadı diye biliyorum -admine sormuşdum neden banlandı falan gibisinden açıklamıştı -şimdi admine tekrar ilettim geri dönüş sağlarım lakin ilginç olan o güneydoğanmı nedir wseni hatırlamadığını tanımadığını soyledi.... |
[QUOTE=BenBenMiyimm;550508]
Alıntı:
|
[QUOTE=BenBenMiyimm;550508]
Alıntı:
|
Sorduğunuz tüm soruların cevapları Risale-i Nur külliyatında var. Okuyabilirsiniz, meydandadır.. Bu sorular ilk sizin aklınıza gelmedi, ve cevapları çok açık, kolay ve anlaşılırdır..Hatta foruma değil, googleye yazsanız dahi bir sürü ikna edici cevabı çıkar..
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] İnsanları katleden Allah değil Allah zalimlerin ancak azginligini arttırır bı ayette. Sapanlara şeytanları musallat ederiz ki azabı artsın gibisinden okumuştum yanlış değilsem yani yaptıkları zulümler onların ancak cehennemde azabını arttıracak Sen herşeyden sormuşsun Fakat çocuğu aç kalması Belki ana babasına imtihan oradaki hicmeti kerameti biz bilemeyiz bilmediğin konularda aşiriya gidersen saparsin tevekkül edecen kahinati yaratan herşeyde bilir yani
Kalu belada biz söz verdik Allah unutturdu sonrada dünyada hatırlattı elcilerle Yaradilan yaratandan hesap mı soracak ? Allah hesap sorar kul değil başka kulun imtihanı onu ilgilendirir onun adına isyan etmek ne alaka yani herşeye cevap almakla anlamazsın kimin cevabı seni tatmin etmeyebilir beyin inkara hazirken kul tevekkül edecekti gerçekten soruları cevaplasın tevekkül eden kullarinda böyle sorusu olmaz Bu tür sorular kişiyi dinden çıkarabilir dinde aşırıya gitmememk gerek Ve metafizik derken Allah herkuluna başka bişey ihsan eder kime ne ihsan etmiste burda alaycı konuşma yapıyorsun ki herkes Allah a muhtaç kendimden yana Allah a ne dua etmişsem dünyalık hevesimden fedakarlık edip duama kavusmusum hacetime Ayet ayet inkar etmek için sebep arıyorsun Kuran uyarmak için öğüt vermek için indi aklını kullanmayanlar innanmaz inkar eder kullananlar ise feraha erer bukadar basit yani burdaki insanlardan ne bekliyorsun ki sen okuyupta tatmin olmamış sn Cevaplar basit neden geldik neden yaratıldığı ufak bı araştırmayla öğrenilir tatmin olmayan da insanları kendi fikrine çağırır. Allah çocukları aç bırakan durduk yere kullarina zulmeder savaş çıkmasına sessiz kalır falanlar filanlar bu laflar sana inandırıcı geliyorsa inan Allah bı kum tanesini dahi bosyere yaratmadı herşeyin sebebi var diyip tevekkül eder müminler |
Alıntı:
Bu dünyaya rahat etmeye değil imtihan edilmeye geldik. Allah CELLE CELALUHU kimseye soracak değil ne yapacağını. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Tek bir çerçeveden olaylara bakmayı bırakırsan neyin ne olduğunu göreceksin Allah'ın Celle Celaluhu izniyle |
Alıntı:
|
çok saçma bir soru olmuş keşke sormadan önce düşünse aslında mantık yürütülerek bile sonuca ulaşılabilir. Hem sorular zor değil hemde hristiyan geleneğinden etkilenmiş gibi duruyor.
|
Allah Dünya'yı yarattı, bizi yarattı.
Bize hayatı hediye etti, Dünya'ya yolladı. Cenneti ve cehennemi yarattı. Bize irade verdi, hangisine gideceğimizi bize bıraktı. İyiyi de yarattı, kötüyü de yarattı. Ne tepki vereceğimize baktı. |
Alıntı:
Yüce Allah bizi yarattı evet ama bize iradede verdi, akılda verdi, maddi ve manevi güçte verdi. Allah o yardım dileyen kulunu yalnız bırakmaz ya duasına hemen icabet eder yada ahirette büyük bir mükafatla mükafatlandırır. Biz Allaha aidiz kanımız canımız ve rıhumuz onundur ne istiyorsa yapar. Allah imtihana sokacağım sizi diyor. Her şey güllük gülistanlık olursa imtihan nerede kaldı. Dünyaya geliş amacımızı ne çabuk unuttun Allah kuluna mükafatı ahirette verecektir . Günümüz filistini ele alalım . Onlar sahipsizmi bırakıldı hayır. Allah istese hemen o İsrail’i yetin dibine sokar ama yapmıyor çünkü bizim ne yapacağımıza bakıyor. Kim buğz ediyor kim yardım ediyor ona bakıyor. Allah imtihan dünyasına gönderdi bizi. Öyle her duaya hemen yanıt verse imtihan bozulur. Kuranda geçer eğer biz isteseydik katımızdan bir mucize gönderirdikde onlar inanmak zorunda kalırlardı. Yani eğer istesem hepsine yaratıcının kim olduğunu gösteririm ama ben bunu istemiyorum diyor rabbimiz. Bu din gayba imandır. Bunu unutma. Allah onlara yine yardım ediyor ama biz bilemiyoruz göremiyoruz. Eğer görseydik imtihan bozulurdu. Allah bir kavmi helak etmek ve yahut bir kulunu kurtarmak için belli bir süreye kadar bekler. Acaba bana sığınacakmı yoksa isyan edecekmi diye. Ben çok kişi tanıyorum evlerinde yiyecek bir kuru ekmeği sarınıp yatacağı bir battaniyesi olduğu başka bir şey olmadığı halde elhamdulillah diyen şükreden namazı aksatmayanları. Onaların yanlarından geçmeye utanıyorum. O namazlar ibadetler ve teslimiyet adamın yüzüne yansımış sanki. Bu adama dünyaları versen almaz çünkü iç huzuru bulmuş artık. Allah yusuf kendine sığınınca kuyudan çıkarıp sultan yapmadımı. Yunusu sığındığı için balığın karnından kurtarmadımı. İbrahimi ateşten ismaili bıçaktan sığındığı için teslim olduğu için kurtarmadımı. Meseleyi anladınmı şimdi? Yardım gider ama açıktan gitmez bizler farketmeden yadım onlara ulaşır. Hangi ayetler çelişkiliymiş anlatta öğrenelim ? |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:38. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com