![]() |
Alıntı:
Elhasıl: Bu âyet, müteaddit ve çok tabakalarından, bir işârî tabakadan hem Risaletü’n-Nur’a, hem müellifine, hem bu on dördüncü asrın iptidasına, hem iptidasındaki Risaletü’n-Nur’un mebde’ine remzen, belki işareten, belki delâleten bakar. âyetinin tetimmesi EN'AM 122 AYET âyetinin kuvvetli işaretini hem teyid, hem letafetlendiren üç münasebet birden Ramazan’da kalbime geldi. Kat’î bir kanaat verdi ki, kelimesine tam münasip Said’dir. Bu âyet Risale-i Nur tercümanı olan Said’i unvanıyla göstermesinin bir hikmeti budur ki: Mevtin muammasını ve tılsımını Risale-i Nur ile o açmış, o dehşetli yüzün altında ehl-i imana çok ünsiyetli, sürurlu, nurlu bir hakikat keşfedip ispat etmiş. Ve mevt-âlûd hayat-ı fâniyede boğulan ehl-i ilhada karşı, bâkiyâne, hayat-âlûd, muvakkat bir mevt-i zâhirî ile galibâne mukabele eder...... buradaki anlatilani aciklarmisin ne demek isteniyor,sen aciklayamazsan ben aciklamasini yapacagim |
Alıntı:
|
Alıntı:
1923 demn 1950 ye kadar islamla savaş edilmiş camiler ahıra çevrilmiş türkçe ibadet yapılıyor alimler asılması cuma namazı 9da kılınması diyanet ilk başkanı haham dı keferenin kucağında 10yaşınd a çocuğa alıp bira içirip içki rejlamı kadınların bedeni satılık hale getirerek genelev açılması gibi daha niceleri bu dönemler arasında islamla savaşılmış şimdi üstad hz. Menderese chp ve laiklik için desteğini bu düzeyde verdi özellikle ezanın arapça olmasından dolayı... Bediüzzaman neden “Euzü billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyaseti” dedi? Eski Said siyasetle, içtimaiyat-ı İslâmiye ile ziyade alâkadardır. Fakat, sakın zannetmeyiniz ki, o, dini siyasete âlet veya vesile yapmak mesleğinde gitmiş. Hâşâ! Belki o, bütün kuvvetiyle siyaseti dine âlet ediyormuş. Ve derdi ki: “Dinin bir hakikatini bin siyasete tercih ederim.” Evet, o zamanda kırk-elli sene evvel hissetmiş ki, bazı münafık zındıkların siyaseti dinsizliğe âlet etmeye teşebbüs niyetlerine ve fikirlerine mukabil, o da bütün kuvvetiyle siyaseti İslâmiyetin hakaikına bir hizmetkâr, bir alet yapmaya çalışmış. Fakat, o zamandan yirmi sene sonra gördü ki, o gizli münafık zındıkların garblılaşmak bahanesiyle siyaseti dinsizliğe âlet yapmalarına mukabil, bir kısım dindar ehl-i siyaset, dini siyaset-i İslâmiyeye alet etmeye çalışmışlardı. İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara alet ve tâbi olamaz. Ve alet yapmak, İslâmiyetin kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir. Hatta Eski Said o çeşit siyaset tarafgirliğinden gördü ki: Bir salih âlim, kendi fikr-i siyasîsine muvafık bir münafığı hararetle sena etti ve siyasetine muhalif bir salih hocayı tenkit ve tefsik etti. Eski Said ona dedi: “Bir şeytan senin fikrine yardım etse rahmet okutacaksın. Senin fikr-i siyasiyene muhalif bir melek olsa lânet edeceksin.” Bunun için Eski Said “Euzü billahi mine’ş-şeytani ve’s-siyaseti” dedi. Ve otuz beş seneden beri siyaseti terk etti. Tarihçe-i Hayat, s. 107 Bediüzzaman’ın otuz beş sene sonra siyasete bakmasının sebebi Otuz beş senedir ki siyaseti bırakmıştım ve Nurculara da “Bırakınız!” diyordum. Sebebi, siyaset ihlası kırar. Fakat şimdi hissettim ki, bazı münafıklar dindarları perde yapıp dini siyasete alet; sonra da siyaseti dinsizliğe alet etmeye çalıştıklarından safdil dindarların hatırı için bir-iki defa siyasete baktım, gördüm ki: Bizi bu üç-dört mahkemede “Dini siyasete alet ediyor” diye itham edenler kendileri dessasane dini tezyif etmek için kendileri sonra da siyaseti dinsizliğe alet etmek için dinsizlik düsturlarını kanuna bağlamak gibi dünyada hiçbir şeddad, hiçbir zalimin yapmadığı bir dehşet gördüm. Şiddetli bir me’yusiyetim içinde, Hürriyet başında bizimle, yani İttihad-ı Muhammedî (asm) Cemiyeti ile, İttihadçıların bir kısmındaki gizli farmasonlara muarız ve manen bizimle, yani İttihad-ı Muhammedi ile müttefik olan Ahrar Fırkası yine otuz beş sene sonra dirildi, yine uyandı. Birden şeair-i İslâmiyenin başında olan ezan-ı Muhammedi’yi farmasonların zincirlerini kırıp ilan etmesiyle; siyasetten kat’-ı alaka eden, eskide “İttihad-ı Muhammedî” şimdi “Nurcular” namını alan ve İttihad-ı İslâm içinde bulunan kardeşlerimiz yanlış basmamak için bazı şeyleri söylemek isterdim. Fakat Risale-i Nur benim bedelime konuşuyor dedim, yüzümü çevirdim. |
Benim vaktim geniş değil her daim yazamam risale nuru bir kenara koyalım ve hiç bir şekilde risale nurdan bahsetmeden senin doğrularından konuşursak devam edelim merak ettim senin doğruların nelerdir.
|
benim dogrularim:Allahin emri ile,kuran,hadis ile cizilen 4 hak mezhebin acikladigi devam ettirdigi bize yol gosteren yol,bu yolun disinda su kitap,bu sahis,su evliya,bu alim ve yazdiklari hic bir sey bunlarin onune gecemez benim yolum bu
|
Alıntı:
|
hocalarım tartışmak yerine şu arkadaşa yardımcı olmak için bir şeyler söyleseniz daha iyi olur sanki
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ya aslında bahsettiğin kuran ve sünnet yolunda olman çok güzel birşey ama ben o kuran sünnet yolunda alimleri müslümanların Allaha kullukta çok faydalndığı kaynakları eleştirmeni ehli sünnet vel cemaat yolunda müslümanların gittiği yolu küçümsemeyi aslında bakarsan kuran sünnetde bu yoktur ve müslümanları ve müslümanların Alaha kullukta faydalandığı kaynakları eleştirmek dıştan islam üzerine de olsa bir gün yaptığı o kötü amelden dolayı kalpteki imanı alır nefsinle uğraşmayı bırakıp şeytan yolundan giderek sürekli nefret kızgınlık sataşma vb hallere girilir. Nefsinle uğraş nefsinin yaptığı kötülüğü 1000 zalim kattar kişi yapamaz müslümanları eleştirmeyi de bırak ümmeti muhammedi hatalarıyla doğeularıyla sevmeye bak... |
Tartışmanın manasız olduğunu düşünüyorum kimi o yoldan gitmiş kimi bu yoldan gitmiş tüm yollar Rabbimize çıkıyor mu çıkıyor mu çıkıyor .Dinimiz bir kitabımız bir peygamberimiz bir bırakın herkes istediği gibi Rabbimize ulaşsın.
|
Alıntı:
|
Tartışmalar bir yana ben kardeşimize çok kısa bir reçete vereceğim.
Abdülkadir Geylani hazretlerinin Fütûh-ul Gayb isimli eserini alsın, yavaş yavaş hergün 1 sayfa okumak kaydıyla okusun. Bunu yaparken de hergün 3-5 cüz Kur'an okumaya başlasın. Önce içindeki tevhidi bir sağlamlaştırsın. Olgunlaştırsın ve hayatı kavramaya başlasın. Sonra kaderini ve imtihanların ne olduğunu yavaş yavaş ayetlerde çözmeye başlayacaktır. Sonrası ise çorap söküğü gibi gelecektir. |
Yaşanılanların aynısını yaşamış biri olarak canımın son damlasına geldim...Rabbim yardımcın olsun belki birimizin duası sana tecelli eder
|
Bu imtihanları yaşamak isteyen ve yaşadığı için sonsuz şükür eden insanlar vardır. Allah yolundan ayrılma o daima sana doğru yolu gösterir.
|
Gecenin en karanlık oldugu an şafagın en yakın oldugu zamandır.tamda burda sabretmen lazım.
|
Alıntı:
|
Vebil kaderi hayrihi ve serrihi menallahi tela
Allah her şeyin yaraticisidir.kul kasıp Allah haliktir.bu düşüncelerle sabredip Allah a havale etme ve tevekkül en istikameti olan yoldur.tevbe ve istiğfar etmeli,sadaka vermeli ,nefis muhasebesi yapmalıdır.Allah kalplerimiz deki samimiyetin ölçüsünü imtihan etmektedir. |
Allahu teala seni sevdiği icin yaklasmani istedigi icin sıkıntı verdiğini düşünür ve O na göre yasar isek sıkıntılar sevince döner sakın isyan etme ALLAHU teala ya sığın ayni seyleri yasayan tek sen degilsin hepsi gecer ama sana bağli nasil gececegi?heart3
|
Hak için hakikatli konuşmak elzemdir
Alıntı:
Selamün aleyküm hayırlı cumalar. Dini yaymaya çalışan insanlar siyasette görüşe sahip olmamalı dünyevi işlere karışmamalı gibi bir düşünce olurmu hiç. Baskıların olduğu bir devirde değişim için bu arkadaşın uygun olacağını düşünüp desteklemiş. Adnan Menderes içki de içen biri yani kalkıp onun yaptıklarına'da ortak mı olmuş oluyor? Hayır dostlar hayır ya hep ya hiç görüşü olmamalı.ikinci olarak siyatetle içli dışlı da olmamıştır. Bu kazanması için bir destektir siyasete bil fiil katılım değil. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Hak için
Alıntı:
Eğer biz Müslümansak anarşiye de karşıysak önlem olarak yapabileceğimiz kolun kesilmesine aman vermektense parmağın kesilmesini tercih etmektir bahsettiğiniz izinler bunlardir. Sisteme destek vermek değildir, bu sistemin ezmesini İslami hakları gaspedilmesini önlemek için önlem almaktır. Ameller niyetlere göredir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Tamamen farklı düşünüyoruz ya hep ya hiç anlayışı kabul edilebilecek bir anlayış değil bu durumda sizin söylediğinize göre ülkeyi terketmek şeriatle yönetilen bir devlete gitmek lazım (bunu da günümüzde idda eden devletler yaşıyormu i da büyük bir soru işareti) sistemi yonetemiyorsan hiç müdahil olmama durumu sistemi değil kişileri soyutlar.Bu devir fikirlerin çarpıştığı bir devir fikir olarak şeriatı de yaymak için kişiler yetiştirmeye çalışırsın |
Alıntı:
kendi ulke insanına mi? baska ülkedeki insanlara mi yayacaksin? asil soru şu şeriat nedir? |
Alıntı:
Fikir savaşları devri. Köşeye sinme değil |
Alıntı:
devlet kolu ne demek? muslumanin gorevi yasadigi bolgeye Allah konunlarini hüküm kilmaktir, Kanun koyma hakki Allahin iken , onu alip meclise vermek degildir, |
Alıntı:
Ama o %60 kesim bir temsilci çıkarıp desteklerse o zaman değişim oluyor işte. Teorik pratiğe uymazsa olmaz |
Alıntı:
iran seriat devletimi? ve seriat nasil gelir? |
Alıntı:
Nasıl gelir bu sorunun cevabını senden duymak isterim seçimlere katılmayaraj ortak tavır dersen önceki mesajımı okumanı tekrar öneririm |
Alıntı:
seriat nereye gittide oy vererek getiriyorsun? seriat herkesin evinde ya dolap üstünde yada bir ortü icerisinde duvarda asili duruyor eger o duvarda asili durani oradan indirip onun dediği şekilde yasarsan seriat gelmiş demektir, ama icki yok, zina yok, borsa yok, faiz yok, çalma yok ve mecburen sartlara uymak zorundasin, eger namaz kilmiyorsan mecbur kilacaksin yoksa hapis dayak var iste o yuzden halkin buyuk cogunlugu seriat istemiyor ve kurani yasamiyor... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:04. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com