Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Allah'a ulaşmak (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/54146-allaha-ulasmak.html)

aeth 19.09.20 18:16

Allah'a ulaşmak
 
Allah'a nasıl ulaşılır

FevkAL-BeşER 19.09.20 18:24

Alıntı:

aeth Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373506)
Allah'a nasıl ulaşılır

Maneviyatını yukselt, takva sahibi ol, nefsini kontrol et. Yanı tam teslimiyetle.

Codex 19.09.20 18:48

Kuran ve sunnete uygun yasamakla.

Yet80 19.09.20 18:48

Nefisin farkında ol nefsini ne kadar farkındaysan Allaha o kadar yakınsın
Nefsini bilen Rabbini bilir

Abdulfettah 24.09.20 08:52

Alıntı:

aeth Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373506)
Allah'a nasıl ulaşılır

Tarikat ile, bir Şeyhe bağlanmak ile.

---------- Post added 24.09.20 at 08:54 ----------

Alıntı:

aeth Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373506)
Allah'a nasıl ulaşılır


Kul ile Mevla'nin başta tam manasiyla bir yakınlığı yoktur. Bu nedenle mürşid Mevla'ya ulaşmaya vasıtadır.

imas 24.09.20 09:06

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374648)
Tarikat ile, bir Şeyhe bağlanmak ile.

---------- Post added 24.09.20 at 08:54 ----------




Kul ile Mevla'nin başta tam manasiyla bir yakınlığı yoktur. Bu nedenle mürşid Mevla'ya ulaşmaya vasıtadır.

Allah azze ve celle buyuruyor ki "Ben kuluma şah damarindan daha yakınım" nasil basta tam manasiyla yakinligi olmuyor,simsar usulu arada biri olmadan olmuyor,yada ruhban usulu araya birini koymak gerekiyor...ya bu ayet yalan,Allah yalan soyluyor(sümme hasa),yada senin dedigini diyenler yalan soyluyor,secim senin....

Abdulfettah 24.09.20 09:17

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374657)
Allah azze ve celle buyuruyor ki "Ben kuluma şah damarindan daha yakınım" nasil basta tam manasiyla yakinligi olmuyor,simsar usulu arada biri olmadan olmuyor,yada ruhban usulu araya birini koymak gerekiyor...ya bu ayet yalan,Allah yalan soyluyor(sümme hasa),yada senin dedigini diyenler yalan soyluyor,secim senin....


Mevla Teala kuluna şah damarindan yakındır elbette. Ancka kişi evliya olmadna Allah'a ulaşamaz, bunun için de tarikat gerek.
Hatayı ben yaptım, herkesin anlayamayacağı şeyi soyledim. Rasulullah SAV e bile aracı olarak Cebrail Aleyhisselam geldi, o vahyi getirdi... Peki hasa Cebrail as Muhammed Mustafa SVAdsn daha mı çok Allah'a yakındır? Elbette O Rasulun hürmetine alemler halkedildi. Rasulullah SAV e bile vahiy vesile yoluyla geldi. Ya ilh, ya rüya ya da melek vasitasiyla. Biz Rasulullah dan daha mı üstünüz ki direkt Allah'a ulaşalım ?

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374664)
Mevla Teala kuluna şah damarindan yakındır elbette. Ancka kişi evliya olmadna Allah'a ulaşamaz, bunun için de tarikat gerek.
Hatayı ben yaptım, herkesin anlayamayacağı şeyi soyledim. Rasulullah SAV e bile aracı olarak Cebrail Aleyhisselam geldi, o vahyi getirdi... Peki hasa Cebrail as Muhammed Mustafa SVAdsn daha mı çok Allah'a yakındır? Elbette O Rasulun hürmetine alemler halkedildi. Rasulullah SAV e bile vahiy vesile yoluyla geldi. Ya ilh, ya rüya ya da melek vasitasiyla. Biz Rasulullah dan daha mı üstünüz ki direkt Allah'a ulaşalım ?


Hukemâ der ki; Bir kişi yıllar yılı aglasa' "ÂH, VÂH" etse askindan, Mevlasini arayıp dursa, bir mürşide bağlanmadan Rabbisine ulasamaz. Tarikatın hak olusu, bir murside baglanmka ayetlerde de geçer. Fetih süresinde mesela:
Şübhesiz ki sana bîat edenler, ancak Allah'a bîat etmektedirler. Allah'ın (kudret)eli(1) onların (sana bîat eden) ellerinin üzerindedir. Artık kim (bîatını) bozarsa, o takdirde ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a, hakkında söz verdiği şeyi yerine getirirse, bunun üzerine (Allah) ona yakında (pek) büyük bir mükâfât verecektir.(2)*

Burada bağlanmak (kalbi bağlamak) mürşid yoluyla Allahadir. Mürşide kalbi baglamak denilse de zaten mürşid Mevla'nin nuruyl pürnûr olmuştur. Ahdimiz Allah'a (Tarikat dersini, -zikri ve rabitayi- bırakmayacağını dair bir ahd) elimiz mursidimize bağlıdır. Tarikata baglanani Mevla günahlardan hıfz eder, Allahu Teala bin yedi, bu kullarının ellerinde uzerindedir

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374670)
Hukemâ der ki; Bir kişi yıllar yılı aglasa' "ÂH, VÂH" etse askindan, Mevlasini arayıp dursa, bir mürşide bağlanmadan Rabbisine ulasamaz. Tarikatın hak olusu, bir murside baglanmka ayetlerde de geçer. Fetih süresinde mesela:
Şübhesiz ki sana bîat edenler, ancak Allah'a bîat etmektedirler. Allah'ın (kudret)eli(1) onların (sana bîat eden) ellerinin üzerindedir. Artık kim (bîatını) bozarsa, o takdirde ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a, hakkında söz verdiği şeyi yerine getirirse, bunun üzerine (Allah) ona yakında (pek) büyük bir mükâfât verecektir.(2)*

Burada bağlanmak (kalbi bağlamak) mürşid yoluyla Allahadir. Mürşide kalbi baglamak denilse de zaten mürşid Mevla'nin nuruyl pürnûr olmuştur. Ahdimiz Allah'a (Tarikat dersini, -zikri ve rabitayi- bırakmayacağını dair bir ahd) elimiz mursidimize bağlıdır. Tarikata baglanani Mevla günahlardan hıfz eder, Allahu Teala bin yedi, bu kullarının ellerinde uzerindedir

( Tarikata girince kişi Allahu Teala ya rabitayi ve zikri bırakmamaya yemin etmiş gibi olur. )

Tarikat Allah'a ulaşmanın tek ve en hızlı yoludur. Mürşidin büyüklüğüne göre mürid de o kadar büyük olmaya başlar.
Sizler ehl-i tarikatın sapıklık ve dalalet içinde oldugunu söylüyorsunuz, sizi yoldan saptıran da sahte tarikatalrdann gördüğünüz duyduğunuz sapikliklardir. Rabbim hidayet versin. Hidayet ne büyük şeydir.

imas 24.09.20 09:36

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374664)
Mevla Teala kuluna şah damarindan yakındır elbette. Ancka kişi evliya olmadna Allah'a ulaşamaz, bunun için de tarikat gerek.
Hatayı ben yaptım, herkesin anlayamayacağı şeyi soyledim. Rasulullah SAV e bile aracı olarak Cebrail Aleyhisselam geldi, o vahyi getirdi... Peki hasa Cebrail as Muhammed Mustafa SVAdsn daha mı çok Allah'a yakındır? Elbette O Rasulun hürmetine alemler halkedildi. Rasulullah SAV e bile vahiy vesile yoluyla geldi. Ya ilh, ya rüya ya da melek vasitasiyla. Biz Rasulullah dan daha mı üstünüz ki direkt Allah'a ulaşalım ?

senin Allaha ulasmaktan kastin nedir? Resulullah vahiy,hz Cebrail bunlarin Allaha ulasmakla bir alakasi yok,orada yaradilmislarin en ustunu,meleklerin en buyugu ve gelen vahiy var bu farkli bir hadise...evliya olmadan Allaha nasil ulasilmaz bunu bir acikla...insan elini acip Allah dedigi anda,lebbeyk dedigi anda,perde kalkar,kisi Allaha ulasmis demektir,bu Yaradanin sozudur...birde su bir yerlerden kopyala yapistiri yapmayin,kendi fikrinizle bilginizle aciklayin,senin kopyala yapistir yaptigin yerleri herkes okuyor,burada onemli olan kidinin bilgisi dahilinde konusmasi..ayetleride tarikat diye yorumlamayin,ayetler muslumana geldi,tarikatlara degil,hic bir ayette tarikat,sozu ve imasi gecmez...

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374664)
Mevla Teala kuluna şah damarindan yakındır elbette. Ancka kişi evliya olmadna Allah'a ulaşamaz, bunun için de tarikat gerek.
Hatayı ben yaptım, herkesin anlayamayacağı şeyi soyledim. Rasulullah SAV e bile aracı olarak Cebrail Aleyhisselam geldi, o vahyi getirdi... Peki hasa Cebrail as Muhammed Mustafa SVAdsn daha mı çok Allah'a yakındır? Elbette O Rasulun hürmetine alemler halkedildi. Rasulullah SAV e bile vahiy vesile yoluyla geldi. Ya ilh, ya rüya ya da melek vasitasiyla. Biz Rasulullah dan daha mı üstünüz ki direkt Allah'a ulaşalım ?




Hukemâ der ki; Bir kişi yıllar yılı aglasa' "ÂH, VÂH" etse askindan, Mevlasini arayıp dursa, bir mürşide bağlanmadan Rabbisine ulasamaz. Tarikatın hak olusu, bir murside baglanmka ayetlerde de geçer. Fetih süresinde mesela:
Şübhesiz ki sana bîat edenler, ancak Allah'a bîat etmektedirler. Allah'ın (kudret)eli(1) onların (sana bîat eden) ellerinin üzerindedir. Artık kim (bîatını) bozarsa, o takdirde ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a, hakkında söz verdiği şeyi yerine getirirse, bunun üzerine (Allah) ona yakında (pek) büyük bir mükâfât verecektir.(2)*

Burada bağlanmak (kalbi bağlamak) mürşid yoluyla Allahadir. Mürşide kalbi baglamak denilse de zaten mürşid Mevla'nin nuruyl pürnûr olmuştur. Ahdimiz Allah'a (Tarikat dersini, -zikri ve rabitayi- bırakmayacağını dair bir ahd) elimiz mursidimize bağlıdır. Tarikata baglanani Mevla günahlardan hıfz eder, Allahu Teala bin yedi, bu kullarının ellerinde uzerindedir



( Tarikata girince kişi Allahu Teala ya rabitayi ve zikri bırakmamaya yemin etmiş gibi olur. )

Tarikat Allah'a ulaşmanın tek ve en hızlı yoludur. Mürşidin büyüklüğüne göre mürid de o kadar büyük olmaya başlar.
Sizler ehl-i tarikatın sapıklık ve dalalet içinde oldugunu söylüyorsunuz, sizi yoldan saptıran da sahte tarikatalrdann gördüğünüz duyduğunuz sapikliklardir. Rabbim hidayet versin. Hidayet ne büyük şeydir.

""""Sizler ehl-i tarikatın sapıklık ve dalalet içinde oldugunu söylüyorsunuz, """" bunu yazmissin bunu kim soyluyor,simdi oyle soyleyen oldumu? kopyala yapistir yaptigin icin ne yazdigindan haberin yok,okumadan yapistirdin...

Abdulfettah 24.09.20 18:57

Alıntı:

aeth Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373506)
Allah'a nasıl ulaşılır

Şu sözü de yazmak isterim kardesim; "Trene binmek için istasyona gitmek lazım, Mevlâ'ya kavuşmak için de, mürşid-i kâmil bulmak lazım." -Mahmûd Efendi Hazretleri

Abdulfettah 24.09.20 19:06

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374674)
senin Allaha ulasmaktan kastin nedir? Resulullah vahiy,hz Cebrail bunlarin Allaha ulasmakla bir alakasi yok,orada yaradilmislarin en ustunu,meleklerin en buyugu ve gelen vahiy var bu farkli bir hadise...evliya olmadan Allaha nasil ulasilmaz bunu bir acikla...insan elini acip Allah dedigi anda,lebbeyk dedigi anda,perde kalkar,kisi Allaha ulasmis demektir,bu Yaradanin sozudur...birde su bir yerlerden kopyala yapistiri yapmayin,kendi fikrinizle bilginizle aciklayin,senin kopyala yapistir yaptigin yerleri herkes okuyor,burada onemli olan kidinin bilgisi dahilinde konusmasi..ayetleride tarikat diye yorumlamayin,ayetler muslumana geldi,tarikatlara degil,hic bir ayette tarikat,sozu ve imasi gecmez...



""""Sizler ehl-i tarikatın sapıklık ve dalalet içinde oldugunu söylüyorsunuz, """" bunu yazmissin bunu kim soyluyor,simdi oyle soyleyen oldumu? kopyala yapistir yaptigin icin ne yazdigindan haberin yok,okumadan yapistirdin...


İnsanda bir nefsi emmare vardır ki, Allah'ın en büyük dusmanidir..! Sen o düşmanla nasıl ulasacaksin? Ecdadimizi dinle... Çoğu padişah ve ailesinin mensub olduğu bir ŞEYH var idi. Fatih Sultan Mehmet Hazretleri nasıl evliyâ oldu? Kendi kendine değil elbette. Bayramiye tarikatı mürşidi Akşemseddin Hazretlerine bağlı idi. Ecdadina muhalefet etmeee. Yazık etme kendine. Bu nefsi emmarenin bir hasleti de tartışıp kavga etmektir.

Kim söylüyor falan demişsin lafı çok ustaca kivirmissin. Sen benden daha iyi biliyorsun. TARİKAT dedim MURSİD dedim arkadaşa sen hemen atladım ortayaa. İtikad belli. Rabbim hâlâs eylesin, asla kendimi senden üstün görmem. Rabbim hidayet versin cümle müslümanlara ve MEVLASİNİ arayanlara da BULDURSUN.

TARİKATİ şirk gördüğün belli her halinden hadi daha fazla uzatmayalım 😊 sen yazana da bir daha cevap vermeyeceğim
Rabbim hidayet versin iman nurumuzu arttırsın, bizi dâllînden eylemesin. Hidayet üzere olanların da hidayetini artırsın.

Abdulfettah 24.09.20 19:10

Ayrıca şu verdiğim EFENDİMİZ SAV ile Cebrail as misalinde de anlanmayacak birşey yok bence.

Abdulfettah 24.09.20 19:13

Osmanli tarikatı bıraktığı için devrildi, der Mahmud Efendi Hazretleri. Son dönemleri arastirirsaniz hakikaten tarikata, en misâl-i zâhirinden cubbe-sariga ragbetin azalıp bırakılması, Kuran ve sünnete ittibanin azalması görülmekte

imas 24.09.20 20:41

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374852)
İnsanda bir nefsi emmare vardır ki, Allah'ın en büyük dusmanidir..! Sen o düşmanla nasıl ulasacaksin? Ecdadimizi dinle... Çoğu padişah ve ailesinin mensub olduğu bir ŞEYH var idi. Fatih Sultan Mehmet Hazretleri nasıl evliyâ oldu? Kendi kendine değil elbette. Bayramiye tarikatı mürşidi Akşemseddin Hazretlerine bağlı idi. Ecdadina muhalefet etmeee. Yazık etme kendine. Bu nefsi emmarenin bir hasleti de tartışıp kavga etmektir.

Kim söylüyor falan demişsin lafı çok ustaca kivirmissin. Sen benden daha iyi biliyorsun. TARİKAT dedim MURSİD dedim arkadaşa sen hemen atladım ortayaa. İtikad belli. Rabbim hâlâs eylesin, asla kendimi senden üstün görmem. Rabbim hidayet versin cümle müslümanlara ve MEVLASİNİ arayanlara da BULDURSUN.

TARİKATİ şirk gördüğün belli her halinden hadi daha fazla uzatmayalım 😊 sen yazana da bir daha cevap vermeyeceğim
Rabbim hidayet versin iman nurumuzu arttırsın, bizi dâllînden eylemesin. Hidayet üzere olanların da hidayetini artırsın.

hemen aninda bagnaz,yobaz,cahil kafanla aninda iftirayi edersin tarikati sirk goruyosun diye,musluman bilmedigi kisiye buhtan etmez, ben 20 kere soyledim ben tarikata karsi degilim,hic bir tarikata yakin degilim diye,1987 yilinda 6 yil hizmet ettim hem maddi hem manevi 6 yilin sonunda boyumun olcusunu aldim,yaptiklari ahlaksizligin dusuklugun sefilligin hesabini sordugum icin 4 sene mahkemelerde dolastim,sen daha bebeyken ben tarikattaydim,icini isleyisini garipleri nasil kullanip holdiglestikletini bilirim,muride fakirlik edebiyati yapip sefa icinde yuzduklerini bilirim,murid ayaginda yirtik ayakkabi ile gezerken 1 milyon euroluk arabalarla gezdiklerini bilirim,muride aclik edebiyati yaparken hepsinin yemekten 120 kilo olduklarini bilirim,baska bir tarikatin 2002 yilinda zorla goturdukleri iftar yemeginin hemen arkadindan cay icerken benden yardim adi altinda 10 bin dolar istediklerini ben yasadim,sen ne anlatiyorsun,neyin kafasindasin...sormaya degmez ama yine sorayim tarikata mensup olmak islamin s artlarindan mi? imanin sartlarindan mi?tarikata mensup olmayan sirke giriyor mu? tarikata karsi olan gavur oluyor mu? hadi ver cevabini...

imas 24.09.20 20:55

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374857)
Osmanli tarikatı bıraktığı için devrildi, der Mahmud Efendi Hazretleri. Son dönemleri arastirirsaniz hakikaten tarikata, en misâl-i zâhirinden cubbe-sariga ragbetin azalıp bırakılması, Kuran ve sünnete ittibanin azalması görülmekte

yanlis o soylem tarikatla devlet kurulmaz,tarikatsiz devlet batmaz,devleti basiretsiz yoneticiler ve icerdeki hainler batirir,Osmanli bati hayranligi basladigi icin devrildi,cok sevdigim cennet mekan Aldulhamit hanin son karisi yillarca pariste yasadi,sultanin oglu ustat derecesinde keman calardi,suruldukten sonra sanati olmadigi icin gavur elinde acliktan oldu,Abdulhsmit han zamaninda bu ulkede 6 tane raki fabrikasi acildi,cumhuriyetten sonra tarikatlar tamamen devletin kontrolundedir,cizgiyi geceni yok ederler,cizgiyi gecip yok olanlari son iki yilda goruyoruz,bana bilmedigim konulari anlat...

emre cs 24.09.20 20:56

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374877)
hemen aninda bagnaz,yobaz,cahil kafanla aninda iftirayi edersin tarikati sirk goruyosun diye,musluman bilmedigi kisiye buhtan etmez, ben 20 kere soyledim ben tarikata karsi degilim,hic bir tarikata yakin degilim diye,1987 yilinda 6 yil hizmet ettim hem maddi hem manevi 6 yilin sonunda boyumun olcusunu aldim,yaptiklari ahlaksizligin dusuklugun sefilligin hesabini sordugum icin 4 sene mahkemelerde dolastim,sen daha bebeyken ben tarikattaydim,icini isleyisini garipleri nasil kullanip holdiglestikletini bilirim,muride fakirlik edebiyati yapip sefa icinde yuzduklerini bilirim,murid ayaginda yirtik ayakkabi ile gezerken 1 milyon euroluk arabalarla gezdiklerini bilirim,muride aclik edebiyati yaparken hepsinin yemekten 120 kilo olduklarini bilirim,baska bir tarikatin 2002 yilinda zorla goturdukleri iftar yemeginin hemen arkadindan cay icerken benden yardim adi altinda 10 bin dolar istediklerini ben yasadim,sen ne anlatiyorsun,neyin kafasindasin...sormaya degmez ama yine sorayim tarikata mensup olmak islamin s artlarindan mi? imanin sartlarindan mi?tarikata mensup olmayan sirke giriyor mu? tarikata karsi olan gavur oluyor mu? hadi ver cevabini...

yav mübarek sen bir yerden gördüğün seyi bütün tarikatlara laftalıyor olmuyormusun dediklerin doğru olabilir nitekim fatih nurullah kişisi bu dediklerinin bu günki versiyonu


Farzı geriye atar,
Nafile oruç tutar,
Dini paraya satar,
Âhir zaman şeyhleri.

Beline kuşak bağlar,
Sözleri yürek dağlar
Para toplarken ağlar,
Âhir zaman şeyhleri.

diyor mübarek herşeyin sahtesi oldugu gibi tarikatlarında vardır elbet ama gerçek tarikatlara uzuyan dil o anda yanar Allah muhafaza

imas 24.09.20 20:59

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374882)
yav mübarek sen bir yerden gördüğün seyi bütün tarikatlara laftalıyor olmuyormusun dediklerin doğru olabilir nitekim fatih nurullah kişisi bu dediklerinin bu günki versiyonu


Farzı geriye atar,
Nafile oruç tutar,
Dini paraya satar,
Âhir zaman şeyhleri.

Beline kuşak bağlar,
Sözleri yürek dağlar
Para toplarken ağlar,
Âhir zaman şeyhleri.

diyor mübarek herşeyin sahtesi oldugu gibi tarikatlarında vardır elbet ama gerçek tarikatlara uzuyan dil o anda yanar Allah muhafaza

fatih nurullah degil,fatih sagban peki bu adamin ne oldugunu biliyordu diger tarikatlar,niye hic tezkip edilmedi,niye reddiye yapilmadi,niye tum ummedi muhammede yazili sozlu basinda anlatilmadi bu adam..

emre cs 24.09.20 21:02

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374883)
fatih nurullah degil,fatih sagban peki bu adamin ne oldugunu biliyordu diger tarikatlar,niye hic tezkip edilmedi,niye reddiye yapilmadi,niye tum ummedi muhammede yazili sozlu basinda anlatilmadi bu adam..

yapılmadımı cübbeli hoca daha 2018den bu yana bu adam şeyh değil diye bas bas bagırdı

imas 24.09.20 21:05

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374882)
yav mübarek sen bir yerden gördüğün seyi bütün tarikatlara laftalıyor olmuyormusun dediklerin doğru olabilir nitekim fatih nurullah kişisi bu dediklerinin bu günki versiyonu


Farzı geriye atar,
Nafile oruç tutar,
Dini paraya satar,
Âhir zaman şeyhleri.

Beline kuşak bağlar,
Sözleri yürek dağlar
Para toplarken ağlar,
Âhir zaman şeyhleri.

diyor mübarek herşeyin sahtesi oldugu gibi tarikatlarında vardır elbet ama gerçek tarikatlara uzuyan dil o anda yanar Allah muhafaza

ben su anda turkiyede,osmanli zamaninda varolan islevini yapan tarkatlari gormuyorum,eger gorevlerini tam yapsalardi 2017 de yuzde 92 si muslumanim diyen insan sayisi 2019 da yuzde 87 ye dusmezdi

Erzurum 24.09.20 21:06

Alıntı:

aeth Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373506)
Allah'a nasıl ulaşılır

"Kalu inne lillahi ve inne ileyhi raciun. "2:156

Soru 3 kelime. Cevap ise sayfalarca. Yada Allah Zülcelal'in kelamlar olan belagat sanatının da zirvesi olan mushaf'dan bir ayet...

Bak sana birşey söyleyim....
İnan bana uzaklaşmak daha zor...
Yakin eylemek elbet nasip dahilindedir. Fakat doğru yola iletmek istemişse seni minnacık bir adım atman yeterli..
Hayatının belli ve uzun dönemlerinde, bir kaç namaz suresinden başka sure bilmeyen, Allah ile çok münasebeti olmamış bir adam olarak sana söylemeliyim ki bir sözüne (ettiğin Tevbe) Allah zülcelal sana çok ihsanlarda bulunur.. Sen ise daha derine inmeye başlarsın. Öyle ki yaptığın takdis, hamd ve tesbihler yetmez onun azametine karşı. Ve rahmetine de.. Düşünsene mesela Ebu Leheb'i.. Tefekkür et biaz bu adamı. Öyle ki rahmet sıfatının tecellisidir. Evet iman etse belki halife bile olabilirdi. Yada daha hayattayken iman etmeyeceğine dair ayet ve dahi sure indirildi.. İman edip mushafı yalanlayabilirdi de... Mesele dağılmasın...
Allah'a yakin etmek en başta herşeyden sıyrılıp etrafında ki herşeye hayret ile bakarsan, azametini görürsün. Ki gör
Çünkü "fe sebbih bismi rabbikel azim" buyuruyor. Azametini tesbih etmen için görmelisin. Zira iman, ihlas idrak meselesidir bunu unutma. İdrakını kendilerine kiralamanı isteyenlerden uzak durmalısın. Allah Zülcelal'in azameti ve rahmetini idrak edebilmek sana en önemli yakin eylemek için ip uçlarıdır. Gerisi h
Gelir. İhlasın ne kadar ise yaşayacağın iman ve olağan dışında ki haller ona göre gelir bulur seni...
Duan "Allah'ım bana eşyanın hakikatini göster." olsun.
Yolun ve bahtın açık olsun.





imas 24.09.20 21:06

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374884)
yapılmadımı cübbeli hoca daha 2018den bu yana bu adam şeyh değil diye bas bas bagırdı

adam 30 yildir faliyette bir tek cubbeliylemi oluyor bu is baska tarikat baska insan yokmu

ebu ubeyde bin cerrah 24.09.20 21:06

emre cs süpersin.gönül hakikati aramak isterse mevla ona buldurur. gönül kusur görmekse oda sadece kusurları görür.hiç bir kusur bulamasa cübbesinin rengini beğenmez.

emre cs 24.09.20 21:11

[QUOTE=imas;374887]adam 30 yildir faliyette bir tek cubbeliylemi oluyor bu is baska tarikat baska insan
diğerleride yaptıda hiç biri cübbeli hoca kadar on planda değil benim takip ettiğim bütün hocalar bu sözde şeyh hz muaviyeye fetö dediği anda bunun ipini çektiler ülkenin müslümanlık durumuna gelirsek bu milletin üstünden bir silindir geçti laiklik silindiri

imas 24.09.20 21:11

tarikat mensubu olanlar tarikatiyla mutlu mesut olsun,ben tarikatsiz mutlu mesudum,koyun koyun bacagindan,keci keci bacagindan...varmi baska bir lakirdi

[QUOTE=emre cs;374889]
Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374887)
adam 30 yildir faliyette bir tek cubbeliylemi oluyor bu is baska tarikat baska insan
diğerleride yaptıda hiç biri cübbeli hoca kadar on planda değil benim takip ettiğim bütün hocalar bu sözde şeyh hz muaviyeye fetö dediği anda bunun ipini çektiler ülkenin müslümanlık durumuna gelirsek bu milletin üstünden bir silindir geçti laiklik silindiri

2017 ve 2019 diyorum 1923 1960 1974 1980 1997 degil bu tarihleri biliyorsun, ne alaka laikligi batsin

emre cs 24.09.20 21:25

o zamanın çocuklarının çocukları bugunun dinsizleri hocam bir çıgır açtılar karanlık bir dönem 1980 laiklik darbesidir tarikatlara izinmi verilmişte dini anlatmamışlar demokrasiye balans ayarı çekenlerdir bunun sorumlusu

Abdulfettah 24.09.20 21:37

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374877)
hemen aninda bagnaz,yobaz,cahil kafanla aninda iftirayi edersin tarikati sirk goruyosun diye,musluman bilmedigi kisiye buhtan etmez, ben 20 kere soyledim ben tarikata karsi degilim,hic bir tarikata yakin degilim diye,1987 yilinda 6 yil hizmet ettim hem maddi hem manevi 6 yilin sonunda boyumun olcusunu aldim,yaptiklari ahlaksizligin dusuklugun sefilligin hesabini sordugum icin 4 sene mahkemelerde dolastim,sen daha bebeyken ben tarikattaydim,icini isleyisini garipleri nasil kullanip holdiglestikletini bilirim,muride fakirlik edebiyati yapip sefa icinde yuzduklerini bilirim,murid ayaginda yirtik ayakkabi ile gezerken 1 milyon euroluk arabalarla gezdiklerini bilirim,muride aclik edebiyati yaparken hepsinin yemekten 120 kilo olduklarini bilirim,baska bir tarikatin 2002 yilinda zorla goturdukleri iftar yemeginin hemen arkadindan cay icerken benden yardim adi altinda 10 bin dolar istediklerini ben yasadim,sen ne anlatiyorsun,neyin kafasindasin...sormaya degmez ama yine sorayim tarikata mensup olmak islamin s artlarindan mi? imanin sartlarindan mi?tarikata mensup olmayan sirke giriyor mu? tarikata karsi olan gavur oluyor mu? hadi ver cevabini...


Tarikata karşı olan gavur olmaz. Ancak yanlış yolda olmuş olur. Eski tarikatınizin adı neydi? Anlattiginiz vasiflardaki tarikat nasıl hak olabilir? Hak olani var sahte olanı var. Gecen cinci hoca olduğunu iddia eden bir şahsın tekinin de kadınlara etmediği kalmamış. Şimdi o zaman bütün hocalar böyle mi diyelim? Bahsettiğiniz tarikatın adını merak ettim acikcasi. Zaten etraf sahte tarikat dolu. Sıkıntınız büyük, sadece yanlış tarikatlara denk gelmişsiniz o kadar...

---------- Post added 24.09.20 at 21:40 ----------

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374890)
tarikat mensubu olanlar tarikatiyla mutlu mesut olsun,ben tarikatsiz mutlu mesudum,koyun koyun bacagindan,keci keci bacagindan...varmi baska bir lakirdi

Öyleyse kendiniz tarikatsizliginizda mutlu olmaya devam edin... Niye benim şu Allah'a ulaşmak isteyen kardeşe yazdigim yazıya direkt atladiniz?

imas 24.09.20 22:11

Alıntı:

Abdulfettah Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374894)
Tarikata karşı olan gavur olmaz. Ancak yanlış yolda olmuş olur. Eski tarikatınizin adı neydi? Anlattiginiz vasiflardaki tarikat nasıl hak olabilir? Hak olani var sahte olanı var. Gecen cinci hoca olduğunu iddia eden bir şahsın tekinin de kadınlara etmediği kalmamış. Şimdi o zaman bütün hocalar böyle mi diyelim? Bahsettiğiniz tarikatın adını merak ettim acikcasi. Zaten etraf sahte tarikat dolu. Sıkıntınız büyük, sadece yanlış tarikatlara denk gelmişsiniz o kadar...

---------- Post added 24.09.20 at 21:40 ----------



Öyleyse kendiniz tarikatsizliginizda mutlu olmaya devam edin... Niye benim şu Allah'a ulaşmak isteyen kardeşe yazdigim yazıya direkt atladiniz?

yanlis tarikat nedir ben sapik adamlari secebilecek durumdayim,tarikatin mursidi 2001 yilinda trafik kazasi adi altinda cinayete kurban gitti benim kanaatimce bilebildin mi? burada atlama diye birsey yok herkes her konuya cavap verip fikir beyan edebilir,sen bundan sonra kisiye ozel olarak konu ac konusacagin kisileride isaretle...

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374892)
o zamanın çocuklarının çocukları bugunun dinsizleri hocam bir çıgır açtılar karanlık bir dönem 1980 laiklik darbesidir tarikatlara izinmi verilmişte dini anlatmamışlar demokrasiye balans ayarı çekenlerdir bunun sorumlusu

tarihe iyi bak 2017 de 92,2019 da 87,nufusun yuzde besi 2 yil icinde islamdan deistlige donmus,bu ulkede nufusun yuzde 8 i 5 vakit namaz kiliyor,yuzde 32 si cumaya gidiyor,orucu tam tutan insan sayisi yuzde 35,niye acaba,hep beraber hic dusunduk mu?

Alıntı:

emre cs Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374904)
E bunda tarikatların suçu nedir tarikatlar resmi bir kurummudur bunun sorumlusu diyanettir bunun sorumlusu Allah diyip torpil yapan Allab diyip milleti sörmüren Allah diyip çalan çırpanlardır Allah diyip vakıflarda çocukları taciz edenlerdir insanlar bunlar muslumanasa biz degiliz diyorlar bunun sebebi baştakilerdir tarikatlar değil
siz mahmud esad coşan hoca efendiden bahsediyorsuniz herhalde o mübarek asla oyle milyon eurolarla oynamadı ayrıca kendi ölümünü bile ustu kapalı söyledi bir sohbetinde hemde avusturyada ölürüm dedi

avusturya degil avustralya,ben arabaya o biniyor demedimki,kimlerin bindigini sen bul,ben 6 sene her sohbetinde yanindaydim cok mutevazi idi hic oyle olurum falan gibi gayb dan haber vermezdi,oglu tarikatin basina gecti oglunun holdigini adini biliyormusun

hannkai 24.09.20 22:19

Allah'tan başka ilah olmadığına, Allah'ın bir olduğuna inanmak ve kendini hiç saymak. La İlahe İllallah!

Havasokulu 24.09.20 22:42

Konu ile alakası olmayan yorumlar yapmayınız. Sohbet alanını kullanabilirsiniz.

Berzahı-Şah 25.09.20 11:15

MÜ’MİN,HİDAYET’TE,GERCEK İSLAM,TAKVA SAHİBİ,ALLAH’A KUL VE SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLAMAYIZ.DOLAYISIYLA DA“NE DÜNYADA NE DE AHİRETTE SAADET’TE OLMAMIZ”MÜMKÜN DEĞİLDİR!..

*“GERCEK (Kurtuluşa eren) MÜ’MİN olamayız.
HUD/29:..Ve ben âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) tardedecek (uzaklaştıracak, kovacak) değilim. Muhakkak ki onlar, Rab'lerine mülâki olacaklar (ulaşacaklar). Ve lâkin ben, sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.

Buhari/1.C.58.S.47.Hadis: Iki Cihan Günesi Hazreti Muhammed s.a.v. bir gün ashabiyla otururken Cebrail a.s. insan sifatiyla gelir ve Peygamber Efendimize s.a.v. yaklasir ve söyle sorar:
"Kale Mal imane ya Rasulallah......iman nedir ya Resulallah?"
Peygamber Efendimiz s.a.v. cevap verir:
"Kalel imanü en tu'mine billahi ve melaiketihi ve likaihi ve Rusulihi ve tu'mine bil ba'si:

-İman odur ki;Allah'a, meleklerine ve Allah'a ulasmaya ve Resullerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmaktır.

Bu hadis-i şerif; Kütibi sitte nin hepsinde de vardır.(Müslim/62,63.sayfa-Tirmizi/60,61.sayfa)

*”HİDAYET’E EREMEYİZ DALALET’TE KALIRIZ” Dolayısıyla da “CEHENNEMLİK OLURUZ”

imas 25.09.20 11:42

Alıntı:

Siteden Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374990)
MÜ’MİN,HİDAYET’TE,GERCEK İSLAM,TAKVA SAHİBİ,ALLAH’A KUL VE SIRATIMUSTAKİM ÜZERE OLAMAYIZ.DOLAYISIYLA DA“NE DÜNYADA NE DE AHİRETTE SAADET’TE OLMAMIZ”MÜMKÜN DEĞİLDİR!..

*“GERCEK (Kurtuluşa eren) MÜ’MİN olamayız.
HUD/29:..Ve ben âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) tardedecek (uzaklaştıracak, kovacak) değilim. Muhakkak ki onlar, Rab'lerine mülâki olacaklar (ulaşacaklar). Ve lâkin ben, sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.

Buhari/1.C.58.S.47.Hadis: Iki Cihan Günesi Hazreti Muhammed s.a.v. bir gün ashabiyla otururken Cebrail a.s. insan sifatiyla gelir ve Peygamber Efendimize s.a.v. yaklasir ve söyle sorar:
"Kale Mal imane ya Rasulallah......iman nedir ya Resulallah?"
Peygamber Efendimiz s.a.v. cevap verir:
"Kalel imanü en tu'mine billahi ve melaiketihi ve likaihi ve Rusulihi ve tu'mine bil ba'si:

-İman odur ki;Allah'a, meleklerine ve Allah'a ulasmaya ve Resullerine ve öldükten sonra dirilmeye inanmaktır.

Bu hadis-i şerif; Kütibi sitte nin hepsinde de vardır.(Müslim/62,63.sayfa-Tirmizi/60,61.sayfa)

*”HİDAYET’E EREMEYİZ DALALET’TE KALIRIZ” Dolayısıyla da “CEHENNEMLİK OLURUZ”

hic bir ayette yada hadiste Allah’a ulaşmak diye bir tabir yok, Allah’a kavuşmak tabiri vardır. Bu da ölmeden önce ruhun Allah’a ulaşması değildir.

Hidayet kelimesi geçen âyetlerden bazılarının mealleri:
(İnne hüdallahi hüvel hüda = Allah’ın hidayet yolu [İslamiyet] doğru yolun tâ kendisidir.) Bu âyetin Türkçe’ye uygun tercümesi şöyledir: (Doğru yol, ancak Allah'ın yoludur.) [Bakara120]

(İnnelhüda, hüdallahi = Doğru yol, şüphesiz Allah’ın yoludur.) [Al-i İmran 73]

Abdulfettah 25.09.20 22:02

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 374900)
yanlis tarikat nedir ben sapik adamlari secebilecek durumdayim,tarikatin mursidi 2001 yilinda trafik kazasi adi altinda cinayete kurban gitti benim kanaatimce bilebildin mi? burada atlama diye birsey yok herkes her konuya cavap verip fikir beyan edebilir,sen bundan sonra kisiye ozel olarak konu ac konusacagin kisileride isaretle...



tarihe iyi bak 2017 de 92,2019 da 87,nufusun yuzde besi 2 yil icinde islamdan deistlige donmus,bu ulkede nufusun yuzde 8 i 5 vakit namaz kiliyor,yuzde 32 si cumaya gidiyor,orucu tam tutan insan sayisi yuzde 35,niye acaba,hep beraber hic dusunduk mu?



avusturya degil avustralya,ben arabaya o biniyor demedimki,kimlerin bindigini sen bul,ben 6 sene her sohbetinde yanindaydim cok mutevazi idi hic oyle olurum falan gibi gayb dan haber vermezdi,oglu tarikatin basina gecti oglunun holdigini adini biliyormusun

anlayabilecek durumda olabilirsiniz ama papaz büyüsü diye birşey var , yahudi büyüsü de oldukça yaygin. Sahte şeyh biliyorum gitmiş hocaya, hoca nolur bana öyle bişey yap ki millet bana tapsin, demiş düşün yani. Bu sahte şeyhin binlerce müridi var. Onlar hiç aklını kullanmıyor mu sence? Bahsettigin ehli sünnet, mursidleri de gayet mubarek bir zat. Ancak vefadindan sonra biraz karışmış.
Dediğiniz doğru olabilir, bende duydum oglu geçmiş, ancak oğlunu tanımıyorum. Sırf bir cemaatten dolayı bütün cemaatleri karalamak Allah'ın indinde büyük suç.

CahCahi 26.09.20 01:35

Cenâb-ı Hakka nâzır ve Ona vasıl olan yollar, kapılar, âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir.
"CENÂB-I HAKKA vâsıl olacak tarikler pek çoktur. Bütün hak tarikler Kur’ân’dan alınmıştır. Fakat tarikatlerin bazısı, bazısından daha kısa, daha selâmetli, daha umumiyetli oluyor. O tarikler içinde, kàsır fehmimle Kur’ân’dan istifade ettiğim 'acz ve fakr ve şefkat ve tefekkür' tarikidir."(1)

Yani Ehl-i sünnet dairesinde bulunan bütün meslek ve meşreplerin kaynağı ve menşei Kur’an ve sünnettir. Bu yüzden hepsi de hak ve güzeldir. Kimse kalkıp, şu meslek hak ve güzeldir, ama diğerleri çirkin ve batıldır diyemez. Nur mesleğinin haricinde Nakşilik, Kadrilik, Şazelilik, Mevlevilik, Halidiye,.. gibi daha yüzlerce hak tarik ve meslekler vardır ki, hepsinin menşe ve medarı Kur’an ve sünnettir.

Bu tarikatların tefekkür ve nefsi ıslah metotları hep farklı farklıdır. Amaç aynı, lakin amaca giden metot ve tarzlar başka başkadır. Mesela Nakşilik on adımda neticeye giderken, Kadrilik yedi adımda, yani merhalede neticeye gidiyor. Nur mesleği ise dört adım üzere gidiyor vs. Hepsinin hakka ve neticeye ulaşma vesileleri farklıdır.

Dolayısı ile evrat ve virdler de ona göre başka başkadır. Nur mesleğinde gidenlerin virdleri zamanın ilcaatının bir gereği olarak vacip ve sünnet olan şeylerdir. Namaza, tesbihata, Cevşen'e bu kabilden virdler nazarı ile bakabiliriz.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, Zeyl.

Ellaha ulaştıran tüm yollar Kuran'dan alınmıştır.
Ellaha ulaşmak için evvela kalp ve ruhun derecei hayatına çıkmak gerek. Bu da marifetulah sırlarını ifade ve ihtiva eden La ilahe illallah kelimei kydsiyesiyle ruhu söylettirmek kalbi isttirmekle olur. ve kalbin ikazi ruha ihsas verilmesi vicdan tahrik edilmesi ile mümkündür. tahrik yandirma manasindadir. manevi yollar kalpten sonra ruh ve Ruhban sonra da makamı sol memenin iki palmak üstü olup beyaz nurlarla kendini gösteren devamli onu düşünüp zikreden ve vartasi gazao ilan latifenin işlemesi sonucu açılan yollarda seyir ile mümkündür. belli başlı 3 yol vardır.Ellaha ulaştıran yollara velayet yolları da deriz ve küçük orta ve büyük olanı vardır. Orta yani velayeti vusta tarikatlar ile alınan yol. kübra doğrudan Kuran'dan alınan hepsinden üstün bir yoldur. Burada aşk yerine az muhabbet yerine şefkat kişileri tanımak ve tabi olmak yoktur. zikir olsa da hakim olan tefekkürdür. Eğer bu yolu sorarsanız bilahare uzun izah ister .

Modern Sofi 26.09.20 10:05

sorudan farklı manalar çıkaran arkadaşlar tartışmış. Konu nerelere bağlanmış sonunda ))) pes yani

Allaha ulaşmanın en kestirme yolu Ona aşık olmaktır, en zoru nefs terbiyesidir.

CahCahi 26.09.20 21:16

Alıntı:

Filozof Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 375177)
sorudan farklı manalar çıkaran arkadaşlar tartışmış. Konu nerelere bağlanmış sonunda ))) pes yani

Allaha ulaşmanın en kestirme yolu Ona aşık olmaktır, en zoru nefs terbiyesidir.

ruhun tasfiyesi ile girilen yol nefsin tezkiyesi ile başlanilandan daha üstün bir yoldur. rüya muhabbeti ilahiyenin hakim olmasıyla açılır. bilahare Nefs de tezjiye olur.bunun için evvela kalbin seyyiattan tenuzkenio ibadet zikir ve tefekkür yolu ile tezyini gerek.Kuran'dan alınan tüm yollar buna hizmet ediyor. Değerli kardeşim size ders verme değildi yazdığınız cümleyi izaha çalıştım konu anlaşilsin diye. siz kısa veciz ifade etmişsiniz lakin aklı teslim sevk için merdiven basamakları hükmünde izahat gerek. Bu dahi azdır. istiyaki olan ne kadar diye bunu deyiverdik

aliasci 12.08.24 16:05

Alıntı:

aeth Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 373506)
Allah'a nasıl ulaşılır

Yüce Rabbimize sonsuz hamd ve şükrederiz ki bizleri bir defa daha Allah’ın zikir sohbetini yapmak üzere bir araya getirdi. Allah’ın yarattığı mahlûkat içerisinde en üst sevdiği, muhakkak ki insandır. İşte sizlere sesleniyorum, Allah’ın yarattığı en üst seviye mahlûklar olan sizlere sesleniyorum, insanlara sesleniyorum. Allahû Tealâ şu Kur’ân-ı Kerim’i bir mutluluk davetiyesi olarak indirmişse, bir mutluluk reçetesi olarak indirmişse ve bir mutluluk garantisi olarak indirmişse, sizin mutlu olmanızı garanti ediyorsa ve siz mutsuzsanız, bu işte bir bit yeniği var demektir.

Allahû Tealâ’nın, Kur’ân-ı Kerim’i üç temel vasfa dönük olarak indirdiğini biliyoruz.

*Kur’ân-ı Kerim, her şeyden evvel bir saadet davetiyesidir. Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’le hepinizi mutluluğa davet ediyor.

*Kur’ân-ı Kerim, aynı zamanda bir saadet reçetesidir. Size nasıl mutlu olunacağının bütün standartlarını veriyor Allahû Tealâ, detaylarıyla ve asıllarıyla.

*Ve üçüncüsü; Kur’ân-ı Kerim, bir saadet garantisi olarak indirilmiştir. Allahû Tealâ saadetinizi garanti ediyor. Diyor ki: “Yeter ki siz mutlu olmayı dileyin ve de Bizden mutluluğun reçetesini öğrenmeyi dileyin ve de onu tatbik etmeyi dileyin. Biz sizin yardımcınızız. Mutlaka sizi başarıya götürürüz. Cennet saadetine de dünya saadetine de ulaştırırız.”

Öyleyse top sizde. Siz isterseniz mutlu olacaksınız. Mutlu olmayı isterseniz, reçeteyi öğreneceksiniz. Reçeteyi öğrenirseniz, tatbik edeceksiniz ve Allah yardımcınız olacak ve becereceksiniz bu işi. Mutlaka başaracaksınız. Hiç kimsenin başarmaması söz konusu değil. Çünkü bütün insanlar kendilerini cennet saadetine ulaştıracak ve dünya saadetine ulaştıracak olan bir fıtratla yaratıldılar. Yani fıtratınızda, yaratılışınızda bütün yetenekler var. Fazladan bir şeye ihtiyacınız yok. Sadece bunları dileyeceksiniz. İşte eğer dilerseniz mutlu olacağınızın garantisini veriyor Allahû Tealâ.

Öyleyse mutluluk denilen müesseseye dikkatle bakın. Hepiniz mutlu olmak istiyorsunuz. Ama beni dinliyorsunuz ve kendinize dikkatle ve ibretle bakın, mutlu musunuz? Çok büyük bir kısmınızın, çok çok büyük bir kısmınızın, %90’dan daha fazlanızın mutsuz olduğunu biliyoruz. Bu mutsuzluğunuzun arkasında sadece bilmemek var.

Bir takım sloganlar vardır hani; dîn karın doyurmazmış. Karnınızın çok doyması halinde zaten rahatsız olursunuz. Öyleyse bize göre karnınızın değil, kalbinizin doyması lâzım. Nefsinizin kalbine Allah’ın nurlarının akması lâzım. Ve bu nurların sizi önce cennet mutluluğuna (bu, yarıya kadar nuru ifade eder), sonra da dünya mutluluğuna (bu da tamamen kalbinizin nurla dolmasını ifade eder), ulaştırması, Allah’ın temel hedefidir. Sizin de temel hedefiniz bu; mutlu olmak. Bir küçücük farkınız var; Allah sizi nasıl mutlu edeceğini biliyor ama siz, nasıl mutlu olacağınızı bilmiyorsunuz.

Ne yazık ki insanların standartları, onların akıllarına ve tecrübelerine bağlıdır. Kazandıkları bilgi, onların tecrübelerinin bir miyarıdır ve onunla karar verirler, bildikleriyle ve o kendilerini kumanda eden akılla. Ama görüyorsunuz ki eğer insanlar mutsuzsa, tatbikatta yanlışlık var, Allah’ın söylediğiyle sizlerin düşünceniz arasında farklılık var demektir. Öyleyse gelin bunları bir edelim. Sizin mutluluğunuzu, Allah’ın reçetesi ile mutlak standartlarda birbirinin kopmaz birer parçası olarak bütünleyelim. O zaman göreceksiniz ki mutluluk mu; hiç de zor bir şey değilmiş.

Ben bir iddianın sahibiyim, diyorum ki size; şu saadet dediğiniz şey var ya, cennete girmek var ya, aslında hiç de güç bir şey değil ve bu inanamayacağınız kadar kolay bir sebebe dayalıdır. Hangi sebebe biliyorsunuz, çok basit bir sebebe; Allah’a ulaşmayı dilemek. Bir başka ifadeyle; Allah’a ruhunuzu teslim etmeyi dilemek. Bir başka ifadeyle; İslâm olmayı dilemek, İslâm’ın birinci safhasını gerçekleştirmeyi dilemek.

Üç safha var:

*Ruhunuzun Allah’a teslim olması, birinci safha, İslâm’ın birinci safhası.
*Fizik vücudunuzun Allah’a teslim olması, İslâm’ın ikinci safhası.
*Ve nefsinizin Allah’a teslim olması, İslâm’ın üçüncü safhası.

Şimdi bunlardan cennet saadetine ulaşmak istiyorsanız, bu birinci safha, ruhunuzun Allah’a vasıl olması ve O’na teslim olmasıyla gerçekleşir ve anahtarı sadece bir dilektir. Bu dilek, Allah’a ulaşma dileğidir yani ruhunuzu Allah’a ulaştırıp Allah’a teslim etme dileğidir. İşte böyle bir dilek hepiniz için geçerlidir.

Öyleyse mutluluk deyince 3 etaplı bir saadet oyunuyla karşı karşıyayız. Bu bir mutluluk teşebbüsü ve mutluluğa ulaşma gayreti ve gayretin sonunda başarıya ulaşmak söz konusu yani mutlu olmak yani İslâm olmak.

Biliyorum, aranızda şu anda beni dinleyen binlerce kişi; “Yani ne demek? Biz de İslâm’ız, biz de namaz kılıyoruz, oruç tutuyoruz, zekât veriyoruz ama mutlulukla uzaktan yakından alâkamız yok.” diyorsunuz. Tamam, siz de haklısınız. Aslında haklı olmak yetmiyor. Haklı olmak, mutlu olmanız için yeterli değil. Mutlu olmak için Allah’ın reçetesini öğrenmek ve tatbik etmek mecburiyetindesiniz. Evet, mutlu olmak sizin talebinize bağlıdır. Ama mutlu olmayı salt istiyorsunuz diye Allah’ın reçetesini tatbik etmedikçe siz mutlu olamazsınız. Yani istemeniz, mutlu olmak için yeterli değildir. İstemenin standartlarının gereklerini yerine getirmek mecburiyetindesiniz. Sakın bizim zavallı dîn hocalarına benzemeyin. Onlara bakarsanız, “İslâm’ın beş tane şartı yeterlidir. İslâm olmak, ancak bu demektir.” diyorlar. Allahû Tealâ’nın söylediği ile de bunun alâkası yok.

İşte nasıl onlar insanlara bir ilim veriyorsa, bu ilim, ne öğrettikleri insanları ne de kendilerini değil dünya saadetine ulaşmak, cennet saadetine dahi ulaştıramıyorsa o zaman bu işte bir eksiklik var demektir. İşte o eksikliğin kurbanı olmayasınız diye sizlere sesleniyoruz. Hiç kimse size bir Allah’a ulaşma talebinin sizi mutlaka kurtuluşa götüreceğini söylemedi bugüne kadar. Çünkü bilmiyorlardı.

Uveys el Karani Hazretleri de ilk kahveyi içtiği güne kadar kahvenin güzel bir şey olduğundan haberdar değildi. Develer de öyle. Biliyor musunuz ki onu bütün develer huşûyla dinlerlerdi. O hep konuşurdu develerle ve develer, ne söylerse mutlaka itaat ederdi. İşte Allah’ın dostu olmak odur ki; hayvanları bile kendinize dost edinirsiniz.

Öyleyse sözümüze dönelim, ne diyorduk? Diyorduk ki mutlu olmanız bir talebinize dayalı. Siz Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz. İşte konunun başlangıcı bu; Allah’a ulaşmayı dilemek. Dilemezseniz ne olur, dilerseniz ne olur, hadi beraberce Kur’ân-ı Kerim’imize bakalım. Allah’a ulaşmayı dilemiyorsunuz. Ne sizi öğreten, size dîn öğreten insanlar Allah’a ulaşmayı diliyor ne de toplumun çok büyük bir kısmını teşkil eden sizler, İslâm’ı yaşadığını zannedenler Allah’a ulaşmayı diliyorsunuz. Çünkü böyle bir dileğin mutlaka gerçekleşmesi lâzımgeldiğine dair hiç bir bilgi size ulaştırılmadı bugüne kadar. Demek oluyor ki âyetlere beraberce bakacağız. Yûnus Suresi 7. âyet-i kerime, Allahû Tealâ buyuruyor:


10/YÛNUS-7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).

Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.


“Onlar ki Bize mülâki olmayı dilemezler.”

Neyi dilemezler? Ruhlarını Allah’a ulaştırmayı, ölmeden evvel ruhlarını Allah’a teslim etmeyi, böylece İslâm’ın birinci safhasını tamamlamayı dilemezler.

“Onlar dünya hayatından razıdırlar, dünya hayatıyla doyuma ulaşmışlardır, tatmin olmuşlardır.”

“ellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn.” diyor Allahû Tealâ, “Onlar, Allah’ın âyetlerinden gâfil olanlardır.”

Öyleyse Allahû Tealâ Arapçasında ne diyordu?

“ellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn.”

“Onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.” diye Yûnus Suresinin 7. âyet-i kerimesi tamamlanıyor, 8’e geçiyoruz ve Allahû Tealâ hüküm veriyor:

10/YÛNUS-8: Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).


“Onların gideceği yer ateştir; cehennemdir.”

Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemek önemli bir şey mi? “Dilemezseniz gideceğiniz yer cehennem.” diyor Allahû Tealâ. Ona göre düşünün. Hakkınızda kendiniz karar vereceksiniz. Kararınızı tatbik mevkiine getireceksiniz ve de ya bu deveyi güdeceksiniz ya da bu deveyi güdeceksiniz. Sadece bununla vazifelisiniz. Diyardan gitmek hiç birinizi kurtarmaz. Diyarların hangisine giderseniz gidin, her yerde Allah var ve Allah sizi görüyor, biliyor, işitiyor. Kurtulamazsınız. Kurtulmanın şartlarını yerine getirmedikçe kurtulamazsınız.

Bir tarif veriyorum her zaman size, diyorum ki bir eczane düşünün. Duvarlarında raflar var. Bu raflarda sizi kurtuluşa ulaştıracak olan bütün ilaçlar mevcut. Ve siz, onları görmezlikten geliyorsunuz, elinizin tersiyle itiyorsunuz. İşte yaptığınız şey bu anlama geliyor. Neden? Nasıl raflarda o ilaçların varlığı söz konusuysa Kur’ân-ı Kerim’in muhtevası içinde sizin kurtuluş ilaçlarınız da var. İşte bu ilaçlardan birincisi ve hepsine bedeli Allah’a ulaşmayı dilemeniz. Ruhunuzu hayattayken Allah’a ulaştırmayı dilemeniz. Dilemiyorsunuz; dilemiyorsanız bütün o raftaki ilaçları elinizin tersiyle itiyorsunuz demektir. “Ama bize doktorlar doğru reçeteyi yazmamış.” diyeceksiniz. Size doğru reçeteyi, bu size anlattıklarını Allah’tan alan asıl doktor söylüyor.

Öyleyse kurtuluşunuz mu? Kesin. Siz istiyorsanız, biz size bunun sırrını veririz. İlk sırrı verdik. Sizlerden haberler nasıl? Allah’a ulaşmayı diliyor musunuz? Eğer dilemiyorsanız kurtuluşunuz söz konusu değil. Öyleyse biliyoruz ki soracaksınız hemen arkasından: “Tamam, biz dilemiyoruz da dileyenler ne olur yani?” Dileyenler cennete gider yani diye biz de size cevap veriyoruz.

Evet, 3 tane safha söz konusu:

1- Siz Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz.
2- Allah da sizi Kendisine ulaştırmayı mutlaka dileyecek. Yani sizin talebiniz üzerine mutlaka Allah da sizi Kendisine ulaştırmayı diler.
3- Üçüncü safha; Allah sizi Kendisine ulaştırır. Yani ruhunuzu siz yaşarken Allah’a ulaştırmanız mümkün olur.

Bütün insanlar için söz konusu olan şey, bu mutluluk hedefine ulaşmaksa Kur’ân’da gerçekten 3 safhanın 3’ü de var mı diye bakmamız lâzım.

1- Allah’a ulaşmayı dileyenler gerçekten Kur’ân-ı Kerim’de var mı?

Cevap geliyor Allahû Tealâ’dan; “Var.” Ra’d Suresi 22. âyet-i kerime, Allahû Tealâ buyuruyor ki:

13/RA'D-22: Vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim ve ekâmûs salâte ve enfekû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten ve yedraûne bil hasenetis seyyiete ulâike lehum ukbed dâr(dâri).

Onlar, sabırla Rab’lerinin Vechini (Zat’ını, Zat’a ulaşmayı ve Allah’ın Zat’ını görmeyi) dileyenler ve namazı ikame edenler, onları rızıklandırdığımız şeylerden gizli ve açıkça infâk edenlerdir. Ve seyyiati, hasenat ile (iyilikle) savan kimselerdir. İşte onlar için, bu dünyanın (güzel bir) akıbeti (sonucu) vardır.


vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim: Onlar, sabırla Allah'ın Zat'ına ulaşmayı dileyenlerdir.

Öyleyse Allah’ın Zat’ına ulaşmayı dilemek. Dileyenler var mı? Allahû Tealâ söylüyor:

“vellezîne saberûbtigâe vechi rabbihim.”

2- Allah da onları Kendisine ulaştırmayı diler mi? Yani Allah’ın Kendisine ulaştırmayı dilediği insanlardan bahsettiği âyet-i kerime var mı Kur’ân-ı Kerim’de? Evet var. En’âm Suresinin 125. âyet-i kerimesi:

6/EN'ÂM-125: Fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrahu lil islâm(islâmi), ve men yurid en yudıllehu yec’al sadrahu dayyikan haracen, ke ennemâ yassa’adu fîs semâi, kezâlike yec’alûllâhur ricse alâllezîne lâ yu’minûn(yu’minûne).

Öyleyse Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse onun göğsünü yarar ve (Allah’a) teslime (İslâm’a) açar. Kimi dalâlette bırakmayı dilerse, onun göğsünü semada yükseliyormuş gibi daralmış, sıkıntılı yapar. Böylece Allah, mü’min olmayanların üzerine azap verir.


fe men yuridillâhu en yehdiyehu yeşrah sadrehu lil islâmi: Allah kimi Kendisine ulaştırmayı dilerse (hidayete erdirmeyi dilerse) onların göğsünü teslime (İslâm’a) açar.

Öyleyse Allah’ın Kendisine ulaştırmayı dilediği kişiler de var.

3- Peki Allah, Allah’a ulaşmayı dileyenleri Kendisine ulaştırır mı? Bu da kesin. Hûd Suresi 29. âyet-i kerime, Hz. Nuh şöyle buyuruyor:

11/HÛD-29: Ve yâ kavmi lâ es’elukum aleyhi mâlâ(mâlen), in ecriye illâ alâllâhi ve mâ ene bi târidillezîne âmenû, innehum mulâkû rabbihim ve lâkinnî erâkum kavmen techelûn(techelûne).

Ve ey kavmim! Buna (tebliğ ettiğim şeylere) karşılık sizden mal olarak (bir şey) istemiyorum. Eğer ücretim (ecrim) varsa ancak Allah’a aittir. Ve ben âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) tardedecek (uzaklaştıracak, kovacak) değilim. Muhakkak ki onlar, Rab’lerine mülâki olacaklar (ulaşacaklar). Ve lâkin ben, sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.


“Ey kavmim! Ben bu yanımda bulunan âmenû olanları, Allah'a ulaşmayı dileyen îmân sahiplerini yanımdan kovamam. Çünkü onların hepsi, Allah’a mülâki olacaklardır. Yani sağ iken, hayattayken ruhlarını Allah’a ulaştırıp Allah’a teslim edeceklerdir. Allah’ın yardımıyla bunu gerçekleştireceklerdir.”

Öyleyse kim Allah’a ulaşmayı dilerse onun mutlaka Allah’a ruhunu vasıl ettiğini görüyoruz.

Bu kadar mı? Hayır, Ankebût Suresinin 5 ve 6. âyetlerinde Allahû Tealâ diyor ki:

29/ANKEBÛT-5: Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi le âtin, ve huves semîul alîm(alîmu).

Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

29/ANKEBÛT-6: Ve men câhede fe innemâ yucâhidu li nefsihî, innallâhe le ganiyyun anil âlemîn(âlemîne).

Ve kim cihad ederse, o taktirde sadece kendi nefsi için cihad eder. Muhakkak ki Allah, âlemlerden müstağnidir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).


“Kim, Allah'a mülâki olmayı dilerse (Allah’a ruhunu ölmeden evvel ulaştırmayı ve teslim etmeyi dilerse) Allah'ın tayin ettiği o gün mutlaka gelecektir.”

“femen kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi leât.” diyor Allahû Tealâ.

Öyleyse önemli olan sizlerin Allah’a ulaşmayı dilemeniz. Ve işte Bakara Suresi 156 ve 157. âyet-i kerimeler, Allahû Tealâ buyuruyor:

2/BAKARA-156: Ellezîne izâ esâbethum musîbetun, kâlû innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar ki, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman: “Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).” derler.


“Onlar, kendilerine bir musîbet isabet ettiği zaman derler ki: Biz muhakkak ki Allah için yaratıldık, mutlaka Allah’a ulaşacağız.”

Kim bunlar? Allah’a ulaşmayı dileyenler. Ulaşıyorlar mı Allahû Tealâ’ya? Kesin. İşte Allahû Tealâ bir sonraki âyet-i kerimede diyor ki:

2/BAKARA-157: Ulâike aleyhim salâvâtun min rabbihim ve rahmetun ve ulâike humul muhtedûn(muhtedûne).

İşte onlar (dünya hayatında Allah’a mutlaka döneceklerinden emin olanlar) ki Rab’lerinden salâvât ve rahmet onların üzerinedir. İşte onlar, onlar hidayete ermiş olanlardır.


“İşte hidayete erecek olanlar sadece onlardır. Allah’ın rahmeti de salâvâtı da onların üzerinedir.”

Öyleyse kim Allah’a ulaşmayı diliyorsa, mutlaka Allah’a ulaşacağız diye düşünüyorsa, Allahû Tealâ onları mutlaka Kendi Zat’ına ulaştırıyor.

Herkes için söz konusu olan şey, bu saadete ulaşmaktır. Saadetse hepiniz için geçerli. Bu anlattığımız statü içersinde cennet saadetine ulaşmanın temelinde demek ki Allah’a ulaşmayı dilemek yatıyor. Eğer siz Allah’a ulaşmayı dilerseniz yani ruhunuzu ölmeden evvel Allah’a teslim etmeyi dilerseniz, mutlaka Allah sizi bu hedefinize ulaştırır. O yapacak onu, siz yapmayacaksınız. Siz Allah’a ulaşmayı dileyeceksiniz, sizin içinizdeki olay burada tamamlanacak. Sonra Allah size namazı sevdirecek, orucu sevdirecek, zikri sevdirecek, her güzel şeyi seveceksiniz. Allah size sevdirecek. Nefsinizi önce tezkiye edeceksiniz, böylece ruhunuzu Allah’a ulaştıracaksınız yani Allah’a teslim edeceksiniz; İslâm’ın ilk safhasını yaşayacaksınız. Sonra fizik vücudunuzu da teslim edeceksiniz Allah’a; İslâm’ın ikinci safhasını yaşayacaksınız. Sonra en son nefsinizi de Allah’a teslim edecek ve İslâm’ın üçüncü ve son safhasını yaşayacaksınız. Birincinin anahtarı, cennet saadetinin anahtarı; Allah’a ulaşmayı dilemek, ikincinin anahtarı; daimî zikir.

Öyleyse bir dilekle cennet saadetine ulaşıyorsunuz. Zikri, kalbinizin her atışında içinizdeki sesin “Allah” dediği bir noktaya yani daimî zikre ulaştırdığınız zaman cennet saadetine bir de dünya saadetini ekliyorsunuz ve zülcenahayn oluyorsunuz; iki kanatlı. Cennet kanadının da cennet mutluluk kanadının da sahibisiniz, dünya mutluluk kanadının da sahibisiniz.

İşte İslâm kelimesi de teslim kelimesi de aynı kökten geliyor, sin, lâm ve mim. Bu kökten türetilen kelimelerin içindeki en önemli kelime teslim kelimesidir ki İslâm olmayı ifade eder. 3 teslimle gerçekleşir. Önce ruhunuzu, sonra fizik vücudunuzu, sonra nefsinizi Allah’a teslim etmekle vazifelisiniz.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:11.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148