![]() |
Seni seviyorum Allah'ım zikri
"Seni seviyorum Allah'ım" anlamına gelen bir zikir var mı? Varsa arapçasını yazabilir misiniz?
|
öyle bir zikir çeşidi yok. sevmekten ziyade onun zat-ı ve subuti sıfatlarını azametini gücünü kudretini belirten zikir çekersen Allah'in cc daha çok hoşuna gider..Allahi seviyorum deyip kişi harama bulasir işte o zaman sıkıntılı durumlar ortaya çıkar..ALLAH cc seven takva üzere yaşamaya çalışır. sözlerin geneldir
|
Ya habib Ya vedud çekersen maksadın hasıl olur inşallah. İhlas ile kim ne isterse verilir
|
Alıntı:
|
Sanada dünya ve ahirette allahın sevgisi nesip olsun:)
Allah diye zikret 66 defa ihlasi şerif oku fatihayi şerif ilk ayetleri "sadece sana sığınırız sadece sana ibadet ederiz bakara 162 fetih 1 yasin 82 ve allahın sevgisi güç kudreti hakkında bahsi gecen ayetler:) |
Alıntı:
|
Bence her Allah zikri onu sevdiğimizi gösterir
|
oturduğun yerden seni seviyorum allahım. Ohhh kebap. Allah zülcelal öyle sevilmez.. Namaz niyaz var mı? Kurani bir hayat var mı? Sünnete uyuyormusun? Sana verdiği ödevleri yaptın mı? Ve daha bir sürü şey..
"İhlas suresini 1 kere okumak kuranın yarısını okumaktır" bak bak öyle kolay mı bu işler? Allah resulünün ve dostlarının yaşadıkları? Çekilen çileler zulümler... Anam babam sana kurban olsun ya resulullah demek değil, İslam uğrunda ilk şehitlerin anan baban olmasıdır Allahı sevmek.. Bedir? Uhud? Bi araştır bu savaşları sevgiyi belki algılarsın. Tebük'de 40 gün uykusuz aç savaşıp dönerken de artık uykusuzluğa yenik düşüp sabah namazını kaçırdığı için secdelere kapanıp aflar dinlemektir sevgi. Bunlar hep cennetlik Ha.. Sahabeyi kiram. Ama "hiç değilse hesabını verebilelim" diye kahırlanırlarmış... 2 namaz 3 oruç bir de ataya dedeye fatiha, perşembeden perşembeye de atalara kurana bakarak bir yasin okudun mu daha ne derdin kaldı demi. Seni seviyorum allahım zikri kaldı pardon.... |
Alıntı:
|
Böyle bir zikire ihtiyac yok allahı sevmek kalpten gönülden olması
|
Alıntı:
|
Bu günde duyar kastık şükür Sen Allahı seversinde Allahın seni sevmesi şart Allahın sevdiklerinin yanına git onlara inen muhabetten sanada rahmet iner
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Anan baban evladın nur gölünde yata |
Alıntı:
Peygamber Efendimiz (sav) "üçte birine denk" demişken, sen yarısı diyerek hadisi çarpıtıyorsun, ki öyleyken bile bu hadisi şerife inanmadığın çok belli. Sen Peygamber Efendimize (sav) yalancı mı diyorsun? Egonu kenara bırak da bir düşün bunları:) İlgili hadisi şerif: Ebu Hureyre (r.a.) naklediyor: “Toplanın, size Kurân’ın üçte birini okuyacağım…” buyurdu Rasûlullâh (s.a.v.)… Bunun üzerine toplanıldı… Sonra Rasûlullâh evinden çıkıp, “Kul HUvAllâhu Ehad” Sûresi’ni okudu… Sonra tekrar evine girdi… Bunun üzerine birbirimize Semâdan bir haber geldi herhâlde ki, evine girdi… diye konuştuk, yeni bir vahiy geliyor sandık… Sonra Rasûlullâh (s.a.v.) evinden çıktı ve buyurdu ki: — Ben size Kurân’ın üçte birini okuyacağım, dedim… Dikkat edin, İHLAS Sûresi, Kurân’ın üçte birine denktir!.. |
Alıntı:
Çarpıtan sen olabilirmisin? Mesela Bi oku bakalım geçmiş yazılarımızı da bak bakalım ayet ve hadisler ne düstur ile paylaşılmış. Orada hedef alınan hadis olsaydı ki haddimiz değil ama dediğin gibi olsaydı sence 1 ihlas diye mi aktarılırdı? Görünen o ki egosunu bir kenara bırakması gereken bir kişi burada evet ama ben olmadığım kesin. Algoritman; 1 ihlas--> yanlış Biliyordur kesin-->doğrusunu Gugıla sor-->hadismiş-->hadisde 3 ihlas-->duyar kas, efendimize hakaret edildi... Yanlış olan neyse o düzeltilir. Velev ki de hadi hadisi çarpıttım... İhlası şerifi übey'in sağına soluna değecek kadar güzel ve ihlaslı okuyana evet 1 ihlas ismi azam da olur, kuranın tamamı da... Vurgulanmak istenen bu ise de lafın hepsini söylemediğimiz için eşeklik bizde kalsın sen de mutlu ol gözüm -) Ayrıca amel defteri elbet tutmuyoruz ama bal deyince ağzın tatlanmayacağını da aklımız getiriyor. Kimsenin imanı, takvası bizi alakadar etmez. Fakat yukarıda bahsettiğim gibi bir meseleyi de umuma açar da fikir beyanı isterse kişi biz de doğru bildiğimizi söyler çekiliriz.. Not: Şahsi kanaatm ise maneviyat kişinin yalnız kendine özeldir. Ne senin ne de benim yorum hakkımız yoktur. |
Alıntı:
Düşünmeden konuşma dili ile yazınca böyle oluyor, insanları yanlış yönlendirildiğini farkına varmıyor insan. Ama söz uçar yazı kalır, belki de yıllar sonra bir insan senin bu yazdığını girecek ve ihlas suresini okumaktan vazgeçecek. Bu mudur istediğin? Değildir muhtemelen ama buna yol açabilir. Daha önceki yazılarını geçmişe gidip okumadım, güncel olarak denk gelirse okuyordum. Okuduğum yorumlarında bilgiden çok dikkatimi çeken ise; öfke, kızgınlık, bilmişlik, örneğini ispat etme çabası, keskin yaralayıcı bir dil, dağınık anlaşılması zor bir üslup ve ayrıca "bakın çok önemli şeyler yazıyorum, ben biliyorum, diğerlerinden farklıyım vs" şeklinde yorumlanabilecek kırmızı yazı rengi. Ayrıca konuyu yazanı fırçalamana gerek yoktu, herkes senin gibi sahabe hayatı yaşamıyor , dört dörtlük ibadet etmiyor olabilir. Allah'ım seni seviyorum şeklinde zikir var mı diye sormuş, kimseden gayri islami birşey istememiş. Belli ki Allah'a olan sevgisini ifade edecek. Ama senin yazdıklarını okuyunca, "benim Allah'ım sevmem haddime değil, çünkü namaz yok ibadet yok, sahabe hayatı yok çünkü ben Erzurum gibi değilim" şekkinde düşünmeye ittiğinin farkınasındır umarım. Herkes aynı değildir, insanları soğutmayalım, belki beynamaz birinin bir Allah deyişi, bugüne kadar yaptığımız tüm ibadetlerden daha değerlidir Allah katında. Belki tam manasıyla ibadet edemiyor ama haline üzülüyor, tefekkür ediyor olabilir. İnsanların derecelerini Allah'tan başka kim bilebilir. Bugün selefilere göre çoğumuz kâfiriz, senin düşüncende buna yakın sanki. Yok düşüncen bu değilse, daha tatlı ve yumuşak bir dil kullanmanı öneririm. Bu arada bende de mücadele ettiğim bir ego var, olmasa idi bunları yazıyor olmazdım. Fakat ben farkındayım, senin de kendini farketmen için yazdım tüm bunları. Polemik büyümesin, bu güzel konu kilitlenmesin diye bir daha bu konuya yazmayacağım. |
Alıntı:
"Yahu bunun neresini düzelteyim.. Hz. Davut değil, hz. İbrahim. Kız değil erkek. Ayşe değil İsmail. Azrail değil, Cebrail. Keçi değil koç!" Sevgili üye... Esasen kardeş ülke ermenilere savaş açmış ve şehit kardeşlerimiz varken sana oturup izahda bulunacak değildim ki erivan'da sirenlerin çaldığı Haberini aldım da keyfim yerine geldi ondan yazıyorum... Ve gerçekten de karar veremiyorum nereyi düzelteceğimi. Yıllar sonrasını filan bilemem de şu sitenin ahalisine sor ki bu adam ayet ve hadislerin tevili ile ilgili ne noktada? Herkes aynı cevabı verir de sen hala bir hadisi bırak tevili eleştirdiğim konusunda ısrarcısın.. Orada eleştirilen nokta bugün ki oturduğu yerden, Allah'ın esas emirlerini yerine getirmeyen ama şunu şu kadar okursan Allah seni çok sever kesin cennete koyar zihniyetinedir. Tabi izan meselesi bu.. Temeli olan bir yazıyı kimin nasıl idrak ettiği kendi kalbinin (algoritmasının) yansımasıdır. Bu da bizi bağlamaz. Tercih senin istediğin gibi anlaya bilirsin... Normaldir. Herkes doğru anlasa dünya zaten sınav yeri olmazdı dimi? -) herkes kendi düzeyinde naparsın... Yada İkinci bir ihtimal var; o'da sırf eleştirmek için yazmış olman. Ve İnan bana ikisi de umrumda değil... Şimdi düzey müzey bişeyler yazmışsın yukarıda da yani hangi düzey sevgili üye? Biz burada fıkhi, tasavvufi yada kelam ile ilgili konularda tartışırken sen, fikirlerimizi görmeyip şansımızı eleştirilecek düzeydesin.. Kahve ağzı bile İnan bana daha seviyelidir. Şahsa hakaret, eleştiri tarzında şeyler artık toplumda öfke yerine seviye belirleyici bir süzgeç haline geldiğinden düzey ortadadır. Şahsa hakaret bize uzak şeylerdir. O yüzden merak etme site adminleri de cahil cühela insanlar değillerdir, üslubunu düzeltip ilmi tartışma içerisine girersen kimse konyu kitlemez... Bir meseleyi daha açıklığa kavuşturmakta fayda var ; "zorlaştırmayınız, kolaylaştırınız." hadisi isteyen istediği gibi inansın bişey olmaz anlamına gelmiyor. Din kelime anlamı olarak; ölçü, yaşam biçimi, düzen sağlayıcı anlamlarına geliyorken "aman birileri soğumasın" diye Allah'ın kurallarını görmezlikten gelmeyiz ki bu konuda da çok hadisler var işine gelmiyor sanırım bakmak.. Herkes kafasına göre inanma biçimi oluştursaydı fıkıh, şeriat ve sünneti nereye koyacaz? Ha bu arada Fıkıh diye bir ilim var haberin galiba yok ki hükümleri benim fikrim sanıyor ve insanları "benm gibi düşünün" diye zorluyorum sanıyorsun... Bunlar fikir değil, hükmüdür. Ve bu hükümler karşısında da "ben böyle inanıyorum" diyemezsin, dersen git İnan derler... Ki bu ilimin talebesiyiz. Seninle de sabaha kadar konuşurum, yada belli ki ben anlatırım sen dinlersin... Kerameti kendinden menkul cümleler kurma. Temelin zaten yok. Neyi eleştirdiğini bilmiyor, şahsıma hakaret vari cümleler kuruyorsun. Bu anlamda maksadın Salih değildir. Fakat takip etmen ve bu anlamsız, temelsiz, zırva eleştirilerin de bir hayranlık göstergesidir. Sevindim buna dememi bekleme sakın -) Zira şahısları önemsemek, söylenenlere takılmak vs gibi hadiseler bize uzak işlerdir.. İlim konuşacaksan buyur... Ha bir düzeltme yapalım; Sahabe hayatı bizim haddimize değil elbette. Toz olamayız ayaklarına. Fakat kuran ve sünnete göre yaşamak gayretimiz vardır. Allah'ın emirleri bize göre esastır. Soğusun yada ısınsın kişi ölçüm asla bu değil. Zira bunu söylemek, hükmünü vermek cesaretinden de Allah'a sığınırım çünkü hüküm koyucu değilim. Bu beni selefi yapar mı bilmem ama İslam dairesinde, sünneti seniyye üzre yaşayan bir adam yapsın kafi. Bu tanım da ben selefi olayım hadi sen kendini nereye koyuyorsun? |
Alıntı:
|
Alıntı:
Reis sen ne dersen ben okumadan imzamı atarım. Senle aynı dili konuşuyor, olaylara aynı yerden bakıyoruz. Elhamdulillah. Evet rüzgar taburu yok... Olsa gönderecek adam da yok. Fakat Bordo bereli aslanlar 28 temmuz dan gitmişler zaten savaşmak için. Eğitim için giden rütbeliler ayrı... TV lerde hükümet açıklama üstüne açıklama yapıyor. Reisicumhurun açıklamasını da ayrıca beğendim yalan yok. Ülke organik olarak desteğini veriyor. Hamd olsun. Yani tavrımı en iyi sen bilirsn fakat tüm bu siyasetin arkasındaki isim bellidir abi. Bakma sen rahmetli kadar sahip çıktı Azerbaycan'a. Ayrıca Hasan Toku abiyi de ruslardan alan yine kendisiydi aliyev seçimlerinden sonra. Bu konuda ki politikasını beğenmiyor değilim. Darısı güney Azerbaycan ve Doğu Türkistan'ın başına. |
Hakk Dostlarından Üftâde Hazretleri Bir Gün Müridleriyle Bir Kır Sohbetine Çıkar. Emri Üzerine Bütün Dervişler, Kırın Rengârenk Çiçeklerle Bezenmiş Yerleri Dolaşarak Hocalarına Birer Demet Çiçek Getirirler. Ancak Aziz Mahmud Efendinin Elinde, Sapı Kırılmış, Solgun Bir Çiçek Vardır Yalnızca... Diğer Müridlerin Neşeyle Elindekileri Takdiminden Sonra, Aziz Mahmud Efendi, Boynunu Bükerek Bu Kırık ve Solmuş Çiçeği Üstâdına Takdim Eder.
Üftâde Hazretleri, Diğer Müridlerini de İrşâd Maksadıyla, Onların Meraklı Bakışları Arasında Sanki İşin Sır ve Hikmetinden Bihabermiş Gibi Sorar: ▬ “Evlâdım Mahmud! Herkes Demet Demet Çiçek Getirdiği Hâlde, Sen Niçin Sapı Kırık, Solgun Bir Çiçek Getirdin?” Kadı Mahmud, Edeple Başını Öne Eğerek Cevap Verir: ▬ “Efendim, Size Ne Takdim Etsem Azdır Lâkin Hangi Çiçeği Koparmak İçin Elimi Uzattı isem Onu, “Allah! Allah!” Diyerek Rabbini Zikreder Bir Hâlde Buldum. Gönlüm Onların Zikirlerine Mani’ Olmaya Gelmedi. Ben de Çâresiz Elimdeki, Zikrine Devam Edemeyen, Şu Solgun Çiçeği Getirmek Zorunda Kaldım.” |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:29. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com