Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   ruhlarla iletişim (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/55692-ruhlarla-iletisim.html)

isikruhlu 01.11.20 23:55

ruhlarla iletişim
 
ruhlar ile aracı beden sayesinde iletişime giren oldu mu? bu konu hakkında bildikleriniz neler?

başka sorum ise seçilmiş ruhlar hangi kriterleri var ve bunları nasıl anlayabiliriz öyle olduklarını?

Och 17.12.20 08:49

İMAM Maturidinin bir kitabı vardı. İsmini hatırlayınca yazarım.

harappa 17.12.20 09:40

Ruhlarla iletişim kurulamaz, onlar berzah alemindeler.
Ruhlarla irtibat kurduğunu iddia edenlerde aslında cinlerle irtibat kurmaktalar.
Bildiğim bunu en iyisini Allah bilir.

Oğuz Baba 17.12.20 11:58

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ruhlar arş ı adamdan dır. Ruh mahluktur. Dünyadakilerden ölenlerin ruhu berzaha gider. Seyri süluk unu tamamlamış olanlar. Evliyâullah vs ruhları serbesttir. Öldükten sonra da serbesttir.

Görüşüyorum diyenlerin çoğu cinlerle görüyordur doğru. Süfliler tarafından kandırılıyordur doğru.
Amma velakin ruhlarla görüşenler vardır. Evliyâlığın başı keşf i kuburdur. Kabirdekilerin haline muttali olmaktır. İleriki seviyelerde ruhlar ile görüşenler vs de vardır hatta insanın aklına sığmayacak işler vardır vesselâm

---------- Post added 17.12.20 at 13:00 ----------

Ruhlar Arş ı Azam dan dır * ah şu otomatik düzeltme.

harappa 17.12.20 12:12

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Doğrudur üstad, en iyisini Allah bilir.

Buba 17.12.20 15:13

Ruh ve Bilinç
 
Ruh bizim aslolan varlığımızın ta kendisidir. Düşünceler ruhun bilinç vasıtasıyla aktardığı bilgilerdir. Lakin biz aslen ruh olsak da, içinde yaşadığımız beden hapsi içerisinde sınırlandırılmış durumda “kim olduğumuzu” unutmuş bir vaziyette yaşamaktayız. Bu yüzden ruhumuzun yani kendimizin sırlarına erişmekte zorluk çekeriz. Ruh ve Bilinç arasında çok sıkı bir ilişki vardır lakin bilinci bilinçaltı, dış etmenler veya ego gibi unsurlarda yakından etkiler. Öyleyse bilinç safi bir şekilde ruhun tesirlerini içermez, diğer unsurların da karmaşasına sahiptir.
Bizim nihai amacımız dünyevi bilinçten kurtulduğumuzda geriye safi ruhsal bilinç kalır ki bu doğrudan ruhun kendi bilincidir. Bu durumda mutlak huzur hüküm sürer. Bu ruhsal bilince ancak meditasyon, zikir, riyazat, tefekkür gibi ruhsal disiplinlerle ulaşılabilir. Meditasyon anında entelektüel zihin yani dünyevi bilinç ortadan kalkar, zihin susar zira zihin beynin bir fonksiyondur. Geriye salt ruhsal bilinç yani ruhun ta kendisi kalır, işte o an kişi kendi benliğinin idrakine varmaya başlar. Bu yüzden meditasyon çok önemlidir.
Şimdi bilinci bir kenara bırakalım ve ruhun ne olduğunu idrak etmeye çalışalım.
Biz bir şeyleri anlatırken benzetmeler kullanırız ama ruhu benzetebileceğimiz dolasııyla anlatabileceğimiz bir vasıta veya örnek yoktur. Ruh, ışık ve daha naif enerjilerden çok daha süptil (manevi) yapıda yüksek titreşimli tanrısal bir özdür. Ruhun yapısını hayal etmemiz pek mümkün değildir. Lakin bizi var eden ruhun ta kendisidir. Eğer bu beden arabaysa, arabayı süren ruhtur.
Ruhun dünyada varoluş amacı tekamül etmek yani gelişmektir. Ruh geliştikçe titreşimi yani tesiri artar ve tanrısallığa yaklaşır. Tam tanrısallaştığında aydınlanma ya da vahdeti vücud meydana gelir ki kişi mükemmel insan yani insani kamil seviyesine ulaşmış olur. Ruhun yükselmesini ışığa benzetebiliriz. Güneş ışığının farklı frekanslarda farklı renkleri vardır, mor ötesi, kızılötesi ışınlar gibi. Bizler Dünya’da düşük frekanstan yüksek frekansa doğru yükseliriz en nihayetinde ışığın ta kendisi oluruz ve yaratıcı Kaynak’a geri döneriz. Bu insanın ruhsal yolculuğudur
Bilimadamları ruhun varlığına “gözlemci” olarak isimlendirir. Bu “bilinçli gözlemci” her şeyi gözlemliyor, yargılıyor ve değerlendiriyor. Bilim adamlarının ilk sordukları soru şu olmuştur: “Bu gözlemci kim ve beynin neresinde?”. Bu konuda en iyi açıklamaları “Ne biliyoruz ki?” adlı yarı belgesel yarı kurgu filmde buluyoruz. “Ne biliyoruz ki?” isimli belgeselde gözlemci hakkındaki düşünceler şu şekilde belirtiliyor;
Kuantum fiziği açısından bir gözlemcinin ne yaptığını biliyoruz. Fakat gözlemcinin aslında kim veya ne olduğunu bilmiyoruz. Sanmayın ki bir yanıt bulmaya çalışmadık. Baktık. Kafanızın içine girdik. Ne kadar delik varsa hepsine baktık, gözlemci denen şeyi bulmak için, ama hiç kimse yoktu. Beyinde kimse yok. Kortikal bölgelerde kimse yok. Alt – kortikal bölgelerde, limbik bölgelerde hiç kimse yok. Gözlemci diye biri yok oralarda. Yine de, hepimiz, dışarıdaki dünyayı gözlemleyerek gözlemcilik yapmışızdır.

imas 17.12.20 15:38

Alıntı:

Buba Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 396501)
Ruh bizim aslolan varlığımızın ta kendisidir. Düşünceler ruhun bilinç vasıtasıyla aktardığı bilgilerdir. Lakin biz aslen ruh olsak da, içinde yaşadığımız beden hapsi içerisinde sınırlandırılmış durumda “kim olduğumuzu” unutmuş bir vaziyette yaşamaktayız. Bu yüzden ruhumuzun yani kendimizin sırlarına erişmekte zorluk çekeriz. Ruh ve Bilinç arasında çok sıkı bir ilişki vardır lakin bilinci bilinçaltı, dış etmenler veya ego gibi unsurlarda yakından etkiler. Öyleyse bilinç safi bir şekilde ruhun tesirlerini içermez, diğer unsurların da karmaşasına sahiptir.
Bizim nihai amacımız dünyevi bilinçten kurtulduğumuzda geriye safi ruhsal bilinç kalır ki bu doğrudan ruhun kendi bilincidir. Bu durumda mutlak huzur hüküm sürer. Bu ruhsal bilince ancak meditasyon, zikir, riyazat, tefekkür gibi ruhsal disiplinlerle ulaşılabilir. Meditasyon anında entelektüel zihin yani dünyevi bilinç ortadan kalkar, zihin susar zira zihin beynin bir fonksiyondur. Geriye salt ruhsal bilinç yani ruhun ta kendisi kalır, işte o an kişi kendi benliğinin idrakine varmaya başlar. Bu yüzden meditasyon çok önemlidir.
Şimdi bilinci bir kenara bırakalım ve ruhun ne olduğunu idrak etmeye çalışalım.
Biz bir şeyleri anlatırken benzetmeler kullanırız ama ruhu benzetebileceğimiz dolasııyla anlatabileceğimiz bir vasıta veya örnek yoktur. Ruh, ışık ve daha naif enerjilerden çok daha süptil (manevi) yapıda yüksek titreşimli tanrısal bir özdür. Ruhun yapısını hayal etmemiz pek mümkün değildir. Lakin bizi var eden ruhun ta kendisidir. Eğer bu beden arabaysa, arabayı süren ruhtur.
Ruhun dünyada varoluş amacı tekamül etmek yani gelişmektir. Ruh geliştikçe titreşimi yani tesiri artar ve tanrısallığa yaklaşır. Tam tanrısallaştığında aydınlanma ya da vahdeti vücud meydana gelir ki kişi mükemmel insan yani insani kamil seviyesine ulaşmış olur. Ruhun yükselmesini ışığa benzetebiliriz. Güneş ışığının farklı frekanslarda farklı renkleri vardır, mor ötesi, kızılötesi ışınlar gibi. Bizler Dünya’da düşük frekanstan yüksek frekansa doğru yükseliriz en nihayetinde ışığın ta kendisi oluruz ve yaratıcı Kaynak’a geri döneriz. Bu insanın ruhsal yolculuğudur
Bilimadamları ruhun varlığına “gözlemci” olarak isimlendirir. Bu “bilinçli gözlemci” her şeyi gözlemliyor, yargılıyor ve değerlendiriyor. Bilim adamlarının ilk sordukları soru şu olmuştur: “Bu gözlemci kim ve beynin neresinde?”. Bu konuda en iyi açıklamaları “Ne biliyoruz ki?” adlı yarı belgesel yarı kurgu filmde buluyoruz. “Ne biliyoruz ki?” isimli belgeselde gözlemci hakkındaki düşünceler şu şekilde belirtiliyor;
Kuantum fiziği açısından bir gözlemcinin ne yaptığını biliyoruz. Fakat gözlemcinin aslında kim veya ne olduğunu bilmiyoruz. Sanmayın ki bir yanıt bulmaya çalışmadık. Baktık. Kafanızın içine girdik. Ne kadar delik varsa hepsine baktık, gözlemci denen şeyi bulmak için, ama hiç kimse yoktu. Beyinde kimse yok. Kortikal bölgelerde kimse yok. Alt – kortikal bölgelerde, limbik bölgelerde hiç kimse yok. Gözlemci diye biri yok oralarda. Yine de, hepimiz, dışarıdaki dünyayı gözlemleyerek gözlemcilik yapmışızdır.

bu aciklama ruhun bilimselligin kendi icindeki,ice donuk aciklamasi,su varki bilimin ruh konusunda kesin yargisi ve ispati yoktur ,bilim ruhun mahiyetini aciklamada ciliz kalir,ruhu sadece dinin bize anlattigi kadariyla taniyoruz,bu aciklama insan aklinin ancak idrak edebilecegi kadar olan aciklamadir...

Oğuz Baba 17.12.20 16:15

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ruhun da arkası vardır, ruh mahluktur. Benim ruhum sıkıldı diyen ve ruhu sahiplenen "Ben" kimdir?.

Oğuz Baba 17.12.20 16:21

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] vaktin varsa bu videoyu izle inşallah, Allah-İnsan-Kainat, bunlar nedir aralarındaki ilişki nasıldır şeklinde bir anlatım mevcut

Nilberg 24.01.22 15:58

Ruhlarla iletişim mümkün değildir bildiğim. Ruh diye gelenlerin Cin olduğu belirtilmiştir..


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:05.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149