Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Esmalarda. zikirlerde ve dualarda sayılara bağlı kalmak (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/61346-esmalarda-zikirlerde-ve-dualarda-sayilara-bagli-kalmak.html)

sdilek 29.03.21 16:50

Esmalarda. zikirlerde ve dualarda sayılara bağlı kalmak
 
Merhabalar.
Esmalarda. zikirlerde ve dualarda sayılara bağlı kalmanın yanlış olduğuna dair bir şey okudum. Bunların belli bir sayıya bağlı kalmadan okunabildiği kadar okunması gerek deniyor. Sizler ne düşünüyorsunuz?

Fsm 29.03.21 18:08

Alıntı:

sdilek Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418519)
Merhabalar.
Esmalarda. zikirlerde ve dualarda sayılara bağlı kalmanın yanlış olduğuna dair bir şey okudum. Bunların belli bir sayıya bağlı kalmadan okunabildiği kadar okunması gerek deniyor. Sizler ne düşünüyorsunuz?

benım bildigım niyet ederek okuyacaksan bellı sayıları var lakin ben tesbıhat yapacam dersen sayısız tesbıhat yapabilirsin @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bey alalım sızı sahneye döktür kurban zuha1

imas 29.03.21 18:50

Alıntı:

Fsm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418574)
benım bildigım niyet ederek okuyacaksan bellı sayıları var lakin ben tesbıhat yapacam dersen sayısız tesbıhat yapabilirsin @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] bey alalım sızı sahneye döktür kurban zuha1

belli sayilardan sonrasi belli amaclar icin okunur,mesala kalp gozunun acilmasi icin okunacaklar vardir,bununla ilgili konu acacagim

Fsm 29.03.21 19:19

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418610)
belli sayilardan sonrasi belli amaclar icin okunur,mesala kalp gozunun acilmasi icin okunacaklar vardir,bununla ilgili konu acacagim

Mubarek o konu millet uyguladigi zaman bedenin ruhun kaldiramayacagi seyler olmuyomu . Salih kullara ozel bir sey degilmi .Hz ALLAH TEALAYA Yakin olanda oluyo benim bildigim yanlismi biliyom

imas 29.03.21 19:47

Alıntı:

Fsm Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418635)
Mubarek o konu millet uyguladigi zaman bedenin ruhun kaldiramayacagi seyler olmuyomu . Salih kullara ozel bir sey degilmi .Hz ALLAH TEALAYA Yakin olanda oluyo benim bildigim yanlismi biliyom

bende farz ve sunnet uzerine yasayanlar icin acacagim konuyu

caspercrazy 29.03.21 19:52

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418646)
bende farz ve sunnet uzerine yasayanlar icin acacagim konuyu

şöyle genel kapsamlı geniş kapsamlı bir bilgilendirme güzel olur imas hocam hem kalp gözü üzerine hemde 3.göz için başlarına ne gelebileceğiyle alakalı net bir konu

imas 29.03.21 19:55

Alıntı:

caspercrazy Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418647)
şöyle genel kapsamlı geniş kapsamlı bir bilgilendirme güzel olur imas hocam hem kalp gözü üzerine hemde 3.göz için başlarına ne gelebileceğiyle alakalı net bir konu

3. goz veya kalp gozunun acilmasini kaldirabilecekler yapacak...

sdilek 30.03.21 12:28

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 418650)
3. goz veya kalp gozunun acilmasini kaldirabilecekler yapacak...

Gerçekten detaylı ve bilgilendirici bir yazı olursa çok iyi olur. Yoksa ordan burdan duyduklarımızla bir şeyler yapmaya kalkıyoruz. Şimdiden teşekkürler.

Gercek 22.09.21 21:10

Zikirdeki sayı disiplini;beynin sinaptik coşkunluk seviyesi, hücreler arası devre bağlantı gücüdür. Her bir tekrar, beyinde sinaptik seviyede gelişim meydana getirir.
Zikirde sayı değeri, belli bir noktaya ulaştığı anda beyin; kainatla, eşyayla, insanla, atom altı, atom üstü yapıyla irtibat kurabilir. İnsan, donmuş enerji kütlesidir.Kütleyi elektron mikroskobunun altına koyduğunuz anda gözün görebileceği tek şey, titreşen atom altı parçacıklardan ibaret ilmi ilahidir. Atom altı yapının titreşim seviyesi, beynin titreşim seviyesiyle eşitlendiği anda kuvvetler organize olup; arzu edilen dua gerçekleşmiş olur inşaallah.

Beyin, hassas bir cihaz... Sayı yüksek olsa algı, düşünce bozulur; düşük olsa arzu edilen fayda gerçekleşmez.

Misal; yeni kitap okumaya başlayan birisine 10(on)sayfa oku diyebilirsiniz. Fakat; orta seviyeli bir bilinç, sahibine 10(on)sayfa az kalır; doyum vermez değil mi?
Veya hızlı okuna tekniğiyle günlük 500 sayfa kitap okuyup, kitabın işini bitiren bir beyin; sahibine sanırım bir sınırlama getirmek komik olur. Kaç sayfa kitap okunduğu, kişiden kişiye değişir önem kazanırken, zikirde sayı olmaz demenin insafını size bırakıyorum.

Beyin, muazzam bir cihaz. Bu cihaz, sürekli sıcak tekrar, tefekkür, ibadet çalışmalarıyla gelişme sağlayabilir. Bu noktada beyni, sayı ile dövmek; kapasitesini arttırmak gerekiyor. Tarikatlarda sayı, belli belli periyotlarla bu sebeple arttırılıp beynin gelişmesi hedeflenir.

Tıpkı bunun gibi her beynin ustalığı, zikirdeki sayı tekrarı bir olmaz. Seviye, istidat,kabiliyete göre sayı farklıdır.

Beynin işlem hacmine göre sayı değişir. Zikirde ustalaşmış bir kişi, günlük 120(Yüzyirmi)bin "Allah" zikri çekerken, zikre yeni başlayan bir kişi 5 bin "Allah" zikrini bir saate ancak bitirebilir.

Sayıya takılmayalım diyemeyiz. Sayı demek belli bir enerji seviyesi demektir. Manyetik kuvvet arttığında bir genlik meydana gelir ve neticede arzu edilen cazibe ve çekilim sağlanmış olur.

Sayıyı boş vermek, beyni ve beynin işletim sistemini hafife almak olur.

Martin Mystere 26.05.23 06:27

Güzel bir yaklaşım. Günde 120 bin çekenilen var mı gerçekten?

Nagg 10.12.24 23:45

Konuyu tazelemek gerekirse, bu belli sayılar ve beyin arasında ki etleşim anlatınız muhteşem teşekkürler

Yusufiyeli 11.12.24 17:53

Güzel bir konuya geldik. Bu da çok soruluyor. Sayısal zikir, yani belli sayıda zikir var mıdır, yoksa sayı koymaksızın mutlak zikir mi gerekir? Buna çok itiraz edip ‘’siz kendi kafanızdan ibadet uyduruyorsunuz’’ diyorlar. Mesela müride belli sayıda vird verilmiştir. günde yüz defa istiğfar edeceksin, yüz defa yada bin defa Allah, Allah diyeceksin, yüz defa salavat getireceksin,... denilmiştir, mürid de o virdi çekip duruyordur. İtiraz edenler belli sayıda zikir olmaz, diyorlar. Çünkü Resulullah Aleyhi’s-Salatü ve’s-Selam böyle bir şey yaptırmamıştır. Ya da Resûlullah Aleyhi's-Salâtu ve's-Selâm ne yaptırdıysa sadece o vardır. Bunun ötesinde bir rakam koyamazsınız, diyorlar. Hatta bunu söylerken biraz da ikna edici ve yaldızlı sözlerle söylüyorlar. Mesela diyorlar ki, 'bir ibadet ancak vahiy ile ortaya konulur'. Doğru tabii ki. Önce bunu bir tasdik ettirirler. Bundan sonra 'zikir ibadet mi', diye sorarlar. O da doğru ama AMAsı var. Arkasından 'zikir ibadet ise belli sayıda zikir yapman ya da vird verebilmen için ayetten ya da hadîs ‘ten delil getirmen gerekir', derler. Doğru mu, ilk bakışta doğru görürsün. Ama gelelim işin AMAsına. Belli sayıda zikir vermek, ibadet koymak değil, zikre ve ibadete alıştırmak yani eğitim amaçlıdır. Eğitim ile ibadeti karıştırırsanız , önceki iddiada bulunursunuz. Eğitim ayrıdır ibadet ayrıdır. Belli sayıda zikir ibadete alıştırmak içindir. Malumdur ki belli sayı ile alıştırma yaptırmak eğitim yollarından bir tanesidir, peki zikir konusunda ibadet olan ne? Zikir konusunda ibadet olan şey, zikr-i dâim yani sürekli zikirdir ki bu ifade ALLAHı hiç unutmamak demektir Allah’ı sürekli daha doğrusu Allah’ı anmadığın bir anın olmamasıdır. İnsanı buna alıştırmak için, eğitmek için belli sayıda Allah, Allah detirte dedirte alıştırırsın.
Belli sayıda zikirle insanı zikr-i daime alıştırmak şuna benzer: Okuma- yazma bilmeyen bir insana okuma yazmayı öğretiyorsan ona dersin ki "bak, bu alfabe harfleridir, yarına on defa yazıp geleceksin". Okumaya - yazmaya alıştırmak için belli sayıda ödev vermek ne ise belli sayıda zikir vazifesi vermek aynı şeydir. Bu talebe itiraz etse ve "On defa alfabeyi yazmam. Bu ödev Kur'an ve Sünnet'in neresinde var ? Bana delil getir, yoksa ben yazmıyorum" dese bu çocuk okuma yazmayı öğrenir mi ? Öğrenemez tabii. Bu öğrencinin belli sayıdaki yazı ödevi için delil istemesi doğru mu? Tabii ki yanlıştır. Okuma - yazma ödevleri için "OKU" emri yeterlidir. Geri tarafı tecrübe ile yürütülür. Tecrübe de belli sayı ile ödevler vermek şeklinde gerçekleşmiştir. Öğrenci tamamen okuma - yazmayı söktüğü an, sayı ile ödev devri de biter. Onun içindir belli sayı daki zikir, zamanla değiştirilir, nihayet tümden ödev / vird kaldırılır. Çünkü insan zikr-i daime alışmış gitmiştir artık Zikir, zikr-i daim hale gelmiştir. Öyleyse insanın, sürekli Allah zikrine alışan bir insan olması için, diyelim ki önce yüz defa Allah demekle başlar. Bin defa, iki bin defa, üç bin defa, beş bin defa... belli sayıda zikir yapar yapar yapar derken bu insan, sürekli zikreder hale gelir ki artık sayısal zikir / vird vermenin gereği kalmaz. Zaten o insan sürekli zikrediyor. O kişi için sayı ile zikir manasız kalmıştır. Bazı cahillerin İddia ettikleri gibi belli sayıda zikir, ortaya ibadet koymak yani ibadet icad edip uydurmak olsaydı; o belli sayı, sürekli aynı kalır, hiç değiştirilmez ve zamanı gelince de tümden kaldırılmazdı. Çünkü ibadet sabittir, değişmez. Halbuki tarikat uygulamasında zikir / vird, halden hale, insandan insana değiştirilir, durur.
Bir insanın niyeti bozuksa, dosdoğru bir çizgiyi bile eğri büğrü görür. Belli sayıdaki zikri, ibadet olarak görüp taarruz da bulunanlara bu dosdoğru uygulama, eğri büğrü görünüyor.

timbor 12.12.24 14:18

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 650655)
Güzel bir konuya geldik. Bu da çok soruluyor. Sayısal zikir, yani belli sayıda zikir var mıdır, yoksa sayı koymaksızın mutlak zikir mi gerekir? Buna çok itiraz edip ‘’siz kendi kafanızdan ibadet uyduruyorsunuz’’ diyorlar. Mesela müride belli sayıda vird verilmiştir. günde yüz defa istiğfar edeceksin, yüz defa yada bin defa Allah, Allah diyeceksin, yüz defa salavat getireceksin,... denilmiştir, mürid de o virdi çekip duruyordur. İtiraz edenler belli sayıda zikir olmaz, diyorlar. Çünkü Resulullah Aleyhi’s-Salatü ve’s-Selam böyle bir şey yaptırmamıştır. Ya da Resûlullah Aleyhi's-Salâtu ve's-Selâm ne yaptırdıysa sadece o vardır. Bunun ötesinde bir rakam koyamazsınız, diyorlar. Hatta bunu söylerken biraz da ikna edici ve yaldızlı sözlerle söylüyorlar. Mesela diyorlar ki, 'bir ibadet ancak vahiy ile ortaya konulur'. Doğru tabii ki. Önce bunu bir tasdik ettirirler. Bundan sonra 'zikir ibadet mi', diye sorarlar. O da doğru ama AMAsı var. Arkasından 'zikir ibadet ise belli sayıda zikir yapman ya da vird verebilmen için ayetten ya da hadîs ‘ten delil getirmen gerekir', derler. Doğru mu, ilk bakışta doğru görürsün. Ama gelelim işin AMAsına. Belli sayıda zikir vermek, ibadet koymak değil, zikre ve ibadete alıştırmak yani eğitim amaçlıdır. Eğitim ile ibadeti karıştırırsanız , önceki iddiada bulunursunuz. Eğitim ayrıdır ibadet ayrıdır. Belli sayıda zikir ibadete alıştırmak içindir. Malumdur ki belli sayı ile alıştırma yaptırmak eğitim yollarından bir tanesidir, peki zikir konusunda ibadet olan ne? Zikir konusunda ibadet olan şey, zikr-i dâim yani sürekli zikirdir ki bu ifade ALLAHı hiç unutmamak demektir Allah’ı sürekli daha doğrusu Allah’ı anmadığın bir anın olmamasıdır. İnsanı buna alıştırmak için, eğitmek için belli sayıda Allah, Allah detirte dedirte alıştırırsın.
Belli sayıda zikirle insanı zikr-i daime alıştırmak şuna benzer: Okuma- yazma bilmeyen bir insana okuma yazmayı öğretiyorsan ona dersin ki "bak, bu alfabe harfleridir, yarına on defa yazıp geleceksin". Okumaya - yazmaya alıştırmak için belli sayıda ödev vermek ne ise belli sayıda zikir vazifesi vermek aynı şeydir. Bu talebe itiraz etse ve "On defa alfabeyi yazmam. Bu ödev Kur'an ve Sünnet'in neresinde var ? Bana delil getir, yoksa ben yazmıyorum" dese bu çocuk okuma yazmayı öğrenir mi ? Öğrenemez tabii. Bu öğrencinin belli sayıdaki yazı ödevi için delil istemesi doğru mu? Tabii ki yanlıştır. Okuma - yazma ödevleri için "OKU" emri yeterlidir. Geri tarafı tecrübe ile yürütülür. Tecrübe de belli sayı ile ödevler vermek şeklinde gerçekleşmiştir. Öğrenci tamamen okuma - yazmayı söktüğü an, sayı ile ödev devri de biter. Onun içindir belli sayı daki zikir, zamanla değiştirilir, nihayet tümden ödev / vird kaldırılır. Çünkü insan zikr-i daime alışmış gitmiştir artık Zikir, zikr-i daim hale gelmiştir. Öyleyse insanın, sürekli Allah zikrine alışan bir insan olması için, diyelim ki önce yüz defa Allah demekle başlar. Bin defa, iki bin defa, üç bin defa, beş bin defa... belli sayıda zikir yapar yapar yapar derken bu insan, sürekli zikreder hale gelir ki artık sayısal zikir / vird vermenin gereği kalmaz. Zaten o insan sürekli zikrediyor. O kişi için sayı ile zikir manasız kalmıştır. Bazı cahillerin İddia ettikleri gibi belli sayıda zikir, ortaya ibadet koymak yani ibadet icad edip uydurmak olsaydı; o belli sayı, sürekli aynı kalır, hiç değiştirilmez ve zamanı gelince de tümden kaldırılmazdı. Çünkü ibadet sabittir, değişmez. Halbuki tarikat uygulamasında zikir / vird, halden hale, insandan insana değiştirilir, durur.
Bir insanın niyeti bozuksa, dosdoğru bir çizgiyi bile eğri büğrü görür. Belli sayıdaki zikri, ibadet olarak görüp taarruz da bulunanlara bu dosdoğru uygulama, eğri büğrü görünüyor.



Cok guzel açıklamışsın arkadaşım. Bu yazını okuyunca bendeki problemi daha iyi kavradım. Ben daha okuma yazmayı öğrenemeden deryalara dalmaya çalışıyormuşum. Bu yüzden başladıklarımın devamını getiremiyorum. Allah razı olsun.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:54.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148