![]() |
Nasıl dua etmeli ????
Bende kendince dili döndüğünce içinden geldiği gibi dua edenlerdenim ama....
Sitedeki bazı yorumları okuyunca kafam karıştı.... Dua ederken ; 1-Allahım hayırlısı ile iki cihanda da sağlık ,mutluluk,afiyet VER DUALARIMI KABUL ET.. 2- Allahım kıldığım namazı KABUL ET......mi demeliyim... Yoksa aynı cümleleri, 1-Allahım hayırlısı ile iki cihanda da sağlık, mutluluk,afiyet VERİRSİN DUALARIMI KABUL EDERSİN İNŞALLLAH .. 2- Allahım kıldığım namazı kabul EDERSİN İNŞALLAH ......mı demeliyim... Ben hep ikinci şekilde "KABUL EDERSİN İNŞALLAH" diye dua ettim.... hep sandım ki kul içinden geldiği gibi dua etmeli tevekküllü şekilde işini Allaha bırakmalı .....bana böyle öğretildi içimden de böyle dua etmek geldi..Allah ile kul arasındaki dua şekli kişinin içinden geldiği gibi olmalı şeklin çok da önemi yok önemli olan öz diye düşündüm hep....... Ama sitedeki yorumları okuyunca dua etmeninde bir şekli olduğu Allah dan duaların daha net ve daha kesin şekilde istenmesi gerektiği gibi bir algıya kapıldım ... Sitede ki hem bilgisi hem de fikri olan hocalar yardım edebilir beni bu konuda aydınlatabilir bana yardım edebilir mi ... Teşekkürler... |
Alıntı:
Ayrıca "Allahım Kabul et,Allahım Ver" gibi cümleler bana "tövbe haşa" emir kipi gibi geliyor..bu dua ediş şekli bana doğru gelemiyor..... kendi ettiğim gibi " Allahım Kabul edersin inşallah,Allahım verirsin inşallah" gibi cümlelerle dua etmek bana daha doğruymuş gibi geliyor....lütfen beni bu konuda bilgilendirin bu konu benim için önemli teşekkürler... |
Alıntı:
Ve zaten duama cevap verildi düşüncesi ile.. |
Alıntı:
İlk önce yanıtınız için Teşekkür ederim..ama inanın ben ilkokul bilgisi ile sizin üniversite bitirmiş anlatımlarınızı bazen net anlayamayabiliyorum...ne yazık ki bilgim yeterli gelmiyor... Yanıtınız kalben ve beynen ne düşünmem gerektiğini bana çok güzel anlatsa da dua ederken dilimle nasıl bir cümle kurmam gerektiğini hala anlayamadım cümle kuruş şeklimi de yazabilir misiniz örnekleme yaparak.. Çünkü bu sayede kalp,beyin,dil üçlüsünü üçleyebilir bir bütün sağlayabilirim...hakkınızı helal edin Teşekkürler... |
Alıntı:
Bakın dua üzerine size burda sayfalar dolusu yazarım. Kabulü, keyfiyeti, icabeti, haddi aşmayı, kabul görmeyen duayı etmeyi fln derken sayfalar dolusu yazarım. Yani duayı eden kul, kabul eyleyen Allah Azze ve Celle dir. Fakat net olarak şunu bilmek lazım ki duada kabul ile duada cevap aynı şey değildir. Duaya cevap durumu kesin ve net bir biçimde kuranda Allah zülcelal kullarına vaad etmiştir. Fakat kabul noktasında salih kullarını istisna kılmıştır. Haliyle dua ile günah iki güreşçi olsa gökte güreşse tabiri caiz ise hangisi galip gelse o Allah'a ulaşır. O yüzden temiz bir ağız ile dua etmek lazım. Haliyle tövbeyi eksik etmesek de Allah'a kulluk vazifelerimizi yerine getirsek muhakkak duaya cevap gelir, kabulü ise Allahu alimdir. İşin ihlas kısmını halledersek seramoni hiç düzeyinde bir ayrıntıdır. ---------- Post added 13.06.21 at 09:50 ---------- Alıntı:
Yahu Estağfirullah ben yanlış bir şey yaptım sanırm özür dilerim. Demek istediğim tam olarak şu; namazı kılıp kalbin kötü hastalıklarından da uzak dursak Allah her kulunu duyar her kuluna cevap verir. |
Alıntı:
Sayın Erzurum lu ben Allah kabul ederse namazımı kılmaya çalışıyorum dualarda öyle..bu konuları araştırmadan bilmeye çalışmadan önce çok daha iyi bir iletişim sağlarken yaptığım ibadetlerimde çok daha iç huzuru bir bütünlük hissederken şimdi araştırdıkça yanlış şeyler eksik şeyler yapıyormuş gibi hissediyorum...sorduğum soru bile bundandır...bazen kavram karmaşası oluyor..burada da okuduklarımdan dolayı takıldım bugüne kadar dua ediş şeklim yanlış mıydı?? diye düşünmeme neden oldu okuduklarım yanıt aramam da yanlışsa düzelteyim diyedir... Teşekkürler |
Öncelikle hocalar demissiniz ama ben hoca değilim onu baştan belirteyim ki ona göre dikkate alın.
Içimden geldiği gibi ettiğim dualarım da kabul gördü bu güne kadar çok şükür ama genel olarak duada net olunmalı. Olumsuz cümleler kurulmamali. Allahım şunlar olmasın gibi cümlelerle değil de isteğimizi kısa ve net şekilde belirtmek daha doğru diye düşünüyorum. Tecrübem bu yönde. |
Alıntı:
E sen doğrusunu yapıyon zaten neye kafan karışmış ki. "Alemlerin Rabbi olan Allahım dua da haddi aşmaktan, kabul görmeyecek duadan, faydasız ilimden ve kovulmuş şeytanın şerrinden yalnız sana sığınırım" de iste. İste isteyebildiğin kadar. Gerisi sizin aranızda daha karışmam ben -) Yahu allah kalblerde olanı bilen görendir. Elini aç iste sen o hayrlı olanı nasip eder zaten. Senin yaptığın doğru. Hiç boşuna bakıp da buralara kafanı karıştırma. Ahan duaya nasıl giriceğini de yazdım buraya. -) |
Alıntı:
Bir yanlış anlaşılma oldu galiba :) ya da yanlış alıntı oldu. :) |
Alıntı:
Teşekkür ederim sağ olun... |
Alıntı:
Hocam dua etmenin usulü erkanı olur mu? Dua insanın içinden gelenleri kalbinden geçirdikleri değil midir? İnsan laf olsun diye onu bunu isteyerek ettiği dua kabul görür mü mesela? Birde gerçekten tam anlamıyla ihlasla yaptığı dua aynı kefeye girer mi? Tabii herşeyin doğrusunu Allah bilir orası ayrı.. |
Alıntı:
Dua direk bağlantı olduğu için en çok dua da adab usül erkan lazım. Nezaket lazım. Takdis Lazım. Hamd lazım. Övgü lazım. Birlemek Lazım. Detay vermemek lazım. Güzel konışma Lazım. Yakarış lazım. Yalvarma lazım. Pişmanlıkla af dilemek lazım. Yahu lazım oğlu lazım işte. Bi tane devlet dairesinin müdürüne gitsen derdini binbir nezaketle anlatıyon da alemin sahibiyle direk bağlantı kuruyon en çok usülün lazım olduğu yer orası. |
Alıntı:
Yine dünyalık bir hacetimiz var diyelim 2 rekat hacet namazı kılarsın veya namaz sonrası dua edeceksin o sana kalmış. Tesbihat bittikten sonra Euzu besmele ile başlarsın 3 kere salavat getirirsin salavat nedir Resulullah s.av Salat ve selam değil mi bu salavat kesin kabul oluyor işte :) Ondan sonra ümmeti muhammede Sevdiklerine dua et en sonunda hacetini belirt Hakettigim için değil Kurandaki her harf ve ayet hakkı için Peygamber efendimiz Sav. Yüzü suyu hurmetine Adem A.s dan Peygamber efendimiz Sav kadar gelmiş nebiler ve resuller hurmetine Ya rabbi benim şu şu hacetimi bana nasip et hakkımda hayırlı eyle bunun yanında afiyette ver . Amin Amin Amin 3 salavat 1 Fatiha amin Bu şekilde dua et kardeşim |
Alıntı:
Hz. Musa ve Çobanın Duası " Hazreti Musa, bir gün bir başına dağları dolanırken, uzaktan yoksul ve yalnız bir çoban gördü. Çoban dizüstü çökmüş, ellerini semaya açıp dua etmekteydi. Bu durum Hz. Musa'nın çok hoşuna gitti, ama yaklaşıp da çobanın duasını duyunca şaşırdı. Çoban, Rabb'ine şöyle yalvarıyordu: Kurban olduğum Allah'ım! Seni ne kadar severim, bir bilsen. Ne istersen yaparım, yeter ki Sen iste. Sürüdeki en yağlı koyunu kes desen, gözümü kırpmadan keserim Sen'in için. Koyun kavurması güzeldir Allah 'ım! Kuyruk yağını da alır pilavına katarsın, tadından yenmez olur. Hz. Musa duaya kulak kabartarak çobana yaklaştı. Çoban, duasına devam ediyordu: Yeter ki Sen dile, ayaklarını yıkarım. Kulaklarını temizler, bitlerini ayıklarım. Ne kadar çok severim ben Sen'i. Sana çok hayranım. Duydukları karşısında Hz. Musa öfkeden küplere bindi, bağıra çağıra kesti çobanın duasını: Sus, seni cahil adam! Ne yaptığını sanırsın? Allah pilav yer mi? Allah'ın ayakları mı var yıkayasın? Böyle dua olur mu? Külliyen günaha giriyorsun. Derhal tövbe et! Çoban, Hz. Musa'dan azarı işitince kulaklarına kadar kızardı, utancından yerin dibine girdi. Bir daha böyle kendi kafasına göre dua etmeyeceğine gözyaşları içinde yeminler etti. O gün akşama kadar Hz. Musa çobanın yanında durup ona temel duaları ezberletti. Sonra "Allah benden razı olur, iyi iş yaptım" diye düşünerek yoluna devam etti. Hz. Musa o gece bir ses işitti; seslenen Rabb idi: "Ey Musa! Sen bugün ne yaptın? Sen ayırmaya mı geldin, buluşturmaya mı? Şu garip çobanı azarladın. Onun bana ne kadar yakın olduğunu anlayamadın. Ağzından çıkan lafı bilmese de, o çoban inancında samimi idi. Kalbi temiz, niyeti halisti. Biz kelimelere bakmayız, Niyete bakarız! Kelimelere bakacak olsak yeryüzünde insan kalmazdı! Biz çobandan razıydık. Başkasına medih olan söz, sana zemdir. Ona bal olan, sana zehirdir. Sen işittiklerini inkar ve küfür saydın. Bir kabahati varsa bile, ne tatlı kabahattir onunki." Musa hatasını anladı. Ertesi gün çobanın yanına gitti. Çoban duaya durmuştu yine, ama dünkü heyecanından, samimiyetinden eser yoktu. Öğretildiği gibi yakarmaya gayret gösterdiğinden, “aman yanlış bir laf etmeyeyim” diye takılıyor, kekeliyor, terliyordu. Hz. Musa, çobana ettiğinden pişman olup sırtını okşadı ve dedi ki: "Ey dost, ben hatalıyım, ne olur affet. Bildiğin gibi dua et. Allah nazarında böylesi daha kıymetlidir.” Elbette yakarmanın bir üslubu vardır, fakat samimi olması her şeyden evladır… |
Alıntı:
|
Alıntı:
Hocam detay vermemek lazimdan kastiniz nedir?biz detay vermek lazim diye biliyorduk.yanlis mi biliyoruz? |
Alıntı:
"Allahım cennetin şu köşesini dönünce falanca sahabenin köşkünün hemen yanında ki köşkü bana nasip et" Yerine "allahım sen bizi cennetinle müjdele" Gibi. Detaya inince işin rengi biraz değişiyor. Bir kaç kelime ile meramı anlatmak daha uygun. Lisanı hal ile de dua edilebilir. Allah herşeyi görüp biliyor zaten. Kalbde olanı biliyo. Çok detay bazen istemek konusunda şirazeyi kaydırır. Bu da dua da haddi aşmaya giriyor. İsteme de sıkıntı yok ama öle açık adres girince işin içine kaçınmak lazım-) |
Resülullah Hz. Muhammed (Aleyhisselam) şöyle buyurmuştur:
Allahü Teala’nın bir meleği vardır, bu melek “Ya Erhamerrahimin ” diyen kimseleri takip eder. Bir kimse ” Ya Erhamerrahimin ” kelimesini üç defa söylerse melek: “Ya Erhamerrahimin olan rabbin sana yöneldi. ne dileğin varsa iste”der. Kendimizi sıkıntılı, içinden çıkılamayacak bir durumda bulduğumuzda, bir hazine olan bu dualara sığınalım. Kaynak:Münacaat Duaları(Havva Özkan) Duadan sonra 4 defa elhamdülillahi rabbil alemin denmeside başka bir kaynakta eklenmiş |
Yeni üyeyiz çok güzel bilgiler var sağolasın varolasın
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:19. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com