Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Avam nedir? Havas nedir? Bişey bilmeyen ben gibiler nedir?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.07.21, 10:52
Kgumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 14.05.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 978
Forum Puanı: 2092
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ben anlatsam çok su götürür. o yüzden susmak en doğrusu.. :=)
Sakın susma gardaşım bilgilenmek için soruyorum
Susulsun diye değil

---------- Post added 01.07.21 at 10:53 ----------

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
havas bir ilim,ogrenmesi zor yasamasi zor,gizlilikleri sirlari olan,tevazu gerektiren,avamda merakla nedir bu ilim diye irdeleyen incelen araştiran insan toplulugu
Sanki bana havas asilzade elit avam sonradan alınan rütbe benim gibilerde köylü halk oluyor

__________________
Dünya Bir Kazan. Nasibi kadar kepçedir İnsan
Kg
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01.07.21, 11:01
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,531
Forum Puanı: 10284
Etiketlendiği Mesaj: 5366 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kgumus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sakın susma gardaşım bilgilenmek için soruyorum
Susulsun diye değil

---------- Post added 01.07.21 at 10:53 ----------


Sanki bana havas asilzade elit avam sonradan alınan rütbe benim gibilerde köylü halk oluyor
herkes baslangicta avamdir,kimisi ilmi alir avamliktan cikar,kimiside aman banane neyime gerek der avam kalmayi tercih eder,bu hayat gorusune ve bakiş acısina gore degisir

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01.07.21, 13:14
 
Üyelik tarihi: 26.08.19
Bulunduğu yer: Mukaddes Vatan Ötüken
Mesajlar: 1,648
Forum Puanı: 3364
Etiketlendiği Mesaj: 204 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kgumus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sakın susma gardaşım bilgilenmek için soruyorum
Susulsun diye değil

---------- Post added 01.07.21 at 10:53 ----------


Sanki bana havas asilzade elit avam sonradan alınan rütbe benim gibilerde köylü halk oluyor
susmayayım da abla yazsam çok fazla istismar ve söylemediğim ima dahi etmediğim sonuçlar çıkarılıyor bazen. yada şöyle yapalım çıkaran çıkarsın ben "bence" tanımını yapayım sana.


havas avam kavramları kelime anlamı açısından; havas seçkin kimseler, avam ise halktır. islami bir ayrım kesinlikle değildir. bilakis islam dini bu ayrımı mental olarak reddeder. nasıl mı? hücceti ise bilal r.a'dır. efendimizin ilk islamı tebliğ ettiği sahabelerden biridir kendisi ve efendimiz seçkin yada köle yada halk diye ayırmamış herkese eşit biçimde ilmini, dinini dağıtmıştır. Kur'an da yada sünnette olan bir ayrım biçimi kesinlikle değildir. tasavvuf ile islama sokuşturulmuş saçma sapan bir ayrımdır. tasavvufi açıdan da bakacak olursak eğer ayrım şu şekildedir; ilim sahibi olanlar havas olmuştur, derdini anlatacak kadar iman etmiş olanlar ise avamdır. gazali sokmuştur bu tanımları doğru hatırlıyorsam eğer literatüre. buraya kadar bir sorun görünmüyor. fakat tasavvuf özelinde havas-avam kavramlarını biraz açacak olursak eğer ciddi bir çelişki göze çarpıyor. inceleyelim.

ilk soru şu; tasavvufun ana temelinde kökeninde kökünde nefs terbiyesi yatıyorken ve kişinin herhangi bir varlığının söz konusu olmadığını kişinin "ölmeden ölmek" noktasına yani "hiçlik" sonra da fenafillah fln gibi kendi uydurdukları bazı makamlara çıkmalarını öğütleyen bir öğretiler dizesinin havas-avam ayrımı yapması çelişkili ve saçma geliyor bana. kaldı ki bu havas olmak meseleside kendi içinde saçma sapan bir durumdadır. mutasavvuflar kesinlikle islamın zahiri ilimlerini tabiri caiz ise yalamış yutmuş alimleri havas tabakasında görmezler çünkü kesinlikle ilim ehli tasavvuf ehli olamaz gibi bir bakış açıları vardır. ne demek bu? ilim ehli sorar sorgular tefekkür eder şeriata göre yaşarken tasavvuf ehli "arife din gerekmez" der ve havas olması için bir kimsenin keşf keramet ehli olmasını, aklederek değilde tamamen keşf yolu ile Allah'ı bulmasını öğütler. hal böyle olunca örnek verecek olursak bugün ki bilgisayar sisteminin temelini atan harezmi kesinlikle havas değildir bu kafaya göre :=) yahut ibni sina, yahut farabi vs vs uzar gider bu liste. mutasavvuf olmamış tüm alimleri havas olarak kabul etmezler yani. fakat örneğin ümmi ama keşf keramet yoluyla bir şeyler öğrendiğini idda eden bir şeyh efendi havasdır. bu noktada sorulacak tek soru şudur; 80 yıl çalışıp çabalamış ilim öğrenmiş bir kimse ile daha elifi görse mertek sanacak bir şeyh efendi sizin katınız da nasıl daha yüksek bir kimse olur? çalışıp çabalamadan rüya vs gibi bir çok yol yöntemle ilim aldığını söyleyen kimseler Allah Zülcelal'in adalet sıfatlarını tamamen yok ederek Allah'a iftira atmıyorlar mı? Bilenle bilmeyen bir olur mu? ayetine rağmen.. her ne ise. uzatırsak ortalık karışır.
sonuç olarak şunu diyebiliriz; havas-avam ayrımı kesinlikle islami bir ayrım değildir, islam'a ilk tabi olanlar, efendimizi resul kabul eden ilk sahabeler muhakkak ki toplumun en ama en alt kademesinde ki kölelerdi. okuma yazma bilmeyen kölelerdi. muhakkak ki peygamberler tarihine bakılsa diğer resullerde de bu durum gözlenir. hal böyle olunca havas-avam ayrımını mutasavvuflar hariç hiç bir sahih ilim erbabı ve ulema kabul etmez. haliyle bir çok ilim erbabı açısından da yok hükmünde bir ayrımdır.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 01.07.21, 13:55
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
susmayayım da abla yazsam çok fazla istismar ve söylemediğim ima dahi etmediğim sonuçlar çıkarılıyor bazen. yada şöyle yapalım çıkaran çıkarsın ben "bence" tanımını yapayım sana.


havas avam kavramları kelime anlamı açısından; havas seçkin kimseler, avam ise halktır. islami bir ayrım kesinlikle değildir. bilakis islam dini bu ayrımı mental olarak reddeder. nasıl mı? hücceti ise bilal r.a'dır. efendimizin ilk islamı tebliğ ettiği sahabelerden biridir kendisi ve efendimiz seçkin yada köle yada halk diye ayırmamış herkese eşit biçimde ilmini, dinini dağıtmıştır. Kur'an da yada sünnette olan bir ayrım biçimi kesinlikle değildir. tasavvuf ile islama sokuşturulmuş saçma sapan bir ayrımdır. tasavvufi açıdan da bakacak olursak eğer ayrım şu şekildedir; ilim sahibi olanlar havas olmuştur, derdini anlatacak kadar iman etmiş olanlar ise avamdır. gazali sokmuştur bu tanımları doğru hatırlıyorsam eğer literatüre. buraya kadar bir sorun görünmüyor. fakat tasavvuf özelinde havas-avam kavramlarını biraz açacak olursak eğer ciddi bir çelişki göze çarpıyor. inceleyelim.

ilk soru şu; tasavvufun ana temelinde kökeninde kökünde nefs terbiyesi yatıyorken ve kişinin herhangi bir varlığının söz konusu olmadığını kişinin "ölmeden ölmek" noktasına yani "hiçlik" sonra da fenafillah fln gibi kendi uydurdukları bazı makamlara çıkmalarını öğütleyen bir öğretiler dizesinin havas-avam ayrımı yapması çelişkili ve saçma geliyor bana. kaldı ki bu havas olmak meseleside kendi içinde saçma sapan bir durumdadır. mutasavvuflar kesinlikle islamın zahiri ilimlerini tabiri caiz ise yalamış yutmuş alimleri havas tabakasında görmezler çünkü kesinlikle ilim ehli tasavvuf ehli olamaz gibi bir bakış açıları vardır. ne demek bu? ilim ehli sorar sorgular tefekkür eder şeriata göre yaşarken tasavvuf ehli "arife din gerekmez" der ve havas olması için bir kimsenin keşf keramet ehli olmasını, aklederek değilde tamamen keşf yolu ile Allah'ı bulmasını öğütler. hal böyle olunca örnek verecek olursak bugün ki bilgisayar sisteminin temelini atan harezmi kesinlikle havas değildir bu kafaya göre :=) yahut ibni sina, yahut farabi vs vs uzar gider bu liste. mutasavvuf olmamış tüm alimleri havas olarak kabul etmezler yani. fakat örneğin ümmi ama keşf keramet yoluyla bir şeyler öğrendiğini idda eden bir şeyh efendi havasdır. bu noktada sorulacak tek soru şudur; 80 yıl çalışıp çabalamış ilim öğrenmiş bir kimse ile daha elifi görse mertek sanacak bir şeyh efendi sizin katınız da nasıl daha yüksek bir kimse olur? çalışıp çabalamadan rüya vs gibi bir çok yol yöntemle ilim aldığını söyleyen kimseler Allah Zülcelal'in adalet sıfatlarını tamamen yok ederek Allah'a iftira atmıyorlar mı? Bilenle bilmeyen bir olur mu? ayetine rağmen.. her ne ise. uzatırsak ortalık karışır.
sonuç olarak şunu diyebiliriz; havas-avam ayrımı kesinlikle islami bir ayrım değildir, islam'a ilk tabi olanlar, efendimizi resul kabul eden ilk sahabeler muhakkak ki toplumun en ama en alt kademesinde ki kölelerdi. okuma yazma bilmeyen kölelerdi. muhakkak ki peygamberler tarihine bakılsa diğer resullerde de bu durum gözlenir. hal böyle olunca havas-avam ayrımını mutasavvuflar hariç hiç bir sahih ilim erbabı ve ulema kabul etmez. haliyle bir çok ilim erbabı açısından da yok hükmünde bir ayrımdır.
Değerli Erzurumlu kardeşim Seyyidü_taife olarak anılan ve kendisinden sonra tasavvufa ana rengini verenlerin başında gelen Cüneyd-i Bağdadi tasavvuf nedir diye soran birine verdiği cevapta ‘’Rasulullah’a ve şeriatına uymak’’ (Kelabazi, et-Tasavvuf,sayfa 9) demiş; Seriy es-Sekati de ‘’Kitab ve Sünnet’in zahiriyle çelişin batını ilmi konuşmamayı’’ esas saymıştır.
Zunnun el Mısrı ‘’Allah’ı sevenin Allah’ın sevgilisine tabi olması gerektiğini’’ söylerken Ebu Hafs Haddad da ‘’Bir kimse hal ve fiillerini sürekli olarak Kitap ve sünnete göre ölçüp biçmezse adı defterin ‘’Allah’ın adamları’ ’bölümünden silinir’’ demektedir. (Prof. Dr. Mustafa Kara, Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi, Dergâh Yayınları 2013 Sayfa 68). Sehl b. Abdillah et-Tüsteri daha açık ifade ederek şöyle demiştir.’’Bizim usulumuz altı şeydir: Allah’ın kitabına bağlanmak, Rasulullah (s.a.v)’ın sünnetine uymak, helal yemek, eziyetten uzak durmak, günahlardan kaçınmak, tevbe ve hakları yerine getirmek.’’ (Ebu Nuaym, Hilye, X, 190)
Fakat sonradan bazı kırılmalar yaşadı en önemlisi günümüzde bazı Tarikatlar ve Cemaatlerin, insanların ahlaki gelişimi, toplumda hoş görünün yerleşmesi, birlik ve dayanışmanın güçlenmesi birlikte yaşama kültürünün desteklenmesi, farklılıkların zenginlik olarak görülmesi gibi özelliklere sahip tasavvuf geleneği, temsil edemedikleri görülmektedir. Hatta günümüzde dini cemaatleşmelerin ve tarikat örgütlenmelerinin tasavvufi çerçeveyi zorladığını, insanların vicdanlarında meşruiyetlerini kaybederek ticari ortaklıklara dönüştüğü noktasında ciddi eleştiriler yapılmaktadır.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 01.07.21, 15:17
Kgumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 14.05.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 978
Forum Puanı: 2092
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli Erzurumlu kardeşim Seyyidü_taife olarak anılan ve kendisinden sonra tasavvufa ana rengini verenlerin başında gelen Cüneyd-i Bağdadi tasavvuf nedir diye soran birine verdiği cevapta ‘’Rasulullah’a ve şeriatına uymak’’ (Kelabazi, et-Tasavvuf,sayfa 9) demiş; Seriy es-Sekati de ‘’Kitab ve Sünnet’in zahiriyle çelişin batını ilmi konuşmamayı’’ esas saymıştır.
Zunnun el Mısrı ‘’Allah’ı sevenin Allah’ın sevgilisine tabi olması gerektiğini’’ söylerken Ebu Hafs Haddad da ‘’Bir kimse hal ve fiillerini sürekli olarak Kitap ve sünnete göre ölçüp biçmezse adı defterin ‘’Allah’ın adamları’ ’bölümünden silinir’’ demektedir. (Prof. Dr. Mustafa Kara, Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi, Dergâh Yayınları 2013 Sayfa 68). Sehl b. Abdillah et-Tüsteri daha açık ifade ederek şöyle demiştir.’’Bizim usulumuz altı şeydir: Allah’ın kitabına bağlanmak, Rasulullah (s.a.v)’ın sünnetine uymak, helal yemek, eziyetten uzak durmak, günahlardan kaçınmak, tevbe ve hakları yerine getirmek.’’ (Ebu Nuaym, Hilye, X, 190)
Fakat sonradan bazı kırılmalar yaşadı en önemlisi günümüzde bazı Tarikatlar ve Cemaatlerin, insanların ahlaki gelişimi, toplumda hoş görünün yerleşmesi, birlik ve dayanışmanın güçlenmesi birlikte yaşama kültürünün desteklenmesi, farklılıkların zenginlik olarak görülmesi gibi özelliklere sahip tasavvuf geleneği, temsil edemedikleri görülmektedir. Hatta günümüzde dini cemaatleşmelerin ve tarikat örgütlenmelerinin tasavvufi çerçeveyi zorladığını, insanların vicdanlarında meşruiyetlerini kaybederek ticari ortaklıklara dönüştüğü noktasında ciddi eleştiriler yapılmaktadır.
Çok Teşekkür ederim
Şimdi tarikata mensup değilim. Karşıyımda
Tek birine efendimiz denir peygamberimiz (S. A. V)
Alim olamazmıyım?
Benden Olmazda bir çok kişi için örnekleme olarak

__________________
Dünya Bir Kazan. Nasibi kadar kepçedir İnsan
Kg
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 01.07.21, 15:22
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,914
Forum Puanı: 4561
Etiketlendiği Mesaj: 558 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Kgumus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok Teşekkür ederim
Şimdi tarikata mensup değilim. Karşıyımda
Tek birine efendimiz denir peygamberimiz (S. A. V)
Alim olamazmıyım?
Benden Olmazda bir çok kişi için örnekleme olarak
ben ne bileyim alim olurmusun olamazmısın tünel mi geçiyorsun

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 01.07.21, 16:11
Kgumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 14.05.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 978
Forum Puanı: 2092
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ben ne bileyim alim olurmusun olamazmısın tünel mi geçiyorsun
Bu cevap muhteşemdi

Espirili yanıt için
Yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Gülümsettiniz Rabbım de sizi Gülümsetsin

__________________
Dünya Bir Kazan. Nasibi kadar kepçedir İnsan
Kg
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 01.07.21, 17:04
 
Üyelik tarihi: 26.08.19
Bulunduğu yer: Mukaddes Vatan Ötüken
Mesajlar: 1,648
Forum Puanı: 3364
Etiketlendiği Mesaj: 204 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli Erzurumlu kardeşim Seyyidü_taife olarak anılan ve kendisinden sonra tasavvufa ana rengini verenlerin başında gelen Cüneyd-i Bağdadi tasavvuf nedir diye soran birine verdiği cevapta ‘’Rasulullah’a ve şeriatına uymak’’ (Kelabazi, et-Tasavvuf,sayfa 9) demiş; Seriy es-Sekati de ‘’Kitab ve Sünnet’in zahiriyle çelişin batını ilmi konuşmamayı’’ esas saymıştır.
Zunnun el Mısrı ‘’Allah’ı sevenin Allah’ın sevgilisine tabi olması gerektiğini’’ söylerken Ebu Hafs Haddad da ‘’Bir kimse hal ve fiillerini sürekli olarak Kitap ve sünnete göre ölçüp biçmezse adı defterin ‘’Allah’ın adamları’ ’bölümünden silinir’’ demektedir. (Prof. Dr. Mustafa Kara, Tasavvuf ve Tarikatlar Tarihi, Dergâh Yayınları 2013 Sayfa 68). Sehl b. Abdillah et-Tüsteri daha açık ifade ederek şöyle demiştir.’’Bizim usulumuz altı şeydir: Allah’ın kitabına bağlanmak, Rasulullah (s.a.v)’ın sünnetine uymak, helal yemek, eziyetten uzak durmak, günahlardan kaçınmak, tevbe ve hakları yerine getirmek.’’ (Ebu Nuaym, Hilye, X, 190)
Fakat sonradan bazı kırılmalar yaşadı en önemlisi günümüzde bazı Tarikatlar ve Cemaatlerin, insanların ahlaki gelişimi, toplumda hoş görünün yerleşmesi, birlik ve dayanışmanın güçlenmesi birlikte yaşama kültürünün desteklenmesi, farklılıkların zenginlik olarak görülmesi gibi özelliklere sahip tasavvuf geleneği, temsil edemedikleri görülmektedir. Hatta günümüzde dini cemaatleşmelerin ve tarikat örgütlenmelerinin tasavvufi çerçeveyi zorladığını, insanların vicdanlarında meşruiyetlerini kaybederek ticari ortaklıklara dönüştüğü noktasında ciddi eleştiriler yapılmaktadır.


Maalesef siz bu noktaya geldiğini düşünüyorsunuz. Ben ise çıkış noktasının ibnül arabi olması hasebiyle zaten o noktada olduğunu düşünüyorum. Sevgili Yusufiyeli ağabeyi hüccete hüccet gerekir. Bizim hüccetimiz Kur'an azimmüşşan ve Sünnettir. Ben sünnette göremediğim bir şeyi bağdadi de görsem çok çok güzel bir amel olsa da bid'atı hasenedir der geçerim üstünden. Kaldı ki onun da talebesi ortada.. Her ne ise... Fakat sorulması gereken soru şu;
Tasavvuf batıni bir irfandır. Bu bağlamda şeriatta bağlayıcılığı yoktur olamaz. Şeriat zahiridir.
Şimdi bu tasavvufun öğretileri işlerine geldiği şekilde mi kategorize ediyorlar? 3. Sorumuzda "siz anlamazsınız sırdır sır" -) diyenler şeriattır bizim ölçümüz nasıl der? Yarın biri çıksa dese ki "bilader ben ledun ilmine sahibim Allah bana verdi bunu aha da çocuğunu öldürdüm senin" dese sana sen kısas edersin bu adamı. Sahiden ledun ilmi olsa bile.
Hele şu tasavvufla sünneti biraraya Bi getirmekten, dahası sünnetten tasavvuf çıkarmaktan Bi uzak duralım. Göz var izan var nerde sünnet, nerede ben keşf keramet ehliyim diyen herhangi bir şeyh. Buna bağdadi de dahil arabi de dahil geylani de dahil. Ben hiçbir yerde okumadım peygamberin "Medett ya Muhammet deyin ben size hemen yetişirim, ahirette size şefaat ederim. Yada ben 8 yaşındayken sağımdan solumdan melekler yürür, allahın resulüne yol açın" filan gibi kelamlarını?

Hiç bir Allah Resulünün böyle bir iddiası yok, olmamış ama gel gör ki tasavvufun fikir babaları hemde utanmadan sünnete yaslanıp şirk dolu kelamlarla tüm tuhaf, abuk subuk düşüncelerine zemin oluşturmuşlar.

Yahu ibnül arabi fütuhatı mekkiyesini diyor ki "bu kitap bana peygamber tarafından verildi." bu ne demek? Benm bu eserim tartışılmaz bir makamdan geldi. Eserim de bende tartışılmaz durumdayız. Varsa izahı buyrun?
Aynı ifadeler bediüzzaman ın risalelerinde de var aynı sözlerim onun içinde geçerli.

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 01.07.21, 14:51
Kgumus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 14.05.21
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 978
Forum Puanı: 2092
Etiketlendiği Mesaj: 12 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
susmayayım da abla yazsam çok fazla istismar ve söylemediğim ima dahi etmediğim sonuçlar çıkarılıyor bazen. yada şöyle yapalım çıkaran çıkarsın ben "bence" tanımını yapayım sana.


havas avam kavramları kelime anlamı açısından; havas seçkin kimseler, avam ise halktır. islami bir ayrım kesinlikle değildir. bilakis islam dini bu ayrımı mental olarak reddeder. nasıl mı? hücceti ise bilal r.a'dır. efendimizin ilk islamı tebliğ ettiği sahabelerden biridir kendisi ve efendimiz seçkin yada köle yada halk diye ayırmamış herkese eşit biçimde ilmini, dinini dağıtmıştır. Kur'an da yada sünnette olan bir ayrım biçimi kesinlikle değildir. tasavvuf ile islama sokuşturulmuş saçma sapan bir ayrımdır. tasavvufi açıdan da bakacak olursak eğer ayrım şu şekildedir; ilim sahibi olanlar havas olmuştur, derdini anlatacak kadar iman etmiş olanlar ise avamdır. gazali sokmuştur bu tanımları doğru hatırlıyorsam eğer literatüre. buraya kadar bir sorun görünmüyor. fakat tasavvuf özelinde havas-avam kavramlarını biraz açacak olursak eğer ciddi bir çelişki göze çarpıyor. inceleyelim.

ilk soru şu; tasavvufun ana temelinde kökeninde kökünde nefs terbiyesi yatıyorken ve kişinin herhangi bir varlığının söz konusu olmadığını kişinin "ölmeden ölmek" noktasına yani "hiçlik" sonra da fenafillah fln gibi kendi uydurdukları bazı makamlara çıkmalarını öğütleyen bir öğretiler dizesinin havas-avam ayrımı yapması çelişkili ve saçma geliyor bana. kaldı ki bu havas olmak meseleside kendi içinde saçma sapan bir durumdadır. mutasavvuflar kesinlikle islamın zahiri ilimlerini tabiri caiz ise yalamış yutmuş alimleri havas tabakasında görmezler çünkü kesinlikle ilim ehli tasavvuf ehli olamaz gibi bir bakış açıları vardır. ne demek bu? ilim ehli sorar sorgular tefekkür eder şeriata göre yaşarken tasavvuf ehli "arife din gerekmez" der ve havas olması için bir kimsenin keşf keramet ehli olmasını, aklederek değilde tamamen keşf yolu ile Allah'ı bulmasını öğütler. hal böyle olunca örnek verecek olursak bugün ki bilgisayar sisteminin temelini atan harezmi kesinlikle havas değildir bu kafaya göre :=) yahut ibni sina, yahut farabi vs vs uzar gider bu liste. mutasavvuf olmamış tüm alimleri havas olarak kabul etmezler yani. fakat örneğin ümmi ama keşf keramet yoluyla bir şeyler öğrendiğini idda eden bir şeyh efendi havasdır. bu noktada sorulacak tek soru şudur; 80 yıl çalışıp çabalamış ilim öğrenmiş bir kimse ile daha elifi görse mertek sanacak bir şeyh efendi sizin katınız da nasıl daha yüksek bir kimse olur? çalışıp çabalamadan rüya vs gibi bir çok yol yöntemle ilim aldığını söyleyen kimseler Allah Zülcelal'in adalet sıfatlarını tamamen yok ederek Allah'a iftira atmıyorlar mı? Bilenle bilmeyen bir olur mu? ayetine rağmen.. her ne ise. uzatırsak ortalık karışır.
sonuç olarak şunu diyebiliriz; havas-avam ayrımı kesinlikle islami bir ayrım değildir, islam'a ilk tabi olanlar, efendimizi resul kabul eden ilk sahabeler muhakkak ki toplumun en ama en alt kademesinde ki kölelerdi. okuma yazma bilmeyen kölelerdi. muhakkak ki peygamberler tarihine bakılsa diğer resullerde de bu durum gözlenir. hal böyle olunca havas-avam ayrımını mutasavvuflar hariç hiç bir sahih ilim erbabı ve ulema kabul etmez. haliyle bir çok ilim erbabı açısından da yok hükmünde bir ayrımdır.
Duygularıma tercüman oldun güzel kardeşim
Fikirlerini her zaman beklerim

__________________
Dünya Bir Kazan. Nasibi kadar kepçedir İnsan
Kg
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04.07.21, 18:41
Gayretli üye
 
Üyelik tarihi: 30.06.21
Bulunduğu yer: TR
Mesajlar: 282
Forum Puanı: 1876
Etiketlendiği Mesaj: 8 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Erzurum Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
susmayayım da abla yazsam çok fazla istismar ve söylemediğim ima dahi etmediğim sonuçlar çıkarılıyor bazen. yada şöyle yapalım çıkaran çıkarsın ben "bence" tanımını yapayım sana.


havas avam kavramları kelime anlamı açısından; havas seçkin kimseler, avam ise halktır. islami bir ayrım kesinlikle değildir. bilakis islam dini bu ayrımı mental olarak reddeder. nasıl mı? hücceti ise bilal r.a'dır. efendimizin ilk islamı tebliğ ettiği sahabelerden biridir kendisi ve efendimiz seçkin yada köle yada halk diye ayırmamış herkese eşit biçimde ilmini, dinini dağıtmıştır. Kur'an da yada sünnette olan bir ayrım biçimi kesinlikle değildir. tasavvuf ile islama sokuşturulmuş saçma sapan bir ayrımdır. tasavvufi açıdan da bakacak olursak eğer ayrım şu şekildedir; ilim sahibi olanlar havas olmuştur, derdini anlatacak kadar iman etmiş olanlar ise avamdır. gazali sokmuştur bu tanımları doğru hatırlıyorsam eğer literatüre. buraya kadar bir sorun görünmüyor. fakat tasavvuf özelinde havas-avam kavramlarını biraz açacak olursak eğer ciddi bir çelişki göze çarpıyor. inceleyelim.

ilk soru şu; tasavvufun ana temelinde kökeninde kökünde nefs terbiyesi yatıyorken ve kişinin herhangi bir varlığının söz konusu olmadığını kişinin "ölmeden ölmek" noktasına yani "hiçlik" sonra da fenafillah fln gibi kendi uydurdukları bazı makamlara çıkmalarını öğütleyen bir öğretiler dizesinin havas-avam ayrımı yapması çelişkili ve saçma geliyor bana. kaldı ki bu havas olmak meseleside kendi içinde saçma sapan bir durumdadır. mutasavvuflar kesinlikle islamın zahiri ilimlerini tabiri caiz ise yalamış yutmuş alimleri havas tabakasında görmezler çünkü kesinlikle ilim ehli tasavvuf ehli olamaz gibi bir bakış açıları vardır. ne demek bu? ilim ehli sorar sorgular tefekkür eder şeriata göre yaşarken tasavvuf ehli "arife din gerekmez" der ve havas olması için bir kimsenin keşf keramet ehli olmasını, aklederek değilde tamamen keşf yolu ile Allah'ı bulmasını öğütler. hal böyle olunca örnek verecek olursak bugün ki bilgisayar sisteminin temelini atan harezmi kesinlikle havas değildir bu kafaya göre :=) yahut ibni sina, yahut farabi vs vs uzar gider bu liste. mutasavvuf olmamış tüm alimleri havas olarak kabul etmezler yani. fakat örneğin ümmi ama keşf keramet yoluyla bir şeyler öğrendiğini idda eden bir şeyh efendi havasdır. bu noktada sorulacak tek soru şudur; 80 yıl çalışıp çabalamış ilim öğrenmiş bir kimse ile daha elifi görse mertek sanacak bir şeyh efendi sizin katınız da nasıl daha yüksek bir kimse olur? çalışıp çabalamadan rüya vs gibi bir çok yol yöntemle ilim aldığını söyleyen kimseler Allah Zülcelal'in adalet sıfatlarını tamamen yok ederek Allah'a iftira atmıyorlar mı? Bilenle bilmeyen bir olur mu? ayetine rağmen.. her ne ise. uzatırsak ortalık karışır.
sonuç olarak şunu diyebiliriz; havas-avam ayrımı kesinlikle islami bir ayrım değildir, islam'a ilk tabi olanlar, efendimizi resul kabul eden ilk sahabeler muhakkak ki toplumun en ama en alt kademesinde ki kölelerdi. okuma yazma bilmeyen kölelerdi. muhakkak ki peygamberler tarihine bakılsa diğer resullerde de bu durum gözlenir. hal böyle olunca havas-avam ayrımını mutasavvuflar hariç hiç bir sahih ilim erbabı ve ulema kabul etmez. haliyle bir çok ilim erbabı açısından da yok hükmünde bir ayrımdır.

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam farklı bir konu ama aynı noktaya temas etmiş. Bu size havas ile ilgili şarlatanlığın sebebi ne derken burada açıldı işte tam olarak sizin izah ettiğiniz şekilde. Gerçekten açıp bir anlamıyla tefekkür ederek ayet okuyan, sahih hadisleri okuyan kişiler doğru ve yanlış konusunda genel anlamda hemfikirler. Benim sorguladığım şeyin esas cevabı buradaymış Allah razı olsun.

Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Polifenol nedir? Mideye faydası nedir? Lady Alternatif Tıp ve Bitkiler 0 03.03.22 17:01
Varlık Nedir? Ruh Ölümlü müdür? Metafizik Nedir ?? Och Metafizik 8 17.12.20 08:53
Karabasan nedir? Uyku Felci tıbbi ve bilimsel olarak nedir? SiLence Gizemli Olaylar ve Mekanlar 4 25.09.19 17:00
Havas nedir ? Mercan Sorularınız 2 22.11.16 06:32


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:35.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com