Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Bana gelenler (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/68304-bana-gelenler.html)

Miraj 26.03.22 04:42

Alıntı:

ICEBERK Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 472333)
Cevabınız için çok sağ olun @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam.
Aslında amacım var, Allah'ın ruhumu üflerken vermiş olduğu aslıma dönebilmeyi umuyorum, diliyorum. Dünya meşgaleleri gerçekten çocukluktan beri çok yavan geliyor bana. En çok gökyüzü, evreni, gücüm nispetinde Allah'ı bilmek istiyorum.
İlim talep ediyorum Allah'tan. Ama çok da korkuyorum nefsten mi istiyorum bunları, aradığım şeyler aslında dünyalık mı yoksa gerçekten sadece Allah'ı bilmek, onun rızasına vakıf olmak için mi istiyorum. Bunun arasında kaldığım anlar oluyor, "Allah'ım beni bana bırakma, beni Sen'den gafil koyma. Yanlış yolda olup da doğru yolda olduğumu zannetmeme izin verme" diye çok içten dua ediyorum.
Tekamül yolunda gerçekten ilerlemek istiyorum. Çakraları, frekansları, celcelutiye'yi çalışıyorum. Birazcık bir şey biliyorum ama savruluyorum gibi hissediyorum.
Mürşitsiz olmaz mı bunlar, gerçi onun içinde istihareye yattım çoğu gece. Bir rüya gördüm ama anlatmak uygun düşmez sanırım. Rüyamda takip edebileceğim bir yüz veya isim göremedim. Ormandayım kendim gidiyorum ray gibi bir sistemin üzerinde kayarak, daha sonra yol çok kıvrımlı olmaya karışmaya başlıyor gibi olurken önüme biri geliyor. Onu takip ediyorum, hemen sonra kurumuş dere gibi bir yerden karşıya geçiyorum onun arkasında. Daha sonra rayın üstünde giderken böğürtlen dalları çıkıyor. Onlardan meyve yiye yiye gidiyorum. Rüyamı da anlattım inşallah var olan hikmeti kayıp olmaz.

Rüyanızda, menzilinizde hayrola inşeALLAH. Siz yine iyisiniz, birşeyler biliyorsunuz ama biz bildiren olmaz ise bişey bilmeyiz.

ZAFRAN 27.03.22 02:03

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam, zandayım çoğu zaman keşke bilebilsem bir şeyler.
Gençken meal okudum hurafelerden sıyrıldım, mezheplere bakışım değişti, uzaklaştım hepsinden. Kuran ile çelişen hadisleri, uygulamaları terk ettim.
Meal okudum hep, aklımda hep neden arapça ibadet etmek zorundayım fikri vardı, Allah türkçe ettiğim ibadeti de kabul ederdi heralde. Böyle düşünüyordum. Öyle böyle derken tasavvufa ilgi duymaya başladım.
Mesneviyi okudum, Mevlana'nın bu korunmuş kitaptır diye başlaması abes geldi, sanki indirilmiş gibi anlatıyordu. Sonra Hallaç Mansur, Geylani efendinin kitaplarını okudum, o zaman ki kabına ağır geldi sanırım. Tasavvuftan uzaklaştım. Kuran'a döndüm gene, bu sefer anlatılanların altında başka şeyler de varmış gibi geldi. Önceden kitapta anlatılan cennete kavuşmak için şehit olmayı isterdim şimdi o anlatılan cennetin çok basit olduğu gözüme geliyordu, oraya varınca ne yapayım cenneti ben duygusu oluştu. Sureler başka şeyler anlatıyordu sanki.
Çok uzatıp sıkmayayım sizi daha sonra okuduğum İbn'i Arabi, başka tasavvufçular ve daha bir sürü kitap sonucunda şuan geldiğim nokta şudur ki ruhun seyr'i süluğunda burası ne ilktir ne de son. Buradan kabımızı doldurduktan sonra başka bir üst boyuta geçerek seyr'imiz ilerliyor. Ruh cevherimiz aslına göklere daha yakın bir yerde bulunurken biz dünya vücutlarında tecrübe etmemiz gerekenleri tecrübe etmek için kendi rızamız ile buraya geldik. Ve döndüğümüzde buradan aldıklarımız kadarıyla inkişaf edeceğiz.
Ve her şeyin bir ölçüsü, matematiği, ilmi var. Biz de bu bilginin özünde sahibi ama cahiliyiz. O bilgiyi açmak gayretimiz. O yüzden başlarken bana saçma gelen sayı ile yapılan işlemler, koku ile yapılan terkipler, frekanslar çok önemli. Özünde her şey frekans, biz çok kısıtlı algılayabiliyoruz sadece. Aşağı yukarı geldiğim yer burası, Allah daha doğrusunu bilir.
Dersen ki bunları neden anlattın, vallahi bilmiyorum. Böyle olması gerekiyormuş gibi geldi.

Miraj 27.03.22 04:51

Alıntı:

ICEBERK Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 472491)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam, zandayım çoğu zaman keşke bilebilsem bir şeyler.
Gençken meal okudum hurafelerden sıyrıldım, mezheplere bakışım değişti, uzaklaştım hepsinden. Kuran ile çelişen hadisleri, uygulamaları terk ettim.
Meal okudum hep, aklımda hep neden arapça ibadet etmek zorundayım fikri vardı, Allah türkçe ettiğim ibadeti de kabul ederdi heralde. Böyle düşünüyordum. Öyle böyle derken tasavvufa ilgi duymaya başladım.
Mesneviyi okudum, Mevlana'nın bu korunmuş kitaptır diye başlaması abes geldi, sanki indirilmiş gibi anlatıyordu. Sonra Hallaç Mansur, Geylani efendinin kitaplarını okudum, o zaman ki kabına ağır geldi sanırım. Tasavvuftan uzaklaştım. Kuran'a döndüm gene, bu sefer anlatılanların altında başka şeyler de varmış gibi geldi. Önceden kitapta anlatılan cennete kavuşmak için şehit olmayı isterdim şimdi o anlatılan cennetin çok basit olduğu gözüme geliyordu, oraya varınca ne yapayım cenneti ben duygusu oluştu. Sureler başka şeyler anlatıyordu sanki.
Çok uzatıp sıkmayayım sizi daha sonra okuduğum İbn'i Arabi, başka tasavvufçular ve daha bir sürü kitap sonucunda şuan geldiğim nokta şudur ki ruhun seyr'i süluğunda burası ne ilktir ne de son. Buradan kabımızı doldurduktan sonra başka bir üst boyuta geçerek seyr'imiz ilerliyor. Ruh cevherimiz aslına göklere daha yakın bir yerde bulunurken biz dünya vücutlarında tecrübe etmemiz gerekenleri tecrübe etmek için kendi rızamız ile buraya geldik. Ve döndüğümüzde buradan aldıklarımız kadarıyla inkişaf edeceğiz.
Ve her şeyin bir ölçüsü, matematiği, ilmi var. Biz de bu bilginin özünde sahibi ama cahiliyiz. O bilgiyi açmak gayretimiz. O yüzden başlarken bana saçma gelen sayı ile yapılan işlemler, koku ile yapılan terkipler, frekanslar çok önemli. Özünde her şey frekans, biz çok kısıtlı algılayabiliyoruz sadece. Aşağı yukarı geldiğim yer burası, Allah daha doğrusunu bilir.
Dersen ki bunları neden anlattın, vallahi bilmiyorum. Böyle olması gerekiyormuş gibi geldi.

Maşallah, düşünme ve idrak etmek nemlidir. Hiçbirşey tesadüf eseri değil, herşey zeruretden doğar, yani bunu yazmanızda bir zeruretdi. Dediğiniz gibi, Doğrusunu Allah bilir.

metink 29.04.22 14:46

Alıntı:

ICEBERK Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 472491)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam, zandayım çoğu zaman keşke bilebilsem bir şeyler.
Gençken meal okudum hurafelerden sıyrıldım, mezheplere bakışım değişti, uzaklaştım hepsinden. Kuran ile çelişen hadisleri, uygulamaları terk ettim.
Meal okudum hep, aklımda hep neden arapça ibadet etmek zorundayım fikri vardı, Allah türkçe ettiğim ibadeti de kabul ederdi heralde. Böyle düşünüyordum. Öyle böyle derken tasavvufa ilgi duymaya başladım.
Mesneviyi okudum, Mevlana'nın bu korunmuş kitaptır diye başlaması abes geldi, sanki indirilmiş gibi anlatıyordu. Sonra Hallaç Mansur, Geylani efendinin kitaplarını okudum, o zaman ki kabına ağır geldi sanırım. Tasavvuftan uzaklaştım. Kuran'a döndüm gene, bu sefer anlatılanların altında başka şeyler de varmış gibi geldi. Önceden kitapta anlatılan cennete kavuşmak için şehit olmayı isterdim şimdi o anlatılan cennetin çok basit olduğu gözüme geliyordu, oraya varınca ne yapayım cenneti ben duygusu oluştu. Sureler başka şeyler anlatıyordu sanki.
Çok uzatıp sıkmayayım sizi daha sonra okuduğum İbn'i Arabi, başka tasavvufçular ve daha bir sürü kitap sonucunda şuan geldiğim nokta şudur ki ruhun seyr'i süluğunda burası ne ilktir ne de son. Buradan kabımızı doldurduktan sonra başka bir üst boyuta geçerek seyr'imiz ilerliyor. Ruh cevherimiz aslına göklere daha yakın bir yerde bulunurken biz dünya vücutlarında tecrübe etmemiz gerekenleri tecrübe etmek için kendi rızamız ile buraya geldik. Ve döndüğümüzde buradan aldıklarımız kadarıyla inkişaf edeceğiz.
Ve her şeyin bir ölçüsü, matematiği, ilmi var. Biz de bu bilginin özünde sahibi ama cahiliyiz. O bilgiyi açmak gayretimiz. O yüzden başlarken bana saçma gelen sayı ile yapılan işlemler, koku ile yapılan terkipler, frekanslar çok önemli. Özünde her şey frekans, biz çok kısıtlı algılayabiliyoruz sadece. Aşağı yukarı geldiğim yer burası, Allah daha doğrusunu bilir.
Dersen ki bunları neden anlattın, vallahi bilmiyorum. Böyle olması gerekiyormuş gibi geldi.

Biz türkler yıllardan beri harb ettik dillerimiz emir kipli hecelerden oluşuyor misal araplar için çok farklı yıllardan beri gelen sürekli bir şiir şairlik hitap vb sürekli dillerini geliştirdiler biz biliyormuyduk bir an olucakki müslüman olucazda islam'a 1000 yıl önderlik edicez liderlik edicez böyle birşey mümkün değil aynı şey araplardada zuhur etti yıllarca şair şiir atışmaları dillerini geliştirmelerine vesile oldu Allah c.c. hiçbirşeyi sebepsiz yaratmaz. Şu alttaki linkten bu konuya dair küçük bir misali dinleyebilirsiniz kardeşim.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ZAFRAN 06.05.22 01:57

@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ney neden banlandı acaba, bileniniz var mı?

imas 06.05.22 09:48

Alıntı:

ICEBERK Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 478432)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ney neden banlandı acaba, bileniniz var mı?

sitenin kesin olan kurallarina uymazda soylemenin yasak oldugu bir seyi baskasina vermeye kalkisirsa kacinilmaz son olan olur banlanir...

imas 06.05.22 09:53

Alıntı:

ICEBERK Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 478432)
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] ney neden banlandı acaba, bileniniz var mı?

yazini okurken bir sozune denk geldim ""''mezheplere bakışım değişti, uzaklaştım hepsinden""" hadisten ve sunnetten uzaklastigin anlasiliyor, sunnetlere uymuyorsan ve mezhebin yoksa, namaz kiliyorsan eger namazi neye gore hangi şartlara
hangi kurallara gore kiliyorsun....

nippur 06.05.22 10:04

selamunaleyküm, şahmeran duasının azimeti neden saklanıyor açıklama yaparmısınız yada daha iyisi sizde bu azimet varsa bana yollarmısınız

Galaxy51 10.05.22 07:00

Alıntı:

Miraj Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 464314)
Şeyh derken hep bu şiir aklıma gelir onuda paylamak istedim.

Ahir Zaman Şeyhleri

Durmaz keramet satar
Ahir zaman şeyhleri
Her gün battıkça batar,
Ahir zaman şeyhleri

Farzı geriye atar,
Nafile oruç tutar,
Dini paraya satar,
Ahir zaman şeyhleri

Beline kuşak bağlar,
Sözleri yürek dağlar
Para toplarken ağlar,
Ahir zaman şeyhleri

Ağlaması göz boyar,
Her gün ayağı kayar,
Kendini adam sayar,
Ahir zaman şeyhleri

Başına sarık sarar,
Kendine mürit arar,
İlmi yok neye yarar,
Ahir zaman şeyhleri

Dünyaya kucak açar,
Zoru görünce kaçar,
Her yere küfür saçar,
Ahir zaman şeyhleri

Şeyhlik ulu bir iştir,
Hakka doğru gidiştir
Yaklaşılmaz ateştir,
Ahir zaman şeyhleri

Salih şeyhler nerdedir,
Kötüler her yerdedir,
Hak yoluna perdedir,
Ahir zaman şeyhleri

Hoca Ahmed Yesevi

Onun yazarıda senin gibi ortalık seytanıydı sende aynı yoldasın senın ilmin olsa ne ye yarar basındakıler şeytan oldugu mudet

imas 10.05.22 11:09

Alıntı:

Galaxy51 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 479041)
Onun yazarıda senin gibi ortalık seytanıydı sende aynı yoldasın senın ilmin olsa ne ye yarar basındakıler şeytan oldugu mudet

o siirin yazan şeyh ahmet yesevi, o şeytan kelimesini o pir icin mi kullandin yoksa ben yanliş mi anladim...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:11.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148