![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
Sadece kendin için yaptırdın değilmi başkalarının günahına girmedim en azından birde onun vebali seni yorardı |
kendim için yaptırdım başkası için işlemi neden yaptırim şu anda iyiyim çok şükür
|
Benim anlamadığım namazında niyazinda olan insana cin yeli yani musallati neden olur ? Bence o kişi para almak için birşeyler yapmış gibi Allah yardımcınız olsun
|
İhlas ,bizim en büyük eksiğimiz sıkıntımız ...Mihenk taşı "amelde ihlas" önce kendi nefsime Allah cümlemize nasip etsin istikrarla devam etmeyi rızk eylesin her halimize
|
Neden olmasin bu herkeste olabilir sonucta
---------- Post added 13.03.22 at 10:47 ---------- Cumlemize insallah amin |
Böyle durumlarda Tevbe istiğfar ve zikri kesmemek kuran la meşgul olmak en kestirme yol.leilahe illellahu vehdehule şerikelehu lehul mülkü velehul Hamdu ve huve ala külli şey in kadir zikri sizi fazlasiyla rahatlatır.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
-“Kalk, ben yaralandım, artık hareket edemiyorum” dedi. Ammâr (r.a) yerinden fırladı. Adam onu görünce kendisini fark ettiklerini anlayarak kaçtı. Ammâr (r.a.) arkadaşının kanlar içindeki halini görünce: -“Sübhanallah, ilk yarayı alınca, neden beni uyandırmadın?” dedi. Abbâd b. Bişr (r.a.): -“Ben bir sûre (Kehf sûresini) okuyordum, onu yarıda kesmek istemedim. Fakat adam bana ikinci ve üçüncü oku da atınca rükû’a varıp seni uyandırdım. Allah’a yemin ederim ki, eğer bende Hz. Peygamber’in beklenmesini emrettiği bu yerin nöbetçisiz kalacağı düşüncesi olmasaydı, ben sûreyi tamamlamadan o beni öldürmüş olurdu” dedi.......böyle kuran okursak hic bir musallat yalasmaya cesaret edemez.. Yeni Akit Logo Abdullah Yıldız Abdullah Yıldız [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 2017-01-10 07:02:00 “(Namazda) Kehf Sûresini Okuyordum; Yarıda Kesmeye Kıyamadım!” - Ülkemizin büyük oranda beyaz örtüye büründüğü şu “karlı” günleri manevi açıdan “kârlı” günlere çevirmek için, namazlarımıza huşû ve kıraatlerimize tefekkür katmaya vesile olması duasıyla, “Kur’ân’ı Nasıl Yaşadılar?” kitabımızın “Namazlarını Kur’ân’la İkame Ettiler” bölümüne aldığım şu kıssayı dikkatlerinize sunuyorum. ¥ Rasûlüllah Efendimiz (s.) Zatü’r-Rika gazvesinden dönüyordu. Müşriklerden biri, “Muhammed’in arkadaşlarından birini öldürmedikçe onlardan vazgeçmeyeceğim” diye yemin edip İslam ordusunun arkasına düştü. Ordu konakladığında Hz. Peygamber (s.): -“Bu gece benim için kim nöbet tutar?” dedi. Muhacirlerden Ammar b.Yasir (r.a) ile ensardan Abbad b. Bişr (r.a) kalkıp: -“Biz tutarız” dediler. Hz. Peygamber onlara: -“Vadinin çıkış yerinde bekleyin” dedi. Onlar vadinin çıkış yerine geldiklerinde Abbâd (r.a ), Ammar’a (r.a): -“Gecenin başında mı, sonunda mı nöbet tutmak istiyorsun?” dedi. Ammar (r.a): -“Gecenin başında sen dur” dedi. Bunun üzerine Ammar (r.a) uzandı. Abbâd (r.a) da namaza durdu. O sırada Müslümanları takip eden müşrik yol ağzına gelmişti. Namaza duran Abbad’ı (r.a) görünce, nöbetçi olduğunu anlayıp ona bir ok attı. Abbâd (r.a) sırtına saplanan oku çekip yere attı ve namaza devam etti. Adam bir ok daha attı. Abbâd (r.a) o oku da çekip yere attı ve namaza devam etti. Adam bir ok daha attı. Abbâd (r.a) üçüncü oku da çıkarıp yere attıktan sonra rükû’a vardı ve secdeye gitti. Ondan sonra arkadaşına: -“Kalk, ben yaralandım, artık hareket edemiyorum” dedi. Ammâr (r.a) yerinden fırladı. Adam onu görünce kendisini fark ettiklerini anlayarak kaçtı. Ammâr (r.a.) arkadaşının kanlar içindeki halini görünce: -“Sübhanallah, ilk yarayı alınca, neden beni uyandırmadın?” dedi. Abbâd b. Bişr (r.a.): -“Ben bir sûre (Kehf sûresini) okuyordum, onu yarıda kesmek istemedim. Fakat adam bana ikinci ve üçüncü oku da atınca rükû’a varıp seni uyandırdım. Allah’a yemin ederim ki, eğer bende Hz. Peygamber’in beklenmesini emrettiği bu yerin nöbetçisiz kalacağı düşüncesi olmasaydı, ben sûreyi tamamlamadan o beni öldürmüş olurdu” dedi. (M. Yusuf el-Kandehlevi, Hadislerle Müslümanlık, Akçağ Yay., 1/470-471 -Ebu Davud, Beyhaki-.) Abbad b. Bişr el-Eşhelî (r.a), Kur’ân mesajı Yesrib ufuklarında belirdiğinde, taptaze yüzünde namuslu ve temiz olmanın parlaklığı farkedilen, yaşı yirmi beşi geçmemiş olmasına rağmen hareketlerinde olgun kimselerin ağırbaşlılığı görülen mükemmel bir gençti. O, Medine’ye İslâm’ı tebliğ etmek için gelen Mus’ab b. Umeyr’e ilk katılanlardandı. Mus’ab’ı sıcak ve gümüş gibi sesiyle ve düşündürücü vurgularıyla Kur’ân okurken dinlemiş ve Allah’ın kelâmına aşık olmuş*tu. Kur’ân’a kalbinde geniş bir yer açmıştı ve hep onunla meşgul idi. Gecesinde, gündüzünde, hazarda ve seferde devamlı onu okurdu. Bu yüzden, sahabe arasında “İmam” ve “Kur’ân’ın dostu” diye tanınmıştı. Rasûlüllah (s.) bir gece, Aişe’nin mescide bitişik odasında na*maz kılıyordu. Cebrail’in kalbine indirdiği şekliyle Kur’ân’ı mescidde taptaze on*lara okuyan Abbad b. Bişr’in sesini işitti ve sordu: -‘Ya Aişe! Bu, Abbad b. Bişr’in sesi mi?’ -‘Evet, ya Rasülallah!’ deyince: -‘Allah’ım! ona mağfiret et’ buyurarak ona dua etti. Hz. Aişe annemiz (r.anhâ) der ki: “Ensar’dan üç kişi vardır ki fazilette hiç kimse onların üstüne çıkamamıştır. Hepsi de Benî Abdileşhel’den olan bu şahıslar: Sa’d b. Muaz, Useyd b. Hudayr ve Abbad b. Bişr’dir.” |
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:02. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com