![]() |
Allah neden kötülere verır
Birseyi cok merak ediyorum. Allahim bana dua edin vereyim bana siginin demis.Biz hayatimiza dikkat ediyoruz namazi kilmaya calisiyrz calisma hayatindan dolayi vaktinde olmuyor. Dua cok ediyoruz zina alkol yok.Kul hakki yememeye calisiyorz. Ama herisimiz ters gidiyor. Ama cevremde bazi tipler var.Insanlari kucumseyen herkese bir kusur bulan dedikodusunu yapan iftira atan. Vicdan merhamet zaten yok. Kendini harika akilli guzel herkesten üstun goren. Milletin arkasindan kuyusunu kazan hainlik yapan. Zina var, icki var ramazanda bile icmek sorun degilmis.Allahtan degilde mart ayinda takilan bileklikle dilek tutan. Namaz dua nedir bilmeyen birinin her isinin rast gitmesi gercekten sasirtici. Kendi torpilimi ben yarattim diyen bir kötu kalplinin her istediginin olmasi sasirtici.Allah bu kadar kotu birinin her istedigini vermesi. Bizim herseyi Allahtan istememize ragmen kotulere surekli yenilmemiz.Allah beni sevmiyor mu? Allah kiminleyse o kazanir demekki Allah bizimle degilki kaybediyrz. Sevilmeyen kulum dusuncesine kapiliyorum. Neden Allah ickicilere zinacilara kibirlilere vb kotulere her istediklerini veriyor. Imtihan olmayacaklar mi bu dunyada?
|
Genel olarak Sevmediği kuluna veriyorki ahirete nasibi kalmasın diye.
Kimi insanda çok zengin oluyor adam cimrilikten hiç yiyemeden o paradan faydalanamadan ölüp gidiyor. Benim çevremdede çok zengin insanlar var yaşantısını görsen ha onların zenginliği ha benim fakirliğim. |
Alıntı:
|
[QUOTE=imas;482608]soyleyeceklerim kisi bazinda degil bir genelleme halidir yani sözum ortayadir idteyen istedigini kadar üzerine alir...ben bu ve buna benzer sorgulama tipi sözleri cok defa cok kisiden duydum,eskiden cok genis cok teferruatli ikna edici konusmalar ve sohbetlerle bu fikri o kisilerin aklindan cikarmaya calisiyordum ama baktim ki bitmiyor bitmiyorlar o yuzden artik kisa ve net konusuyorum...bu sozler genelde her seyi bu dunya olarak goren,bu dunya icin yasayan,dini vecibelerini yapsa bile kalbinde itikadi ve imani zayifligi bulunan ahiret inanci eksik,Allahin adalet duygusundan şüphe duyan kisilerin aklindan gecen düşuncelerin dillendirilmis. Insanim iste vesveseye kapiliyorum. Dini bilgisi olan arkadaslardan bilgi alarak bu vesveselerden kurtulmak istiyorum. Biran AHirette kaybediyor diyorum bir an sen sevilmeyen bir kulum diye geciyor aklimdan.Dusuncelerimi paylasarak dogru yol gosterilmek ve vesveselerden kurtulmak icin.
|
Alıntı:
|
[QUOTE=avalane;482615]
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
laf kalabalığına gerek yok bir hadis derki bu dünya mümine cehennemdir....Malın varsa hesab günü hesabini vereceksin....Tekasür 8 öyle der
|
Bu soruyu sorduktan ve yanitlayan üyelere cok tesekkur ederim. Ondan sonra arastirdim.ve istidraç kelimesini ogrendim.Istidracla ilgili ornekler okudum dinledim ve simdi daha iyi anladim. Sizede tesekkur ederim. Herkes yeni fikirler duyup ogrenmek kisi gelistiriyor.
|
Firavunun bası bile agrımamıs kısacası ordan yola cıkabilirsiniz
|
Alıntı:
|
Allah sevmediği kulunun sesini bile duymak istemiyor.Başımıza gelen hastalıklar,belalar olmasa sabrımız imanımız nasıl sınanacak.İmtihan böyle şeylerle oluyor.Allahın rahmetine güveniyoruz,bu dünyaya değil ahiretin gerçekliğine inanıyoruz,sabır çekip bekliyoruz.Birazda dünyadan yüz çevirmek gerekiyor,o zaman NEDEN?... sorularını sormuyoruz.Hepimiz kuluz ve bazen yanılıyoruz.
Düşünsenize peygamberlerimiz bile ne acılar çemiş |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Tebdil-i kıyafet İstanbul’u teftiş etmeye çıkan Sultan II. Mahmud’un yolu bir kahvehaneye düşer
Müşteriler bu kahvehanenin sahibine ‘Tıkandı Baba’ diye seslenmektedir Padişah bunu garipser ve merak edip sorar: Bu Tıkandı Baba namı nereden gelmektedir? Bunun üzerine uzun hikayesini anlatmaya başlar Tıkandı Baba Bundan birkaç sene önce rüyamda bir havuzun etrafını çevrelemiş bir kalabalığa rastladım Bir baktım burada herkesin gürül gürül akan bir çeşmesi var Benimkini sordum, ince bir suyun nazlanarak aktığı küçük bir çeşme gösterdiler Üzüldüm tabi Sonra “Benimki de onlarınki gibi aksa´ diye biraz sitemle bir ağaç dalı aldım ve oluğu açmaya uğraştım Ben böyle uğraşırken elimdeki dal kırılarak çeşmeyi tıkadı ve biraz evvel incecik de olsa akan su, artık sadece damlıyordu Bu kez ´Hiç olmazsa eskisi kadar aksın´ diye zorladım, çeşme tamamen tıkandı Ben yine açmak için uğraşırken birden Hızır göründü ve bana ´Tıkandı baba tıkandı, artık uğraşma´ diye seslendi O gün bu gün adım ´Tıkandı Baba´ kaldı Hangi dala elimi attıysam o dal kurudu Tıkandı Baba´nın anlattıkları merhametli Sultan Mahmud´u üzer Saraya dönerken adamlarına bir hindinin içine altın doldurup kahveye götürmelerini emreder Akşamüzeri hindiyi alan Tıkandı Baba çok mutlu olur Ancak ´Viran olası hanede evlad u iyal var. Çoluk çocuk evde aç biilaç bekleşirler. En iyisi ben bu hindiyi satayım da evimin ihtiyaçlarını göreyim´ der ve hindiyi satar. Ertesi gün adam göndererek Tıkandı Baba´nın durumunu soran padişah, bir değişiklik olmadığını öğrenince adamlarına: Bir ay boyunca bu adama her gün bir tepsi baklava göndereceksiniz. Her baklava diliminin altında da bir altın olacak diye emir verir Adamlar söylenileni yerine getirir ve bir tepsi baklavayı götürüp Tıkandı Baba´ya verirler. Ancak Tıkandı Baba, tıpkı daha önceden gönderilen hindi gibi bu baklavayı da satar Tabi Tıkandı Baba’nın aklına nereden gelsin baklavadan hindiden altın çıkacağı… Sultan Mahmud bir ay sonra, bu sefer üzerinde padişah kıyafetleri ile Tıkandı Baba´nın kahvehanesine gider Padişah, Tıkandı Baba´ya sorar: - Tıkandı Baba sana hiç baklava gelmedi mi? - Geldi Sultanım, hem de her akşam. - Peki sen ne yaptın o baklavaları? - Sattım, evimin ihtiyaçlarını giderdim Sultanım. Bunun üzerine padişah, Tıkandı Baba´nın bu haline dayanamaz ve onu alıp saraya götürür Hazine odasının kapısını açtırarak ´Şuradan küreği al, daldır, ne gelirse hepsi senindir´ der Tıkandı Baba heyecandan küreği ters tutarak altın yığınına daldırır. Küreği kaldırıp bakar ki küreğin ucunda düşmek üzere olan bir altın var. Bunun üzerine padişah, ´Baba senin burada nasibin yok´ der. Sonra da adamlarına ´Alın bu adamı Mahmutpaşa´ya götürün. Bir taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafedeki malı mülkü ona verin´ diye emreder Çok sevinen Tıkandı Baba, büyük bir taş parçasını alır, büyük gayretler sonucu kaldırır ancak tam atacağı sırada heyecandan elindeki taş başına düşer ve Tıkandı Baba oracıkta ölür Adamlarından bu durumu öğrenen Sultan Mahmud artık ne yapsın? ´Vermeyince Mabud, neylesin Mahmud´ sözüyle bu hikayeyi özetler... Aslında Allah CC insanı süründürürde işte üstteki örnek gibi bazen 1 kapı açabilir o açılan kapıdan geçmesini bilmeli geçemezsen normal hayatta bizzat şahid olduğum olaylar oldu sonrası millt dizini dövüyor tren kaçtı hacı baba.hahaha |
Alıntı:
|
Hz. Ömer (ra), sessizce, dinlenmekte olduğu odaya girer. Bir an çevresine göz gezdirir. Odasının bir yanında işlenmiş bir deri, bir diğer köşesinde de, içinde birkaç avuç arpa bulunan küçük bir torba vardı. İşte Allah Resûlü'nün odasında bulunan eşyalar bundan ibaretti.
Bu manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz. Ömer'in (ra) hıçkırıkları Allah Resûlü'nü uyandırır. Kalkınca hasırın vücudunda iz yaptığını, kan oturduğunu gören Hz. Ömer (ra) ise omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Peygamber Efendimiz (sav) hayretle sorar: "Ey Hattab oğlu! Niçin ağlıyorsun?" "Ey Allah'ın Elçisi! İranlılar imparatorlarını saraylarda yaşatırken, Bizanslılar Kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken sen ki Allah'ın Elçisisin… İzin versen de, biz de seni…" Maksat anlaşılmıştır, Allah'ın Elçisi (asm), gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bir tebessüm, tatlı bir el işareti ile keser ve "Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı " (Ankebut, 29/64) ayetini okuduktan sonra ekler: "İstemez misin ey Ömer? Dünya onların olsun, ahiret te bizim!.." |
Konuyu okur okumaz Peygamber (S.A.V) Efendimiz ile Hz. Ömer (R.A)arasında geçen bir hadiseyi yazmayı düşünmüştüm. Bir önceki arkadaşımız yazmış. Çok güzel bir örnek. Üstelik bu Hikaye sadece 1örnek, daha bir çok örnekler var. Peygamber efendimizin hayatını da okumanı tavsiye ederim. Allah'ın en sevdiği kulu nasıl sınavlardan geçmiş. Ve diğer Peygamberlerin hayatını oku. Öyle çetin sınavlardan geçmişlerdir ki. Firavunun baş ağrısı bile olmazmış. Asıl hiç derdin tasan yoksa, oturup düşünmek lazım. Rabb'im kimseye kaldıramayacağımız yük vermesin. Bu sıkıntılar, günahlarımıza kefarettir İnşa'Allah.
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bu soru her ne zaman aklımı kurcalasa Zuhruf suresi 33-35 ayetlerini tefekkür ediyorum.
Cenabı hakk orda diyorki: Eğerki kullarımın o nimet verdiklerimize bakıpta özenerek yoldan çıkma kaygısı olmasaydı, o kafirlerin evlerini tavanlarını ve merdivenlerini gümüşten kapılarını altından yaparda onları türlü zînetlerle mücevherlere boğardık. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 18:42. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com