İhtimal çok yüksek, aya güneşe taşa puta tapan insanoğluyla iletişime geçen iblisler istediği surette görünebildiği gibi ben buyum şuyum da der hatta keramet sayılacak çoğu kimseye inanılmaz gelebilecek acayip şeyler yapabilir.Yunan’a da şaşırmamak lazım.Zikir çekerken bir ışık görüyorsun, Nur diyen var, auran diyen var, cin diyen var, çekilen esmanın görevli müvekkili diyen var, zikre icabet eden melek diyen var. Gerçekten ihlaslı bir kul olman ve Allah’ın da sana basiret vermesi lazım anlayabilmek için.
Abdülkâdir Geylânî Hazretleri başından geçen bir hâli şöyle anlatmıştır:
“Birgün gözümün önünde bir nûr peydâ olmuş ve bütün ufku kaplamıştı. Bu nedir diye bakarken nûrdan bir ses geldi:
“–Ey Abdülkâdir, ben senin Rabbinim. Bugüne kadar yaptığın amel-i sâlihlerden öyle memnûnum ki, bundan sonra sana haramları helâl eyledim.” dedi.
Ancak hitap biter bitmez ben bu sesin sahibinin şeytan -aleyhi’l-la‘ne- olduğunu anladım ve:
“–Çekil git ey mel’un! Gösterdiğin nûr, benim için ebedî bir zulmetten başka bir şey değildir.” dedim.
Bunun üzerine şeytan:
“–Rabbinin sana ihsân ettiği hikmetle yine elimden kurtuldun! Hâlbuki ben bu şekilde yüzlerce kimseyi yoldan çıkarmıştım.” diyerek uzaklaştı.
Ellerimi ulu dergâha açtım; bunun, Rabbimin bir fazlı olduğu idrâki içinde Cenâb-ı Hakk’a şükürler eyledim.
Cemaatten bu hâli dinleyen birisi sordu:
“–Ey Abdülkâdir, onun şeytan olduğunu nereden anladın?”
Abdülkadir Geylânî -kuddise sirruh- cevap verdi:
“–Sana, haramları helâl kıldım, demesinden!...”
|