![]() |
|
|||||||
| Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
#31
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
|
#32
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
'Kim Allah'ın indirdiği (hükümlerle) hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir.' (Maide, 5/44)
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#34
|
||||
|
||||
|
Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın yüzü (vechullah), eli (yedullah), gelmesi (mecî’), arşın üstünde oturması (istivâ) gibi açık manaları itibariyle Yüce Allah’a nisbet edilemeyecek bazı ayetler vardır. İslâmi literatürde “müteşâbihât” denen bu ifadeler birden çok manaya geldiğinden âlimler tarafından yorumlanmışlardır. Bu ayetlerdeki teşbihler Kur’ân dilinin edebî yapısından kaynaklandığı kadar ilahi kelâmın insana hitap etmesinden, dilin anlatım imkânlarıyla sınırlı olmasından ve insanın anlayacağı şekilde ifadelendirilerek indirilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür ifadelerden bazıları şunlardır: “Allah’ın eli onların ellerinin üstündedir” (Fetih süresi Ayet 8-10), “Her şey yok olacaktır, yalnızca celâl ve ikram sahibi Allah’ın yüzü kalacaktır” (Rahman süresi Ayet26-27), “Rahmân arşa istivâ etti/oturdu” (Tâhâ Süresi Ayet 5), “Rabbin geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman” (Fecr süresi Ayet 22). Haberî sıfatlar hususunda muhafazakâr âlimler yorum yapmaktan kaçınmış, “keyfiyeti/nasıllığı bilinmeksizin” ifadesini kullanarak ayetlerdeki manaları olduğu gibi kabul etmişlerdir. Ancak İslâm coğrafyasının genişlemesinin ve farklı milletlerden pek çok kimsenin Müslüman olmasının tesiriyle insanların ayetleri yanlış yorumlamasına meydan bırakmamak için belli sınırlarda yorumlar yapılmıştır. Örneğin “Allah’ın yüzü” ifadesi Allah’ın varlığı anlamında; “Allah’ın eli” Allah’ın kudreti anlamında anlaşılmış, “Allah’ın arşa istivâ etmesi” ise Allah’ın melekûtu/yönetimi olarak açıklanmıştır. Nitekim Türkçemizde de benzer ifadeler kullanmakla beraber kelimelerin açık anlamlarını kastetmeyiz. “Senin yüzünden bunlar oldu!” dediğimizde kastettiğimiz “senin varlığın sebebiyle” demektir. “Belediye başkanı koltuğuna oturdu” dediğimizde “Başkan görevinin başına geçti” demek isteriz.
Her yerde demek de mekân tayin etmek olur. Bütün mekânları yani her yeri yaratan, Allahu Teâlâ’dır. Yaratılan, yaratana mekân olamaz. Bunun için, her yerde değil, (Mekândan münezzehtir) demelidir. Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri buyuruyor ki: (Allah her yerde hazır ve nazırdır) denirse, bunu mecaz olarak anlamak gerekir. Yani zamansız ve mekânsız, hiçbir yerde olmayarak hazır ve nazır demektir. Böyle olmazsa, Allahu Teâlâ’yı zamanlı ve mekânlı bilmek olur ki, bu da caiz olmaz. Görüldüğü gibi, (Her yerde hazır ve nazır) sözünü bile mecaz olarak anlamak gerekiyor. (Allah her yerdedir) demekse, caiz olmaz.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#35
|
||||
|
||||
|
Ahmet b. Hanbel ve ve Ebu Said ed-Damiri gibi Ehl-i hadis alimleri Enam süresi 18. Ayet Secde Suresi 5. Ayet, Mearic Süresi 3-4. Ayetleri ve Mülk süresi 16. Ayetteki men fi’s-sema ifadesi ile bazı hadislerden hareketle Allah’ın gökte olduğunu savunmuş, bu arada O’nun her yerde hazır ve nazır olduğundan söz edenleri cahillikle zındıklıkla suçlamışlardır. Buna karşılık Fahreddin er Razi gibi Sünni müfessirler bu ayetten hareketle Allah’ın gökte olduğundan söz edilmesini Müteşabihe inancı olarak değerlendirmiş ve bu bağlamda Allah’a mekan izafesinin asla mümkün olmadığını söylemiştir. Ayetteki menfi’s-sema ifadesinin zahiri manaya hamledilemeyeceğini söyleyen Razi’ye göre bu ifade Allah’ın gökte bulunduğuna değil, bilakis O’nun kudret ve saltanatına delalet etmektedir. Sema kelimesi burada Allah’ın mülk ve saltanatını yüceltmek için zikredilmiştir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#36
|
||||
|
||||
|
Neye arsından bahsediyorsun? Arsı melekler taşıyor ki bu Ayet-i Kerime ile sabittir. Allah CELLE CELALUHU mekândan münezzehtir. 4 mezhep imamıda bunu söylemiştir. vahabiler Hadis-i Şeriflere eklentiler yaparak naklediyorlar aynı şeyi zmexheo imkanlarına ve bazı Alimlerede yapıyorlar. Yani onların soylemediklerini söyledi diye aktarıyorlar. Bu vahabiler çok kitabı kendilerince drğistirdi. Yanlış anlama ama senden vahabi izlenimi görüyorum. İstersen bu konuyu delillerle konuşalım gerçeği anlatayım sana İnşeAllah
Alıntı:
Kaynak: Necmül mühtedi ve recmul mu'tedi
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#37
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#38
|
||||
|
||||
|
Diyorki; Gözler onu idrak edemez ama o gözleri idrak eder..
Bu ayet aklıma gelir arada sırada kötü birşey yapacağım veya dua ettiğim esnada.. Sen göremeye bilirsin, ama O seni gördüğüne göre nerde dersin? İdrak edemeyeceğimiz birşey.. ama bil ki Allah habirdir.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Allah vardır demek bir şey değildir. Sende Allah var mıdır yok mudur? | Hal | Tasavvuf Sohbetleri | 5 | 19.02.24 19:26 |
| Huddam cin midir insan mıdır? | Bugayy | Sorularınız | 7 | 15.02.22 00:05 |
| Para, rakam mıdır? Yoksa değer midir? | Torlak | Derin Konular & Beyin Fırtınası | 2 | 07.01.22 08:38 |
| Süfyan ve Deccal Kimdir? Aynı mı Yoksa farklı kişiler midir? | madlen | Sorularınız | 7 | 16.08.18 22:18 |