![]() |
Allah Mekandan Münezzeh midir yoksa Arşta mıdır?
Allah Mekandan Münezzeh midir yoksa Arşta mıdır?
|
allah mekandan münezzehtir o hiç bir mekana sıgmam ama beni seven bir kulumun kalbine sıgarım diyor..arşın da ötesinde ve üstün de kürsü var ....
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bız nerdeyiz Yarabbi ne haldeyiz
|
Alıntı:
|
Yanılmıyorsam hesap günü Allah (c:c) melekler ordusu ile yeryüzüne inmesi ile ilgili ayet vardi...
Allah(c.c) heryerde ise huzuruna nasıl çıkacaz Allah (c.c) heryerde ise cennettekilere görüneceği söylenir hadislerde..Nasıl göreceğiz... bunun gibi cevabi olmayan onlarca cevapsiz soru bulabilirim... Bize bildirilen ilminede zaatınada bizim akıl ve bilincimiz yetmez...Suphan Allah |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
karar senin ümmeti muhammet için sence hangi kararın daha hayırlı bir sonuçe vesile olur? |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Bi ayette Allah arşa hükmetmiştir yaziyordu burda arşta oldugu soylenemez ve yine başka bi ayettede Allah kiyamet zamani Arşa gelecegi hatta onun kürsüsünü taşiyan ya 5 ti ya 7 idi bu rakamda meleklerin o kürsüyü taşiyacagi yaziyordu Allah arşta degil benim hissiyatim Allah kahinati her yerindedir Nebilim tanimalayamayacagim Artik kiyamet zamani dunya kahinat dumduz olacak daglar ufalanip yer dumduz olcak serap gibi gozukecek
Yani Allah kahinatin yer yerindedir belki kahinat Allahin elindedir boyle desem yine olmaz Allah in eli demek olmaz fakat kahinat bi zerredir rabbim kahinattan da buyuktur boyle |
Ve laik sistemde oy kullan mak neden olmasin bi zulmu durdura biliriz gelen hep ayni olacak hic kimse Allah in hukmleriyle hukmetmeyecek ve herkes buna kayitsz kalcak . Biz laik degiliz ve laikligi kabul etmiyoruz putlara cocuklarimizi taptirmak istemiyoruz fakat bu cagda kacinilamiyor malesef . Oyle bi duzen varki duzen degil duzensizlik mumin hicbi yere kimildamiyor seriyata kimse uymuyor buyukler bile seriyati unutmus yani biri bi haksizliga ugradiginda basvuracagi hicbiyer yok mecburen tağuda gidiliyor bunu yuce mevla goruyor bizler bu duzensizlige mecbur birakiliyoruz her musluman ailenin buyukleri ilim sahibi olmalari lazimdi kendi sorunlarini Allah in hukumleri ile cozmeliydiler Ben hakkimi helal etmiyorum cok sey biliyorum fakat elli kolu magli sekilde oturuyorum . Tek basima yapacagim hicbisey yok malesef oy kullaniyorum cunku ekonomi yönünden bu hirsizliga dur demek icin zaten herkes kafir bi yaşamda hani bi alime sormuslar Kafir ve adaletli bi devlet baskanimi istersin yoksa zalim ama musluman birinimi alim cevap vermiş kafir ve adaletli olani isterim demis Adaleti halkina kafirligi kendisinedir
Musluman ve zalim olaninda muslumanligi kendine zulmu ise Halkinadir demiş bende şu hususta Zalim fakat adaletli olsun diyorum ve şu unutulmamali ki bi millett dogru yolu tutmaz ise Allah o millete hidayet etmez yani devlet baskaninin zalimligi halkin hak etmesiyledir vesselam |
Alıntı:
|
Yanlis yazmisim bi yeri dogrusunu biliyorsunuz :)
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Mekandan münezzehtir Yüce Yaradan her yerdedir
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Allah razı olsun hocam muktedir ismi de olabilir ismi azamin tek Allahu Teala ya ait başka hiç bir canlıda bulunmayan bir isim olması gerekir diye düşünüyorum baki ismi gibi baki kalacak sadece Allah tır
|
Allah mekan Zaman ve kavramlardan munezzihtir
|
Allahu telayi nasıl hayal ediyorsanız öyle değildir
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
'Kim Allah'ın indirdiği (hükümlerle) hükmetmezse işte onlar kafirlerin ta kendileridir.' (Maide, 5/44) |
Yani ALLAH c.c heryerde dır bilrmesin ki bunu
|
Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın yüzü (vechullah), eli (yedullah), gelmesi (mecî’), arşın üstünde oturması (istivâ) gibi açık manaları itibariyle Yüce Allah’a nisbet edilemeyecek bazı ayetler vardır. İslâmi literatürde “müteşâbihât” denen bu ifadeler birden çok manaya geldiğinden âlimler tarafından yorumlanmışlardır. Bu ayetlerdeki teşbihler Kur’ân dilinin edebî yapısından kaynaklandığı kadar ilahi kelâmın insana hitap etmesinden, dilin anlatım imkânlarıyla sınırlı olmasından ve insanın anlayacağı şekilde ifadelendirilerek indirilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür ifadelerden bazıları şunlardır: “Allah’ın eli onların ellerinin üstündedir” (Fetih süresi Ayet 8-10), “Her şey yok olacaktır, yalnızca celâl ve ikram sahibi Allah’ın yüzü kalacaktır” (Rahman süresi Ayet26-27), “Rahmân arşa istivâ etti/oturdu” (Tâhâ Süresi Ayet 5), “Rabbin geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman” (Fecr süresi Ayet 22). Haberî sıfatlar hususunda muhafazakâr âlimler yorum yapmaktan kaçınmış, “keyfiyeti/nasıllığı bilinmeksizin” ifadesini kullanarak ayetlerdeki manaları olduğu gibi kabul etmişlerdir. Ancak İslâm coğrafyasının genişlemesinin ve farklı milletlerden pek çok kimsenin Müslüman olmasının tesiriyle insanların ayetleri yanlış yorumlamasına meydan bırakmamak için belli sınırlarda yorumlar yapılmıştır. Örneğin “Allah’ın yüzü” ifadesi Allah’ın varlığı anlamında; “Allah’ın eli” Allah’ın kudreti anlamında anlaşılmış, “Allah’ın arşa istivâ etmesi” ise Allah’ın melekûtu/yönetimi olarak açıklanmıştır. Nitekim Türkçemizde de benzer ifadeler kullanmakla beraber kelimelerin açık anlamlarını kastetmeyiz. “Senin yüzünden bunlar oldu!” dediğimizde kastettiğimiz “senin varlığın sebebiyle” demektir. “Belediye başkanı koltuğuna oturdu” dediğimizde “Başkan görevinin başına geçti” demek isteriz.
Her yerde demek de mekân tayin etmek olur. Bütün mekânları yani her yeri yaratan, Allahu Teâlâ’dır. Yaratılan, yaratana mekân olamaz. Bunun için, her yerde değil, (Mekândan münezzehtir) demelidir. Seyyid Abdülhakim-i Arvasi hazretleri buyuruyor ki: (Allah her yerde hazır ve nazırdır) denirse, bunu mecaz olarak anlamak gerekir. Yani zamansız ve mekânsız, hiçbir yerde olmayarak hazır ve nazır demektir. Böyle olmazsa, Allahu Teâlâ’yı zamanlı ve mekânlı bilmek olur ki, bu da caiz olmaz. Görüldüğü gibi, (Her yerde hazır ve nazır) sözünü bile mecaz olarak anlamak gerekiyor. (Allah her yerdedir) demekse, caiz olmaz. |
Ahmet b. Hanbel ve ve Ebu Said ed-Damiri gibi Ehl-i hadis alimleri Enam süresi 18. Ayet Secde Suresi 5. Ayet, Mearic Süresi 3-4. Ayetleri ve Mülk süresi 16. Ayetteki men fi’s-sema ifadesi ile bazı hadislerden hareketle Allah’ın gökte olduğunu savunmuş, bu arada O’nun her yerde hazır ve nazır olduğundan söz edenleri cahillikle zındıklıkla suçlamışlardır. Buna karşılık Fahreddin er Razi gibi Sünni müfessirler bu ayetten hareketle Allah’ın gökte olduğundan söz edilmesini Müteşabihe inancı olarak değerlendirmiş ve bu bağlamda Allah’a mekan izafesinin asla mümkün olmadığını söylemiştir. Ayetteki menfi’s-sema ifadesinin zahiri manaya hamledilemeyeceğini söyleyen Razi’ye göre bu ifade Allah’ın gökte bulunduğuna değil, bilakis O’nun kudret ve saltanatına delalet etmektedir. Sema kelimesi burada Allah’ın mülk ve saltanatını yüceltmek için zikredilmiştir.
|
Alıntı:
Alıntı:
Kaynak: Necmül mühtedi ve recmul mu'tedi |
Alıntı:
|
Diyorki; Gözler onu idrak edemez ama o gözleri idrak eder..
Bu ayet aklıma gelir arada sırada kötü birşey yapacağım veya dua ettiğim esnada.. Sen göremeye bilirsin, ama O seni gördüğüne göre nerde dersin? İdrak edemeyeceğimiz birşey.. ama bil ki Allah habirdir. |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:36. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com