Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


16641 Ya Latif zikrini çeken var mı?

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 13.12.22, 03:50
Üye
 
Üyelik tarihi: 27.07.21
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 82
Forum Puanı: 14
Etiketlendiği Mesaj: 2 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NGB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kişiden kişiye şahsi tecrübeler değişir kimisi yazar kimisi yazmaz.Ben bunu oturup denemedim.Başka zikirler çektiğim oldu.Ama tek seferde bazısı çekesiye hemen keşif açılıp melekleri arşı görecem diye gaza gelen avamda vardır. cinleri yada şeytanları görmeyi ummadan direkt yada levfi mahfuzu okur ona göre tedbir alacam diyende vardırda.Hayaller büyük.

İşte bazen uygulamalarda yazanlar olmama sebebi hikmeti şu çeken kişinin kalbi çıfıt çarşısı bozuk olduğu için değil 16 bin günde 160.000 çekse tık olmaz.Bazısıda 100 çeker olur.Ama hiç tecrübesi olmayanın misal yapacağı öncelikle tevbe istiğfar sonra tevbeye sadık olacak sonra 5 vakit namaz üstüne diğer emir yasaklara uygulayacak ondan sonrada zikri çekerse kalbde düzgün ise belki verir ama belki.

Kesin verirde demekte abeste iştigal.Eski eserin birinde şunu der uğraştı uğraştı uğraştı ama sabır edemedi isteğinden vazgeçti geri döndü bilseydi ve istemeye devam etseydi istediği ona verilecekti.
Beyazıt Bestami KS bir eserinde bunu yazar boşa yazmaz yani bu işe başlayan 40 gün değil 4000 günde geçse bekleyecek belki verir.İmtihan bu işte sabır etmekte mesele.
Sanırım benim kalbîm cıfıt çarşısı bozuk dediğinizden sanırım
Namazlarımı kılmasına kılıyorum ama onun haricinde ne yapmam lazım. Çok yüksek sayıda zikirler çekebiliyorum ama ne kalbimde nede etrafımda çıt yok… boşa çekiyormuşum gibi. Nasıl değişirki bu?

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13.12.22, 13:45
NGB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NGB NGB isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Dost Üye
 
Üyelik tarihi: 12.06.22
Bulunduğu yer: 🕋
Mesajlar: 6,589
Forum Puanı: 22115
Etiketlendiği Mesaj: 178 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NNNNNNN Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Sanırım benim kalbîm cıfıt çarşısı bozuk dediğinizden sanırım
Namazlarımı kılmasına kılıyorum ama onun haricinde ne yapmam lazım. Çok yüksek sayıda zikirler çekebiliyorum ama ne kalbimde nede etrafımda çıt yok… boşa çekiyormuşum gibi. Nasıl değişirki bu?
Allah CC kulu süründürür imtihan bu zaten.Bu aralar ya vekil çekmeye başladım.Bunun hikmeti konuda yazar alta link atıcam ordan oku kafana yatarsa çek madem yüksek sayı çekiyorsun bu belki motoru yakar.
Bende bu ara sadece bunu yüksek sayı çekmeye niyetliyim tüm işleri ona havale edip top sende ya öldür ya önümüzü aç diyip dayanacan zikire.
Muhiddin ibni Arabi KS derki tüm işleri ya vekile devrettim ondan sonra dünyada sırtım yere gelmez oldu her işde önümü açtı ondan diyorum vekile atalım topuda o artık kararını versin hakkımızda.
çekeceksen niyetin varsa özel mesaj at onun özel duası var günde 1 kere okunacak o işi tamamlayan kısmı.mesajla yollarım sana.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13.12.22, 14:36
ata103 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.02.22
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 249
Forum Puanı: 52
Etiketlendiği Mesaj: 4 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NGB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah CC kulu süründürür imtihan bu zaten.Bu aralar ya vekil çekmeye başladım.Bunun hikmeti konuda yazar alta link atıcam ordan oku kafana yatarsa çek madem yüksek sayı çekiyorsun bu belki motoru yakar.
Bende bu ara sadece bunu yüksek sayı çekmeye niyetliyim tüm işleri ona havale edip top sende ya öldür ya önümüzü aç diyip dayanacan zikire.
Muhiddin ibni Arabi KS derki tüm işleri ya vekile devrettim ondan sonra dünyada sırtım yere gelmez oldu her işde önümü açtı ondan diyorum vekile atalım topuda o artık kararını versin hakkımızda.
çekeceksen niyetin varsa özel mesaj at onun özel duası var günde 1 kere okunacak o işi tamamlayan kısmı.mesajla yollarım sana.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Muhyiddin arabi (KS) dediğin adamın eserlerinden alıntılar

"Allah Firavunu pak ve temiz öldürdü." Yalanı (S.300-301) :

Nasıl ki Firavun suda boğulurken Allah'ın kendisine verdiği iman sayesinde Musa onun için de göz nuru oldu. Şu halde Allah, (bu yüzden) Firavun'un pak ve temiz öldürdü. Çirkin ve fena amellerinden onda bir şey kalmadı. Çünkü Allah onun ruhunu yeni bir günah işlemeden önce ve imana geldiği anda kabz etti. Halbuki İslâm (Yani Hakk'ı teslim ve tasdik) evvelce geçmiş olan günahları ortadan kaldırır. Allah, bu İlim ve mazhariyeti dilediği kimse için âyet ve alâmet kıldı. Tâ ki hiç kimse İlâhî rahmetten umutsuzluğa düşmesin. Çünkü kâfirlerden başka hiç kimse Tanrı rahmetinden umut kesmez.
Şu halde Firavun eğer umutsuzlardan olsaydı imana yanaşmazdı. Demek ki, Firavun'un eşi Asiye'nin kendi hakkında "O, benim ve senin için göz nuru olsun, onu öldürmeyin, ola ki yakında bize faydası dokunur" dediği gerçekleşti ve iş böyle oldu. Gerçi her ne kadar Musa'nın Firavun mülkünü ve adamlarım öldürmeye muktedir bir Nebi olduğuna (kan ve kocadan) ikisinin ve şuuru yoktu. Fakat Allah, Musa ile her ikisine de menfaat verdi.
(Fusus ul-Hikem - Muhyiddin-i Arabi, M.E.B. Yayınları, İst-1992)


Küfür ve isyan ehli cehenneme girse de orada lezzet vardır." Yalanı (S.104)

ŞİİR

Hakk'ın yalnız va'dinde sadık olması tarafı kaldı. Ceza tehdidinde sadık olduğuna dair açık bir alâmet yoktur.
Küfür ve isyan ehli cehenneme girseler de, orada kendileri için bir zevk ve lezzet vardır. O da onlar için bir cennettir.
Ancak onların cennetleri Huld cennetlerinin nimetlerine benzemez. İkisi de birdir amma aralarında tecelli farkı vardır.
- Onların cennetine tatlılığından dolayı azab denir. Bu azab sözü onda gizli olan lezzet için bir kabuk gibidir. Kabuk ise özü koruyan bir şeydir.




"Vakit olur ki kul Rabb olur, şüphesiz, vakit olur ki kul, kul olur şeksiz.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 90. Bosnevi, 1, 433)

"Bizler Allah'ın zahiri suretleriyiz, O'nun tecellisiyiz. Alem ve kevn aslında bir hayal olduğu için biz O'yuz."
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 159. Bosnevi, 345)

“Halık (yaratıcı) ile mahluk bir tek şeydir.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 78)

“O’ bana hamdeder, be de O’na, O’ bana ibadet eder, ben de O’na. Bir hal içinde O’nu ikrar eylerim, a’yanda ise O’nu inkar eylerim.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 83. Bosnevi, 1, 384-385)

İbn Arabî bir şiirinde şöyle der: Nubuvvet makamının mevkii Rasûlun üstünde ve velinin altında bir yerdir.
(Şerhu Akidetu’t-Tahaviye, II /743). (Buhari, C:7 sf: 3331, 3332)

İbn Arabî, Fusûs'unda açıkça şöyle demektedir:

"Velilik peygamberlikten (nubuvvetten) daha büyüktür, hattâ risâletten de daha kâmil (bir makam)dır".

İşte O'nun (İbn Arabi) sözü:
Nubuvvet makamı bir berzahtadır ki
Rasulun az üstünde, velînin altında...

Ve onun ashabından (onun görüşünü benimseyenlerden) bâzısı bunu te'vîle kalkışarak;
"bu peygamberin veliliği nubuvvetinden üstün demektir", veya;
"aynı bunun gibi Rasulun veliliği de resûllüğünden üstün demektir" derler.


Muhyiddin Arabi'nin Hz. Muhammed (a.s)'e iftirası (Sf: 11)

Fusûs ul-hikem, Muhyiddin-i Arabi'nin 627 hicret yılında Şam'da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyan'ın ilhamıyla yazılmıştır. Şeyh o gece mâna âleminde Peygamber (a.s.)'i görüyor, elinde bir kitab tutmuş, kendisine hitab ederek, "bu, Fusûs ul-hikem kitabıdır. Bunu al ve halkın faydalanması için muhteviyatını açıkla" diyor.
Şeyh de Yüce Peygamber'in bu manevî işaretine uyarak hemen Cenab-ı Peygamber'den aldığı emir ve ilham çerçevesi içinde, kitab muhtevasını, artıksız ve eksiksiz olarak, olduğu gibi naklediyor, daha doğrusu Hazret-i Peygamber'den aynen nakil ve tercüme ediyor.

Arabi, Allah'ı (haşa) kendine kul ediyor. Şirki (Sf: 83)

Allah beni över, ben de Onu. O bana kulluk eder, ben de Ona,
Bir halde ben Onu ikrar eder ve eşyadaki çokluk ve değişiklikiği görünce inkâr ederim.
Bizden nasıl vazgeçebilir? Ben Ona musaade eder ve Onu zuhur alanına çıkarırım.

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13.12.22, 15:08
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,927
Forum Puanı: 11041
Etiketlendiği Mesaj: 5469 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ata103 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhyiddin arabi (KS) dediğin adamın eserlerinden alıntılar

"Allah Firavunu pak ve temiz öldürdü." Yalanı (S.300-301) :

Nasıl ki Firavun suda boğulurken Allah'ın kendisine verdiği iman sayesinde Musa onun için de göz nuru oldu. Şu halde Allah, (bu yüzden) Firavun'un pak ve temiz öldürdü. Çirkin ve fena amellerinden onda bir şey kalmadı. Çünkü Allah onun ruhunu yeni bir günah işlemeden önce ve imana geldiği anda kabz etti. Halbuki İslâm (Yani Hakk'ı teslim ve tasdik) evvelce geçmiş olan günahları ortadan kaldırır. Allah, bu İlim ve mazhariyeti dilediği kimse için âyet ve alâmet kıldı. Tâ ki hiç kimse İlâhî rahmetten umutsuzluğa düşmesin. Çünkü kâfirlerden başka hiç kimse Tanrı rahmetinden umut kesmez.
Şu halde Firavun eğer umutsuzlardan olsaydı imana yanaşmazdı. Demek ki, Firavun'un eşi Asiye'nin kendi hakkında "O, benim ve senin için göz nuru olsun, onu öldürmeyin, ola ki yakında bize faydası dokunur" dediği gerçekleşti ve iş böyle oldu. Gerçi her ne kadar Musa'nın Firavun mülkünü ve adamlarım öldürmeye muktedir bir Nebi olduğuna (kan ve kocadan) ikisinin ve şuuru yoktu. Fakat Allah, Musa ile her ikisine de menfaat verdi.
(Fusus ul-Hikem - Muhyiddin-i Arabi, M.E.B. Yayınları, İst-1992)


Küfür ve isyan ehli cehenneme girse de orada lezzet vardır." Yalanı (S.104)

ŞİİR

Hakk'ın yalnız va'dinde sadık olması tarafı kaldı. Ceza tehdidinde sadık olduğuna dair açık bir alâmet yoktur.
Küfür ve isyan ehli cehenneme girseler de, orada kendileri için bir zevk ve lezzet vardır. O da onlar için bir cennettir.
Ancak onların cennetleri Huld cennetlerinin nimetlerine benzemez. İkisi de birdir amma aralarında tecelli farkı vardır.
- Onların cennetine tatlılığından dolayı azab denir. Bu azab sözü onda gizli olan lezzet için bir kabuk gibidir. Kabuk ise özü koruyan bir şeydir.




"Vakit olur ki kul Rabb olur, şüphesiz, vakit olur ki kul, kul olur şeksiz.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 90. Bosnevi, 1, 433)

"Bizler Allah'ın zahiri suretleriyiz, O'nun tecellisiyiz. Alem ve kevn aslında bir hayal olduğu için biz O'yuz."
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 159. Bosnevi, 345)

“Halık (yaratıcı) ile mahluk bir tek şeydir.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 78)

“O’ bana hamdeder, be de O’na, O’ bana ibadet eder, ben de O’na. Bir hal içinde O’nu ikrar eylerim, a’yanda ise O’nu inkar eylerim.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 83. Bosnevi, 1, 384-385)

İbn Arabî bir şiirinde şöyle der: Nubuvvet makamının mevkii Rasûlun üstünde ve velinin altında bir yerdir.
(Şerhu Akidetu’t-Tahaviye, II /743). (Buhari, C:7 sf: 3331, 3332)

İbn Arabî, Fusûs'unda açıkça şöyle demektedir:

"Velilik peygamberlikten (nubuvvetten) daha büyüktür, hattâ risâletten de daha kâmil (bir makam)dır".

İşte O'nun (İbn Arabi) sözü:
Nubuvvet makamı bir berzahtadır ki
Rasulun az üstünde, velînin altında...

Ve onun ashabından (onun görüşünü benimseyenlerden) bâzısı bunu te'vîle kalkışarak;
"bu peygamberin veliliği nubuvvetinden üstün demektir", veya;
"aynı bunun gibi Rasulun veliliği de resûllüğünden üstün demektir" derler.


Muhyiddin Arabi'nin Hz. Muhammed (a.s)'e iftirası (Sf: 11)

Fusûs ul-hikem, Muhyiddin-i Arabi'nin 627 hicret yılında Şam'da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyan'ın ilhamıyla yazılmıştır. Şeyh o gece mâna âleminde Peygamber (a.s.)'i görüyor, elinde bir kitab tutmuş, kendisine hitab ederek, "bu, Fusûs ul-hikem kitabıdır. Bunu al ve halkın faydalanması için muhteviyatını açıkla" diyor.
Şeyh de Yüce Peygamber'in bu manevî işaretine uyarak hemen Cenab-ı Peygamber'den aldığı emir ve ilham çerçevesi içinde, kitab muhtevasını, artıksız ve eksiksiz olarak, olduğu gibi naklediyor, daha doğrusu Hazret-i Peygamber'den aynen nakil ve tercüme ediyor.

Arabi, Allah'ı (haşa) kendine kul ediyor. Şirki (Sf: 83)

Allah beni över, ben de Onu. O bana kulluk eder, ben de Ona,
Bir halde ben Onu ikrar eder ve eşyadaki çokluk ve değişiklikiği görünce inkâr ederim.
Bizden nasıl vazgeçebilir? Ben Ona musaade eder ve Onu zuhur alanına çıkarırım.
o adam dedigin muhteremin adi şeyhül ekber,aklinin yetmedigi seylerde konusma ki benimde o dediklerine aklim ermez, o keşif ehlidir,seyhul ekberdir,evluyanin en büyüklerindendir, o dedi ki; SİN ŞINA GELİNCE MİM'İN KABRİNİ BULUR dedi bu şözü 300 yıl kimse çözemedi yavuz sultan selim han cözdü,eğer kötü olsaydi yavuz sultan selim han kabrinin bulup üstune türbe ve cami yaptirmazdi

Alıntı:
ata103 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhyiddin arabi (KS) dediğin adamın eserlerinden alıntılar

"Allah Firavunu pak ve temiz öldürdü." Yalanı (S.300-301) :

Nasıl ki Firavun suda boğulurken Allah'ın kendisine verdiği iman sayesinde Musa onun için de göz nuru oldu. Şu halde Allah, (bu yüzden) Firavun'un pak ve temiz öldürdü. Çirkin ve fena amellerinden onda bir şey kalmadı. Çünkü Allah onun ruhunu yeni bir günah işlemeden önce ve imana geldiği anda kabz etti. Halbuki İslâm (Yani Hakk'ı teslim ve tasdik) evvelce geçmiş olan günahları ortadan kaldırır. Allah, bu İlim ve mazhariyeti dilediği kimse için âyet ve alâmet kıldı. Tâ ki hiç kimse İlâhî rahmetten umutsuzluğa düşmesin. Çünkü kâfirlerden başka hiç kimse Tanrı rahmetinden umut kesmez.
Şu halde Firavun eğer umutsuzlardan olsaydı imana yanaşmazdı. Demek ki, Firavun'un eşi Asiye'nin kendi hakkında "O, benim ve senin için göz nuru olsun, onu öldürmeyin, ola ki yakında bize faydası dokunur" dediği gerçekleşti ve iş böyle oldu. Gerçi her ne kadar Musa'nın Firavun mülkünü ve adamlarım öldürmeye muktedir bir Nebi olduğuna (kan ve kocadan) ikisinin ve şuuru yoktu. Fakat Allah, Musa ile her ikisine de menfaat verdi.
(Fusus ul-Hikem - Muhyiddin-i Arabi, M.E.B. Yayınları, İst-1992)


Küfür ve isyan ehli cehenneme girse de orada lezzet vardır." Yalanı (S.104)

ŞİİR

Hakk'ın yalnız va'dinde sadık olması tarafı kaldı. Ceza tehdidinde sadık olduğuna dair açık bir alâmet yoktur.
Küfür ve isyan ehli cehenneme girseler de, orada kendileri için bir zevk ve lezzet vardır. O da onlar için bir cennettir.
Ancak onların cennetleri Huld cennetlerinin nimetlerine benzemez. İkisi de birdir amma aralarında tecelli farkı vardır.
- Onların cennetine tatlılığından dolayı azab denir. Bu azab sözü onda gizli olan lezzet için bir kabuk gibidir. Kabuk ise özü koruyan bir şeydir.




"Vakit olur ki kul Rabb olur, şüphesiz, vakit olur ki kul, kul olur şeksiz.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 90. Bosnevi, 1, 433)

"Bizler Allah'ın zahiri suretleriyiz, O'nun tecellisiyiz. Alem ve kevn aslında bir hayal olduğu için biz O'yuz."
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 159. Bosnevi, 345)

“Halık (yaratıcı) ile mahluk bir tek şeydir.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 78)

“O’ bana hamdeder, be de O’na, O’ bana ibadet eder, ben de O’na. Bir hal içinde O’nu ikrar eylerim, a’yanda ise O’nu inkar eylerim.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 83. Bosnevi, 1, 384-385)

İbn Arabî bir şiirinde şöyle der: Nubuvvet makamının mevkii Rasûlun üstünde ve velinin altında bir yerdir.
(Şerhu Akidetu’t-Tahaviye, II /743). (Buhari, C:7 sf: 3331, 3332)

İbn Arabî, Fusûs'unda açıkça şöyle demektedir:

"Velilik peygamberlikten (nubuvvetten) daha büyüktür, hattâ risâletten de daha kâmil (bir makam)dır".

İşte O'nun (İbn Arabi) sözü:
Nubuvvet makamı bir berzahtadır ki
Rasulun az üstünde, velînin altında...

Ve onun ashabından (onun görüşünü benimseyenlerden) bâzısı bunu te'vîle kalkışarak;
"bu peygamberin veliliği nubuvvetinden üstün demektir", veya;
"aynı bunun gibi Rasulun veliliği de resûllüğünden üstün demektir" derler.


Muhyiddin Arabi'nin Hz. Muhammed (a.s)'e iftirası (Sf: 11)

Fusûs ul-hikem, Muhyiddin-i Arabi'nin 627 hicret yılında Şam'da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyan'ın ilhamıyla yazılmıştır. Şeyh o gece mâna âleminde Peygamber (a.s.)'i görüyor, elinde bir kitab tutmuş, kendisine hitab ederek, "bu, Fusûs ul-hikem kitabıdır. Bunu al ve halkın faydalanması için muhteviyatını açıkla" diyor.
Şeyh de Yüce Peygamber'in bu manevî işaretine uyarak hemen Cenab-ı Peygamber'den aldığı emir ve ilham çerçevesi içinde, kitab muhtevasını, artıksız ve eksiksiz olarak, olduğu gibi naklediyor, daha doğrusu Hazret-i Peygamber'den aynen nakil ve tercüme ediyor.

Arabi, Allah'ı (haşa) kendine kul ediyor. Şirki (Sf: 83)

Allah beni över, ben de Onu. O bana kulluk eder, ben de Ona,
Bir halde ben Onu ikrar eder ve eşyadaki çokluk ve değişiklikiği görünce inkâr ederim.
Bizden nasıl vazgeçebilir? Ben Ona musaade eder ve Onu zuhur alanına çıkarırım.
İmam Suyûtî "Tenbihü'l-gabî bi-tebriet-i İbn-i Arabî" ismindeki risâlesinde şöyle demiştir:

"Muhyiddin İbnü'l-Arabî hakkında âlimler iki fırkaya ayrılıp birisi onun velî olduğuna, diğeri ise velî olmadığına inanmıştır. Bence iki fırkanın da razı olmayacağı bir yol vardır: Muhyiddin İbnü'l-Arabî'nin veli olduğuna inanılması, fakat kitaplarının okunmasının haram olmasıdır."

Muhyiddin İbnü'l-Arabî'den; "Biz öyle bir zümreyiz ki, bizden olmayanların kitaplarımızı okumaları haramdır" diye nakledilmiştir. Çünkü sufiler ıstılah olarak birtakım lâfızlar üzerine anlaşıp, fukahâ arasında bilinen mânaları murad etmemişlerdir.

İmam Gazâli bazı kitaplarında; "Sufilerin bazı sözleri, Kur'ân-ı Kerim'de ve hadis-i şerifdeki yed, ayn, istivâ gibi müteşabih olan âyet ve hadîslere benzemektedir" demiştir.

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13.12.22, 16:47
ulucayto - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Vefali
 
Üyelik tarihi: 07.08.22
Bulunduğu yer: bir çok yerde
Mesajlar: 4,196
Forum Puanı: 1043
Etiketlendiği Mesaj: 237 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
ata103 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhyiddin arabi (KS) dediğin adamın eserlerinden alıntılar

"Allah Firavunu pak ve temiz öldürdü." Yalanı (S.300-301) :

Nasıl ki Firavun suda boğulurken Allah'ın kendisine verdiği iman sayesinde Musa onun için de göz nuru oldu. Şu halde Allah, (bu yüzden) Firavun'un pak ve temiz öldürdü. Çirkin ve fena amellerinden onda bir şey kalmadı. Çünkü Allah onun ruhunu yeni bir günah işlemeden önce ve imana geldiği anda kabz etti. Halbuki İslâm (Yani Hakk'ı teslim ve tasdik) evvelce geçmiş olan günahları ortadan kaldırır. Allah, bu İlim ve mazhariyeti dilediği kimse için âyet ve alâmet kıldı. Tâ ki hiç kimse İlâhî rahmetten umutsuzluğa düşmesin. Çünkü kâfirlerden başka hiç kimse Tanrı rahmetinden umut kesmez.
Şu halde Firavun eğer umutsuzlardan olsaydı imana yanaşmazdı. Demek ki, Firavun'un eşi Asiye'nin kendi hakkında "O, benim ve senin için göz nuru olsun, onu öldürmeyin, ola ki yakında bize faydası dokunur" dediği gerçekleşti ve iş böyle oldu. Gerçi her ne kadar Musa'nın Firavun mülkünü ve adamlarım öldürmeye muktedir bir Nebi olduğuna (kan ve kocadan) ikisinin ve şuuru yoktu. Fakat Allah, Musa ile her ikisine de menfaat verdi.
(Fusus ul-Hikem - Muhyiddin-i Arabi, M.E.B. Yayınları, İst-1992)


Küfür ve isyan ehli cehenneme girse de orada lezzet vardır." Yalanı (S.104)

ŞİİR

Hakk'ın yalnız va'dinde sadık olması tarafı kaldı. Ceza tehdidinde sadık olduğuna dair açık bir alâmet yoktur.
Küfür ve isyan ehli cehenneme girseler de, orada kendileri için bir zevk ve lezzet vardır. O da onlar için bir cennettir.
Ancak onların cennetleri Huld cennetlerinin nimetlerine benzemez. İkisi de birdir amma aralarında tecelli farkı vardır.
- Onların cennetine tatlılığından dolayı azab denir. Bu azab sözü onda gizli olan lezzet için bir kabuk gibidir. Kabuk ise özü koruyan bir şeydir.




"Vakit olur ki kul Rabb olur, şüphesiz, vakit olur ki kul, kul olur şeksiz.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 90. Bosnevi, 1, 433)

"Bizler Allah'ın zahiri suretleriyiz, O'nun tecellisiyiz. Alem ve kevn aslında bir hayal olduğu için biz O'yuz."
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 159. Bosnevi, 345)

“Halık (yaratıcı) ile mahluk bir tek şeydir.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 78)

“O’ bana hamdeder, be de O’na, O’ bana ibadet eder, ben de O’na. Bir hal içinde O’nu ikrar eylerim, a’yanda ise O’nu inkar eylerim.”
(Muhyiddin İbn Arabi, Fususu'l-Hikem, 83. Bosnevi, 1, 384-385)

İbn Arabî bir şiirinde şöyle der: Nubuvvet makamının mevkii Rasûlun üstünde ve velinin altında bir yerdir.
(Şerhu Akidetu’t-Tahaviye, II /743). (Buhari, C:7 sf: 3331, 3332)

İbn Arabî, Fusûs'unda açıkça şöyle demektedir:

"Velilik peygamberlikten (nubuvvetten) daha büyüktür, hattâ risâletten de daha kâmil (bir makam)dır".

İşte O'nun (İbn Arabi) sözü:
Nubuvvet makamı bir berzahtadır ki
Rasulun az üstünde, velînin altında...

Ve onun ashabından (onun görüşünü benimseyenlerden) bâzısı bunu te'vîle kalkışarak;
"bu peygamberin veliliği nubuvvetinden üstün demektir", veya;
"aynı bunun gibi Rasulun veliliği de resûllüğünden üstün demektir" derler.


Muhyiddin Arabi'nin Hz. Muhammed (a.s)'e iftirası (Sf: 11)

Fusûs ul-hikem, Muhyiddin-i Arabi'nin 627 hicret yılında Şam'da bulunduğu sıralarda bir gece görmüş olduğu gerçek bir rüyan'ın ilhamıyla yazılmıştır. Şeyh o gece mâna âleminde Peygamber (a.s.)'i görüyor, elinde bir kitab tutmuş, kendisine hitab ederek, "bu, Fusûs ul-hikem kitabıdır. Bunu al ve halkın faydalanması için muhteviyatını açıkla" diyor.
Şeyh de Yüce Peygamber'in bu manevî işaretine uyarak hemen Cenab-ı Peygamber'den aldığı emir ve ilham çerçevesi içinde, kitab muhtevasını, artıksız ve eksiksiz olarak, olduğu gibi naklediyor, daha doğrusu Hazret-i Peygamber'den aynen nakil ve tercüme ediyor.

Arabi, Allah'ı (haşa) kendine kul ediyor. Şirki (Sf: 83)

Allah beni över, ben de Onu. O bana kulluk eder, ben de Ona,
Bir halde ben Onu ikrar eder ve eşyadaki çokluk ve değişiklikiği görünce inkâr ederim.
Bizden nasıl vazgeçebilir? Ben Ona musaade eder ve Onu zuhur alanına çıkarırım.
zahir ilmi ile batini ilim birbiyle catisabilir cunku insanin aklinin alamayacağı seylerle karsilasmasi akla aykiri şeyler gormesi bu tur şeylere sebep olabilir o alim miydi deli miydi en iyi allah bilir ama su gercektir ki allah tek dir eşi ve benzeri de yoktur

__________________

- Kul ne der Mevla ne der acep
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 13.12.22, 19:11
NGB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NGB NGB isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Dost Üye
 
Üyelik tarihi: 12.06.22
Bulunduğu yer: 🕋
Mesajlar: 6,589
Forum Puanı: 22115
Etiketlendiği Mesaj: 178 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NGB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Allah CC kulu süründürür imtihan bu zaten.Bu aralar ya vekil çekmeye başladım.Bunun hikmeti konuda yazar alta link atıcam ordan oku kafana yatarsa çek madem yüksek sayı çekiyorsun bu belki motoru yakar.
Bende bu ara sadece bunu yüksek sayı çekmeye niyetliyim tüm işleri ona havale edip top sende ya öldür ya önümüzü aç diyip dayanacan zikire.
Muhiddin ibni Arabi KS derki tüm işleri ya vekile devrettim ondan sonra dünyada sırtım yere gelmez oldu her işde önümü açtı ondan diyorum vekile atalım topuda o artık kararını versin hakkımızda.
çekeceksen niyetin varsa özel mesaj at onun özel duası var günde 1 kere okunacak o işi tamamlayan kısmı.mesajla yollarım sana.


[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Şeyhül ekber yorganı açık yatmıyormuş genelde Rahmani rüya gördükleri için bu zatlar eser adı ve resmini atayım merak eden arasın bulsun okusun tabii bazı yerleri şifreli herkesin anlayamacağı şekilde yazılmış kimisi anlatılanı 10 çözer kimisi 20 çözer kimiside 30 çözer oda o ilmi veren Allah CC bağlı.


Kur'an Mührü (Hatmu'l Kur'an) - Muhyiddin İbn Arabî (2007)

sayfa 427 .



__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 13.12.22, 20:53
NGB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NGB NGB isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Dost Üye
 
Üyelik tarihi: 12.06.22
Bulunduğu yer: 🕋
Mesajlar: 6,589
Forum Puanı: 22115
Etiketlendiği Mesaj: 178 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart



Biz okuduklarımızı aktaralımda fazla ekleme yapmadan okuyanlar karar versin.selametle.

__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 13.12.22, 22:32
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,927
Forum Puanı: 11041
Etiketlendiği Mesaj: 5469 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NGB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şeyhül ekber yorganı açık yatmıyormuş genelde Rahmani rüya gördükleri için bu zatlar eser adı ve resmini atayım merak eden arasın bulsun okusun tabii bazı yerleri şifreli herkesin anlayamacağı şekilde yazılmış kimisi anlatılanı 10 çözer kimisi 20 çözer kimiside 30 çözer oda o ilmi veren Allah CC bağlı.


Kur'an Mührü (Hatmu'l Kur'an) - Muhyiddin İbn Arabî (2007)

sayfa 427 .


Muhiddin ibni Arabi KS derki tüm işleri ya vekile devrettim ondan sonra dünyada sırtım yere gelmez oldu her işde önümü açtı ondan diyorum vekile atalım topuda o artık kararını versin hakkımızda.

demekki sen 30 anlayanlardansin,bu sözden bunu anladigina gore,bende 0 anlayanlardanim ben bunu bu sekilde anlamadigim icin,dikkat etmek lazim,seyhul ekber ustu acik yatmamis bende sicagı severim üstum acik yatmamda, seninkide bu yasta bu zeka ile büyüyunce büyük adam olacaginin göstergesi durumu oluyor herhalde....

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13.12.22, 22:52
NGB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NGB NGB isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Dost Üye
 
Üyelik tarihi: 12.06.22
Bulunduğu yer: 🕋
Mesajlar: 6,589
Forum Puanı: 22115
Etiketlendiği Mesaj: 178 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
imas Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Muhiddin ibni Arabi KS derki tüm işleri ya vekile devrettim ondan sonra dünyada sırtım yere gelmez oldu her işde önümü açtı ondan diyorum vekile atalım topuda o artık kararını versin hakkımızda.

demekki sen 30 anlayanlardansin,bu sözden bunu anladigina gore,bende 0 anlayanlardanim ben bunu bu sekilde anlamadigim icin,dikkat etmek lazim,seyhul ekber ustu acik yatmamis bende sicagı severim üstum acik yatmamda, seninkide bu yasta bu zeka ile büyüyunce büyük adam olacaginin göstergesi durumu oluyor herhalde....
Herkes kendine verilen ilim kadar anlar.
Senle önceden bir konuda hatırlarsan bilip bilmeden yorum yazıp kul hakkına girmiştin yalan yazacak değilim sanada hakkımı ben helal etmedim.Ahirette görüşmek dileği ile.
Haliyle seninle ileri geri yazacak değilim.
İlmin ne ise o konuda yazarsan daha uygun olur.Şahsen ben bakım işinden anlamam öyle bir isteğimde hiç olmadı.genelde bakım yapıyorsun o konuda uzmanlığını konuşturursandaha uygun olmazmı.Bizdeki bize kalsın biz kişinin yazdığı yazıdan niyetini okuruz diyelim.Yüzünü görmesekte.Okutanda belli.Allah CC selam olsun.Son sözünüde şöyle bitirelim akıl yaşta değiş baştadırda.Yaş olarak senden belkide büyüğüm oda ayrı mesele.
Selametle.

__________________
Unutmayasın.Elindeki Sırrı Saklayamayana.
Yeni Sır Vermez.Sırların Sahibi.
Şeyh-ül Ekber Muyhiddin İbn’ül Arabi KS
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14.12.22, 07:57
imas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bilgili Üye
 
Üyelik tarihi: 18.01.20
Bulunduğu yer: her yer
Mesajlar: 22,927
Forum Puanı: 11041
Etiketlendiği Mesaj: 5469 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
NGB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Herkes kendine verilen ilim kadar anlar.
Senle önceden bir konuda hatırlarsan bilip bilmeden yorum yazıp kul hakkına girmiştin yalan yazacak değilim sanada hakkımı ben helal etmedim.Ahirette görüşmek dileği ile.
Haliyle seninle ileri geri yazacak değilim.
İlmin ne ise o konuda yazarsan daha uygun olur.Şahsen ben bakım işinden anlamam öyle bir isteğimde hiç olmadı.genelde bakım yapıyorsun o konuda uzmanlığını konuşturursandaha uygun olmazmı.Bizdeki bize kalsın biz kişinin yazdığı yazıdan niyetini okuruz diyelim.Yüzünü görmesekte.Okutanda belli.Allah CC selam olsun.Son sözünüde şöyle bitirelim akıl yaşta değiş baştadırda.Yaş olarak senden belkide büyüğüm oda ayrı mesele.
Selametle.
ben kimsenin hakkini yemem,kul hakkinada girmem,ama senin gibi hak edene geregini yaparim,hangi konuda kul hakkina girdim ben bilmiyorum hatirlatta bileyim,asil kul hakkina girrn sensin üstelikte evliyalarin kul hakkina giriyorsun,soyledikleri sozleri kendi aklina gore tevil edip yaziyorsun asil kul hakki bu,iste burada oldugu gibi ,ben sirtimi dayadim demis falan filan,varmi orada oyle bir sey...hakkini helal etmiyormuşsun bende senin ne hakkin varki helal edeceksin,senin gibi boyle duygu sömürüsu yapan kisileri hic sevmem,ben bakimdan anliyormusum sen neyden anliyorsun havas sitesinde hem durmadan hikaye anlatiyorsun hemde evliyalarin sozleri tevil ediyorsun,evliyanin sozleri oldugu gibi yazilir kendi çapın kadar anladigin kadari tevil edilip yazilmaz,o evliyalar ahirette sirtina oturacak haberin yok...

__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
16641, 16641 ya latif, ya latif


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
defalarca faydasını gördüm 16641 ya latif ile dilek kabulü SALKIM Tecrübe Ettikleriniz 44 17.09.26 10:51
Zikrini rüyada görmek için nefsiyyun Zikir 65 31.01.23 22:17
Vedud zikrini çeken neden aldatılır? Samican Sorularınız 2 04.09.22 17:14
Risalei nur zikrini bilen varmı Resul aksoy Sorularınız 3 09.12.21 02:03
Elif lam mim zikrini yapmayı düşünüyorum Canberk er Sorularınız 20 21.10.20 16:18


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:55.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com