![]() |
Duanın çabuk biçimde kabul olmaması nedendir?
Dua etmemizi nasip eden Allah(C.C) mutlaka duaları kabul buyurur. Ya dünyada hızlı bir şekilde icabet eder, ya bekletir ve daha hayırlısını verir ya da bizim için hayırlı olmadığını ezeli ilmiyle bildiği için ettiğimiz duadan hasıl olan sevabı ahirete saklayarak, orada daha hayırlı bir şekilde karşımıza çıkarır. Fakat dua etmek ve kabul olunması için gereken şartları yerine getirdiğimiz takdirde, hatta Allah’ın o duayı kabul ettiği hissiyatını kalbimize verdiği ve içimizi huzurla doldurduğu takdire edilen hemen hemen her duanın, ivedi bir şekilde tam tersinin gerçekleşmesi ne olarak yorumlanır? Gerek istiharelerde, gerekse sorgulayarak bu sorunun cevabını bulmuş değilim. Bu sadece bir imtihan mıdır? Eğer imtihansa bu imtihanın Allah’ın vaadine ters düşmemesindeki islami yorum nedir? Yoksa bu durum şeytani ve cinni bir mesele midir?
|
Alıntı:
Simdi sandalımız günahlarımız yüzünden pis yosunlu kararmıs biçimde salavat,tevhid sandalı temizler ve güçlendirir güçlendikçe dualarımızın tesiri artar böyle düsünebiliriz amelimiz bu sandalın içinde oluyor ne kadar ulasması sandala bağlı Ve birde kalpten ihlaslı yapılan dualar daha güçlüdür buda çok tesirlidir Baska birde bazı günler daha kolay ulasır yerine sandal bu yüzden daha etkilidir Hacet uygulamaları derin mevzu bu konuda birşey demem doğru olmaz En önemlisi dua kabul olmasının sartları var onlara uyuluyorsa zikre yönelmeli kişi |
Alıntı:
Duaların hızlı bir şekilde tam tersi gerçekleşiyor. Bunun sebebi nedir |
Alıntı:
|
Bazen bende bu konuyu çok düşünüyorum
|
Bakara suresi 186. Ayet lafzı anlamıyla her duanın Allah tarafından karşılık bulacağını düşündürür. Fakat ayetin dil yapısı ve derin anlamı böyle bir düşüncenin isabetli olmadığını gösterir. Daha açıkçası ayet, duaya icabetin kullara yönelik bir ilahi lütuf ve inayet olduğuna dolayısıyla her duaya her zaman ve zeminde icabet edilmesi gibi bir mecburiyet bulunmadığına işaret etmektedir. Bu noktada ‘’Ayetteki ifade yapısı Her kim dua ederse Allah da o kimsenin duasına icabet eder’’ şeklinde bir şart-cevap kurgusna sahiptir. Böyle bir ifade telazüm, yani iki şeyin karşılıklı olarak birbirini gerektirmesi sonucunu verir’’ şeklinde bir argüman ileri sürülemez. Çünkü burada söz konusu olan şart duayı icabete bağlamaya değil, soruyu cevaba bağlamaya yöneliktir. Bunun içindir ki ayette (Dua ettiğiniz takdirde bende icabet ederim) denilmemiş bilakis ‘’ وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ’
Şeklinde bir ifadeye yer verilmiştir. (İbn Aşur, et_Tahrir ve’t-Tenvir ikinci cilt sayfa 179) Müfessirler duanın kabulü hususunda kalben Allah’a bağlanmak ve kulun O’ndan başka bir sığınağının bulunmadığına yürekten inanmak halis samimi niyet haram lokma yemekten kaçınmak, dua ve niyazdan usanmamak, aceleci olmamak, dinen meşru olmayan şeylerle ilgili istekte bulunmamak dair birtakım şartlardan söz etmişlerdir. (Kurtubi, el-Müfhim 7. Cilt sayfa 62; Ebu Hayyan el-Bahru’l-Muhit 2. Cilt sayfa 207) Bu bağlamda Hz. Peygamber’in ellerini semaya kaldırıp ‘’Rabbim’’ diye dua eden birisiyle ilgili olarak, ‘’Yediği haram, giydiği haram, içtiği haram ve haramla beslenmişken, bu duaya nasıl icabet edilir ki’’ dediği nakledilmiştir. (Darimi Sünenü’d-Darimi 2. Cilt sayfa 300) Diğer taraftan kaynaklarda Ebu Said el-Hudri tarikiyle nakledilen bir hadiste günah söz ve istek içermeyen duaların şu üç şekilde kabul edileceği bildirilmiştir: (1) Allah kula duayla istediğini dünyada verir; (2) Kulun isteğini ahirete saklar (3) Kulun başına gelecek sıkıntı ve belayı def eder. (İbn Ebi Şeybe el-Musannef 7. Cilt sayfa 24; İbn Abdilberr, et-Temhid 5. Cilt sayfa 344) |
Her dua kabul olur lakin ya ahirette ya bu dünyada bazen allah senin istediğin şey senin için hayır olmayacağını bildiği için o dualarını mizanda sevap olarak karşına çıkartır
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Duanın çabuk biçimde kabul olmaması nedendir?
konu başlığında böyle yazıyor.Duanın anında ve hızlı kabul olma şartı ismi azam olması gerekir. Bazısı ismi azamı dua zanneder.Aslında dua değildir. Makamdır.Nasıl makam diye soranada 1-2 örnek verelim kafasındaki soru işareti dağılsın. Süleyman AS veziri İsmi ASAf olması lazım Süleyman AS derki bu Belkıs ın tahtını bana kim getirir.İfritlerden biri derki sen gözünü açıp kapayıncaya kadar getiririm ya süleyman der. Bunada vezir Asaf oda bişeymi 1 saniyede burda der kalbinden geçirir tak 1 saniyede taht önlerinde. İşte ismi azam kulun Allah CC katındaki değeridir.O an kul dua edesiye 1 saniye kun fe yekun olur.Yani yokdan var eden duanın hürmetine makamın hürmetine 1 saniyede olmazı oldurur. [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Bu konunun 26 nolu mesajında Resullullah SAV rüyasında gören ARABİ KS derki bana dediki Allah CC senin dualarına hemen icabet ediyor.Neden ediyor.Bizim gibi şaşkın değilde ondan kendisi ismi azam makamına ermiş.Allah CC onu oraya erdirmiş. Bizim gibi şaşkınlarda şumu ismi azam bumu ismi azam diye araştırır durur. Beyazıt Bestami KS ye bir şaşkın gelir filanca yerden geliyorum der eski zaman yani 5000 km yol yapmış 1000 sene evveli niye geldin diye sorar oda ismiazam duasını senden öğrenmeye geldim der. Mübarek hafif gülümser La ilahe illlallah çek der.:) Adam şaşırr nasıl olur ya der.. Olur olur der. Sen öyle bir La ilahe illlallah çekmelisinki Allah CC anında duanı kabul etsin der. |
Alıntı:
Herşeyin hayırlısı |
eğer farz ve sünnetleri yapmıyosan büyük ihtimalle kabul olmaz ben yapıyorum ama allaha şunu bunu istiyorum diye dua etmem büyük ihtimalle kabul olmuyo zaten o yüzden bu dünyadan fazla beklentin olmasın bu dünyada duanın kabul olması imkansıza yakın öbür dünya yı bekle
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Ebû Hüreyre (ra) Peygamber’in (sas) şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Sizden biriniz ‘Rabbime dua ettim fakat kabul edilmedi’ diye acele etmedikçe duası kabul olunur”[ Buhârî, Da’vat 22; Müslim, Zikr, , 90-91; Ebû Dâvûd, 1484; İbn Mâce, 3853; Muvatta, Kur’ân 29; Müsned, 2/366, 487, 640]Mekki der ki: “Zekeriya (as)’ın çocuk sahibi olması için ettiği dua ile bu duaya icabet edilmesi arasında kırk yıl vardır. ”İmam Gazali hazretleri bazı zatların şöyle dediğini rivayet eder: “Ben yirmi yıldır bir ihtiyacım için dua ediyorum, ancak bu duama icabet edilmedi. Ancak yine de duamın kabul olunacağı konusunda ümit varım. Dua ettiğim husus ise Allah’ın beni boş işlerden koruyup uzaklaştırmasıydı”
|
Dua: Talimat değildir, Ultimatom değildir haşa Allaha emir değildir. Dua eden Allaha arzu halini bildirir ama dilenci gerçek bir dilenci edası ile o an dilenci nasıl bir ekmek parası koparamazsa aç kalırsa dua eden kişide o kadar aciz bir şeklilde canı gönülden dua eder Allah dilerse kabul eder yada başka planları vardır kabul etmez. Bu durum sorgulanmak yerine bol bol tövbe edip du ederek aşılmalı aişılmıyorsa kabullenilmelidir.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
işte o makama ermen içinde salih mümin kul olmak gerek. |
Bakara suresi 186. Ayet lafzı anlamıyla her duanın Allah tarafından karşılık bulacağını düşündürür. Fakat ayetin dil yapısı ve derin anlamı böyle bir düşüncenin isabetli olmadığını gösterir. Daha açıkçası ayet, duaya icabetin kullara yönelik bir ilahi lütuf ve inayet olduğuna dolayısıyla her duaya her zaman ve zeminde icabet edilmesi gibi bir mecburiyet bulunmadığına işaret etmektedir. Bu noktada ‘’Ayetteki ifade yapısı Her kim dua ederse Allah da o kimsenin duasına icabet eder’’ şeklinde bir şart-cevap kurgusuna sahiptir. Böyle bir ifade telazüm, yani iki şeyin karşılıklı olarak birbirini gerektirmesi sonucunu verir’’ şeklinde bir argüman ileri sürülemez. Çünkü burada söz konusu olan şart duayı icabete bağlamaya değil, soruyu cevaba bağlamaya yöneliktir. Bunun içindir ki ayette (Dua ettiğiniz takdirde bende icabet ederim) denilmemiş bilakis ‘’ وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ’
Şeklinde bir ifadeye yer verilmiştir. (İbn Aşur, et_Tahrir ve’t-Tenvir ikinci cilt sayfa 179) Müfessirler duanın kabulü hususunda kalben Allah’a bağlanmak ve kulun O’ndan başka bir sığınağının bulunmadığına yürekten inanmak halis samimi niyet haram lokma yemekten kaçınmak, dua ve niyazdan usanmamak, aceleci olmamak, dinen meşru olmayan şeylerle ilgili istekte bulunmamak dair birtakım şartlardan söz etmişlerdir. (Kurtubi, el-Müfhim 7. Cilt sayfa 62; Ebu Hayyan el-Bahru’l-Muhit 2. Cilt sayfa 207) Bu bağlamda Hz. Peygamber’in ellerini semaya kaldırıp ‘’Rabbim’’ diye dua eden birisiyle ilgili olarak, ‘’Yediği haram, giydiği haram, içtiği haram ve haramla beslenmişken, bu duaya nasıl icabet edilir ki’’ dediği nakledilmiştir. (Darimi Sünenü’d-Darimi 2. Cilt sayfa 300) Diğer taraftan kaynaklarda Ebu Said el-Hudri tarikiyle nakledilen bir hadiste günah söz ve istek içermeyen duaların şu üç şekilde kabul edileceği bildirilmiştir: (1) Allah kula duayla istediğini dünyada verir; (2) Kulun isteğini ahirete saklar (3) Kulun başına gelecek sıkıntı ve belayı def eder. (İbn Ebi Şeybe el-Musannef 7. Cilt sayfa 24; İbn Abdilberr, et-Temhid 5. Cilt sayfa 344) |
Alıntı:
Sorunuzu sorarken çabuk ifadesi dikkatimi çekti. Siz çabuk olmasını isterken bile işi çabuklaştırmaktan ziyade zorlaştırıyorsunuz gibi bir his oluştu bende. Her şeyin hayırlısını sadece Allah bilir. Naçizane fikrim kesin bir şekilde inançla beraber gerisini Yaradana bırakmak en makul yol . |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 16:42. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com