![]() |
ilim nedir? Alim kimdir? Cahil kimdir?
Selamün aleyküm cümleten hayırlı günler bir zamandır kafamda kendi kendime sorduğum sorulardan bir kısmını sizlerle paylaşmak istedim bu üç soruyu kendi kendime aklım yettiğince cevapladım ama daha doğru cevabı varmıdır onu merak ediyorum, ilim Allahın bizlere izin verdiği kadarıyla onu tanımaktır, alim haddini bilendir, cahil herşeyi bildiğini sanandır şeklinde cevapladım lakin hâlâ tam aradığım cevaplara ulaşamadım sanırım...
|
Yokmudur cevabı olan?
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
İlim, kendini bilmek, Marifetullah Allah’ı tanımak.
Hakiki Alim, Allah.Vücudunda kaç tane tüy var dense? Ne bilem diyecem. Ama Allah biliyor. Demekki Alim Allah. Cahil, Rabbisini tanımayan , yani ben. Bu sorunun cevabını bildigimden yazmadım bilmiyorum, sohbet olsun diye yazdım. Konu güncel dursun bakalım ne yorumlar gelecek. |
Alıntı:
alim cahildir cahil alimdir bu sözden anladığım kişi öprendikçe nekadar bilmediğini farkeder kişi nezaman öğrendim derse orda öğrenmesi bitmiştir |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Beşer olarak, yaratılan olarak Alimler kim diyorsan? Evliyahullah, Allah’ın dostları. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
İlim nedir Alım nedir ilim okuyarak bilinir ilim okununca alım olunmaz okuduğunu anladığında Alım olursun bilmek birseydir anlamak herşey anlamak yaşamaktır tecrübedir alım kimdir ilim nedir bize göre ilimde alimde çok konuları çok Alım kimdir derseniz Alım Kur'an'ı anlayan Uyarıyı nasihati alan ve onu yayanlardir derim vesselam
|
Cahilde kendi yanlışlarını doğru sayan Ben doğruyum diyip kendine olan kibirli egolu hased edenler şirk koşanlar dir derim. Allah in Kuran'da hala akillanmazmisiniz Düşünmez misiniz dedikleri kişilerdir evet öyle bı gaflet varki hepimiz ölmeyi bayılmak sanıyoruz öyle yaşıyoruz erteleye erteleye oteleye oteleye
|
Alıntı:
|
Alıntı:
İlim konusun da bir hadis var bildiğim ;Nefsini bilen, Rabbini bilir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Cahil, ilme sınır koyan kimsedir. Mesela bir kimse bir ayete baksa ve bu ayetten şunu anlıyorum derse o kimse o ayetin diğer manalarını örttüğü için hem kafir olmuş olur hem de ayeti kendi ilmiyle sınırlandırdığı için cahillerden sayılmış olur. İlim iki türlüdür. Zahiri ve Batıni.. Zahiri ilimler dünyevi ilimler olabileceği gibi tefsir hadis ve fıkıh gibi ilimlerde olabilir. Batıni ilimler ise Hakikat ve Marifet ilmine giren ilimlerdir. O halde alim de iki türlüdür. Zahiri alim ve batıni alim.. Bir de üçüncüsü vardır ki Hem zahiri hem de batıni alim.. Bunlar kibriti ahmerdir yani yok denecek kadar azdır.. Şeytan, zahiri alimler içerisinde en bilginidir. Bir başka deyişle, hiç bir zahiri alim, şeytanın ilmi ile boy ölçüşemez.. Bununla ilgili bir yaşanmış bir olay anlatayım.. (Zahiri) Alim bir kimseye sekarat halindeyken şeytan gelir ve o kimse ayıldığında şunu söyler.. Allah'ın varlığına dair 100 tane delilim vardı. Şeytan bunlardan 99'unu çürüttü. O kalan bir tanesi ile iman ediyorum. O da sallantı da diye de ekler.. Bu şeytanın ilmini anlatan en iyi örnektir.. Bir delile istinaden Allah'a inanan kimse, korkulur ki son nefesinde şeytan o delilini çürütecektir.. Ancak gayba iman etmişler müstesna.. Aşık, maşuk ve aşk birdir denilmiştir. Aynı şekilde Alim, muallim ve ilim de birdir. Bilen ve Bilinen kendisinden başkası değildir. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Seyyid Abdulhakim Arvasi Hz.leri, Ali Haydar Efendi Hz.leri gibi zâtlar aynı zamanda da zahiri alim kimselerdir. Çünkü ikisi de 4 mezhep alimidir.. Said Nursi Hz.leri mesela batıni alimdir. Genelde batıni alimler ümmi gibi kitap medrese görmemiş kimselerden olur. Burada yanlış anlaşılmasın onların zahiri ilmi yoktur şeklinde anlaşılmasın.. Sadece onda yetkili değillerdir. Bir şeyi bilmek ile o konuda yetkili olmak farklı şeylerdir. |
Alıntı:
Zahiri bir alim kuranı ezbere bilmek zorundadır ve aynı şekilde binlerce hadisi de.. Zamanının gavsı olan ve aynı zamanda ümmi olan bir zât olan Abdulaziz Debbağ Hz.lerine müridi bir cümle içerisinde ayet hadis ve ikisinden olmayan bir kaç kelime de söyler. Sonra o okuma yazma bilmeyen zat hepsini doğru bir şekilde ayırt eder. Bu ayettir bu hadistir bu ikisinden de değildir şeklinde. Müridi sorar efendim okuma yazma bilmediğiniz halde bunları nasıl ayırt ettiniz diye.. Evladım ayetleri okuduğunda ağzından beyaz bir nur çıkar der, hadisleri okuduğunda ise yeşil.. Bu ikisinden biri değilse renksiz olarak çıkar böyle anlarım o şeyin ayet mi hadis olduğunu der.. Zahiri alim biri olmuş olsaydı bunu renge göre değil ilmine göre ayırt edecekti. Zahiri alimde bu ilimler o kişide önceden mevcuttur. Batini alim ise o şeyi öğrenmek istediğinde onun bilgisi ona verilir. Arasındaki fark budur. Bir de icazetli olma durumu vardır. Bir doktar kendini başka alanda yetiştirse bile o yönde diploma almadığı için yani icazetli olmadığı için o mesleği yapamaz. Bu onu bilmediğinden değil o alanda yetkisi olmadığı içindir. Bu yüzden batıni alimler fetva işleriyle uğraşmazlar. |
Alıntı:
|
Alıntı:
Hatta şu son asırlarda bildiğim tek kişi Bediüzzaman Said Nursi hazretleri Hem 90cild kitabı ezbere bilip dağda taşta hiçbir kaynak yanında olmadan muhteşem eserler yazıyor, ilham olunuyor hem de asrın hazır fen ve felsefesini tahsil edip Bedii uz zaman lakabını alıyor Rabbim ilminden bizleri de nasipdar kılsın |
Alıntı:
|
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Evliyalık için tüm bu ilimleri bilmeye gerek yoktur. Kendisine farz olan konuları bilmesi ve onlara uyması yeterlidir. Evliya olduktan sonra ise bu ilimlere sonradan da erişebilir. Ama onda icazetli olmadığı için diğerleri gibi de olamaz. Her ikisinden de icazetliyse, o zaman dilerse fetva verebilir dilerse talebe yetiştirebilir. Said Nursi Hz.leri batıni alimdir.. Bildiğim kadarıyla bütün bu ilimler kendisine sonradan veriliyor.. Kendisi medreselerde öğrenmiyor yani.. Umarım anlamışsındır.. |
Alıntı:
Mesnevi, kuranın en büyük tefsirlerinden biri olmasına rağmen bunu zahiri yönden değil batıni yönüyle yazmıştır. Umarım bu daha açıklayıcı olur. Vesselam.. |
Hz Ali nin hayatını derinlemesine arastırırsanız ilimin ne oldugunu Alimin kim oldugunu öğrenirsiniz...
|
Alıntı:
Bilmeyenler için biraz anlatayım ve konu ile bağlantısını kurayım. 4 tane arkadaş ve her biri bir element de güç sahibi.. Hepsi güçlerini birleştirdiğinde tüm hepsinin gücünde biri ortaya çıkıyordu. Peygamber Efendimizin s.a.v merhametini ve hilmini Hz. Ebubekir almıştır, adeletini Hz. Ömer, haya ve edebini Hz. Osman, ilmini de Hz. Ali r.anhum.. Bunların hepsi Peygamber Efendimizde kemal mertebede mevcuttur. Hz. Ali kv ilmini O'ndan almıştır. Hatta kıyamete kadar gelecek olan herkes.. Peygamber Efendimiz de Allah c.c dan almıştır.. Hz. Ali, her dönemde bulunan insanı kamili temsil eder. İnsanı kamil kapısından giremeyen Peygamber Efendimize erişemez. Peygamber Efendimize erişemeyen de Allah'a erişemez.. Bu değişmeyen bir kuraldır. İstisnası bile yoktur. İbni sina'nın imansız gitmesine sebep olan şey de buydu.. Tüm ilimleri aklına nispet edip, Peygamber Efendimize nispet etmemesiydi.. Yeryüzünde tek bir alim zât vardır o da Peygamber Efendimizdir. Her ilmini O'ndan kendi kabileti kadar alır. Buna inanmayanın sonu ibni sina ile aynı olmasından korkulur.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com