![]() |
Geçmişim yüzünden geleceğime umutla bakamiyorum
Geçmişim yüzünden geleceğime umutla bakamiyorum geçmişime bir silgi çekmek istiyorum 2 buçuk yaşında kızım var çektiğim acılar beni herşeyden alikoyuyor yardımınıza ihtiyacım var
Ne yapsam mutlu olamıyorum mutlu olabilecegime olan inancım yok oldu her gün bir utla uyanıyorum. İntiharın eşiğinden dönüyorum hep küçük bir kızım var ne olursunuz bana bi yol gösterin. |
Alıntı:
Kişinin sürekli aynı şeyler ile imtihan edilmesi, o imtihanın doğru bir şekilde geçilemediğinden kaynaklanır. Siz o soruya doğru cevabı verene kadar sürekli aynı şeyler başınıza gelir durur. Ta ki siz olgunlaşıp Allah'ın istediği şekle gelene kadar.. Bu imtihanı kolay kılacak bir formül vereyim bi iznillah. Allah'ım verdiğin veya vermediğin her şeyden dolayı senden razıyım ve senin razı olduğun şekilde yaşayabilmemi bana nasip eyle ! şeklinde dua et..İlk başlarda bu yapmacık olacak ama gün geçtikçe bunda samimi olmaya başlayacaksın.. İşte senin dönüm noktan orası olacak.. Bu duanda ihlasa erdiğinde, sana tüm kapılar açılacak.. Allah'ı çokca sevdiğini, Allah'ı sevenleri de sevdiğini, Allah'a düşman olanlara karşı kendinin de düşman olduğunu açıkca dile getir ve sabreyle.. Gün ışıdığında senin için herşey farklı olacak.. O güne kadar biraz sabreyle.. Bir kişinin bir kez sübhanallah demesi, o kişinin 100 sene kabirde hayat sürmesinden daha efdaldir denilmiştir.. Bu yüzden aklından çıkar kötü düşünceleri.. Ümidini kesmek küfürdür.. O yüzden hayata yeniden sarıl ve güzel günleri hayal et.. Vesselam.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
İlahi sistemin çalışmasını bilirseniz, önünüze çıkan engelleri kolay bir şekilde aşabilirsiniz. İlahi sistem hiç bir kimsenin kötülüğünü istemez. Herkese olması gerektiği şekilde sorular hazırlar. Eğer kişi ahireti tercih etmişse onun için ayrı sorular, dünyayı tercih etmişse de ona göre sorular getirir önüne.. Allah c.c herkesin istediğini vermiştir. Verecektir demiyorum dikkat edin vermiştir diyorum.. Mesela Allah'tan cennette yüksek makamlar istediniz ve o günden sonra hiç bir işiniz rast gitmemeye başlar. Çünkü o yüksek makamlar ancak Allah'tan razı olmuş ve Allah'ın da ondan razı olduğu kişilere verilir. Bu yüzden sizi rıza makamına çıkarana kadar belalar sürekli yağar üzerinize. Kul bu durumda ise rabbine karşı sui zann içerisine girer. Neden dua ediyorum kabul olmuyor, neden bu dertler hep beni buluyor şeklinde. Her şikayet edişinde bu belalar daha da artar. Siz ilaçların dozunu artırdıkça ağrınız da çoğalır. Bu siz halinize şükreder hale gelinceye kadar devam eder. Çünkü sistem sizi o şey oluncaya kadar elekten geçirir tabiri caizse.. |
Alıntı:
Hepimizin bir rabbi hassı vardır yani terbiye edici esması.. Yani kişinin terbiye edici esması rabbidir. Nefsini bilen rabbini bilir denilmiştir. Yani kişi kendisini bilirse, hangi esma tarafından terbiye edildiğini de bilir.. Bizler yeryüzüne indirilmeden önce rabbimizden isteklerde bulunduk. O istekleri rabbi hassımız olan esma tarafından hepsi kabul edilmiştir. Biz ne istediğimizi bilmiyoruz. Mesela bir kimse dünyaya gelmeden önce terbiyecisi olan esmadan bana seni unutturacak mal ve mülk verme diye dilekte bulunmuş olsa, o kimse dünyada ne kadar çalışırsa çalışsın zengin olamaz. Ama kişi dünyadayken beni namerde muhtaç eyleme diye dua etse bu önceki duaya ters olmadığı için anında kabul olur. Yani bir kimse dünyaya gelmezden önceki isteği ile dünyada etmiş olduğu dua birbirine paralellik gösterirse o dua anında kabul edilir. Ama zıt şeyler isterse, ilk istediği şey kabul edildiği için dünyadaki duasına asla yanıt bulamaz. Yanıt bulamaması o duaların boşa gittiğini göstermez.. Allah c.c o duaları onun için ahirete saklar. Başka bir örnek vereyim.. Bir kimse beni senin razı olmadığın hiç bir şeye baktırma diye istekte bulunmuş olsa o kişi dünyaya ama şeklinde gelir. Bunun gibi nice sırlı işler.. Herkese kader sırrı açıldığında kimse, kendi durumundan dolayı Allah'ı suçlayamayacak. Çünkü Allah herkesin duasını kabul etmiştir. Başta dediğim gibi edecektir değil etmiştir.. |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah'ın boyasıyla boyanın Bu ayete göre konuşmuştum halbuki.. |
Alıntı:
|
Alıntı:
La ilahe illallah Muhammeden resullallah. ... Hocam benei dövecek ama konusmazsam da divanda beni asarlar. |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ben kısas konusunda size cevap yazarken hoş karşılanmadığınizi nereden çıkardınız onu anlamadım kime cevap verdiğimi bile hatırlamıyorum ben kişiye göre değil soruya göre cevap veririm kısas konusunda verdiğim cevap Allah bile şirk koşani affetmem diyor Yüce yaratıcımiz olan Allah in bile affetmeyecegi günahlar varken bizim gibi aciz kulların her yapılan kötülüğü affetmeye gücümüz yetmez affetmek en güzeli ama kısas hakkıda var dedim ve Kur'an da kısas hakkı var öyle değilmi biz aciz zavallı kullariz nefis var şeytan var keşke maneviyatimiz herşeyi herkesi affedecek kadar büyük olsa şimdi siz verilen bu cevabın hangi kelimesinde sizi hoş karşılamadığımi çıkardınız siz affetmeyi savundunuz bende affetmek en güzeli ama kısas hakkıda var demişim |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Hubbi fillah, buğdi fillah Her şeyin bir sağlaması olduğu gibi imanın sağlaması da Hubbi fillah, buğdi fillah'tır. Allah için sevmek, Allah için buğzetmek.. Allah'ın sevdiklerini sevmek, sevmediklerini sevmemek. Bu bir kimsenin imansız olup olmadığını hatta münafık olup olmadığını bile kolayca anlamanızı sağlar.. Bunu bir örnekle anlatayım.. İki tane ağaç düşünün.. Birinin adı iyilerin tabi olduğu tuba ağacı olsun, diğerinin adı da kötülerin tabi olduğu zakkum.. Her kimse, ait olduğu yerin ağacındakileri sever, diğerinden de nefret eder. Peki bir kimse her iki ağaçta da bulunan kişileri severse durum ne olur derseniz, ona da münafık denilir.. Çünkü kişi sadece bir yere tabi olmak zorundadır.. Bu yöntem aynı zamanda da o kişinin iyi olup olmadığını kolayca ortaya dökmenizi sağlar.. Bu nasıl olur derseniz.. O kişinin şunları sevip sevmediğine bakılır.. Allah c.c, Peygamber Efendimiz s.a.v, Sahabe Efendilerimiz r.anhum, Allah dostları ve Mü'minler Ağacın tohumu Allah sevgisi, gövdesi Peygamber Efendimiz, kalın dalları Sahabe Efendilerimiz, ince dallar Allah dostları ve yapraklar da diğer müminleri ifade eder.. Bir kimse sahabeleri sever ama Muaviye Hz.lerine dil uzatırsa, o ağacı sevip ama o ağacın bir dalını sevmemesi gibi olur.. Kuranın tüm ayetlerine inanıp, bir ayetine inanmamak gibi.. Aynı şekilde tüm evliyaları sevse ama birini sevmese, yine tümünü sevmemiş gibi olur.. Ağaç tüm dallarıyla bir bütündür. Peki o kişi iyi biri değil siz onu evliya görüyor veya evliya biliyor diyecek olursanız, o zaman o kimse için diğer evliyaların ne dediğine bakarsınız. Diğer evliyalar o büyük bir evliyadır diyorsa, o zaman onu sevmemek ağacı sevmemeye götürür.. Zaten kural çok basittir, eğer siz iyilerin bulunduğu ağaçtan birini sevmiyorsanız mutlaka ama mutlaka o kötülerin ağacında bulunan birini seviyorsunuzdur.. Bu asla değişmez bir kuraldır. O zaman o kimseye, yani her iki ağaçtan kimseyi sevene münafık denir.. Bir kimse hem müslümanım diyor hem de Allah'ın dinine savaş açmış birini (?) sevdiğini söylüyorsa.. En basit tabiriyle o kimse münafıktır.. Ölmesine yakın iki sevgiden birisi mutlaka ağır basar.. Çünkü iki zıt şeyin sevgisi aynı kalpte bulunamaz.. Biri diğerini mutlaka yok eder.. Madem burası havas sitesi biraz havascıların seveceği cinsten bir örnek vereyim.. Eskiler bu isim ona ağır geldi derlerdi.. Bunun neden olduğu anlatayım.. Konudan uzaklaşmıyorum endişelenmeyin.. Her insan doğduğu aya göre bir elementin özelliğinde olur.. Haziranda doğan biri için bu Hava, Ağustos'ta doğan biri için Ateş.. Bunu zaten herkes biliyor.. İsimde kullanılan her bir harfin; ateş, hava, su ve toprak özellikleri vardır.. Şimdi siz ağustos da doğmuş birine su elementi ağırlıklı harflerden oluşan bir isim vermiş olursanız ne olur.. Ateş ve su birbirinin zıttı olduğu için, o kimse sürekli bu çatışmadan dolayı hastalanır.. Çoğu kez de bu hastalıktan ölür.. Yahudiler bu ilmi bildikleri için, çocukları hastalandıklarında (bu hastalık büyük hastalık türünden) onların isimlerini değiştirirlermiş ve o kimse iyileşirmiş.. Bu ilim zamanımızda unutulan ilimlerdendir.. Belki bunu çoğunuz yeni duymuş olabilir.. Nasıl ki birbirine zıt elementler birbiri ile savaşıyorsa, iman ile küfür de birbiriyle sürekli savaşır.. Biri diğerini bitirmeye çalışır.. Hangisi bu savaşı kazanırsa, diğerini kapı dışarı eder.. Çok uzun bir yazı oldu ama umarım anlamışsınızdır.. |
Ümidimi kesmedim ama şeytan benimle çok oynuyor sürekli o çukura çekmeye çalışıyor hatalarımdan dolayı ben o hatalarımı unutmazsam başıma neler gelir kim bilir ben kötü bir insan değilim
|
Bana yardımcı olacak bir hoca arıyorum lütfen bana ulaşabilir misiniz
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Neler öğreniyorum bu sitede şaşırıyorum, ne kadar eksiğim
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:34. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com