![]() |
isra 78/79 Makamı Mahmud neresidir
İsra 78/79
"Gündüzün güneşin gün ortasını aşmasından gecenin karanlığına kadar namazı kıl; bir de sabah namazını; çünkü sabah namazı şahitlidir." İsra78 Baska bir mealde Fecr vakti diye geciyor. Öğle namazından yatsıya kadar olan süre mi oluyor bu? "Gecenin bir vaktinde kalkıp kendine mahsus nâfile bir ibadet olarak da namaz kıl ki, rabbin seni övülmüş bir makama yükseltsin." İsra 79 Başka bir mealde ise makamı Mahmud olarak geçiyor. Bu makam hakkında bilgisi olan var mı? |
Alıntı:
|
İsra 79. Ayetin Semerkandi tefsirindeki izahatı aynen harfine dokunmadan iktibas ettim. (Kaynak: Tefsiru’l Kur’an (6 Cilt) Semerkandi Tefsiri Ebül-Leys es Semerkandi)
«Gecenin bir kısmında, uykuyu bırakarak gece namazı kıl. Bu senin için ayrı bir ibadettir. Belki Rabbîn seni yüce ve şanlı bir makama yükseltir.» Bu âyet-i celile beş vakit namazın farziyetine delâlet etmektedir. Allahü teâlâ sevgili Peygamberine şöyle buyuruyor.- «Ya Muhammed, namazı güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar, vaktinde, gereği gibi kıl.» Âyette geçen öğle, ikindi namazlarına, akşam ve yatsı namazlarını ifade eder, âyetin bu kısma ise, sabah namazında gece ve gündüz meleklerinin hazır bulunduğunu ifade eder. Sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulundukları gibi, birbirlerine de devir teslim yaparlar. Gece melekleri görevi gündüz meleklerine teslim ederler, onlar da teslim alırlar. Gece melekleri görevi teslim ettikten sonra, gece yapılan ibadetleri alıp Allah katına çıkarlar ve «Ey Rabbimiz, işte kullarının yapmış olduğu ameller, biz onları şu anda ibadet halinde bırakıp geldik- derler. Allahü teâlâ melekleri, kullarının yapmış olduğu ibadetlere böylece şahit tutar. Bu bakımdan sabah namazı çok ehemmiyetli bir namazdır, dolayısıyla mü’minlerin sabah namazını gaflet içinde geçirmemesi gerekir. Diğer bir ifade ile sabah namazı orta namazdır, gece ve gündüz meleklerinin buluştuğu bir vakittir. O vakti gafletle geçirmek, mü’min için en büyük kayıptır. Yüce Allah bu âyet-i celilede beş vakit namazı zikrettikten sonra, Peygamberine gece namazını emretmiş ve şöyle buyurmuştur: «Ya Muhammed, gecenin bir kısmında, uykuyu bırakarak gece namazı kıl. Bu senin için ayrı bir ibadettir. Belki Rabbin seni yüce ve şanlı bir makama yükseltir.» Bu, Peygambere mahsus bir ibadettir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'in gecenin bir kısmında kalkıp namaz kılması, Rabbine ibadet etmesi, onun görevidir. Bu ibadet ümmetine de sünnettir. Buna «Teheccüd» namazı denir. Peygamberler Allah'ın sevgili kulları olduğu için, ümmetlerine emredilmeyen bazı ibadetler onlara emredilmiştir. Peygamberimiz'e gece namazı emredilmesine rağmen, ümmetine emredilmemiştir. Ancak kılmak sünnettir, kılanlar sevap kazanır, kılmayanlar bir mesuliyete girmezler. Âyette geçen Makam-ı Mahmud, şefaat-ı kübra makamıdır. Ebû Saidil-Hudri, Makam-ı Mahmud hakkında Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)'den şöyle rivayet eder: «Peygamberimiz, Makam-ı Mahmud, odur ki, Allahü teâlâ kıyamet günü iman ehlinden bir kavmi benim, şefaatımla cehennemden çıkarır. Onları hayvan ismi verilen bir nehre koyar, orada bütün vücudları yenilenir. Sonra bu nehirden çıkarır, cennete koyar ve ellerine de «bunlar Allahü teâlâ'nın cehennem azatlılarıdır" yazılı bir belge verir. Fakat onların üzerinde yine de cehennem lekeleri bulunur. Cennet ehli onların üzerindeki lekeleri görünce rahatsız olurlar ve bu alâmetlerin kendilerinden giderilmesini isterler. Yüce Allah cennet ehlinin bu isteğini kabul ederek, sonradan cennete girenlerin üzerindeki lekeleri yok eder, onlar da cennete ilk girenler gibi olur. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), kıyamet günü zerre kadar imam olana şefaat edecektir. Bundan dolayı zerre kadar imanı olan cehennemde ebedî kalmayacaktır. |
Fecr nedir soruyorsun izah etmeye çalışalım. Sabah namazının vakti, ikinci fecir (şafak)ın doğmasından güneşin doğmasına kadar olan müddettir. İkinci fecir, sabaha karşı doğu ufkundan yayılmaya başlayan beyaz bir nurdan, aydınlıktan ibarettir. Bununla sabah vakti gerçekten girmiş olur. Bu sebeple buna “Fecr-i sadık” denir. Karşıtı birinci fecirdir ki, gökte iki tarafı karanlık, uzunca bir hat şeklinde beliren bir beyazlıktan ibaret olup az sonra kaybolur, kendisini bir karanlık takip eder, bundan sonra ikinci fecir meydana gelir. Bu birinci fecre, sabahın gerçekten girmesini göstermediği ve yalancı bir aydınlık olduğu için “Fecr-i kâzib” adı verilmiştir. Bu fecir, gece hükmündedir. Bu sebeple bununla ne yatsı vakti çıkmış ne de sabah vakti girmiş olur. Hatta bu esnada yiyip içmek de oruç tutacak kimseye haram olmaz.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Zira güneşin tam doğuş, tam tepe noktasında ve tam batış hâlinde olduğu zamanlar mecusilerin ibadet vakitleridir. Bu vakitlerde namaz kılmanın yasaklanması veya kısıtlanması, ateşperestlerin ibadet vakitleri ile çakışarak Müslümanların onlara benzememesi amacıyladır. Böylece Müslümanlarda kimlik ve ibadet bilincinin geliştirilmesi hedeflenmiştir. Ayrıca bu vakitlerin, namazın kemâl anlamda edasına engel bir özelliğinin olduğu da belirtilmiştir (bkz. Müslim, Salâtü’l-müsâfirîn, 294 [832]; Ebû Dâvûd, Tatavvu‘, 10 [1276-1277]). Ve kerehat vakitlerinde ayetlerde zikir çekilmesi önerilmiş . Gerçekten kafa karışlığı Bu hususta hiçbişey söyleyemiyorum üzerinde durulup araştırma yapılması gereken bir konu Araştırmacı ruhlu arkadaşlardan Yardım isteyelim @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] onlarda bizde bu konu hakkında tefekkür edip araştıralım. Sonuca ulaşamazsak tevekkülden başka şansımız yok ... Kerahat vakitlerinde zikir çekiliyor ki bazı ayetlerde yazıyor. Sabah gün ağırırken ikindiden sonra gün kararırken zikir çekin deniliyor . bu vakitlerde namaz olmuyor zikir çekin deniliyor @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi sende görüşte bulun istifade edelim Müzemmil süresinde gecenin hangi vakitleri olduğunu Allah bildirmiş fakat tam olarak hangi saat bilemiyoruz fakat bu gece ibadeti Tehecud vakti dir . naöaz kılınıp kuran okunur o vakti bulmak biraz zor ama imkansız değil Geceleri sabah namazından önce hprozlar öter ben tehecudü horoz ötünce kılıyordum :) İmsaktan 1 2 saat öncesi gece 1 2 de olur yani Güzel bi konu Emeğine sağlık |
Alıntı:
Birde zikir çekin deniyor demiştiniz. Zikirden kasıt tam olarak nedir? Çünkü Kuran'da bir çok ayette zikir olarak Kur'an nin kendisi olarak ifade edilmiş. Yani Ya Hayyum vb. Esmaul husnalar değil de Kur an okuyun demek anlamına gelebilir. |
Alıntı:
Allahın güzel isimlerini onu yücelterek kullanalım keza kuranda Allah ın lendini yüceltmesi. Aslında kullarına nasıl zikir çekilmesini göstermektedir Rabbini yücelt diyor Allah çoğu ayette bu ayetin larşılığı Allah u ekber subhanallah Ve huvel azizurrahim ve huvel gafurrurrahim besmelei şerif tesbihatı. Ve tevecuh naöazının son üç rekatı vitir yapılır hz aişeden rivayet edilir . ve Bu naöazdan sonra kuran okunur keza bi ayettede gece kuran okumak daha elverişlidir diyordu teveccuh namazını gece ibadetini yapanların ecri sevabı çok olur inşallah hepimize daima kılmak nasip olur |
Alıntı:
|
Alıntı:
Allah biz onu yüceltelip diye Bizi yarattı ona tapalım herdaim onun rızasını gözetleyelim diye insan ve cinleri yanlız bana kulluk etsinler diye yarattım diyor bi ayette . Rabbi yüceltmek bize faydalıdor keza onun bize hiç ihtiyacı yok bizim ona ihtiyacımız var İ Allahı yücelterek tesbih etmek kalbe şifadır bedene şifadır . O bize gözler verdi Gözleri aydın etmek için Rahmanı çokça büyükleyerek tesbih etmek lazım Zikir konusu geniştir Allahı düşünmek anmak zikirdir . Allah ı çokça analım ki oda bizi ansın cay1 |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
zaten yusufiyeli makam kısmını detaylıca açıklamasını yapmış arkadaşa ek bir şey soyleyemem copy paste gibi dursada daha kısa öz yazmaya gerek yok yazılmış cevabı zaten Alıntı:
evet uyuyup uyanmakda gerekiyor lakin bu konu biraz ilginç kaza anamzların varmı? bazı alimlerce kaza namazı olan birinin nafile namaz kılması doğru değil demişlerdir bazılarıda he makzalar kılanabilir hemde nafile namazlarıda kılabilir diye esneklik sağlamış fikir birliği olmadığı için tavsiyem hangi mezhepteysen o alimin görüşüne uyman karar senin |
Alıntı:
kuran okuyunda aslıdna ahda çok ibret alın nasihat alın korkun caydırıcı veya yakınlaştırıcı ayetlerle dolu çoğu kısımda bir yaşanmış olayları anlatarak konuya vurgu yapılıyor yani kuran okumak daha çok ders almak içinden not çıkarıp hayatını oan göre yaşamak için okuyun diyor yüce kitapda ben boyle analdım yani okuduğumda |
Alıntı:
Emilimi arttırma durumu hep dolaylı olarak destekleyeceğimiz bir şey. Direkt etki eden malesef olmuyor. Ancak kahve, sigara çay gibi ürünleri tüketimini azaltabilirsiniz. Mesela yoğurt ıspanak yememelisiniz. Birbirini bağlar çünkü. Vitamin iğneleri anlık çözüm sağlar. Depolanmayam vitaminler idrar ile tuvalete gider. Verdiğiniz paraya yazık.. sağlıklı düzenli beslenin. Sabahları aç karnına mutlaka su için. Ben çok faydasını gördüm. Kakule deneyebilirsiniz. Bende bağırsak calistirmisti. Belki sizde de aynı etkiyi gösterir. |
Alıntı:
yada neden adını yüceltmemizi istiyor derinlemesine açıklamalar olsada misal bedir savaşında ki örenği rabbimiz diyorki kalpleriniz mutmain olsun diye gönderdiğini soyluyor o meleklere ihtiyaç olmadığınıda vurguluyor veya adını yüceltirilmesinede ihtiyaç yok fakat biz bu yaratığı sebepler sonuçlar dairesinde bir aamç uğrunda ilerleyebilmemiz için vesile olarak boyle yüce amaçlar ışıklar gösteriyor yani bu soru tarzından şuda sorulabilir neden yaratıldık allahın bize ihtiyacı mı vardı e yoktu cinleride insanlarıda iabdet edin öleene kadar diye yaratığını ve bu ibadeti de en güezl şekilde yarışın çabalayın diye açıklıyor burda basitçe anlatsakda kuranı bir ayda bir kaç kez türkçe okumazsan soruların çoğalıp durur bir kere meali sonrada tefsirli olarakda bir kere okumanı önerirrim |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
sadece bir ilmihal alın okuyun derim kuran kılavuzda rabbim dilese peygamberleri de araacı etme gereğ duymazdı lakin etmişse demek o ki boşa yaratılmadı demek o ki istifade etmemiz gerek diyicen belki ne alaka e kuranda açıklanmayan mevzular var oysaki farrz olduğu da geçtiği halde misal sen mezheplere bakmıyoran namazı nasıl kılıyorsun namazın kılınışı yazmıyorki ? abdestin alırken ayete geçen uzuvların tam neresi olduğunu yada namaz vakitleri yada benzeri çoğu soru sorabilir orucu tutuyorsunda bunu vakti ni zamanını nasıl refarans alıyorsunuz mezhepler yani alllah.c.c>melekler (cebrail)>peygamberler>hz. muhammed.> 4 büyük imam> sahabeler> diye diye dallara ayrılıyor bu dallara tutunmadan işimiz bence kolay değil mezhepiniz neyse önem verin kuranıda kılavuz ediniyorsanız tefsirlerinide okumaya çalışın kutubu sitte veya siyer okumakda iyidir şimdi şoylede ayzıyı toparlıyayım bana yanlış geliyormu bilmiyorum dediniz bu soruyu tek siz sormadığınız için tarihte bunu için ömrünü dizlerini malını mülkünü feda etmiş olan alimleri bize ulaştırdığı bilgileri istifade etmeyi istememekde hoş gelmiyor bana hepsine uymak zorunda değilsiniz ama bir veya birkaçına göz gezdirip gerektiği durumlarda istifade etmek üstünüzden sorumluluğu atmanızı vesile olur ve bence daha hayırlı olabilir Alıntı:
copy paste yapmak ço kvakit alıyor bilgi kirliliğide oldukça çok araştırma kültürü yoksa buda çok vakite sebep oluyor basit konularda bile bu yüzden kendinizi geliştirmeniizi ve eğerki sonuç alamadığınız sorular olursa burda konu açmanızı desteklerim |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
Benim sorum mertebe değil. Di pek anlamamışsın sıkıntı yok |
Alıntı:
Bilmeyen ilmi ledünü anı kül etti sanır." Böyle bir beyit vardı. |
Alıntı:
Mezhep imamları Bana uyun dememiş keza bildiğim kadarıyla mezhep imamlarından sonra Mezhepler ortaya çıkmış keza imam şafi benim sözlerimi değil delilleri kayda alın demiş . Tabiki Mezheplere uyulır imamların görüşüne bakılır hangisi size yakın ise o imama uyarsınoz veya Direk hadislere bakıp yolda alınabilir . tefsire bakmak elbet faydalıdır keza hadis tefsirleride vardır yanı ilme girip tam herşeyi öğrenmek isteyen hadislere bakar hüküm ve Diğer konularda illaki alim görüşüne başvurulur . Hassas konular sosyal yaşamda illaki çoktur . Kişi sadece meal hadis tefsir okuyarak bu hükümlere ulaşamayabilir . mezhebe uymamak alimleri inkar etmek demek değildir . farklı görüşte olmaları da fıtrat gereğidir . Fitne diye aldandormam aslında biraz ağır olmuş düşününce En doğrusunu Allah bilir Bunda bi hikmet olabilir belkide bir fitne Allah bilir en kötüsüyle itam etmek olmadı . vesveseye düşen benim sonuçta . yinede Allah bilir . ne olur ne olmaz tevbe etmekte fayda vardır Allahın kitabından emirleri alırsın hadislerlede o emirlere nasıl uyman gerektiğini öğrenirsin . Allah a itaat resulünede uymak gerek mezhep imamlarıda hadislerden fikir görüş ayrılığına düşmüşler. Bunla ilgili ayette ayrılıga düştüğü konuyu kıyamet günü Allah haber verecektir . yanlış hatırlamıyor isem böyleydi . Emek varsa huşu var Dini öğrenme hevesi güzeldir . inşallah dosdoğru yolda ayagımız kaymadan yürürüz Allah bizi şaşırtmasın inşallah |
Alıntı:
kil kadar aklimla birseyler yapmaya ogrenemeye calisiyorum kardeşim benim sözlerimi dediklerimi gözünde büyütme hoşuna giden varsa alirsin istifade edersin ben pek bir cahilim uzun uzun acikladigima bakma yolun baslarinda demek icin bile bana çok ama insallah bir gün diyip gayret ediyorum |
İslâm’da asıl olan bir Müslümanın dinin gereklerine uygun olarak yaşamasıdır. Bu açıdan bakıldığında bir mezhebe tabi olmanın zorunlu olduğu söylenemez. Ancak inanan insanın ibadetlerini ve diğer dinî yaşantısını bir düzen ve tutarlılık içinde sürdürmesi için bir mezhebe bağlanarak onun kurallarını uygulaması ona bir kolaylık sağlamaktadır. Mezheplerin dinin doğru anlaşılması, yorumlanması ve uygulanması çabalarının bir ürünü olduğu düşünüldüğünde bir fıkhî mezhebin “din” olarak görülemeyeceği açıktır. Bununla birlikte mezhebin dinî bir oluşum olduğunda da kuşku yoktur. Hz. Peygamber devri de dâhil olmak üzere mezheplerin teşekkülünden önceki dönemde insanlar dinî-hukuki meselelerinin çözümü için istedikleri bir müctehide başvurabiliyor, müctehidler arasında ayrım yapmıyorlardı. Mezheplerin kurumsal yapıya kavuşmasından sonra mezhebe bağlılık olgusu da gündeme gelmeye başlamış, bu konuda farklı yaklaşımlar ortaya konmuştur. Âlimlerin bir kısmı tarafından dinî hayatta keyfi davranışların önüne geçeceği düşüncesiyle fakih olmayan kimselerin belirli bir mezhebe tabi olmalarının gereği üzerinde durulmuştur. Buna karşılık bazı âlimlerce mezhebe bağlanmanın gerekliliğini destekleyecek herhangi bir nas ya da uygulamanın bulunmadığı gerekçesiyle bu görüşe itiraz edilmiş, dileyenin güven duyduğu fakihe danışarak onun ictihadına göre hareket edebileceği dile getirilmiştir. Bunun yanında “Avamın mezhebi olmaz, onun mezhebi müftünün fetvasıdır” denilerek fıkıh bilgisi olmayan halkın (avamın) bir mezhebi tercih etmesinin ilmî yönden bir değer taşımadığı da öne sürülmüştür. Zira farklı ictihadlar arasında tercihte bulunabilmek için de belli düzeyde bilgiye sahip olmak gerekir. Dolayısıyla bu gibi kimseler dinî ve hukuki problemlerini bir bilene (fakih veya müftî) danışır ve onun cevabına göre amel ederler. Nitekim ayet-i kerimede de “Eğer bilmiyorsanız bilgi sahibi olanlara sorun” (en-Nahl 16/43) buyrularak bilgi sahibi olunmayan hususlarda izlenmesi gereken yola dikkat çekilmiştir.
|
Alıntı:
namaz dinin temelidir ameli ibadetlerin en buyugudur muayyen gunlerinde niye kadinlar kilamadigi namazi degilde tutamadigi orucu kaza eder kurani baz alarak cevabini kuranda gösterin... |
Alıntı:
|
Alıntı:
. Emirleri kurandan Emirlere nasıl uyacağını hadislerden öğrenilir zaten imamlar hadislerle hüküm belirlemiş kurallar koymuşlar imam şafi kendi yorumlamasıyla imam hanifi de kendi yorumuyla kurallarr koymuş . Mezhepsizlik dinsizlik değildir keza bi insanın hiç yorulmadan araşyırmadan direk mezhebe tabi olması nefse Daha iyi gelir. Nefs iman hısusunda kişiye çok baskı yapar .... Kişinin dinini araştırması güzeldir . ve hoşnut olarak. Peygamberin sözlerini yaptıklarını bilip onu taklit etmek daha güzel ve hadis okumanın kerametide çoktur Tabi olduğu peygamberin ahlakına tavrına hayranlıl duyar ve onu taklit eder direkt mezhebe uyduğunda hiç araştırma gereği duymuyor insan ibadetini yapıp geçiyor namazdaki huşuyu bilinci kavrayamıyor . çogu insan secdenin Namazın ne anlam ifade ettiğini dahi bilmiyor keza bu devirde hiç sure bilmeyip ben müslümanım ama ... Yanı çabalayan ile çabalamayan bir olur mu ? Hiç bi emek zayi olmaz Rahman nezdinde yanii .. |
Alıntı:
|
Alıntı:
İnsan suresini okumakta fayda var . Sözlerde güzellik varsa bu Allah ın azametindendir o istemese biz bir santim dahi ilerleyemeyiz ... O hidayet etmez ise doğru yolu bulamayız inşallah doğru yola sevk ettiklerinden oluruz gaye çaba iyidir imanı güçlendirir |
Alıntı:
bu verdigim ornegin hadisi nerede var? mezheblerin temel kaynağı ayet hadis sunnet icma ve kiyasdir, icma ve kıyas olmadan dinin bir cok kuralının ispati yapilamaz, iste bu icma ve kiyasi hadiste ve sunnette bulamazsin onu yapanlar mezhep imamlaridir, yani mezhep imamlari olmadan dinin kurallarini uygulama şekli yoktur, yani bu dönemde mezhepsizlik dinsizliktir |
Alıntı:
Hadislerce yaşamın her alanına yansıyan ssunnetler var hadisleri aktaran mezhep imamlarımıdır ? Ben şafiyim imam şafiden sonra şafilik mezhebi çıkmış hemde 100 yıl kadar sonra ? Hadislerde takılan yine alim görüşüne başvurabilir ... Hanifisin hanifilikle övünüyorsun şafisin şafilikle övünüyorsun. Bu nekadar doğru fırkalara bölünme kerametide Allah dilediğine hidayet edip gerçeği gösterir . hadisler hayatın her alanı ile ilgili bilgiler aktarılmış . Mezhepsizlik dinsizlik değildir. Mezheplere uyunacak diye bi ayet te yoltur bi hadiste Alimlere uyun. Deniliyor Hadis aktaran alimşere uyunur veya Diğer alimlere Peki alimler neden görüş ayrılığına düşer bize onuda anlat Muhammedin ümmeti fırkaralara bölünür 73 fırka bur fırkalardan sadece 1 i cennete girecek resulün yoluna sahabilerin yoluna uyanlar ? Bu hadisten sonra kendimi sadece kuran meal hadise verdim. Yani cehennemden sakınmak ile dinsizlik ne alaka Böyle bi ayet hadis olmadığı için bu Allah ada resulünede iftiraya kadar gider . |
Alıntı:
|
Alıntı:
****İmam-ı a’zam Ebu Hanife hazretleri hakkında, meşhur ve muteber fıkıh kitaplarında çeşitli hadis-i şerifler bulunmaktadır. En kıymetli fıkıh kitaplarından biri olan Dürr-ül-muhtâr’ın önsözündeki hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Âdem aleyhisselam, benimle övündüğü gibi, ben de ümmetimden ismi Numan, künyesi Ebu Hanife olan bir zât ile övünürüm. O ümmetimin ışığıdır.) Mevduat-ül-ulum ve Hayrat-ül-hisan’daki hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki: (Ebu Hanife adında biri gelir. Bu, kıyamet günü ümmetimin ışığı olur.) (Ebu Hanife denilen biri gelir, Allah’ın dinini ve benim sünnetimi canlandırır.) (Her asırda, ümmetimden yükselen olur. Ebu Hanife, zamanının en yükseğidir.) Mirât-ı kâinat’daki birkaç hadis-i şerif: (Ebu Hanife adında biri gelir. O, bu ümmetin en hayırlısıdır.) (Ümmetimden biri, dini canlandırır. Bid’ati öldürür. Adı Numan bin Sâbittir.) (Ebu Hanife’nin iki küreği arasında ben vardır. Allahü teâlâ dinini onun eliyle canlandırır.) İbni Âbidin hazretleri, Dürr-ül-muhtar’ın önsözündeki hadis-i şerifleri açıklarken buyuruyor ki: [Buhari ve diğer hadis âlimlerinin rivayet ettiği hadis-i şerifte, (İman, süreyya yıldızına çıksa Fâris oğullarından biri elbette alıp gelir) buyuruldu. Buhari’nin diğer bir rivayetinde ise, (Allah’a yemin ederim ki, din, süreyya yıldızında asılı olsa, onu Fâris oğullarından, acemlerden bir zât alacaktır) buyuruldu. Fâris, İran’ın Fers denilen memleketindeki insanlar demektir. İmam-ı a’zamın dedesi buradandır. Bu hadis-i şerifin imam-ı a’zamı gösterdiği açıktır. İmam-ı Süyuti; “Bu hadiste Ebu Hanife’nin kastedildiği pek âşikârdır. Bunda şüphe yoktur. Çünkü Acemlerden, ilimde Ebu Hanife derecesine varan tek bir kimse yoktur” buyurdu.] öyle her alime uyulmaz, ibni teymiyeye uyarsan yolu kaybedersin mezhepler ihtiyac uzerine cikmistir, çunku selefler vefat ettikten sonra buna ihtiyac olmustur konuyla ilgili sayfalarca yazilir fakat bu konu daha once defaatle konusuldu daha fazla uzatmaya gerek yok... verilen hadisler her seyi ortaya dokuyor fazla söze gerek yok.... |
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:26. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com