Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Yapay beyin dalgalarinin beyine yarari var midir? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/83024-yapay-beyin-dalgalarinin-beyine-yarari-var-midir.html)

La Tahzen12 24.09.23 13:08

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 565972)
Kardeşim benim anladığım anlamda Tasavvufta “hicâb” adıyla anılan ve kulun Allah ile yakınlığına engel olan perdeler genellikle zulmânî ve nurani hicâb olmak üzere iki adla anılır. Zulmânî hicâb, beden kaynaklı; tenle ilgili maddî perdelere denir. Nurani hicâb ise ruh kaynaklı perdedir. İnsan ruhu: “Ben Âdem’in yaratılışını tamamladığım zaman ona ruhumdan üfürdüm”(Hicr süresi 29.ayet) âyet-i kerimesinin ifadesine göre ilâhî menşelidir. İnsan ruhu ten kafesine girdikten sonra maddî ve zulmânî bir hicâb ile perdelenmiştir. İnsanın hamurunda “anasır-ı erbaa” denilen toprak, su, hava ve ateşten oluşan dört unsur vardır. Bunlardan toprakla su, zulmânî özelliğe sâhiptir. Et ve kemikten meydana gelen insan vücudunun temel unsuru toprak ve sudur. Bu yüzden tasavvufta zulmânî hicâb sayılan bedenin ve bedenî ihtiyaçların riyazet ve mücahede ile azaltılarak inceltilmesi gerekir. Mücahede ve riyazet, bedenin ruhi ihtiyaçların önüne geçen taleplerini önlemede insana bağışıklık ve irade gücü kazandırır. Çünkü bedenin zulmânî perdeleri, tene âid ihtiyaçların îrâdi kontrolü ile incelir. Bu sâyede ruhun beden üzerindeki etkisi artarak zulmânî perdelerin rûhânî perdelere dönüşmesi sağlanır. Ancak zulmânî perdeler gibi, nurani perdelerin aşılması gerekir.

10 da 1 haklılık payı var bu hususta her fakir ruhani açılımlara sahip olurdu her zikir ehlide sakınanlardan olurdu.
Yemek israfı kalbi körertir mideye düşkünlük Dünyaya dükünlük değil elde olan şeylere bakıp bakıp kendini aç borakmakla nefse zülüm olacagını sanıyorum dünya nimetlerine dalanların perdesi kalın olur gaflete dalarlar yemekle olacak iş değil pehrii iradesi zayıf olanlar yapmalı kendini tastamam bilenler yediklerine suç atan yediklerini gözden geçirir giydiklerine uç atan giydiklerini değiştirir arkadaşlarına suç atan arkadaşı herkes aslında islahın neyde olduğunu bilir aslında herkese aynı reçete verilmez yani her duyulanı hepsini hayata geirmekte olmaz.
Benim sordugum soru bedensel çıplak göz ile hangi seviyede hangi alemler görülür bi yerde gözde 72 bin perde olduğunu okumuştum çıplak göz ile maneviyat ile görme olayını kastedmiyorum
İrade vermiş cenebı hak bu iradeyle bedenin hepsine hükmedilir kanaatindeyim

Çogu verilen göz perde açma jygulamalarının 3. Göz çalışması olarak düşünüyorum çıplak gözle görme deneyimlerim oldu halada ıplak gözle bişeyler görme ddneyimim var bu konuda bilginiz varmı

Yusufiyeli 24.09.23 14:05

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 565982)
10 da 1 haklılık payı var bu hususta her fakir ruhani açılımlara sahip olurdu her zikir ehlide sakınanlardan olurdu.
Yemek israfı kalbi körertir mideye düşkünlük Dünyaya dükünlük değil elde olan şeylere bakıp bakıp kendini aç borakmakla nefse zülüm olacagını sanıyorum dünya nimetlerine dalanların perdesi kalın olur gaflete dalarlar yemekle olacak iş değil pehrii iradesi zayıf olanlar yapmalı kendini tastamam bilenler yediklerine suç atan yediklerini gözden geçirir giydiklerine uç atan giydiklerini değiştirir arkadaşlarına suç atan arkadaşı herkes aslında islahın neyde olduğunu bilir aslında herkese aynı reçete verilmez yani her duyulanı hepsini hayata geirmekte olmaz.
Benim sordugum soru bedensel çıplak göz ile hangi seviyede hangi alemler görülür bi yerde gözde 72 bin perde olduğunu okumuştum çıplak göz ile maneviyat ile görme olayını kastedmiyorum
İrade vermiş cenebı hak bu iradeyle bedenin hepsine hükmedilir kanaatindeyim

Çogu verilen göz perde açma jygulamalarının 3. Göz çalışması olarak düşünüyorum çıplak gözle görme deneyimlerim oldu halada ıplak gözle bişeyler görme ddneyimim var bu konuda bilginiz varmı

Kardeşim ben sana anlayabildiğim ve bilebildiğim kadar cevap vereyim şayet Keşfi kast ediyorsan Keşf gerek vücud gerekse şühud açısından; yâni gerek görmek suretiyle gerekse idrak yoluyla perdenin arkasındaki gizli manalara muttali’ olmaktır. Gözünden gaflet perdesi kalkıp basiretle kâinata baktığında insan, çok ince bâzı sırlara aşina olabilir. Halk arasında bir söz vardır: “Bakmakla görmek arasında fark vardır. Her bakan göremez.” Bakıp görmek ve farkında olmak olayların ve eşyanın inceliklerine agâh olmaya çalışmak da bir Keşf arayışıdır. Keşfin ardından ulaşılabilenler ise hikmettir, marifettir. Keşf bir emek ve çile işi olmakla birlikte bir yerden sonra Hakk vergisidir. “Andolsun sen gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.”(Kaf suresi ayet 22) İlâhî incelikleri görebilecek bir basirete sâhip olmanın yolu hayatı okumaktır. Keşfi bilgi ile ledünni bilgi arasındaki fark, birincisinde kulun kesbinin rolünün de bulunmasıdır. Çünkü keşfin meydana geldiği sırada tespiti yapan yine kuldur. Ledünni bilgi ise doğrudan Allah tarafından kalbe gelen bilgidir.

Kaplumbaga 24.09.23 14:11

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566007)
Kardeşim ben sana anlayabildiğim ve bilebildiğim kadar cevap vereyim şayet Keşfi kast ediyorsan Keşf gerek vücud gerekse şühud açısından; yâni gerek görmek suretiyle gerekse idrak yoluyla perdenin arkasındaki gizli manalara muttali’ olmaktır. Gözünden gaflet perdesi kalkıp basiretle kâinata baktığında insan, çok ince bâzı sırlara aşina olabilir. Halk arasında bir söz vardır: “Bakmakla görmek arasında fark vardır. Her bakan göremez.” Bakıp görmek ve farkında olmak olayların ve eşyanın inceliklerine agâh olmaya çalışmak da bir Keşf arayışıdır. Keşfin ardından ulaşılabilenler ise hikmettir, marifettir. Keşf bir emek ve çile işi olmakla birlikte bir yerden sonra Hakk vergisidir. “Andolsun sen gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.”(Kaf suresi ayet 22) İlâhî incelikleri görebilecek bir basirete sâhip olmanın yolu hayatı okumaktır. Keşfi bilgi ile ledünni bilgi arasındaki fark, birincisinde kulun kesbinin rolünün de bulunmasıdır. Çünkü keşfin meydana geldiği sırada tespiti yapan yine kuldur. Ledünni bilgi ise doğrudan Allah tarafından kalbe gelen bilgidir.

Ustad kaf 22 suresinin tefsiri farkli manada ama. Ayetleri farkli yorumlamamak gerekir.

Yusufiyeli 24.09.23 14:16

Alıntı:

Kaplumbaga Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566013)
Ustad kaf 22 suresinin tefsiri farkli manada ama. Ayetleri farkli yorumlamamak gerekir.

Şimdi kardeş hemen suçlamaya geçme su-i zanda bulunma ayetleri farklı yorumladığım yok mealine baktım yazdım.

Yusufiyeli 24.09.23 14:23

Alıntı:

Kaplumbaga Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566013)
Ustad kaf 22 suresinin tefsiri farkli manada ama. Ayetleri farkli yorumlamamak gerekir.

Buyur Beydavi Tefsiri : Yemin olsun, gerçekten sen bundan gaflet içinde idin. Senden perdeni açtık; bugün gözün çok keskindir.

"Yemin olsun, gerçekten sen bundan gaflet içinde idin” burada gizli kavl maddesi vardır (ona böyle denilir), hitap da her nefsedir, çünkü nerede bir kimse varsa mutlaka onu Âhiretten meşgul eden bir uğraş vardır ya da hitap kâfiredir.

"Senden perdeni açtık” perde âhiret işlerini kapatan şeydir ki, gaflettir, maddî şeylere dalmak ve onlarla alışmaktır, gözü hep onlara dikmektir.

"Bugün gözün çok keskindir” görme engeli kalktığı için çok iyi görmektedir. Hitabın Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem'e olduğu da söylenmiştir,

Mana da şöyledir: Sen Dîn işlerinden gâfil idin, gaflet perdeni kaldırdık. Bugün gözün keskindir; onların görmediklerini görür ve bilmediklerini bilirsin. Birinci manayı te'nin ve kârların kesri ile okunması teyit eder ki, hitap nefse olur. '' Nerede farklı yorumladık. Hemen su-i zanda bulunma

Kaplumbaga 24.09.23 14:26

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566015)
Şimdi kardeş hemen suçlamaya geçme su-i zanda bulunma ayetleri farklı yorumladığım yok mealine baktım yazdım.

Zan yok ustadim. Ben de ayni hatayi yapsam beni de uyarmaniz yerinde olacaktir. Meal'den sonra soluk almadan tefsire bakmak yerinde olacaktir. Kaf 22'de anlatilan ahiret halidir.

Yorumlamak kelimesini kullandim diye hucum ediyorum zan edildi sanirim. Gayet yumusak duzeltme halidir.

Yusufiyeli 24.09.23 14:34

Alıntı:

Kaplumbaga Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566018)
Zan yok ustadim. Ben de ayni hatayi yapsam beni de uyarmaniz yerinde olacaktir. Meal'den sonra soluk almadan tefsire bakmak yerinde olacaktir. Kaf 22'de anlatilan ahiret halidir.

Yorumlamak kelimesini kullandim diye hucum ediyorum zan edildi sanirim. Gayet yumusak duzeltme halidir.

Beydavi'nin tefsirini yazdım Peygamber (s.av) ithafen de olabilir diyor illaki ahiret hali demiyor. Mesela Kurtubi tefsiri farklı yorumlardan bahsediyor: "Yemin olsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden perdeni kaldırdık. Bugün gözün pek keskindir."

"Yemin olsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden perdeni kaldırdık" âyeti hakkında İbn Zeyd şöyle demiştir: Bununla kastedilen Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'tır. Yani yemin olsun sen -ey Muhammed- Kureyş arasında onların cahiliyetleri içerisinde risaletten yana gaflet içinde idin.

İbn Abbâs ve ed-Dahhak da şöyle demişlerdir: Bununla kastedilen müşriklerdir. Yani onlar işlerinin akıbetlerinden yana gaflet içindeydiler.

Müfessirlerin çoğu da şöyle demişlerdir: Bu âyetle kastedilen iyi kimselerle, kötü kimselerdir. Taberİ'nin tercih ettiği görüş de budur.

Bir diğer açıklama da şöyledir: Ey insan, sen herbir kişi ile birlikte bir sürücü ve bir şahidin geleceğinden yana gaflet içinde bulunuyordun. Çünkü bu gibi hususlar ancak ilahi naslarla bilinir.

"Şimdi senden perdeni kaldırdık." Körlüğünü giderdik demektir. Bu âyet dört türlü açıklanmıştır:

1- Kişi önce annesinin karnında idi, sonra doğup dünyaya geldi. (Ve böylece görmeye başiadi.) Bu açıklamayı es-Süddî yapmıştır.

2- Kabirden sonra, kabirden kaldırılması halini anlatmaktadır. İbn Abbâs'ın açıklaması da bu anlamdadır.

3- Bu, kıyâmet gününde amellerin arzedilmesi zamanında olacaktır. Bu açıklamayı da Mücahid yapmıştır.

4- Bundan kasıt vahyin nüzülu ve risaletin sorumluluklarının yüklenümesidir. İbn Zeyd'in açıklamasının manası da budur.

"Bugün gözün pek keskindir" âyeti ile ilgili olarak bundan kasıt, kalbin görmesidir, denilmiştir. Nitekim "bu kimse fıkıh hususunda basiret sahibi (güzel görüş sahibi) bir kimsedir" denilir. Kalbin görmesi ve basiretli olması ise gözün karşısında bulunan varlık ve cisimleri gördüğü gibi- düşüncelerin müşahhas halini ve neticelerin ibretli durumunu görmesi demektir.

Kaplumbaga 24.09.23 14:42

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566019)
Beydavi'nin tefsirini yazdım Peygamber (s.av) ithafen de olabilir diyor illaki ahiret hali demiyor. Mesela Kurtubi tefsiri farklı yorumlardan bahsediyor: "Yemin olsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden perdeni kaldırdık. Bugün gözün pek keskindir."

"Yemin olsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden perdeni kaldırdık" âyeti hakkında İbn Zeyd şöyle demiştir: Bununla kastedilen Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'tır. Yani yemin olsun sen -ey Muhammed- Kureyş arasında onların cahiliyetleri içerisinde risaletten yana gaflet içinde idin.

İbn Abbâs ve ed-Dahhak da şöyle demişlerdir: Bununla kastedilen müşriklerdir. Yani onlar işlerinin akıbetlerinden yana gaflet içindeydiler.

Müfessirlerin çoğu da şöyle demişlerdir: Bu âyetle kastedilen iyi kimselerle, kötü kimselerdir. Taberİ'nin tercih ettiği görüş de budur.

Bir diğer açıklama da şöyledir: Ey insan, sen herbir kişi ile birlikte bir sürücü ve bir şahidin geleceğinden yana gaflet içinde bulunuyordun. Çünkü bu gibi hususlar ancak ilahi naslarla bilinir.

"Şimdi senden perdeni kaldırdık." Körlüğünü giderdik demektir. Bu âyet dört türlü açıklanmıştır:

1- Kişi önce annesinin karnında idi, sonra doğup dünyaya geldi. (Ve böylece görmeye başiadi.) Bu açıklamayı es-Süddî yapmıştır.

2- Kabirden sonra, kabirden kaldırılması halini anlatmaktadır. İbn Abbâs'ın açıklaması da bu anlamdadır.

3- Bu, kıyâmet gününde amellerin arzedilmesi zamanında olacaktır. Bu açıklamayı da Mücahid yapmıştır.

4- Bundan kasıt vahyin nüzülu ve risaletin sorumluluklarının yüklenümesidir. İbn Zeyd'in açıklamasının manası da budur.

"Bugün gözün pek keskindir" âyeti ile ilgili olarak bundan kasıt, kalbin görmesidir, denilmiştir. Nitekim "bu kimse fıkıh hususunda basiret sahibi (güzel görüş sahibi) bir kimsedir" denilir. Kalbin görmesi ve basiretli olması ise gözün karşısında bulunan varlık ve cisimleri gördüğü gibi- düşüncelerin müşahhas halini ve neticelerin ibretli durumunu görmesi demektir.

Allah azze ve celle razi olsun.

La Tahzen12 24.09.23 16:16

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566007)
Kardeşim ben sana anlayabildiğim ve bilebildiğim kadar cevap vereyim şayet Keşfi kast ediyorsan Keşf gerek vücud gerekse şühud açısından; yâni gerek görmek suretiyle gerekse idrak yoluyla perdenin arkasındaki gizli manalara muttali’ olmaktır. Gözünden gaflet perdesi kalkıp basiretle kâinata baktığında insan, çok ince bâzı sırlara aşina olabilir. Halk arasında bir söz vardır: “Bakmakla görmek arasında fark vardır. Her bakan göremez.” Bakıp görmek ve farkında olmak olayların ve eşyanın inceliklerine agâh olmaya çalışmak da bir Keşf arayışıdır. Keşfin ardından ulaşılabilenler ise hikmettir, marifettir. Keşf bir emek ve çile işi olmakla birlikte bir yerden sonra Hakk vergisidir. “Andolsun sen gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir.”(Kaf suresi ayet 22) İlâhî incelikleri görebilecek bir basirete sâhip olmanın yolu hayatı okumaktır. Keşfi bilgi ile ledünni bilgi arasındaki fark, birincisinde kulun kesbinin rolünün de bulunmasıdır. Çünkü keşfin meydana geldiği sırada tespiti yapan yine kuldur. Ledünni bilgi ise doğrudan Allah tarafından kalbe gelen bilgidir.


Abi zaten kişideki en kaın ve zikri bıraktıgı an kalınlaşan gaflet perdesi vardır gafldt perdesi kalkınca Anlayış geniler ve derinleşir kişi
Gaflet perdesi heralde bi resulümüzde sav yoktu Gaflet perdesi olmasa kul yaşayaaz ben gz perdesi yani çıplak gözle görmeyi kasdettim maneviyat la değil zaten kuran Maneviyatı yüksetir gaflet perdesini inceltir aralar O aralıktandan hidayet yaağar
Ben Gözperdesi mertebelerini sormuştum 72 bin perde deniliyor bu sahihmidir zor sordum sanırım :)

Yusufiyeli 24.09.23 16:24

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 566035)
Abi zaten kişideki en kaın ve zikri bıraktıgı an kalınlaşan gaflet perdesi vardır gafldt perdesi kalkınca Anlayış geniler ve derinleşir kişi
Gaflet perdesi heralde bi resulümüzde sav yoktu Gaflet perdesi olmasa kul yaşayaaz ben gz perdesi yani çıplak gözle görmeyi kasdettim maneviyat la değil zaten kuran Maneviyatı yüksetir gaflet perdesini inceltir aralar O aralıktandan hidayet yaağar
Ben Gözperdesi mertebelerini sormuştum 72 bin perde deniliyor bu sahihmidir zor sordum sanırım :)

Kardeşim ben 72000 perde hususuna vakıf değilim. Zor sormadın lakin benim şahsi kaynaklarımda böyle bir duruma rastlamadım. Ben acizane kendi çapımda çok araştırırım not alırım hülasa 72000 perde konusunu bulamadım. Sahih olup olmama konusuna gelince araştırmak lazım bazı mevzu hadislere istinaden böyle bir bilgi yayılmış olabilir. Mesela '' İlim Çin'de bile olsa gidin alınız'' hadisinin bile mevzu yani uydurma olduğunu Süleyman Uludağ kitaplarında açıklıyor


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:57.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148