Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Hamas'in savas taktigi caiz mi, mecbruiyet mi? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/83767-hamasin-savas-taktigi-caiz-mi-mecbruiyet-mi.html)

Kaplumbaga 30.10.23 06:12

Gazze Eğitim Bakanlığı:

Bu yıl ki ders dönemi, tüm öğrencilerin şehit olması nedeniyle resmi olarak sona ermiştir

siruss 30.10.23 06:22

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572585)
6 gün savasinda israile karsi 100 milyonluk arap alemi savasti, hepsi perisan oldu, ve suriyeye ait golan tepelerine el koyan israil orayı ilhak etti

Aynen. İsrail sınırlarını kat ve kat genisletti. Hatta Arap taifesi icinde bir de ajanları vardı. Adını hatırlamıyorum. Onun için bayağı bir pazarlık yaptıklarını okumuştum. O hain de infaz edildi. Golan tepeleri hala kanayan yara. Şuan ise bildiğim kıyım yapılıyor. Hastaneleri vuruyorlar. Koskoca Çanakkale Savaşı'nda bile yedi duvel birbirine girdi, böyle zulüm görülmedi. Hiç bir güçlü savunma sanayisi kuvvetli ülke de engel olmuyor. Mağrur ve kibirliler, onlardan büyük Allah var.

Yusufiyeli 30.10.23 06:26

Yahudi’nin insanlığa olan kini: “İman edenlere en çok düşman olanların Yahudilerle müşrikler olduğunu görürsün.” (Maide Suresi Ayet 82)“Ey iman edenler, Yahudilerle Hıristiyanları kendinize dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez.” (Maide Süresi Ayet 51)Kuran’ı Kerim’in ayetlerini iyi inceleyen bir kişi, Allah’ın kitabındaki birçok sayfanın, Yahudilerin tarihiyle, onların kendilerine gönderilen peygamberlere karşı konumları ile ilgili bilgilere, onların cinslerinin tabiatını ve huylarını ortaya koyan açıklamalara ayrılmış olmasındaki rabbani hikmeti anlar. -Allah daha iyisini bilir - Yahudiler bütün tarih boyunca bütün değerlerin atılmasında kullanılan bir araç ve ahlaki değerlerin sökülmesinde kullanılan, kendisiyle temel ilkelere ve prensiplere karşı savaş edilen kazık görevi görmüşlerdir. Yahudi nesilleri kalplerinin derinliklerinden bütün insanlığa karşı bir kara kin taşımaktadırlar. M.Ö. 586 yılında Buhtunnasır Keldani eliyle maruz kaldıkları küçük esaret M. 70 yılında Kudüs’ü tahrip eden ve heykeli yıkan Romalı Titus’un eliyle maruz kaldıkları büyük esaret, Yahudilerin topluca Babil’e sürgünü; buna ilaveten Avrupa’da, Rusya’da, İspanya’da ve İtalya’da maruz kaldıkları sürgünler, katliamlar onların kalbine kin, nefret ve onların diliyle ümmilerden yani bilgisiz toplumlardan intikam alma duyguları yerleştirmiştir. Bunun da esası Talmud’da şöyle ifade ediliyor: “Her dikiliyi yık, her temizi kirlet, her yeşili yak ki, bir Yahudi’ye bir kuruşluk faydan olsun.”, “Yahudilerin dışında kimi öldürmeye gücün yeterse öldür.”, “Yahudiliğin dışındaki dinlerin ileri gelenlerine günde üç kere lanet et.” Protokollerde(Yahudilerin bütün dünya halklarına karşı ihanetlerinin bir belgesi olan “Siyon Protokolleri” İngilizce ’den tam metin çevirisiyle Yeni Dünya Yayıncılık tarafından neşredilmiştir.) de şöyle deniliyor: “Yahudi olmayanları Allah, Allah’ın seçkin topluluğunun eşekleri olarak yaratmıştır. Ne zaman bir eşek ölürse başka bir eşeğe bineriz.”

siruss 30.10.23 06:30

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572590)
Yahudi’nin insanlığa olan kini: “İman edenlere en çok düşman olanların Yahudilerle müşrikler olduğunu görürsün.” (Maide Suresi Ayet 82)“Ey iman edenler, Yahudilerle Hıristiyanları kendinize dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Allah zalimler topluluğunu doğru yola eriştirmez.” (Maide Süresi Ayet 51)Kuran’ı Kerim’in ayetlerini iyi inceleyen bir kişi, Allah’ın kitabındaki birçok sayfanın, Yahudilerin tarihiyle, onların kendilerine gönderilen peygamberlere karşı konumları ile ilgili bilgilere, onların cinslerinin tabiatını ve huylarını ortaya koyan açıklamalara ayrılmış olmasındaki rabbani hikmeti anlar. -Allah daha iyisini bilir - Yahudiler bütün tarih boyunca bütün değerlerin atılmasında kullanılan bir araç ve ahlaki değerlerin sökülmesinde kullanılan, kendisiyle temel ilkelere ve prensiplere karşı savaş edilen kazık görevi görmüşlerdir. Yahudi nesilleri kalplerinin derinliklerinden bütün insanlığa karşı bir kara kin taşımaktadırlar. M.Ö. 586 yılında Buhtunnasır Keldani eliyle maruz kaldıkları küçük esaret M. 70 yılında Kudüs’ü tahrip eden ve heykeli yıkan Romalı Titus’un eliyle maruz kaldıkları büyük esaret, Yahudilerin topluca Babil’e sürgünü; buna ilaveten Avrupa’da, Rusya’da, İspanya’da ve İtalya’da maruz kaldıkları sürgünler, katliamlar onların kalbine kin, nefret ve onların diliyle ümmilerden yani bilgisiz toplumlardan intikam alma duyguları yerleştirmiştir. Bunun da esası Talmud’da şöyle ifade ediliyor: “Her dikiliyi yık, her temizi kirlet, her yeşili yak ki, bir Yahudi’ye bir kuruşluk faydan olsun.”, “Yahudilerin dışında kimi öldürmeye gücün yeterse öldür.”, “Yahudiliğin dışındaki dinlerin ileri gelenlerine günde üç kere lanet et.” Protokollerde(Yahudilerin bütün dünya halklarına karşı ihanetlerinin bir belgesi olan “Siyon Protokolleri” İngilizce ’den tam metin çevirisiyle Yeni Dünya Yayıncılık tarafından neşredilmiştir.) de şöyle deniliyor: “Yahudi olmayanları Allah, Allah’ın seçkin topluluğunun eşekleri olarak yaratmıştır. Ne zaman bir eşek ölürse başka bir eşeğe bineriz.”

Hayvan çiftliği diye bir kitap var. George orwell in. O kitapta mi Yahudilere hizmet ediyor ? Yada onların yaydıkları bir düşünüş, yönetim tarzı mi? Çünkü çok benzer yanları var.

imas 30.10.23 07:44

Alıntı:

siruss Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572588)
Aynen. İsrail sınırlarını kat ve kat genisletti. Hatta Arap taifesi icinde bir de ajanları vardı. Adını hatırlamıyorum. Onun için bayağı bir pazarlık yaptıklarını okumuştum. O hain de infaz edildi. Golan tepeleri hala kanayan yara. Şuan ise bildiğim kıyım yapılıyor. Hastaneleri vuruyorlar. Koskoca Çanakkale Savaşı'nda bile yedi duvel birbirine girdi, böyle zulüm görülmedi. Hiç bir güçlü savunma sanayisi kuvvetli ülke de engel olmuyor. Mağrur ve kibirliler, onlardan büyük Allah var.

ruslarin erzurumu işgalinden kurtaran kazim karabekir paşa hatiratlarinda söyle anlatiyor,

**** binlerce erkegin kollari bacakları canli canli kesilerek oldurulmus ve makatlarina kaziklar sokulmustu, hamile kadinlarin karınları yarilarak bebekler karınları dan cikarilmis,binlerce kadın ve kiza tecavuz edildikten sonra rahimleri süngu ve camlarla kesilerek öldurulmustu, kundak bebeklerine bile tecavuz edilmisti, bunları yapan ruslarla işbirliği halinde olan ermeni komitacilardi ve bdn gorduklerim karsisinda hüngur hungur agladim***

zulum budur işte


su anda gazzede yasananlar dengesiz bir savas
fakat su varki karsisinda devasa bir güc olan ve elektrik su yakit gibi tüm ikmalleri karsilayan bir devlete karşı 4 tane fuzeyle 5 tane makinaki tufekle savasmaya kalkismak hangi aklin işi yoksa hamas içinde mossada çalışan bir kaç satilmisin yaptigi anlasma sonucu oynanan bir oyun mu?

dip not. o hamas dediğimiz örgüt polüt büro uyesi bunuda unutmamak gerekir..

siruss 30.10.23 08:02

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572597)
ruslarin erzurumu işgalinden kurtaran kazim karabekir paşa hatiratlarinda söyle anlatiyor,

**** binlerce erkegin kollari bacakları canli canli kesilerek oldurulmus ve makatlarina kaziklar sokulmustu, hamile kadinlarin karınları yarilarak bebekler karınları dan cikarilmis,binlerce kadın ve kiza tecavuz edildikten sonra rahimleri süngu ve camlarla kesilerek öldurulmustu, kundak bebeklerine bile tecavuz edilmisti, bunları yapan ruslarla işbirliği halinde olan ermeni komitacilardi ve bdn gorduklerim karsisinda hüngur hungur agladim***

zulum budur işte


su anda gazzede yasananlar dengesiz bir savas
fakat su varki karsisinda devasa bir güc olan ve elektrik su yakit gibi tüm ikmalleri karsilayan bir devlete karşı 4 tane fuzeyle 5 tane makinaki tufekle savasmaya kalkismak hangi aklin işi yoksa hamas içinde mossada çalışan bir kaç satilmisin yaptigi anlasma sonucu oynanan bir oyun mu?

dip not. o hamas dediğimiz örgüt polüt büro uyesi bunuda unutmamak gerekir..

Hocam bu kadar detaylı siyasi bilgilere sahip değilim. Ben sadece şunu bilirim. Filler tepisirken olan ezilen karincalara olur. Orda binlerce çocuk, kadın yaşlı vefat etti. Savasilacaksa savaşında bir adabı vardir herşeyin olduğu gibi. Hastaneye füze atmak kadar igrenclesilemez.

Ermeni katliamında az da olsa Osmanlı da saldırıyor. Çünkü ilk tecrit olayı ile gitmek istemeyen kişiler çıkıyor. Zorla goturulmeler fln arbedeler oluyor. Sonrasında Rus desteği ile Ermeniler kıyım yapiyorlar.

imas 30.10.23 09:00

Alıntı:

siruss Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572599)
Hocam bu kadar detaylı siyasi bilgilere sahip değilim. Ben sadece şunu bilirim. Filler tepisirken olan ezilen karincalara olur. Orda binlerce çocuk, kadın yaşlı vefat etti. Savasilacaksa savaşında bir adabı vardir herşeyin olduğu gibi. Hastaneye füze atmak kadar igrenclesilemez.

Ermeni katliamında az da olsa Osmanlı da saldırıyor. Çünkü ilk tecrit olayı ile gitmek istemeyen kişiler çıkıyor. Zorla goturulmeler fln arbedeler oluyor. Sonrasında Rus desteği ile Ermeniler kıyım yapiyorlar.

hastaneye fuze atanlar islami cihad, konusmalari desifre oldu, itirafta füzenin yanlişla atildigi soyleniyor, bu hadisede cok büyuk oyun var, adamlar inanclari geregi vadedilmis topraklari istiyorlar ve ideallerini adim adim ortaya koyup ilerliyorlar, ortadoguyu düzenleme projesi olan Sykes-Picot da bu fikrin bir parcasi

siruss 30.10.23 09:03

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572602)
hastaneye fuze atanlar islami cihad, konusmalari desifre oldu, itirafta füzenin yanlişla atildigi soyleniyor, bu hadisede cok büyuk oyun var, adamlar inanclari geregi vadedilmis topraklari istiyorlar ve ideallerini adim adim ortaya koyup ilerliyorlar, ortadoguyu düzenleme projesi olan Sykes-Picot da bu fikrin bir parcasi

Olan hastanede yatan garibanlara oluyor. Allah hiç bir mazlumun ahını yapanların yanına birakmasin. İster müslim, ister gayri muslim. Kimsenin yanına kar kalmasın.

Yusufiyeli 30.10.23 10:57

Alıntı:

siruss Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572591)
Hayvan çiftliği diye bir kitap var. George orwell in. O kitapta mi Yahudilere hizmet ediyor ? Yada onların yaydıkları bir düşünüş, yönetim tarzı mi? Çünkü çok benzer yanları var.

Ünlü solcu yazar George Orwell 1950 yılında hayata veda edince CIA başkanı E. Howard Hunt, hiç vakit kaybetmeden ajanlarını Orwell’ın dul eşini Hayvan Çiftliği’nin film haklarını satmaya ikna etmeleri için Londra’ya yolladı. Defalarca basılan bu sosyalist mesel, bir çiftliğin hayvan işçilerinin günün birinde tembel insan sahiplerini devirmeye ve çiftlik işlerini (ve üretimi) aralarında adaletli bölüştürmeye karar vermeleriyle başlar. Hayvanlar kendi demokrasilerini kurarlar ve aralarında ‘İki ayağı üstünde duran her şey düşmandır’ ve en önemlisi ‘Tüm hayvanlar eşittir’ gibilerinin bulunduğu yedi maddelik bir mini anayasaya (ahırın duvarına yazılır) bağlılık yemini ederler. Ama beş yıl sonra Hayvan Çiftliği, çılgınca gösterişli bir çizgi film olarak ve bambaşka bir sonla gösterime girdi. Kitabın son bölümünde çiftlik hayvanları pencereden içeri bakıyor ve domuzların komşu çiftliklerden gelen insanlarla mutfak masasında kadeh tokuşturup kâğıt oynadıklarını görüyorlardı. Oysa filmin son sahnesinde domuzlarla kafa çeken insanlar yoktu: film hayvanların pencereden bakıp hain domuzları reddedişiyle sona eriyordu. Ve böylece filmin mesajı dosdoğrudan veriliyordu: Komünizm kötüdür. Önemli mi? Hikâyeyi karmaşıklıktan kurtardığı kesin…Ama daha beteri yoldaydı. Hayvan Çiftliği’ne gelen tepkilerden pek memnun kalan CIA 1984’ün de film haklarını ele geçirdi. Uluslararası yasalara ve Cenevre Konvansiyonu’na gösterdiği saygının aynısını gösterip Orwell’ın öyküsünün değiştirilmemesi yönündeki talimatlarını hiçe sayarak derhal bu eserin de sonunu değiştiriverdi. Hatırlarsanız kitapta Orwell, Freud’un yeğeni Edward Bernays’in yıllar öncesinden öngördüğü toplumu betimlemişti: Kamuoyunun kontrolünü, ‘halkın zihnini kontrol eden ipleri çeken’ seçkin bir grup ‘görünmez bir hükümet’ elinde tutacak…(Propaganda, 1928) Saatlerin, yetke sahiplerinin emri üzerine 13’ü vurmasıyla başlayan kitabın sonunda Orwell’ın kahramanı Winston Smith, beyhude ‘direniş’ çabalarının ardından her şeyi gören, her şeyi bilen, her şeyi kontrol eden kâbus rejimine yenik düşer. Son satırda artık ‘Büyük Biraderi seviyordu’ denir. Hayvan Çiftliği’nin sonunun yeniden yazılması CIA’nin Amerikan tarzı kapitalizm uğruna yürüttüğü haçlı seferlerinde başvurduğu saçmalığa varan yollardan sadece biridir. CIA, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın yeniden inşasından gelen sınırsız parayı Fairfield Vakfı ve Kültürel Özgürlük Kongresi gibi örgütler vasıtasıyla yönlendirerek çok ama çok daha fazlasını yapmış, İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen elli yılın sonunda Avrupalı entelektüel zihniyeti baştan aşağı değiştirmiştir. CIA sanatsal sergilere, entelektüel konferanslara, konserlere ve dergilere maddi destek sağladı. Kendi görüşlerini destekleyen eser ve gazete makalelerini yazanlara para ödedi. Kitaplara, özellikle ‘Aydınlanma’ ve ‘rasyonalizmi’ teşvik eden felsefe kitaplarına maddi destek sağladı. Jackson Pollock’un tuval üstüne boya fırlatması gibi, Soyut Dışavurumcu ressamların ilk dönem sergilerine para akıttı. T.S. Eliot’un Çorak Ülke’si gibi karmaşık kitapları çevirtip gizlice Demir Perde ülkelerine soktu.Ve tüm bunları Moskova’nın kültürel etkisinin altını oymak için yaptı. CIA işini bitirdiğinde artık hiç kimse kim sanatçıdır, entelektüeldir veya radikaldir, kim yardakçı, kim gammazdır, bilemez haldeydi.

siruss 30.10.23 11:07

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 572611)
Ünlü solcu yazar George Orwell 1950 yılında hayata veda edince CIA başkanı E. Howard Hunt, hiç vakit kaybetmeden ajanlarını Orwell’ın dul eşini Hayvan Çiftliği’nin film haklarını satmaya ikna etmeleri için Londra’ya yolladı. Defalarca basılan bu sosyalist mesel, bir çiftliğin hayvan işçilerinin günün birinde tembel insan sahiplerini devirmeye ve çiftlik işlerini (ve üretimi) aralarında adaletli bölüştürmeye karar vermeleriyle başlar. Hayvanlar kendi demokrasilerini kurarlar ve aralarında ‘İki ayağı üstünde duran her şey düşmandır’ ve en önemlisi ‘Tüm hayvanlar eşittir’ gibilerinin bulunduğu yedi maddelik bir mini anayasaya (ahırın duvarına yazılır) bağlılık yemini ederler. Ama beş yıl sonra Hayvan Çiftliği, çılgınca gösterişli bir çizgi film olarak ve bambaşka bir sonla gösterime girdi. Kitabın son bölümünde çiftlik hayvanları pencereden içeri bakıyor ve domuzların komşu çiftliklerden gelen insanlarla mutfak masasında kadeh tokuşturup kâğıt oynadıklarını görüyorlardı. Oysa filmin son sahnesinde domuzlarla kafa çeken insanlar yoktu: film hayvanların pencereden bakıp hain domuzları reddedişiyle sona eriyordu. Ve böylece filmin mesajı dosdoğrudan veriliyordu: Komünizm kötüdür. Önemli mi? Hikâyeyi karmaşıklıktan kurtardığı kesin…Ama daha beteri yoldaydı. Hayvan Çiftliği’ne gelen tepkilerden pek memnun kalan CIA 1984’ün de film haklarını ele geçirdi. Uluslararası yasalara ve Cenevre Konvansiyonu’na gösterdiği saygının aynısını gösterip Orwell’ın öyküsünün değiştirilmemesi yönündeki talimatlarını hiçe sayarak derhal bu eserin de sonunu değiştiriverdi. Hatırlarsanız kitapta Orwell, Freud’un yeğeni Edward Bernays’in yıllar öncesinden öngördüğü toplumu betimlemişti: Kamuoyunun kontrolünü, ‘halkın zihnini kontrol eden ipleri çeken’ seçkin bir grup ‘görünmez bir hükümet’ elinde tutacak…(Propaganda, 1928) Saatlerin, yetke sahiplerinin emri üzerine 13’ü vurmasıyla başlayan kitabın sonunda Orwell’ın kahramanı Winston Smith, beyhude ‘direniş’ çabalarının ardından her şeyi gören, her şeyi bilen, her şeyi kontrol eden kâbus rejimine yenik düşer. Son satırda artık ‘Büyük Biraderi seviyordu’ denir. Hayvan Çiftliği’nin sonunun yeniden yazılması CIA’nin Amerikan tarzı kapitalizm uğruna yürüttüğü haçlı seferlerinde başvurduğu saçmalığa varan yollardan sadece biridir. CIA, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Avrupa’nın yeniden inşasından gelen sınırsız parayı Fairfield Vakfı ve Kültürel Özgürlük Kongresi gibi örgütler vasıtasıyla yönlendirerek çok ama çok daha fazlasını yapmış, İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen elli yılın sonunda Avrupalı entelektüel zihniyeti baştan aşağı değiştirmiştir. CIA sanatsal sergilere, entelektüel konferanslara, konserlere ve dergilere maddi destek sağladı. Kendi görüşlerini destekleyen eser ve gazete makalelerini yazanlara para ödedi. Kitaplara, özellikle ‘Aydınlanma’ ve ‘rasyonalizmi’ teşvik eden felsefe kitaplarına maddi destek sağladı. Jackson Pollock’un tuval üstüne boya fırlatması gibi, Soyut Dışavurumcu ressamların ilk dönem sergilerine para akıttı. T.S. Eliot’un Çorak Ülke’si gibi karmaşık kitapları çevirtip gizlice Demir Perde ülkelerine soktu.Ve tüm bunları Moskova’nın kültürel etkisinin altını oymak için yaptı. CIA işini bitirdiğinde artık hiç kimse kim sanatçıdır, entelektüeldir veya radikaldir, kim yardakçı, kim gammazdır, bilemez haldeydi.

Filmini izlemedim ama kitabını okumustum yıllar evvel. Tüm hayvanlar eşittir, ama bazıları daha fazla eşittir tarzı bir sloganları vardı. Hatırladığım kadarıyla en çok çalışan at, çalıştığı sürece değer görüp, elden ayaktan düşünce kasaba doğru yollaniyordu. Domuzlar hariç tüm hayvanlar bu şekildeydi..filmini biraz daha farklı uyarlamislar.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:45.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148