Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Sitedeki Vefkler gerçekten çalışıyor (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/83944-sitedeki-vefkler-gercekten-calisiyor.html)

imas 22.10.23 03:04

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 570936)
Sana dert anlatsa sorun yok sen tavsiye verdiginde ziyarete gelirler :) de gelme ihtimalleri yine yok bunlar safsata . Sendekiler zaten var baskasina izin vermezler .
Yani cinler oyle daldan dala gitselerdi herkes musallatini herkesle paylasirdi.

Herkeste zaten var kimi gorunur kimi gorunmez kimi vesvese kimiside kisin iradesi uzerine oturur kimisine asiri vesvese edilir yani oyle .

yani ayirimsiz herkes musallatli mi?

mekan58 22.10.23 03:45

Alıntı:

siruss Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 570944)
Işık hizinda hareket eden varliklar
.

Nasıl böyle öğrendiniz bilemiyorum ama onlar ışık hızından çok daha yavaştır.

siruss 22.10.23 08:00

Alıntı:

mekan58 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 570979)
Nasıl böyle öğrendiniz bilemiyorum ama onlar ışık hızından çok daha yavaştır.

Tabir olarak söylemiştim mecazen. Çok hızlı hareket ettiklerini biliyoruz ama. Bir ifririn göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getirmesi hususu var Süleyman peygamber zamanında..

mekan58 22.10.23 18:14

Alıntı:

siruss Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 570991)
Tabir olarak söylemiştim mecazen. Çok hızlı hareket ettiklerini biliyoruz ama. Bir ifririn göz açıp kapayıncaya kadar tahtı getirmesi hususu var Süleyman peygamber zamanında..

O ayetle sabit zaten. ayeti tekrar okusanız iyi olur.

Getiren ifrit değil çünkü. İfrit iddia ediyor sen yerinden kalmadan yani saniye dir bu.
Diğeri Hızır dır.
Göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman içinde getiren de o dur. Bu bi ilimdir.

Ayette ifade edilir ki her bilenin üstünde bir bilen vardır.

Yusufiyeli 22.10.23 18:34

Alıntı:

mekan58 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 571086)
O ayetle sabit zaten. ayeti tekrar okusanız iyi olur.

Getiren ifrit değil çünkü. İfrit iddia ediyor sen yerinden kalmadan yani saniye dir bu.
Diğeri Hızır dır.
Göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman içinde getiren de o dur. Bu bi ilimdir.

Ayette ifade edilir ki her bilenin üstünde bir bilen vardır.

Bazı müfessirler Hızır diyor bazıları Süleyman katibi veziri ''Asaf İbni Berhiya'' hatta Cibril Aleyhisselam diyenlerde var.

siruss 22.10.23 20:42

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 571089)
Bazı müfessirler Hızır diyor bazıları Süleyman katibi veziri ''Asaf İbni Berhiya'' hatta Cibril Aleyhisselam diyenlerde var.

Evet tefsirlerde bir çok anlatım oluyor. Benim aklımda ifrit olarak kalmıştı. Mesela bir tefsir okudum belki konu ile alakalı değil ama hoşuma gitmişti: iki deniz birbirine karışmaz arada bir sınır vardır. Bu durum insanlar içinde geçerlidir. Takvasi birbirine denk olmayanlar bir araya gelmezler olarak tefsirde geçiyordu.

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 570978)
yani ayirimsiz herkes musallatli mi?

Bence musallatlilar belli. Çok ağırlarini görüyoruz burda belli ediyorlar kendilerini. Genel olarak musallati olupta fark etmeyenler vardır. Belki onları kastetmiştir. Ama tertemiz gezenlerde var. Herkes musallatli olamaz.

Yusufiyeli 23.10.23 07:09

Neml suresi 40. “(Bu konuya dair) kitaptan bir bilgisi olan ise: ‘Ben onu sen göz açıp kapayıncaya kadar getiririm’ diye cevap verdi. Süleyman, tahtı yanı başına yerleşmiş olarak görünce şöyle dedi: ‘Bu, şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabb’imin bir lütfudur. Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki Rabb’imin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, kerem sahibidir.’”Cinlerden bir ifrit, ‘Sen makamından kalkmadan önce ben onu sana getiririm’, dedi. Bazıları şöyle demişlerdir: Onun makamı yargı makamı idi. Yargı faaliyetini daha bitirmeden tahtın getirilmesini istemişti. Gerçekten bu işe gücüm yeter, ben güvenilir biriyim. Çünkü cin insandan daha güçlüdür. Kendisini güvenilir olmakla niteledi, çünkü cinler insanların tutkulu olması gibi mala karşı arzulu değillerdir. Bazıları şöyle demişlerdir: O kadının namusuna karşı güvenilir anlamındadır[Bu görüş İbn Abbâs’a isnat edilmektedir (bk. Kurtubî, el-Câmi‘ li ahkâmi’l-Kur’ân, XIII, 204). Herhangi bir kimseye nispet edilmeksizin de kaynaklarda yer almıştır (bk. Taberî, Câmi‘u’l-beyân, XIX, 162).]. Makamından maksat da an itibariyle kalkıncaya kadar oturmakta olduğu yerdir. Ancak onun makam derken neyi kastettiğini tam olarak biz bilemeyiz. İbn Kuteybe şöyle dedi: İfrit, güçlü ve güvenilir demektir. Aslı ‘İfr’dır, sonuna “tâ” harfi eklenmiştir. Şöyle denilir: ‘İfrît nifrît ve ‘ifriye nıfriye ve ‘ufâriye nufâriye (ama bu sonuncusu duyulmamıştır)[ İbn Kuteybe, Tefsîru ğarîbi’l-Kur’ân, s. 324]. Ebû Avsece ise şöyle dedi: el-‘İfrît, isyankâr iğrenç varlık demektir, çoğulu ‘afârît gelir.Bazıları şöyle demişlerdir: Süleyman bundan daha acele olmasını istedi. Bunun üzerine kitaptan bir bilgisi olan dedi ki: Nakledildiğine göre o kişi kendisiyle dua edildiğinde Allah’ın duayı kabul ettiği ism-i a‘zamı bilirdi. Ben onu sen göz açıp kapayıncaya kadar getiririm. Sonra göz açıp kapama (irtidâdu’t-tarf) hakkında ihtilaf edilmiştir: Bazıları şöyle demişlerdir: Ülkesinin bir ucuna bir adam göndermesi ve onun oraya gidip geri dönmesi arasında geçen süre kadardır. Bazıları ise o göz kapakları kapanana kadar kişinin uzak olan şeye bakmasıdır, demişlerdir.Süleyman, tahtı yanı başına yerleşmiş olarak görünce. Bazıları şöyle demişlerdir: Taht, yeraltında bir tünele girdi ve Süleyman’ın tam önüne geldi. En doğrusunu Allah bilir ya, fakat öyle anlaşılıyor ki o kişi kendisi taşıma, getirme gibi hiç zahmet çekmeden ism-i a‘zam sayesinde tahtı getirtmişti. Bu da gösteriyor ki mûcizeler, peygamber olmayanların ellerinde de gerçekleşebilir. Ancak o mûcize peygamber olmayanların elinde gerçekleşse de, gönderilen peygamberin mûcizesi sayılır.Şöyle dedi: Bu, şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan Rabb’imin bir lütfudur. Bazıları şöyle demişlerdir: Vallahi o bunu bir övünç, şımarıklık ya da taşkınlık şeklinde görmedi, aksine şükretti ve tevazu gösterdi. Bazıları şöyle demişlerdir: O adam ism-i a‘zamı söyleyip de tahtı önünde hazır bir vaziyette görünce Süleyman’ın kalbinden bir şeyler geçti ve hatırına kendi yanında ilim sahibi birinin nasıl olur da kendisinin bilmediği bir ilme sahip olur, diye bir düşünce geldi. Allah onu hayra yöneltti ve kendisine denildi ki: O Allah’ın, senin emrine tevdi ettiklerindendir. Bunun üzerine Süleyman hemen Bu Rabb’imin bir lütfudur dedi. Rabb’im bana vermediği ilmi bu adama vermekle beni sınıyor, böyle biri benim emrim altındadır diye şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü yapacağım? Ancak onun başkasına verilen bir nimetten dolayı şükretmesi pek muhtemel değildir. Sonra Süleyman’ın Bu Rabb’imin bir lütfudur demesi onların müslüman olarak gelmeleri yahut Allah’ın kendisine vermiş olduğu nübüvvet ve ilim sebebiyle de olabilir. O, bu Rabb’imin bir lütfudur derken onunla kendi emrine âmâde kılınan nimetleri kastetmiş de olabilir. Bu, şükür mü yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınayan, yani şükür mü edeceğim yoksa nankörlükle inkâr mı edeceğim diye beni imtihan eden… Şükreden ancak kendisi için şükretmiş olur. Allah bununla bilinsin istedi ki O şükür ile kulunu imtihan eder ve onun yerine getirilmesini emreder, ancak bu kendisi için değil imtihan edilen ve kendisine şükretmesi emredilen kulun kendi menfaati içindir.Rabb’imin hiçbir şeye ihtiyacı yoktur, kerem sahibidir. O’nun kulun şükretmesine ihtiyacı yoktur. Ayrıca O kerem sahibidir; bu itibarla kulundan çoğu da azı da kabul eder.
(Te'vilatü'l Kur'an Tercümesi 6 (Ciltli) Kağıt Kapak – 1 Ocak 2018
Ebu Mansur El-Matüridi (Eser Sahibi))
Neml Suresi 40. Ayetin tefsirini üstte aktardım.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:46.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148