![]() |
Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Türkiye de sağlık bakanlığı bünyesinde
Bir metafizik(veya Havas)hastanesi ya da hastaneleri olması ve açılması gerektiğini düşünüyorum. Kurumsallaşması gereken bir alan bana göre. Özellikle musallat,büyü,nazar gibi bilumum hastalıklar da doğru tedaviler ve reçeteler yazar topluma faydalı olurdu. Bu ayrıca bu işte nemalan ve yalan yanlış bilgiler ve tedaviler verip insanların sağlığıyla oynayan sahtekar insanların da sonu olurdu. Topluma çok faydası da olurdu Düşünsenize devlet denetimin de bilgili,ilim ve irfan sahibi güvenebileceğiniz hocaların yanında tedavi görüyorsunuz ? Belki bir gün |
Alıntı:
|
Bir çok ülkede metafizik konusunu istihbarat birimleri kullanıyor, belgeselleri var.
Psikolojik hastaların büyük çogunluğu; Havas ilminin konusu ama ne varki elin ecnebisi bu konularda araştırma yaparken. Bizim saglık bakanlığı bu şekil bir çalışma yapsa, ülkemizde ortık karışır. Geçenlerde bu konuda, forumda paylaşımlar olmuştu. Akıl oyunları filmi aslında tam da musallat konusunu anlatıyor. Psikoloji bu konuyu şizofren diye nitelendiriyor |
Alıntı:
|
Belki birgün
Maalesef istismara açık bir alan..
YouTube’ye bakıyorsunuz binlerce rukye,dua var.. Google’ye giriyorsunuz yüzlerce yalan yanlış tedavi yöntemi,hurafe,dualar vb var yine.. Bu işte nemalan sahtekar hocalar,medyumlar, falcılar,büyücüler de hepinizin malumu Bu işin kurumsallaşması bu yüzden önemli Ruh sağlığı toplum sağlığını da belirler. Toplum sağlığı arttıkça toplumun mutluluğu,başarısı,refahı ve en önemlisi inancı da artar.. İnşallah bir gün bu konu da adım atılır ve açıldığına şahit oluruz 🙏🤲 |
Bazı şarlatanların suiistimalinden kurtulmak için Amerika, İngiltere, İsrail ve Malezya metafizik klinik inşa etmiştir ve o klinikte resmi olarak nöroloji ve Psikiyatri doktorlarının gözetimi altında Parapsikolog lar çalışmaktadır. Ayrıca sıklıkla müşahede etmekteyiz ki hastada gerçekten musallat varsa bile yine de hastaya bir psikoloğun yardımı da faydalı oluyor.
|
Aslında ben aksini düşünüyorum,orda çalışacak kişileri sağlık Bakanlığı'nın seçip yetkinligine denetleyecek bir yapıda değil diyanetle birlikte yapılsa desek bile diyanetin bu alanda çalışması yok resmi olarak karşı olduğu da söylenebilir. Çalışacak kişiler şu anda piyasada vergi levhası alıp yalan yanlış işlerle uğraşanlar olacak başvuranlar duzelmek yerine daha çok kötüleşebilir. Gerçekten ilim sahibi kişilerin görev yapması olursa da bunu istihbari bireyleri takip olarak kullanabilirler yani düşünün bir nazar için basvuruyorsunuz sonra iş bavrusunda resmi evrakta karşınıza çıkıyor Havas hastanesi kaydınız var alamayiz gibi
|
Fayda dan Çok zararı olacağını düşünüyorum. Tımarhanedeki doktorları düşünün mesela onlar ruh halini anlamak için hastanın durumunu yaşıyor yani delirmek gerekiyor bazen. O hâle gelen doktorda nasıl bir irade var ki sıhhatli karar vere elbette ki diğer doktorlar sağlam olduğu için sıkıntı olmaz ancak Onu peki kim düzeltecek o hasar tamamen geçmesi mümkün mü mesela veya kolay mı. İş bir de cinlere gelirse iki üç misli daha fazla olduğu düşünülebilir belki çünkü oradaki doktorlar cinli vaka olduğunu akıllarına getirmez o korku piskolojisini de almış olmazlar. Hem ayetler okuyacak para alacak bakın almasa da ayrı bir şey emek var bazı şeyler uzun da sürebilir. Diyelim ki devlet safranı ve benzeri şeyleri karşılıyor. Peki bu cinlerin saldırısına ne yapabilir kardeşim bu siber saldırı değil ki hack grubu olsun türk hack tim gibi. Veya olsa da kimse uğraşmak istemez içinden çıkılmaz zor şeylerle uğraşmak ailesinin akrabalarının olmaması lazım öyle kişinin kimi kimsesi olmamalı. Bundan ziyade niyetler sıhhatli olamaz çünkü bunu kötüye kullanma durumları olur. Harut ile marut u hatırlayın... Bu bilgiler illa ki yaygın hâle gelir belli zaman sonra.
Dinî değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla fayda amaçlı İstihbaratçılık oynansın bu mesele değil ama diğeri ağır sorumluluk. |
Bunun için faydalı bulmuyorum. Tımarhane tımarhane gerek... Havascı havascı gerek. Sap ile samanı karıştırmamak gerekir bence.
|
Prof. Dr. M. Kerem Doksat; Doksat, doçentliğinde bir derginin sorularına verdiği cevaplar az da olsa konumuzla ilgili gibi görünüyor. Şöyle diyor; “Kur’an’ı Kerim’de cinlerin varlığından söz edildiğine göre ben cinlerin varlığına inanıyorum. Ancak aklı başında hiçbir psikiyatri uzmanın hastalarını cinciye göndereceğine inanmıyorum. Yalnız siğil konusunda bunu söyleyebilirim; virüslerin sebep olduğu, ciltte meydana gelen bu hastalık okumakla, yani, inanmak ve telkinle geçiyor. Ben telepati yapıyorum diyenlerin çoğu şizofren, ama bunu gerçekten yapan, cisimleri hareket ettiren insanları inkâr edemezsiniz. Ani ateş alıp yanma hadiseleri tanımlanmamış, bazı insanların “tayyi mekân” diye adlandırılan hareketleri biliniyor. Böyle birtakım şeyler oluyorsa, bilime düşen şey, kendi mantığına ters düşüyor ya da bunun izahını bulamıyor diye reddetmemektir. ‘Ne oluyor da oluyor?’u araştırmaktır. Bize gelen insanların büyük çoğunluğu akıl hastası, ancak az sayıda vakada böyle bir hezeyan ve yanlış inanç yokken benzeri şeylerin olduğunu görüyoruz. O zaman içim cız ediyor. Çünkü rahmetli babam Recep Doksat ’ın da olmasını çok istediği bilimsel bir epistemoloji ile çalışan bir parapsikoloji enstitüsü ve kürsüsünün hala olmamasına içim sızlıyor. Çünkü, parapsikoloji, klasik psikolojinin uğraşmaktan kaçındığı noktaları bilimsel metotlarla inceler. Aslında ‘ruhbilim’ deyimi de yanlış kullanılıyor, bu çok geniş bir kavram. Halbuki bizim ilgilendiğimiz saha yalnızca beyinle ilgili. Bu nüansı Araplar ayırmışlar. İlm-i Nefs’ diyorlar. Bu konuların vuzuha kavuşabilmesi için ülkemizde parapsikoloji kürsülerinin kurulması gerekir.”( Doç. Dr. M. Kerem Doksat, Aksiyon dergisi, 24-30 Haziran 1995 ) Bu görüşler oldukça isabetli tespitler gibi görünüyor.
|
Benimkisi fikir kısmı
Benimkisi fikir kısmı
İşin nasıl olacağına nasıl olması gerektiğine kıymetli hocalar karar verecek. Teoride herşey kolay gözükür ama pratikte işler değişir Gerekirse bu yönde okullar bile açılır Devlet isterse yapabilir bunu.. Benim inandığım topluma faydalı olacağı. Her görüşe de saygım var tabi ki Bunca yıl neden olmadığına bile şaşırıyorum.. Toplum sağlığı herşeyin üzerindedir. İnsanlarımız sağda solda tedavi arayacaklarına hastaneye gidip bakım yapsa temizlik yapsa tavsiye ve reçete alsa daha iyi olmaz mı ? Psikoterapi’nin yanında metafizik bakım neden olmasın |
Alıntı:
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Çok mantıklı görünebilir ama bu işi yapacak üstad ve hocaların sayısı çok mu bilinmez,bana bir elin parmaklarını geçmez gibi geliyor.Yine de Allah cc bilir.
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Kesinlikle katılıyorum. Bu ilmin sınırları belirlenmeli, bu varlıkların tarifi, türleri, zararları, semptomları, fayda ve zarar ları araştırılmalı bu konu bağımsız bir üniversitesi ve içinde bölümleri olan bir kuruma dönüştürülmeli. Hz Süleyman kendine gelen bir kadının vücuduna cini gönderip soruyor " Bu kadının hamileliğinin önüne geçen engel nedir" diye ve cin cevap veriyor " ya Süleyman üç adet sorun tesbit ettim. Birincisi rahim dönmüş, diğeri rahimi besleyen damarda bir sıkınrı var ve diğeri de kandeğerleri" gibi bir şey diyor. Hz Süleyman soruyor sormuyor emrediyor. "Tedavi için ne gerekli" diyor. cin: " ben iki sorunu düzelttim kan değerleri için falanca bitkilerden kullanması gerekli " diyor. Bu kıssadan çıkarılabilecek en güzel sonuç. Damarlarda gezebilen bir varlığa teşhis ve tedavi yaptırmak tır. Hatta çağdaş tıpta verilen bir ilaç tüm sindirim ve dolaşım sisteminde gezerek sadece hasta organı değil tüm vücudu dolaşarak sağlıklı dokulara zarar verebiliyorken cinler nokta atışı sorunlu organı düzeltip etkiliyor. Ama mevzuya sadece bu açıdan bakmakta yanlış olur. Mevcut tıp ve öğretim sisteminde tedaviden ziyade para kazanmaya odaklı bir müdehale var. Hatta öldürmeyip süründürerek devamlı gitmeni yeni ilaçlar kullanmanı ve tahlil ve tetkiklerle masraf ederek, mezun olmuş ve sektörde çalışan tüm insanların para kazanmasına odaklanmış bir sistemden bahsediyoruz. Başka bir boyutta düşünürsek her insan hakkıyla tedavi edilirse doğum ve ölüm oranında ciddi açıklar oluşup kontrolsuz bir nüfus baskısı oluşuyor. Artan nufusun ısnması, doyması, tatil ihtiyacı, üremesi, çalışması kısaca bir insanın dönen dünya üzerinde kurduğu stres dünyayı hızla yaşlandırıp yaşanmaz hale getirmektedir. Bu durum hastanelerin tedavi ettiği hastalardan bazılarını ( yaşlı ve güçsüz olanları ) parası yoksa standart tedavilerle kontrollü şekilde öldürmesini hedeflemektedir. Siz adına sigorta dersiniz onlar petrol bulmuş gibi sevinirler çünkü onların var oluşu sizin hastalıklarınıza ve bu hastalığın devam süresine bağlıdır. BUNLAR BENİM GÖRÜŞLERİM. Allaha emanet olun.
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 11:21. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com