![]() |
Kuantum enerji ISLAMI
Yeni yeni moda olan bu enerji ile ilgili yaşadıklarımızı hayatımıza kendimiz çekiyoruz...ben kulumun zannı üzereyim...sözünü kullanıyorlar yaşadığımız olumsuzluk lafı alt benliğimizi çektiğimiz vesaire...Bu konu nedir ne değildir ne düşünüyorsunuz...tüm hayatım problemli böyle olmuş olabilirmiş insan 10 yaşında kendini bilir ben 97 de bu yana bir cok olumsuzluklar silsilesindeyim...isyan yok ama bunalıyorum insan...çıkış arıyor insan ne düşünüyorsunuz,kafam allak bullak...yani yaşadığımız olumsuzlukların enerjisini kendimiz çekiyor olabilir niyiz...olumlu düşünerek olumlu şeyler mi çekilir...
|
@kaplumbağa @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @fbgyt @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
@Mmirzan @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]eli @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
|
Yani bu teta healing deniyor sanirim bununla ilgili ne düşünüyorsunuz kafam çok karıştı kusura bakmayın etiketleyerek yaptım ama kafam çok doldu ve doğru ile yanlış ne algı problemim oldu olumsuzlukları hayatımıza biz çekiyor olabilir miyiz tam net anlayamamış olabilirim...yani düşünce ile hayatımıza olumlu durumlar çekilir mi?yada enerji nasıl yujseltiriz....enerji temizliği nasıl yapariz
|
Alıntı:
|
Cevap için teşekkür ederim Allah razı olsun
|
Alıntı:
Bir de bunun varlık boyutu var. Burada okuduğum kadarıyla sizdeki negatif enerjiyi ayrıca korkularınız, endişeleriniz, stressiniz hepsi negatif enerji olarak içinizde birikiyor. Hatta yayılıyor etrafa. Etraftaki çeşitli varliklari da bu enerji sayesinde kendinize çekebilirsiniz. O varlıklar belki musallat olur, belki etrafinizda dolanır bazı şeyleri zorlar çıkmaza sokabilir. En basitinden huzursuz hissedersiniz. Kuantum enerjisi benim bilimsel olarak bildiğim dünyanın cekirdegi ile alakalı bazı çalışmalarda özellikle kullanıliyor. Bu durumu din ile bağdaştırmak için bu ilimde biraz daha ilerleyip bilgi sahibi olmak gerekir. Ben sadece bu durumu negatif enerji bazında yorumladım. Kuantum enerjisi biraz daha büyük, tabiatı, oluşumları etkileyen bir enerji olarak yorumlanabilir. Bunun içinde yine yanlış hatırlamıyorsam bu sitede okumuştum. Yer altinda tıpkı yer altı suları gibi cesitli enerji damarları, enerji noktaları vardır. Mesela en büyük enerji noktası Kabedir. Bildiğim kadariyla bir enerji noktası da Ağrı dağında vardı. Tam hatırlamıyorum ama Türkiyede de böyle bir nokta var. İnsanların özellikle kabeye dönük dua etmeleri, namazı kılarken kabeye dönük kilmamiz, uyurken ayakların değil basın kabeye gelmesi (bastaki Çakra için) yada olurken kıble yonelune gömülmesi gibi durumların bir nedeni de bu. Hatta hac vakitleri, Mekke'de durma süreleri fln da hep enerji nedeniyle belirlendiğini okumuştum. Mesela Kabe'nin yakinlarinda bir bölgede Allah CC. Kavga etmeyi, kılıç çekmeyi savaşmayı yasakladığı, size saldirilmadigi sürece saldirmayin dediği bir bölge olduğunu okumuştum. Çünkü yüksek enerji nedeniyle kişilerde öfke, sinirlilik, asabiyet oluşacağı söyleniyor. Keza benzer durumda bazı ayetlerin yüksek sayıda okunmasinda oluşuyor. Mesela Ayetel Kürsi' yi sayisizca okunduğunda öfke, sabırsızlık oluşabiliyor. Bir nevi vucud fazla enerjiyi topraklayamayip vucudda bu tarz sıkıntılar oluşturması gibi.. Biraz karışık anlattım ama belki br nebze olsun sorularına yanıt verebilmisimdir. |
‘’Size her ne musibet dokunursa kendi ellerinizle kazandığınız şeyler sebebiyledir. Allah pek çoğunu da affeder’’ (Şura süresi 30.ayet) hem sadece bu ayete dayanarak hüküm vermek doğru olmaz. Nitekim bir başka ayette zaman zaman masumlara da musibetin dokunabileceğinden bahsedilmiştir. ‘’Sadece sizden zalim olanlara değil herkese dokunacak olan fitneden sakının’’ (Enfal suresi 25.ayet) ayetinde günahların toplumun büyük kesimi tarafından işlenmesi veya kabul görmesi sebebiyle bazen musibetlerin umumi olarak gelip herkesi kuşattığı ifade edilmiştir. Bu durum dünyanın bir imtihan alanı olmasından kaynaklanmaktadır. Aksi halde insanlar zorunlu olarak iman etmek zorunda kalırlardı. Umumi olarak gelen musibetlerden sonra Allah onlar içinde suçsuz olanları ayrıca mükâfatlandıracaktır. Böylece bu tür insanların can ve malları sadaka hükmüne geçer. Çocukların başına gelen bela ve musibetler babaları için bir imtihan vesilesi (‘’Andolsun ki sizi biraz korku ver açlık mallardan canlardan ve ürünlerden azaltma ile deneriz. Sabredenleri müjdele’’(Bakara süresi 155. Ayet) ayetinde ifade edildiği gibi bazı hadis-i şeriflerde bu müjdenin cennet olduğunu açıklamaktadır. Nitekim üç çocuğu vefat eden Müslümanları Allah onlara olan rahmetiyle cennetine koyacaktır şeklinde değişik tariklerle rivayet edilen hadis bu gerçeği ifade etmektedir. Başka hadislerde de insanın bedenine malına çoluk çocuğuna isabet edip de sabr-ı cemille mukabele gören musibetlerin günahları silip temizlediği keffaretü’zzünup olduğu ifade edilmektedir.) kendileri içinde manevi terakki veya uhrevi sevap vesilesi olabilir. Sonra hayır ve şer nisbî şeylerdir. İnsan kendisi ve .çoluk çocuğu için neyin hayır neyin şer olduğunu tam anlayamaz. Kerih gördüğü bir şey kendi hayrına olabileceği gibi hayır olarak gördüğü bir şey de kendi aleyhine olabilir.
Küçük tavsiye:Zaman dediğimiz şey, iki nokta arasındaki harekettir. Çünkü ‘dün’ ve ‘yarın’ ölüdür. Şu anı yaşasak bile, bir saat hatta üç dakika sonrası bile ölüdür. “Bu nedenle insan, bazı bilgileri ve geçmiş yaşantıları unutmak istediğinde onları belleğinden siler. İnsan, hatırlamak istemediği anıları ve kendisine acı veren olayları, belleğinin ve gönlünün mahzenine atar. Çünkü acı veren şeyleri, sürekli hatırlayarak yaşamak çok zordur.” Hâlbuki insanın ibnü’l-vakt anlayışı içerisinde içinde bulunduğu anı yaşaması, geçmişin sıkıntılarını ve geleceğin kaygılarını yaşadığı zaman dilimine taşımamasına neden olur. İbnü’l-vakt olmak yaşanan zamanın değerinin farkında olma yeteneğini kişiye kazandırdığı için, insan varlığının anlamını tatmin eden sorulara da cevap verir. “Nereden geldim? Nereye gideceğim? Varlığımın anlam ve amacı nedir?” gibi sorular, yaşadığımız anı değerlendirirken cevap bulur. “Psikolojide varlığımızın anlamını tatmin eden bu sorular, benlik arayışı sürecinin bir sonucu olarak kabul edilir.” Her insanda az veya çok bu süreç yaşanır. Bu manada ibnü’l vakt olmak, zamanın kendisini aşındıran gücüne engel olup ona zamanın hâkimi olma imkânını sağladığı ve varlığının anlamını kendisine sunan sorulara cevap verme imkânı verdiği için, benlik arayışı sürecinde insana katkıda bulunur. Sonuç itibarıyla ibnü’l-vakt olma bilinci, içerisinde barındırdığı teslimiyet ve ilahî aşkla insanı hastalık derecesindeki saplantılı sevgilerin esaretinden kurtararak gerçek sevgiye yönlendirir. Yunus Emre, ibnü’l-vakt olma vasıtasıyla teslimiyet ve ilahî aşkla Hakk’a bağlanan kulun öldükten sonra da yaşayacağını şöyle ifade eder: “Aşkın pazarında canlar satarlar, Satarım canımı alan bulunmaz. Yunus öldü deyu sâlâ verirler, Ölen hayvan imiş, âşıklar ölmez...” |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] hocam siz nr düşünüyorsunuz?negatif enerji yaymak negatif cekmek olumlu düşünce olumlu cekmek
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
manen ise resululah belayi silinizle cekersiniz demiş bunlardan yola cikarsak kotu konuşmayip hayatina sevam edersen en sağlıklı metodu uygulamis olursun pozitif dusunmek burda kilit nokta degil yani |
Allah razı olsun Rabbım kendimize ve insanlara faydalı olup diğer dünya da bu dünyada da hayırla anilmayi hatır işler yapmayı mümin kardeşlerimize kendimize faydalı olmayı nasip etsin insallah
|
Alıntı:
|
Bize öğretilen de bu hocam...birde Allahin sevdigi kullarını daha çok sindiği bu yüzden de en çok peygamberlere ve evliyalar sınavlarının biraz daha zor olduğu manevi derecenin artmasına vesile olduğu yani aile büyüklerinden öğrendiğimizde bu doğrultuda Rabbım razı olsun...yoğunlukta bizlerle ilgileniyorsunuz...Her zaman rabbimin merhameti uzerinide olsun
|
Alıntı:
Bu konuda üstad said Nursi'nin şu sözleri geldi aklıma İnsan fıtraten mükerrem olduğundan hakkı arıyor. Bazen batıl eline gelir, hak zannederek koynunda saklar. Hakikati kazarken, ihtiyarsız dalalet başına düşer, hakikat zannederek kafasına giydiriyor." (Mesnevi Nuriye, Nokta) Yani bence kastettiğiniz bu enerji şekilleri İslami yozlastirma adına çıkarılmış bir tür batıl felsefelerdir müslümanın açık gözlü ve feraset sahibi olup İslam'ın dışındaki bütün bu uydurulmuş felsefeleri reddetmesi gerekir Evet ilahi bir enerji kaynağı vardır ama bu ne meditasyon ne yoga ne de theta healing felsefesidir İnsan mükerrem bir varlık olduğundan, iyiyi veya daha iyiyi bulmak üzere hakikati ararken önlerine farklı şeyler de çıkabilir. Eğer bu kişiler ehli feraset ve hikmetli zatlar iseler, o zaman daha da temkinli olurlar. Yoksa hakkı bulayım derken, bazı hakikatsiz şeyler de ellerine geçer ve onu hakikat telakki edebilirler. Demek oluyor ki mükerremlik sayetmeyi, araştırmayı, hakikatı bulmayı icap ediyor |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Bugün hayatımda ne olmadı değil,neye şükür etsem diye düşünmeye başla bakalım |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Ama öte yandan çekim yasasının çok saçma neticeleri var. Bu ilkeyi ciddiye alırsanız, Afrikalıların sömürüldükleri için değil zengin olmayı isteyemedikleri için fakir olduklarını söylememiz gerekir ya da soykırımların ve yüzlerce trajedinin bunu yaşayanlar olumsuz düşündükleri için gerçekleştiğine inanmamız gerekir. Sonuç itibariyle çekim yasası diğer New Age ilkeleri gibi bilimsel temeli olmayan ve kuantum fiziğiyle hiçbir bağlantısı bulunmayan ciddiyetten uzak bir iddiadır. Olumlu düşüncenin olumsuz düşünceye göre kişilerin ruh sağlığına hatta beden sağlığına iyi geldiği ayrıca düşünce ve duygularımızın dünyayı nasıl deneyimlediğimizi etkilediği herkesin bildiği ve ‘’sır’’ olmayan bir gerçektir. Ancak evrenin bizim düşüncelerimize göre şekil aldığını ve başımıza gelenlerin sadece bizim düşüncelerimizin neticesi olduğunu iddia etmenin hiçbir mantıki ilmi ve dini yönü yoktur. |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Yuksek makamda bulunanlarin imtihani vardir o baska bir de azmis ama icinde cevher bulunan kullar vardir, onlar da baska turlu terbiye edilir. Allah kuluna zulmetmeyecegine gore kulda bir sikinti varki ve terbiye olup, temizlenmesi isteniyorki bela/musibet ona veriliyor. Yoksa Allah bir birakirsa kulu olum aninda bile hatirlamaz. Kul kendine yapiyor ne yapiyorsa. Simdi bir kisi edebsiz/sehevi yayinlar izliyorsa akli ne olur bu kisinin, zayiflar. Allah kisiye zulmetmedi, kisi kendine zulmetti ve akli gitti. Kisi bela ve musibetler ile Allah'a yoneliyor, yakinlasiyor. |
Umumî musibetlerde bunların hepsinin de ayrı hissesi olabilir. Bir grup için kahır, bir başkası için ikaz, bir diğeri için günahlara kefaret...Münferit belâlarda ise, bana göre en selâmetli yol, şu olsa gerek:Musibet kendi başımıza gelmişse, nefsimizi suçlayalım; onu tövbeye sevk edelim. Başkalarına gelen belâ ve âfetleri ise onların terakkilerine vesile bilelim.Böylece hem nefs terbiyesinde yol kat etmiş, hem de başkaları hakkında kötü düşünmekten kurtulmuş oluruz.
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 06:58. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com