![]() |
Hz meryeme yapılan iftira ?
Muhiydin ibni arabi Fususul hikemin sırları kitabının özeti ve açıklamalı olan çevri bi kitabı
kitabından sözü size borakıyorum [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] |
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Ve burdaki Hz isa ve hz ademin Allah a benzemesi Ayet olarak Allah ın rşi benzeri yoktur diye ayetler var bu görüş sapkın bi görüş değilmidir sizce? |
Nerden biliyormuş Hz meryemin ihtilama benzer durumun olduğunu keşifle mi görmüş ibn arabi
|
@[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] abi siz okudunuzmu. Bu kitabı yazılanların sahihliği nedir veya yanlışmı anlıyorum okuduğumdan
|
Alıntı:
Sapmış görüş olarak görüyorum ibni teyrmmiye Allah insan suretindedir diye bi sözü yüzünden çok eleştiri almış fakat araştırdıkça bakıyorum eski alimlerin sapkın görüşleri çok |
Alıntı:
1. si mübarek diyor ki benim kitaplarim avama haramdir, bizim ilmimizde olmayanlar benim kitaplariki okumasin diyor 2. kitap arapcadan türkceye çevrilirken bir çok kelime ve harf hatalari yapilmiş hz. adem ve hz. isadan bahsedilen bölümde Allahin sureti degil Allahin nurundan bahsediliyor hz. meryemle hz. Cebrailin karsilasmasinda bahsedilen ihtilam degil, hz. isanin hz, meryemin rahmine düşme aninda duydugu hissettiği duygudan bahsediyor ve buyük evliya muhyidfin arabi ne diyorsa dogrudur, onun ilmine akil erdiremeyen bazi evliyalar onu kafirlikle sucladilar, bunun sebebi onu suclayan evliyalarin onun mertebmbesine ulaşamadiklarindandir kendisinin dedigi gibi onun ilminde olmayan onun kitaplarini okumasin, okuyanlar ya onu kafirlikle suclar yada kendilerinin kafasi karisir |
Hz. Mevlânâ sâliklerin sekrinin normal insanların sarhoşluğundan ayrıldığına şu beyitlerle işaret eder: “Şarap coşkunlukta bizim coşkunluğumuzun fakiridir. Felek dönüşünde bizim aklımızın fakiridir. Şarap bizden sarhoş oldu, biz ondan değil. Beden bizden var oldu, biz ondan değil” (Mevlânâ, Mesnevî, I, 176). Mevlânâ ayrıca Hallâc’ın ilahi aşk ve sarhoşlukla dilinden dökülen “Ene’l-Hak” cümlesi üzerinde de durur. Nitekim “‘Ene’l- Hak’ sözü Mansûr’un dilinde nurdu. ‘Enallah’ sözü Firavun’un ağzında yalan!” (Mevlânâ, Mesnevî, II, 305) beytinde sekr hâlinde Hallâc’ın dilinden dökülen “Ene’l-Hak!” ifadesinin firavunun ağzından çıkan “Ben sizin en yüce Rabbinizim!” sözüyle eşit tutulamayacağını belirtir.Tasavvuf tarihinde Hallâc, Ebû Saîd Ebü’l-Hayr, Aynu’l-Kudat Hemedânî, İbnü’l-Fârız, Bâyezîd-i Bistâmî, Zünnûn el-Mısrî şathiyeleri ile bilinen meşhur sûfîlerdir. Tasavvuf ehli şathiyeler karşısında farklı tutumlar sergilemişlerdir. Kuşeyrî gibi bir kısım sûfîler sekr mertebesinin doğal bir neticesi olarak gördükleri şathiyeler üzerinde konuşmamışlardır. Sûfîlerin bir kısmı şathiyeleri şer’î kaidelere muhalif olmayacak şekilde açıklama yoluna gitmişlerdir, Abdülkadir Geylânî ve Şehâbeddin es-Sühreverdî ve Gazzâlî bu sınıfta yer alan müelliflerdir. Hücvîrî gibi sûfîlerin bir kısmı da şathiyeleri nadir bir tasavvuf olayı görerek üzerinde durmayı uygun görmemiştir. Şathiye kavramı tarihte mutasavvıfları diğer İslâm âlimleri ile karşı karşıya getirmiş problematik konulardan biridir. Hanefî ve Şâfiî mezhebi sekr hâlindeki şatahatın velînin tekfirine sebep olamayacağı kanaatindedir. Bununla birlikte sûfîler bazı alimler tarafından sekr ve şatahatın kendilerini ittihad ve hulûle götürdüğü ithamlarına maruz kalmışlardır. Buna mukabil olarak mutasavvıf müellifler kaleme aldıkları eserlerde şatahat kavramını kendi özel şartları içinde değerlendirmeyi uygun görmüşler ve şatahatı hulûl ve ittihattan farklı olarak ilahi tecellinin sonucu olarak ele almayı tercih etmişlerdir.
|
Alıntı:
Kitaptan okuduğum çoğu şeyi anladımda. Bunlara akıl sır ermiyor. Kıdemi peygamberimizden düşük söylediklerinin kaçı doğru Allah kıyamet günü haber verecektir |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
| Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:51. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com