Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Kuran-ı Kerim'de bilimsel konular ve Evrim (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/88461-kuran-i-kerimde-bilimsel-konular-ve-evrim.html)

CosmicWanderer 03.02.24 19:00

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589850)
ben çıkıyorum şimdi 2 3 hafta yokum da yukarda etiketlediğim hocada ilim bakımından benden üstünler güzel soru soruyorsun insanlara fayda sağlar onların bilgisinden faydalana bilirsin
bilgi paylaşınca kıymetlidir dimi abi :) @[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Teşekkürler hocam

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589858)
Şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerin "O gün, Rahman'ın izin verdiğinden ve sözünden hoşnut olduğundan başkasının şefaati fayda vermez." (Taha suresi 109. Ayet) O’nun huzurunda söz almış olanların ‘’ Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.’’ (Meryem suresi 87. Ayet) hakkı (tevhidi) benimseyip şahitlik edenlerin ‘’ O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.’’ (Zuhruf suresi 86. Ayet) ve meleklerin (Enbiya suresi 26-28. Ayetler, Mümin suresi 7. Ayet , Şura suresi 5. Ayet , Necm suresi 26. Ayet) Allah’ın kendilerinden hoşnut olduğu ‘’ Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O'nun korkusuyla titrerler.’’(Enbiya suresi 28. Ayet ) müminlere şefaat edebilecekleri belirtilmiştir.
Hasılı Kur’an’a göre şefaat genel olarak ahirette gerçekleşecek ve ancak Allah ve O’nun izin verdiği kimseler şefaat edebilecekleri onlar da istedikleri kişilere değil ancak Allah’ın razı olduğu kimselere şefaatçi olup yardım edebileceklerdir. Dolayısıyla mümin günahlarının affedilip bağışlanmasını ve şefaat olunanlardan olmayı başkasından değil kullarına karşı rahmet ve merhamet sahibi Allah’tan istemelidir. Çünkü o bilmelidir ki Allah (cc) izin vermezse kimse ona yardımcı olamaz herhangi bir fayda sağlayamaz şefaat edemez şefaat etseler bile faydasız kalır ve onu kurtarmazlar ‘’ "O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."(Yasin suresi 23. Ayet)



Allah Teala bazı kullarına da şefaat yetkisi vermiştir. Burada kendilerine şefaat yetkisi verileceklerin kimler olduğu ve onların kimlere şefaatte bulunabilecekleri hususu karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda değişik ayetlerle Allah’ın iznine ve rızasına bağlı olarak (Bakara suresi 255.ayet, Araf suresi 188. Ayet, Yunus suresi 49. Ayet Sebe suresi 23. Ayet Necm suresi 26. Ayet)
Şefaat izni verip sözünden razı olduğu kimselerin "O gün, Rahman'ın izin verdiğinden ve sözünden hoşnut olduğundan başkasının şefaati fayda vermez." (Taha suresi 109. Ayet) O’nun huzurunda söz almış olanların ‘’ Rahman'ın katında söz almış olanlardan başkaları şefaat hakkına sahip olmayacaklardır.’’ (Meryem suresi 87. Ayet) hakkı (tevhidi) benimseyip şahitlik edenlerin ‘’ O'nu bırakıp taptıkları şeyler şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler şefaat edebilirler.’’ (Zuhruf suresi 86. Ayet) ve meleklerin (Enbiya suresi 26-28. Ayetler, Mümin suresi 7. Ayet , Şura suresi 5. Ayet , Necm suresi 26. Ayet) Allah’ın kendilerinden hoşnut olduğu ‘’ Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar, O'nun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi O'nun korkusuyla titrerler.’’(Enbiya suresi 28. Ayet ) müminlere şefaat edebilecekleri belirtilmiştir.
Hasılı Kur’an’a göre şefaat genel olarak ahirette gerçekleşecek ve ancak Allah ve O’nun izin verdiği kimseler şefaat edebilecekleri onlar da istedikleri kişilere değil ancak Allah’ın razı olduğu kimselere şefaatçi olup yardım edebileceklerdir. Dolayısıyla mümin günahlarının affedilip bağışlanmasını ve şefaat olunanlardan olmayı başkasından değil kullarına karşı rahmet ve merhamet sahibi Allah’tan istemelidir. Çünkü o bilmelidir ki Allah (cc) izin vermezse kimse ona yardımcı olamaz herhangi bir fayda sağlayamaz şefaat edemez şefaat etseler bile faydasız kalır ve onu kurtarmazlar ‘’ "O'nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar."(Yasin suresi 23. Ayet)

Teşekkürler hocam

CosmicWanderer 04.02.24 00:35

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589862)
Eyvallah şefaat konusuna devam edeyim İslam alimlerinin çoğunluğuna göre ahirette Rahman olan Allah (cc)’ın bütün insanlar için şefaat izni verip sözünden razı olacak kişi makam-ı mahmud ve şefaat-i uzma sahibi Hz. Muhammed (s.) dir.Nitekim ‘’ Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl ki, Rabbin seni Makam-ı Mahmud'a ulaştırsın.’’ (isra suresi 79. Ayet) ayetindeki ‘’makam-ı mahmud’’ ifadesi ashab-ı kiramdan itibaren İslam alimlerinin çoğunluğu tarafından Hz. Peyhgamber’in (s.) mahşer yerinin sıkıntısından rahatlamaları için insanlığa ve cezalandırılmaktan kurtulmaları için ümmetinden büyük günah işleyen kimselere yapacağı şefaat şeklinde yorumlanmıştır. Diğer taraftan müfessirler ‘’Elbette Rabbin sana gelecekte lütuflar da bulunacak sen de memnun olacaksın’’ (Duha suresi 3. Ayet) ayetinde Hz. Peygamber’e(s.a.v.( vadedilen ve onu mutlu edeceği bildirilen büyük lütuf ve ihsanın şefaat olduğunu kaydederler. Nitekim Hz. Ali’den (r.a.) nakledilen bir yoruma göre Kur’an’daki en ümitvar ayet bu ayettir ve anlamı da Allah Resülu’ne ümmeti hakkında verilecek olan şefaattir.
Diğer peygamberler Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin şefaat yetkisine sahip oldukları açık bir şekilde ifade edilmez. Hz. Peygamber başta olmak üzere diğer peygamberlerin şefaat etmeleri konusu ayrıntılı olarak hadis kaynaklarında yer almaktadır. Bunuınla birlikte bazı ayetlerde her peygamberin kendi ümmetine şefaat yetrkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. (Tevbe suresi 103. Ayet, Yusuf suresi 97-98. Ayetler, İbrahim suresi 41. Ayet Meryem suresi 47. Ayet Ta Ha suresi 109. Ayet Zuhruf suresi 86. Ayet )Nitekim Hz. Yusuf’u kuyuya atan kardeşleri babaları Hz. Yakub’a gelip ‘’Ey babamız (Allah’tan) Bizim günahlarımızın affını dile. Çünkü biz gerçekten hata ettik’’ (Yusuf suresi 07. Ayet) diyerek ondan şefaatte bulunmasını istemişler o da ‘’Sizin için biraz sonra Rabbimden af dileyeceğim Şüphesiz O çok bağışlayan pek merhamet edendir’’( Yusuf suresi 97-98 ) cevabını vererek reddetmemiş isteklerine olumlu cevap verilmiştir.
Hz. İbrahim de (a.s.) duasında ‘’Rabbimiz Hesap kurulacağı gün beni anamı babamı ve bütün müminleri bağışla ‘’ (İbrahim suresi 41. Ayet) şeklinde daha hayatta iken annesi babası ve bütün ümmeti için şefaatte bulunarak onların mağfiretini istemiştir. Ancak Hz. İbrahim vatanından ayrılırken babası hakkında Allah’a dua edip af dileme sözü verdiğinden dolayı sözünü yerine getirmek için ümmetiyle birlikte onun için de mağfiret dilemişse de daha sonra onun kafir olduğunu anlayınca onunla manevi ilşkisini kesmiş ve mağfiret dilemeyi bırakmıştır (Tevbe suresi 114. Ayet)
Melekler Kur’an-ı Kerim’de verilen bilgilere göre Allah’ın iznine bağlı olarak müminler için mağfiret dileyerek şefaat eden diğer bir zümre ise meleklerdir. (Enbiya suresi 28. Ayet, Sebe suresi 23. Ayet Zuhruf suresi 86. Ayet Şura suresi 5. Ayet, Necm suresi 26. Ayet Nebe suresi 38. Ayet)
Salih Müminler Kur’an’daki bazı ayetlerden anlaşıldığına göre Allah’ın izin ve dilemesiyle şefaat edebilecek diğer bir zümre salih müminlerdir. Nitekim Meryem suresinde ‘’(o gün) Rahman’ın katında söz ve izin alandan başkasının şefaat hakkı olmayacaktır.’’ (Meryem suresi 87. Ayet) buyrulmaktadır. Müfessirlerin yaptıkları izahatlara göre müşriklerin Allah’ı bırakıp da taptıkları putlardan herhangi biri Allah katında hiç kimseye şefaatçi olamazken kelime-i şehadet ve kelime-i tevhidi söyleyerek Allah’ı birleyip hakka şehadet eden inançlarının gereği olarak salih ameller işleyen ve sadece O’na kulluk eden müminler Allah’ın izin vermesi şartıyla O’nun dilediği kimselere şefaatçi olabileceklerdir.
Zuhruf süresinde de ancak bilerek hak ve gerçeğe şahitlik edenlerin şefaat edebilecekleri belirtilmektedir. (Zuhruf suresi 86. Ayet) Bu ayetlerden peygamberlerin ve salih müminlerin de Hakk’a şahitlik ettiklerinden dolayı şefaat yetkisine sahip oldukları anlaşılmıştır. (Taberi, Zemahşeri, Razi, Kurtubi, İbn Kesir) Bu şahitlik ‘’İşte böylece siz insanlara şahit olasınız, peygamber de size şahit olsun diye vasat (örnek) bir ümmet yaptık’’ (Bakara suresi 143. Ayet) ayetinde ifade edilen Hakk’a şahitliktir. Nitekim Allah (cc) şu ayette müminlerin kıyamet günü şahitlere katılacağını bildirmektedir.: ‘’Allah’a ve peygamberlerine (böyle) iman edenler var ya, işte onlar Rableri katında sıddıklar ve şehitler gibidirler. Mükafatları ve nurları onları

Hocam peki kalbi en çok rahatlaran zikir ve dua ve esmalar hangileridir?

Yusufiyeli 04.02.24 07:42

Alıntı:

CosmicWanderer Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589905)
Hocam peki kalbi en çok rahatlaran zikir ve dua ve esmalar hangileridir?

Kardeşim ben sana kaynağını da belirterek birkaç dua misali yazayım:
Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) (farz) namazlarından sonra yaptığı dualardan birisi olan şu dua : ‘’Allah’ım Rabbimiz,, her şeyin Rabbi Ben şahidim ki şüphesiz sen ortağı olmayan tek rabsin ve şüphesiz Muhammed Senin kulun ve peygamberindir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin Rabb! Ben şahidim ki şüphesiz kulların hepsi kardeştir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin rabbi Beni dünya ve ahiretin her anında Senin için ihlaslı olan kişi kıl ve ailemi de. Ey celal ve ikram sahibi (Duamı) işit ve kabul et. Allah en büyüktür en büyüktür. Allah buna yeter, O ne güzel güven kapısıdır! Allah en büyüktür, en büyüktür. (Ahmed İbn Hanbel Müsned 4.cilt sayfa 370)
Allah Resulü (s.a.v) bazı hadislerinde Cenab-ı Hakkı güzel isimleriyle anan kimsenin günahlarının denizin köpükleri kadar çok olsa bile yine de affedileceğini bildirmiş (Buhari De’avat 65 7.cilt 168) kendisi Ey devamlı diri ölümsüz (Hayy) ve bütün varlıkların tek yönetip gözeteni (Kayyum)! SAenin rahmetinle Senden yardım diliyorum. (Tirmizi De’avat 91 5.cilt sayfa 539) misalinde olduğu gibi yaptığı dualarda esma-i hüsna ile tevessülde bulunmuş ashabına da tavsiye edip öğretmiştir. Nitekim Hz. Aişe’den (r.anha) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün şöyle dua etmiştir: ‘’Allahım! Ben senin tahir, tayyib, mübarek ve Sana en sevimli olan isminle Senden diliyorum. O isim ki onunla Sana dua edildiğinde icabet edersin onunla Senden istendiği zaman verirsin onunla Senden merhamet dilendiğinde rahmet edersin ve sıkıntıdan kurtulmak için onunla Senden yardım istendiği zaman çıkış yolu genişlik verirsin. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269)
Konuyla ilgili Hz. Enes İbn Malik’ten (r.a.) rivayet edilen bir hadiste bildirildiğine göre ise Allah Resülü (s.a.v.) bir adamın:’’Allah’ım! Ben, Hamd Sana mahsustur, Senden başka İlah yoktur, Sen ortağı olmayan teksin, Sen bol nimet verensin (Mennan) gökleri ve yeryüzünü yaratansın (bedi) Sen celal ve ikram sahibisin’’ diyerek. Senden istiyorum!’’ şeklinde dua ettiğini işitir. Bunun üzerine Rahmet Peygamberi (s.a.v.) şöyle buyurur:’’Vallahi adam, Allah’ın ism-i azamı ile istedi. O isim ki onunla istendiğinde verir ve onunla dua edildiğinde icabet eder. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269; Nesai Sehiv 3.cilt 53)
Ayrıca Kur’anı Kerim’de diğer peygamberlerin de Allah’ın güzel isimlerini şefaatçı kılarak yaptıkları çeşitli dua örnekleri bulunmaktadır. (Neml suresi 19. Ayet, İbrahim suresi 38-41. Ayetler, Şuara suresi 78-87. Ayetler, Araf suresi 155-156. Ayetler) Dolayısıyla bir Müslüman ‘’Ey Kerim Rabbim! Rezzak isminle senden bol rızık istiyorum’’, ‘’Ey Rahman ve Rahim Allah’ım! Şafi isminle Senden şu hastalığıma şifa istiyorum’’ gibi cümlelerle esma-i hüsnayı şefaatçi kılıp Allah’tan istekte bulunabilir. Nitekim Allah’ın güzel isimleri (esma-i hüsna) ve sıfatlarıyla tevessül alimler Tarafından da sünnet bir uygulama olarak kabul edilmiştir.

CosmicWanderer 04.02.24 10:34

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589920)
Kardeşim ben sana kaynağını da belirterek birkaç dua misali yazayım:
Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) (farz) namazlarından sonra yaptığı dualardan birisi olan şu dua : ‘’Allah’ım Rabbimiz,, her şeyin Rabbi Ben şahidim ki şüphesiz sen ortağı olmayan tek rabsin ve şüphesiz Muhammed Senin kulun ve peygamberindir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin Rabb! Ben şahidim ki şüphesiz kulların hepsi kardeştir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin rabbi Beni dünya ve ahiretin her anında Senin için ihlaslı olan kişi kıl ve ailemi de. Ey celal ve ikram sahibi (Duamı) işit ve kabul et. Allah en büyüktür en büyüktür. Allah buna yeter, O ne güzel güven kapısıdır! Allah en büyüktür, en büyüktür. (Ahmed İbn Hanbel Müsned 4.cilt sayfa 370)
Allah Resulü (s.a.v) bazı hadislerinde Cenab-ı Hakkı güzel isimleriyle anan kimsenin günahlarının denizin köpükleri kadar çok olsa bile yine de affedileceğini bildirmiş (Buhari De’avat 65 7.cilt 168) kendisi Ey devamlı diri ölümsüz (Hayy) ve bütün varlıkların tek yönetip gözeteni (Kayyum)! SAenin rahmetinle Senden yardım diliyorum. (Tirmizi De’avat 91 5.cilt sayfa 539) misalinde olduğu gibi yaptığı dualarda esma-i hüsna ile tevessülde bulunmuş ashabına da tavsiye edip öğretmiştir. Nitekim Hz. Aişe’den (r.anha) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün şöyle dua etmiştir: ‘’Allahım! Ben senin tahir, tayyib, mübarek ve Sana en sevimli olan isminle Senden diliyorum. O isim ki onunla Sana dua edildiğinde icabet edersin onunla Senden istendiği zaman verirsin onunla Senden merhamet dilendiğinde rahmet edersin ve sıkıntıdan kurtulmak için onunla Senden yardım istendiği zaman çıkış yolu genişlik verirsin. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269)
Konuyla ilgili Hz. Enes İbn Malik’ten (r.a.) rivayet edilen bir hadiste bildirildiğine göre ise Allah Resülü (s.a.v.) bir adamın:’’Allah’ım! Ben, Hamd Sana mahsustur, Senden başka İlah yoktur, Sen ortağı olmayan teksin, Sen bol nimet verensin (Mennan) gökleri ve yeryüzünü yaratansın (bedi) Sen celal ve ikram sahibisin’’ diyerek. Senden istiyorum!’’ şeklinde dua ettiğini işitir. Bunun üzerine Rahmet Peygamberi (s.a.v.) şöyle buyurur:’’Vallahi adam, Allah’ın ism-i azamı ile istedi. O isim ki onunla istendiğinde verir ve onunla dua edildiğinde icabet eder. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269; Nesai Sehiv 3.cilt 53)
Ayrıca Kur’anı Kerim’de diğer peygamberlerin de Allah’ın güzel isimlerini şefaatçı kılarak yaptıkları çeşitli dua örnekleri bulunmaktadır. (Neml suresi 19. Ayet, İbrahim suresi 38-41. Ayetler, Şuara suresi 78-87. Ayetler, Araf suresi 155-156. Ayetler) Dolayısıyla bir Müslüman ‘’Ey Kerim Rabbim! Rezzak isminle senden bol rızık istiyorum’’, ‘’Ey Rahman ve Rahim Allah’ım! Şafi isminle Senden şu hastalığıma şifa istiyorum’’ gibi cümlelerle esma-i hüsnayı şefaatçi kılıp Allah’tan istekte bulunabilir. Nitekim Allah’ın güzel isimleri (esma-i hüsna) ve sıfatlarıyla tevessül alimler Tarafından da sünnet bir uygulama olarak kabul edilmiştir.

Teşekkürler hocam

La Tahzen12 10.02.24 18:30

Alıntı:

CosmicWanderer Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589905)
Hocam peki kalbi en çok rahatlaran zikir ve dua ve esmalar hangileridir?

Selamün aleyküm

Bı euzu besmele ile Tevbe 40.ayet besmele ile inşirah ve ala suresi 8. Ayet sonrasında el kalbe gider bı rahmetike ya errahamerrahimin

Diğer bı usul

100 salavat 100 inşirah 100 Kevser 100 salavat tek oturuşta sonra ferahlığı hissset bu dünyada bu ferahlığı bı sabah namazında hissediyoruz bu zikri okuyunca kuş tüyü gibi olursunuz


Esma okucaksan Celle celalu ekinide unutma
Vesselam

CosmicWanderer 10.02.24 23:23

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590892)
Selamün aleyküm

Bı euzu besmele ile Tevbe 40.ayet besmele ile inşirah ve ala suresi 8. Ayet sonrasında el kalbe gider bı rahmetike ya errahamerrahimin

Diğer bı usul

100 salavat 100 inşirah 100 Kevser 100 salavat tek oturuşta sonra ferahlığı hissset bu dünyada bu ferahlığı bı sabah namazında hissediyoruz bu zikri okuyunca kuş tüyü gibi olursunuz


Esma okucaksan Celle celalu ekinide unutma
Vesselam

Hocam Allah razı olsun tamda esma çekiyordum. Birde hocam bu esmalara celle celalüh eki koymak şartmı harbiden çok uzun çekiyor ve ağzım kuruyor hocam

La Tahzen12 11.02.24 01:48

Alıntı:

CosmicWanderer Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590939)
Hocam Allah razı olsun tamda esma çekiyordum. Birde hocam bu esmalara celle celalüh eki koymak şartmı harbiden çok uzun çekiyor ve ağzım kuruyor hocam

En güzel isimler yuceltilerek okunur a b c kişisi ne der bilmem benim görüşüm elle celalu eki olmadan musallat kapılır keza çoğunluk kapiyor

CosmicWanderer 11.02.24 22:10

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590950)
En güzel isimler yuceltilerek okunur a b c kişisi ne der bilmem benim görüşüm elle celalu eki olmadan musallat kapılır keza çoğunluk kapiyor

Tamamdır hocam teşekkürler

CosmicWanderer 12.02.24 01:48

Alıntı:

La Tahzen12 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 590950)
En güzel isimler yuceltilerek okunur a b c kişisi ne der bilmem benim görüşüm elle celalu eki olmadan musallat kapılır keza çoğunluk kapiyor

Peki hocam ayetel kürsi okuyup celle celaluh olmadan çekersek musallat ihtimali olur mu?

CosmicWanderer 15.02.24 20:14

Alıntı:

imas Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589836)
oradaki gazap sinirlenmek ,yoldan çıkan karsi gelen kullarina verecegi azabi ve cezayi nitelendirmek icin kullanilmistir

hocam bide yapılan büyüyü hangi dua ile bozabiliriz? Veya hangi esma ile


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:08.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148