Havas Okulu

Havas Okulu (https://www.havasokulu1.com/)
-   Sorularınız (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/)
-   -   Tevekkül etmek hiç bir şey yapmamak mıdır? (https://www.havasokulu1.com/sorulariniz/88469-tevekkul-etmek-hic-bir-sey-yapmamak-midir.html)

KuLolmak628 03.02.24 10:56

Tevekkül etmek hiç bir şey yapmamak mıdır?
 
Tam olarak nedir ?hiç bir şey yapmamak mıdır? Çünkü insan çaba harcadıkları yaptıkları olmadık ca sonuç vermedikçe daha çok üzülüyor umut edip umutları olmadıkça daha çok üzülüyor hiç bir şey yapmadan nasıl durulur ?

Yusufiyeli 03.02.24 11:16

Alıntı:

ozge628 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589827)
Tam olarak nedir ?hiç bir şey yapmamak mıdır? Çünkü insan çaba harcadıkları yaptıkları olmadık ca sonuç vermedikçe daha çok üzülüyor umut edip umutları olmadıkça daha çok üzülüyor hiç bir şey yapmadan nasıl durulur ?

Tevekkül, sözlükte; “güvenmek, dayanmak, işi başkasına havale etmek” demektir. Terim olarak; “istediğimizi elde etmek için gerekli her şeyi yaptıktan, sebeplere, vasıtalara müracaat ettikten sonra, işi Allah’a havale etmek, Allah’a güvenip dayanmaktır. ”Eski deyimle, “esbaba tevessül, Allah’a tevekkül”, kader inancı açısından çok mühimdir. Mümin bir şeyi elde etmek isterse, önce onu elde etmek için ne elzem ise, onu ifa edecek, neticeyi Allah’a havale edecektir. Sebeplere sarılmadan, üzerimize düşen vazifeyi yapmadan, işleri Allah’a havale etmek doğru değildir. Bu hususta şöyle buyrulur:“ Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (Âl-i İmrân, Suresi ayet 159) İnsan, bir şey yapacağı zaman, önce niyet edecek, karar verecek, teşebbüste bulunacak, onu elde etmek için gerekli şartlara riayet edecek, sonra onu vermesi için Allah’a havale edecektir. Bir bedevî Hz. Peygambere gelerek;“ Yâ Rasulallah! Devemi bağlayıp da mı Allah’a tevekkül edeyim, salıverip de mi?” diye sormuş, Peygamberimiz;“Önce deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et!” buyurmuştur.( Tirmizî, Kıyamet, 60.)Bu hadis-i şerif, tevekkül konusunda mühim bir ölçüdür. Mü’min, önce sebeplere sarılacak, sonra isteyeceği şeyi Allah’a havale edecektir. Sebeplere sarılmadan Allah’a ısmarlamak/tevekkül doğru değildir. Bir öğrenci diploma almak için okula devam etmeli, derslere çalışmalı, sınavlarda başarılı olmalıdır ki diploma alabilsin. Bunu herkes böyle bilir ve böyle hareket eder. Bir çiftçi ürün elde etmek için önce tarlayı sürmeli, tohumu ekmeli, zamanı gelince sulamalı, gübrelemeli, ilaçlamalı, ondan sonra iyi ürün vermesini Allah’tan beklemelidir. Bir kimse ciddî bir hastalığa yakalanırsa, doktora gitmeli, muayene olmalı, gerekirse tetkikler yaptırmalı, doğru teşhis konmalı, verilen ilaçları doktorun tavsiyesine göre kullanmalıdır. Ama bunları yapan insan mutlaka iyileşecek diye bir şart yoktur. Allah Teâlâ, onun iyileşmesini takdir buyurmuşsa, iyileşir. Yoksa, iyileşmez. Her şey Yüce Allah’ın irade ve takdirine bağlıdır. Bir mü’min böyle bilir, böyle inanır. Sebeplere sarılmadan, üzerimize düşen vazifeyi yapmadan; “Kaderde ne varsa, o olur” demek doğru değildir. Çünkü kaderde ne olduğunu biz bilmiyoruz.“Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.” (Talâk, Suresi Ayet 3) Kim Allah’a tevekkül ederse/güvenirse, Allah, ona yeter. Müminler ancak Allah’a tevekkül ederler, O’na güvenip dayanırlar “Müminler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın ayetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir.” (Enfâl, Suresi ayet 2)Tevekkül eden kişi, kayıtsız şartsız Allah’a teslim olmuş, ilâhî kadere rıza göstermiştir. Tevekkül, tembellik ve miskinlik değildir. Yüce Rabbimiz bu âlemde her şeyi belli kurallara ve kanunlara bağlamıştır. Mü’min de hayatını bu kanunlara göre düzenler. Her şey bir sebep-sonuç ilişkisine bağlıdır. Belli sebepler, belli sonuçlar doğurur. Hasta mümin tedavi olmak için ilaç kullanır. Ama mümin, her işinin bütün safhalarında Allah’a tam bir teslimiyet ve tevekkül halinde bulunur. Her şeyin, mutlaka Allah Teâlâ’nın ilim, irade, takdir ve yaratmasına bağlı olduğunu bilir

imas 03.02.24 11:36

Alıntı:

ozge628 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589827)
Tam olarak nedir ?hiç bir şey yapmamak mıdır? Çünkü insan çaba harcadıkları yaptıkları olmadık ca sonuç vermedikçe daha çok üzülüyor umut edip umutları olmadıkça daha çok üzülüyor hiç bir şey yapmadan nasıl durulur ?

bir amaca bir gayeye ulasmak icin elinden gelen tüm çaba ve gayreti gösterip, tüm tedbirleri aldiktan sonra tüm ictenlik ve kalp ile Allaha bağlanip Allaha güvenip sonucu Allahtan beklemektir
yoksa hiç bir caba gayret göstermeden hic uğraş vermeden bir isin sonunu Allaha birskip kader boyleymis diye beklemek tevekkul degil aptalliktir
iste bir gurup adi müslüman olan kisiler her seyin Allahin elindedir kader degismez diye hic bir caba gostermeden oturur ondan sonra bunun adini kader koyar 8ste boyle müsluman dunyasi aci ve izdirap icinde yasar

La Tahzen12 03.02.24 11:57

Alıntı:

ozge628 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589827)
Tam olarak nedir ?hiç bir şey yapmamak mıdır? Çünkü insan çaba harcadıkları yaptıkları olmadık ca sonuç vermedikçe daha çok üzülüyor umut edip umutları olmadıkça daha çok üzülüyor hiç bir şey yapmadan nasıl durulur ?

tevekkül etöek elinden gelen herşeyi yapıp olmayan şeylere sabretmeltir

sende sabredecenki lutfun çok oşsun da şöyle bişey var olmuyosa zorlama yani illaki herşey senin istediğin doğrultuda olacak diye bişey yok vazgeçmek diye bişry var olmuyorsa zorlamanın anlamı yok hayati meselelerde sabır tevekkül lazım vazgeçiş meselesinde engel yoksa vazgeçecen

KuLolmak628 03.02.24 12:23

Vazgeçmemek icin sebepler olunca boynu bükülen ler benden daha çok üzülenler var sa daha çok dua etmek lazım öyle ise...olmayınca insanin kalbi kırılmasa güçlü olabilse çok zor cevaplar için sagolun vaktinizi aldım rabbim sizlerden ebeden razı olsun

Teyrebaz 03.02.24 14:51

Alıntı:

ozge628 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589827)
Tam olarak nedir ?hiç bir şey yapmamak mıdır? Çünkü insan çaba harcadıkları yaptıkları olmadık ca sonuç vermedikçe daha çok üzülüyor umut edip umutları olmadıkça daha çok üzülüyor hiç bir şey yapmadan nasıl durulur ?

Bir yerde okumuştum gerçekten insanın tamamıyla Allah'a teslimiyeti olsaydı suyun üzerinde batmadan yuruyebilecegi yazıyordu. Tam teslimiyet yerken içerken yatarken herşeyi ile Allah diyen bir sen olursa tevekkül tefekkür etmiş olursun

Yusufiyeli 04.02.24 07:46

Alıntı:

ozge628 Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589838)
Vazgeçmemek icin sebepler olunca boynu bükülen ler benden daha çok üzülenler var sa daha çok dua etmek lazım öyle ise...olmayınca insanin kalbi kırılmasa güçlü olabilse çok zor cevaplar için sagolun vaktinizi aldım rabbim sizlerden ebeden razı olsun

Kardeşim ben sana kaynağını da belirterek birkaç dua misali yazayım:
Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) (farz) namazlarından sonra yaptığı dualardan birisi olan şu dua : ‘’Allah’ım Rabbimiz,, her şeyin Rabbi Ben şahidim ki şüphesiz sen ortağı olmayan tek rabsin ve şüphesiz Muhammed Senin kulun ve peygamberindir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin Rabb! Ben şahidim ki şüphesiz kulların hepsi kardeştir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin rabbi Beni dünya ve ahiretin her anında Senin için ihlaslı olan kişi kıl ve ailemi de. Ey celal ve ikram sahibi (Duamı) işit ve kabul et. Allah en büyüktür en büyüktür. Allah buna yeter, O ne güzel güven kapısıdır! Allah en büyüktür, en büyüktür. (Ahmed İbn Hanbel Müsned 4.cilt sayfa 370)
Allah Resulü (s.a.v) bazı hadislerinde Cenab-ı Hakkı güzel isimleriyle anan kimsenin günahlarının denizin köpükleri kadar çok olsa bile yine de affedileceğini bildirmiş (Buhari De’avat 65 7.cilt 168) kendisi Ey devamlı diri ölümsüz (Hayy) ve bütün varlıkların tek yönetip gözeteni (Kayyum)! SAenin rahmetinle Senden yardım diliyorum. (Tirmizi De’avat 91 5.cilt sayfa 539) misalinde olduğu gibi yaptığı dualarda esma-i hüsna ile tevessülde bulunmuş ashabına da tavsiye edip öğretmiştir. Nitekim Hz. Aişe’den (r.anha) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün şöyle dua etmiştir: ‘’Allahım! Ben senin tahir, tayyib, mübarek ve Sana en sevimli olan isminle Senden diliyorum. O isim ki onunla Sana dua edildiğinde icabet edersin onunla Senden istendiği zaman verirsin onunla Senden merhamet dilendiğinde rahmet edersin ve sıkıntıdan kurtulmak için onunla Senden yardım istendiği zaman çıkış yolu genişlik verirsin. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269)
Konuyla ilgili Hz. Enes İbn Malik’ten (r.a.) rivayet edilen bir hadiste bildirildiğine göre ise Allah Resülü (s.a.v.) bir adamın:’’Allah’ım! Ben, Hamd Sana mahsustur, Senden başka İlah yoktur, Sen ortağı olmayan teksin, Sen bol nimet verensin (Mennan) gökleri ve yeryüzünü yaratansın (bedi) Sen celal ve ikram sahibisin’’ diyerek. Senden istiyorum!’’ şeklinde dua ettiğini işitir. Bunun üzerine Rahmet Peygamberi (s.a.v.) şöyle buyurur:’’Vallahi adam, Allah’ın ism-i azamı ile istedi. O isim ki onunla istendiğinde verir ve onunla dua edildiğinde icabet eder. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269; Nesai Sehiv 3.cilt 53)
Ayrıca Kur’anı Kerim’de diğer peygamberlerin de Allah’ın güzel isimlerini şefaatçı kılarak yaptıkları çeşitli dua örnekleri bulunmaktadır. (Neml suresi 19. Ayet, İbrahim suresi 38-41. Ayetler, Şuara suresi 78-87. Ayetler, Araf suresi 155-156. Ayetler) Dolayısıyla bir Müslüman ‘’Ey Kerim Rabbim! Rezzak isminle senden bol rızık istiyorum’’, ‘’Ey Rahman ve Rahim Allah’ım! Şafi isminle Senden şu hastalığıma şifa istiyorum’’ gibi cümlelerle esma-i hüsnayı şefaatçi kılıp Allah’tan istekte bulunabilir. Nitekim Allah’ın güzel isimleri (esma-i hüsna) ve sıfatlarıyla tevessül alimler Tarafından da sünnet bir uygulama olarak kabul edilmiştir.

KuLolmak628 04.02.24 09:56

Alıntı:

Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589921)
Kardeşim ben sana kaynağını da belirterek birkaç dua misali yazayım:
Resul-i Ekrem’in (s.a.v.) (farz) namazlarından sonra yaptığı dualardan birisi olan şu dua : ‘’Allah’ım Rabbimiz,, her şeyin Rabbi Ben şahidim ki şüphesiz sen ortağı olmayan tek rabsin ve şüphesiz Muhammed Senin kulun ve peygamberindir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin Rabb! Ben şahidim ki şüphesiz kulların hepsi kardeştir. Allah’ım Rabbimiz her şeyin rabbi Beni dünya ve ahiretin her anında Senin için ihlaslı olan kişi kıl ve ailemi de. Ey celal ve ikram sahibi (Duamı) işit ve kabul et. Allah en büyüktür en büyüktür. Allah buna yeter, O ne güzel güven kapısıdır! Allah en büyüktür, en büyüktür. (Ahmed İbn Hanbel Müsned 4.cilt sayfa 370)
Allah Resulü (s.a.v) bazı hadislerinde Cenab-ı Hakkı güzel isimleriyle anan kimsenin günahlarının denizin köpükleri kadar çok olsa bile yine de affedileceğini bildirmiş (Buhari De’avat 65 7.cilt 168) kendisi Ey devamlı diri ölümsüz (Hayy) ve bütün varlıkların tek yönetip gözeteni (Kayyum)! SAenin rahmetinle Senden yardım diliyorum. (Tirmizi De’avat 91 5.cilt sayfa 539) misalinde olduğu gibi yaptığı dualarda esma-i hüsna ile tevessülde bulunmuş ashabına da tavsiye edip öğretmiştir. Nitekim Hz. Aişe’den (r.anha) rivayet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gün şöyle dua etmiştir: ‘’Allahım! Ben senin tahir, tayyib, mübarek ve Sana en sevimli olan isminle Senden diliyorum. O isim ki onunla Sana dua edildiğinde icabet edersin onunla Senden istendiği zaman verirsin onunla Senden merhamet dilendiğinde rahmet edersin ve sıkıntıdan kurtulmak için onunla Senden yardım istendiği zaman çıkış yolu genişlik verirsin. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269)
Konuyla ilgili Hz. Enes İbn Malik’ten (r.a.) rivayet edilen bir hadiste bildirildiğine göre ise Allah Resülü (s.a.v.) bir adamın:’’Allah’ım! Ben, Hamd Sana mahsustur, Senden başka İlah yoktur, Sen ortağı olmayan teksin, Sen bol nimet verensin (Mennan) gökleri ve yeryüzünü yaratansın (bedi) Sen celal ve ikram sahibisin’’ diyerek. Senden istiyorum!’’ şeklinde dua ettiğini işitir. Bunun üzerine Rahmet Peygamberi (s.a.v.) şöyle buyurur:’’Vallahi adam, Allah’ın ism-i azamı ile istedi. O isim ki onunla istendiğinde verir ve onunla dua edildiğinde icabet eder. (İbn Mace Dua 2.cilt 1267-1269; Nesai Sehiv 3.cilt 53)
Ayrıca Kur’anı Kerim’de diğer peygamberlerin de Allah’ın güzel isimlerini şefaatçı kılarak yaptıkları çeşitli dua örnekleri bulunmaktadır. (Neml suresi 19. Ayet, İbrahim suresi 38-41. Ayetler, Şuara suresi 78-87. Ayetler, Araf suresi 155-156. Ayetler) Dolayısıyla bir Müslüman ‘’Ey Kerim Rabbim! Rezzak isminle senden bol rızık istiyorum’’, ‘’Ey Rahman ve Rahim Allah’ım! Şafi isminle Senden şu hastalığıma şifa istiyorum’’ gibi cümlelerle esma-i hüsnayı şefaatçi kılıp Allah’tan istekte bulunabilir. Nitekim Allah’ın güzel isimleri (esma-i hüsna) ve sıfatlarıyla tevessül alimler Tarafından da sünnet bir uygulama olarak kabul edilmiştir.

Hocam Allah razı olsun szidrn teşekkür ederim

KuLolmak628 05.02.24 11:43

Alıntı:

Teyrebaz Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 589853)
Bir yerde okumuştum gerçekten insanın tamamıyla Allah'a teslimiyeti olsaydı suyun üzerinde batmadan yuruyebilecegi yazıyordu. Tam teslimiyet yerken içerken yatarken herşeyi ile Allah diyen bir sen olursa tevekkül tefekkür etmiş olursun

O seviyeye ulaşmak çok zor tabiki gönül ister ama...


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 23:44.

Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.

havasokulu1.com


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148