![]() |
|
|
|
#1
|
|||
|
|||
|
Konuya aradan gireceğim bölmek de istemiyorum ancak youtubeda kabala dersi veren, öğrettiğini söyleyen bir kişi mevcut. Kabalanin Yahudi olmayan kişilere ogretilmedigini söylüyorsunuz bu youtubeda verilen kabala dersleri gerçek kabalayi pek yansıtmıyor sanırım değil mi?
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#2
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Selefi salihin alimleri muskadan sakindirmislar keza aynı şekil vefk tarzı muska tarzindanda sakindirmislar Havassi konularda sadece Rukye fazilet olarak görüyorlar bunun dışındaki ilmlere sıcak bakılmıyor keza Havaş konusu 4 alım tarafından da ayet ve hadislercede icma kiyaslada hicbi şekilde delil yoktur havası İslam'a nispet etmek doğru değil havass Rukye ile tadevi ve cinlerden bağımsız yapılan uygulamalardır . Keza alım görüşleri cinlerin müslümanı dahi yalancı olur der . Benim bildiklerim bunlar taşlari siz kafanızda oturtabilirsiniz
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Resulullah sav buyurduki 'herkim kendisine fayda veya zarar giderdigine inanarak muska takarsa Allah onun hayatta hiçbir işini tamamlamasın başka bi rivayette ise 'kim muska veya temime takarsa Allah'a şirk koşmuştur . (Ahmed. 17372 ,Ahmed 16781.Elbani 492.) |
|
#3
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#4
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
ilaveten sahabiden 1 kişi akrep sokmasında rukye yapmış meşur hadisi bilmeyen yoktur . burda fatihanım görevlilerinden bahsetmemiş surenin sirayeti hakkında konuşulmamış .
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Resulullah sav buyurduki 'herkim kendisine fayda veya zarar giderdigine inanarak muska takarsa Allah onun hayatta hiçbir işini tamamlamasın başka bi rivayette ise 'kim muska veya temime takarsa Allah'a şirk koşmuştur . (Ahmed. 17372 ,Ahmed 16781.Elbani 492.) |
|
#5
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Kafir havassı diyemeyiz çünkü Qabbalah havastan çok ama çok öncedir. havasta meleklerle çalışılır harflerin ve kombinasyonların gücü ile çalışılır daha derin bir çalışma gerektirir. lakin şeytani amaçlar doğrultusunda da kullanmaya çok yatkındır çünkü gücü çok yüksektir Hz Süleyman bunun bir kanıtıdır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#6
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
Birisi şeriat tanımaz dinlemez , diğeri Allahın yasaları gereğince hareket eder. Ne yaptığını bilen ehil için bi fark yoktur sadece dışardan hoş gözükmüyor..Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söylim diye bakar yaratılmışlar uzaktan ve yanına hayır üzere yaşayanlar pek yaklaşmaz.. Bu işlerle 3-5 sene ciddi uğraşmış birisinin kitap açmasınada gerek yoktur bi amel için,hangi durumda kime gidileceğini bilir kişi
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
ve lakin cürmümüz vağfur,hatamız cümlece meşhur. To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
|
#7
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#8
|
||||
|
||||
|
Tevrat’ın İbranice karşılığı olan “Torah” kelimesi, Yahudi kültüründe ve Eski Ahid’de genel bir anlama sahip bulunmaktadır. Bu kelimenin “Musa Kitabı”nın özel adı olduğuna dair Eski Ahid’de kesin bir ifadeye rastlanmamaktadır. “Musa Kitabı”na özel isim olarak “Torah” ismi, daha sonra Yahudiler tarafından verilmiştir. Bu isim, zamanla, bütün Eski Ahid’i kapsayan bir isim haline gelmiştir. Kur’an’daki “Tevrat” kelimesi de İbranice aslı “Torah” gibi genel bir anlam ifade etmektedir. Kur’an’da, bu kelimenin “Musa Kitabı”nın adı olduğunu belirten açık bir ifa*de bulunmamaktadır. Kur’an’a göre Tevrat, “Allah’ın Beni İsrail peygamberlerine gönderdiği vahiylerin genel adıdır. ”Tevrat’ta anlatılan vahiy sürecinin incelenmesinden, Musa’ya gelen vahyin kapsamının bugünkü Tevrat’ın hacmi kadar olma*dığı anlaşılmaktadır. Eski Ahid’de ve Rabbani kaynaklarda, bunu doğrulayan haberler bulunmaktadır. Yeşu Kitabı’nda, Musa’nın Kitabı’nın tümünün bir “mezbah” üzerine yazıldığı belirtilmektedir. Rabbilerin açıklamasına göre bu mezbah, “on iki taştan” yapılmış*tır. Bu haberler doğru kabul edilirse, “Spinoza”nın da belirttiği gibi, “Tevrat ın bütün sözlerinin bu on iki taş üzerine sığması mümkün değildir.” Bundan da “Musa Kitabı”nın muhtevasının, en azından, on iki taş üzerine sığacak kadar, bugünkünden kısa olduğu ortaya çıkmaktadır. Başka bir ifadeyle, bugünkü Tevrat’ın muhtevası, tamamen Musa’ya ait değildir. Musa’nın, kendisine gelen vahiyleri yazıp yazmadığı, tam olarak bilinmemektedir. Tesniye’nin 31. Babının 9 ile 25 ve 26. cümlelerinde, Musa’nın, “Torah”ın sözlerini bir kitaba yazdığı ve bu kitabı, Ahit Sandığı’nın yanına koyması için Levioğullarına, Kohenlere teslim ettiği belirtilmektedir. Tesniye’deki bu cümlelere dayanılarak, Dıvarim Rabah’da ve Maimonides’in Mişne Torah’ın da Musa’nın on üç Tevrat nüshası yazdığı, bunların on ikisini on iki kabileye dağıttığı, birini de Ahit Sandığı’nın içine koyduğu zikredilmektedir. Dıvarim Rabah’da ve Mişne Torah’da yer alan bu haber, Eski Ahid’in I. Krallar ve II. Tarihler kitapları tarafın*dan doğrulanmamaktadır. I. Krallar ve II. Tarihler kitaplarında, Süleyman zamanında “Ahit Sandığı”nın açıldığı ve içinden “İki Taş Levha”dan başka bir şeyin çıkmadığı açıklanmaktadır. Buna göre; ya bu nüsha kaybolmuştur veya Dıvarim Rabah’da ve Mişne Torah’da anlatılanlann tarihî gerçekliği bulunmamaktadır. Yahudi araştırmacı Hava Lazarus-Yafeh son düşünceyi desteklemektedir. Müslümanlarla Yahudiler arasındaki tahrif polemiğini kapsamlı olarak inceleyen Lazarus-Yafeh, on üç nüsha teorisinin Müslüman polemikçilere karşı uydurulduğu kanaatindedir. Tesniye’de, Musa’nın Tevrat’ı yazdığını ifade eden cümlelerden sonra Tevrat’ın muhtevasının daha üç bab devam etmesi ve Rabbani kaynaklardaki tek nüsha ile ilgili rivayetler bu kanaati teyit etmektedir. Bütün bunlar, Tevrat’ın, Musa’dan çok sonra, tedricen ortaya çıktığını göstermektedir. Muhtemelen, Musa’ya gelen vahiy, belli bir döneme kadar hafızalarda sözlü olarak korunmuş, daha sonra, birileri tarafından, bütün kaynaklar derlenerek yazıya geçirilmiştir. Bu metne, Musa’ya gelen vahiyle ilgisi olmayan ilaveler de katıl*mıştır. Böylece, metnin muhtevası kabarmış ve neticede, Musa’ya verildiğine inanılan “Tevrat” ortaya çıkmıştır. Musa’dan çok sonra tespit edilmiş olan bu Tevrat, Rabbani kaynaklarda anlatıldığına göre, asli yapısını koruyamamış, devamlı değişikliğe ve tahrifata maruz kalmıştır. Yahuda Kralı Yoşiya’nın Mabet’teki “katakompa” gizlemesinden sonra da bir daha ele geçirilememiş ve tamamen ortadan yok olmuştur. Kudüs Talmud’unda belirtildiğine göre, bu Tevrat, halen orada bulunmaktadır.Bugün mevcut olan Tevrat, II. Mabet Dönemi’nde Ezra tara*fından tespit edilmiştir. Ezra, bu Tevrat’ta birtakım değişiklikler yapmıştır. Ondan sonra Knesset Ha-Gadol ve Soferim, Tevrat üzerinde çalışmaya devam etmiştir. Özellikle Soferim, bu yeni Tevrat’ın teşekkülünde önemli rol oynamıştır. Bazı Rabbiler, onları Tevrat’ta bazı kasıtlı değişiklikler yapmakla da suçlamışlardır.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| varlıklar hakkında bir kaç soru | samyeli | Sorularınız | 34 | 15.12.23 15:51 |
| Yakazada gezenler hakkında bir soru | sern | Sorularınız | 9 | 22.04.22 00:17 |
| hadim daveti hakkında sorular | ahmetkardeş | Sorularınız | 5 | 14.11.21 10:00 |
| Kısmet açılması hakkında soru | sanem | Sorularınız | 13 | 15.11.20 22:12 |
| Kilo hakkında 10 soru | aşk | Sağlık | 1 | 06.05.17 11:09 |