![]() |
|
#51
|
||||
|
||||
|
Siyonistler, İttihatçıların muhalif cereyanını bütün güçleriyle desteklemiş; bilhassa ülkedeki Mason örgütler aracılığıyla açık bir iş birliğine girişmişlerdi. 31 Mart’ın sahneye konmasında en fazla çabayı, İttihatçıların “akıl hocası ve koruyucusu” olan, Selanikli (Rizorta Mason Locasının Üstad-ı Azamı) Yahudi asıllı Emanuel Karasso’ya düşmüştü. Karasso’nun yüklendiği görevle alakalı “Avcı Taburlarında Mızıkacı” olan görgü şahidi Mustafa Turan, şu müthiş bilgileri vermektedir: “Emanuel Karasso, İtalyan Bankasından aldığı 400 bin liralık altınları dört teneke içerisinde Metroviçeli (Necip Draga) isminde zengin bir adama vermiş, o da İttihat Terakki’den Eyüp Sabri Bey’e iletmişti. Bu para 31 Mart’ın tertibinde sarf edildi. Emanuel Karasso, bu hâdiseyi müteaddit defalar iftihar makamında, “Sultan Hamid’e 5 milyon altına yaptıramadığımız işi biz İttihatçılara 400 bin liraya yaptırdık,” diye övünmüştür.” C. Rifat Atilhan ise, Siyonistlerin 31 Mart’taki rolüyle ilgili şu mühim malumatı aktarmaktadır: “New York’taki Bene Brit Servisi (Siyonist kuruluş), asıl ismi Grunzenburg olan Mikael Brodin ile 45 Siyonisti, 22 Şubat’ta İstanbul’a gitmek üzere yola çıkarmıştı ki, hoca kıyafetine girerek ihtilâlde en faal grup bu olmuştur.”31 Mart Vakası sonucunda Abdülhamid’in hal’ edilmesi (tahttan indirilmesi), Siyonistlerin sanki bayramı olacaktı. Yahudiler, İttihatçıları iktidara getirmek için sarf ettikleri gayret ve desteğin semerelerini şimdi tabiî olarak devşirmek arzusundaydılar. Bu maksatla, Dünya Siyonist Teşkilatı başkanı David Wolfsohn, İstanbul’a gelerek Abdülhamid’in koyduğu Filistin’e göç yasağının kaldırılması amacıyla İttihatçılar üzerinde girişimlerde bulunacak ve Sadrazam Hüseyin Hilmi Paşa’ya, Mayıs 1909’da göç serbestîsini kabul ettirmeyi başaracaktı. Ancak, az bir zaman sonra İttihatçı-Siyonist iş birliği nihayete erecek ve İttihatçıların, Siyonistlerin gerçek niyetlerini fark etmeleri ve devletin geleceği ve Ortadoğu’daki varlığı adına ne denli tehlikeli bir unsur olduklarını anlamalarıyla birlikte ipler kopacak ve Abdülhamid’in uyguladığı göç yasağını Ağustos 1909’da yeniden tatbikata koyacaklardı. ( Osmanlı'nın Gizli Tarihi İsmail Çolak NESİL YAYINLARI )
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#52
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#53
|
||||
|
||||
|
23 Şubat 1915’te, İskenderun’da temelleri atılan gönüllü “Siyon Katır Alayı” askerî eğitimi tamamladıktan sonra, İngiliz Albay John Henry Patterson komutasında 500 asker, 750 katır ve 20 subaydan oluşacak bir biçimde Gelibolu’ya hareket etmek üzere 17 Nisan 1915’te gemilere bindirilecekti. Daha çok geri hizmetlerde kullanılan alay, Nisan 1915’te Çanakkale cephesinde Osmanlı ile çarpışmış ve 6 ölü, 40-50 yaralı vermişti. Yahudilere göre Katır Alayı, İngiltere kamuoyu ve Hükümet üzerinde, Siyon amaçları yönünde olumlu bir havanın esmesine ve davalarının benimsenmesine yol açmıştı. Siyonistler bunu, müttefikler cephesinden bekledikleri “siyasî ödüllerin müjdecisi” olarak kabul ediyorlardı. Hatta İsrail’in temellerinin atıldığı 2 Kasım 1917’deki “Balfour Bildirisi”nin ilanının önünü açtığını savunuyorlardı. Jabodinsky, yıllar sonra kaleme aldığı anılarında bu gerçeği şöyle tasdik edecekti: “Eğer biz, 2 Kasım 1917’de Balfour Bildirisi ile Filistin’de yurt edinme konusunda söz aldıksa, buna ulaşan yol, Gelibolu’dan geçmiştir.” Çanakkale Harbi’nden sonra görevine son verilen alayın yerine, Kudüs ve Filistin’i Osmanlı’dan almak için Sina-Filistin cephesinde savaşmak üzere Weizman’ın emriyle yine Vlademir Jabodinsky’nin organizatörlüğünde, “Kral Askerleri” ismiyle 5000 kişilik 4 alay tesis edilecekti. Kral Askerleri’nin Sina ve Filistin’in İngilizlerce işgalinde büyük katkıları dokunmuştu. General Bartholomeo, Ürdün’ün İngilizlerin eline geçmesi ve Şam yolunun açılmasında adı geçen askerlerin kendilerine olağanüstü faydalar sağladığını; “büyük bir kahramanlık misali vererek savaştılar” sözüyle teslim etmişti. Yahudi kökenli İngiliz Tarihçi Martin Gilbert ise, aynı mevzuda şu mühim bilgiyi nakletmektedir: “Birçok Yahudi, Türkiye’nin yenilgisinin Filistin’de bir Yahudi özerkliğine yol açmasını umuyordu. Yahudiler, müttefik ordularında görev alarak Türklerin bozguna uğratılmasını önemli bir amaç haline getireceklerdi. Allenby ordusu, Kudüs’ün kuzeyine doğru hareket etmeyi beklerken, 5000 Filistinli Yahudi silah altındaydı. ”Yahudilerin harp anındaki en büyük icraatlarından biri de, Sina-Filistin-Suriye cephesinde İngilizler adına casusluk yapmalarıydı. Filistin’in her yerinde, Aleksander Aronsohn’un öncülüğünde Yahudi aydınlar tarafından kurulan “Nili Cemiyeti” İngiliz istihbarat örgütüne gönüllü olarak fevkalade ehemmiyete sahip casusluk faaliyetinde bulunuyordu. Yahudi Tarihçi Martin, buna şöyle işaret etmektedir: “Filistin Yahudi’si Aleksander Aronsohn, Türkleri Filistin’den çıkartmanın bir yolunu bulmak amacıyla İngilizlere hizmet sundu. Ailesi, Filistin’de bir casus şebekesi kurmuştu. Şebekeyi İngilizlerin hizmetine verdi. Gazze ve Birüssebi arasında çöldeki su kaynaklarını iyi biliyorlardı. Bu bilgi, İngiliz kuvvetleri ileri harekâta geçecekleri vakit, çok işe yaradı.”Görgü şahitlerinden General Cevat Rıfat (Atilhan) yakalanan çok sayıda Yahudi casusun Şam’a sevk edilip Divan-ı Harp’te yargılandığını zikretmektedir. Medine Müdafii Fahreddin Paşa da hatıralarında hâdiseden şöyle bahsetmiştir: “Lawrens, bizim nereden ve ne zaman geleceğimiz hakkında bilgiyi, geceli gündüzlü muhabere halinde bulunduğu Yahudi casuslarının merkezi halindeki İngiliz makamlarından alarak hareket ediyordu. Yahudi casuslar, Filistin’in her tarafında olduğu gibi ta Amman dolaylarına kadar sızmışlardı.” Hatta Suriye’deki 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa, yoğunlaşan casusluk vakalarından ötürü Yahudileri Filistin’den tehcire (zorunlu göçe) tâbi tutmak zorunda kalacaktı. Siyonistlerin de burada sözünü ettiğimiz gayretleri sonucunda, Osmanlı Cihan Harbi’nden mağlup çıkmış ve 1918’deki Mondros Ateşkesi ile fiilen dağılma sürecine girmişti. Filistin’de ise, Milletler Cemiyeti’nin kararıyla, İngiliz manda idaresi kurulmuş; başına da İngiliz vatandaşı Yahudi Siyonistlerden ve Balfour’un mimarlarından Herbert Samuel atanmıştı. William Ziff, “2 bin yıl sonra Filistin’e gelen ilk Yahudi yönetici” ifadesiyle vasıflandırdığı Samuel’in gelişini Yahudilerin “yeni bir Musa sevinci ve çılgınlığıyla karşıladıklarından” söz etmektedir. Artık İsrail’in inşası için hiçbir mâni kalmamış, her türlü şart ve zemin en elverişli kıvama getirilmişti. Yukarıdaki malûmatlara göre, Osmanlı’nın Siyonizm’e kurban gittiği gün gibi ortadadır. Sultan Abdülhamid’in şahsında Osmanlı, Filistin üzerindeki Siyonist baskıyı, yayılmacılığı yıkılma pahasına bertaraf etmeye çalışmış; bunu millî ve dinî bir dava ciddiyetinde benimseyerek tavizden şiddetle kaçınmıştı. Dün Osmanlı’nın yıkılışında başrolde olan Siyonistlerin, bugün de “Nil’den Fırat’a Büyük İsrail” hedefi doğrultusunda Türkiye’yi tehdit ettiği ise akl-ı selim sahipleri için malûm olan bir başka ürkütücü gerçektir. Dolayısıyla Türkiye’den beklenen, Yahudi’den dost olmayacağını tarihin şehadeti dâhilinde tekrar kavrayıp, “Osmanlı’nın Filistin’de sergilediği duyarlı politikanın mirasçısı” olduğunu göstermesidir.
(Ayşe Osmanoğlu, Babam Abdülhamid, İstanbul 1960, s.142; Henry F. Woods, Türkiye Anıları, Çev: F.Çoker, İstanbul 1976, s.139; S. Nafiz Tansu, Madalyonun Tersi, Madalyonun Tersi, İst.1970, s.15; Süleyman Kocabaş, Çarpıtılan Tarihimiz, İstanbul 2000, s.72-77, 98; Ali Cevat, Meşrutiyetin İlanı ve 31 Mart Hadisesi, Ankara 1960, s.62; İ.)
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#54
|
|||
|
|||
|
Hakikaten tartışmalı bir konu.Hamas 7 ekimdeki eylemi neden yaptı misliyle karşılık alacağını biliyordu.Suan itirabiyle 30 binin üzerinde insan katledildi.Aç bırakılıyor.Bir bakıma Hamas ı da suçlayamazmıyız ? Doğrusu nedir ? Mazlum,hapse mahkum edilmiş,aç bırakılan bir kesim var burada üste söz söylemek çok yanlış olsada insanın aklından geçiyor işte bunlar maalesef.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#55
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#57
|
|||
|
|||
|
Türkiye de halk gazze meselesine kkilitlendi üzerimize gelen tehlikeden çoğunun haberi yok...Rusya ile nato savaşın eşiğine geldi putin nükleer silahlarını sınırlara dizmeye başladı...Bizle ilgisi Türkiye de nato ya üye anlaşma imzalandı çağırırlarsa rusyaya karşı savaşağız...İkinci cephe yunanistan onlarda aynı anda bize saldırabilir...İsrailde sınırımıza dayanacak...Ermenistanda saldırabilir...Stratejistler 2025 den bahsediyor....Ülkenizi düşünün etrafımızda çıkacak olan savaşların bile amacı bizi yok etmek için...Şöyle düşünün çıkacak olan savaş ufak tefek birşey olsa Türk Devletleri birleşmezdi...Tedbirinizi alın birikiminizi yapın hayal bile edemeyeceğiniz günler gelecek...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#58
|
|||
|
|||
|
Alıntı:
Neticede ifade etmeye çalıştığınız şeyde kusur payının bizde az olduğunu düşünüyorum.İnsan çatısı altında herkes Rabb'in askeri yada "tam tersi" olmaya adaydır. 30 bin can a mal oldu ama tarihe geçen 11 eylül görünümü taşıyan 7 ekim olayı. Yine de tüm bunlara ragmen şahsi kanaatim sizin belirttiğiniz yönde.Haklısınız.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
|
|
#59
|
||||
|
||||
|
Bazı durumlar göründüğünün aksine tecelliler taşır 12 Mart günlerinde mesela 1968 ile 1973 yılları arasında Türkiye’de CIA istasyon şefliği yapan Duane Ramsdell Clarridge 1962’de Hindistan’ın Madras şehrindeki CIA istasyonunu yönetirken bir anda kendisini yeni patlayan Pekin-Moskova ihtilafı içinde bulunca, bunu değerlendirmeye karar vermişti. Kısa süre sonra dünyanın ilk “Maocu” komünist partisi, Mao’nun haberi bile olmadan Hindistan’da kurulmuştu.15 Bölünen Hint Komünist Partisi’nin seçimi kaybetmesinin ardından Moskova karşıtı “Maocu” sol hareketler Avrupa’da yayılmaya başlamıştı. 1968 olaylarıyla birlikte Türkiye’ye de (muhtemelen Fransa üzerinden giren) Maocu hareket yükselmekte olan solu da bölmüştü. Clarridge 1968’de Türkiye’deki CIA istasyonuna atanmıştı; Türkiye’nin o en ateşli dönemlerinden birinde, 1973’e kadar Türkiye’de kaldı.
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır... |
|
#60
|
||||
|
||||
|
Alıntı:
yoksa almanyadan aldiginiz yurt dısinda ve güneydoguda kullanmadi yasak yine miyadi dolmus Leopard tanklarlami? yoksa? motorunu ukraynadan satin aldigimiz yerli ve milli atak helikopteri ile mi? mubarek adam,guzel rüya iyidir ama rüyadir işte, keske her sey gördügumuz ruyalar gibi gercek olsa ama Olmuyor iste...
👍 Beğen
(0 Beğeni)
__________________
'Muhammedün Seyyidü’l-Kevneyni; / Ve’l-Ferikayni min Arabi’n ve min Acemi' (Muhammed (s.a.v) |
![]() |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| yaklaşan yaz günlerinde hepimizin korkusudur. | Kolonya | Pratik Bilgiler | 12 | 15.10.25 22:33 |
| Arkadaşlar Birbirimize Destek Olalım | Tuana | Öneri ve Şikayet Bölümü | 35 | 12.12.24 09:55 |
| Dualarda hasr olalım | siruss | Dua ve Zikir Grubu | 383 | 04.11.23 00:17 |
| Birlik olalım, yoksa dağılırız ! | Mavi | islam & islami Konular | 0 | 11.09.20 16:13 |
| Grıbe karsı hazırlıklı olun | SiLence | Sağlık | 1 | 20.04.17 20:30 |