Havas Okulu  
Go Back   Havas Okulu > HavasOkulu Genel Bölüm > Sorularınız

Sorularınız her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Yusuf Güney hakkında ne düşünüyorsunuz

her türlü soruyu buradan sorabilirsiniz.


Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.09.25, 19:57
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1689
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Yusuf Güney denen şahsın övgüyle bahsettiği Y. Nuri Öztürk’ün Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe Çeviri) adlı eseri, Kur'ancılık denebilecek bir söylemin ürünüdür. O kadar ki Y. N. Öztürk, Kur'an İslam'ı söylemine mesnet ve meşruiyet kazandırmak adına, bazı ayetlerde geçen "hadis" (söz) kelimesine teknik anlamda "hadis" manası dahi verebilmiştir. Öztürk'ün ifadesiyle,
Bir örnek verelim: Yusuf suresi 111. ayet, Kur'an'dan bahsederken "ma kane hadisen yüftera" diye bir ifade kullanıyor. Buradaki tüm kelimeleri lügat karşılıklarıyla verirsek çeviri şudur: O, uydurulmuş bir söz değildir". Ancak burada Kur'an'ın mucize beyanlarından biriyle karşı karşıyayız ve o da ifadede geçen "hadis". kelimesinde kristalleşmektedir. Hadis kelimesi, lügat anlamıyla "Söz"dür. Ancak iş bu kadarla bitmiyor. Hadis, din dilinde Peygamberimize izafe edilen söz anlamına da geliyor. Ve Kur'an, anılan ifadesiyle kendisinin uydurma bir hadis olmadığını da insanlığa ilan ederek, sonraki zamanlarda kendi mesajının "uydurma hadisler"le karartılacağına mucize bir şekilde dikkat çekiyor.(Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an-ı Kerim Meali, İstanbul, 1993 sayfa 11)
Kur'an'da geçen "hadis" kelimesine böyle bir anlam takdirinde bulunmak düpedüz bir tahriftir. Dinin ve dini ahkamin tek kaynağının Kur'an'dan ibaret olduğunu savunmak adına bu tür tahriflere sıkça başvuran bir diğer meal sahibi de Edip Yüksel'dir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22.09.25, 22:54
Saho - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Daimi Üye
 
Üyelik tarihi: 24.11.20
Bulunduğu yer: Sonsuz Gri'de
Mesajlar: 606
Forum Puanı: 226
Etiketlendiği Mesaj: 34 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Yusufiyeli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Yusuf Güney denen şahsın övgüyle bahsettiği Y. Nuri Öztürk’ün Kur’an-ı Kerim Meali (Türkçe Çeviri) adlı eseri, Kur'ancılık denebilecek bir söylemin ürünüdür. O kadar ki Y. N. Öztürk, Kur'an İslam'ı söylemine mesnet ve meşruiyet kazandırmak adına, bazı ayetlerde geçen "hadis" (söz) kelimesine teknik anlamda "hadis" manası dahi verebilmiştir. Öztürk'ün ifadesiyle,
Bir örnek verelim: Yusuf suresi 111. ayet, Kur'an'dan bahsederken "ma kane hadisen yüftera" diye bir ifade kullanıyor. Buradaki tüm kelimeleri lügat karşılıklarıyla verirsek çeviri şudur: O, uydurulmuş bir söz değildir". Ancak burada Kur'an'ın mucize beyanlarından biriyle karşı karşıyayız ve o da ifadede geçen "hadis". kelimesinde kristalleşmektedir. Hadis kelimesi, lügat anlamıyla "Söz"dür. Ancak iş bu kadarla bitmiyor. Hadis, din dilinde Peygamberimize izafe edilen söz anlamına da geliyor. Ve Kur'an, anılan ifadesiyle kendisinin uydurma bir hadis olmadığını da insanlığa ilan ederek, sonraki zamanlarda kendi mesajının "uydurma hadisler"le karartılacağına mucize bir şekilde dikkat çekiyor.(Yaşar Nuri Öztürk, Kur’an-ı Kerim Meali, İstanbul, 1993 sayfa 11)
Kur'an'da geçen "hadis" kelimesine böyle bir anlam takdirinde bulunmak düpedüz bir tahriftir. Dinin ve dini ahkamin tek kaynağının Kur'an'dan ibaret olduğunu savunmak adına bu tür tahriflere sıkça başvuran bir diğer meal sahibi de Edip Yüksel'dir.
Şimdiki gençliği zehirledi defoldu gitti cehenneme, biz zorunda mıyız bunlara inananları düzeltmekte?
Ne meali yazdırmışlar buna? Bir tane mi elde tutulur doğrusu olmaz birisinin?
Hadisleri bir kere kafadan siler, mezhebi olmaz, mucizeler semboliktir der, başörtüsü farz değildir der, namaza sadece duadır der, zinaya, içkiye, faize, tesettüre bugün aynı şekilde uygulanmayacağını söyler, ehli kitabın da cennete gireceğini söyler, cinlerin büyülerin gerçekliği olmadığını ve sembolik olarak yazıldığını söyler.
Bunlara itimat edilmese, örnek alınmasa veya küçük bir kısım buna uysa yine sorun yok. Her videosunun altında "asrın müceddidi" gözüyle bakılması tehlikenin farkına varmamız için yeterli değil midir?
Bilmiyorum büyüklerim söylesin bu kadar kötüsü geldi mi sonradan veya daha önce de çıktı mı bunlar gibileri?

Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 23.09.25, 13:33
Yusufiyeli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Manevi
 
Üyelik tarihi: 24.09.16
Bulunduğu yer: Trabzon
Mesajlar: 4,943
Forum Puanı: 1689
Etiketlendiği Mesaj: 572 Mesaj
Etiketlendiği Konu: 0 Konu
Standart

Alıntı:
Saho Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Şimdiki gençliği zehirledi defoldu gitti cehenneme, biz zorunda mıyız bunlara inananları düzeltmekte?
Ne meali yazdırmışlar buna? Bir tane mi elde tutulur doğrusu olmaz birisinin?
Hadisleri bir kere kafadan siler, mezhebi olmaz, mucizeler semboliktir der, başörtüsü farz değildir der, namaza sadece duadır der, zinaya, içkiye, faize, tesettüre bugün aynı şekilde uygulanmayacağını söyler, ehli kitabın da cennete gireceğini söyler, cinlerin büyülerin gerçekliği olmadığını ve sembolik olarak yazıldığını söyler.
Bunlara itimat edilmese, örnek alınmasa veya küçük bir kısım buna uysa yine sorun yok. Her videosunun altında "asrın müceddidi" gözüyle bakılması tehlikenin farkına varmamız için yeterli değil midir?
Bilmiyorum büyüklerim söylesin bu kadar kötüsü geldi mi sonradan veya daha önce de çıktı mı bunlar gibileri?
Değerli kardeşim ibretlik örnekleri çoktur. Bu örneklerden biri İlahiyatçı Salih Parlak'ın Bilgi Toplumuna Doğru Kur'an-ı Kerim Meal-Tefsir (2001 Yayınları, İstanbul 2001) adlı eseridir. İslam dünyasının birlik ve bütünlüğü, Müslümanların tatil kültürü gibi konularda da kendince orijinal fikirler üreten, sözgelimi, "İslam dünyası öyle bir organizasyona gitsin ki Cuma günleri lig maçları, 'Haram Aylar'da kupa maçları ve Hac mevsimi boyunca da final maçları yapılsın. Böylece İslam dünyası gençlik ve halklar düzeyinde bütünleşir." (Yeni Şafak Gazetesi, 22.11.2007) diyen Salih Parlak kurgu-bilim- sel meal-tefsirinde astronomi, astroloji, bilim-teknik, sibernetik (güdümbilim), psikokinezi (ruhsal devim), parapsikoloji vb. popüler bilim dalları hakkında ne biliyorsa hepsini Kur'an'a uyarlamayı başarmıştır. "Toplum artık bilgi çağı girdi, bu yüzden tefsir de sanal çağına girmeli" (Star Gazetesi 29.01.2010) diyen, haliyle meal-tefsirler bilim-kurgudan söz etmeli diye düşünen Salih Parlak bütün bu fantezilerin bilhassa İlahiyatçı akademisyen camianın kayıtsız kalmasını “zamanımın ötesine hitap ediyorum, bu yüzden anlaşılamıyorum" diye izah etmiştir. Ancak Parlak'ın Adiyat suresi 1-5. ayetlere ilişkin şu çevirisi ve açıklama notu okunduğunda
kendisinin niye anlaşılmadığı(!) kendiliğinden anlaşılır:
(1) Gaz püskürtüp tepkili itiş prensibiyle çalışan roket-motorlara... (2) Yanma odasındaki basınçla tepkime gösterip ateşleyenlere... (3) yıldız ışı yormuşçasına saldıran o ışın silahlarına andolsun: (4) deli edercesine çığlık, duman vb paniklemesinde onunla bir vurur, bir çekilir, (5) onunla bilgi toplar, hedefi ortalarlar... Açıklama notu:
Bu Mekki suredeki sıfat-fiillerin cemi müennes salim kipinde gelmeleri, bu roket motorların cansız veya pilotla yönetilir olmadıkları, bunların kendi kendini yönetir olmaları melek olduklarını sezinletmektedir ve bunlar yıldız savaşlarını anımsatan akıllı silahlardır. Mekki sure sözcüklerin her mekki sure gibi müteşabih olmaları sözcük anlamlarından biraz ötede mecaz olarak kullanabilmemize fırsat tanırken gerçek anlamlarının bilimsel gelişmeler ışığında anlaşılacağını sezinletmektedir. Roket-motorlar, genellikle uzay mekiklerinde kullanılır, ama stratejik güdümlü mermilerde kullanılan karma katı propergoller, birbirinden kimyasal olarak farklılık gösteren bir yakıt ile bir yakıcı karışımından oluşur.... Yıldız savaşları ve bilim-kurgu filmlerindeki silahların acaba çalışma tekniği aynı mıdır? İşte müteşabihlik çok güzel anlaşılmaktadır.
Bu satırları okuduktan meal-tefsir adı altında kendisine uygulana şiddetten ötürü Kur'an'a acımamak elde değildir. Bu vesileyle belirtmek gerekir ki bilimsel (ci) tefsir konusunda müspet düşünen ve bu yöndeki çalışmaları Kur'an'a hizmet telakki eden çevrelerin Salih Parlak mealine muttali olduktan sonra işin nerelere vardığını görmeleri, dolayısıyla bu konuyu yeniden düşünmeleri kaçınılmaz olsa gerektir.

__________________
Yunusça sevgimizden anlamayana cevabımız Yavuzca olacaktır...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
astral, yusuf güney


Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ölüm ötesi deneyimler hakkında ne düşünüyorsunuz? metatron Sorularınız 16 06.03.24 03:31
Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Freedom30 Sorularınız 21 14.11.23 07:57
ALEVİLER hakkında neler düşünüyorsunuz ? Lojen Farklı inanış biçimleri 77 11.01.23 10:35
Reenkarnasyon hakkında ne düşünüyorsunuz ? beker97 Sorularınız 12 26.04.22 21:09
Hint dizileri hakkında ne düşünüyorsunuz? sevingül Sorularınız 9 22.08.21 22:32


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:13.


Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
havasokulu1.com